BİLİM & TEKNOLOJİ

DEPREM GÜÇLENDİRME DERNEĞİ BAŞKANI: ‘GÜÇLENDİRME DAİRE BAŞINA 250 BİN TL’

Deprem riskinin yaşandığı başta İstanbul olmak üzere pek çok şehirde yeniden yapılmayı bekleyen ya da güçlendirilmesi gereken yüzbinlerce bina bulunuyor.

Bina risk analizi yaptırmak için belediyelere yapılan başvurularda artış yaşanıyor

🟢 BİNA GÜÇLENDİRME MALİYETİ DAİRE BAŞINA KAÇ BİN TL?

Deprem Güçlendirme Derneği Başkanı Sinan Türkkan güçlendirmenin daire başına 250 bin TL olduğunu belirtti.

11 ilde yıkıma neden olan depremin ardından, bina risk analizi yaptırmak için belediyelere yapılan başvurularda büyük bir artış yaşandı..

Özellikle İstanbul gibi olası bir depreme hazırlanan şehirlerde, bina güçlendirme maliyetleri de merak ediliyor.. 

bir binanın nasıl güçlendirileceği ve çökmenin nasıl engelleneceği hakkında bilgiler

– Deprem Güçlendirme Derneği (DEGÜDER) Başkanı Sinan Türkkan:

“Karbonfiber bildiğiniz bir kumaş şeklinde kolonun etrafına sarılarak epoksi ile yapıştırılarak sarılan bir malzeme demirden on kat daha güçlü malzemeler…

Dolayısıyla onunla sardığınız zaman deprem sırasında bu kolonun parçalanmasını veya bundan dolayı çökmesini engellemek mümkün.”

Www.cafemedyam.com

🟢 KARBON ELYAF, KARBON FİBER LİFLİ POLİMER İLE GÜÇLENDİRME NEDİR? 

KARBON ELYAF NEDİR?

Arapça “elyaf” sözcüğü, lif ya da ipliğin çoğulu. Karbon elyaf (ya da karbon fiber) ileri teknoloji ürünü, ipliksi bir tür plastik madde..

Üretildiği hammadde karbonlaşmış akrilik elyaf, yani orlon. Bu karbon lifleri, dokunmuş kumaş ya da bobine sarılı iplik olarak pazarlanıyor.. Bu noktadan itibaren ürüne “karbon elyaf” deniyor. Bu hammaddeden üretilen kullanımdaki malzemeler de karbon elyaf kompozit ürünler oluyor..

KARBON FİBER LİFLİ POLİMER İLE GÜÇLENDİRME PROJESİ NEYDİ?

KARBON LİFLİ POLİMERLE GÜÇLENDİRME YÖNTEMİ NEDİR?

“Gömlek kumaşı inceliğindeki karbon lifli polimerler”

Bina güçlendirmesinde geliştirilen karbon lifli polimer, ince ancak çok güçlü bir ileri teknoloji ürününü kullanılarak yapılardaki tuğla duvarların dayanımlarının artırılmasına ve depremler sırasındaki bütünlüklerinin korunmasına yönelik …

Gömlek kumaşı kadar ince bu malzeme, makasla kesilip duvarlara uygulanmasının ardından bir çelik levha gibi katılaşir pekişir ..

Binanın ileri geri sarsılması ile odalar arasındaki tuğla dolgu duvarlar, koz helva gibi ezilebilir ve patlayarak çökebilir, insanları öldürebilir. Bunu engellemek için yapının ileri geri oynamasını (ötelenmesini) azaltmak, yani rijitliğini artırmak gerekiyor. İşte karbon lifli polimerlerle güçlendirilen tuğla duvarlar bunu sağlıyor..

Binanın katlar arası ötelenmesini belirli sınırlar içerisinde tutarak bu duvarların çökmesini engelliyoruz. Bir bakıma binanın yapısal sistemi bir kutu gibi davranıyor deprem anında. İleri geri kontrolsüz bir şekilde salınması engellenen binanın da depremde zarar görme riski en aza iniyor..

Yeni oluşturulacak olan sistemin hem duvarlara hem de betonarme kolon ve kirişlere çok düzgün bir şekilde bağlanması gerekli”

KARBON FİBER GÜÇLENDİRME İÇİN ÖNEMLİ UYARI

– Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Riskli Yapı Tespit Lisanslı Enoc Yapı Danışmanlık firmasının sahibi İnşaat Yüksek Mühendisi Namık Eser:

“Eline karbon fiberi alanın deprem bölgesine koştuğunu duyuyoruz. Orada canı yanmış, binası az hasarlı insanlara, ‘karbon fiber güçlendirme yapalım’ deyip paralarını alıyorlarmış. Bu, her firmanın yapabileceği bir iş değil. ‘Karbon fiberi sardım, bina yeterli güvenliği sağladı’ diye bir şey söz konusu değil. Bu bir yapı ve deprem mühendisliği işi. Önce bina incelenmeli ve hangi uygulamaya ne miktarda ihtiyacının olduğu belirlenmeli. Bina güçlendirme, ‘ben şöyle istiyorum’ diye tarifleyerek uygulatabilecekleri bir iş değildir. İstanbul’da dahi bu işi layıkıyla yapan firmaların sayısı yeterli düzeyde değil. Vatandaşlar çok dikkatli olsun”

BİLİNÇLİ YAPILMAZSA ESKİSİNDEN KÖTÜ OLABİLİR

İnşaat Yüksek Mühendisi Namık Eser:

‘‘Mutlaka profesyonel bir mühendislik hizmeti alınmalı. Önce bina için bir güçlendirme projesi çizilmeli. Bazı binalarda kolonlarda karbon fiber uygulamasıyla, bazı binalarda da duvarlar güçlendirilerek bu iş yapılabilir. Güney hocamız ve öğrencisi zaten bunu uygulayarak ispatladılar. Vatandaşların bütçesine göre fiyat söyleyen insanlardan uzak durmaları gerekir. Ne iş yaptıklarını bilmediklerinden bu bina artık tamam yeterince güçlendi de diyemezler belki de zararlı işler de yapabilirler. Güçlendirme projesi çizildikten sonra o bina özelinde yapılacak işin maliyeti ve fiyatı çıkarılır..”

Www.cafemedyam.com

“Türkiye’nin yapı stoğunun yüzde 75’i riskli alanda”

– Deprem Güçlendirme Derneği Başkanı Sinan Türkkan:

“10 milyon veya 8 milyon bir bina stoğu varsa elimizde ve bunlarda risk taşıyorsa bunların çok rahatlıkla yüzde 60’ı yüzde 70 güçlendirme ile kurtulabilir. Önce kolon içerisindeki donatılar tespit edildi ve donatılardan sonra demir olmayan bölgeden karotlar alındı. Sıyırmalar yapıldı, temelle ilgili analizler yapıldı. Zeminle ilgili etüt yapıldı. Bu bina da güçlendirilecek bir bina olarak projelendirildi…

Güçlendirmenin kendisi aşağı yukarı daire başı 250 bin TL mertebesinde tamamlanmış olacak. Ancak vatandaş burada bu çalışma yapıldıktan sonra doğramalarını da değiştirmek istiyor. Yerdeki parkesini değiştirmek istiyor. Bununla ilgili de daire başı 100-150 bin TL’lik ilave maliyet geliyor. İnsanlar da bu işin sonunda sağ salim dışarı çıkabilir. Belki bina hasar görür ama insanlar sağlıklı bir şekilde hayatına devam edebilir..”

Www.cafemedyam.com

🟢 KARBON ELYAF SİHİRLİ DEĞNEK DEĞİL

Karbon elyaf güçlendirme yönteminin binaların depreme karşı dayanma gücünü arttırdığı ancak uygun olmayan binalarda bu malzemenin kullanılmasının büyük risk taşıdığı belirtiliyor.

– İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İnşaat Fakültesi Yapı Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper İlki:

“Karbon lifli polimer kompozitler ve farklı çeşitlerinin 1990’ın başından beri araştırılan, yapıların güçlendirilmesi için farklı amaçlarla kullanılan malzemelerden biri ..

İTÜ de bu konuyu Türkiye’de ilk araştıran kurumlardan biri.. Çekme değeri çok yüksek, çok ince liflerden oluşan bir malzeme. İnşaatlarda kullandığımız S400 türü çelik donatılardan 4-5 beş kat yüksek dayanıma sahip. Bu malzemeyi, hafif ve şekil verilebilir olması nedeniyle uygun geometrilere getirmek mümkün..

Eski mevcut yapıların en önemli problemi beton dayanımının düşüklüğü ve enine yerleştirilen kolonların çok seyrekliği..

Bu iki etki birleştiği zaman kolonlar deprem sırasında yapması gereken deformasyonu yapamadan maalesef yıkılıyorlar. Kolonları dıştan salgıladığımız zaman bu malzemeyle enine donatı eksikliğini gidererek kolonların büyük deformasyonlara ulaşabilmesini yıkılmadan sağlıyoruz. Bu da aslında yapının depremi ayakta atlatmasını sağlıyor. Karbon elyaf, çeşitli kullanım alanları olan yapıların sürekliliğini arttıran, özellikle kullanılan yapıların ayakta kalmasını sağlayan bir malzeme.”

‘Her binaya yapılmaz’

Prof. Dr. İlki, karbon elyafın sihirli bir değnek olmadığına dikkati çekerek, bu malzemenin her zaman ve durumda tüm yapılara uygun bir yöntem olmadığını dile getirdi..

Prof. Dr. Alper İlki:

“Karbon elyaf yönteminin uygulanmasına çok dikkat edilmesi gerekir.. Öncesinde binanın mevcut durumunun dikkatli şekilde incelenmesi, eksikliklerin, yetersizliklerin ortaya konması, bunlar içinde olası çözümlerin neler olduğunu araştırılması ve karbon elyaflı çözüm uygunsa bunun tasarlanması ve uygulanması gerekir. Hem projelendirme sürecinde hem uygulama sürecinde büyük dikkat ve özen ister. Konunun uzmanı kişilerce bu öncelendirmenin ve uygulamanın yapılması son derece önemli. Çünkü bugünlerde konunun ilgi çekmesi bu konuda bilgisi, tecrübesi olmayan kişinin bu alana kaymasına sebep olabilir..” 

Bu durumun 1999 öncesi inşaatlarında var olan gibi bazı yeni problemleri de ortaya çıkarabileceğini söylemeliyim..

İnsanlar güçlendirildiğini düşündüğü binalarda aslında hala riski yaşıyor olabilir. Olası hatalar üzerinde yıllarca araştırma ve işe yaradığı çok sayıda akademik çalışmayla dünyanın her yerinde gösterilmiş olan, bütün dünya hizmetlerine girmiş olan bir güçlenme yöntemine de duyulan güvenin de azalmasına sebep olabilir. O nedenle herkesin bu konuda çok dikkatli olması, işin uzmanları tarafından bu konunun yürütülmesi son derece önemli. Karbon elyaf her binaya yapılamaz. Zaten yöntemin hangi durumlarda uygulanabileceği, hangi elemanlarda kullanılabileceği deprem yönetmeliklerimizde yer alıyor. Dolayısıyla yöntemin işe yarayacağı, yetersizlikleri olan ve yönetmeliklerce tanımlanmış sınırların içinde olan yapılarda yine yönetmelikle tanımlandığı şekilde tasarlanarak uygulanabilir ama her yapıdaki deprem problemini çözecek anlamına gelmez..

Karbon elyafın rastgele yapılan yöntem olmadığını, binanın durumunun Deprem Yönetmeliğinin ilgili bölümüne göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtmeliyim. .

Bina büyüdükçe güçlendirme daha ekonomik hale geliyor..

Karbon elyaf doğru yapıda, doğru şekilde tasarlanıp uygulandığı zaman depremde yıkılma riski olan binaları ayakta tutabilecek bir yöntem. Önemli olan bunun doğru projelendirilip doğru uygulanması. 1999 öncesi yapılan İstanbul’da çok sayıda bina var. Bizim müdahale etmemiz gerekenler bu yapılar. Bunların kayda değer bir bölümünde bu yöntemin çözüm getirilebileceğini düşünüyoruz..” 

‘Dayanım sağlıyor, elastikiyet veriyor’

– Arel Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Fatih Altan:

“Karbon elyafın depremde kullanılan önemli güçlendirme yöntemlerinden birisi olduğunu söylemeliyim.. Bu binanın ayakta durmasını sağlıyor..

Betonarme gevrek malzeme olduğu için gevrek kırılma yapıyor. Biz bunu kolonlara genelde yatay taşıyıcılardan çok düşey taşıyıcılara sarmayı planlıyoruz. Düşey taşıyıcılarda karbon elyafı sardığımızda ‘sünek kırılma’ dediğimiz elastikiyet veriyor. Yani deprem hareketinde dayanım sağlıyor.” 

Binaların güçlendirilmesi için karbon fiberin (elyaf) tek başına çözüm olamayabileceği

Prof. Dr. Altan:

“Karbon fiber her binaya uygun olmayabilir. Buna dikkat etmek lazım. Belli kriterler olması lazım. Bir bina tek imalattır, hiçbir bina çift yapılmaz. Yani ikiz bina bile yapsan zeminin farklı olduğundan dolayı tek imalattır. O yüzden biz her binada çözümü ayrı ayrı düşünmekteyiz. Ayrı ayrı ele almaktayız. Bir binaya güçlendirme kararı verdiğimizde önce kendi statü projesini ele alırız, mimari projesini de önümüze koyarız. Tekrar o mevcut kolon kiriş ve taşıyıcılarını boyutlandırırız. Bunu yaparken o binaya ait hangi güçlendirme uygun ise onu uygularız. Eğer perde duvarda rijitlik bir eksiklik varsa perde duvar ekleriz. Bina güçlendirirken yanlış bir yöntem uygulanmamalı. Güçlendirme projesi temelden hatta zeminden başlar. Zeminden başlayarak çatıya kadar yapılmalı.”

Prof. Dr. Altan, 2000 yılı öncesi yapılarda etüt yapılmadığı için zeminlerin gevşek olduğundan güçlendirme yapılması gerekebileceğini dile getirdi.

– Zemin güçlendirildikten sonra temellerin radye temele çevrilmesi gerektiğine dikkati çeken Altan:

 “Ben, ‘İki tane kolonu karbon elyafla sardım, ben binamı güçlendirdim.’ demek doğru olmaz. Çatlayan kolonlara karbon elyaf yapıyorlar, bu olmaz. Bu şekilde güçlendirmeleri biz duyuyoruz. Bunlar güçlendirme değil. Uzman inşaat mühendisleri tarafından ve resmi ruhsatlı projelerle güçlendirme yapılmalıdır.” dedi.

‘Doğru değerlendirme ve ön tespit şart’

– Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) İnşaat Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Cem Yenidoğan:

“Yaşadıkları binanın depreme karşı dayanıklı olup olmadığı sorusu herkesin aklına geliyor..

Bu noktada güçlendirmeyle ilgili bazı tespitlerde bulunmamız gerekiyor. Önce binanın bir araba gibi hangi performans hedeflerini sağlayıp sağlamadığına bakmanız gerekiyor. Bu kapsamda da yenilikçe teknolojiler kullanılabilir.. 

Depremin ardından binaların güçlendirilmesi için karbon lifli polimerler (CFRP) gündeme geldi..

Karbon lifli polimer dediğimiz bu malzemenin güçlendirme için uygulanması oldukça pratik bir yöntem. ‘Karbon elyaf her binaya uygulanır mı?’ diye sorduğunuzda öncelikle doğru bir değerlendirme ve ön tespitin yapılması gerekmektedir. Bazen tek başına uygulandığı durumlar da olabilir. Fakat bazen ‘melez’ yani ‘hibrit’ yöntem dediğimiz farklı güçlendirme tekniklerinin parçası olarak uygulandığı durumlar da ortaya çıkabilmektedir. ‘Her binada uygulanır’ diye toptancı bir bakış açısı ile kesin bir şey söylememiz mümkün değildir. Bizlerin yerinde gerekli incelemeleri ve denetimleri yapmamız gerekmektedir..

Karbon elyafın metrekare fiyatı değişebiliyor.. İnsanların bu tür malzemenin sadece kolon veya kirişlerdeki eksikleri gidermek için kullanıldığı düşünülüyor..

CFRP yöntemi binaya ek ağırlık getirmediği ve yaklaşık olarak çeliğe göre 10 kata yakın fazla dayanıma sahip olduğu için çok büyük bir avantaj sağlayacaktır..

Güçlendirme yaparken genelde maliyet yüzde 25 ile 40 arasında değişen bir miktarın üzerindeyse bazen binayı yıkıp güçlendirme yöntemlerine yönelmeden direkt yeniden yapmanız da önerilebiliyor. Ama binanızın bulunduğu yer, o anki imar ve iskanla alakalı konulardan dolayı da güçlendirme bazen bir zorunluluk olabilir. Ama karbon elyafı her yere yapabilir misiniz? Buna kesin bir şey söylemek mümkün değildir. Bina bazlı bir değerlendirme yapmanız gerekiyor.”

Suputnik

Www.cafemedyam.com

🟢 DEPREMDE HASAR GÖREN BİNA GÜÇLENDİRİLMELİ Mİ, YENİDEN Mİ YAPILMALI?

YENİDEN YAPILMAYI BEKLEYEN YA DA GÜÇLENDİRİLMESİ GEREKEN YÜZBİNLERCE BİNA BULUNUYOR

Ahmet Ercan, güçlendirilen binaların çoğunun depremde yıkılacağını iddia etti. Cemal Gökçe, onarımla güçlendirilmenin karıştırıldığını belirtti.

AKP’li Jeofizik Mühendisi Ekşi:

“Güçlendirmenin doğru yapılmaması halinde binaya zarar verdiğini söylemeliyim.”

Deprem riskinin yaşandığı başta İstanbul olmak üzere pek çok şehirde yeniden yapılmayı bekleyen ya da güçlendirilmesi gereken yüzbinlerce bina bulunuyor..

İnşaat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Cemal Gökçe:

“İstanbul’da 2000 öncesinde yapılan binaların yüzde 70’inin ya yeniden yapılması ya da güçlendirilmesi gerekiyor.”

Binaların yeniden yapılmasının maliyeti nedeniyle özellikle mühendisler tarafından binaların güçlendirilmesine ağırlık verilmesi gerektiği farklı platformlarda dile getiriliyor.

Güçlendirmeye öncelik verilmesi gerektiğini savunanların başında da İnşaat Mühendisleri Odası geliyor.

Güçlendirme konusunda farklı görüşler var.

ahmetercan.jpg www.cafemedyam.com
Prof.Dr. Övgün Ahmer Ercan / Fotoğraf: AA

BİR TARAFI GÜÇLENDİRİRKEN ZAYIF OLDUĞU TARAFA DOĞRU YIKILIYOR

Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan:

“Olası bir depremde İstanbul’da, Avcılar’da özellikle daha önce güçlendirilmiş yapıların çoğu yıkılacak..

Güçlendirme sırasında binanın ağırlık ve denge merkezini değiştiriyorlar. Bir tarafı daha sağlam yapalım diye güçlendirirken zayıf olduğu tarafa doğru yıkılıyor. 1967 depreminde Adapazarı’nda olan depremde orta hasarlı yapılar güçlendirildi. 1999 Gölcük merkezli depremde Adapazarı’nda o yapıların hepsi yıkıldı.

Güçlendirme ancak bu işin uzmanları tarafından yapılırsa güvenirim. Güçlendirme ‘biz bu işi biliriz’ diyen ustabaşılar tarafından yapılıyor. Yapı statiğini bilmezler. Teknik üniversitelerde statik derse veren hocalar gözetiminde yapılırsa güvenirim..

Uzmanların yaptığı güçlendirme oranı toplam güçlendirmelerin içinde yüzde 5-10’u geçmez. Güçlendirme para kazanma kaynağına döndü inşaatçılar, müteahhitler arasında.”

cemalgökçe.jpg www.cafemedyam.com
Cemal Gökçe / Fotoğraf: Independent Türkçe

“GÜÇLENDİRME AHMET ERCAN’IN KONUSU DEĞİL

–  İnşaat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Cemal Gökçe:

“Bu güçlendirme konusu Ahmet Ercan’ın konusu değil. Yaygara, spekülasyon yapıyor. Güçlendirmenin nasıl olacağına inşaat mühendisleri karar verir..

Elbette ki Mustafa kalfa tarafından yapılan güçlendirme doğru bir güçlendirme değil. Güçlendirmeden bahsederken önce diyoruz ki binaların bir envanteri çıkarılsın. Hangisinin yeniden yapılacağına hangisinin güçlendirileceğine karar verilsin..

Bugün mühendislik bilimi deprem yönetmeliğine uygun olarak her yapının güçlendirilmesine izin veriyor. Sen bir binanın yeniden yapılmasının ekonomik maliyetine katlanabiliyor isen sorun yok. Ancak güçlendirmenin maliyeti bir binanın yeniden inşa edilmesinin maliyetini yüzde 40-50’den fazla geçmiyorsa o yapıyı güçlendirmek doğrusu… Sonuçta en az yüzde 50 kaynağı tasarruf etmiş oluyorsun. O hepimizin, ülkemizin parası.”

‘ONARIMLA GÜÇLENDİRME KARIŞTIRILIYOR’

Gökçe, kendilerinin “Git binayı Mustafa kalfaya güçlendir” demediklerini belirterek:

“Orada yapılan güçlendirme değil, sadece onarımdır. Türkiye’de güçlendirme ile onarım birbirine karıştırılıyor. Dolayısıyla öyle laflar zımni olarak tırnak içinde yapılarınızı güçlendirme demektir.” 

binagüçlendirme.jpg www.cafemedyam.com
Fotoğraf: emlakdream.com

Gökçe’ye göre bina güçlendirmeleri profesyonel inşaat mühendislerince yapılması gerekiyor

‘BÖYLE GİDERSE ÜLKEMİZDE KUM, ÇAKIL KALMAYACAK

Güçlendirme işleminin ancak işin uzmanı inşaat mühendisleri tarafından ve deprem yönetmeliğine uygun olarak yapılabileceğini söyleyen Gökçe:

“Güçlendirme dünyada ve bizim ülkemizde kullanılan bir bilimdir. Dışlamamak lazım. Çünkü sen o zaman binayı yeniden tümden yapmak zorunda kalıyorsun. Ekonomik durumu kısıtlı olan insanlar neden binayı tümden yıkıp yeniden yapsın. Ülkemiz de böyle giderse kum, çakıl kalmayacak. Dolayısıyla güçlendirme önemlidir.”

‘GERÇEK ANLAMDA GÜÇLENDİRİLEN BİNA ORANI YÜZDE 1

Gökçe, Ercan’ın güçlendirme ile verdiği rakamların doğru olmadığını öne sürerek Türkiye’de gerçek anlamda güçlendirilen bina oranının yüzde 1’i geçmediğini ifade etti.

Gökçe:

“Rakamlar böyle iken güçlendirme iyi değildir, nasıl diyoruz?” 

‘GÜÇLENDİRİLEN KAYMAKAMLIK BİNASI YIKILMADI ‘

– Cemal Gökçe:

“1967’de hükümet konağı güçlendirdi. 1999 depreminde ayakta kalan nadir yapılardan biriydi. Söylediği diğer yapılar güçlendirme değil ki. Dökülen sıvaların boyaların yeniden yapılmasıdır. Ayrıca 1967’deki güçlendirme teknikleriyle şimdi de ki mühendislik ve teknoloji bir mi?”

kadem.jpg
Kadem Ekşi / Fotoğraf: Independent Türkçe

‘GÜÇLENDİRME DOĞRU YAPILMAZSA BİNAYA ZARAR VERİYOR’

İBB AKP Meclis Grubu Üyesi ve Jeofizik Mühendisi Kadem Ekşi:

“Ahmet Ercan bu konuda haklı. Güçlendirme doğru yapılmazsa binaya zarar veriyor. Binayı yapalım derken binayı daha da örseliyorlar.”

‘GÜVENLİ YAPABİLECEK YETKİNLİKTE PROFESYONEL KADRO YOK ORTADA’

Kadem Ekşi:

“Maalesef güçlendirmelerin çoğu deprem yönetmeliğine uygun yapılmıyor..

Piyasada kara düzen yapılıyor bu işler. Bir kalfa marifetiyle, ciddi bir mühendislik hesabı olmadan  yapının performansı, dinamik etkisi ve davranışları dikkat alınmadan güçlendirme olmaz. Temelden çatıya kadar binanın ciddi bir analize tabi tutulması ve yönetmeliğe uygun yapılması lazım ama yapılmıyor. Tabii ki bu işte iyi olan mühendislerimiz var ama bunu pratikte güvenli olarak yapabilecek yetkinlikte profesyonel bir kadro yok ortada.”

‘BİNALAR YENİDEN YAPILMALI’

Ekşi bundan dolayı riskli binaların enkaz olarak yerinde bırakılması yerine yeni baştan yapılmasının daha sağlıklı bir geleceğe imkan vereceğini söyledi.

© The Independentturkis / Ali Kemal Erdem

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top
%d blogcu bunu beğendi: