GÜNDEM

HABLEMİTOĞLU SUİKASTI: ABD NE İSTERSE YAPACAĞIZ

“Abdullah Gül’e ‘Sen kimlerle toplantı yaptın?’ dedim. ‘Alan Makovsky ve Henri Barkey ile görüştüm’ dedi.. Bu kişilerle görüştüğünü kabul etti ancak içeriğinden bahsetmedi..”

İÇİNDEKİLER

🌐 CEVHERİ GÜVEN: HABLEMİTOĞLU DOSYASINDAN DELİLLERİ YOK EDEN/KARARTAN EKİP..!

🌐 ESKİ GENELKURMAY İSTİHBARAT DAİRE BAŞKANI İSMAİL HAKKI PEKİN: “YAŞAR BÜYÜKANIT, LEVENT GÖKTAŞ’I PASİF GÖREVE ALDIRMIŞTI” ..!
✳ Eski Genelkurmay İstihbarat Başkanı, emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin, görevde olduğu sırada dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Yaşar Büyükanıt’ın “Levent Göktaş’ı pasif göreve aldırdığını” açıkladı..!
  • İsmail Hakkı Pekin:

“Epey kirlenmiş bir durum var bunun açığa çıkması gerekiyor, Levent Göktaş ‘Konuşursam tuğla çekilir’ demiş. Yani bir tuğla çekildiği zaman açığa çıkar, çekilmesi lazım..”

✳ “BANA ‘LEVENT GÖKTAŞ’I ÖZEL KUVVETLER’DEN ALIN’ DENDİ” ..!
  • Geçmişte Genelkurmay Başkanlığı’nda İstihbarat ve Personel başkanlığı da yapmış olan Emekli Korgenaral İsmail Hakkı Pekin:

“Öncelikle şunu söyleyeyim Levent Göktaş, yetenekli birisi, faaliyetlerine görevlerine baktığımız zaman önemli başarılara imza atmış birisi ama övülmekten hoşlanan aynı zamanda, etrafında efsanevi hikayelerin yaratıldığı onun da hoşuna gittiğini gördüğümüz bir isim..

Genelkurmay Personel Dairesi Başkanı’yken 2003 yılında, Özel Kuvvetler Genelkurmay İkinci Başkanına bağladır, o zaman da Yaşar Büyükanıt İkinci Başkandı. Bana ‘Levent Göktaş’ı Özel Kuvvetler’den alın ve başka pasif bir birliğe verin’ dedi. Biz de başka birime verdik..

Büyükanıt o sene Birinci Ordu komutanı oldu. Askeri Şuradan sonra o gidince Genelkurmay İkinci Başkanlığı’na İlker Başbuğ geldi ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na da Aytaç Yalman geldi..

Bir gün Levent’i Aytaç Yalman’ın yanına girerken gördük. Beni çağırdı ve ‘Levent’i tekrar Özel Kuvvetler’e tayin edin’ dedi. O zaman ‘İkinci Başkan istemişti’ dedim. O da ‘Özel Kuvvetler’de aktif bir yere değil de daha pasif bir yere tayin edin’ dedi. Öğretim görevliliğine aktardık..

Arkasından İkinci Başkan İlker Paşa bir-bir buçuk ay sonra ‘Levent’in tayinini kim yaptırdı?’ diye sordu. Anlattım, ‘peki tamam’ dedi. Sonra anlıyorum ki, Büyükanıt, İlker Paşayı aramış ‘Onu niye aldın?’ gibi laflar söylemiş..”

✳ “BÜYÜKANIT’IN İLK İŞİ GÖREVDEN ALMAK OLDU”
  • İsmail Hakkı Pekin:

“Büyükanıt, 2004 yılında Kara Kuvvetleri Komutanı oldu. İlk işi de Levent’i o görevden almak oldu. Özel Kuvvetler’deki öğrenim başkanlığı görevinden alınınca Levent de istifa etti ve emekli oldu. Avukatlığa başladı. Hatta yanında da daha sonra onla beraber cezaevine giren iki kişi daha vardı. Biri Serdar Öztürk, biri daha vardı. Daha sonra o da onun avukatlığını yaptı. Sonrasını takip etmedim..”

🌐 “MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI’NDA GEREKLİ BİLGİ VAR” ..!
  • İsmail Hakkı Pekin:

“£2006’da Genelkurmay Karargahı’na İstihbarat Daire Başkanı olarak geldim. Orda evrakların arasında Levent ile ilgili birtakım değerlendirmeler gördüm. O değerlendirmeler neyle ilgiliydi ondan bahsetmeyeceğim ama Genelkurmay Başkanlığı Levent’le ilgili, Milli İstihbarat Teşkilatı’na bir yazı yazmış, o yazıda diyor ki, ‘Bu adamı takip edin, bu adamın yaptığı faaliyetleri vesaire bize bildirin.’ Onlar da özellikle Kazakistan ve Türkmenistan’daki faaliyetlerini bildirmişler. Belki hala duruyordur. Milli İstihbarat Teşkilatı’nda gerekli bilgi vardır..”

✳ “AYNI SUÇTAN YARGILANDIK” ..!
  • İsmail Hakkı Pekin:

“Daha sonra Levent’i cezaevinde gördüm. Aynı suçtan yargılandık. Biz, ‘internet andıcı’ davasından yargılanırken, Ergenekon torbasında beraberdik. Gerçekten orda anlatıldığı gibi namazını kılar, Arapça biliyor, Kuran’ı tercüme eder. Bir ara Haberal ile beraber aynı yerde kaldılar. Kendisine o zaman sormuştum, ‘Niye cezaevine girdin, ne alakan var?’ gibilerden, cevap vermedi..”

🌐 “ARABULUCULUK FAALİYETLERİNE BULAŞMIŞ” ..!
  • İsmail Hakkı Pekin:

“İnan Kıraç’ın Korkmaz’dan aktardığı 55-60 milyar bir para var, Levent’in hesabına geçen hisseler var. Burada da Levent’in iki tane ofisi var. Avukatlık yaparken çok farklı şeylerle irtibatlı, avukatlık yaparken bir takım iş bitirici faaliyetlerde bulunmuş, arabuluculuk faaliyetleri, belki alacak verecek arasında birtakım faaliyetlere bulaştığını görüyoruz..”

✳ “LEVENT BU İŞİ TEK BAŞINA YAPMADI” ..!
  • İsmail Hakkı Pekin:

“Özel Kuvvetler içinde belli bir seviyeye ulaştığınızda, birtakım insanlar özel kuvvetlerdeki yetenekli insanlardan faydalanmak isteyebilir. Maalesef Özel Kuvvetler’de görev yaparken, bazı Özel Kuvvetler çalışanlarının petrol işiyle, silah işiyle uğraşan kişilerle Kuzey Irak’ta; Suriye’de Kazakistan’da, diğer yerlerde işbirliği içinde oldukları açık..

Bunları Milli İstihbarat Teşkilatı biliyor. Kimin kimle görüştüğünü ne yaptığını ortaya çıkartır. Levent konusunda da bu ve buna benzer bir şeyler olabilir, diye düşünüyorum..

Bizzat gözümle görmedim ama cezaevinden çıkıyor ofisler açıyorsun, saraya yakınlığından birilerini tanıdığından bahsediyorsun gelene gidene… Bunlar hep duyduğumuz şeyler..

Levent’in bu işi tek başına yapacağını sanmıyorum, başka birileri de var. Yakalanan Nuri’nin (Gökhan Bozkır) 7 sayfalık ifadesi var. O ifade de nedir ne değildir var. Burada söyleyemem. Başkaları da var..”

🌐 “HEDEF ÖZEL KUVVETLER” ..!
  • İsmail Hakkı Pekin:

“Bana göre bu durum niye çıktı, son dakikaya kadar neden beklendi? Zaman aşımına 3 ay kalmış, zamanlama açısından, hedef Özel Kuvvetler diye düşünüyorum. Suriye’de ve Irak’ta başarılı olan Özel Kuvvetler’in karalanmak istendiğini, tasfiyesinin istendiğini düşünüyorum..

Özel Kuvvetler’in özel önlemlere ihtiyacı var. Kirli bir yapı ortaya çıkıyor, kirli yapıyı önlemek için oraya çok etkili insanları tayin etmeniz lazım. 2002’den itibaren bakıyoruz atamalar uygun değil. Bir terslik var. Orayı bilmeyen birileri atanmış..

Ondan öncesinde de iki kişi var. İsmini vermeyeceğim ama onlar vasıtasıyla Özel Kuvvetler şucu bucu diye ikiye ayrılmış. Herkesin bir grubu oluşmuş. Dolayısıyla kontrol elden kaçmış. Önemli yerlerde görev yaparken, oraya ticaret yapan kişilerle tanışmışlar, beraber olmuşlar, devletin verdiği görevleri yaparken bir miktar kendilerine de çalışmışlar.. Dolayısıyla kanunsuz işlere girişmişler, bir kısmı. Özel Kuvvetler’in yüzde 95’ini tenzih ederek söylüyorum. Ama bir kısmı böyle. Saddam konusu çıkmış, ‘paletlerle paraların Adana-Mersin’e aktarıldığı’ dedikodular oluşmuş. Bütün bunlara bakmak lazım, incelemesi gerekiyor..”

🌐 “TUĞLA ÇEKİLSİN” ..!
  • İsmail Hakkı Pekin:

“Epey kirlenmiş bir durum var bunun açığa çıkması gerekiyor, Levent Göktaş ‘Konuşursam tuğla çekilir’ demiş. Yani bir tuğla çekildiği zaman açığa çıkar, çekilmesi lazım..”

🌐 GÖKTAŞ’IN AVUKATI HÜSEYİN ERSÖZ: LEVENT GÖKTAŞ ADINA AÇILAN HESAPLAR GERÇEK DIŞI ..!
✳ Levent Göktaş adına açılan hesap tartışma yarattı: Avukatı son noktayı koydu ..!

– Necip Hablemitoğlu suikastının firari şüphelisi emekli Albay Levent Göktaş adıyla açılan sosyal medya hesabından yapılan paylaşımlar tartışma yaratmıştı.. Göktaş’ın avukatı Hüseyin Ersöz, Levent Göktaş adına açılan hesapların gerçek dışı olduğunu söyledi..

✳ “GÖKTAŞ ADINA AÇILAN HESAP GERÇEK DIŞI” ..!
  • Göktaş’ın avukatı Hüseyin Ersöz:

 “Bu sosyal medya hesaplarının gerçek dışı şekilde gündem oluşturmak için yayınlanan videolar ve kurgulanan diyalogların da müvekkilimizin üslubu ve kişilik özellikleriyle taban tabana zıt olduğunu ifade etmek isteriz..

Müvekkilimiz hakkında adli süreç devam etmektedir. Kendisi hakkında yapılan adli işlemlerden basında yer alan yayınlardan haberdar olmuş bulunmaktayız. Kısıtlama kararı bulunan soruşturma dosyasına ilişkin bilgimiz basında yer alan bu bilgilerle sınırlıdır. Kamuoyuna yansıyan bilgi kirliliğine benzer dezenformasyon yöntemlerine sıklıklar başvurulduğu için itibar etmiyoruz..

Ailesinin takdiri ile bu süreçte müvekkilimiz Mustafa Levent Göktaş’ı ve kızlarını bizlerin temsil ettiğimizi, ailesi ve avukatları tarafından yapılanlar dışında açıklamalara itibar edilmemesini rica ederiz..

Levent Göktaş’ın Ailesinin de bilgisi dahilinde, 23 Temmuz, Cumartesi günü söz konusu sahte hesapların kapatılmasına dair bir online başvuru yapılmıştır. Ancak şu zaman kadar bu konuyla ilgili bir ilerleme kaydedilememiştir. Adli süreç ise bugün başlatılacaktır..” 

https://twitter.com/ersozhuseyin/status/1551472363740577792?t=orF-OpRBgd4jIWDXtPbC2w&s=19
🌐 LEVENT GÖKTAŞ OLDUĞU İLERİ SÜRÜLEN KİŞİ BELGELERİ İLE AÇIKLAMA YAPACAĞINI DUYURMUŞTU ..!
✳ Hablemitoğlu cinayeti zanlısı Levent Göktaş adına açılan hesaptan yeni paylaşım: Yarın videolu bir şekilde açıklayacağım; devlet denilen aygıtı başınıza geçiririm ..!
Hablemitoğlu cinayeti zanlısı Levent Göktaş adına açılan hesaptan yeni paylaşım: Yarın videolu bir şekilde açıklayacağım; devlet denilen aygıtı başınıza geçiririm!

Necip Hablemitoğlu cinayeti ile ilgili, hakkında gözaltı kararı verildikten sonra kayıplara karışan eski Ö.K.K’cı emekli Albay Göktaş adına Twitter’da yeni hesap açılmıştı..

Göktaş olduğu ileri sürülen kişi belgeleri ile açıklama yapmaya bu akşam başlayacağını ve yarından itibaren de video çekeceğini duyurmuştu..

Akşam saatlerinde aynı hesaptan yeni paylaşımlarda bulunuldu. Hesabın Göktaş’a ait olduğunu teyit edecek herhangi bir bilgi paylaşılmayan tweetlerde şu ifadeler kullanıldı..

✳ “Beni kullanıp bir kenara atanlar kabusunuz olacağım” ..!

“Herkese iyi akşamlar. Güven Sorunu olmaması için herhangi bir şüphe olmaması için belgeleri de yarın videolu bir şekilde açıklayacağım. Daha doğru olacağını düşünüyorum. Ayrıca Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmadım. Kendimi Harp Okulundan mezun olmuş Teğmen gibi hissediyorum.

Yarından itibaren videolu anlatımlarım olacak. Net söylüyorum bazıları bu gece uyku uyumasın. Gerçek neymiş yarın görüşeceğiz. Beni Yere göğe sığdıramayıp dar zamanda yanımda olmayanlar k**** kursağında büyüyenler görüşeceğiz. Beni kullanıp bir kenara atanlar kabusunuz olacağım.

🌐 “BENİ SEDAT PEKER İLE KARIŞTIRMAYIN!” ..!

Siz korunaklı konaklarda kalırken ben sırt çantası ile orada burada geziyordum. K**** kursağında büyüyenler uyumayın lan uyumayın o tuğlayı Yarın çekiyorum. Altta kalanın canı çıksın!

Ve şunu aklınızdan çıkarmayın beni Sedat Peker ile karıştırmayın! Devlet denilen aygıtı başınıza geçiririm! Ben yanarsam Siz de yanarsınız net!”

✳ emekli Albay Levent Göktaş adına açılan sosyal medya hesabından yapılan açıklamalara Sedat Peker cephesinden yanıt gecikmedi ..!

✅ Sedat Peker’in basın danışmanı olarak bilinen Emre Olur’un hesabından şu paylaşım yapıldı:

1-) Biraz önce @halktvcomtr’yi seyrederken Levent Göktaş’a ait olduğu söylenen bir açıklamadan bahsediyorlardı. Orda bir kelime canımı sıktı “Beni Sedat Peker’e benzetmeyin devleti başınıza yıkarım” demiş. Levent abi eğer bu sözü sen söylemediysen şimdi söyleyeceklerimden…

2-) …dolayı kusura bakma. Beni Sedat Peker’le karıştırmayın demek ne demek ? Kimsin lan sen yavşak, Ankara’ya geldiğimde görüşmelerimizde yarım metre arkamdan yürüdüğün gerçekliği ortadayken beni Sedat Peker’le karıştırmayın demek ne demek ? Benim ilgi alanımda…

3-) …değildin. Ancak emin ol şimdi radarıma girdin. Yaşar Baba vasıtasıyla bana teklif ettiğin para ile ortadan adam kaldırma tekliflerini de seçimlere 2 ay kala çekeceğim videolarda da konuşacağız. Kimsin lan sen beni Sedat Peker ile karıştırmayın diyorsun?

4-) Ulan tüm dünya öğrendi de sen öğrenemedin mi? Dostlarımla eşit olmayı kabul ederim üstünlük taslamam ancak kimsenin beni küçültmesine izin vermem.Kibrit kutusuna girmeye hazır ol. Seni de kibrit kutusuna sokacam. SÖZ NAMUS GÖRECEKSİN. Zekaya saygı duymayı sen de öğreneceksin”

NE OLMUŞTU?
🌐 HER ŞEYİ BELGELERİYLE AÇIKLAYACAĞIM ..!
  • Necip Hablemitoğlu suikastının kritik isimlerinden biri olan firari emekli Albay Levent Göktaş:

“Her şeyi belgeleriyle açıklayacağım. Akşam 22.00’ı bekleyin..”

  • Göktaş’ın avukatı Celal Ülgen:

“Bir açıklama yapmasını bekliyordum. Paylaşımlardan anlayacağız..”

✅ 2002 yılında suikast sonucu öldürülen akademisyen Necip Hablemitoğlu’nun suikastındaki sır perdesi, üzerinden yıllar geçmesine rağmen hala aralanamadı..

– Hablemitoğlu’nun katil zanlısı Gökhan Nuri Bozkır, 27 Ocak 2022 tarihinde Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından Türkiye’ye getirilmişti..

– Hakkında yakalama kararı bulunan emekli Albay Levent Göktaş, suikastın planlayıcısı olmakla suçlanıyor..

✳ HEPSİNİ YAVAŞ YAVAŞ AÇIKLAYACAĞIM ..!

✅ Levent Göktaş’a ait olduğu henüz doğrulanamayan hesap, her şeyi belgeleriyle açıklayacağını söylediği bir paylaşım yaptı. O paylaşımlar şu şekilde:

“1-1959 yılında Niksar’da doğdum. 1980 yılında Kara Harp okulundan mezun oldum. 1995 yılında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldum. 25 yıl TSK Özel Kuvvetlerde tim, tabur ve alay komutanlığı yaptım. 2005 yılında kıdemli albay rütbesinden emekli oldum..

2- 1992 yılında Azerbaycan, 1998-2001 yıllarında Suriye, 2000 yıllarında Kırgızistan’da ve 1993 ve 1997 yıllarında Irak’ta görev gereği bulundum. Çalışkan ve başarılı bir subaydım. Kırgın olduğum silah arkadaşlarım var. Kullanıldığım durumlar oldu. Hepsini yavaş yavaş açıklayacağım..

3-Bu akşam saat 22.00’da her şeyi belgeleri ile açıklamaya başlıyorum. Yarından itibaren video çekmeye de başlayacağım..”

  • Ardından cezaevinde çekilmiş bir fotoğrafını paylaşarak, şunları not düştü:

“Ben oraya bir kere girdim! ikinci kere girmeyeceğim! Oraya girmesi gerekenler girecek! beni kullananlar girecek! Akşam 22.00’de buluşmak üzere. Saygılarımla…”

GÖKTAŞ’IN AVUKATINDAN AÇIKLAMA ..!
  • Levent Göktaş’ın avukatı Celal Ülgen:

 “Levent Göktaş benimle iletişim kuramıyor. İletişim kurduğu anda dinlemeye takılacağını biliyor. Fakat Levent Göktaş’ın bir açıklama yapmasını bekliyordum. Onun adına açılan sosyal medya hesabından bugün yapılan paylaşımlara bakarak Göktaş’a ait olup olmadığını anlayacağız. Yarından itibaren de video çekeceğini ifade etmiş..” 

🌐 HABLEMİTOĞLU CİNAYETİ ZANLISI GÖKTAŞ, ALTI HAFTADIR NEDEN YAKALAN(A)MIYOR ..!?
✳ İfadelerde geçen bakan kim? Cinayetin yeni ipuçları…

✅ Göktaş, soruşturmanın son aşamasındaki gözaltı kararlarının polisçe yakalamaya dönüştürüldüğü gün aniden kayıplara karıştı ..

– Zaman aşımına aylar kala yaşanan gelişmeler, Necip Hablemitoğlu  cinayetini yeniden gündeme taşıdı.. 

AKP iktidarının göreve gelmesinden hemen sonra 18 Aralık 2002 akşamı evinin önünde öldürülen Hablemitoğlu’yla ilgili suikast soruşturması çerçevesinde geçen haziranda yeni gözaltılar gerçekleşti.. 

✅ Dosyayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kimisi emekli, bazıları da halen görevde olan Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) personelinin de aralarında olduğu bir grup şüpheli hakkında yakalama kararı verdi.. 

– Yeni gözaltı listesindeki isimler yakalandılar, bir kişi hariç: Emekli Albay Mustafa Levent Göktaş.. 

✅ Göktaş, bilindiği gibi TSK’nın önemli birliklerinden Özel Kuvvetler Komutanlığı bünyesinde görev yapmış emekli bir subay.

Ayrıca, Abdullah Öcalan‘ın Türkiye’ye getirilmesinden, MİT Başkanlığına yapılacak atamada adının geçmesine; Hablemitoğlu cinayetinden iş insanı Sezgin Baran Korkmaz‘la iş insanı İnan Kıraç arasındaki ticari sorunu giderilmesine kadar farklı süreçlerin içinde yer alan bir isim..

Dosyayla ilgili kamuoyuna yansıyanlara bakılırsa – ki bu bilgiler soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yalanlanmadı – Göktaş, cinayetin kilit isimlerinden..

Buna karşın soruşturmanın son aşamasındaki gözaltı kararlarının polisçe yakalamaya dönüştürüldüğü gün aniden kayıplara karıştı. 

Altı haftadır firarda! 

Göktaş’ın operasyonla ilgili “son dakika bilgisi” alarak kayıplara karıştığını söylemek yanlış olmaz.

Yaşananlarda “köstebek kuşkusu” olduğunu, yani Göktaş’a “içeriden haber verildiği” şüphesini ve beraberinde bazı soruları 18 Haziran’daki Büyüteç‘te konu etmiştim. 

🌐 TAKİPTEKİ ŞÜPHELİ GÖKTAŞ NASIL KAÇTI ..!?

Soruşturmanın son aşamasındaki süreç şöyle yaşandı:

Soruşturmanın son aşamasındaki süreç şöyle yaşandı:

Savcılık, yaptığı ön hazırlık sonrasında 8 Haziran günü aralarında Göktaş’ın da yer aldığı bir grup yeni şüpheli için Ankara Emniyeti’ne gözaltı talimatı verdi. 

Tabii burada bir noktayı açıklamak yaşananların anlaşılmasına fayda sağlayacak:

Adli kolluk, savcının gözaltı talimatı verdiği gün itibarıyla şüpheliler hakkında çalışma yapmaya başlamaz. Savcılık koordinesinde adli kolluk birimlerinin eş güdümlü çalışmalar yürüttüğü ön hazırlık aşamasında şüphelilere yönelik teknik / fiziki takipler yürütülür. 

Alınan “anlık” bilgiler analiz edilir. Teknik ya da fiziki takipler devam eder. Şüphelilerin yer tespiti yapılır, hareketleri anı anına izlenir. Eşgüdümlü çalışmalar son aşamasına geldiğinde savcılık talimatıyla harekete geçen adli kolluk birimleri – bu soruşturmada polis birimleri görevli – şüpheli veya şüphelileri eliyle koymuş gibi yakalar. 

Genelde çalışma sistemi böyle ilerler. 

Tabii içeriden dışarıya yani hakkında gözaltı talimatı olan hedef kişiye bilgi aktarılmazsa!

Tıpkı Göktaş’la ilgili yaşananlarda olduğu gibi, önemli soruşturmalarda şüpheli veya şüphelilerin son anda kayıplara karışmasında çoğunlukla “köstebek”ten bilgi edinilmesi konusu yaşanıyor günümüzde. 

İşte Göktaş’la ilgili gözaltı talimatını alan polis birimleri, zaten bir süredir izledikleri emekli TSK mensubunu yakalamak için düğmeye bastı.

Ankara Emniyeti, son saatlerinde İstanbul’da bulunduğu tespit edilen Göktaş’ın yakalaması için savcılık talimatını İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne gönderdi. 

Bu arada, Göktaş’ın kullandığı cep telefonu sinyalleri anı anına takip edildi. Hedef kişinin cep telefonu Sarıyer’de bir adreste sinyal verdi. Bu adres, zaten polisin bildiği adresti. 

Sabah erken saatlerde bir site içinde yer alan daireye giden polisler, bilinen adreste Göktaş’ı bulamadı. Sonradan anlaşıldı ki; Göktaş aynı site içinde kaydı gözükmeyen başka bir dairede yaşıyordu.

Polis operasyonunu haber alan Göktaş, sitedeki diğer asansörü kullanarak kayıplara karışmayı başardı.

Polis, İstanbul’da elinden kaçırdığı Göktaş’ı takibe devam etti. Antalya’da izi bulundu. MOBESE kameralarına yakalandı. 

Birkaç gün Antalya’da kaldı. Burada tanıdıkları aracılığıyla altı aylık süre için villa bile kiraladı.

Sonrasında polisin takibinden kurtulmak amacıyla Antalya’dan iki taksi tutarak yeniden İstanbul’a geldi. 

Geceyi yakın tanıdığı bir kişinin evinde geçirdi. Ertesi gün daha önce avukatlığını yaptığı iş insanı İnan Kıraç’a ait Kıraça Holding binasına girdi. Ve sonrasında izini tamamen kaybettirdi. 

Savcılık, Göktaş’ın son görüldüğü yer olan Kıraça Holding binasında arama yaptırdı ama olumlu sonuç alamadı.

Bu süreç yaklaşık on gün devam etti. Sonrasında savcılık ve polisin elinde Göktaşın son durumu hakkında taze bilgi mevcut değil. Muhtemel ki takip işleri askıya alındı. 

Kimi yakalanıyor, kimi kaçıyor ..!

Aslına bakarsanız, aranan bir kişiyi ya da kişileri yakalamak için devletin elinde halen tüm imkanlar mevcut. 

Bunu bir örnekle aktarayım. 

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 18 Temmuz günü kişisel sosyal medya hesabından Diyarbakır’daki bir operasyonla ilgili mesaj yayımladı. 

Soylu, mesajında; “Uzun zamandır peşindeydik. Emniyet İstihbarat ve Diyarbakır Emniyeti’nin başarılı operasyonuyla birlikte Jandarma’nın son vuruşu. Birçok olayın faili kırmızı bültenle aranan turuncu kategorideki Azat Kendal kod Necati Utku Kiraz ve bir terörist etkisiz. Elinize sağlık kahramanlar” diye yazdı. 

Belli ki, bu mesajı yazan İçişleri Bakanı’nın sorumluluğundaki ülkenin iki büyük güvenlik teşkilatı böylesine önemli bir ismi etkisiz hâle getirmek için büyük çaba harcamış.

Buna karşın; aynı Emniyet İstihbarat’ın yanı sıra Ankara ve İstanbul Emniyeti Hablemitoğlu dosyasının firarisi Göktaş ile Sarallar grubunun lideri Alaaddin (İlyas) Saral’ı – kaldı ki başka örnekler de yok değil – nasıl oluyor da elinden kaçırıyor, veya yakalayamıyor. 

İktidarının henüz ilk günlerinde AKP’ye “hoş geldin” anlamı taşıyan bu cinayetin en önemli zanlısının elden kaçırılmasında ve aradan geçen zaman içinde yakalanamamasında bir tuhaflık yok mu sizce de?

Sanki gizli bir el Göktaş’ı koruyor.

✳ İfadelerde geçen bakan kim ..!?

Bu arada yeni bir bilgi daha aktarayım. 

Emniyet kaynaklarından edindiğim bilgiye göre, soruşturma dosyasında ifade veren şüphelilerden birkaçı anlatımlarında halen görevde olan bir kabine üyesinin varlığından söz etti. 

Savcılığın bu konuda özel bir çalışma yürüttüğünü aynı kaynaklardan öğrendim. 

Bakalım savcılık bu konuyu gün ışığına çıkarabilecek mi?

Başka bir cinayetin ipucuna ulaşıldı ..!

Ayrıca önemli bir gelişmeyi daha aktarayım. 

Savcılık ve polis, Hablemitoğlu soruşturmasını yürütürken, geçmiş yıllarda işlenen ve kamuoyunda ses getiren başka bir cinayetin de ipuçlarına ulaştı. 

Hablemitoğlu suikastında adı geçen şüphelilerin bağlantılarının bulunduğu ifade edilen ve yeni ipuçları elde edilen olayla ilgili fazla bilgi aktaramayacağım maalesef. 

Şimdilik bu kadarını yazıyorum. Sadece; kışa doğru yeni gelişmeler yaşanacağını kayda düşeyim. 

T24//Tolga Şardan

🌐 NECİP HABLEMİTOĞLU SUİKASTI SORUŞTURMASINDA ABDULLAH GÜL’ÜN İFADELERİ YER ALDI ..!
✳ Katledilen Cumhuriyet aydını Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu suikastı soruşturması ..!

– 2002’de katledilen Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu suikastı soruşturmasının 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yeniden canlanmasıyla dosyaya giren üç ifade, yeniden gündeme geldi..

✅ Eski Sağlık Bakanı Halil Şıvgın, eski AKP milletvekili Ramazan Toprak ve FETÖ’den hükümlü Enver Altaylı’nın ifadelerinde, “Altaylı-Hablemitoğlu karşılaşması”, “Necip Hablemitoğlu-Abdullah Gül görüşmesi” ve FETÖ’nün iki numaralı ismi olarak nitelendirilen Mustafa Özcan ile Hablemitoğlu’nun görüştüğü iddiası öne çıktı..

FETÖ elebaşı Fethullah Gülen ve Alman vakıflarına yönelik çalışmalarını yürütürken 18 Aralık 2002’de uğradığı suikast sonucu katledilen Doç. Dr. Hablemitoğlu suikastının zanlılarından olan ve kırmızı bültenle aranan Nuri Gökhan Bozkır, Ukrayna’da yakalanarak Türkiye’ye getirildi ve şubat ayında tutuklandı..

– Nuri Gökhan Bozkır’ın ardından genişletilen soruşturmada, FETÖ’nün Ergenekon kumpası kapsamı yargılanan emekli Albay Mustafa Levent Göktaş halen aranıyor..

✳ 15 Temmuz darbe girişiminin ardından raftan indirilen dosyaya, 11-21 Ekim 2016’da eklenen üç tanık ifadesi ise yeniden tartışılmaya başlandı..

– Bu ifadelerde, Enver Altaylı-Hablemitoğlu karşılaşması, Hablemitoğlu-Gül görüşmesi ve Özcan ile Hablemitoğlu’nun görüştüğü iddiası öne çıktı..

🌐 AMERİKA NE İSTERSE YAPACAĞIZ ..!

11 Ekim 2016’da ifade veren eski Sağlık Bakanı Halil Şıvgın, 2002’de, eski AKP milletvekili Ramazan Toprak ve Hablemitoğlu’yla ofisinde görüştüğünü anlattı..

Görüşmenin ardından ofise, Altaylı’nın geldiğini aktaran Şıvgın, bu sırada Hablemitoğlu ve Altaylı’nın karşılaştıklarına işaret ederek, “Altaylı, ‘Kim bunlar?’ dedi. Ben de kim olduklarını anlattım” dedi..

Şıvgın, Altaylı’nın o gün Hablemitoğlu’nun çalışmaları için “Ivır zıvır” dediğini de belirtti..

2002’nin yaz aylarında kendisinin, Toprak, Hablemitoğlu ve eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün dahil olduğu bir görüşme gerçekleştiğini de söyleyen Şıvgın, olayı şöyle anlattı..

  • Eski Sağlık Bakanı Halil Şıvgın:

“Hablemitoğlu, Abdullah Gül’e, ‘Amerika’da bir lobi toplantısında ‘Bizi iktidara getiren Amerika ne isterse onu yapacağız’ demişsiniz’ diye bir açıklamada bulunduğunu söyleyince Abdullah Gül çok şaşırdı..

Bunun üzerine Hablemitoğlu ısrar etti. Abdullah Gül, ‘Ben öyle bir şey söylemedim’ dedi..

Abdullah Gül’e ‘Sen kimlerle toplantı yaptın?’ dedim. ‘Alan Makovsky ve Henri Barkey ile görüştüm’ dedi.. Bu kişilerle görüştüğünü kabul etti ancak içeriğinden bahsetmedi..

Abdullah Gül, Necip Hablemitoğlu’ndan bu yönde bir bilgi sahibi olması nedeniyle tedirgin oldu. Zaten şaşırmıştı..”

Şıvgın, ifadesinde, Özcan ve Altaylı’nın 2002 sonbaharında kendisini ziyarete geldiğini ve Özcan’ın Hablemitoğlu ile görüşmek istediğini de aktardı..

🌐 AKTİF ÇABA GÖREMEDİM ..!

– Şıvgın’ın bu ifadesinden 9 gün sonra, 20 Ekim 2016’da da eski AKP milletvekili Toprak’ın ifadesi alındı..

Abdullah Gül ile görüşmeyi doğrulayan Toprak, görüşmenin 19 Haziran 2002’de, saat 11.30-13.00 arası Meclis lojmanlarında gerçekleştiğini söyledi..

  • Toprak:

“Necip Bey, Sayın Gül’ün yakın geçmişte, ABD’de bir Yahudi kuruluşunda isimlerini verdiği kişilerle neler görüştüğünü anlattı. Sayın Gül, hiç beklemediğimiz şekilde rahatsız oldu ve hiçbir şey söyleyemedi..

– Abdullah Gül, Hablemitoğlu suikastine yönelik ‘aktif bir çaba’ sarf etmedi..

Necip Bey’in katledilmesi konusunda kendisinden beklediğimiz aktif bir çabasını veya özel bir gayretini göremedim. Bunun nedenini de anlayabilmiş değilim..

Enver Altaylı ile sanırım Halil Şıvgın’ın işyerinde, giriş çıkış esnasında karşılaşmıştık..”

✳ KARŞILAŞMAM OLMADI ..!

– Toprak’tan bir gün sonra da Altaylı’nın ifadesi alındı. Ancak Altaylı, hem Toprak hem de Şıvgın’ın ifadesinde bahsettiği “Hablemitoğlu ile ofiste karşılaşma” ifadelerini reddetti..

  • Enver Altaylı:

“Bürosunda Necip Hablemitoğlu ve Ramazan Toprak ile karşılaşmam olmadı. Necip Hablemitoğlu ile ise hiç görüşmedik..

Özcan ile Hablemitoğlu’nun görüşmesi için aracılık yaptığım iddialarını reddediyorum.. Özcan’ı Hablemitoğlu ile görüştürmek gibi bir girişimim olmadı… Hablemitoğlu ve Özcan’ın, Şıvgın’ın ofisinde görüştüğünü öğrendim ancak tarihi anımsa mıyor..

Cumhuriyet//Sefa Uyar

NE OLMUŞTU?

🌐 15 ARALIK 2015 // ŞENGÜL HABLEMİTOĞLU: EŞİMİN CİNAYETİ SİYASİ AMAÇ İÇİN KULLANILMAK İSTENİYOR .. !
✳ silahlı saldırı sonucu öldürülen Necip Hablemitoğlu’nun eşi Prof. Şengül Hablemitoğlu, cinayetin hükümetin siyasi amaçları için kullanılmak istediğini ifade etti ..!
  • Şengül Hablemitoğlu:

“Paralel yapıyla mücadelede Hablemitoğlu cinayetinin bir malzeme olarak kullanıldığını düşünüyorum. 2 yıldır medya ‘Bunu paralel yaptı’ dememizi bekliyor. Biz böyle bir şey diyemeyiz. Adres gösteremeyiz..

Erdoğan’ın atıf yaptığı eski emniyet müdürü Hanefi Avcı’nın cinayetle ilgili açıklamalarını inandırıcı bulmadım..

Hükümet yetkililerine sesleniyorum; Cinayeti siyasi iklimin malzemesi yapmayın. Elinizde paralelcilerin yaptığına dair kanıtınız varsa getirin..

Bu cinayet Ergenekon içerisinde de değerlendirildi. Şimdi de paralelciler yaptı deniyor. Bunları duyunca yaralanıyorsunuz. Rüzgâra göre değişiyor. Siyasetin nesnesi haline geliyor. Bu yüzden kırgın olduğumuzu hep söylüyorum..

✅ Bizim önümüzde Ergenekon öncesi dönem, Ergenekon dönemi ve 17-25 Aralık sonrası yaşanan iki yıllık süreçte Hablemitoğlu cinayetinin algılanması. Hablemitoğlu cinayeti 3 aşamada karartıldı..”

  • Hablemitoğlu’nun avukatı Ersan Barkın:

“Dün Hablemitoğlu’nu ‘Ergenekon öldürdü’ diyenlerin bugün ‘paralel öldürdü’ diyorĺar.. ,Suikastı kim işledi? Hangi maddi deliller var? Dosyada hiçbir delil kalmamış. HTS kayıtları yeniden toplanıyor, araç kiralama şirketlerinden kimlere araç kiralamış yeniden araştırılıyor. Özellikle 17/25 Aralık sürecinde Fethullahçı olduğu iddiasıyla görevden alınan polis teşkilatında olanların soruşturulması amaçlanıyor..”

🌐 18 ARALIK 2017 // NECİP HABLEMİTOĞLU 18 YIL ÖNCE FETÖ’YÜ BÖYLE ANLATMIŞTI ..!

– Tarihçi ve Yazar Necip Hablemitoğlu, bundan tam 15 yıl önce 18 Aralık 2002’de Ankara’da evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu 48 yaşında hayatını kaybetti..

Hablemitoğlu, devlet içindeki Fethullah Gülen yapılanmasını dile getiren ilk isimlerden biriydi.. Hablemitoğlu 24 Haziran 1999’da 32. Gün programında tehlikeye dikkat çekmişti..

🌐 25 KASIM 2020// HABLEMİTOĞLU’NUN KATİL ZANLISINDAN FETÖ PROPAGANDASI ..!
✳ Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu’nun katil zanlısı Nuri Gökhan Bozkır, Türkiye’ye iade edilmesiyle ilgili Ukrayna’daki yargı süreci sona yaklaşırken FETÖ propagandası yapmaya başladı ..!

– Şüpheli Bozkır, FETÖ’nün MİT TIR’larına ilişkin propagandasını tekrarladı..

18 yıldır faili meçhul olan Hablemitoğlu cinayetinin kilit şüphelisi Bozkır, Türkiye’ye iade edileceğini anladığı için FETÖ söylemlerini kullanmaya başladı..

Hablemitoğlu’nun katil zanlısı Nuri Gökhan Bozkır’ın, Ukrayna Devlet Göç İdaresi’ne yaptığı sığınma talebi reddedilmiş, ardından Kiev Bölge İdare Mahkemesi’ne yaptığı itiraz da kabul edilmeyince temyize başvurmuştu..

Bozkır’ın Kiev Altıncı Temyiz İdare Mahkemesi’ndeki itirazı da reddedildi. Şüphelinin, kararın resmen bildirilmesinin ardından 30 gün içinde Ukrayna Yüksek Mahkemesi’ne son bir itiraz hakkı bulunuyor..

Kiev Savcılığı’nın, Yüksek Mahkeme’nin de itirazı reddetmesi halinde Bozkır’ın Türkiye’ye iadesi yönünde karar vermesi bekleniyor..

🌐 11 ARALIK 2020 // HABLEMİTOĞLU CİNAYETİNDE ÖNEMLİ GELİŞME ..!
✳ Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu suikastının kilit şüphelisi Nuri Gökhan Bozkır’ın(46), iltica talebinin reddine ilişkin Ukrayna Yüksek Mahkemesi’ne yaptığı itiraz 8 Aralık’ta reddedildi..

– Verilen kararla Bozkır’ın Türkiye’ye iadesinin önündeki engel kalktı..

Fethullah Gülen ve Alman Vakıfları davalarının raporlarını hazırlayan Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu suikastının kilit şüphelisi Nuri Gökhan Bozkır’ın, Ukrayna’da sığınma talebinin reddine ilişkin Yüksek Mahkeme’de yaptığı itiraz da kabul edilmedi..

– Böylece iltica talebi nihai olarak reddedilen Bozkır hakkında, iade kararı çıkarılmasının önündeki engel de kalkmış oldu..

Adli kontrole tabi tutulan Bozkır’ın, iade kararı alınmasının ve itiraz ve üst başvuru yollarının tükenmesinin ardından Türkiye’ye iade edilmek üzere gözaltına alınacağı öğrenildi..

18 Aralık 2002’de evinin önünde uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitiren Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu suikastının faili olduğu gerekçesiyle hakkında kırmızı bülten çıkarılan Nuri Gökhan Bozkır, Temmuz 2019’da Ukrayna’nın başkenti Kiev’de yakalanmıştı..

🌐 18 ARALIK 2021 // NECİP HABLEMİTOĞLU CİNAYETİ: FİRARİ ZANLI BOZKIR İLK KEZ KONUŞTU ..!
✳ FETÖ yapılanmasına ilişkin çalışan ve 1999 yılında katledilen yazar Necip Hablemitoğlu’nun katil zanlısı firari Nuri Bozkır, cinayetle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu ..!

Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu suikastının yıldönümünde, cinayetin kilit şüphelisi Nuri Gökhan Bozkır’ın Türkiye’ye iadesi gerçekleşmedi..

Şüpheli Bozkır’ın iade süreci ile ilgili süren yargılamada, mahkemeye çağrıldığı halde gitmediği, Ukrayna’da bulunamadığı öğrenildi..

✅ Cinayetle ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndaki soruşturma sürerken, katıl zanlısı Bozkır, Odatv’den Toygun Atilla’ya bir röportaj verdi..

✳ Röportajdan bölümler şöyle:

Toygun Atilla: Hablemitoğlu’nu kim öldürdü?

  • Nuri Bozkır: 

Ağabey onu Türkiye Devleti çok iyi biliyor. Ben öldürmedim onu çok iyi biliyorum. Ben bu işin çözülmesi için çırpınırken tanıkken sanık oldum ağabey. Bu cinayet örtülemeye çalışılıyor ağabey benim üzerimden. Hedef şaşırtılıyor, benim olmadığımı herkes biliyor..

T.A: Devlet nasıl biliyor bunu?

  • Nuri Bozkır:

Devlet çok iyi biliyor, yani bugüne kadar soruşturma bir yere gelmemişken. Ben yapmış olsam bugüne kadar o bütün deliller kapatılır mıydı?

T.A: Hangi deliller o kapatılan?

  • Nuri Bozkır: 

“Bugüne kadar hiçbir delil yoktu ki. Benim tutuklanma şeyiyle çıkarılan şeyde diyorlar ki 17 sene sonra iki kişi, bu şeyi gördüğünü diyor arabamın varlığını diyor. Benim o dönem arabam yok.. Benim o dönem kullandığım telefon yok. Bugün internette araştırma yaptığınızda HTS kayhdı yok diyorlar. Çıksa bile zaten evim orası. Gölbaşı mesaim orası..”

T.A: Bir arabadan bahsediliyor ve o arabanın sahibiyle sizin…

Nuri Bozkır: 

Benim hiçbir ilişkim yok. MİT ve savcılık yürütüyüyür bu soruşturmayı ve verdiğim isim MİT’te şu an müsteşar yardımcısı.

T.A: Dediniz ki kimin öldürdüğünü ben bilmiyorum devlet ama bir taraftan da cinayetle ilgili olabilecek kişilerin ismini siz veriyorsunuz.

  • Nuri Bozkır: 

Ağabey, bakın o dönem yaşanan olağanüstü hareketlilikten bahsediyorum. Özel Kuvvetler’de olmayacak hareketliliği anlatıyorum. Bu isimlere dikkat edin diyorum.

T.A: Bu hareketliliğin aslında FETÖ’cüleri araştırmış olabileceklerini düşündüm dediniz. 

  • Nuri Bozkır:

 Tabii ben öyle düşündüm. 1000 sayfaya yakın bir rapor hazırlandığını biliyorum ağabey. Görmediğim, bilmediğim bir rapor hazırlanıyordu o dönem.

  • Nuri Bozkır:

 Verdim ağabey, söyledim.

T.A: O bir sayfalık ifadenin içinde bunun hem…

  • Nuri Bozkır: 

Yok, hayır daha sonraki dört sayfalık savcılığa verdiğim ifade buradan bir de verdim. Emniyet Ataşesi vasıtası ile verdim.

T.A: O Emniyet Ataşesi ile verdiğiniz ifadede Özel Kuvvetler’deki bu isimlerin ya Hablemitoğlu cinayeti ile ya da FETÖ’yle ilgili bir şey. İki şıkkı da koydunuz mu ortaya onu soruyorum.

  • Nuri Bozkır: 

Olağan dışı hareketlilik oldu dedim. Haksız yere kimseye iftira atamam.

T.A: Ucunu bilmediğiniz bir şeyin bu olabileceğini nasıl yorumlayabiliyorsunuz?

  • Nuri Bozkır: 

Bu olaylardan sonra atılmış bir silah olup olmadığını bilmiyorum dedim. Bir koşu sırasında bu kişilerin bir şeyi gizlemeye çalıştığını gördüm dedim. Yerine kadar söyledim.

T.A: Ne gizlemeye çalışıyorlardı? Nerede?

  • Nuri Bozkır: 

Mogan Gölü’nde. Bir koşu sırasında bu belirttiğim isimler bir malzemeyi, beni görmediler geride kaldım izliyordum bu malzemeyi attılar bunu da silah olarak değerlendiriyorum’ dedim ve Zihni ağabey bunu çok iyi biliyor. Ben aptal mıyım? Dosyanın kapatılmasına 3 yıl kalmış.

T.A: Size niye döndüğünü düşünüyorsunuz bu işin?

  • Nuri Bozkır: 

Bu olayda en ufak bilgisi olan diye tuttular beni sanık yaptılar.

Bu olaylar başıma geldikten sonra ev hapsine düştüm ya ben. İnternetten okuyorum. Öbürü üstlenmiş öbürü üstlenmiş ‘ben yaptım ben yaptım’ diye. Bunların hiçbirisine birşey yapamazken tutup bana niye yaptılar ağabey? Çünkü hala içerdeler hem soruşturmayı kapatacaklar hem üstüme çöken çünkü ben bunları iki büyük şeyde vurdum. Bir, MİT Tırları Davası’nda İrfan Fidan’ın ifadesine bakın. ‘Biz FETÖ’nün belini MİT Tırları Dosyasıyla kırdık’ dedi. Bunun en büyük şeyi benim? Nasıl intikam alacaklar? İkincisi buydu ağabey (Hablemitoğlu cinayeti).”

✅ Bozkır, röportajda Hablemitoğlu cinayetine ilişkin “Bu işin içerisinde Emniyet İstihbarat var, bu işin içerisinde Özel Kuvvetler içerisindeki yapılanma var, bu işin içerisinde devletin şeyleri var ağabey…” ifadelerini kullanıyor.

🌐 27 OCAK 2022 // NECİP HABLEMİTOĞLU SUİKASTİNDE YENİ GELİŞME ..!
✳ Necip Hablemitoğlu’nun katil zanlısı Nuri Gökhan Bozkır’ın yakalanmasına ilişkin..!
  • Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı:

“18/12/2002 tarihinde evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucunda hayatını kaybeden Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Necip Hablemitoğlu’nun öldürülmesi olayına ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’mızca yürütülen soruşturma kapsamında, olayın faillerinden olduğu değerlendirilen Nuri Gökhan Bozkır isimli şüpheli, hakkında çıkartılan kırmızı bülten araması kapsamında 10/07/2019 tarihinde Ukrayna ülkesinde yakalanmış, yakalandığı tarihten bu yana şüphelinin ülkemiz adli makamlarına iadesi için iade başvuruları yapılmıştır.

Şüpheli Nuri Gökhan Bozkır, hakkındaki iade başvurularımız karşısında ülkemize iade edilmesinin önüne geçebilmek için Ukrayna adli makamlarına başvurular yapmış ise de Ukrayna adli makamlarınca 18/12/2020 tarihinde şüphelinin iadesine dair karar verilmiştir.

Şüpheli, hakkında alınan iade kararı yasal olarak kesinleşmeden Ukrayna adli makamlarının denetiminden kaçmış olup, Milli İstihbarat Teşkilatı’nın düzenlediği bir faaliyet kapsamında ülkemize getirtilerek 27/01/2022 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’mızın emri ile gözaltına alınmıştır. Şüpheli hakkındaki soruşturma işlemleri, Cumhuriyet Başsavcılığı’mızın talimatları doğrultusunda, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğü’nde devam etmektedir.”

✳ Necip Hablemitoğlu suikastının kilit ismi emniyete teslim edildi..!

– Necip Hablemitoğlu, FETÖ’nün devlet içerisindeki kadrolaşma çalışmalarını ele alan ‘Köstebek’ adlı kitabını yayınlayamadan 18 Aralık 2002’de öldürülmüştü..

Hablemitoğlu suikastının zanlılarından ‘Kırmızı Bülten’ ile aranan Nuri Gökhan Bozkır, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından Ankara Emniyeti’ne teslim edildi..

  • MİT’ten yapılan açıklama:

“Hakkında Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce ‘Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma’ ve Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliği’nce ‘Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma – Tasarlayarak Öldürme’ suçlarından yakalama kaydı bulunan Nuri Gökhan Bozkır, Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesinde 08 Eylül 2015’te yakalanan ve içinde bomba yapımında kullanılan mühimmat bulunan ‘Soğan Tırları’ soruşturması kapsamında hapis cezası alacağını anlaması üzerine Ukrayna’ya kaçmıştı”

Ukrayna’da bulunduğu dönemde Türkiye’ye iade edilmesine ilişkin süreç devam ederken Nuri Gökhan Bozkır’ın Ukrayna makamlarına yaptığı iltica talepleri reddedilmişti. Nuri Gökhan Bozkır, adli işlemleri gerçekleştirilmek üzere MİT tarafından Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne teslim edildi..

🌐 27 OCAK 2022 // ERDOĞAN ‘YAKALADIK’ demişti: HABLEMİTOĞLU’NUN EŞİNDEN VE AVUKATINDAN AÇIKLAMA..!
✳ Erdoğan, suikast sonucu öldürülen Necip Hablemitoğlu’nun katil zanlısının yakalandığını söylemişti. Hablemitoğlu’nun eşinden ve avukatından açıklama geldi ..!
  • Erdoğan:

“MİT uzunca süredir bu suikastın katil zanlılarından olan Nuri Gökhan Bozkır’ın izini sürüyordu. İstihbaratımız Ukrayna’da saklandığını tespit etti ve bu şahsın yakalanarak ülkemize getirilmesi konusunda Zelenskiy ile de, önceki devlet başkanlarıyla da konuştuk. Bu kişi cinayetin zanlısı olarak ülkemiz yargısına hesap veriyor. Bu iş neticelendi, FETÖ’yle irtibatı dışında DEAŞ’a silah ve mühimmat temin ettiği de bilinen birisi..”

  • Hablemitoğlu ailesinin avukatı Ersan Barkın:

“Hablemitoğlu suikastı kapsamında 2019’da Ukrayna’da yakalanan kişinin Türkiye’ye getirildiği ve ifadesinin alındığı hususunda bilgimiz Cumhurbaşkanı’nın TV’den açıklamasıyla oldu. Umarız,cinayetin ve ardındaki gücün şüpheye yer bırakmayacak biçimde aydınlanmasına katkısı olur..”

  • Necip Hablemitoğlu’nun eşi Şengül Hablemitoğlu:

“Biz canımızdan olup, hayal bile edemeyeceğiniz zor bir 20 yılı tamamladık. Adalete, devlete inancımızı ve güvenimizi kaybettik. Ayrıca ne ailemize, ne avukatımıza iletilen herhangi bir şey yok. Süreci, yaşadıklarımızı bilemezsiniz. O yüzden yorumlarınıza dikkat ediniz..” 

🌐 28 OCAK 2022 // HABLEMİTOĞLU SUİKASTINDA GECİKEN ADALETİN SORUMLULARI BELLİDİR ..!
  • Tarihçi yazar Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu:

“Şeyhleri ABD’de yaşayan ancak kendi ülkesinde Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılanan, CIA, MI6 ve BND gibi yabancı istihbarat örgütlerine taşeronluk yapan bir cemaate mensup müritlerin, asli görevi kendileri ile mücadele etmek olan istihbarat birimlerinde kadrolaşabileceğini, devletin gücünü, devleti savunanlara karşı kullanabilecek düzeye gelebileceklerini kim tahmin edebilirdi ki? ‘Köstebek’, bu ihanet öyküsünün adıdır..  

Siz hiç fethullahçıları devlete karşı bir tehdit olarak algılayan, şikâyet eden ya da onlarla uğraşan bir PKK’lı, Brüksel ya da Köln merkezli bir terörist ya da TÜSİAD üyesi ya da bir siyasal parti lideri ya da bir ikinci cumhuriyetçi ya da bir azınlık mensubu ya da misyoner ya da Hükûmet üyesi ya da bir Başbakan gördünüz mü?

Nitekim fethullahçıları kontr-espiyonaj kapsamında iç ve dış tehdit odağı olarak tanımlayan ve mücadele konsepti geliştiren gelmiş-geçmiş bir İçişleri Bakanı, bir Emniyet Genel Müdürü ve bir MİT Müsteşarı da göremezsiniz, gösteremezsiniz!..”

Tarihçi yazar Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu, yukarıdaki satırları yazdığı 5 Ağustos 2002 tarihinden dört buçuk ay sonra evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürüldü.. 

AKP’nin 3 Kasım 2002’de iktidara gelişinden bir buçuk ay sonra meydana gelen bu suikastla Atatürkçü, laik, yurtsever aydın Hablemitoğlu katledildi..

✅ Ölmeden önce üzerine gittiği iki mesele vardı: Fethullah Gülen Cemaati ile “Alman Vakıfları – Bergama Dosyası” adlı kitabına da konu olan ve Türkiye’de yasadışı çalışmalar yaptıklarını anlattığı Alman vakıfları..

Yıllardır Emniyet ve yargıda kadrolaşan FETÖ’cüler, soruşturmanın üzerini örtüp delilleri yok ederken iktidar sessizdi. Sonunda dosya rafa kaldırıldı..!

Soruşturma, suikasttan 13 yıl sonra 2015’te yeniden açıldığında, 17- 25 Aralık Yolsuzluk Operasyonu yaşanmış, AKP ile Gülen Cemaati’nin yolları ayrılmıştı..

Ancak Fethullahçılar hâlâ devlet kadrolarında üslenmiş olduğ undan, soruşturma engelleniyordu. Bu şekilde yıllar geçti. Ta ki 15 Temmuz 2016’da FETÖ darbe girişiminde bulunana kadar..! 

✅Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, bir gün önce, 14 Temmuz 2016’da, FETÖ elebaşı Fethullah Gülen’in de aralarında bulunduğu 73 kişi hakkında silahlı terör örgütü kurarak anayasal düzeni ortadan kaldırmaya çalıştıkları gerekçesiyle dava açmış ve iddianamede Hablemitoğlu cinayeti ile FETÖ ilişkilendirilmişti..

Fethullah Gülen Örgütü’nü 1990’ların sonundan itibaren yazan bir yazar, 2002’de öldürüldü ama suikastın üzeri 14 yıl boyunca örtüldü! Ne zaman ki Hablemitoğlu’nun uyarılarının haklı olduğu bir darbe ile ortaya çıktı, o zaman soruşturma için özel bir ekip kurularak üzerine gidilmeye başlandı. 

✅29 Eylül 2016’da Necip Hablemitoğlu’nun eşi Şengül Hablemitoğlu, yeniden ifade verirken “14 yıl sonra ilk defa bir cumhuriyet savcısı, 8 klasörün tamamını, Emniyetteki 40 klasörün tamamına hâkim bir vaziyette ince ince savcılık zekâsıyla sorular sordu” dedi.

Dün AKP’li Cumhurbaşkanı, MİT’in, suikastın zanlısı Nuri Gökhan Bozkır’ı Ukrayna’da bulup sorgulamaya başladığını duyururken dikkat çekici bir cümle söyledi..

“Bilindiği gibi merhum Hablemitoğlu FETÖ’nün devlet içerisindeki kadrolaşma çalışmalarını anlatan Köstebek isimli kitabını yayımlayamadan 18 Aralık 2002’de öldürülmüştü” dedi.

Hablemitoğlu’nun girişte bir bölümünü alıntıladığım Köstebek adlı kitabı, ölümünden sonra 2003’te, bitirilememiş haliyle yayımlanmıştı. FETÖ’nün devlet içindeki kadrolaşma çalışmalarını gösteren belgeler, AKP iktidara geldiğinde de vardı. Ağustos 2004’teki MGK toplantısında Gülen’in “yurtiçi ve yurtdışı faaliyetlerine dönük bir eylem planının hazırlanması önerisi” de yapılmıştı ama hükümet uygulamamıştı..

Bir suikastın üzerine gidilmesi için onun ardındaki gücün iktidarı hedeflemesi mi gerekiyordu? 

  • Birden yine Hablemitoğlu’nun yazdıklarını anımsadım: 

“Haklı olarak sorarsınız, kendi iç güvenliğini sağlayamayan, sızıntılara engel olamayan bir istihbarat birimi, nasıl olur da ülkenin güvenliğini sağlar?! Bu sorunun yanıtı doğal olarak olumsuzdur. Önünüzde iki tercih vardır; ya çoğunluğun yaptığı gibi bu çelişkiye karşı başınızı çevirir, fark etmemiş gibi yaparsınız veya risk üstlenerek araştırmaya ve mücadeleye başlarsınız!..”

AKP döneminde olan, ilk tercihten daha da kötüydü. Sadece fark etmemiş gibi yapmadılar; Gülen Cemaati’ne zamanında ne istedilerse verdiklerini söylediler, yolları beraber yürüdüler.

Hablemitoğlu suikastında geciken adaletin sorumluları bellidir.

Cumhuriyet//Zülal Kalkandelen

🌐 6 ŞUBAT 2022 // NECİP HABLEMİTOĞLU SUİKASTI SORUŞTURMASINDA YENİ GELİŞME ..!
✳ Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Necip Hablemitoğlu suikastı soruşturması, 6 kişi gözaltına alındı ..!

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Hablemitoğlu suikastı soruşturmasında 6 kişi hakkında gözaltı kararı verdi..

Başsavcılığın talimatıyla harekete geçen Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 3 Şubat Perşembe günü 6 kişiyi gözaltına aldı..

Şüphelilerin ifade işlemlerinin, Ankara Emniyet Müdürlüğünde sürdüğü öğrenildi..

Şüphelilerin, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığının operasyonuyla yakalanarak, Türkiye’ye getirilen Necip Hablemitoğlu suikastı şüphelilerinden Nuri Gökhan Bozkır ile irtibatlı olduğu öğrenildi..

🌐 8 ŞUBAT 2022 // NECİP HABLEMİTOĞLU SUİKASTI ŞÜPHELİLERİNDEN NURİ GÖKHAN BOZKIR TUTUKLANDI ..!
✳ Necip Hablemitoğlu suikastının, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığı’nın operasyonuyla yakalanarak Türkiye’ye getirilen şüphelilerinden Nuri Gökhan Bozkır tutuklandı..

Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi‘ndeki işlemleri tamamlanan Nuri Gökhan Bozkır, sağlık kontrolünün ardından Ankara Adliyesine getirildi.. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısına ifade veren Bozkır, tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.. Hakimlikçe sorgulanan Bozkır, “örgüt üyeliği” ve “tasarlayarak öldürme” suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi..

🌐 14 ŞUBAT 2022 // NECİP HABLEMİTOĞLU SUİKASTI ŞÜPHELİSİ NURİ GÖKHAN BOZKIR İLE İRTİBATLI OLDUĞU GEREKÇESİYLE GÖZALTINA ALINAN ZANLILARDAN 3’ÜNÜN ADLİYEYE SEVK EDİLDİĞİ BİLDİRİLDİ ..!

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığının operasyonuyla yakalanarak Türkiye’ye getirilen Necip Hablemitoğlu suikastı şüphelilerinden Nuri Gökhan Bozkır ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle gözaltına alınan zanlılardan 3’ü adliyeye sevk edildi..

🌐 15 ŞUBAT 2022 // NECİP HABLEMİTOĞLU SUİKASTININ ŞÜPHELİLERİNDEN 2’Sİ TUTUKLANDI ..!
✳ Ukrayna’da yakalanıp Türkiye’ye getirilen Hablemitoğlu suikastı zanlısı Bozkır ile irtibatlı oldukları gerekçesiyle gözaltına alınan 3 şüphelinden 2’si tutuklandı, biri adli kontrolle serbest kaldı ..!

Nuri Gökhan Bozkır ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle gözaltına alınan 3 şüphelinden 2’si tutuklandı, biri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Şüpheli Bozkır da “örgüt üyeliği” ve “tasarlayarak öldürme” iddiasıyla 8 Şubat’ta tutuklanmıştı.

Böylece Hablemitoğlu suikast soruşturmasında tutuklu sayısı 3’e çıktı.

🌐 17 ŞUBAT 2022 // HABLEMİTOĞLU CİNAYETİ TUTUKLUSU ESKİ ÖZEL KUVVETÇİ BOZKIR’IN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI..!
Necip Hablemitoğlu’nun öldürülmesine ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanan eski özel kuvvetçi Gökhan Nuri Bozkır’ın savcılık ifadesi ortaya çıktı..!

Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu’nun 18 Aralık 2002’de evinin önünde öldürülmesine ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanan eski özel kuvvetçi Gökhan Nuri Bozkır’ın savcılık ifadesi ortaya çıktı. Bozkır, o dönem üst düzey rütbede bulunan bir ismin 2002 Kasım ayı ortalarında kendisini çağırarak, örtülü bir görev kapsamında Hablemitoğlu’nu hedef olarak bildirdiğini ve kendisinden Portakal Çiçeği Sokak’ta keşif yapmasını istediğini anlattı.

T24’ten Asuman Aranca’nın haberine göre, bu kapsamda Hablemitoğlu’nun evinin bulunduğu bölgede hurdacı kılığında keşif çalışması yaptığını belirten Bozkır, “Üzerime eski kıyafetler giydim. Bir hurdacıya giderek hurda taşıyıcı bir araç aldım. Arızalı bir şofbeni aracın içine koydum. Daha sonra Portakal Çiçeği Sokağı’na gittim. Gündüz vaktiydi. Yavaşça çıkıp çevreyi rahat kontrol edebilmek için Mesnevi Sokak’tan Portakal Çiçeği Sokağı’na doğru yokuş yukarı çıktım. Tespitleri not alıp rapor haline getirdim. Raporu da emri veren kişiye teslim ettim” dedi. Bozkır, “suikastı kendisinin gerçekleştirmediğini ancak tetikçiyi olay yerine götürdüğünü ve cinayet sonrasında da arabayla alıp evine bıraktığını” iddia etti.

Soruşturmanın en kritik ismi olan ve MİT operasyonuyla Ukrayna’dan Türkiye’ye getirilen eski özel kuvvetçi Bozkır geçen hafta Ankara’da tutuklanmıştı. İfadesinde çok kritik isimlerden bahseden Bozkır, itirafçı oldu ve suikasta ilişkin ayrıntılı beyanlarda bulundu.

“ÖRTÜLÜ BİR GÖREV”

Bozkır, 2002 yılı Kasım ayı ortalarında o dönem üst düzey rütbede bulunan bir ismin kendisini çağırarak, “örtülü bir görev olduğunu, hedefin Hablemitoğlu olduğunu aktardı. İsmin, kendisinden Portakal Çiçeği Sokağı’nda keşif yapmasını ve ismini verdiği bir başka üst rütbede bir isim ile gerekli koordinasyonu sağlamasını istediğini” aktaran Bozkır, “kendisine görevde kullanması için bir operasyonel hat verildiğini” de söyledi. Buna karşın Bozkır, Hablemitoğlu’nun öldürüleceğini bilmediğini de öne sürdü.

“HURDACI KILIĞINDA GİDEBİLECEĞİMİ DÜŞÜNDÜM”

Aldığı eğitimler gereği keşif için kendisine bir maske görev uydurması gerektiğini aktaran Bozkır, “Hurdacı kılığında gidebileceğimi düşündüm. Üzerime eski kıyafetler giydim. Bir hurdacıya giderek hurda taşıyıcı bir araç aldım. Arızalı bir şofbeni aracın içine koydum. Daha sonra Portakal Çiçeği Sokağı’na gittim. Gündüz vaktiydi. Yavaşça çıkıp çevreyi rahat kontrol edebilmek için Mesnevi Sokak’tan Portakal Çiçeği Sokağı’na doğru yokuş yukarı çıktım” dedi.

“RAPOR HAZIRLADIM”

Bozkır, keşif görevi kapsamında Portakal Çiçeği Sokağı’nın yaya ve araç trafiği, kameralar ve güvenlik noktalarını belirlemeye çalıştığını ifade ederek, daha sonra eve giderek tespit ettiği hususları rapor haline getirdiğini ve bu raporu da kendisine emri veren isme sunduğunu söyledi. İsmin hazırladığı raporu koordinasyon için temasa geçmesini söylediği diğer isme götürmesi emrini verdiğini anlatan Bozkır, raporu daha sonra bu kişiye teslim ettiğini söyledi.

“TETİKÇİYİ GÖTÜRÜP GETİRDİM”

Bozkır, suikast günü mesai sonrasında cep telefonunu kapattığını ve evde bıraktığını kaydederek, daha önce satın aldığı bir telefona kendisine verilen operasyonel hattı taktığını söyledi. Bir süre sonra, tetikçi olduğunu iddia ettiği kişinin bu hattan kendisini aradığını söyleyen Bozkır, “Bana kendisini evinin bulunduğu yerden almamı söyledi. Mesai bitmeden önce bir arkadaştan arabasını almıştım. Tetikçiyi söylediği yerden bu arabayla aldım. Evin yakınındaki boş arazide indirdim. ‘Beni bu sokaktan (Portakal Çiçeği) alırsın’ dedi. Sokağa çıkan ara sokaklardan birinde beklemeye başladım. 5-10 dakika sonra silah sesi duydum. Sokağa girerek tetikçiyi aldım ve evine bıraktım” ifadesini kullandı.

“OLAY YANLIŞTI, PİŞMANIM”

Bozkır, daha sonra telefonu imha ettiğini belirterek, olayda kullanılan silahın Mogan Gölü’ne atıldığına ilişkin daha önce çizdiği kroki için de “İnandırıcı olması için çizdim. Ancak bu kroki gerçek değildi” diye konuştu. Bozkır, “Silahın nerde olduğunu bilmiyorum. Bu olay yanlıştı. Bildiklerimi anlattım. Olayın ortaya çıkması için çabaladım. Pişmanım” dedi..

🌐 08 HAZİRAN 2022 // HABLEMİTOĞLU SUİKASTI SORUŞTURMASINDA 9 GÖZALTI KARARI ..!
✳ Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu suikastı soruşturması kapsamında 9 kişi hakkında gözaltı kararı verildi, şüphelilerden 5’i yakalandı..!

Necip Hablemitoğlu suikastına ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçlarını Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında, 9 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

Şüphelilerden 5’i Ankara Emniyet Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alındı, 4 zanlının yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Gözaltı kararı verilenler arasında emekli albay Mustafa Levent Göktaş’ın da olduğu ancak Göktaş’ın adresinde bulunamadığı belirtildi..

🌐 9 HAZİRAN 2022 // HABLEMİTOĞLU SUİKASTI SORUŞTURMASINDA ŞÜPHELİLERDEN BEŞİ YAKALANDI, DÖRT KİŞİ İSE ARANIYOR ..!
✳ Hakkında gözaltı kararı verilenler isimler arasında FETÖ’nün Ergenekon kumpasında tutuklanan Mustafa Levent Göktaş ve Fikret Emek ile Necip Hablemitoğlu’nu öldüren kişi olduğu öne sürülen Tarkan Mumcuoğlu da bulunuyor..!

Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu suikastı soruşturması kapsamında dokuz kişi hakkında gözaltı kararı verildi, şüphelilerden beşi yakalandı. Gözaltı kararı verilenler arasında FETÖ’nün Ergenekon kumpasında tutuklanan Mustafa Levent Göktaş ve Fikret Emek ile Hablemitoğlu’nu öldüren kişi olduğu öne sürülen Tarkan Mumcuoğlu da bulunuyor..

🌐 10 HAZİRAN 2022 // NECİP HABLEMİTOĞLU SUİKASTI: KİLİT İSİM GÖZALTINA ALINDI ..!
✳ Necip Hablemitoğlu’nun ölümüne neden olan silahlı saldırıyla ilgili aranan Tan Dervişoğlu, İstanbul Havalimanı’nda yakalanarak gözaltına alındı. Dervişoğlu, Ankara TEM Şube’ye sevk edildi..!

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu suikastı soruşturması kapsamında aranan Tan Dervişoğlu gözaltına alındı..

Hakkında yakalama kararı bulunan emekli albay Mustafa Levent Göktaş’ın yakalanmasına yönelik çalışmaların ise sürdüğü bildirildi.

🌐 15 HAZİRAN 2022 // NECİP HABLEMİTOĞLU DAVASINDA YENİ GELİŞME ..!
✳ Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu suikastı soruşturması kapsamında gözaltına alınan 8 şüpheli adliyeye sevk edildi..!

Emniyet’teki işlemlerin ardından sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, Ankara Adliyesi’ne getirildi.

Şüphelilerden 4’ünün soruşturmayı yürüten savcıya ifade işlemleri sürüyor, diğer şüpheliler, ek gözaltı süresi için sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Savcılık ifadesi süren şüphelilerin de sulh ceza hakimliğine sevk edilmesi bekleniyor.

🌐 16 HAZİRAN 2022 NECİP HABLEMİTOĞLU SUİKASTI SUİKASTI SORUŞTURMASINDA 4 ŞÜPHELİ ADLİ KONTROLLE SERBEST..!
✳ Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu suikastı soruşturması kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden 4’ü adli kontrolle serbest bırakıldı, 4 şüphelinin gözaltı süresi uzatıldı..!

Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde gözaltında bulunan 8 şüpheli, adliyeye götürüldü..

Ek gözaltı süresi için sulh ceza hakimliğine sevk edilen 4 zanlının gözaltı süresi uzatıldı. Bu zanlılar, Ankara Emniyet Müdürlüğüne götürüldü..

Şüphelilerden Altan Bora, Osman Tuncer, Bülent Kutsal ve Tan Dervişoğlu ise soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcısına ifade verdikten sonra adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Hakimlikçe sorgulanan 4 şüpheli, yurt dışı çıkış yasağı adli kontrol şartı uygulanarak serbest bırakıldı..

🌐 18 HAZİRAN 2022 // HABLEMİTOĞLU SUİKASTI SORUŞTURMASINDA YENİ GELİŞME ..!
✳ Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu suikastı soruşturması kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden 4’ü adli kontrolle serbest bırakıldı, 4 şüphelinin gözaltı süresi uzatılmıştı. Son yaşanan gelişmede gözaltında olan 4 şüpheliden 1’i tutuklandı..!

Nöbetçi sulh ceza hakimliğince sorgulanan Ahmet Tarkan Mumcuoğlu tutuklandı.. Hakimlik, Fikret Emek’i konutu terk etmeme adli kontrol şartıyla serbest bıraktı..

Memiş Aytekin ile Kamil Metin de savcılığın talebi doğrultusunda adli kontrolle salıverildi..

Cumhuriyet

İLGİLİ HABER

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top