GENEL

“İNSANLARA EN FAYDALI OLANLAR DİNSİZLER, GAVURLAR İSE BİZ DE DİNSİZ OLALIM ” demezler mi?

“Ve diyor ki, insanlara faydalı olan her şeyi dinsizler, gâvurlar icat ettiğine göre, insanlığa en faydalı olanlar dinsizler, gâvurlar demek ki.”

EY MÜSLÜMAN EVLADI; SANA EZANI DUYURAN HOPARLÖR BİLE GÂVUR İCADI!

“Dinci” denilenlere göre, çağdaş yaşam sürenler gâvur.

Laikliği benimseyenler gâvur.

Modern çocuklar yetiştirenler gâvur.

Bunlara göre Müslümanlık dışındaki her din yok hükmünde olduğu için, Müslüman olmayanlar dinsizler, gâvurlar.          .

Bunlar “Dindar nesil yetiştirmeliyiz” diyorlar.

Bunlarla aynı kafadaki ülke yöneticileri de, dindar nesil yetiştirmek için, eğitimde aslan payını imam hatip liselerine veriyorlar. 

Nitekim Milli Eğitim Bakanlığı’nın bütçesine baktığımızda bu durum gayet net görülüyor.

Bütçede imam hatip liselerinin yapımı için 460 milyon lira, fen liselerinin yapımı için 30 milyon lira ödenek ayrıldığı görülüyor. 

Böyle bir eğitim anlayışıyla yönetilen ülke bilim, teknoloji üreten bir ülke olabilir mi?   

Batılı ABD ve Avrupa gibi, doğulu Japonya ve Çin gibi bilim, teknoloji üreten ülkelerden olabilir mi?

Üstelik sekiz bakanlığın bütçesinden daha fazla bütçeye sahip olan Diyanet İşleri Başkanlığı bu bütçeyle de yetinmeyip ek bütçe istediğinde, Bilim, Teknoloji ve Sanayi Bakanlığı’nın bütçesinin yüzde 56’sını kesip Diyanet İşleri Başkanlığı’na aktaran bir zihniyetle yönetilen ülke bilim, teknoloji üreten bir ülke olabilir mi?

Evet, ülkemizde bilimden çok dine yatırım yapılıyor.

Dindar nesil yetiştirmek uğruna bu yapılıyor.

Zaten dindar nesil yetiştirmek uğruna imam hatiplerin sayısı 458’den 4 bin 893’e, imam hatiplerde okuyanların sayısı da 77 binden 1 milyon 368 bine çıkarılmış bulunuyor.

Peki, ama sonuç ne oluyor?

Yapılan tüm kamuoyu araştırmaları, gençler arasında dinsizliğin giderek yayıldığını gösteriyor.

Dindar ailelerin çocukları da dahil, gençler arasında dinsizlik yayılıyor.

Ülkeyi yöneten AKP’lilerin çocukları arasında da dinsizlik yayılıyor.

İmam hatiplerde okuyanlar arasında da dinsizlik yayılıyor.

Dindar nesil denilenler şeklen dindar görünse de, ruhen dindarlıkla bağını giderek kopartıyor.

Peki, bu neden böyle oluyor?

Çünkü gençler din adamlarına bakıyor ve onların çoğunun dünyadaki gelişmelerden habersiz cahiller olduklarını görüyor.

Onların cahiliye devrinde yaşadıklarını görüyor.

Onların geçmişe dair cümleleri papağan gibi tekrarlamaktan başka bir marifetlerinin olmadığını görüyor.

Bugüne dair hiçbir şey söylemediklerini görüyor.

Bugünde değil dünde yaşadıklarını görüyor.

Dün dünde kaldı bugün yeni şeyler söyleme zamanı idrakinden yoksun olduklarını görüyor.

Bugünün dünyasına söyleyecek sözleri, bugünün insanlarının sorunlarına çare olacak reçeteleri olmadığını görüyor.

En iyi bildikleri işin, Müslüman olmayanları ya dinsiz ya  gâvur diye suçlamak olduğunu görüyor. 

Mesela dindar bir genç sabah ezan sesiyle uyanıyor.

Ve diyor ki, bana bu ezan sesini duyuran hoparlörü bir dinsiz, bir gâvur icat etti.

Sonra abdestini alıp namazını kılmak için yatağından kalkıp elektriği yakıyor ve diyor ki, bizi aydınlatan bu ampulü bir dinsiz, bir gâvur icat etti.

Abdestini alıp namazını kıldıktan sonra kahvaltısını yapmak için buzdolabını açıyor ve diyor ki, yiyeceklerimizi koruyan buzdolabını, çamaşırlarımızı yıkayan çamaşır makinesini, bulaşıklarımızı yıkayan bulaşık makinesini bir dinsiz, bir gâvur icat etti.

Kahvaltısını yaptıktan sonra evinden çıkıp kendisini okuluna götürecek servise, otobüse, trene, metroya, vapura bindiğinde diyor ki, bu ulaşım araçlarını bir dinsiz, bir gâvur icat etti.

Uçağa bindiğinde diyor ki, bu ulaşım aracını bir dinsiz, bir gâvur icat etti.

Asansöre bindiğinde diyor ki, bu ulaşım aracını bir dinsiz, bir gâvur icat etti.

Telefonu çaldığında diyor ki, bu telefonu bir dinsiz, bir gâvur icat etti. 

Bilgisayarını açtığında diyor ki, bu bilgisayarı bir dinsiz, bir gâvur icat etti.

Televizyonunu açtığında diyor ki, bu televizyonu bir dinsiz, bir gâvur icat etti.

Klimasını çalıştırdığında diyor ki, bu klimayı bir dinsiz, bir gâvur icat etti.

Kombisini çalıştırdığında diyor ki, bu kombiyi bir dinsiz, bir gâvur icat etti.

Başı ya da dişi ağrıdığında ağrılarına son verecek ilacı aldığında diyor ki, bu ilacı bir dinsiz, bir gâvur icat etti.

Devam edip diyor ki, baş ağrısı ilacı gibi en hafif ilaçlardan kanser ilaçları gibi en ağır ilaçlara kadar hastalıklara derman olan ilaçları dinsizler, gâvurlar icat etti.

Hastaneye gittiğinde diyor ki, hastalıkları teşhis ve tedavi eden tıbbi araç gereçleri dinsizler, gâvurlar icat etti.

Ve diyor ki, insanlara faydalı olan her şeyi dinsizler, gâvurlar icat ettiğine göre, insanlığa en faydalı olanlar dinsizler, gâvurlar demek ki. 

İnsanların en hayırlısı, en makbulü de insanlığa en faydalı olanlar değil mi?

Böyle düşünen bir genç dinsizliği tercih etmez mi?

Hadi bakalım dinciler; insanlığa en faydalı olmuş bilim insanlarını dinsiz diye, gâvur diye kötüleyin şimdi.

Mesela dünyamızı aydınlatan ampulü bulan, insanları karanlıkta yaşamaktan kurtaran Edison’u, “Edison cennete gidemez; o cehennemliktir; çünkü gâvurdur, dinsizdir” diye kötüleyin şimdi.

Edison gibileri “dinsiz, gâvur” deyip kötüleseniz de genç nesiller size itibar ederler mi?

“İnsanlara en faydalı olanlar dinsizler, gâvurlar ise biz de dinsiz olalım” demezler mi?

Gençler arasında dinsizlik yaygınlaşıyorsa, bunun baş nedeni bu değil mi?

İLGİLİ HABER

Lütfü Oflaz Independent Türkçe için yazdı

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top
%d blogcu bunu beğendi: