Mor Efrem Süryani Kadim Ortodoks Kilisesi

Mor Efrem Süryani Kadim Ortodoks Kilisesi

İstanbul'un Bakırköy ilçesinde Latin Katolik Mezarlığı'nın bulunduğu alanda inşa edilen kilisenin açılışına ilişkin açıklamalarda bulunan İstanbul Süryani Kadim Vakfı Başkanı Sait Susin, çok heyecanlı olduklarını söyledi.

♦ Mor Efrem Süryani Kadim Ortodoks Kilisesi pazar günü açılacak

Cumhuriyet tarihinin ilk kilisesi 8 Ekim’de açılıyor

–   Mor Efrem Süryani Kadim Ortodoks Kilisesi’nin pazar günü açılacağını söyleyen Süryani Kadim Vakfı Başkanı Sait Susin:

“Çok heyecanlıyız, çok mutluyuz, çok sevinçliyiz..”

Süryani cemaatinin talebi üzerine yer tahsis edilmesinin ardından 2019’da Erdoğan’ın da katıldığı törenle temeli atılan Mor Efrem Süryani Kadim Ortodoks Kilisesi, 8 Ekim Pazar günü düzenlenecek törenle açılacak..

İstanbul’un Bakırköy ilçesinde Latin Katolik Mezarlığı’nın bulunduğu alanda inşa edilen kilisenin açılışına ilişkin açıklamalarda bulunan İstanbul Süryani Kadim Vakfı Başkanı Sait Susin, çok heyecanlı olduklarını söyledi.

 

Süryani Kadim Vakfı Başkanı Sait Susin

–   Süryani Kadim Vakfı Başkanı Sait Susin:

”Kilisenin yapım süreci 10 yılı buldu..Bunun 7 yılı birtakım formalite ve prosedürlerle geçti.. Kilisenin temeli 2019’da  Erdoğan tarafından atıldı.. 19 Şubat’ta açılışını yapacaktık ama 6 Şubat’taki depremler bizi durdurdu. Çok büyük bir acıydı ülke için. Böyle bir ortamda açılış yapmamız söz konusu olamazdı. Sonrasında da araya ramazan, bayramlar girdi. Açılış pazar gününe kaldı. İnşallah pazar günü yine Erdoğan’ın teşrifleriyle açılışını gerçekleştireceğiz. Tabii çok heyecanlıyız, çok mutluyuz, çok sevinçliyiz” ..

‘TELEFONLARIMIZ SUSMUYOR’

–   Süryani Kadim Vakfı Başkanı Sait Susin:

”Dünyadaki tüm Süryanilerin büyük bir heyecanla süreci takip ettiklerini ve açılışa gelmek isteyenler olduğunu söylemeliyim.. Telefonlarımız susmuyor. Bu aynı zamanda ülkemizin de bir prestiji. Ülkemiz açısından da dışarıdaki ön yargılarla ilgili güzel bir mesaj. Ülkemize, bizlere, herkese hayırlı olsun. Umuyorum burada yapılacak dualar ülkemizin birliği ve beraberliğinin yükselmesi için vesile olur..

Açılışta patrikliğin bir temsilcisinin yanı sıra yurt içi ve dışından geniş bir katılım olacak..

Devlet yöneticilerinin de yer alacağı açılış sırasında kilisenin üst katına cemaati alacağız..  Kilisede aynı anda 750 kişi oturarak ibadet edebilecek..  ”

Beyoğlu Tarlabaşı’ndaki kilise dışında kendi mülkiyetlerinde bir kilise olmadığını söyleyen Susin, cemaatin yoğunluğunun Yeşilköy’de olduğunu ve bu kilisenin ihtiyaçlarını büyük oranda karşılayacağını kaydetti.

Susin, açılıştan sonraki pazar günü de ”kilisenin kutsaması” olarak adlandırdıkları ilk ayinin yapılacağını ifade etti.

Yeşilköy’de Latin Katolik Mezarlığı’nın bulunduğu alanın boş bölümüne 5 katlı olarak projelendirilen kilisenin bir katı, ayin bittikten sonra cemaatin toplanacağı, vaftiz, taziye ve düğün gibi törenler ile toplantı ve konferansların yapılacağı kültür salonuna ayrıldı..

Giriş katında ayinlerin yapılacağı bölümün bulunduğu kilisede, metropolitlik yaşam alanı, misafir odaları ve otopark yer alıyor..

 

♦ AİHM Mor Gabriel Manastır Vakfı’nı haklı buldu

AİHM, Mardin’deki Mor Gabriel Manastırı Vakfı tarafından açılan hak ihlali davasında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin mülkiyet hakkıyla ilgili maddesinin ihlal edildiğine hükmetti..

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Mardin-Midyat’ta bulunan Mor Gabriel Manastırı Vakfı tarafından açılan mülkiyet davasında hak ihlaline hükmetti. Sorunun çözümü için iç hukukta yeni dava ya da yargının yenilenmesi çağrısında bulundu..

 

Davanın temelinde Mardin’in Dargeçit ilçesinde yüzyıllardır Süryani cemaati tarafından kullanılan 140,47 metrekarelik bir taşınmaz bulunuyor. Vakıf, kendisine ait olduğunu söylediği mülkün 1986 ve 2007 yıllarında gerçekleştirilen kadastro çalışmalarıyla “kârgir dükkân” olarak Hazine adına kaydedilmiş olmasına karşı ulusal mahkemelere başvurmuş, ancak sonuç alamamıştı..

Ulusal mahkemeler bu süreçte aynı bölgede vakfa ait kimi mezarlıkların iadesine hükmetmiş olsa da AİHM gündemine taşınan mülk “mezarlık olmadığı” gerekçesiyle vakfa iade edilmedi..

‘ARAZİ SÜRYANİ CEMAATİ TARAFINDAN KULLANILIYORDU’

Vakıf 2013 yılında iç hukuk yollarını tamamladıktan sonra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) mülkiyet, din ve vicdan özgürlüğü ve adil yargılanma hakları ile ayrımcılığın yasaklanmasına ilişkin maddeleri temelinde Strasbourg merkezli AİHM’de Ankara’dan davacı oldu..

 

Vakıf davaya konu olan parselin yol genişletme çalışmaları sırasında yaratıldığını ve 2006 yılında üzerine mağazalar inşa edilmeden önce Süryani cemaatine ait mezarlığın parçası olduğunu savundu. Kadastro mahkemelerinin 2008 ve 2009 yıllarında bölgede gerçekleştirdikleri incelemelerde tüm tanıkların kadastro ile parsellenen arazinin geçmişte Süryani cemaati tarafından kullanılan bir bütün oluşturduğuna tanıklık ettiğini de bildirdi..

 

ANKARA’NIN SAVUNMASI

Türk hükümeti ise AİHM önündeki savunmasında davacı vakfın AİHS’nin mülkiyet hakkı maddesi çerçevesinde “mülk sahibi” sayılamayacağı tezini işledi..Bu mülkün 1936 yılında gayrimüslim vakıflardan talep edilen mülk ve varlık beyannamesinde yer almadığını savundu..

AİHM gündemine taşınan parsel üzerinde kilise ya da mezar taşı olmadığını ileri süren Ankara, yerel makamların 18 Haziran 2020 tarihli bir raporuna atfen “yöre belediyesinin eskiden yol olarak kullanılan bu parsel üzerinde mağazalar inşa ettiğini” belirtti. Davacı vakfın söz konusu taşınmazın iadesi için Vakıflar Genel Müdürlüğüne talepte bulunabileceğini savunan Hükümet, iç hukuk yollarının tükenmediği gerekçesiyle başvurunun reddedilmesini istedi..

 

AİHM: 2006’DAN ÖNCEKİ DURUMU DİKKATE ALINMADI

 

AİHM ise yargı sürecindeki usulsüzlüklerden ötürü AİHS’nin mülkiyet hakkıyla ilgili maddesinin ihlaline hükmetti. Mahkeme, ulusal yargı organlarının davaya konu olan parselin 2006 yılından önceki durumunu dikkate almadığı sonucuna vardı..

Kadastro mahkemeleri tarafından 2008 ve 2009’da kaydedilen tanık ifadelerinin önemine işaret etti. Türk hükümetinin, tezlerini savunurken dile getirdiği 18 Haziran 2020 tarihli raporun örneğini AİHM’ye sunmadığını bildirdi..

 

Mahkeme davacı vakfın din ve vicdan özgürlüğü ve ayrımcılık temelindeki başvurularının incelenmesine gerek duymadı..

 

AİHM vakfın maddi tazminat talebine de olumlu yanıt vermedi. Ancak, mülkiyet hakkının ihlali hükmü temelinde en uygun hak arama yolunun “yeni bir dava” ya da “yargı sürecinin yenilenmesi” olacağı mesajı verdi..

 

Mahkeme buna karşılık, oy birliğiyle aldığı kararda, davacıya 5 bin euro manevi tazminat ve 7 bin euro gider ve mahkeme masrafı ödenmesini kararlaştırdı..

 

Karar, taraflardan birinin itiraz etmemesi halinde üç ay içinde kesinleşecek..

Bir Cevap Yazın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

CAFEMEDYAM sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya devam et