GÜNDEM

FATSA’YI VATAN TOPRAKLARINA KATMAYA GELDİM

Terzi Fikri:
“Eğer bir ülkede vatan, İsviçre bankalarında gizli hesap defterleri ve Amerikan doları olarak görülüyor ve bu insanlar da yönetimi ellerinde bulunduruyorlarsa vatan için darağaçlarını omuzlayanları elbette ‘vatan haini’ ilan edeceklerdir..”

🌐 TERZİ FİKRİ NASIL HÂLÂ YAŞAYABİLİYOR ..!?
✳ Fatsa’da güvenlik problemi olmamasına rağmen darbenin provası sayılabilecek büyük bir operasyon hazırlandı ..!

✅ Vali Reşat Akkaya’nın ilk açıklaması, “Fatsa’yı vatan topraklarına katmaya geldim” olmuştu..

Terzi Fikri öyle bir giysi dikti ki Fatsa’ya
O Gürcü öyle bir gürledi ki arkadaşlarıyla
Noktalar, noktalı virgüller, askeri operasyonlar
Kimseler çıkaramaz Fatsa’nın sırtından!
Emek hakkının sımsıcak çıplaklığını
Can Yücel

12 Eylül yaklaşırken yıllardır yükselen Türkiye sosyalist hareketi adına -her ne kadar varoşlarda yoksulların konut sorununu çözen işgaller, fabrikalarda sendikaların, hak taleplerinde kitle örgütlerinin etkinliği gibi olumlu örnekler çoksa da- sokağın, yoksulların bazı temel sorunlarının onlarla birlikte alternatif yönetim modelleri ile çözüldüğü örnekler fazla değildi..

Tabii burada asıl sorun, böylesi örneklerin ortaya çıkma ihtimalinde bile devletin ‘tehlike’yi hissederek hemen boğmaya çalışmasıydı..


✅ Tayyip Erdoğan’ın hafta sonu yaptığı konuşmada Fatsa’nın sosyalist belediye başkanı Fikri Sönmez’i ölümünden otuz yıl sonra hatırlatması üzerine düşünmek gerekiyor..

– Fındık fiyatını açıkladığı Ordu’da Erdoğan şu sözleri söylemişti..

  • Erdoğan:

“Bu Ordu, terörün nemenem şey olduğunu iyi bilir. Ordu, Terzi Fikri’yi de iyi bilir, onların bedelini benim Ordum çok ödedi.”

🌐 KARADENİZ’DE FINDIK ÜRETİCİSİ RAHATSIZ ..!
✳ Erdoğan fındık fiyatını açıkladığı konuşmasında neden Terzi Fikri’ye böylesi olumsuz bir atıf yaptı ..!?

✅ Kabul etmek gerekiyor ki toplumsal tepkilerin alabileceği yönü Erdoğan hâlâ iyi tahlil ediyor..

– Konuşmasını yapmasından bir hafta önce Sol Parti, Fatsa’da bir fındık mitingi yapmıştı. Erdoğan’ın oy deposu olarak gördüğü Karadeniz’de kendi memleketi Rize dahil bir değişimin yaşanmakta olduğuna ilişkin gözlemler de var..

Unutmamak gerekiyor ki 12 Eylül öncesinde bu bölgelerde solun önemli bir etkisi vardı. Sol bu bölgelerde Fındık üreticisi köylüleri örgütleyerek yükselmişti..

🌐 “FATSA DENEYİMİ”, 14 EKİM 1979 İLE TEMMUZ 1980 ARASINDA SADECE DOKUZ AY SÜREN SOSYALİST BİR BELEDİYE ÇALIŞMASIDIR ..!
✳ Peki aradan geçen otuz beş yıla rağmen neden hâlâ Fatsa ve Terzi Fikri konuşulmaya devam ediyor ..!?

Fatsa, 12 Eylül darbesinin ardından dönemin cuntasının lideri Kenan Evren tarafından da çokça dile getirilmişti.. Şöyle diyordu darbenin muktedir generali ..

  • Kenan Evren:

“Orada Terzi Fikri diye biri çıkmış ‘Devlet benim’ diyor. Komite kurmuş, Fatsa’yı o komite yönetiyor. Ne yapılıp, yapılmayacağının kararını halk veriyor. Veya halk adına o komite. Yani kararı devlet vermiyor. Devlet otoritesi sıfır. Devletin kanunları Fatsa’da işlemiyor..”

🌐 ‘FATSA DENEYİMİ’ NEYDİ ..!?

✅ “Devletin kanunlarının işlememesi” elbette görece bir kavramdı. Söz konusu olan devletin klasik işleyişini beklemeyen bir yerel yönetim deneyimiydi aslında…

– Elbette burada sadece bir belediyecilik deneyimi yaşanmadı. Devrimci Yol (Dev Yol) gibi dönemin güçlü bir sol örgütünün desteğinin önemine de vurgu yapmak gerekiyor.. 

Fatsa gibi bir küçük ilçede de sistemin yerel uzantıları bu girişimi baştan engellemeyi başarır ya da işlemez hale getirebilirdi..

Fatsa’da 1979 yılında yapılan ara seçimlerde, Dev Yol’un desteklediği ve mesleğinden dolayı ‘Terzi Fikri’ olarak tanınan Fikri Sönmez, bağımsız aday olarak 3096 aldı..

CHP adayı Zeki Muslu 1133, Adalet Partisi adayı Rıza Özmaden 859 oy almıştı..

Kısa sürecek Fatsa deneyimi bu seçimin kazanılması ile başladı.
Ancak burada şunun altını çizmek gerekiyor. Bu başarı bölgede yıllardır süren devrimci çalışmanın bir sonucuydu.. Ve elbette Fikri Sönmez’in kişisel tarihinin de…

✅ Bölgenin temel geçim kaynağı olan fındık aynı zamanda büyük tüccarların köylünün emeğine el koymasının aracıydı..

– Türkiye İşçi Partisi’nin kurulması ile birlikte 1960’lardan sonra fındık fiyatının belirlenmesine yönelik çok sayıda miting gerçekleştirilmişti. 1938 doğumlu, geçimini terzilik yaparak sağlayan Fikri Sönmez, bu mitinglerin etkili konuşmacılarından biriydi..

Sönmez 12 Mart darbesinin ardından 1972 yılında tutuklanmış, yirmi ay hapis yattıktan sonra serbest bırakılmıştı.. Yine 1978-79 yıllarında Ordu ve Giresun’da yapılan 8 “Fındıkta Sömürüye Son” mitinginin konuşmacısı ve örgütleyicisiydi..

🌐 SİLAHLI SALDIRILARIN ORTASINDA BELEDİYECİLİK ..!

✅ Ancak 1979 yılı kanlı bir yıldı. Türkiye’nin birçok yerinde özellikle taşrada sol-sosyalist örgütlerin taraftarlarına, öne çıkan liderlere, hatta Cumhuriyet Halk Partisi’nin yöneticilerine yönelik ciddi silahlı saldırılar oluyordu..

– Fikri Sönmez’in bağımsız aday olduğu seçimler öncesinde ona karşı da bir suikast girişimi yaşandı.. Eylül 1979’daki bu saldırıdan bacağından vurularak sağ kurtulmayı başardı..


Seçimler kazanıldığında ise kısa sürecek Fatsa deneyiminin ilk adımları hemen atıldı. O yıllarda yalnızca Karadeniz’de değil, Türkiye’nin bütün kırsal kesimlerinde en önemli sorun “yol ve alt yapı” sorunuydu..

Köylerin ilçeler ile bağlantısı, ‘yol’ denilemeyecek çamurlu patikalar ile sağlanıyordu. İlçe içindeki mahalle araları ise en ufak yağmurda çamur deryasına dönüşüyordu..

Üstelik mazotun, yağın karaborsaya düştüğü, stokçuluğun yaygınlaştığı yıllardı..


✅ Fatsa, nüfus yoğunluğu ve sorunlar açısından bir değerlendirmeye tabi tutularak on bir bölgeye ayrıldı. Bu bölgelerde gizli oy açık sayım esasına göre seçimler yapılarak 11 komite kuruldu..

🌐 KARABORSA YASAKLANDI, YOLLAR YAPILDI ..!

✅ Bu komitelerin aktardığı sorunların çözümü için çalışılmaya başlandı..

– Bölgede karaborsa ve stokçuluk yapan depolar basılıp malların gerçek fiyattan ödemesi yapılıp dağıtımı sağlandı..

– Ama en önemlisi bataklığa dönen yollar, “Çamura Son Kampanyası” ile halkın katılımı da sağlanarak yapıldı..

– Yolların yapılması ile birlikte ilçenin bir diğer önemli sorunu olan sivrisinek konusu da halledilmiş oldu..

Elbette işlerin kısa sürede bürokrasiye takılmadan yapılmasının en önemli nedeni bu konuda gösterilen iradeydi. Daha önce müteahhitlerin elinde yıllara yayılıp bitirilemeyen belediye işleri kolektif bir irade ile kısa sürede halledilebilmişti..

✅ En önemlisi ülkenin başka yerlerinde devam eden silahlı saldırılar kısa sürede durduruldu..

– Şehre giriş çıkışlar bu komitelerin denetimindeydi.. Bir süre sonra aile içi anlaşmazlıklardan, kan davalarına, eşlerinden şiddet gören kadınlara kadar bir çok sorun için de halk mahkemeler yerine bu komitelere gelmeye başladı..


Bu durum dönemin hükümetinin ve sıkıyönetimle yönetilen ülkenin askeri bürokrasisinin dikkatini çekti. Aynı dönemde Çorum’da şehrin Alevi ve solcu mahallelerine yönelik provokasyon, kurulan barikatlar ve direniş ile durdurulmuştu..


✳ Çorum olayları tartışılırken dönemin başbakanı Süleyman Demirel “asıl tehlikeye” işaret etti: “Çorum’u bırakın, Fatsa’ya bakın.”..


Çünkü düzen, Fatsa’da ‘hep korktukları’ adil yaşamın bir küçük örneğini görmüştü. Ülkenin büyük kısmında yağ, benzin, tüpgaz kuyrukları ve çatışmalar varken ilçenin muhafazakar partilerinin bile rahatsız olmadığı bir deneyimin yayılma ‘tehlikesi’ ortaya çıkmıştı..

Fatsa’ya yönelik açıklamalar bir askeri operasyonun hazırlıklarının ayak izlerini gösterirken CHP, Adalet Partisi ve Milli Selamet Partisi ilçe başkanları şu açıklamayı yapmışlardı: “Fatsa’da komünist işgal yok, ateş ile barut yok, böylesine huzurlu bir yerde olay çıkartmak niye?”

🌐 DARBEDEN ÇOK ÖNCE FATSA’YA OPERASYON HAZIRLANDI ..!

✅ 12 Eylül askeri darbesinin ardından başlayan Dev-Yol davasının klasörleri arasında sonradan bulunan bir belge, Fatsa’ya yönelik Genelkurmay Başkanlığı’nda darbeden çok önce bir rapor hazırladığını gösteriyordu..

  • Genelkurmay Başkanlığı Taktik Karargâh Komutanı Tuğgeneral Ahmet Çakıroğlu tarafından sunulan raporda şunlar söyleniyordu:

“Devletin yokluğunu fırsat bilen Dev-Yol militanları, güçlü olduklarını göstermek ve taraftar kazanmak maksadı ile bayilere gelen akaryakıtı vatandaşlara dağıtmış, sigaralara el koyarak normal fiyattan halka intikalini sağlamıştır, margarin bulunmadığı zamanlarda fabrikalardan temin ettikleri yağları, normal fiyattan halka dağıtmışlardır. ‘Devlet’in yapamadığını örgüt yapıyor’ fikri yaratılarak birçok sempatizan kazanılmış ve komünizm için geniş bir taban oluşturulan Fatsa, kurtarılmış bölge ilan edilerek ülke uçurumun kenarına getirilmiştir..

Kısa ve uzun vadedeki önlemlerin alınması durumunda, Fatsa bölgesindeki anarşik olayların büyük ölçüde önlenebileceğine inanılmaktadır..

Bugün için mümkün olan tedbirlerin alınmasının erken olduğunun düşünülmesi halinde, yarın için çok geç kalınabilecektir..”


Hazırlanan bu rapor aslında normal bir ülkede zaten olması gereken hizmetlerin belediye tarafından yapılmasının dahi bir ‘komünizm tehlikesi’ olarak yorumlandığını gösteriyor..


✳ O dönem Hürriyet gazetesinin yazarı olan ve daha 2015 yılında CHP’den milletvekili seçilen Oktay Ekşi şöyle yazıyordu: “Fatsa elden gidiyor, ordu bir şeyler yapmalı.”

Dönemin Tercüman gibi sağcı gazetelerinde Fatsa ile ilgili haber çıkmayan gün yoktu. Bu küçük ilçe bir anda sağ basının hedefi olmuştu.

🌐 12 EYLÜL’ÜN PROVASI YAPILDI ..!
✳ Fatsa’da hiçbir güvenlik problemi olmamasına rağmen 12 Eylül darbesinin provası sayılabilecek büyük bir operasyon hazırlandı..
  • Dönemin yeni atanan Ordu Valisi Reşat Akkaya’nın yaptığı ilk açıklama:

“Fatsa’yı vatan topraklarına katmaya geldim”.

İktidarda Adalet Partisi ve MHP’nin olduğu 2. Milliyetçi Cephe hükümeti vardı. Operasyonu iki ay sonra askeri darbeyi yapacak olan Genelkurmay Başkanı Kenan Evren yönetmişti..


11 Temmuz 1979 sabahı çok büyük bir askeri güçle Fatsa’ya girildi. İlçeye önce hücumbotlarla denizden baskın gerçekleştirilirken, bir mekanize piyade taburu, üç jandarma komando birliği, il alay komutanlığı takviye birliklerle katılmış, ayrıca polis ve MHP’li olduğu bilinen Vali Akkaya’nın gönderdiği ülkücü militanlar da yer almıştı..

Bu kişiler önceden tespit edilen yüzlerce Fatsalının evlerini göstermiş, gözaltılar yapılmıştı..

Dönemin gazeteleri “operasyon silah kullanılmadan yapıldı” başlığı ile “Devlet Fatsa’ya girdi” diyordu. Ancak beklenen büyük çatışma olmadı. Tek kayıp gece pusu kuran bir askeri birliğin komutanının kendi askerleri tarafından yanlışlıkla vurulması ile gerçekleşti..


✅ Terzi Fikri ve yüzlerce insan tutuklanıp cezaevine kondu. İki ay sonra gelen 12 Eylül askeri darbesi ile bu kişiler tekrar işkence merkezlerine götürülüp ağır işkencelerden geçirildi..

✳ Askeri mahkemelerde, “Ben ne yaptımsa halkım için yaptım” diyen Fikri Sönmez, 4 Mayıs 1985’de kaldığı cezaevinde kalp krizi geçirerek öldü. ..!
  • Bir savunmasında şöyle diyordu Terzi Fikri:


“Beton duvarlara, demir parmaklıklara mecbur edildiğim için hiç ama hiç üzüntü duymuyorum. Vatansever olduğumu bugün söylediğim gibi, 25 seneden bu yana her yerde söyledim. Bunun için kavgalara girdim. İşkence gördüm, zindanlara atıldım. Eğer bir ülkede vatan, İsviçre bankalarında gizli hesap defterleri ve Amerikan doları olarak görülüyor ve bu insanlar da yönetimi ellerinde bulunduruyorlarsa vatan için darağaçlarını omuzlayanları elbette ‘vatan haini’ ilan edeceklerdir..”

✳ DOKUZ AY SÜREN DENEYİM UNUTULMADI ..!

Fatsa deneyimi, ülkenin kan ve kaos içinde olduğu bir dönemde topu topu dokuz ay sürdü. Ama bu kısa tecrübe bile muktedirlerin neden korktuğunun bir simgesi oldu. Sonrasında yaşanan her sol yerel belediye deneyiminde de akla gelen örnek oldu. 

Şimdi Erdoğan’ın onu tekrar hatırlatması ile “Terzi Fikri”nin hâlâ yaşadığını da bir kez daha fark etmiş olduk…

Duvar//Sadık Güleç

İLGİLİ HABER
🌐 TERZİ FİKRİ, DARBECİ EVREN’DEN DAHA HALKTIR ..!
✳ VE SİZ KİMİN YANINDA SAF TUTTUNUZ ..!

✅ Siz bizzat kendiniz; “seçilmiş siyasi hayatınız”da 28 Şubat Müdahalesi, 27 Nisan Muhtırası ve “15 Temmuz Darbe Girişimi”ne maruz kalmışsanız… Halka durmadan “darbecilere, darbelere karşı” nutuklar atıyorsanız… “Bu Ordu (ordu) Terzi Fikri’yi de iyi bilir” diyemezsiniz. Ama dediniz! Halkın seçtiği mütevazı bir halk çocuğunun değil, darbeci paşanın yanında saf tuttunuz. Çok çarpıcı!

– Cumhurbaşkanı’nın “darbeler” üzerine samimiyetinin zirveye vardığı yer Fatsa oldu! Bilerek bilmeyerek..

Benim ve kendisinin yaşındakiler başta, 12 Eylül’ü de biraz bilen herkes “1980 darbesinin hemen öncesinde, Fatsa’da halkın oyları ile seçilmiş bir sosyalist belediye başkanı” olduğunu da bilir..

Siyasi pozisyonunuza göre oy vermiş, vermemiş; heyecan duymuş, hayal kurmuş ya da nefret etmiş olabilirsiniz..Bunu anlarım..

✅ Ama o belediye başkanı, 12 Eylül askeri darbesinin provası olan bir yerel askeri müdahaleyle, halkın oyuna rağmen alaşağı edilmiş, tutuklanmış, cezaevine atılmış ve orada ölüme itilmişse, bu konudaki düşünceniz ciddi bir ayrımdır.

– Hele hele…


1.Siyasi tırmanışınız seçilmiş belediye başkanı olarak başlamışsa;


2.Oradan halkın oyuyla değil, siyasi-askeri-hukuki müdahaleyle alınmışsanız;


3.Ve yıllarca yıllarca, binlerce insanın ömrünün tüketildiği bir mapusluktan size de “bir şiir yüzünden” 4 ay düşünce, bunu siyasi hayatınızın levyesi yapmışsanız;


4.Siz bizzat kendiniz; “seçilmiş siyasi hayatınız”da 28 Şubat Müdahalesi, 27 Nisan Muhtırası ve “15 Temmuz Darbe Girişimi”ne maruz kalmışsanız…


5.Halka durmadan “darbecilere, darbelere karşı” nutuklar atıyorsanız…


6.Siyasi yasağınız bugün durmadan aşağıladığınız ana muhalefet partisinin oylarıyla kaldırılmış, seçilme ve başbakan olma yolunuz öyle açılmışsa…

✅ “Bu Ordu (ordu) Terzi Fikri’yi de iyi bilir” diyemezsiniz..

– Ama dediniz!


✅ Halkın seçtiği mütevazı bir halk çocuğunun değil, darbeci paşanın yanında saf tuttunuz..


– Çok çarpıcı!

✅ Evren komutasındaki cuntasıyla bu ülkenin gırtlağını sıkmış bir 12 Eylül Darbeci Ordusu’nun yanında; kim olursa olsun, seçilmiş, indirilmiş ve ölümüne hapse atılmış bir belediye başkanına bunları diyebiliyorsanız…
Vallahi ben daha ne diyeyim!

✅ O zaman bir de ihbarda bulunayım:
Hani 15 Temmuz darbesine direnirken hayatını kaybedenler hayırla anılıyor ya hep… Elbet anılsınlar…

Ama sizi Kenan Budak ile de tanıştırayım:
12 Eylül darbesine karşı Kazlıçeşme işçilerini örgütlemeye çalışırken, yani direnirken, darbeci kuvvetler tarafından öldürülen sendikacı.

Dilerseniz hayırla anın, bizim gibi…
Dilerseniz “Bu ordu, bu polis Kenan Budak’ı da iyi bilir” deyin, Terzi Fikri’ye dediğiniz gibi!

✅ Aşağıdaki eski yazımı, Cumhurbaşkanı’nın hukuktaki “sağ” kolu, eski solcu ve insan hakları mücadelecisi Mehmet Bey’in de dikkatine sunuyorum..


– Seçilmiş Başkan Terzi Fikri ile Yürekli Sendikacı Kenan Budak’ın da selamlarıyla..!

✳ Birinin emrinde, esasta halkın çocuklarından müteşekkil bir ordu ve halka ait kaynaklarla alınmış silahlar, arkasında onu seven ABD, NATO… Yanında da “ordusunu seven” halk vardı tabii..


✅ O yüzden devlete, millete, ülkeye, tarihe, darbeye, işkenceye hükmetti; ABD, IMF buyruklarına amade oldu..

✅ Öteki, “halktan biri”ydi, ilkokul mezunu, çıraklıktan terziydi.

– Çok can vermiş, çok işkenceden geçmiş ama can da almış, bölünerek birbirine girmiş, esası unutup ayrıntıda boğulmuş “devrimci hayaller”in Karadeniz kıyısında, Fatsa’da “yerel” hakikat diye doğdu…
Ülke çapında bir hayal oldu.

O günlerde, üniversite öğrencisi, “Marmara Belediyeler Birliği” çalışanıydım..


“Belediye” benim için halk adı olan “Komün”dü..


Liderin tayin edeceği “yerel güçlü, zengin, popüler, şöhretli, bürokrat, işadamı, genel merkeze yakın, emre amade” birilerinden ziyade, “halkın halk için halk arasından seçeceği” birileriydi..


Tabii birileri gerçek, birileri daha ziyade hayaldi..

✅ Daha önce Türkiye İşçi Partili olan, Dev-Genç’le buluşan, 12 Mart’ta cezaevinde yatan Terzi Fikri Sönmez, işte fiili gerçekle hayali umut arasında belirdi.

– Kimileri gibi “askeri darbe yandaşı” olmayan solların, sosyalistlerin ortak adayıydı; 1979’da Fatsa Belediye Başkanı seçildi.

✳ Kim bilir Fatsa’da ne çok yanlış da olmuştur; belki zorbalıklar da.
Lakin “ötekiler” temiz, dürüst ve insani miydi hep ..!?

✅ Fatsa bir süre “kendini” yönetebildi. Halktan üyelerin komiteleri belediye görevlilerini denetledi. İnsani sorunlar ele alındı..

Çamura ve sineğe gömülmüş, onlarca kişiyi koleraya, salgına kurban vermiş Fatsa’da ahali, imece ile yurdunu yeni baştan yarattı. Her tür sinek; kaçakçılık, tefecilik araziden kovuldu..

– “Evren’in askerleri” ilk darbeyi 11 Temmuz 1980’de Fatsa’da yaptılar. ABD’nin “bizim çocuk” dediği General Evren bizzat komuta etti Fatsa harekâtına..


– İktidardaki “Demokrat” Demirel ile MC ortakları Erbakan ve Türkeş, sonra darbeyle pekişecek 24 Ocak ekonomik harekâtı başındaki “liberal” Özal da onların yanındaydı. (Bunları unutmayın olur mu!)..

– Bugünün liberal, muhafazakâr demokratlığın nice ünlü siması, gazetecisi, yazarı da, mütevazı Terzi karşısında, koskoca darbeci General’in safındaydı..


✅ İhbarcı ve kışkırtıcıydılar; Evren ordusunun halktan terziyi ezmesine iştahlıydılar..

✅ Oysa Fatsa parti örgütleri, sadece muhalefetteki CHP değil, iktidardaki Milliyetçi Cephe’nin AP ve MSP örgütleri de ortak bildiriye imza atmıştı:
“Fatsa’da komünist işgal yok. Ateş ile barut yok. Ülkede her yerde kan var ama biz burada huzurluyuz.”

– “Darbeci General” dinlemedi..


Ülkedeki topyekûn darbenin, halkı topyekûn esir almanın, insanların haklarını, haysiyetlerini ve hatta bedenleri ile hayatlarını gasp etmenin ciddi provasını Fatsa’da yaptı..

Fatsa, Evren’in askerleri tarafından halktan geri alındı..


Terzi Fikri içeri alındı. İşkenceden işkenceye..


✅ 12 Eylül darbesiyle işkence daha da azdı ve 4 Mayıs 1985’te, 46 yaşındaki Terzi Fikri, “tarihi komün” şahsiyeti, işkenceye son nefesini teslim etti..

General ilk büyük zaferini Fatsa’da kazanmıştı..


Bir ilçede halkın seçimini bizzat ezebilen kişi, darbenin ardından tüm halkın yüzde 90’dan fazla oyuyla kendini cumhurbaşkanı seçtirdi!

(Sene 2009’du): CHP meclis üyelerinin teklifine AKP’li başkan Anlayan da anlayışla yaklaşmıştı..


Evren adı verilmiş caddenin adı yeniden Terzi Fikri Sönmez olmalıydı..
Çünkü o cadde, 1979’da, halkın seçtiği halktan başkan ile bizzat halkın birlikte yaptığı caddeydi..


Fikri Sönmez adını onu seçen halk vermişti ama Evren tabelayı da zapt etmişti!

✅ Silahla, darbeyle tarih yaparsınız; ama her halk tarihinin hakikatini geri alıp kendi tarihini, bir köşede bile olsa, yeniden yazabilir!

– Her halk, kendi utancının da karıştığı tarihin vicdanını temizlemek için, kendi ortak vicdanını yeniden inşa edebilir..


Duvar//Umur Talu

İLGİLİ HABER
🌐 TERZİ FİKRİ’NİN OĞLU NACİ SÖNMEZ: ERDOĞAN’IN KAYBETTİĞİNE ARTIK EMİNİM ..!
✳ Terzi Fikri’ olarak anılan Fikri Sönmez’in oğlu Naci Sönmez: Erdoğan’ın sözlerine yanıt vererek, “Erdoğan’ın ve AKP iktidarının kaybettiğine artık eminim ..!

Erdoğan’ın cumartesi günü Ordu’da katıldığı toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, 11 Temmuz 1980’de askeri operasyonla görevden alınan Fatsa Belediye Başkanı Fikri Sönmez’e (Terzi Fikri) yönelik sözlerine Sönmez’in oğlu Naci Sönmez yanıt verdi.

  • Naci Sönmez:

“Ben Erdoğan’ın ve AKP iktidarının kaybettiğine artık eminim. Ordulular ve Fatsalılar gereken cevabı verecektir..”

✳ ‘İKTİDARIN NE KADAR SIKIŞMIŞ OLDUĞUNU GÖSTERDİ’ ..!

✅ “Biz aile olarak, Fatsalılar olarak Terzi Fikri üzerinden dövülmeye alıştık” 

  • Naci Sönmez:

“Elbette aradan bu kadar zaman geçtikten sonra ülkeyi yöneten bir muktedirin, bu kadar gücü elinde bulunduran, bir iktidarın tepesinde bulunan bir kişinin Karadeniz gibi bir yerde fındık fiyatı açıklamak için gerçekleştirdiği bir mitingde Terzi Fikri’ye gönderme yapması bizi nasıl etkiledi derseniz biz alıştık. Aile olarak Fatsalılar olarak Terzi Fikri üzerinden dövülmeye itibarsızlaştırmaya alıştık. Bir yandan da bir iktidarın ne kadar çaresizlik içerisinde olduğunu ne kadar sıkışmış olduğunu gösteren bir durumdur bu. Bundan Türkiye’nin demokrasi güçleri asla alınmamalıdır. Asla duygusal tepkiler göstermemelidir. Bu bir anlamda Türkiye’de bu çıkışın nereden olabileceğini, demokrasinin hangi kanaldan inşa edileceğini göstermiş bir şeydir.”

✳ ’12 EYLÜL FATSA’DA PROVA EDİLDİ’ ..!
  • Naci Sönmez:

“12 Eylül darbesi 11 Temmuz 1980’de Fatsa’da prova edildi ..

Kayyım sözcüğü literatürümüze son dönemlerde girdi. Özellikle AKP’nin, Cumhur ittifakının, bu siyasal iktidarın son yıllarda özellikle Kürt illerindeki belediye başkanlarına yönelik yaptığı bir uygulamaydı ama esasen 1980’nin 11 Temmuz’unda Fatsa’ya kayyım atandı..

Ne zaman bu ülkede tekçiliğe karşı, demokrasi dışı otoriter rejimlere karşı, halkın iradesini temsil eden bir siyaset ortaya çıksa devletin refleksi hep böyle oldu..

O zaman belediye işgal edildi, başta Terzi Fikri, sevgili babam tutuklandı, yüzlerce insan işkenceden geçirildi. 12 Eylül aslında Fatsa’da prova edildi. 2 ay önce Fatsa’da ne yapıldıysa, 2 ay sonra 12 Eylül’cüler Türkiye’ye de aynı elbiseyi giydirdiler..”

🌐 ‘ERDOĞAN’DAN AKIL ALMAYA İHTİYACIMIZ YOK’ ..!
  • Naci Sönmez:

“Çünkü 10 yıl önceye kadar ben Fatsa’da yaşadım. Biz Fatsa halkıyla barışık yaşadık. Aşağıda böyle bir sorun yok. Sağcısıyla solcusuyla, esnafıyla emekçisiyle barış içerisinde yaşadık. Fatsa’nın ne ile karşı karşıya kaldığını biliyoruz. Erdoğan’dan akıl almaya ihtiyacımız yoktur..”

✳ ‘ORDULULAR VE FATSALILAR GEREKEN CEVABI VERECEKTİR’ ..!

  • Ailesinin Gürcistan’dan göçtüğünü ve yaşadıkları köyün Gürcü köyü olduğunu belirten Sönmez:

“Bizim Gürcü aileler genellikle Adalet Partili gençleri MHP’li olur. Bugün o gençler bir Fikri Sönmez’e minnet duyarlar. Bunu gidip orada gündeme taşımak lazım. Emin olun 2023 seçimleri dün Ordu’da tamamlanmıştır. Ordulular ve Fatsalılar gereken cevabı verecektir. Siyaset bu kadar köpeksiz köyde değneksiz gezme işi değildir. Siyasette bir üslup bir ahlak gerekir..”

NE OLMUŞTU?

Erdoğan cumartesi günü yaptığı konuşmada ‘Terzi Fikri’ ile ilgili, “Bunlar terörle canımıza ve huzurumuza kastettiler. Ama şimdi terörle mücadelede Gabar’da, Tendürek’te, terörün belini kırdık mı? Artık terör diye bir bela var mı? Ah ah, bu Ordu terörün nemenem bir şey olduğunu gayet iyi bilir. Bu Ordu Terzi Fikriyi de iyi bilir. Onların bedelini benim Ordum çok ödedi. Ama artık böyle bir şey yok” ifadelerini kullanmıştı.

Duvar

https://twitter.com/bulentparlak/status/1553471190437601286?t=ZTX4gyLpRPkCuqbEpUyGQw&s=19
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top