SAĞLIK

AKDENİZ DİYETİ Mİ DAHA İYİ, VEGANLIK MI?

“Hedefiniz 2021’de kilo vermek veya sağlıklı olmaksa, bitki odaklı beslenme biçimini seçmek başarıya ulaşmak için mükemmel bir yol.”

Kilo vermek için Akdeniz diyeti mi daha iyi, veganlık mı?

Kardiyovasküler hastalıklardan kaçınmak isteyen pek çok kişi, bu iki beslenme biçimini tercih ediyor

Bilim insanları vegan beslenme biçiminin, kilo verme konusunda Akdeniz tipi beslenmeden daha etkili olduğunu söyledi.

Yapılan çalışma, vegan beslenmenin kolesterol seviyesini düzenlemede de daha başarılı sonuçlar verdiğini gösterdi.

Kardiyovasküler hastalıklardan kaçınmak isteyen pek çok kişi, söz konusu iki beslenme biçimini tercih ediyor.

Bununla birlikte uzmanlar,

  • Vegan beslenmenin,
  • Akdeniz tipi beslenmenin,
  • Bitkisel beslenmenin

farklı tipleri olduğunu belirtiyor. Zira veganlar yalnızca bitkisel ürünleri tüketirken Akdeniz tipi beslenme bitkisel ürünlerin yanı sıra et de içeriyor.

Journal of the American College of Nutrition’da yayımlanan ve iki beslenme biçimini karşılaştıran çalışmanın yazarlarından Dr. Hana Kahleova:

“Önceki çalışmalar hem vegan hem de Akdeniz tipi beslenmenin vücut ağırlığını ve kardiyometabolik risk faktörlerini (hem Tip 2 diyabet hem de kardiyovasküler hastalıklara neden olan risk faktörleri) olumlu etkilediğini göstermişti. Ancak şimdiye kadar etkileri rastgele bir çalışmada karşılaştırılmamıştı..

Beslenme biçimlerini kafa kafaya test etmeye karar verdik. Vegan beslenmenin hem sağlık durumunu iyileştirdiğini hem de daha fazla kilo verdirdiğini keşfettik.”

Çalışmada şeker hastalığı olmayan fazla kilolu 62 kişi iki gruba ayrıldı.

  • 30 kişilik grup, hayvansal ürünleri yasaklayan; meyvelere, sebzelere, tam tahıllı ürünlere ve baklagillere odaklanan düşük yağlı vegan beslenme uyguladı.
  • 32 kişilik diğer grupsa kırmızı eti ve doymuş yağı sınırlayan; meyveler, sebzeler, baklagiller, balıklar, az yağlı süt ürünleri ve zeytinyağı içeren Akdeniz tipi beslenmeye geçti.

İki gruba da kalori sınırı koyulmazken katılımcılar, kişisel doktorları tavsiye etmedikçe egzersiz ve ilaç alışkanlıklarını değiştirmedi.

Çalışma bulguları şunları gösterdi:

Katılımcılar vegan beslenmede ortalama 6 kilogram verirken Akdeniz tipi beslenmede pek bir değişiklik yaşanmadı.

Vegan beslenmede 3,4 kilogram daha fazla yağ kaybedildi.

Viseral yağ (iç organların etrafındaki yağ), vegan beslenmede 315 santimetreküp azaldı.

Vegan beslenmede toplam kolesterol seviyesi 18,7 mg/dL, kötü kolesterol seviyesi 15,3 mg/DL azalırken Akdeniz tipi beslenmede kayda değer değişiklik meydana gelmedi.

Katılımcıların tansiyonu Akdeniz tipi beslenmede daha çok düştü.

Uzmanlar, vegan beslenmenin kalori alımında, yağ ve doymuş yağ tüketiminde azalmanın yanı sıra lif alımında artışla ilişkili olması sebebiyle kilo vermeyi sağladığını düşünüyor.

Çalışmada imzası bulunanlardan Dr. Neal Barnard:

“Pek çok kişi Akdeniz tipi beslenmenin kilo vermenin en iyi yollarından biri olduğunu düşünse de onu test ettiğimizde çöktü. Rastgele ve kontrollü çalışmada, Akdeniz tipi beslenme hiç kilo kaybı sağlamadı. Sorun yağlı balık, süt ürünleri ve yağın dahil olması gibi görünüyor. Bunun aksine, az yağlı vegan beslenme önemli miktarda ve sürekli kilo kaybını sağladı.”

Dr. Kahleova:

“Hedefiniz 2021’de kilo vermek veya sağlıklı olmaksa, bitki odaklı beslenme biçimini seçmek başarıya ulaşmak için mükemmel bir yol.” 

Veganlara doktorlardan uyarı: “B12 vitamini eksikliği tehlikesi efsane değil”

Uzmanlar vitamin eksikliğinin sinir hasarına, geri dönüşü bulunmayan uyuşmaya ve omuriliğin bozulmasına yol açabileceğini söylüyor

  Birleşik Krallık’ta 2016’dan bu yana et ve süt ürünleri kullanmayan tüketicilerin sayısı 3,5 milyona ulaştı.

Doktorlar veganları B12 vitaminin eksikliği riskini ciddiye almaları konusunda uyardı. Aksi takdirde sinir hasarı, geri dönüşü bulunmayan uyuşma ve omuriliğin bozulması tehlikesiyle karşı karşıya kalabilirler.

Uyarı birçok kişinin yılın ilk ayında bitki bazlı diyeti uygulamaya başladığı Veganuary’nin (İngilizce’de Vegan ve January (Ocak) sözcüklerinin birleşiminden oluşan ve insanları Ocak ayında vegan olmaya teşvik eden kuruluş, ç.n.) hemen öncesinde geldi.

Doktorlar birçok kişinin vegan diyetle ilişkilendirilen B12 eksikliğinin tehlikelerini bir “mit” olarak görmesinden endişeli. Bu yüzden onları eğer ilk aydan sonra da vegan diyete devam edeceklerse yeterli miktarda vitamin aldıklarından emin olmak için bilgi edinmeye teşvik ediyorlar.

Ama vücutta bu mühim vitaminin nöropati, sinir hasarı, geri dönüşümü olmayan uyuşma ve omurilik bozulmasına yol açan eksikliğinin başlaması birkaç yıl alıyor.

King’s College London’da beslenme ve diyet alanında Emeritus Profesör Tom Sanders:

“Birleşik Krallık’ta (BK) 172 vegan erkekle yapılan küçük çaplı bir araştırmanın sonucunda katılımcıların beşte birinin ‘ciddi derecede eksiklik çektiği’ ortaya çıktı..

2003’te ortaya çıkan bulgular karşısında gerçekten şaşırdığımı söylemeliyim. Birçok veganın bunun bir mit olduğunu düşünmesinden endişeliyim..

Bu kolayca önlenebilecek bir şey ve beni endişelendiren nokta yeni vegan olmuş birçok kişinin bitki proteini kaynaklarını birleştirmeleri gerektiğinden bihaber olması. Yeterli B12 seviyesine sahip olduğundan emin olmaları gerektiğinin de farkında değiller. Ve özellikle hamileyseniz, emziriyorsanız veya çocuk yetiştiriyorsanız çok dikkatli olup mikro besinlerinizin yeterli seviyelerde olduğundan emin olmalısınız.”

Prof. Sanders eti karnabahar veya jak meyvesi gibi seçeneklerle değiştirmenin protein bakımından iyi bir alternatif olmadığı konusunda da uyardı.

Aynı zamanda bitki bazlı sütlerin çoğunun protein bakımından yetersiz olduğunu ve daha çok B12 vitamini barındırması gerektiğini de söyledi.

Prof. Sanders:

“Kahkaha gazı olarak da bilinen azot oksitin gençler arasındaki tüketiminin de B12 vitamini eksikliğine yol açabileceğini ve vitamin dengesini bozup ciddi bir nöropatiye sebebiyet verebileceğini söylemeliyim..

Yani bu endişelenilecek bir mesele ve neden olabileceği zararı küçümsemeyin. Ama B12 desteği veya takviye edilmiş besinleri tüketerek kolaylıkla önlenebilir bir şey aynı zamanda. Bitki sütlerindeki seviyelerin şu an olduğundan yüksek olması gerektiğini düşünüyorum. Eğer bu seviye şu ankinin üç katı daha fazla olsaydı bir sorun olacağını da zannetmiyorum.”

Oxford Üniversitesi’nde epidemiyoloji profesörü ve Kanser Epidemiyoloji Birimi’nin müdür yardımcısı Tim Key:

“Bunu sağlıklı bir şekilde nasıl yapacaklarına dair hiçbir araştırma yapmadan Ocak’ta vegan olmanın cazibesine kapılacak insanlar hakkında endişe duyuyoruz.”

Prof. Key:

“Veganuary’deki bir ay içinde bir anda B12 vitamini eksikliği çekmeye başlamayacaksınız. Ama insanlar sırf bu yüzden vegan olmaya karar verip vegan olarak ne yemeleri gerektiğine dair araştırma yapmaya zahmet dahi etmiyorsa B12 meselesini bilmedikleri konusunda endişelenirim. Ve bu açıkça önemli bir konu, sadece onlara “B12 almalısın ve protein kaynakları konusunda biraz duyarlı olmalısın” diyen kısa bir eğitime ihtiyaçları var. Şu an vegan olan insanların bunu bilmemesinden endişeliyim, sadece vegan yemeklerin iyi olduğunu düşünüyorlar, ötesi yok.”

Bilim Medya Merkezi’ndeki bir bilgilendirme toplantısında konuşan uzmanlar veganların ayrıca “vegan fast food” yükselişinin de farkında olunması gerektiği konusunda uyarıda bulundu.

“Hayvansal gıdalara benzeyen ama besin açısından eşdeğer veya daha iyi olacak şekilde hazırlanmayan işlenmiş gıdalarda hızlı ve büyük bir artış” olduğunu söylediler.

Limon neden her zaman vegan olmayabilir?

Neyse ki limonların hepsi veganlığa aykırı değil

Bitkisel beslenenler içeceklerine bir dilim limon koyarken tekrar düşünmek isteyebilir çünkü limonların her zaman vegan olmadığı ortaya çıktı.

Birleşik Krallık’taki bir pizza zincirinin (Pizza Express) menüsünde yer alan ve bir bardak Kola’nın ancak “limonsuz servis ediliyorsa”  vegan olabileceği ifadesi…

Pizza Express:

“Limonların veganlar için uygun olmamasının sebebi turunçgillere uygulanan mumlama işlemi..

Mumlanmış limonların üzerindeki mum, böceklerden elde edilen şellak (shellac) maddesini içeriyor. Bu nedenle de kesinlikle vegan değil.”

Limonlar ve bazı diğer meyveler görünüşlerini ve tazeliklerini korumak için mumlama işleminden geçiriliyor. Mumlar gomalak böceğinin dişisinin salgı maddesinden üretilen şellak maddesine ek olarak yine kesinlikle vegan olmayan bal mumundan da yapılabiliyor.

Neyse ki polietilen mumlar gibi bitkisel beslenmeye uygun meyve mumları da var.

Ancak katı bir vegan beslenmesi takip ediyorsanız, gittiğiniz market veya restoranlarda alacağınız üründe hangi çeşit mumun kullanıldığını sormak ya da sadece mumlama işleminden geçmemiş meyve ve sebzeleri almak sizin için daha iyi olabilir.

Bu haber bazılarını şoka uğratsa da restoran zincirinin müşterilerinin yemek tercihlerine gösterdiği özen bir kesim tarafından da övgüyle karşılandı.

Bir kişi:

“Pizza Express’te bir garsondan çok etkilendim, çünkü bize limonların balmumu/şellak içermediğini garanti edemeyeceklerini ve her zaman her konuda şeffaf olmak istedikleri söyledi. Vegan yemekleri hakkında her şeyi bilen arkadaşımın bile bundan haberi yoktu” diye konuştu.

İLGİLİ HABER

Independent Türkçe için çeviren: Ata Türkoğlu

© The Independent

Independent Türkçe için çeviren: İrem Oral

Chiara Giordano 

Chelsea Ritschel 

Independent Türkçe, EurekAlert, Cardiovascular Business, Türkiye Klinikleri

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top