GÜNDEM

SİVRİSİNEK İÇİN ÖNLEMİNİZİ ALIN

“Aedes aegypti, sarı humma sivrisineği, dang humması, chikungunya, Zika humması, Mayaro ve sarı humma virüsleri ve diğer hastalıkları yayan bir sivrisinektir.”

🌐 İSTANBUL’DA YAYILIMI ARTAN ‘AEDES’ TÜRÜ SİVRİSİNEKLER ALERJİK REAKSİYONA YOL AÇIYOR ..!
✳ ‘Aedes’ türü sivrisineklerin insanları ısırdıklarında normal sivrisineğe oranla daha büyük yara formunda belirtiler bıraktıkları, alerjik ve immünolojik rahatsızlıklara neden olduklarına ilişkin uyarı yapan uzman doktorlar, vatandaşlardan önlem almalarını istedi..

✅ Alerji ve Astım Derneği ile Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneğinden uzmanlar, bulaştırdığı zika virüsüyle sarıhumma hastalığına neden olan ‘Aedes’ türü sivrisineklere ilişkin açıklamada bulundu ..

  •  Alerji ve Astım Derneği Başkanı, Çocuk Alerji ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Akçay:

“Aedes türü sivrisinekler virüs taşıma, bulaş gösterme kapasitesi yüksek ve yayılmacı bir tür .. Bu tür, adaptasyon özelliği sayesinde artık yalnızca yaz aylarında değil, mart ve kasım ayları arasında da hızlı gen aktarımı aracılığıyla hayatta kalabilme yeteneğini geliştirebiliyor..

‘Aedes albopictus’ türü Türkiye’nin batısında İstanbul ve Trakya’dan, doğu tarafında ise Doğu Karadeniz bölgesinde Giresun’a kadar yayılım gösterdiğini, batı tarafta ise Kocaeli ve Giresun arasında yayılım gösteren bu vektörün 5-7 yıl içerisinde Orta Anadolu bölgesine kadar yayılım gösterebileceğinin tahmin edildiğini söylemeliyim..

Tek seferde 200’den daha fazla yumurta bırakabilen Aedes sivrisinek türü, spesifik olarak ağaç kovuklarında, ağaç kök noktalarında oluşan su birikintilerinin içlerinde, atık lastiklerin iç kısımlarında ve longozlarda ürediği biliniyor..

Aedes türü, tipik olarak kapalı yerlerde bekleyen ve gizlenen bir tür olup, en fazla 100 metrelik bir menzilde uçabiliyor. Yumurtalarını bina çevrelerinde yer alan su depolarında, yağmur suyunu muhafaza edebilen araç lastiklerinin içlerinde, dekoratif havuzlarda, boş içecek ve yiyecek kaplarında, çatı katı veya saksı gibi yerlere bırakıyor..”

✳ “İLAÇLAMA NET BİR ÇÖZÜM YOLU DEĞİL” ..!
  • Prof. Dr. Ahmet Akçay:

“Aedes cinsi sivrisineklerin, başlıca dış mekanlar olsa da hem iç hem dış alanlarda kan emen, saldırgan bir sivrisinek türü olduğunu belirtmeliyim..

Kökten çözüm odağından bakıldığında ilaçlama uzun vadeli ve net bir çözüm yolu değildir. Çok daha farklı çözüm yöntemlerinin birlikte kullanılması bizi esas sonuca götürür. İlk olarak bataklıkların kurutulması gerekir. Biyolojik yöntemlerin oluşması gerekiyor, zira sivrisinek larvalarını yiyen balıklar hala var ..

Aedes sivrisineğinin ana belirtilerini gözlemlediğimizde çocuklar üzerinde sokma işleminden sonra normal sivrisineğe oranla daha büyük ve yara formunda belirtiler bıraktığı sonucunu görmekteyiz..

Sivrisinek ısırığından sonra ısırılan bölgelerin kaşınması sonrası kalan izleri incelediğimizde ise normal sivrisinek izlerine oranla daha derin ve büyük formda olduğu rastladığımız bulgular arasındadır.?”

🌐 “ANTİALERJİK İLAÇLAR KULLANILABİLİR” ..!
 ✳ “Aedes türü sivrisinekler halk sağlığı alanında en iyi tanımlanmış sivrisinek türlerinden biri..”

✅ “Bu sivrisisinek türü ısırdığında özellikle tropikal bölgelerde sarı humma hastalığına sebebiyet vermekte..”

  • Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Doç. Dr. Fatma Merve Tepetam:

“Dişi sinekler, yumurtaları olgunlaşsın diye konakçıdan kan emiyor ve ısırdıklarında konakçıya bulaştırdıkları tükürük bezi sıvısı da alerjik ve immünolojik rahatsızlıklara sebebiyet veriyor. Bu konuda vatandaşlarımız çok dikkatli olmalı..

Sivrisinek ısırığında ‘normal reaksiyon’ diye tabir edilen, ısırık yerinde yaklaşık 20 dakikada zirveye ulaşan, kızarıklık ve şişlik oluşmakta..

Kaşıntılı, sert, nohut tanesi kadar şişliklerin 24 ila 36 saat içinde zirve yaptığını ve en geç sonraki 7 ila 10 gün içinde düzeldiklerini söylemeliyim..

Bazı kişilerde sivrisinek tarafından ısırıldıktan sonra 8-10 saat içinde bu ısırıkların kötüleştiğini ve ‘skeeter sendromu’ olarak adlandırılan ve 10 santimetreye uzanan kaşıntılı, ağrılı, kızarık, büyük lokal şişliklerin ortaya çıktığını, bu şişliklerin 3 ila 10 gün içinde düzeldiğini görmekteyiz..

Açık havada sineklere yüksek düzeyde maruz kalanlar, bebekler ve küçük çocuklar, daha önce karşılaşmadıkları yerli sivrisineklerin bulunduğu bir coğrafi bölgeye yeni gelenler veya ziyaretçiler ile bağışıklık yetmezliği olan hastaların alerjik reaksiyon açısında risk altında olduğunu belirtmeliyim..

Aslında profilaksi yapılmalı yani ısırılmadan önce önlemler alınmalı. Mesela sivrisineklerden kaçınmak için kapalı giysi, cibinlik gibi mekanik koruyucular kullanılmalı..

Sivrisinek ısırığı sonrası ağır yakınmaları olan kişilere ‘antihistaminik’ dediğimiz alerji ilaçları uygulanabilir. Büyük lokal reaksiyonların önlenmesi için de antialerjik ilaçlar kullanılabilir”

✳ sivrisinek ısırıklarında korunmak öneriler ..!
  • Doç. Dr. Tepetam:

“Sivrisinek ısırıklarını önlemek için aktiviteler değiştirilmelidir. Karanlıkta dışarı çıkılmamalı, sulak alanlardan kaçınılmalı. Sivrisineklerin üreme alanlarını azaltmak için ev veya diğer yakın çevredeki su birikintileri ortadan kaldırılmalı..

Böcek öldürücü ilaçlar insan derisine doğrudan uygulanmaya uygun değildir. Ancak Permetrin (böcek ilacı) emdirilmiş giysiler ticari olarak temin edilebilir. Çeşitli formülasyonlarda ve konsantrasyonlarda farklı böcek kovucular mevcuttur. En etkili kovucular DEET (N,N-dietil-3-metilbenzamid) ve pikaridindir. Büyük lokal reaksiyonların tedavisinde antihistaminikler ve şiddetli reaksiyonlar için kortizonlu kremler öneriyoruz..”

Cumhuriyet

İLGİLİ HABER
🌐 AEDES SİVRİSİNEĞİ NEDİR? AEDES SİVRİSİNEĞİ HANGİ HASTALIKLARI BULAŞTIRIR ..!?
✳ İstanbul’da ‘Aedes’ türü sivrisineklerde artış yaşanıyor ..!

✅ Aedes sivrisineği nedir..? Aedes sivrisineği hangi hastalıkları bulaştırır..?

– Aedes cinsi sivrisinekler, özellikle daha önceleri Afrika ve Asya’da yaygın olarak bulunan sineklerdir.. Bu sivrisinekler özellikle gündüzleri ısırmaktadır. Bulaşma 2500 metreye kadar olan yerleşim birimlerinde gözlenebilir..

Afrika’ya özgü olan sivrisinek türü, günümüzde dünyanın tüm tropikal, subtropikal ve ılıman bölgelerinde görülmektedir..

Dünyada araba lastiklerinin dolaşımının artmasıyla birlikte aedes sivrisinekler yayıldı.1960 yıllarında İtalya’da giren aedes sivrisinekleri Türkiye’ye ise 2010 yılında batı sınırından girdi..

✳ AEDES SİVRİSİNEĞİ HANGİ HASTALIKLARI BULAŞTIRIR ..!?

Aedes aegypti, sarı humma sivrisineği, dang humması, chikungunya, Zika humması, Mayaro ve sarı humma virüsleri ve diğer hastalıkları yayan bir sivrisinektir..

🌐 ZİKA VİRÜS HASTALIĞI ..!

✅ Zika Virüs Hastalığı (ZVH) Flavivirus grubundan bir RNA virüsü olan Zika virüsün (ZV) neden olduğu ve insanlara etkeni taşıyan Aedescinsi (Aedes aeyptive Aedes albopictus) sivrisineklerin sokmasıyla bulaşan bir hastalıktır.. 

Zika virüsü ilk kez 1947’de Uganda’da Zika ormanında rhesus maymunlarında saptanmış; ardından 1948’de aynı ormanda sivrisineklerden ve 1952’de Uganda ve Tanzanya’da insanlardan izole edilmiştir..

Takip eden yıllarda Afrika ve Güneydoğu Asya’da ve Pasifik bölgesinde görülmüş olup 2013-2014 yıllarında Fransız Polinezyasında yaşanan ZVH salgınında Guillain-Barre Sendromu vakalarında dikkat çekici bir artış gözlenmiştir..

Benzer şekilde 2015 yılında Brezilya’daki salgında virüs ile mikrosefali arasında ilişki olabileceğine dair bulgular tespit edilmiştir..  

✳ Ülkemizde 2017 yılında, endemik bölge ziyareti öyküsü bulunan 4 importe (yurtdışı kaynaklı) vaka tespit edilmiştir..

Bu kişiler virüse ziyaret ettikleri ülkede maruz kalmış, döndükten sonra hastalık bulguları başlamıştır. Ülkemizde şu an itibariyle yerli ZVH vakası bildirimi yoktur.. 

🌐 SARI HUMMA VİRÜSÜ ..!

✅ Sarı humma virüsü, etkeni taşıyan sivrisineklerin sokması ile insana bulaşır.

Sarı humma virüsü bulaşmış kişiler, viremi döneminde (kanda virüsün bulunduğu dönemdir, ilk semptomların ortaya çıkmasından itibaren 3-6 günlük süredir) Aedes veya Haemagogus sivrisinekleri ile enfeksiyonu başka kişilere bulaştırabilirler..

Hastalığın aşısı vardır. Aşının koruyuculuğunun başlaması için hastalığın görüldüğü bölgelere seyahatten en az 10 gün önce aşı yapılmalıdır..

 

🌐 DANG HUMMASI ..!

✅ Enfekte sivrisineğin ısırmasıyla dang virüsü deriden girer, kana karışır ve ateşin yükselmesinden 24 saat sonra hastaların kanında bol miktarda bulunur..

Dang ile enfekte olan her dört kişiden biri hastalanır. Semptomlar hafif veya şiddetli olabilir..

Şiddetli dang humması birkaç saat içinde hayatı tehdit edebilir ve genellikle hastaneye yatmayı gerektirir. Hafif dang humması semptomları, ateş, ağrı ve sızı veya döküntüye neden olan diğer hastalıklarla karıştırılabilir..

Cumhuriyet

İLGİLİ HABER
🌐 İSTANBUL’DA ‘AEDES’ TEHDİDİ: ‘PENCERELERİ AÇAMIYORUZ’ DİYE İSYAN ETTİLER ..!
✳ İstanbul’da ‘Aedes’ türü sivrisineklerde artış yaşanıyor. Özellikle zika virüsü bulaştıran ‘Aedes’ türü sivrisineklerle mücadelede ilaçlamanın yeterli olmadığı belirtiliyor ..!
  • Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Tıbbi Viroloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kenan Midilli:

“Sinekler, ‘Aedes’ ve ‘Culex’ türü.. Sadece ilaçlama yönteminin başarılı olmadığını söylemeliyim..”

✳ “İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İLE BİRLİKTE SİNEKLERDE ARTIŞ OLDU” ..!
  • Prof. Dr. Kenan Midilli:

“Sivrisinekler çok fazla hastalığa vektörlük yapıyorlar, bunları taşıyorlar ve sokarken de insanlara bu hastalıkları bulaştırıyorlar..

İstanbul için önemli olan iki cins var. Biri daha önce de burada var olan Culex cinsi.. Culex cinsi ile özellikle Batı Nil Ateşi bulaşabiliyor. Daha önce Türkiye’de vakalar oldu ancak 2020 yılından beri Türkiye’de vaka yok. Kuşlardan kan emen Culex cinsi sivrisinekler insanlara da bulaştırabiliyorlar ama insanlar tekrar hastalığın yayılmasında rol oynamıyorlar.. Batı Nil Ateşi’nin büyük bir çoğunluğu basit bir gribal enfeksiyon bulgularla kendi kendine iyileşen hastalık tablosu geliştiriyorlar ..”

✳ “İLAÇLAMA YÖNTEMİ UZUN VADELİ BAŞARILI BİR YÖNTEM DEĞİL” ..!
  • Prof. Dr. Kenan Midilli:

” İlaçlama yöntemi tercih edilen yöntemlerden bir tanesi ama uzun vadeli başarılı olan bir yöntem değil. Çok çeşitli yöntemlerin bir arada kullanılması gerekiyor. Sivrisinekler, yumurtalarını su birikintilerine bırakıyorlar. Su birikintilerinin yok edilmesi lazım. Araba lastiklerinin içindeki sular, saksı diplerinin içinde kalan sular gibi alanları bile çoğalmak için kullanabiliyorlar. Etraftaki su birikintilerini kurutmak lazım. Bataklıkların kurutulması lazım, biyolojik yöntemler var, sivrisinek larvalarını yiyen balıklar var ama ilaçlama yöntemi çok geçerli bir yöntem değil çünkü çok agresif bir yöntem. İzlenmesi ve gerekli olan asıl kaynakların kurutulması gerekiyor..” 

✳ “İLAÇLAMAK İÇİN GELİYORLAR AMA YETERSİZ GELİYOR” ..!
  • Sivrisineklerden dolayı gece uyumadan önce camlarını kapattıklarını belirten mahalle sakini:

 “Normalde bu sivrisinekler aşağıdaki dereden geliyor. Dereden sonra daha çok çoğaldı. Dereye bakmıyorlar. Yılanlar bile evlerin kenarlarına geliyor. Torunlarım var geceleri sivrisinek olduğu zaman duramıyoruz. Bir araba ilaçlamak için geliyor ama herhalde yetersiz geliyor. Akşamları pencereleri açamıyoruz çünkü çıkar oluyor.. ” 

✳ “KAŞINIYORUZ GİDİP İLAÇ ALIYORUZ” ..!
  • Mahalle sakini:

 “Çocukların hepsi yaralandı. Gece saat 03.00-04.00 civarlarında yatıyoruz. Kaşınıyoruz, gidip ilaç alıyoruz. Dereye bir çare bulsunlar..Çok sivrisinek var. İlaçlanıyor ama boş arsaların çok iyi ilaçlanması lazım..” 

 

Cumhuriyet

İLGİLİ HABER
🌐 UZMANINDAN SİVRİSİNEKLERDEN KORUNMANIN “DOĞAL” YOLLARI ..!
✳ Yurttaşlar; özellikle yaz aylarında korkulu rüyası haline gelen sivrisineklerden korunmak isterken, bir yandan da kimyasal ürünlere maruz kalıyor..!

– Kimyasal kullanmak istemeyenler için Zeytinburnu Belediyesi Tıbbi Bitkiler Bahçesi’nde görev alan Dr. Biyolog Tuğçe Ağba; doğal yollarla sivrisinekleri uzaklaştırmanın yollarını anlattı..

🌐 “KARANFİLİN TOMURCUK KOKUSU LİMONLA BİRLİKTE ETKİLİ BİR ÇÖZÜM SAĞLIYOR”
✳ Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi’nde görev alan Dr. Biyolog Tuğçe Ağba, kimyasal koruyucu ürünlerin yerine tıbbi aromatik bitkileri kullanarak hiç karışım yapmadan bile sivrisineklere çözüm bulunabileceğini belirtti ..
  • Dr. Biyolog Tuğçe Ağba:

“Bu bitkilerden ilk bilineni fesleğen bitkisidir. Saksı içerisinde balkonumuzda ya da pencere kenarında bulundurabiliriz. Hem öldürmeden doğal döngüye katkı sağlamış oluruz hem de hoş kokusuyla ortamı ferahlatabiliriz..

Ayrıca limon çimeni, okaliptüs, kekik, biberiye, lavanta gibi bazı bitkileri de kullanabiliriz..

Örneğin; okaliptüsün yapraklarını kaynatıp bu suyu kollarımıza ve bacaklarımıza sprey yaparak sivrisineklere karşı koruyucu etkiden yararlanabiliriz..

Limonu kesip karanfilleri içerisine batırarak pencere önlerine koyduğumuzda da sinekleri uzaklaştırabiliriz.. Karanfilin tomurcuk kokusu limonla birlikte etkili bir çözüm sağlıyor. Bebekleriniz uyurken etrafına da dizebilirsiniz..

Sprey olarak 100 ml lavanta suyuna fesleğen bitkisinin uçucu yağından iki damla, limon çimeni yağı da ekleyerek sinek kovucu olarak kullanabiliriz. Çocuklara, bebeklere alerjen bir sorun olmaması açısından yüzüne sürmeden kollarına, bacaklarına rahatlıkla uygulayabilirsiniz. Bu yağlar uçucu yapıda olduğu için anlık yapmanızı öneririm..” 

Cumhuriyet

İLGİLİ HABER
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top