SAĞLIK

KLİMA İLE GELEN ‘LEJYONER’ VE ‘KORONAVİRÜS’ HASTALIKLARI

KORONAVİRÜS BUZDOLABINDA YAŞAYABİLİR Mİ?

🌐 KLİMANIN YOL AÇTIĞI ‘LEJYONER HASTALIĞI’NA DİKKAT..!
🌐 Yaz aylarında klima KULLANIMI bazı hastalıklara neden olabilir..
  • Uzm. Dr. Adem Dirican:

“Sıcak havalarda mekânın ısı ve nemini düşürerek konforlu bir ortam oluşturmak için kullanılan klimalar aynı zamanda hava yolu ile bulaşan mikroorganizmaların da kaynağı olabilir.. Klima yoluyla bulaşan ve klima hastalığı olarak bilinen ‘lejyoner hastalığı’, zatürre gibi ciddi solunum yolu sorunlarına yol açabilir..”

🌐 Göğüs Hastalıkları Uzm. Dr. Adem Dirican, klima hastalığı hakkında bilgilendirmelerde bulundu..!
  • Uzm. Dr. Adem Dirican:

“Sıcak havalarda mekânın ısı ve nemini düşürerek konforlu bir ortam oluşturmak için kullanılan klimalar aynı zamanda hava yolu ile bulaşan mikroorganizmaların da kaynağı olabilir. Klima yoluyla bulaşan ve klima hastalığı olarak bilinen “lejyoner hastalığı”, zatürre gibi ciddi solunum yolu sorunlarına yol açabilir..”

🌐 ÖKSÜRÜK KRİZLERİNE VE NEFES DARLIĞINA YOL AÇABİLİR..!
  • Uzm. Adem Dirican

“Ortamlarda bulunan klimaların eğer hijyeni ve temizliği iyi yapılmazsa,  ‘lejyonella’ adı verilen bir bakteri üremektedir.. 

Akarsu, nehir, göl, sauna, hamam, jakuzi, fıskiye, havuz, duş başlığı gibi sulu ve nemli ortamlarda ya da klimalarda üreyen bu bakteriler, klimaların hava kanallarından damlacık yoluyla ortama yayılarak veya mikroplu suların yutulması ile insana bulaşır..

Yavaş çoğalan ve zayıf yapılı bir mikrop olduğundan insandan insana bulaşmaz ve salgın yapmaz. Ancak ortak maruziyetten dolayı birden fazla kişide aynı anda hastalık ortaya çıkabilir.. 

Hastalık, vücut direnci düşük veya kronik rahatsızlığı bulunan kişilerde alt solunum yollarında enfeksiyona yol açar. Öksürük krizleri, göğüs ve sırt ağrısı ve nefes darlığı şikâyetleri başlar. Bunun iyileşmesi haftalar sürebilir. Hatta bazen ağırlaşarak yoğun bakımlık yapabilir.” 

🌐 GRİBAL ENFEKSİYON BELİRTİLERİ GÖRÜLEBİLİR..!
🌐 “Klima hastalığı genellikle ani başlayan burun tıkanıklığı, burun akıntısı, boğaz ağrısı gibi gribal enfeksiyon şeklinde başlar..!”
  • Uzm. Dr. Adem Dirican:

“Klima hastalığı genellikle ani başlayan burun tıkanıklığı, burun akıntısı, boğaz ağrısı gibi gribal enfeksiyon şeklinde başlar.. Bunları ateş, kuru öksürük, baş ağrısı, yorgunluk, iştahsızlık, solunum sıkıntısı, kas ve eklem ağrıları gibi semptomların takip eder. Bazen vücudun birçok sistemini etkileyip bulantı, kusma, bilinç bulanıklığı gibi belirtilere yol açar..“

🌐 TANIYA YÖNELİK TESTLER İSTENMEZSE GÖZDEN KAÇABİLİR..!
“Hastanın şikâyetlerinin, muayene ve radyolojik bulgularının çoğunlukla hastalık tanısında yeterli olduğunu ifade edebilirim..!”
  • Uzm. Dr. Adem Dirican:

“Covid-19 pandemisi döneminde klima hastalığı akla getirilmezse ve tanıya yönelik testler istenmezse gözden kaçabilir. Bu durumda hastalık daha da ağırlaşabilir..

– Yapısı zayıf mikroplar kolay kolay hastalık oluşturmaz.. Ancak hastalık yaptıklarında tedavisi zordur. Çünkü çoğalmaları yavaş olduğundan antibiyotiklerin etkisi daha azdır..

Uygun antibiyotiklere erken zamanda başlanması önemlidir. Çünkü hastalık uzadıkça akciğerlere inme ihtimali artar..” 

Cumhuriyet

İLGİLİ HABER
🌐 KLİMA DAN YAYILAN ‘LEJYONER BAKTERİSİ’NE DİKKAT..!
  • Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya:

“Klimadan yayılan ‘lejyoner bakterisi’nin kronik hastalarda hayati risk oluşturduğuna dikkat çekmek isterim..”

Yaz mevsiminde serinlemek için açılan klimalar ve havalandırmalar bazı hastalıklara zemin hazırlayabiliyor..

Uzmanlar ‘lejyoner’ adı verilen bazı mikroorganizmaların klimalardan üremesi sonucunda insanların yaz zatürresine yakalandıklarını söyledi..

Özellikle kronik rahatsızlığı olanlarda bu hastalığın ölümcül olabileceğini belirten Göğüs Hastalıklar Uzm. Prof. Dr. Şevket Özkaya uyarıda bulundu..

  • Özkaya:

“Klimaların havalandırmasıyla beraber insanlar ‘lejyoner’ bakterilerini akciğerlerine aldığında ‘klima pnömonisi’ dediğimiz ya da ‘yaz zatürresi’ adı verilen hastalığa yakalanıyorlar. Özellikle kronik hastalığı olanlar, astım, KOAH hastalığına yakalananlar ve kanser hastaları bu yaz zatürresinden etkilenmesi durumda ölümcül sonuçlar doğurabileceğini biliyoruz..”

🌐 KLİMA PNÖMONİSİ..!
  • Prof. Dr. Özkaya:

“Bilindiği gibi pandemi sona erdikten sonra maskesiz ilk yaz mevsimini yaşayacağız. Özellikle toplu alanlarda, toplu taşımalarda maske yasağının kalktığı ilk yazı yaşıyoruz..

✅ Şunu unutmayalım: Akciğerlerimiz bulunduğumuz ortamın hava filtresi gibi çalışır. Bir insan bir nefeste etrafında bulunduğu yarım litre havayı akciğerlerine çeker, temizler ve geri verir. Her bir nefesimiz yarım litre olduğunu düşünürsek, normal bir insanın günde 20 bin kere nefes aldığını hesaplarsanız sağlıklı bir insan 10 bin litre havayı ciğerlere alıp geri veriyor. –Akciğerlerimiz 10 bin litre havayı filtre yapıyor. Bunun getirdiği bazı sorunlar ortaya çıkıyor..

– Özellikle maske yasağının kalkmasıyla beraber kapalı alanlarda klimaların, merkezi havalandırmanın aktif kullanıldığı otel, hastane, iş yerleri alışveriş merkezleri, gemi yolculuklarında klimaların filtrelerinde üreyen bazı bakteriler var..

– Özellikle bunlarda en birincisi lejyoner dediğimiz bir bakteridir..

Klimaların havalandırmasıyla beraber insanlar bu bakterileri akciğerlerine aldığında klima pnömonisi dediğimiz ya da yaz zatürre adı verilen hastalığı yakalanıyorlar..

– Özellikle kronik hastalığı olanlar, astım, KOAH hastalığına yakalananlar, kanser hastaları bu yaz zatürresinden etkilenerek ölümcül sonuçlar doğurabileceğini biliyoruz..”

🌐 “KLİMA TEMİZLİĞİ ÖNEMLİ”..!
“Özellikle klimaların iyi temizlenmesi gerekiyor..!”
  • Dr. Özkaya:

“Klima zatürresinde şikayetler daha az olduğu için grip gibi eklem ağrıları, ateş, halsizlik, ishal gibi hafif soğuk algınlığı belirtileriyle seyrettiği için çok fazla anlaşılmayabilir..

– Özellikle kronik hastalığı olanlarda hayati sonuçlar doğurabilir..

Pandeminin bitmesiyle beraber bu şekilde ani ısı değişikleri maruz kalmak soğuktan sıcağa maruz kalmak ve klimalara maruz kalmakla oluşan belirtiler korona ile karışabilir..

– Klima temizliğine önem gösterilmelidir..

İnsanlarımızın özellikle kapalı yerlerde kendilerine dikkat etmelerini istiyoruz. Mümkün olduğunca klima ayarlarını 22 derecenin altına düşürmemek gerekiyor. İnsanlarımızın çok fazla miktarda ısı değişimine maruz kalmamalarını öneriyorum..”

Cumhuriyet

İLGİLİ HABER
🌐 KORONAVİRÜSE KARŞI KLİMAYI DEĞİL, PENCEREYİ AÇIN!
🌐 BİLİM İNSANLARINDAN HAVALANDIRMA TAVSİYESİ..!
🌐 Fransız bilim insanları koronavirüsün yüksek sıcaklıklarda uzun süre yaşayabildiğini iddia etti..!

✅ ABD’li bilim insanlarına göre klimalar koronavirüsü yayabilirken, pencere açmak durdurabiliyor…

Kaliforniya Üniversitesi Davis Kampüsü ve Oregon Üniversitesi’ndeki bilim insanları, tavsiyelerde bulundu.

*Çoğu bina için dışarıdaki havayı içeri almanın en kolay yolu, camı açmaktır..

*Gün ışığı kapalı alanlardaki mikropları öldürmekte faydalı olabilir..

*Bir binanın nem oranının yüzde 40’la 80 arasında tutulması önemli..

*Hiçbir havalandırma sistemi mükemmel değildir. İçerideki havayı döndüren sistemler virüsün bulaşma ihtimalini artırıyor..

*Dışarıdaki havayı içeriye sokmak, binadaki virüsleri zayıflatabilir.

  • ABD’deki Johns Hopkins Üniversitesi’nin derlediği verilere göre:

”Dünyada 2 milyon 90 bini aşkın insana koronavirüs teşhisi konulurken, bunlardan yaklaşık 140 bini yaşamını yitirdi.”

🌐 ‘KORONAVİRÜS YÜKSEK SICAKLIKTA YAŞIYOR..!
🌐 Fransız bilim insanları koronavirüsün yüksek sıcaklıklarda uzun süre yaşayabildiğini iddia etti..!

Araştırmacılara göre bulgular, laboratuvar personelinin virüse maruziyetini önlemek için en uygun protokolün seçilmesine yardımcı olacak

Araştırmacılar, bazı Sars-CoV-2 suşlarının, 60 santigrat derecede bir saat boyunca hayatta kalabileceğini keşfetti.

Fransız araştırma ekibi, laboratuvar ortamında virüsü öldürmek için 15 dk. boyunca 92 dereceye kadar ısıtmak zorunda kaldı.

Hakem onayı bekleyen ve dolayısıyla temkinli yaklaşılması gereken araştırmaların yer aldığı BiorXiv’de yayımlanan çalışma, Fransa’daki Aix-Marseille Üniversitesi’nde Gelişen Viral Hastalıklar Birimi’nden Boris Pastorino liderliğindeki ekip tarafından yürütüldü. Ekip, virüsü etkisiz hale getirmek için ne kadar sıcaklığa ve hangi kimyasal gerekliliklere ihtiyaç duyulduğunu araştırıyordu.

Sars-Cov-2’yle düzenli olarak temas halinde bulunan laboratuvar çalışanlarının maruz kaldığı riski önlemek isteyen araştırmacılar, Afrika yeşil maymunundan alınan böbrek hücrelerine virüs bulaştırdı.

Ekip daha sonra virüsü öldürmek için farklı prosedürler uygulayarak, 10 farklı deney yaptı. Bu prosedürler ısıtma denemeleri ve kimyasal yöntemleri içeriyordu.

Isı testlerinde virüs, sadece 15 dakika boyunca 92 santigrat dereceye maruz kaldığında tamamen etkisiz hale geldi.

Diğer iki denemede ise 60 dk. boyunca 60 santigrat derecede, 30 dk. boyunca 30 santigrat derecede ısıtıldı. Bunların sonucunda bulaşıcılıkta net bir düşüş görüldü ama daha çok viral yüke sahip bazı örneklerin aktif kaldığı ortaya çıktı. Bu sonuçların SARS-CoV ve MERS-CoV’la ilgili daha önceki çalışmalarla tutarlı olduğu ifade edildi.

Ekip, çoğu Kovid-19 hastasında düşük viral yük bulunduğu için bu sıcaklıkların, hastalardan alınan numunelerdeki virüsü etkisiz hale getirmede yeterli olabileceği sonucuna vardı. Ancak daha yüksek viral yüklerin daha yüksek sıcaklıklar gerektireceği ifade edildi.

  • Çalışmada ayrıca, şu ifadeler yer aldı:

Bu çalışmada sunulan sonuçlar, teşhis amacıyla SARS-CoV-2’nin doğrudan ve dolaylı tespitinden sorumlu laboratuvar personelinin maruziyetini önleme amacıyla virüsün bulaşma yetisini durdurmak için en uygun protokolün seçilmesine yardımcı olacaktır.

Birleşik Krallık’taki Kent Üniversitesi Viroloji Bölümü’nün üst düzey öğretim üyesi Jeremy Rossman da bulguların laboratuvar çalışanları için önemli etkileri olabileceğini söyledi. Araştırmaya dahil olmayan Rossman’a göre sonuçlar, SARS-CoV-2 üzerinde araştırma yapan veye onu teşhis eden kişilere rehberlik edebilir.

Rossman:

“Sonuçlar hakem değerlendirmesinden geçerse SARS-CoV-2 örneklerinin işlenmesinde laboratuvar çalışanlarına rehberlik eder..

Çoğu hafif vakada bulunan düşük yoğunluklu virüsler için birçok teşhis laboratuarında kullanılan 56 derecelik ısı inaktivasyonunun yeterli olduğu gösterildi. Ancak kritik vakaların balgam örnekleri gibi potansiyel olarak yüksek seviyede virüs içeren örneklerde tam bir etkisizleştirme sağlamak için 92 derecelik daha yüksek bir ısının gerekli olduğunu gösterdi..”

Virüsün kararlılığını farklı koşullarda değerlendiren çalışmalar da yapılmıştı. Lancet Microbe’da yayınlanan bir makalede SARS-CoV-2’nin 4 derecelik sıcaklıkta “çok kararlı” olduğu, 70 derecede ise, beş dakika içinde etkisiz hale geldiği keşfedilmişti.

A’dan Z’ye Kovid-19: Koronavirüs terimleri sözlüğü
Hakem onayından henüz geçmeyen bir başka makalede ise Pekinli araştırmacılar, hava sıcaklığının ve nemin virüsün bulaşmasında rol oynadığını bulmuştu. 100 Çin kentindeki enfeksiyon oranlarını analiz eden araştırmacılar, daha yüksek sıcaklık ve nem seviyelerinin “Kovid-19 iletimini önemli ölçüde azalttığını” görmüştü.

Worldometers’ta yer alan verilere göre dünya çapındaki koronavirü vaka sayısı bugün itibarıyla 2 milyon 97 bin 851’e ulaştı. 523 bin 478 kişinin hastalığı yendiği belirtilirken, 135 bin 692 kişininse hayatını kaybettiği bildirildi.

🌐 KORONAVİRÜS BUZDOLABINDA YAŞIYABİLİR Mİ..!?
🌐 ”BUZDOLABINA TEMİZLENMEMİŞ HİÇBİR ŞEYİ KOYMAYIN”..!
  • San Francisco’daki Gladstone Enstitüleri’nden virolog Dr. Warner Greene:

”Ürünleri buzdolabınıza koymadan önce dezenfekte etmek için birkaç dakikanızı ayırmanızı tavsiye ediyorum..

Koronavirüsler doğası gereği ‘yapışkan’ virüslerdir..

Bu yüzeylerde hızlı ölmelerine rağmen, yüzeylerde şaşırtıcı bir süre boyunca hayatta kalabilirler.”

Amerikan Mikrobiyoloji Derneği’nin 2010’da yaptığı bir çalışma, Kovid-19 virüsüyle yakından ilişkili SARS koronavirüsü üzerindeki sıcaklık ve nem etkisini incelemişti. Bunun sonucunda o koronavirüsün düşük nem ve yaklaşık 4 derecelik sıcaklıkta geliştiği görülmüştü. Bu da buzdolabının içindeki ortama işaret ediyor.

  • Dr. Greene:

“Mesele şu ki önce dekontamine etmeden (mikroplardan arındırmadan) buzdolabınıza hiçbir şey koymayın. Ambalajları ve kutuları dezenfektanla ıslatılmış bir bezle silin.”

🌐 EVE GELEN ÜRÜNLERİ TEMİZLEMEK İÇİN ŞU ADIMLAR TAKİP EDİLEBİLİR..!
  • Dr. Greene:

”Tercihen alkol bazlı dezenfektan kasesi hazırlayın: Kornavirüsün zarını çözebilen iki şey var: Alkol veya sabun ve su kullanabilirsiniz. Dezenfektana erişiminiz yoksa bir fincanın 3’te biri kadar çamaşır suyunu bir galon suyla karıştırabilirsiniz. Ilık suya biraz sabun eklemek de mümkün.

Temizleme suyuna bezi batırın ve sıkın: Yiyecek kaplarının (torbalar, kutular, şişeler, teneke kutular) yüzeylerini iyice silin.

Yalnızca buzdolabı için temizlemeyin: Gıda kaplarını, kiler veya diğer dolaplara girmeden önce de temizleyin.

Poşetleri yıkayın: Yeniden kullanılabilir bez poşetlerinizi, yıkayın. Çamaşır makinesine uygunsa makinede yıkayın.”

🌐 DONDURUCUDAKİ MARKET ÜRÜNLERİNE DAİR..!
  • Dr. Greene:

”Koronavirüsün sıfırın altındaki sıcaklıklarda hayatta kalıp kalamayacağı belirsiz. Dondurulmuş ürünlerin temizlenmesi her halükarda iyi bir fikir..

Koronavirüsün donma-çözünme sürecinde hayatta kalıp kalmayacağı biraz daha şüpheli bir konu.”

🌐 ‘HIV ÜZERİNDE ÇALIŞTIK..!
  • Dr. Green:

”Bir aşı veya tedavi bulmak için yıllarca HIV üzerinde çalıştık. Şimdiyse ekibimle birlikte Kovid-19 virüsüne odaklandık..

Bu koronavirüs için yeni bir antiviral olarak hızlı bir şekilde devreye sokulabilecek gelişmiş ilaç üretilip üretilemeyeceğini tespit etmek için çok çalışıyoruz.”

Bilim insanları tedavi ve aşı bulmak için çalışmalarına devam ederken, SARS-COV-2 diye bilinen yeni koronavirüs etkisini dünya çapında gösteriyor..

independentturkish

İLGİLİ HABER
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top
%d blogcu bunu beğendi: