KOAH: KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI

KOAH: KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI

"KOAH TANISI KİŞİNİN MUAYENESİ SONRASI ŞİKAYETLERİ DE GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULARAK KONULMAKTADIR..

♦Hastaların kendi akciğer hücrelerinin nakli, KOAH için ‘tedavi’ umudu sunuyor

KOAH her yıl dünya çapında yaklaşık üç milyon insanı öldürüyor.


Akciğer dokusunda ilerleyici hasara neden olan ciddi bir solunum hastalığıdır . Etkilenen doku mevcut tedavilerle onarılamaz; yalnızca bronkodilatörler olarak bilinen, hava akışını iyileştirmek için hava yollarını genişleten ilaçlarla hafifletilebilir

Araştırmacılar, KOAH’a yeni tedaviler bulmak için vücuttaki herhangi bir hücreye farklılaşabilen kök hücreleri ve kök hücrelerin soyundan gelen ve yalnızca aynı dokuya ait hücrelere farklılaşabilen progenitör hücreleri araştırıyorlar.

 Organ ve normalde vücut tarafından hasarlı dokuyu onarmak ve değiştirmek için kullanılır. Ancak bugüne kadar,
özellikle kök hücreler için sonuçlar çelişkiliydi .

Çin’in Şangay kentindeki Tongji Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Profesör Wei Zuo ve Çin’deki Regend Therapeutics Ltd’nin baş bilim insanı , P63+ akciğer progenitör hücreleri adı verilen bir hücre tipinin akciğer dokusunu yenileyip yenileyemeyeceğini araştırıyor.

Kongrede “Kök hücre ve progenitör hücre bazlı rejeneratif tıp, KOAH’ı tedavi etmede tek olmasa da en büyük umut olabilir ” dedi. “P63+ progenitör hücreler
, solunum yollarındaki dokuları yenileme yetenekleriyle biliniyor ve daha önce biz ve diğer bilim insanları, hayvan deneylerinde
bu hücrelerin alveollerdeki (akciğerlerdeki küçük hava keseleri) hasar görmüş epitel dokusunu onarabildiklerini
göstermiştik. solunan hava ile akciğerlere kan akışı arasındaki gaz alışverişinde hayati rol oynar
.”

Bu ilk aşama I klinik deneyinde araştırmacılar,
20 KOAH hastasının akciğerlerinden P63+ progenitör hücrelerin alınmasının, bunları hastaların
akciğerlerine geri nakletmeden önce laboratuvarda milyonlarca hücre daha üretmek için kullanılmasının etkinliğini ve güvenliğini araştırmak üzere yola çıktılar. .

“Denememizde hastaların yüzde 35’inin şiddetli KOAH’ı, yüzde 53’ünün ise aşırı şiddetli KOAH’ı vardı. Genellikle
bu kadar şiddetli KOAH’lı birçok hasta, hastalıklarının ilerlemesi durumunda oldukça hızlı bir şekilde ölür.
Progenitör hücreleri hastaların kendi solunum yollarından toplamak için fırça içeren küçük bir kateter kullandık .
Hücreleri bin milyona kadar daha oluşturacak şekilde klonladık ve ardından hasarlı akciğer dokusunu onarmak için bunları bronkoskopi yoluyla hastaların akciğerlerine geri naklettik .

20 hastanın 17’si bu şekilde tedavi edildi ve 3’ü tedavi edilmedi ve kontrol
grubunu oluşturdu.
Tedaviyi ne kadar iyi tolere ettiklerini ve etkinliğini değerlendirmek için tedaviden sonraki 24 hafta içinde değerlendirildiler .

Hücre tedavisi tüm hastalar tarafından iyi tolere edildi. 12 hafta sonra,
akciğerler ve kan dolaşımı arasındaki hava değişiminin ne kadar iyi olduğunu test eden akciğerlerin medyan (ortalama) difüzyon kapasitesi (DLCO),
tedaviden önceki %30’dan %39,7’ye yükseldi ve ardından daha sonra %40,3’e yükseldi
. Tedavi edilen hastalarda 24 hafta. Altı dakikalık yürüme mesafesi testinde
(6DYM) kat edilen ortalama mesafe, tedavi öncesinde 410 metreden 24 haftada 447 metreye yükseldi.
Yaşam kalitesi testindeki (St George Solunum Anketi veya SGRQ) ortalama puan yedi puan azaldı,
bu da iyileşmeye işaret ediyor. Normalde kalıcı ve ilerleyici bir akciğer hasarı türü olan hafif amfizemi olan iki hastada,
tedavi akciğer hasarını onardı.


Prof. Zuo şunları söyledi: “P63+ progenitör hücre naklinin, KOAH hastalarının akciğer fonksiyonlarını iyileştirmekle kalmayıp aynı zamanda nefes darlığı,
egzersiz yeteneği kaybı ve inatçı öksürük gibi semptomları da hafiflettiğini bulduk . Bu, hastaların daha iyi bir yaşam sürebileceği ve
genellikle daha uzun yaşam beklentisine sahip olabileceği anlamına gelir.

“Amfizemin ilerlemesi halinde ölüm riski artıyor. Bu denemede, P63+ progenitör
hücre naklinin hafif amfizemi onararak akciğer hasarını ortadan kaldırabildiğini bulduk . Ancak
ciddi amfizemi henüz onaramayız.”

Araştırmacılar, tedavinin
daha geniş bir hasta grubunda etkinliğini değerlendirecek bir faz II denemesi planlıyorlar. Deneme
, ABD Gıda ve İlaç İdaresi’nin (FDA) Çin’deki eşdeğeri olan Çin Ulusal Tıbbi Ürünler İdaresi (NMPA) tarafından onaylandı . Bu,
tedavinin henüz KOAH hastaları ve doktorları için genel olarak mevcut olmadığı anlamına gelir.

Prof. Zuo , “Ancak, klinik araştırmamıza daha fazla doktor ve hastanın katılmasıyla tedaviyi daha hızlı geliştirebiliriz,
böylece hastalara daha erken fayda sağlayabiliriz” dedi. “Benzer bir terapötik
strateji, idiyopatik pulmoner fibrozis de dahil olmak üzere ölümcül akciğer fibrotik hastalıkları olan hastalarda da test ediliyor
. Tedavinin etkinliğini
daha fazla akciğer hastalığı olan daha büyük insan gruplarında test edeceğiz . Yaklaşık iki ila üç yıl içinde tedaviyi klinik kullanıma yönelik olarak geliştirmeyi umuyoruz
.”

Imperial College London’dan (İngiltere) Profesör Omar Usmani, Avrupa Solunum Derneği’nin solunum yolu hastalıkları, astım, KOAH ve kronik öksürükle ilgili grubunun başkanıdır
. Şöyle yorumladı: “
Bu aşama I klinik deneyinin sonuçları cesaret verici. KOAH’ın yeni ve daha etkili tedavilere acilen ihtiyacı var
; dolayısıyla bu sonuçların daha sonraki klinik araştırmalarla doğrulanması oldukça heyecan verici olacaktır.
Amfizemli iki hastanın bu kadar iyi tepki vermesi de çok cesaret verici . Bu
çalışmanın bir sınırlaması, progenitör hücrelerin hastalara geri nakledildiğinde alımının
kontrolsüz olmasıdır. Dolayısıyla bazı hastaların akciğerlerinin transplantasyona diğerlerine göre daha iyi yanıt verip vermediğini bilmiyoruz
. Bu bilgilerin gelecekteki çalışmalarda ortaya çıkacağını umuyoruz.”

♦ REZEKTÖR BALON TEDAVİSİ

Nefes alamayan KOAH hastalarını koşturan tedavi

Uzun yıllardır KOAH ile mücadele eden ve son zamanda nefes almakta zorluk çeken bir hasta, rezektör balon tedavisinden birkaç gün sonra koşabilecek seviyeye geldi..

– Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doktor Özgür İnce:

“KOAH’ın en büyük sebebi sigara ve kötü hava maruziyetidir. Sigaraya bağlı olarak dünyada her gün 12 bin kişi hayatını kaybediyor. Sigaraya bağlı ölümlerin en büyük sebebi de KOAH’tır.. 2 tip KOAH vardır. 1-Hava artışıyla giden ve 2-Kronik bronşit tip olarak sıralanabilir. Son yıllarda kronik bronşit ile ilgili KOAH’ta balon ile dilatasyon ve rezeksiyon tedavisi gelişmeye başladı. Bizler de kliniğimizde ileri derece bir KOAH hastasına bu tedaviyi uyguladık. Bu tedaviyi gelecek vadeden umut verici bir yöntem olarak görüyoruz” dedi.

‘BELLİ BİR DERECE ÜSTÜNDEKİ HASTALARA FAYDALI’

– Göğüs Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Hüseyin Ulaş Çınar:

“Rezektör balon tedavisi, kronik bronşit nedeniyle oluşmuş KOAH’ta, daralan hava yollarının, üzeri örtülü bir balon yardımıyla genişletilmesi ve beraberinde havayollarında mukus üretimini sağlayan goblet hücrelerinin parçalanarak köpük halinde temizlenmesi işlemidir. Rezektör balon tedavisini genel anestezi altında uyguluyoruz. Yaklaşık 1-2 saat sürüyor. İşlem sonrası 1 gün yoğun bakım ve 1-2 gün takip süresinden sonra hastaları taburcu ediyoruz. Ağır KOAH’ta nefes darlığı nedeniyle yürümekte bile zorlanan hastalar, işlem sonrası günlük yaşamlarına devam edebilecek düzeye geliyorlar. Ancak bu tedavi belli derecenin üzerindeki KOAH hastalarında faydalı olmakta. Hastalığın derecesini fev1 dediğimiz tıbbi terim üzerinden değerlendiriyoruz. Yüzde 80 fev1 değerine sahip hastalar normal kişi olarak değerlendirilebilir. Bu değerin yüzde 50’nin altına düşmesi alarm verici düzeydir. Yüzde 30’un altına düşen hastalar ise bir süre sonra akciğer nakline aday olabilir. Biz yüzde 50’nin altına düşmeyen hastalarda rezektör balon tedavisini düşünmüyoruz. Genel olarak yüzde 30-50 arasında fev1 değeri olan hastalarda uygulanması öneriyoruz..”

‘PATENTİ BİR TÜRK PROFESÖRÜNE AİT’

Göğüs Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Hüseyin Ulaş Çınar:

“Evde yardımcı solunum cihazı olmadan nefes almakta zorlanan hastanın tedavinin hemen sonrasında büyük bir iyileşme kat ettiğini söyleyebilirim.. Hastamız 10 yıldır KOAH nedeniyle takip edilen bir hasta. Çeşitli medikal tedavilerle günlük yaşantısını idame ettirmeye çalışıyordu. Oksijen bağımlısı olarak günlük hayatına devam etmek zorundaydı. Son yaptığımız muayenede, hastanın fev1 değerinin yüzde 20’nin altına düştüğünü gördük. Akabinde hastanemiz akciğer hastalıkları komitesinin kararı ile rezektör balon tedavisinin yapılmasına karar verdik. Hastamız işlem sonrası 1. günde oksijenden bağımsız bir şekilde günlük aktivitelerini yapacak konuma geldi. İşlem öncesi yüzde 18 olan fev1 değeri, işlem sonrası 12. saate yüzde 44’e kadar yükseldi..

Rezektör balon tedavisi gelecekteki KOAH tedavisi açısından umut verici bir tedavi yöntemi.. Bu tedavi yönteminin patenti ilk olarak 2006’da bir Türk profesör tarafından alındı. 2010 yılından itibaren de çeşitli kanser hastalıklarının tedavisinde kullanılan bu yöntemin KOAH’ta kullanılmaya başlaması da 2015 yılından itibaren arttı”

Www.cafemedyam.com

♦ ‘2 GÜN ÖNCE AMELİYAT OLDUM, BUGÜN KOŞABİLİRIM’

– Hasta Mustafa Sönmez:

“Yaklaşık 10 yıldır KAOH ile mücadele ediyorum. Hem tıbbi hem de bitkisel anlamda birçok tedavi denedim ama istediğim verimi alamadım. Son dönemde tamamen nefes alamaz ve hareket edemez hale geldim.  rezektör balon tedavisi uygulandı. İşlemde hiçbir zorluk çekmedim. 1 günde her şey olumlu anlamda değişti. 2 gün önce ameliyat oldum, bugün biraz koşabilirim. Bu ameliyat yöntemini tıbba kazandıran doktorlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Böyle bir imkan varken insanlar bu tedaviden faydalansınlar” ifadelerini kullandı.

Www.cafemedyam.com

♦ BİLİM KURULU ÜYESİ ÖZLÜ: ÖKSÜRÜK VE BALGAM ALARMDIR

dünyada ölüm nedenleri arasında 3’üncü sırada yer alan, Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı’na (KOAH)

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, dünyada ölüm nedenleri arasında 3’üncü sırada yer alan, Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı’na (KOAH) ilişkin “Akciğerimizi korumak önemli..

– Prof. Dr. Tevfik Özlü:

“Her türlü zararlı gazlardan, tozlardan, dumanlardan kaçınmalıyız. Sağlıklı bir kişi öksürüp, balgam çıkarmaz. Öksürük ve balgam bir alarmdır; bu alarmı duymak lazım..”

’16 Kasım Dünya KOAH Günü’ teması, ‘Sağlıklı nefes, sağlıklı yaşam’ olarak belirlendi..

Sağlık Bakanlığı’nca yapılan açıklamada, dünyada KOAH nedenli 2019’da 3,22 milyonu bulan ölüm sayısının, 2007- 2017’de yüzde 17,5 arttığı belirtildi..

‘Dünya KOAH Günü’ kapsamında konuşan Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, dünyada ölüm nedenleri arasında 3’üncü sırada yer alan KOAH’a ilişkin temiz hava solunması önerisinde bulundu..

“KOAH nedeniyle her yıl 3 milyondan fazla kişi hayatını kaybediyor ve hastalık tedavi edilebilir..”

– Prof. Dr. Özlü:

“KOAH Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı sözcüklerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltma aslında. Nefes darlığıyla bu tıkanma kendini belli eder. Hastalar genelde başlangıçta yokuş çıkarken, merdiven çıkarken, nefeslerinin daraldığını ifade ederler. Daha sonraki dönemde düz yolda da bu nefes darlığı hissederler. İlerleyen dönemde de istirahat halinde nefes darlığı olmaya başlar hatta bu nefes darlığı günlük işlerini yapmalarına engel olabilir, onları yatağa bağlı hale getirebilir, oksijene bağlı hale getirebilir. İlerleyici bir hastalıktır. Süreğen bir hastalıktır ve önlenebilir, tedavi edilebilir bir hastalıktır. Dünyada en çok ölümlere neden olan hastalıklar arasında yer alır. Şu anda dünyada ölüm nedenleri arasında üçüncü sırada yer alıyor. Her yıl 3 milyondan fazla kişi KOAH nedeniyle maalesef ölüyor..”

Www.cafemedyam.com

♦ ‘SİGARA İÇMEYEN KİŞİLERDE DE KOAH GÖRÜLEBİLİR’

“KOAH’ın ortaya çıkmasının genel nedenlerinden biri sigara”

– Prof. Dr. Özlü:

“Sigara içmeyen kişilerde de KOAH görülebilir. Burada daha çok solunan havada yer alan zararlı gazlar ve tozlar etken olarak söz konusudur ama genelde olguların 3’te 2’si aktif sigara kullanıcısıdır ve sigaraya bağlı olarak KOAH geliştirir. Diğerleri de mesleki ortamda soluduğu gazlara, tozlara bağlı olabilir. Ya da ev içi ortamda solunan yanma, ısınma, pişirme amacıyla yakılan yakıtların ortaya çıkardığı duman ve gazların solunması ile ya da atmosfer havasındaki kirleticilerin solunmasına bağlı olarak ortaya çıkabilir. Genel olarak bu zararlı gaz ve tozların uzun yıllar tekrarlayan solunum alanını takiben bu hastalık yavaş yavaş akciğerlerde ortaya çıkar ve ilerler”

ÖKSÜRÜĞE, BALGAMA DİKKAT

“25 yaş üzerindeki kişilerde akciğer fonksiyonları yıllar içinde düştü”

– Prof. Dr. Özlü:

“Biliyorsunuz, akciğerler hayati organlarımızın en başında yer alır. 25 yaşından sonra akciğerlerde giderek fonksiyonel kayıplar oluşuyor. Ancak KOAH’da bu fonksiyonel kayıp normal kaybın çok daha ötesinde oluyor ve genelde 50-60 yaşlarından sonra akciğer yetmemeye başlıyor ve sorunlar ortaya çıkıyor. Erken dönemde Öksürük ve Balgam gibi şikayetler görülür..

Genelde sigara içenler bunun sigaraya bağladıkları için çok önemsemezler ve işte sigara içiyorum öksürüyorum balgam çıkarıyorum diyerek bunu bir hastalık belirtisi gibi kabul etmez. O yüzden sağlıklı bir kişi öksürmez ve balgam çıkarmaz. Eğer sigara içiyorsanız ve öksürük balgam çıkarıyorsanız bu akciğerde bir hastalığın başladığı anlamına gelir.. Bir alarm anlamına gelir, bu alarmı duymak lazım. Nefes darlığı bu işin daha ileri bir sürece varlığını gösteren ikinci bir alarmdır. Bunu da yaşlılığa verip ‘Yaşlandım, yokuş çıkarken yoruluyorum’ filan gibi düşünür insanlar. Oysa yaşlılıktan değildir bu KOAH nedeniyle ortaya çıkan bir nefes darlığıdır..”

“KOAH önlenebilir hastalık..”

– Prof. Dr. Özlü:

“Temiz havası solumak gerekiyor akciğerimizi korumanın en iyi yolu her türlü zararlı gazlardan, tozlardan, dumanlardan, kimyasal ortamlardan kaçınmak. Göğüs hastalıkları uzmanının takibi altında bu hastalar hem yaşam kaliteleri artırılabilir hem şikayetleri ortadan kaldırılabilir hem de hastalığın ilerlemesi önlenebilir. Akciğerler ilk doğduğumuz andan öleceğimiz ana kadar bize her zaman en çok gerekli organların başında yer alır. O bakımdan akciğerimizi korumak önemli. ‘Dünya KOAH Günü’ de bu amaçla oluşturulmuş; akciğerlerinin farkındalığına varmak amacıyla. Onun için temiz hava solumaya dikkat edelim..”

Www.cafemedyam.com

♦GRİP VE ZATÜRRE AŞILARI KOAH’A BAĞLI ÖLÜM RİSKİNİ AZALTIYOR

Sağlık Bakanlığı, ölümle sonuçlanabilen Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı’nın (KOAH) önlenmesi, hastalık seyrinin ilerlememesi için risk grubunda bulunan kişilerin mevsimsel grip, zatürre ve Covid-19 aşılarını yaptırmalarını öneriyor

Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nden edinilen bilgiye göre, bu yılki teması “Sağlıklı Nefes, Sağlıklı Yaşam” olarak belirlenen 16 Kasım Dünya KOAH Günü dolayısıyla yapılacak etkinliklerde yaşam boyu akciğer sağlığının önemi vurgulanacak..

– Önlenebilir ve tedavi edilebilir akciğer hastalığı olan KOAH, dünyada yetişkin nüfusun onda birini etkiliyor. Dünya genelinde en yaygın üç ölüm nedeninden biri olarak gösterilen hastalığa bağlı ölüm sayısı 3,22 milyon olarak kayıtlarda yer alıyor..

KOAH’ın seyrini kötüleştiren, hatta ölüme neden olan alevlenmelerden ve zatürreden korunmak için aşıların yaptırılması ve ilaç tedavilerinin düzgün uygulanması gerekiyor..

KOAH tanısı konan ve hastalığı geçiren kişilerin sağlıklı kişilere göre daha fazla zatürre riski bulunuyor. Zatürre gelişme durumundaysa KOAH hastalarının ölüm riski sağlıklı bireylere kıyasla yükseliyor. Bu nedenle KOAH hastalarının ve risk taşıyanların zatürre aşılarını olması önem taşıyor..

Zatürreye yol açan grip virüsü de her yıl şekil değiştirdiği için aşısının grip mevsiminden önce yaptırılması gerekiyor..

– Ayrıca KOAH riski taşıyanların Kovid-19 aşı dozlarını tamamlamaları öneriliyor..

Risk grubunda yer alan 65 yaş ve üstü sağlıklı bireyler, kronik hastalığı olan diyabet ve böbrek hastaları ve KOAH hastalarına, e-Nabız üzerinden aşı tanımlaması yapılıyor. Bu kişilerin reçeteleri aile hekimlerince yazılıyor ve aşının eczaneden temini sonrasında uygulama, Aile Sağlığı Merkezlerinde yaptırılabiliyor..

İÇ VE DIŞ ORTAMDA HAVA KİRLİLİĞİNE MARUZ KALMAK EN ÖNEMLİ RİSK FAKTÖRÜ

Tütün kullanımı yanı sıra iç ve dış ortamda odun, kömür, petrol, gaz gibi fosil yakıt ile bitki sapları, tezek gibi biyokütle dumanına ve hava kirliliğine maruz kalınması, KOAH gelişiminde önemli risk faktörleri olarak dikkat çekiyor..

– Yetersiz beslenme, enfeksiyonlar veya iç ve dış ortam kirleticilerine pasif maruz kalmaya bağlı olarak doğumdan önce ve sonra akciğer gelişiminin geri kalması da KOAH’a yol açabiliyor..

Artan şehirleşme, kötü hava kalitesi ve artan tütün kullanım oranları, düşük ve orta gelirli ülkelerde bu faktörlere maruz kalma riskini artırıyor. Bu faktörlere maruziyetin azaltılması, KOAH’ın gelecekteki yükünü azaltmak için en önemli korunma yöntemi olarak gösteriliyor.

TANI, NEFES ÖLÇÜM TESTİ İLE KONULABİLİYOR

Öksürük, balgam, nefes darlığı ve bazı olgularda yorgunluk ile kendini gösteren KOAH’ın tanısı, sağlık kurumlarında basit ve ağrısız “nefes ölçüm testi” ile kolayca konulabiliyor..

– Teşhis, solunum fonksiyon testleri kullanılarak hava akımında azalmaya yol açan tıkanıklığın belirlenmesiyle doğrulanıyor..

– KOAH tanısı konulan kişilerin tütün ve tütün ürünlerinin kullanımını bırakmaları, zararlı toz ve gaz içeren ortamlardan, hava kirliliğinden uzak durmaları, sağlıklı beslenmeleri ve günlük egzersiz yapmaları gerekiyor..

KOAH tedavisinde nefes açıcı özellikteki solunum yolu ile uygulanan ilaçlarla hava yollarındaki daralmanın azaltılıp hastanın olabildiğince rahatlatılması amaçlanıyor..

Solunum yetmezliği olan KOAH’lı hastalarda, evde oksijen veya solunum cihazı tedavisi uygulanıyor..

Son yıllarda KOAH hastalarının çok küçük bir alt grubunda, bu alanda uzmanlaşmış hekimlerce yapılan “bronkoskopik” tedavilerle hastalığın etkilerini geçici süre giderebilen uygulamalar da yapılıyor..

Cumhuriyet

Www.cafemedyam.com

♦ KOAH’TA ÖLÜM ORANI ARTIYOR

“KOAH KADINLARDA DA SIKÇA GÖRÜLÜYOR!”

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) solunumla akciğerlere alınan havanın kolay bir şekilde dışarı verilememesi şeklinde açıklanabilecek bir akciğer hastalığıdır..

Bu duruma neden olan iki süreç kronik bronşit ve amfizemdir.

Solunumla beraber, solunum havasındaki oksijenin kana geçtiği, kandaki karbondioksitin ise dışarı çıktığı yer solunum yollarının nihayetindeki alveol denilen keseciklerdir..

– Kronik bronşit, alveollere giden ve bronş adı verilen hava yollarının iltihaplanarak daralmasıdır..

Amfizem ise bu hava yollarının ve keseciklerin parçalanması ve genişlemesi manasına gelmektedir..

Sonuç olarak solunumda alınan hava alveollere iletilemez ve akciğerde kısıtlanarak kalır. İşte bu duruma KOAH adı verilir..

KOAH’ ın akciğerde yarattığı değişiklikler diğer hastalıklara da sebep olabilmektedir.. Bu yüzden KOAH hastası olan kişilerde bu hastalığa Amfizem ve kronik bronşit gibi tanılar da eşlik edebilir..

KOAH hastalarının daha sık yakalandığı hastalıklar arasında  koronavirüs  belirtileri enfeksiyonu da bulunmaktadır..

Yapılan araştırmalar sonucunda KOAH’ a sahip olan hastaların bu virüse daha fazla maruz kaldığıdır..

KOAH’ın en önemli nedeni olarak sigara içiciliği gösterilmektedir.. 

KOAH, dünya çapındaki en yaygın hastalıklardan biridir. KOAH’ın ilerlemesi günlük içilen sigara sayısına bağlı olarak değişiklik gösterebilir..

KOAH eskiden erkeklerde daha sık görülürdü. Fakat günümüzde kadınlarda da, sigara tüketiminde artışla beraber, sıklıkla görülen hastalıklar arasındaki yerini aldı..

KOAH’ın meydana gelmesini sağlayan diğer nedenleri ise şöyle sıralanabilir;

– Mesleki deformasyon (maden ve metal işçiliği, ulaşım sektörü, odun ve kağıt imalatı, çimento, tahıl ve tekstil işçiliği gibi…)

– Genetik hastalıklar 

– Hava kirliliği 

– Yaş ve cinsiyet

KOAH kalıcı akciğer hasarı oluşuncaya dek genellikle belirtilere sebep olmaz.. Ancak, belirtiler ortaya çıktıktan sonra, hastalığa neden olan sigara gibi faktörler ortadan kaldırılmazsa, zaman içerisinde sürekli olarak kötüleşir..

KOAH Belirtileri Arasında Şunlar Olabilir:

– Özellikle fiziksel aktiviteler sırasında nefes darlığı

– Hırıltı

– Nefes darlığı

– Göğüste sıkışma

– Beyaz, sarı veya yeşil renkli olabilen balgam

– Siyanoz (özellikle ağız, göz ve tırnak çevresinde ciltten mavimsi bir renk)

– Sık solunum yolu enfeksiyonları

– Yorgunluk

– Halsizlik

– Depresyon

– İstenmeyen kilo kaybı (ileri aşamalarda)

– Ayak bileklerinde, ayaklarda veya bacaklarda şişme

“KOAH tanısı kişinin muayenesi sonrası şikayetleri de göz önünde bulundurularak konulmaktadır..!” 

KOAH tanısı için hekiminiz tarafından birden fazla test önerilebilir. Bu testlerden bazıları; Akciğer röntgeni, kan sayımı, biyokimya, arteryal kan gazı tayini, solunum testi ve hekim tarafından gerekli görülmesi durumunda tomografi çekimidir..

– Solunum fonksiyon testi (spirometri) KOAH tanısının kesinleştirilmesinde kullanılan bir tetkiktir..

Uzun dönemli nefes darlığı, öksürük ve balgam şikayeti olan, sigara kullanma öyküsü bulunan hastaların solunum hacimleri ve havanın solunma hızı tespit edilerek KOAH tanısının konmasında ve diğer akciğer hastalıklarından ayrıştırılmasında büyük önem taşımaktadır..

Akciğer röntgeni ile kan tetkikleri, özellikle bir akciğer enfeksiyonu şüphesinde kullanılmaktadır..

Arteryal kan gazı ise solunum yetmezliği durumunda, yetmezliğin seviyesini ve türünü saptamak için kullanılmaktadır..

– KOAH’ta oluşan akciğer hasarı bir defa meydana geldikten sonra iyileştirilebilir veya geri döndürülebilir değildir..

Fakat yapılan tedaviler, hastalığın belirtileri hafifletilebilir, hastalığa bağlı komplikasyonlar ortadan kaldırılabilir veya hızlı seyreden hastalığın yavaşlamasına yardımcı olabilir..

Tedavisi yapılmayan KOAH hastaları ise, hastalık ilerledikçe günlük hareketlerini bile yapamaz ve bir süre sonra yatağa bağlı duruma gelebilirler..

KOAH teşhisi konulan kişi eğer sigara kullanıyorsa, en kısa zamanda sigarayı bırakması gerekmektedir.. Sigaranın bırakılması, akciğer hasarının artışını durduracağı gibi, kişinin daha rahat nefes almasını sağlayacaktır..

KOAH hastalığının 4 ayrı evresi bulunmaktadır.

Bunlar; hafif, orta, ağır ve çok ağır olarak geçer. KOAH hastalığının evresine ve kişinin durumuna göre uygulanan tedavi yöntemleri değişiklik gösterebilmektedir..

İlaç uygulamaları arasında spreyler ve özel makinalarla verilen ilaçlar bulunmaktadır..

KOAH tedavisinde en önemli noktalardan biri de KOAH alevlenmelerinin önüne geçebilmek ve ortaya çıkmaları halinde bunların tedavisini gerçekleştirmektir..

KOAH alevlenmesi genellikle akciğer enfeksiyonlarıyla oluşan, KOAH hastası kişilerin durumunda ani kötüleşmelerle seyreden ataklardır..

Hastalar, akciğer yapılarındaki bozulmadan ötürü akciğer enfeksiyonlarına oldukça açık hale gelmektedirler..

Zaten akciğer fonksiyonları kısıtlanmış olan KOAH’lı kişilerin bir de akciğer enfeksiyonları geçirmeleri tehlikeli bir durum haline gelebilmektedir.. Bu gibi durumların tedavisinde KOAH için verilen ilaçlara ek olarak durumun üstesinden gelebilecek kimi diğer ilaçlar başlanacaktır..

Alevlenmelerin önüne geçilebilmesi için, hekiminizin tavsiyesi halinde, aşı gibi koruyucu uygulamaların yapılması önem taşımaktadır..

KOAH’ın tedavisindeki en önemli etken sigaradır.. KOAH hastası bir kişiye hangi tedavi uygulanırsa uygulansın, sigarayı bırakmadığı sürece akciğerdeki fonksiyon kayıpları hızla azalmaya devam edecektir.. Sigarayı bırakan KOAH hastasının akciğer fonksiyonlarındaki düşüş hemen hemen yarıya iner ve sigaraya bağlı tıkanıklıkların (balgam vs gibi) azalmasını sağlar..

PULMONER REHABİLİTASYON TEDAVİSİ!

Orta ve ileri derece KOAH’a sahip olan kişiler nefes darlığına bağlı sebeplerle (yürürken veya hareket ederken zorlanma gibi) evden çıkmayı istemiyorlar ve bu durum kişinin kaslarının zayıflamasına sebep oluyor..

Orta ve ileri KOAH’a sahip olan kişilere pulmoner rehabilitasyon tedavisi önerilmektedir.. Bu tedavi yöntemi ile hastanın nefes alıp vermesi düzene sokuluyor ve bunun yanı sıra basit harekteler yaptırılarak kişinin kaslarının güçlendirilmesi sağlanıyor..

♦Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Gülistan Karadeniz: ‘KOAH’ta ölüm oranı artıyor’..!

  • Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Gülistan Karadeniz:

“Sigara başta olmak üzere maruziyetlerin artması ve küresel yaşlanma nedeniyle KOAH görülme sıklığının arttığını, ayrıca serebrovasküler (beyin damar hastalıkları), kardiyovasküler (kalp damar hastalığı), enfeksiyon ve onkolojik hastalıklar gibi pek çok hastalıkta ölüm oranı azalırken KOAH’ta tam tersi gittikçe ölüm oranının arttığına dikkat çekmek istiyorum..”

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Gülistan Karadeniz: 'KOAH'ta ölüm oranı artıyor'

Akciğer Sağlığı ve Yoğun Bakım Derneği’nce (ASYOD)

Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Gülistan Karadeniz, Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığının (KOAH) başta sigara olmak üzere, zararlı gaz ve partüküllere maruziyet sonrası hava yolları ve akciğerlerde haraplanma ile giden kronik solunumsal semptomlar ve hava akışı kısıtlılığıyla karakterize olan bir hastalık olduğunu bildirdi.. 

“DÜNYADA EN FAZLA ÜÇÜNCÜ ÖLÜM NEDENİ..!” 

  • Doç. Dr. Gülistan Karadeniz:

“KOAH’ın dünya çapında önemli bir morbidite ve mortalite nedeni.. Dünyada 2020 verilerine göre serebrovasküler ve kardiyovasküler hastalıklardan sonra üçüncü ölüm nedenidir..

Erken tanı konulması çok önemlidir. Erken tanıyla hastalıkta semptomların kontrol altına alınması, hastaların yaşam kalitesinin arttırılması, alevlenmelerin azaltılması ve hastalığın ilerlemesinin yavaşlatılmasına katkılar sağlanabilir..

KOAH’ta en sık gördüğümüz semptomlar; kronik nefes darlığı, öksürük, balgam çıkarmadır.. Hastalar bu şikayetleri sigaraya yada ileri yaşa bağlı olarak değerlendirip erken dönemde hastaneye başvurmamaktadır.. Ne zaman bir alevlenme geçiriyorlar, sonrasında hastaneye geliyorlar.. 

10 yıldır günden bir paket ve üzerinde sigara kullanan 40 yaş üzerindeki kişilerde 2-3 aydan uzun süren öksürük, nefes darlığı, efor kısıtlılığı gibi semptomları olanların mutlaka bir göğüs hastalıkların branşına başvurmalı, akciğer grafisi ve solunum fonksiyon testi yapılmalı..”

“RİSK FAKTÖRLERİ..!” 

  • Doç. Dr. Gülistan Karadeniz:

“Kesin tanı solunum fonksiyon testi ile konuyor.. Görülme sıklığı yapılan çalışmalara göre değişmekle birlikte 40 yaş üzerinde dünyada yüzde 5 ile 10, çoğunlukla yüzde 10-12 arasında görülüyor.. Özellikle 40 yaş üzerinde 10 kişiden birinde KOAH görülebilmektedir..

KOAH’lı bir hasta sigara kullanmaya devam ederse hastalığı hızlı şekilde ilerliyor.. Hastalara önerimiz öncelikle sigarayı bırakmaları, varsa toz-duman gibi maruziyetlerinin sonlandırılmasıdır..

Mesleksel maruziyet, yada kırsal bölgelerde bayan hastalarda yakılan tandırlar diğer risk faktörleridir.. Bazen hastalarımız, ‘ben hiç sigara kullanmadım’ diye belirtse de pasif maruziyetlerin de kontrol altına alınması gerekiyor.. Sigaranın bırakılmasına ek olarak, aşılarını yaptırmalarını öneriyoruz. Her sene grip aşısı ve zatürre, boğmaca ve Covid aşılarının yapılması önemli..

KOAH hastalığının ileri evresinde solunum yetmezliği gelişebildiğini ve hastaların evde uzun süreli oksijen tedavisi ile daha ileri dönemde basınçlı solunum cihazı kullanmaları gerekebileceğini belirtmeliyim..”

“GÖRÜLME SIKLIĞI VE ÖLDÜRÜCÜ ETKİSİ ARTIYOR..!” 

  • Doç. Dr. Gülistan Karadeniz:

“Yapılan çalışmalarda sigara başta olmak üzere maruziyetlerin artması ve küresel yaşlanma nedeniyle KOAH görülme sıklığının arttığını, ayrıca serebrovasküler, kardiyovasküler, enfeksiyon ve onkolojik hastalıklar gibi pek çok hastalıkta ölüm oranı azalırken KOAH’ta tam tersi gittikçe ölüm oranının arttığını dile getirmeliyim..

Hatta ölüm hızı Global Initiative For Chronic Obstructive Lung Disease (GOLD) klavuzunda önceki yıllarda beşinci ölüm nedeniyken, yıllar içinde dördüncü, üçüncü ölüm nedeni olarak belirtilmiştir..

Maalesef hem sıklığı hem de mortalitedesi artan bir hastalık..

Sigara içen vatandaşlarımızın sigarayı bırakmalarını öneriyorum. Eğer 10 yıldır günde bir paket ve üzerinde sigara kullanan kişilerde kronik bir nefes darlığı, öksürük, balgam ve efor kısıtlılığı gibi şikayetler varsa Göğüs Hastalıkları doktoruna başvurmalarını öneririm..” 

 

Www.cafemedyam.com

♦ KOAH NEDİR? ÜÇ ÖNEMLİ NEDENİ VE KORUNMA YOLLARI!

“KOAH, dünyada ölüm nedenleri sıralamasında üçüncü sırada yer alıyor..!”

Nefes alış verişini kısıtlayan bu hastalık, yaşam kalitesini düşürüyor.. KOAH’ın başlıca nedeni ise sigara ancak sigara içmeyenler de çeşitli faktörlerden dolayı KOAH’tan mustarip olabiliyor..

KOAH nedir? Üç önemli nedeni ve korunma yolları...
  • Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hacer Kuzu Okur:

“KOAH, günümüzde giderek yaygınlaşıyor ve tüm dünyada ölüm nedenleri arasında 3. sırada yer alıyor.. 

‘Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı’ (KOAH) akciğer dokusunu hızla bozarak hava yollarının daralmasına yol açan ve nefes alıp verişimizi kısıtlayarak yaşam kalitemizi düşüren bir hastalıktır..

En sık; öksürük, nefes darlığı ve balgam çıkarma olarak kendini gösteren KOAH’nın başlıca nedeni sigaradır..

Ülkemizde sigara içen 40 yaş üzeri her 5 kişiden 1’inde KOAH görülmekte, bu sayı her geçen gün artmaktadır..”

TÜTÜN ÜRÜNLERİ KULLANMAK..”

KOAH’ın yüzde 90 ile başlıca sorumlusu sigara.. Pipo, puro, elektronik sigara ve nargile de sanılanın aksine akciğerlerimize sigara gibi büyük zarar veriyor..

Sigara içmeyen kişiler yani pasif içiciler de en az sigara içenler kadar risk altında. Örneğin; eşi sigara içen kadınlarda en az sigara içen kişiler kadar KOAH görülebiliyor..

KOAH hastalığında hava yolu bozulduğu ve hava keseciklerinin yapısı harap olduğu için nefes alıp vermek güçleşiyor. KOAH önlenebilen bir hastalık ve ilk şartı da sigarayı bırakmak..

HAVA KİRLİLİĞİ..!”

Özellikle büyük şehirlerde ve sanayi şehirlerinde solunan havadaki yakıcı ve zararlı gazların yüksek oranda olması da KOAH’ya zemin oluşturuyor..

Çevre kirliliği gibi ev içi ortamdaki hava kirliliği de tehlikeli. Örneğin; yemek pişirirken buharına maruz kalmak ya da Anadolu’da tandırda ekmek yaparken duman maruziyetinin olması; evde ısınmak için odun, tezek gibi biyomass yakıt dumanı maruziyeti bunlar arasında yer alıyor..

Mangal yaparken ve şömine yanarken maruz kalınan dumandaki gazlar da bu hastalığa yol açabiliyor..

MESLEKSEL MARUZİYET..!”

  • Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hacer Kuzu Okur:

“Tozlu, dumanlı iş yerlerinde, ağır metal, yağ giderme ve boya sökme, kozmetik üretimi, endüstriyel polimer kaplama, alüminyum işleri ve çimento fabrikasında çalışanlar bu hastalığa karşı yüksek risk altında. Yine, temizlik işinde çalışanların kullandığı temizlik malzemeleri de hastalığa karşı zemin oluşturuyor. Mesleksel maruziyeti en az seviyeye indirmek için doğrudan temastan kaçınılması ya da maske kullanılması şart..”

KOAH KADINLARDA DA SIKÇA GÖRÜLÜYOR!

“Sigara ve tütün kullanımı ile birinci dereceden ilişkili olan KOAH hastalığı akciğerlere geri dönüşümsüz zarar vererek, tedavide gecikildiği ve ihmal edildiği takdirde ölüme yol açabiliyor..!”
  • Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Melahat Bekir Külah:

“KOAH, ölüm nedenleri arasında üçüncü sırada yer alıyor..KOAH’ın eskiden erkeklerde daha sık görüldüğünü ancak kadınlarda sigara kullanımının artmasıyla kadınlarda da görülmeye başladığını belirtmeliyim..”

“KOAH kadınlarda da sıkça görülüyor”

“Önceki yıllarda erkeklerde daha sık görülen KOAH kadınlarda sigara içme oranının artmasıyla daha yaygın görülmeye başladı..!”

  • Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Melahat Bekir Külah:

“Hastalıkta erken teşhis ve tedavi önemli.. KOAH, ‘Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı’nın baş harflerinin kullanılmasıyla oluşan kısaltmadır. Kronik; ‘müzmin veya süregen’, Obstrüktif ise ‘tıkayıcı daraltıcı’ anlamına geliyor. KOAH, tütün dumanı, zararlı gaz ve parçacıklara bağlı havayollarında mikrobik olmayan bir iltihaba bağlı olarak gelişen ilerleyici bir hastalıktır..

Bu iltihaplanmaya bağlı olarak havayolları giderek daralırken, akciğer dokusunda ise alveol denilen hava keseciklerinde geri dönüşümsüz genişlemeler ve harabiyet ortaya çıkar. Kronik obstrüktif akciğer hastalığında ortaya çıkan değişiklikler, tanıda gecikilirse geri dönüşümsüz ve ilerleyici değişikliklere neden olduğundan dolayı bu hastalığın tanınması ve erken tanı konması çok önemlidir..”

“DİĞER TÜTÜN ÜRÜNLERİ DE TETİKLİYOR..!”

  • Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Melahat Bekir Külah:


“KOAH gelişiminin en önemli nedeni aktif olarak sigara ve tütün ürünleri kullanmak ya da pasif olarak dumana maruz kalmak.. KOAH’ın ilerlemesi günlük içilen sigara sayısına bağlı olarak değişiklik gösterebilir. KOAH eskiden erkeklerde daha sık görülürdü fakat günümüzde kadınlarda da, sigara tüketiminde artışla beraber, sıklıkla görülen hastalıklar arasındaki yerini aldı..

Pipo, puro, nargile gibi diğer tütün ürünlerinin kullanımı da KOAH gelişimine neden oluyor.. Son yıllarda genç nüfus arasında nargile kullanım oranları giderek artmakla birlikte en az sigara kullanımı kadar yüksek risk oluşturmaktadır. Ayrıca kömürle yandığı için diğer zararlı kimyasalları da içerir..”

“ELEKTRONİK SİGARADAKİ TEHLİKE..!”

  • Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Melahat Bekir Külah:


“Son yıllarda elektronik sigara kullanımı da arttı..Elektronik sigaraların tütün kadar zararlı olmadığı yönünde yanlış bir kanı var. Elektronikler de en az tütün  sigarası kadar ölümcül risk barındırıyor. Elektronik sigaralar elektrik gücü ile işleyen, sıvıyı buharlaştıran bir mekanizmaya sahip..

Yanan kartuş içinde esas olarak nikotin ve propilen glikol, gliserin, organik asit, sitrik asit, alkol, su, diğer katkı maddeleri bulunduruyor. Oluşan buhar kişi tarafından solunarak akciğerlere ulaşıp bu yolla nikotin alınıyor..

Elektronik sigaranın kullanımı sırasında oluşan buharın içeriğindeki toksik partiküllerin sayı ve dağılımı sigara dumanının içeriğine benzerdir. Kullanımı kesinlikle önerilmez.”

“DUMANINDA BİLE ÖLÜMCÜL RİSK VAR..!”


Pasif sigara dumanı maruziyetinin KOAH nedeni olduğunu söyleyen Dr. Külah, hastalığın meydana gelmesini sağlayan diğeri nedenler ise şöyle sıraladı..

  • Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Melahat Bekir Külah:

“Maden ve metal işçiliği, ulaşım sektörü, odun ve kâğıt imalatı, çimento, tahıl ve tekstil işçiliği gibi mesleki maruziyetin yanı sıra iç ortam hava kirliliği son derece önemli..

Ülkemizde özellikle sigara içmeyen kadınlarda ısınma ya da yemek pişirme amacıyla yakılan odun ya da tezek dumanı KOAH gelişimine neden olabiliyor..

Bunun dışında büyük kentlerdeki hava kirliliği hem KOAH’a hem de bu hastalığın alevlenmesine yol açıyor. Hastalığın gelişiminde genetik faktörler de söz sahibi olabiliyor..  


Alfa-1 antitripsin adlı bir vücut proteini eksikliği hastaların yaklaşık yaklaşık yüzde 1’inden az bir kısmında, genetik olarak KOAH’ı geliştiriyor. Bu kişilerde sigara kullanımı hastalığın gelişimini hızlandırır ve hastalık 30-40’lı yaşlarda ortaya çıkar. Kalıtsal olan bu eksiklik, KOAH gelişimine neden olduğu bilinen tek genetik bozukluktur.”

“BELİRTİLER İHMAL EDİLMEMELİ..”

  • Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Melahat Bekir Külah:


“Bu hastalığın sinsi bir hastalık olduğunu belirtmeliyim.. Hastalığın ilk dönemlerinde anlamlı bir belirti olmayabilir. Ancak hastalığın ilerlemesi ve kalıcı akciğer hasarı oluşmaya başlamasıyla birlikte belirtiler de ortaya çıkıyor..

Özellikle fiziksel aktiviteler sırasında nefes darlığı, hırıltı, göğüste sıkışma, beyaz, sarı veya yeşil renkli olabilen balgam, siyanoz (ağız, göz ve tırnak çevresinde ciltten mavimsi bir renk) ve sık solunum yolu enfeksiyonları hastalığın en önemli belirtilerindendir..

Bu belirtileri yaşayanlar mutlaka hekime kontrolden geçmeli. Bu kadar ciddi bir ölüm oranına sahip hastalığın ihmale gelmesi istemediğimiz sonuçları ortaya çıkarabilir..”

“HASTALAR AKCİĞER ENFEKSİYONLARINA AÇIK..!”

  • Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Melahat Bekir Külah:


“KOAH hastası bir bireye hangi tedavi uygulanırsa uygulansın en önemli faktör sigarayı bırakmak..

KOAH tedavisinde en önemli noktalardan biri de KOAH alevlenmelerinin önüne geçebilmek ve ortaya çıkmaları halinde bunların tedavisini gerçekleştirmektir..

KOAH alevlenmesi genellikle akciğer enfeksiyonlarıyla oluşan, KOAH hastalarının durumunda ani kötüleşmelerle seyreden ataklardır. Hastalar, akciğer enfeksiyonlarına açık hale gelir. İlaç uygulamaları arasında spreyler ve özel makinalarla verilen ilaçlar bulunmaktadır. Ancak  KOAH’ın tedavisindeki en önemli etken sigaradır..

KOAH hastasına hangi tedavi uygulanırsa uygulansın, sigarayı bırakmadığı sürece akciğerdeki fonksiyon kayıpları hızla artacaktır. Sigaranın bırakılmasının ardından akciğer fonksiyonlarındaki düşüş yarıya iner ve sigaraya bağlı tıkanıklıkları azalır..

Orta ve ileri KOAH’a sahip olan kişilere pulmoner rehabilitasyon tedavisi önerilir. Bu tedavi yöntemi ile hastanın düzenli nefes alıp vermesi amaçlanır..  Bunun yanı sıra basit egzersizler yaptırılarak kişinin kaslarının güçlendirilmesi sağlanır..”

♦HAVALARIN SOĞUMASI KOAH’LILAR İÇİN ALARM DEMEK!

“Dünyada 600 milyon, Türkiye’de ise 6 milyon KOAH hastasının bulunuyor..!”

  • Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Baykal Ertürk:

“Sonbahar ve kış ayları KOAH hastaları için yaprak dökümüdür.. Havaların soğuması KOAH’lılar için alarm demektir. Havaların soğuması ile birlikte akut alevlenme atakları ile hastane ve yoğun bakım ünitelerine yatan KOAH’lı hastaların önemli bir kısmı tekrar evine dönemez..”

“Havaların soğuması KOAH’lılar için alarm demek”
  • Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Baykal Ertürk:

“Sadece ABD’de yıllık 200 binden fazla insanın ölümüne neden olarak maliyeti 100 milyar doları aşan bir sağlık harcaması yükü oluşturan KOAH hakkında hastalar da dahil olmak üzere toplumdaki geniş bir kesimin yeterli bilgiye sahip olmadığını söyleyebilirim..

Çoğu hastanın kendilerine ilk kez teşhis konulduğunda bronşlarının baca gibi tıkandığını ve boşuna ilaç kullandıklarını bilmediklerini belirtmeliyim..

Sonbahar ve kış ayları KOAH hastaları için yaprak dökümüdür. Havaların soğuması ile birlikte akut alevlenme atakları ile hastane ve yoğun bakım ünitelerine yatan KOAH’lı hastaların önemli bir kısmı tekrar evine dönemez. Hastaların yoğun bakıma gitmesine neden solunum yetmezliğidir, bunun da sebebi bronşların balgam üreten dokularla tıkanmasıdır ve arkasından enfeksiyon gelişmesidir..”

SİGARA KOAH VE AKCİĞER KANSERİNİN ORTAK NOKTASI!

KOAH’ın sigaranın neden olduğu en önemli ve en yaygın hastalık olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Baykal Ertürk, KOAH’tan daha kötü seyreden bir hastalık olan akciğer kanserinin de yine sigara içilmesi sonucu oluştuğunu vurguladı..

Uzm. Dr. Ertürk:

“Akciğer kanseri ve KOAH sigara dumanı içindeki kanserojen maddelerin uzun süre solunması sonucu başlayan inflamasyonun tetiklediği bir süreçtir. Kronik inflamasyonun bronşlarda bulunan goblet hücrelerinde çoğalma ve büyümenin yol açtığı daralma, yani kronik bronşit ile alveol dediğimiz hava odacıklarında ortaya çıkan yıkımın yol açtığı amfizem dediğimiz tabloların bir arada bulunması haline kısaca KOAH denir..”

♦ BRONKOSKOPİK TAKİP İLE AKCİĞER KANSERİNİN ÖNÜNE GEÇİLEBİLİR!

Hastaların çoğunda kronik bronşit görülürken daha az bir kısmında amfizem hâkimiyeti görülüyor..!”
  • Uzm. Dr. Baykal Ertürk:

“Bronş içini kaplayan goblet hücreleri çoğalıp lümende daralmaya neden olurken, bir kısım hücre gruplarında da ‘metaplazi’ dediğimiz kansere dönüşüm süreci başlar..

Bu sürecin sonunda akciğer kanseri ortaya çıkar ve tedavisi zor bir döneme geçilmiş olur..

Bu döneme kadar yakından takip edilenlerin erken tanı ve tedavi ile akciğer kanserinden kurtulması mümkündür..

Nasıl gastroenterolojide ve kadın doğumda periyodik taramalar sonucunda mide, kolon kanserlerinin ve kadınlarda rahim ağzı kanserinin önüne geçilmesi mümkün hale gelebiliyorsa sigara kullananlarda da akciğer kanserine yakalanmadan yapılacak periyodik bronkoskopik takipler ile akciğer kanserinin önüne geçilmesi mümkün olabilir..”

“KOAH AKCİĞER KANSERİNDEN ÇOK CAN ALIYOR..!”

  • Uzm. Dr. Baykal Ertürk:

“30 yıldan daha uzun süre sigara içen herkesin akciğer kanseri açısından risk grubunda olduklarını bilmesi ve buna göre takip altına girmesi önemli..

Aynı grubun KOAH açısından da risk grubunda oldukları bilinmeli ve tedavileri yapılmalıdır. KOAH, görülme sıklığı açısından daha geniş kesimleri etkilemekte ve rakamsal olarak akciğer kanserinden birkaç kat daha fazla sayıda insanın ölümüne neden olmaktadır..”

“EN ÖNEMLİ MALULİYET NEDENİ..!”

Dünyada üçüncü ölüm sebebi olan KOAH’ın yaşam kalitesini bozması nedeniyle de en önemli maluliyet nedenlerinden..

  • Uzm. Dr. Baykal Ertürk, şu bilgileri paylaştı:

 

“KOAH hastalığı 40’lı yaşlarda başlar ve 60’lı yaşlardan sonra geri dönüşümsüz noktada hastaların zor nefes aldıkları dönemle devam eder. İlaçlarla kontrol edilmeye çalışılsa da, balgam çıkartmayı kolaylaştırmak ve bronşları genişletmeye çalışmak dışında tedavinin fazlaca bir etkisi bulunmamaktır. Asıl önemli olan, sigaranın erkenden bırakılmasıdır. Her iki kötü hastalık da sigara nedeniyle oluşmakta ve milyonlarca insanın hayatının kaybedilmesine neden olmaktadır.”

“KOAH’LILARIN COVİD’DE YOĞUN BAKIM RİSKİ DAHA YÜKSEK..!”

KOAH’lılarda solunum kapasitesinin ileri derecede azalmış olmasının, solunum sistemini tutan diğer hastalıklarda hastaların daha hızlı bir şekilde kötüleşmeleri ve tedavi olacak kadar zamanı bulamamalarına da neden olduğunu ifade etmeliyim..

  • Uzm. Dr. Baykal Ertürk:

“Covid-19 gibi akciğerleri tutarak ölüme neden olan bir hastalığa KOAH’lıların çok daha düşük bir rezerv ile yakalanmaları durumunda daha kısa sürede yoğun bakıma ihtiyaç duymaları söz konusu olacaktır. Akciğer kapasitesinin yüzde 90’nını kaybetmiş bir KOAH’lının iyileşmesini beklemek ise fazlaca iyimser olmayı gerektirir. Ne var ki, KOAH’lı hastalar izolasyon ve kendilerini koruma konusunda diğer insanlara göre daha tecrübeli olduklarından bu süreci daha iyi yönetmektedirler. Covid’e yakalananlar içerisinde KOAH’lı olanlar göreceli olarak daha az sayıdadır ve bu memnuniyet vericidir. Ayrıca normal dönemlerde akut alevlenme nedeniyle yoğun bakım ünitelerinde daha fazla sayıda KOAH hastası tedaviye gereksinim duyarken, bu dönemde KOAH’lı hasta grubunun kendilerini daha sıkı koruduklarından olsa gerek yoğun bakım tedavi gereksinimi duyanlar daha az sayıdadır.”

Www.cafemedyam.com

♦ BALON TEDAVİSİ SİGARA İÇENLERDE UMUT VERİCİ!

Gerek KOAH’lı hastaların gerekse de akciğer kanseri riski taşıyan uzun yıllar sigara içen kişilerin her iki hastalığın da bronşların iç tabakası olan bronş mukozasında başladığı gerçeğinden yola çıkarak bu dönemde daha bilinçli ve temkinli olması gerekmektedir..

  • Uzm. Dr. Baykal Ertürk:

“Risk grubundakilerin bronkoskopik incelemeden çekinmemesi ve erken müdahalenin sigaranın neden olduğu akciğer hastalıklarında hayat kurtarıcı olduğunun akılda tutulması gerekmektedir..”

Uzm. Dr. Baykal Ertürk, son yıllarda uygulanmaya başlayan Prof. Dr. Yalçın Karakoca’nın geliştirdiği ‘KOAH balon tedavisinin’ de KOAH hastalığında umut verici olduğunu belirtti..

  • Uzm. Dr. Baykal Ertürk:

“Ağır ve çok ağır KOAH hasta grubu için özellikle tavsiye edilen balon yönteminde sigara nedeniyle kalınlaşıp tıkanan bronşlar, bir baca gibi temizleniyor. Sigara içenlerde görülen kronik bronşitin nedeni, kalınlaşarak bronşu tıkanmasına yol açan goblet hücre tabakasıdır..

Bu tabaka tıpkı akciğer kanserinde olduğu gibi sigara kullanımına bağlı olarak zamanla solunum yollarını tıkar. ‘Rezektör Balon Bronkoplasti’ yöntemi ise tıpkı bronşların tıkanmasına neden olan tümörü kazıdığı gibi, kronik bronşitli hastalarda bronşların tıkanmasına yol açan goblet hücre tabakasını da ortadan kaldırıp bronşların temizlenerek genişlemesini sağlar ve balgam üretimi engeller..”

KOAH HASTALARINA ‘KORONAVİRÜS’ UYARISI!

Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD) KOAH Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Arzu Mirici, kronik akciğer hastalarının koronavirüs risk grubunda değerlendirilebileceğini, ancak bu hastaların önerilen tedbirlere sıkıca uyarak kendilerini korumalarının mümkün olduğunu belirtti..

“DÜNYA GENELİNDE 65 MİLYON KOAH HASTAS VAR..!”

Prof. Dr. Mirici, yaptığı açıklamada, dünya genelinde 65 milyon KOAH hastası olduğunu, 40 yaş üstü her 5 kişiden birinde KOAH görüldüğünü ancak 10 hastadan sadece birinin doktora başvurduğunu ve doğru tanı alabildiğini aktardı.  

Türkiye’deki 5 milyona yakın KOAH’lının sadece 300 ila 500 bininin kendisinde hastalık olduğunu bildiğine işaret eden Mirici, salgın tehlikesinin yaşandığı bugünlerde kronik akciğer hastalarının daha dikkatli olmaları, nefes darlığı problemi yaşayan KOAH hastalarının korunma tedbirlerine sıkıca uymaları önerisinde bulundu. 

GEÇMEYEN NEFES DARLIĞINDA EN YAKIN SAĞLIK KURULUŞUNA BAŞVURUN!

“Kronik akciğer hastaları koronavirüs risk grubunda görülebilir. Ancak bu hastalar önerilen tedbirlere sıkıca uyarak kendilerini koruyabilir” değerlendirmesinde bulunan Mirici, KOAH’lı bir hastanın rahatsızlığının koronavirüs kaynaklı olabileceğini nasıl anlayacağı konusunda da şu bilgileri verdi: 

“Son günlerde yaşanan koronavirüs salgını sırasında kronik akciğer hastalığı olanlar sağlıklı bireylere göre daha fazla risk altında olacaklardır, tıpkı diyabet ve kalp hastalığı olanlar gibi. Kovid-19’un en sık belirtileri, ateş, boğaz ağrısı, öksürük ve nefes darlığı. KOAH’lı bir hastanın her zaman yaşamadığı belirtiler olan ateş ve boğaz ağrısı ortaya çıkmışsa en yakın sağlık kuruluşuna, tercihen aile hekimine başvurmalı. Nefes darlığı, KOAH’lı hastaların yaşadığı en temel belirti. Her zamankinden daha farklı ya da ilaç kullandığı halde değişmeyen ya da artan nefes darlığı durumunda hastalarımızın yine en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaları gerekir.”

Mirici, KOAH hastalarından, koronavirüsten korunmak için diğer tüm sağlıklı bireyler gibi el hijyeni ve sosyal mesafe kurallarına bağlı kalmalarını, yeterli ve sağlıklı beslenmelerini, günde yarım saat ev içinde, balkona ya da bahçeye çıkarak egzersiz yapmalarını, yeterli miktarda uyumalarını ve önerilen tedaviyi eksiksiz uygulamalarını istedi..

Cumhuriyet

İLGİLİ HABER
https://www.cafemedyam.com/2022/01/30/uzun-sureli-covid-hastasi-olan-kisilerde-akciger-hasari/saglik/

Bir yanıt yazın

Verified by MonsterInsights