90 Günde Hayatını Değiştirdi
Yaklaşık 10 yıl önce Norma Lyons,
aynaya baktığında gördüğü kişiyi tanıyamıyordu.
Üç çocuk annesiydi.
Sürekli bir yerlere yetişiyor,
herkese bakıyor ama kendisini tamamen unutuyordu.
Kahvaltıda mısır gevreği,
gün içinde tortilla,
sandviçler,
dondurmalar…
Hayatı hızlıydı,
yemekleri de öyle.
2016 yılında rutin kontroller sırasında doktorlar ona
korkutucu bir gerçeği söyledi:
Prediyabet
Kan şekeri tehlikeli seviyeye yaklaşmıştı.
Bir sonraki durak diyabet olabilirdi.
Doktorlar hemen ilaç önerdi:
Metformin.
Ama Norma’nın cevabı herkesi şaşırttı.
Doktorları pek umutlu değildi.
Üç ay sonra geri döneceğini düşündüler.
Ama o, eve gidip hayatını değiştirmeye karar verdi.
Karbonhidratlarla Savaş Başladı
İlk yaptığı şey şuydu:
karbonhidratı hayatından çıkarmak.
- Şeker yok
- Ekmek yok
- Tortilla yok
- İşlenmiş gıda yok
Yerine yumurta,
peynir,
et,
tavuk,
kuruyemiş ve protein ağırlıklı beslenme geldi.
Sonuç mu?
Üstelik yalnızca kilosu değişmedi.
Kan değerleri de değişti.
Doktorlar yeni sonuçlara inanamadı:
Peki Sonra Ne Oldu?
Keto diyeti işe yaramıştı.
Ama Norma zamanla başka bir gerçeği fark etti:
Aşırı katı diyetler sürdürülebilir değildi.
Arkadaşlarıyla dışarı çıkmak,
ailesiyle yemek yemek,
hayatın tadını çıkarmak istiyordu.
Ayrıca enerji düşüklüğü yaşamaya başlamıştı.
Daha sonra uzmanlardan öğrendiği şey ise çok önemliydi:
Şimdi Nasıl Besleniyor?
Norma artık tamamen şekersiz yaşamaya çalışıyor
ama kontrollü şekilde kompleks karbonhidrat tüketiyor.
- Lif ağırlıklı sebzeler
- Proteinle dengelenmiş karbonhidratlar
- Şekersiz beslenme
- Kan şekeri takibi
Özellikle şu yöntemin hayatını değiştirdiğini söylüyor:
Sonra protein.
En son karbonhidrat.
Asıl Mesaj
Norma Lyons’ın hikâyesi sadece kilo vermekle ilgili değil.
Bu hikâye,
insanın kendi bedenini yeniden tanımasıyla ilgili.
Herkes mucize ilaçların peşindeyken,
o sadece tabağını değiştirdi.
Ve bazen,
en büyük dönüşüm…
mutfakta başlıyor.
Yaklaşık 10 yıl önce Norma Lyons,
hayatının en zor dönemlerinden birini yaşıyordu.
Üç çocuk annesi olan Lyons, gününün büyük bölümünü ailesine yetişmeye çalışarak geçiriyordu.
Ancak bu yoğun yaşam temposu içerisinde kendi sağlığını tamamen ihmal etmişti.
Kahvaltılar çoğu zaman mısır gevreğiyle geçiyor,
gün içerisinde tortilla, sandviç, peynirli atıştırmalıklar ve hızlı tüketilen yiyecekler sofradan eksik olmuyordu.
Düzenli egzersiz yapmıyor,
hareketsiz bir yaşam sürüyor
ve sürekli yorgun hissediyordu.
Boyuna göre oldukça yüksek bir kiloya ulaşan Lyons,
2016 yılında rutin sağlık kontrolü sırasında kötü haberi aldı.
Doktorlar onun prediyabetik olduğunu söyledi.
Yani kan şekeri seviyesi normalin oldukça üzerindeydi ve kontrol altına alınmazsa kısa süre içerisinde tip 2 diyabete dönüşebilirdi.
Doktorların ilk önerisi ilaç tedavisi oldu.
Özellikle prediyabet hastalarında sık kullanılan
Metformin ilacını kullanması istendi.
Ancak Lyons bu yöntemi kabul etmedi.
İlaç kullanmadan önce kendi bedenini değiştirmeyi denemek istedi.
Bu karar hayatının dönüm noktası oldu.
Karbonhidratları Hayatından Çıkardı
Norma Lyons eve döndükten sonra beslenme üzerine yoğun araştırmalar yapmaya başladı.
Özellikle karbonhidratların kan şekeri üzerindeki etkisini öğrendiğinde,
radikal bir karar aldı:
- Şeker tüketimini tamamen bıraktı
- Ekmek ve tortilla yemeyi kesti
- İşlenmiş gıdalardan uzaklaştı
- Protein ağırlıklı beslenmeye başladı
- Karbonhidrat tüketimini minimum seviyeye indirdi
Yeni beslenme düzeninde yumurta,
et,
tavuk,
peynir,
kuruyemiş ve yeşil sebzeler ön plandaydı.
Bu süreçte keto diyeti uygulamaya başladı.
Keto diyeti,
vücudu enerji için karbonhidrat yerine yağ yakmaya yönlendiren düşük karbonhidratlı bir beslenme sistemidir.
Son yıllarda kilo verme ve kan şekeri kontrolü konusunda oldukça popüler hale geldi.
Sadece 90 gün içerisinde tam 9 kilo verdi.
Üstelik değişim yalnızca fiziksel değildi.
Kan değerleri de dramatik şekilde düzelmişti.
Yapılan kontrollerde A1C seviyesinin düştüğü görüldü.
Artık prediyabet sınırında değildi.
Bu sonuç Lyons için adeta ikinci bir hayat anlamına geliyordu.
Tip 2 Diyabet İlaçları Alzheimer ve Parkinson Riskini Azaltabilir | SGLT2 Araştırması
Keto Diyeti Her Şey Mi?
Her ne kadar keto diyeti kısa sürede etkili sonuçlar vermiş olsa da,
Norma Lyons bugün aynı diyeti herkese önermediğini söylüyor.
Çünkü ona göre aşırı kısıtlayıcı diyetleri uzun süre sürdürmek oldukça zor.
Bir süre sonra enerji düşüklüğü yaşamaya başladı.
Sosyal hayatı da olumsuz etkileniyordu.
Arkadaşlarıyla dışarı çıktığında rahat yemek yiyemiyor,
ailesiyle aynı sofrayı paylaşmakta zorlanıyordu.
Bu süreçte uzmanlardan aldığı yeni bilgiler,
onun beslenme anlayışını tamamen değiştirdi.
Stanford Üniversitesi tarafından yapılan araştırmalar da benzer sonuçlar ortaya koyuyor.
Uzmanlara göre önemli olan,
karbonhidratı tamamen kesmek değil;
rafine şekerleri azaltıp kaliteli karbonhidratlara yönelmek.
Bugün Lyons daha dengeli bir sistem uyguluyor.
Özellikle:
- Lif ağırlıklı sebzeler
- Kompleks karbonhidratlar
- Protein dengesi
- Şekersiz beslenme
- Kan şekeri takibi
günlük yaşamının temel parçaları haline geldi.

Kan Şekerini Kontrol Etmenin Sırrı
Norma Lyons’a göre en önemli konu,
vücudun verdiği sinyalleri anlamak.
Bu nedenle günümüzde glikoz sensörleri kullanarak kan şekeri seviyelerini takip ediyor.
Ayrıca karbonhidratları tek başına tüketmek yerine proteinle birlikte almanın büyük fark yarattığını söylüyor.
Örneğin sade yulaf ezmesi yerine,
içine protein tozu ve fıstık ezmesi ekleyerek kan şekeri yükselişini azaltıyor.
Uzmanların önerdiği tabak yöntemini uygulayan Lyons,
tabağının yarısını lifli sebzelerle,
dörtte birini proteinle
ve kalan kısmını kompleks karbonhidratlarla dolduruyor.
Bugün milyonlarca insan onun hikâyesini sosyal medyada takip ediyor.
Çünkü insanlar yalnızca kilo verme hikâyesi değil,
gerçek bir yaşam dönüşümü görmek istiyor.
Norma Lyons’ın hikâyesi bize şunu gösteriyor:
Bazen en büyük değişim,
bir ilaç kutusunda değil,
mutfakta başlıyor.