Ece Temelkuran'dan çarpıcı uyar
Ece Temelkuran’dan çarpıcı uyar
Ece Temelkuran: “Türkiye’nin yaşadığı başarısızlığı Avrupa’nın da yaşamasını istemiyorum”
Özet: Türk gazeteci ve yazar Ece Temelkuran, The Guardian’a verdiği röportajda sürgünde geçen 10 yılını, aldığı ölüm tehditlerini, Türkiye’de yaşanan demokratik gerilemeyi ve Avrupa’da yükselen aşırı sağ tehlikesini değerlendirdi. Temelkuran, faşizmin bir anda değil, “milyonlarca kayıtsızlıkla” ortaya çıktığını söyledi.

Sürgünde geçen 10 yıl
Gazeteci ve yazar Ece Temelkuran, The Guardian’a verdiği kapsamlı röportajda, Türkiye’den ayrılmak zorunda kaldığı 2016 yılından bu yana yaşadığı sürgün hayatını anlattı.
Recep Tayyip Erdoğan hükümetine yönelik eleştirel yazıları nedeniyle ölüm tehditleri aldığını söyleyen Temelkuran, yıllar boyunca baskıların arttığını ve sonunda ülkesine dönememe kararı aldığını ifade etti.
43 yaşındayken, Hırvatistan’ın Zagreb kentindeyken annesini arayarak Türkiye’ye dönmeyeceğini söylediğini belirten Temelkuran, “Bir dakikalık telefon görüşmesi hayatımı değiştirdi” dedi.
“Faşizm milyonlarca kayıtsızlıkla gelir”
Temelkuran, birçok kişinin faşizmi sadece diktatörlerin ortaya çıkması olarak gördüğünü ancak sürecin çok daha sinsi ilerlediğini söyledi.
“Faşizm kötü adamların bir anda gelip iktidarı ele geçirmesiyle oluşmuyor. Milyonlarca kayıtsızlıkla ortaya çıkıyor.”
Türk-Ermeni gazeteci Hrant Dink’in öldürülmeden bir gün önce ölüm tehditleri üzerine şakalaştıklarını anlatan Temelkuran, Dink suikastının kendisinde derin izler bıraktığını söyledi.

“Avrupa’nın aynı hataları yapmasını istemiyorum”
Temelkuran, Batı’daki ilerici çevrelerin ve entelektüellerin de ciddi bir kibir içinde olduğunu savundu.
Türkiye ile Avrupa arasında yaptığı benzetmeler nedeniyle tepki aldığını belirten yazar, bunun nedeninin insanları korkutmak değil, benzer hataların tekrarlanmasını önlemek olduğunu ifade etti.
“Türkiye’nin yaşadığı başarısızlığı Avrupa’nın da yaşamasını istemiyorum.”
“İnsanların ne hissettiğini önemsemek ahlaki bir sorumluluk”
Temelkuran’a göre yalnızlık, korku, belirsizlik ve aidiyet kaybı gibi duygular artık siyasi sonuçlar doğuruyor.
Aşırı sağ hareketlerin bu duyguları başarıyla kullandığını söyleyen yazar, düşünürler ve entelektüeller için yeni bir sorumluluk doğduğunu belirtti.
“Sadece analiz etmek değil, insanların nasıl hissettiğini önemsemek de ahlaki bir sorumluluk haline geldi.”
“Faşizmle diyalog kurulmaz”
Temelkuran, liberal çevrelerin sürekli diyalog çağrıları yapmasını da eleştirdi.
Faşizmin tanınması gerektiğini vurgulayan yazar:
“Faşizm olduğunda onunla diyalog kurulmaz. Ona karşı mücadele edilir. Nokta.”
Gazze, fedakarlık ve yeni dönem
Temelkuran, önümüzdeki dönemde siyasi tartışmaların daha sertleşeceğini düşünüyor.
Gazze savaşının birçok insan için ahlaki bir sınav olduğunu söyleyen yazar, gelecekte insanların kariyerlerini ve sosyal çevrelerini bile riske atacak kararlarla karşı karşıya kalabileceğini savundu.
“İnsan sevgisi yeniden hatırlanmalı”
Son dönemde siyasi konuşmalarında insan sevgisini merkeze koyduğunu anlatan Temelkuran, insanların tükenmişlik içinde yaşadığını belirtti.
Toplumların yeniden birbirine dikkat etmeyi öğrenmesi gerektiğini söyleyen yazar, “İnsan sevgisi siyasi bir kavram haline gelmeli” görüşünü dile getirdi.
Öne Çıkan Sözler
- “Faşizm milyonlarca kayıtsızlıkla ortaya çıkar.”
- “Türkiye’nin yaşadığı başarısızlığı Avrupa’nın yaşamasını istemiyorum.”
- “Faşizmle diyalog kurulmaz.”
- “İnsanların nasıl hissettiğini önemsemek yeni bir ahlaki sorumluluk.”
- “İnsan sevgisi yeniden siyasi bir kavram haline gelmeli.”
Sık Sorulan Sorular
Ece Temelkuran neden Türkiye’den ayrıldı?
Artan baskılar, ölüm tehditleri ve siyasi ortam nedeniyle 2016 yılında ülkesine dönmeme kararı aldı.
Ece Temelkuran şu anda nerede yaşıyor?
Uzun süredir Avrupa’da yaşayan Temelkuran’ın merkezi Berlin olsa da farklı ülkelerde çalışmalarını sürdürüyor.
Temelkuran faşizmi nasıl tanımlıyor?
Faşizmin ani bir olay değil, toplumdaki kayıtsızlıkların birikmesiyle ortaya çıktığını savunuyor.
Son kitabının adı nedir?
“Yabancılar Ulusu” (The Nation of Strangers).
Kaynaklar