GÜNDEM

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ RAPORU!

”GAZETECİLER KALEMLERİNİ ÖZGÜRCE KULLANAMIYOR”

‘HER 100 GAZETECİDEN 78’İ OTOSANSÜRE BAŞVURMAK ZORUNDA KALIYOR’

 Türkiye Gazeteciler Sendikası:

”Hapiste olan 86 gazeteciden bazılarının sohbet ve hobi hakkı dahi verilmedi”

Birleşmiş Milletler’in 3 Mayıs tarihini “Dünya Basın Özgürlüğü Günü” ilan etmesinden bu yana 27 yıl geçti. 

TÜRKİYE’DE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ

Türkiye’de basın özgürlüğüne ayna tutmak isteyen Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), 2019-2020 Basın Özgürlüğü Raporu’nu yayımladı. 

Türkiye Gazeteciler Sendikası:

‘Türkiye’de gazeteciler kalemlerini özgürce kullanamıyor.”

1 Nisan 2019- 1 Nisan 2020 dönemine ait medya özgürlüğü ihlalleri

YENİ İNFAZ YASASI GAZETECİLERİ KAPSAMADI

1- 45 bin hükümlü için tahliye yolunu açan Yeni İnfaz Yasası Düzenlemesi, hapisteki 86 gazeteciyi kapsamadı. 

Cezaevindeki gazetecilerin 50’si tutuklu olup 20’si ise hükümlü. 16 gazetecinin dosyalarının son durumu hakkında teyitli bilgi yok.

Tutuklu gazetecilerden 44’ünün iddianamesi hazırlanmış olup yargılamaları devam ederken, tutuklu 6 gazeteci ise iddianamelerinin hazırlanmasını bekliyor. 

Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın son bir yılda cezaevinde ziyaret ettiği 46 gazeteci, TGS’nin avukatlarına şu sorunları bildirdi:
 

– Ailesi farklı şehirde ikâmet eden gazeteciler, ekonomik zorluklar ve benzeri nedenlerle aileleri ile ancak ayda bir görüşebildiklerini belirtmişlerdir. Van, Diyarbakır, İzmir ve Elazığ’da görüştüğümüz gazeteciler uzun süredir ziyaretçilerinin olmadığını aktarmıştır.

– Sohbet hakkı, sosyalleşme açısından tutuklular için son derece önemli ve vazgeçilmez bir haktır. Ancak neredeyse ziyaret ettiğimiz tüm gazetecilerin sohbet hakkı, “spor saatinde kullanılıyor” denilerek kullandırılmamaktadır. Gazeteciler hobi hakkından yararlandırılmamakta spor saatleri ise kısaltılmaya çalışılmaktadır.

– Kronik rahatsızlığı olan çok sayıda gazeteci cezaevinde tutulmaktadır. Görüşmelerden edindiğimiz izlenime göre cezaevlerinde sağlığa erişim hakkı ihlâl edilmektedir. Gazeteciler revire çıkarılma konusunda sorun yaşadıklarını, hastane sevklerinin haftalar hatta aylar sonra yapıldığını aktarmıştır. 

– Yaptığımız tüm görüşmelerde 10 kitap sınırlamasının katı bir biçimde uygulandığı anlaşılmıştır. Kimi gazeteciler ise kitaplarına postada el konulduğunu belirtmiştir.

– Gazeteciler koğuşlarda bulunan televizyonlardan ancak cezaevi yönetiminin izin verdiği kanalları izlemek mecburiyetinde bırakıldıklarını belirtmişlerdir.

AÇILAN SORUŞTURMALAR


2- Nisan 2019-Nisan 2020 arasında 103 gazeteci, 108 kez gözaltına alındı. En az 76’sı hakkında soruşturma açıldı. 

Açılan soruşturmalar “Terör Örgütü Üyeliği” , “ Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Etme”, “Propaganda”  “Örgüt Adına Faaliyet Yürütme Suçu” ve “Halkı Korku ve Paniğe Sevk Ederek Tehdit Etme”, “Cumhurbaşkanına Hakaret” , “MİT Kanuna Muhalefet” ve “Askeri Yasak Bölgeler Ve Güvenlik Bölgeleri Kanununa Muhalefet” suçlamalarından yürütülüyor. Gazeteciler en az 108 ayrı gözaltı işlemine maruz kalmıştır. 

3- Son bir yılda gazeteciler en az 239 günü gözaltında geçirdi. 11 gazeteci gözaltındayken darp edildiğini, iki gazeteci çıplak aramaya maruz kaldığını bildirdi.

4- Son bir yılda gazetecilerin sanık veya davalı olduğu en az 166 yargılama yapıldı. En az 400 gazeteci hakkında yapılan yargılamaların 154’ü ceza davası iken yalnızca 12’si tazminat davasıydı. 

5-  Toplamda en az 305 gazeteci ceza mahkemelerinde yargılandı. Bazı gazeteciler hakkında ise birden fazla yargılama devam ediyor. 48 gazeteci beraat etti. Dört gazeteci atılı suçların bir kısmından beraat etti, bir kısım suçtan ise mahkûm oldular. İki kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararı verildi. Dört dosya hakkında ise düşme kararı verildi. 

6- Gazeteciler toplamda 178 yıl 6 ay 9 gün hapis cezasına çarptırıldılar.  Toplamda en az 148 bin 380 lira adli para cezasına mahkum edildiler.

7- Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın 31 Mart- 2 Nisan tarihleri arasında düzenlediği “Gazetecilerin Sansür ve Otosansür Kişisel Deneyim Anketi” sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 80,8’i sansüre uğradığını, yüzde 19,1 ise uğramadığını söyledi. 

Katılımcıların yüzde 78,7’si otosansür yaptığını yüzde 21,2 ise otosansür yapmadığını düşündüğünü belirtti. 

8-  Geçen yıl gazetecilerin haberleri ve internet haber sitelerine çok sayıda erişim engelleme kararı alındı. Basın yayın kuruluşlarına RTÜK’ten 20 idari yaptırım kararı çıktı. Toplamda 1 milyon 33 bin 864 lira idari para cezası kesildi. Toplamda 16 defa yayın durdurma cezası verildi.

9-  Basın İş Kanunu’nda gazetecilerin ödenmeyen ücret ve fazla mesailerini güvence altına alan hükümler ile gazetecilerin yıpranma payı düzenlemesi bir Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildi.

10-  Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın verilerine göre medya sektöründe işsizlik oranı yüzde 25-30 arasında.

‘UTANÇ GÜNÜ’

Eğitim-İş Sendikası’ndan 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü nedeniyle yazılı açıklamada yapıldı.

“Gelişmiş ülkelerin tümünde hür bir basının varlığının demokrasi için nasıl vazgeçilmez olduğunun altının çizildiği 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü, ülkemiz için ne yazık ki bir utanç günüdür..

Hükümet ve onun eksenindeki yargının etkisiyle şu anda neredeyse yüze yakın gazeteci hapiste olup, bu tablo 2020 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye’yi 180 ülke arasında 154. sıraya kadar geriletmiştir..

Gazetecilik, sorgulamak ve bu sorgulamaların sonunda ortaya çıkan gerçekleri duyurmak işi iken, Türkiye şu an gazetecilerin istediği soruları sorabildiği değil, hükümetin istediği soruları sormadığında işsizlik ya da hapisle sınandığı bir ülke olmuştur..

Hükümetin, “af” demekten çekindiği için adına “infaz indirimi” dediği hamlesi, bu ayıbı bir nebze olsun silmeye vesile olacak iken, gazetecilerin/aydınların kapsam dışı tutulup, cezası indirilenlerin adi suçlular olması utancın boyutunu katlamıştır..

Tecavüzcülerin, uyuşturucu baronlarının, eli kanlı mafyaların bile salıverildiği günlerde, gazeteciler hapishanede korona tehlikesiyle baş başa bırakılmıştır..

Gerorge Orwell’ın “Gazetecilik birilerinin istemediği şeyleri yazmaktır. Bunun dışındaki her şey halkla ilişkilerdir” sözünün gereğini yapmak, bu ülkede haber yazmadan önce eşinle dostunla vedalaşmak anlamı taşımaktadır..

İktidar, rahatsız olduğu gerçekleri yazan gazetecilerin bazılarını hapsederken, birçoğunun da işsiz kalmasına yol açmakta, ekonomik özgürlüklerini ellerinden almaktadır. Üstelik bu sindirme politikası, sadece bireylere değil, kurumlara da yönelik hale gelmiştir..

Devletin tarafsız davranarak tüm basın kuruluşlarını desteklemekle yükümlü olan Basın İlan Kurumu’nun “yarım dolar’ın fiyatı” gibi ucube “haberler” yapan yandaşları semirtmesi, muhalif basına ise keyfi kesintiler uygulaması bu ekonomik ambargonun en önemli örneğidir..

Unutulmasın ki medyaya yapılan bu kapsamlı saldırı, sadece gazetecilere yönelik bir tehdit değil, halkın haber alma hakkına da büyük bir darbedir..

Eğitim-İş olarak; faşizan baskılar ne kadar artarsa artsın bu topraklarda Uğur Mumcu’ların bitmeyeceğini biliyor, tüm baskılara rağmen gerçeğin peşinde koşmaya devam eden tüm basın emekçilerini saygıyla selamlıyoruz..

Özgür basının demokrasi adına olmazsa olmaz olduğunun farkında olan bir demokratik kitle örgütü olarak, haksız yere yargılanan, sindirilmeye çalışılan tüm gazetecilerin yanında olduğumuzun tekrar altını çiziyoruz..

Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü buruklukla ve utançla değil, gurur ve mutlulukla karşılayacağımız güzel günlerin umuduyla, hakikat peşinde koşan tüm basın emekçilerine “iyi ki varsınız” diyoruz.”

İLGİLİ HABER

Independent Türkçe – Odatv.com

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top