SIYASET

AİHM’DEN OSMAN KAVALA İÇİN İHLAL KARARI: SEDAT PEKER’İN OSMAN KAVALA HAKKINDAKİ AÇIKLAMALARI

AİHM, Osman Kavala davasında Türkiye’nin “AİHM kararlarına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediği” gerekçesiyle AİHS’nin 46/1’inci maddesini ihlal ettiği hükmüne vardı..

🌐 TÜRKİYE’NİN “AİHM KARARLARINA İLİŞKİN YÜKÜMLÜLÜKLERİNİ YERİNE GETİRMEDİĞİ” ..!
✳ Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 18 Ekim 2017’den beri tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala davasında Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin 2 Şubat 2022 tarihinde başlattığı ihlal prosedürü kapsamındaki kararını açıkladı..!

AİHM, Osman Kavala davasında Türkiye’nin “AİHM kararlarına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediği” gerekçesiyle AİHS’nin 46/1’inci maddesini ihlal ettiği hükmüne vardı..

Kavala’ya 7 bin 500 Euro mahkeme masrafı ödenmesi kararlaştırıldı.. 

  • Karara ilişkin açıklamada, şu değerlendirmeler yapıldı:

“Mahkeme, Kavala’nın tutuklanmasına ilişkin kararların ve iddianamenin yeni şüpheyi haklı çıkarabilecek şekilde yeni olgular içermediği sonucuna varmıştır. Kavala’nın ilk tutukluluğunda olduğu gibi, soruşturma makamları keyfi tutuklamaya karşı mevcut olan anayasal güvencelere rağmen, tutukluluğunun devamını haklı çıkarmak için, çok sayıda yasal eyleme atıfta bulunmuştur.

Sözleşmenin bütün yapısı, üye devletlerdeki resmi makamların iyi niyetle hareket ettiği genel varsayımına dayanıyordu. Nihai ve bağlayıcı olan bir yargı kararının uygulanmaması, Sözleşmeye imza atan devletlerin, Sözleşmeyi onaylarken itibar etmeyi taahhüt ettikleri hukukun üstünlüğü ilkesiyle bağdaşmayan durumlara sebebiyet verecektir.

Mahkeme, Türkiye’nin Büyük Daire kararını yerine getirmek için bazı adımlar attığını ve sunduğu Eylem Planı’nı kaydetmiştir. Fakat, Bakanlar Komitesi’nin konuyu kendisine gönderdiği tarihte ve Kavala’nın kefaletle serbest bırakılmasını emreden üç karara ve bir beraat kararına rağmen, Kavala’nın dört yıl, üç ay ve on dört günden fazla bir süredir tutuklu yargılandığını kaydetmiştir.

Bakanlar Komitesi tarafından kendisine yöneltilen soruya cevaben, Mahkeme Türkiye’nin 10 Aralık 2019 tarihli kararını uygulaması bağlamında 46’ncı maddenin 1’inci fırkası kapsamındaki yükümlülüğünü yerine getirmediği sonucuna varmıştır.”

🌐 ADALET BAKANLIĞI’NDAN AİHM’E ‘OSMAN KAVALA’ TEPKİSİ ..!
AİHM’in ‘Osman Kavala’ kararının icrasına ilişkin aldığı yeni kararın ardından, Adalet Bakanlığı’dan açıklama geldi ..!

Söz konusu kararın ardından, Adalet Bakanlığı’ndan da bir açıklama geldi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, ‘Türkiye’nin, AİHM kararlarına uymayı taahhüt ettiği ve bu taahhüdünün gereğini daima yerine getirdiği’ belirtildi.

“TÜRKİYE, AİHM KARARLARINA UYMA ORANI EN YÜKSEK ÜLKELERDEN” ..!
  • Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada,

 “Türkiye, AİHM kararlarına uymayı taahhüt etmiş ve bu taahhüdünün gereğini daima yerine getirmiş bir ülkedir. Türkiye, AİHM kararlarına uyma oranı en yüksek ülkelerden biridir. Zira üye ülkelerin AİHM kararlarını icra oranı yüzde 80,20 iken; Türkiye’nin icra oranı yüzde 87,98’dir. Diğer kararların icra süreci ise devam etmektedir. Türk yargı makamları, AİHM’in Kavala hakkında verdiği 10 Aralık 2019 tarihli kararını uyguladıklarını defaatle belirtmişlerdir..” 

  • AİHM’in, Kavala dosyasını öne çekmesine tepki gösterilen açıklama:

 “AİHM Büyük Daire gündeminde 22 dosya bulunmasına ve halihazırda derdest dosyaların tamamına yakınının Kavala dosyasından daha önceki tarihlerde, bir kısmının ise en az 1 yıl önce Büyük Daire’ye gelmiş olmasına rağmen Kavala dosyasının öne çekilmesi, AİHM’in güvenilirliğini ve itibarını olumsuz etkileyeceği gibi AİHM’in Türkiye’ye karşı objektifliği ve tarafsızlığı konusunda kamuoyumuzdaki tartışmaları da artıracaktır..”

Cumhuriyet

Avukat Benan Molu // www.cafemedyam.com
🌐 AVUKAT BENAN MOLU: AİHM’İN KAVALA KARARI KESİN VE BAĞLAYICI, DERHAL TAHLİYE GEREKİYOR ..!
  • Avukat Benan Molu:

“Karar bugün itibari ile kesin ve bağlayıcı. Büyük Daire kararı olduğu için ve herhangi bir başvurucu ya da hükümet tarafından yapılabilecek bir itiraza kabil değil. Dolayısı ile kesin ve bağlayıcı olan bu kararın istinaf mahkemesine sunulması ve Osman Kavala için derhal tahliye kararı verilmesi gerekiyor..

Türkiye, İnsan Hakları Mahkemesi’nin 2019 yılında Osman Kavala ile ilgili vermiş olduğu kararı yerine getirmedi.. Böylece kesin ve bağlayıcı olan kararların uygulanması ile ilgili sözleşmenin 46’ncı maddesini ihlal etti..

Bununla ilgili öncelikle 2019 tarihli karara bakmak gerekiyor. 2019 tarihli kararda mahkeme, Osman Kavala’nın bir insan hakları savunucusu, bir iş insanı olarak yürüttüğüne, tamamen yasal ve meşru olan faaliyetlerin tutuklanması için delil teşkil edemeyeceğine karar vermişti. Bu sebeple de özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiğini tespit etmişti” 

✳ AİHM çok nadir olarak bu yola başvurdu!
  • Benan Molu:

“Sözleşme’nin 18. Maddesi altında Osman Kavala’nın yine yürüttüğü bu insan hakları faaliyetleri sebebiyle susturulmak ve cezalandırılmak amacıyla tutuklandığını yani tutukluluğunun siyasi bir tutukluluk olduğuna karar verdi. Bu kararla birlikte de bu ihlalin ortadan kaldırılabilmesi için sözleşmenin 46. Maddesi uyarınca Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılması gerektiğine karar verdi. Fakat bu karar hala uygulanmadığı için bu süreçte Osman Kavala beraat etmiş olmasına rağmen serbest kalacakken tekrar tutuklandığı, en son 25 Nisan’da da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırıldığı için bu süreç bugün bu noktaya gelmiş oldu..”

✳ ‘BAKANLAR KOMİTESİ, TÜRKİYE’NİN ARGÜMANLARINI İNANDIRICI BULMADI
  • Molu:

“Avrupa Konseyi’nin Türkiye’ye karşı bir ihlal prosedürü başlattı.. Azerbaycan’dan sonra bütün Avrupa Konseyi tarihinde ikinci kez bu yola başvuruldu. Türkiye’nin Bakanlar Komitesi’ne ve İnsan Hakları Mahkemesi’ne sunduğu 2 temel argüman vardı. Bunlardan bir tanesi zaten ‘Biz AİHM kararlarını uygulamıyor değiliz, uyguluyoruz bu kararları, bakın zaten Osman Kavala beraat etti ‘ve 2019 tarihli o tutukluluk kararından beraat kararı vererek buruda aslında kararı yerine getirmiş oldu..

Şimdi ikinci argüman da şu; ‘Osman Kavala daha sonrasında ikinci ve üçüncü kere tutuklandı. Bunlarla ilgili yapılmış bir AİHM başvurusu yok.. Dolayısıyla verilmiş bir AİHM kararı yok ama başvuru yapılmış olsaydı dahi ikinci ve üçüncü tutuklulukta ileri sürülen deliller ve istinat edilen suçlamalar 2019 tarihli karara konu tutukluluk farklı.. Dolayısıyla artık 2019’lu tarihli kararın kapsamına giren bir delil ve istinat söz konusu değil. Farklı olaylar ve farklı tutukluluklar’ diyordu..

✅ Fakat Bakanlar Komitesi bunu daha ihlal prosedürü başlatmadan bile inandırıcı bulmadı.. Ve dedi ki ‘Hayır, biz bunu inandırıcı bulmuyoruz. İkinci tutukluluk ilk tutukluluğun devamı niteliğinde.. Ve Osman Kavala’yı siyasi sebeplerle özgürlüğünden alı koymanın bir aracı olarak kullanıldığını düşünüyoruz.. Buna dair inandırıcı ikna edici deliller var elimizde’ dedi..

Ve en nihayetinde bütün ulusal, uluslar arası kurumların tepkisine rağmen Bakanlar Komitesi’nin verdiği o ara kararlara rağmen ve aynı şekilde AİHM’in bağlayıcı olan 2019 tarihli kararına rağmen Osman Kavala serbest bırakılmayınca 2 Şubat 2022 itibariyle resmi olarak ihlal prosedürü başlatılmış oldu. Ve Bakanlar Komitesi dedi ki, ‘Ben senin verdiğin kararı uygulatamadım o yüzden sana geri gönderiyorum. AİHM de bugün açıkladığı kararla zaten bunu tespit etmiş oldu.”

✳ ‘HÜKÜMETİN ARGÜMANI TAMAMEN ÇÜRÜTÜLDÜ’ ..!

– Kararın önlemli iki noktası olduğuna dikkat çeken Molu, sözlerine şöyle devam etti..

  • Molu:

“Birincisi zaten hükümetin ‘Biz bu kararı yerine getirdik, uyguladık’ argümanını tamamen çürütmüş olması. Mahkeme bunu açıklıkla söylüyor. Hem verilen tutuklama kararı hem de daha sonrasında hazırlanan iddianamede yeni bir delil ya da bu tutuklamayı haklı kılacak bir şüphe durumunun olmadığını söylüyor. Bütün bunları zaten kullanılan bu delillerin hepsinin 2019 tarihli kararında çürütüldüğünü söyledi.

Ve buna rağmen 2019 tarihli kararda çürütülmüş olmasına rağmen ve Kavala hakkında verilen bir beraat kararı ve onun dışında serbest bırakılmasını söyleyen diğer kararlara rağmen komitenin aldığı ara kararlara rağmen 4 yılı aşkın süredir Osman Kavala’nın hala cezaevinde tutuluyor olmasının bir kötü niyet taşıdığını söyledi mahkeme ve dedi ki, ‘Avrupa Konseyi sistemi taraf devletlerin sözleşmeye taraf olan ülkelerin tamamen iyi niyeti üzerine kuruludur. Fakat burada Osman Kavala’yı ısrarla cezaevinde tutuluyor olmasının artık bir iyi niyet görmüyoruz ve bütün bu kararlara rağmen hala cezaevinde tutuklu olması bir kötü niyet göstergesidir.’

✳ ‘KARAR KESİN VE BAĞLAYICI’ ..!

✅ Karar bugün itibari ile kesin ve bağlayıcı..

Büyük Daire kararı olduğu için ve herhangi bir başvurucu ya da hükümet tarafından yapılabilecek bir itiraza kabil değil. Dolayısı ile kesin ve bağlayıcı olan bu kararın istinaf mahkemesine sunulması ve Osman Kavala için derhal tahliye kararı verilmesi gerekiyor..

Hem sözleşme sisteminde hem Avrupa Konseyi statüsünde ihlal prosedürünün düzenlendiği bir dizi yaptırım ön görülüyor. Oy kullanımının askıya alınması, toplantıya katılımın engellenmesi, temsilci gönderilmesinin engellenmesi gibi en üst yaptırım da konsey üyeliğinin Askıya alınması ve konsey üyeliğinden çıkartılmak..

Ama bu aşamaya ne zaman gelinir bunlar hangi sırayla uygulanır buna dair bunda bir belirlilik yok. Dolayısıyla çok uzun vadede bunları yaşayarak göreceğiz.” 

Duvar// Didem Mercan

🌐 RIZA TÜRMEN: TÜRKİYE OSMAN KAVALA DOSYASINI KAPATMAZSA AVRUPA KONSEYİ’NDEN ÇIKARILACAK ..!
✳ ‘YA KAVALA DAVASI SONUÇLARIYLA ORTADAN KALDIRILACAK YA DA YAPTIRIMLAR UYGULANACAK’ ..!

Eski AİHM Yargıcı Rıza Türmen’e göre AİHM’nin uygulanmayan kararı, Kavala’nın sadece tahliyesine yönelik değil. Kararın, Osman Kavala hakkındaki suçlamaların bütün sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılmasını da içerdiğini ifade eden Türmen, Türkiye’nin bu son uyarı ile birlikte önünde iki seçenek olduğunu söyledi..

  • Türmen:

“Türkiye ya Kavala’yı tahliye ederek, davayı sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldıracak ya da üyelikten çıkarılmasına kadar giden bir yaptırım süreciyle karşılaşacak”

✳ muhtemel süreci şu şekilde ..!
  • Türmen:

“Avrupa Konseyi üyesi ülkeler, AİHM kararlarını uygulamakla yükümlü. Türkiye’de bu yükümlülüklere üye devlet olarak uymak zorundadır. Daha önce benzer bir süreç Azerbaycan için işletilmişti. Tutuklanan ve AİHM kararına rağmen tahliye edilmeyen İlgar Mammadov, komitenin AİHM’ye başvuru yapmasıyla serbest bırakılmıştı. Böylece dosya kapatıldı. Ancak Türkiye, farklı olarak kararı uygulamakta direniyor. Eğer ki direnmeye devam ederse Bakanlar Komitesi aşamalı yaptırımlar uygulanacak. Bu yaptırımların ne olacağı konusu belirsiz. Çünkü daha önce böyle emsal bir karar yok. İlk kez Türkiye’de böyle bir durum söz konusu oldu. Türkiye bir anlamda tarihe geçti.”

✳ ‘SÜRECİN SONUNDA TÜRKİYE’NİN AVRUPA KONSEYİ ÜYELİĞİ SONLANDIRILIR’ ..!

“Ancak ne gibi yaptırımlar uygulanır derseniz; Bakanlar Komitesi ile diğer yasama organı olan Parlamenter Meclisi bir süre önce ortak prosedür üzerinde anlaştılar. Üçüncü ayak da Avrupa Konseyi Genel Sekreteri oldu. Bu süreçte ortak prosedür üç ayaktan biri tarafından tetiklenebilir. Bu ortak prosedürdeki birkaç aşamadan biri üye devlete ziyaret yapılıyor, rapor hazırlanıyor. Sonrasında üye devlette bir ilerleme olmamışsa ikinci aşamaya geçilerek yerel sekreter tarafından üye devlet için alınacak önlemleri içeren bir yol haritası hazırlanıyor. Yine bir ilerleme olmazsa üçüncü aşamada üye devletin Avrupa Konseyi üyeliği sonlandırılıyor. Komitenin, bu kararı verme yetkisi de bulunuyor.”

✳ ‘TÜRKİYE İÇİN AĞIR SONUÇLARI OLUR’ ..!
  • Türmen:

“Türkiye’nin Avrupa Konseyi’nden ihraç edilmesinin çok ağır sonuçları olacak..

Türkiye’nin Avrupa Konseyi’nden ihraç edilmesinin çok ağır bir siyasi sonucu olur. Öncelikle Avrupa Birliği ile olan ilişkisi de kesilir. Türkiye’nin demokratik devletler topluluğu içerisindeki yeri sarsılır..

Türkiye Suriye, Irak gibi otoriter bir Ortadoğu devleti haline gelir. Türkiye’nin, Cumhuriyet’ten bu yana izlediği çizgi felce uğrar. Bu durumun ekonomik sonuçları da olur..”

✳ ‘BİR YILLIK BİR SÜREÇ VAR’ ..!
  • Türmen:

“Türkiye’nin önünde kararın uygulanması için yaklaşık bir yıllık bir süreç var.. AİHM kararının uygulanması seçimden sonraya kalabilir. Bir yıllık bir macera..”

Duvar// Müzeyyen Yüce

NE OLMUŞTU?

AİHM’in 17 hakiminden oluşan Büyük Daire’nin verdiği karar, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Türkiye için ihlal prosedürü başlatarak davayı AİHM’ye göndermesi üzerine verildi.. 

Komite, 2 Şubat’ta yaptığı olağan toplantısında, tutukluluğu süren Osman Kavala ile ilgili Türkiye’nin yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin tespit edilmesi için davanın AİHM’e havale edilmesine karar vermişti..

AİHM’nin ihlal kararının ardından Komite, Türkiye’ye karşı alınacak önlemleri değerlendirecek.. Bu önlemler arasında Türkiye’nin Konsey üyeliğinden çıkarılması veya oy hakkının askıya alınması da bulunuyor..

✳ BOZDAĞ NE SÖYLEMİŞTİ ..!?

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Gezi eylemlerini finansmanını sağladığı iddiasıyla müebbet hapis cezası verilen iş insanı Osman Kavala için AİHM’in 2019 yılında verdiği hak ihlali kararının uygulandığını ifade etmişti..

  • Bozdağ:

“Karar vermiş mi, vermiş. Türkiye bu kararın gereğini yapmış mı, tahliyesine karar vermiş mi tutuklunun, tahliyesine karar vermiş. Tahliyesine karar verince Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararı da infaz edilmiş oldu..”

Cumhuriyet

🌐 GAZETECİ ERK ACARER, SEDAT PEKER’İN OSMAN KAVALA HAKKINDAKİ AÇIKLAMALARINI AKTARDI ..!
✳ Sedat Peker Osman Kavala hakkında çok önemli bir bilgi açıkladı: Korkut Eken, Peker’in açıklamasını doğruladı!

Gazeteci Erk Acarer, sosyal medya hesabı üzerinden sessizliğe bürünen Sedat Peker ile ilgili açıklama yaptı..

Acarer, Peker’in evine internet erişiminin kesildiğini, bu nedenle açıklamaları kendisinin aktardığını duyurdu..

Sedat Peker Erk Acarer üzerinden, Osman Kavala’nın savaş uçaklarının yazılımını yapan bir firması olduğunu ve 1998 yılında ABD’lilere satacakken, Korkut Eken’in araya girmesi üzerine 4’te 1’i fiyatına Türk bir firmaya sattığını açıkladı.. 

Peker:

 “Kendini, dindar, milliyetçi ve milli diye tanıtan iş adamları, 3 milyon dolarlık malzemeyi 50 milyon dolara, Savunma Sanayi Başkanlığına sattılar. Casus Kavala mı? Akıl ermiyor..” 

Acarer’in sosyal medya hesabından yaptığı açıklama şöyle: 

1-Kamuoyuna… Sedat Peker’in bulunduğu mekan ve kullandığı eve artık internet erişimi yok. 2 gün önce kendisi tarafıma önemli bir meseleyi aktarmış ve bu konuda paylaşım yapacağını söylemişti.

2-Yarın kritik bir duruşma olduğu için ve kendisinin bu bilgiyi aktarma şansının bulunamadığını düşündüğüm için bu bilgi ve konuşulanları kamuoyuna aktarmayı uygun buluyorum.

3-Aktardığı konu Osman Kavala’ydı. Geçmişte yaşanan bir rahatsızlığı dile getirdi. Türkiye’nin silah savunma sanayinde çok geri olduğu yıllar olduğunu söylemişti. Yıl 1998. Ancak o zaman Kavala’nın savaş uçaklarının yazılımını yapan bir firması vardı.

4-Kavala bu firmayı ABD’li bir yatırımcıya satacaktı. Fakat tam bu noktada, devreye ‘çok önemli’ bir kişi girdi: Korkut Eken! Kavala’ya firmasını Türkiye’ye ait bir firmaya satmasını istedi!

5-Bu ricayı ileten ise Sedat Peker’di. Hem dönemin arşivini hem de Peker’in ifadelerinin olduğu belgeyi iliştireceğim. Peker, Eken’in bu ricasını şirketin hem yöneticisi hem CEO’su Zeki Türkkan vasıtası ile Kavala’ya aktardı.

6-Kavala Amerika’ya satılacak şirketi 4/1 fiyata Türkiye’nin istediği firmaya sattı. Sedat Peker bana yaptığımız ikili görüşmede özet olarak şunları ifade etmişti: “Bunun şahidi olarak, bu paylaşımı dava öncesi yapmak boynumun borcudur.”

7-Şöyle devam etti: “Kendini, dindar, milliyetçi ve milli diye tanıtan iş adamları, 3 milyon dolarlık malzemeyi 50 milyon dolara, Savunma Sanayi Başkanlığına sattılar. Casus Kavala mı? Akıl ermiyor!”

8-Sedat Peker, bu aracılıktan tek kuruş almadığını da belirtirken, tüm meblağ olan 200 bin Doları Korkut Eken’in aldığını da işaret etti! Zaten ifadesi de bu yöndeydi!

9-İşte bir yanda mukaddesatçı yerli-milli iş insanları. Diğer yerde ajanlıkla suçladığınız, mesnetsiz Gezi suçlamalarının göbeğine koyduğunuz Osman Kavala! Yazık ettiğiniz yaşamlar… Belge ve arşiv erktedir”

Yeniçağ//

🌐 KORKUT EKEN, PEKER’İN OSMAN KAVALA AÇIKLAMASINI DOĞRULADI ..!

Sedat Peker, 1998’de Eken’in talebi doğrultusunda görüştüğü Osman Kavala’nın, savaş uçaklarının yazılımını yapan şirketini 4’te 1 fiyata ABD yerine Türk şirkete sattığını söyledi.. Eken doğruladı.

Emekli Yarbay, eski MİT Yöneticisi Korkut Eken, iş insanı Osman Kavala’nın bugünkü duruşması öncesi Sedat Peker’den gelen açıklamalara yanıt verdi, hakkındaki iddiaları kısmen doğruladı.. 

Suç örgütü liderliği suçlamasıyla hakkında arama kararı olan Sedat Peker’in gazeteci Erk Acarer aracılığıyla yaptığı son açıklamanın odağındaki Korkut Eken sorularını yanıtladı..

Eken, iş insanı Osman Kavala’nın savaş uçakları yazılımı yapan firmasını Türkiye’deki bir yerli firmaya satması konusunda Sedat Peker’den yardımcı olmasını istediğini belirterek, hakkındaki iddiaları kısmen doğruladı..

✳ EKEN: KONUŞTUĞUM DOĞRU ..!

Eken, Kavala’nın şirketine yönelik hakkındaki iddia üzerine, Sedat Peker’den söz konusu firmanın satımı konusunda aracı olmasını istediğini teyit ederek, şöyle konuştu:

“Üzerinden çok zaman geçti, tam hatırlamıyorum. Sanırım Mices diye bir şirket vardı. Onun lehine olması için konuştuğum doğru. Osman Kavala’yı o dönem Sedat Peker tanıyordu. Bu konuda yardımcı olmasını istedim.”

🌐 200 BİN DOLAR..!

“Peki, bunun karşılığında 200 bin Dolar aldınız mı?

Eken:

“Tamamen iftira. Para pul almadım. Böyle bir şey mevzu bahis değil..Türk şirketin başında “çok değerli” mühendisler olduğu için böyle bir şeyi istedim..”

Acerer, Peker’in bu aracılıktan para almadığını ancak Eken’in karşılığında 200 bin Dolar aldığını iddia etiğini yazdı.

Duvar

🌐 OSMAN KAVALA KİMİN, NEYİN ESİRİ: DERHAL SERBEST BIRAKILSIN ..!
✳ 10 BÜYÜKELÇİLİKTEN KAVALA AÇIKLAMASI: DERHAL SERBEST BIRAKILSIN ..!

“Türkiye’nin ABD, Almanya, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İsveç, Kanada, Norveç ve Yeni Zelanda büyükelçilikleri 4 yıldır tutuklu yargılanan Osman Kavala’nın derhal bırakılmasını istedi.”

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Ankara Büyükelçiliği, Gezi Parkı ilgili davada 4 yıldır tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala hakkında Twitter üzerinden bir paylaşım yaptı..

Paylaşımda şu ifadeler kullanıldı:

“Bugün, Osman Kavala’nın tutuklanmasının dördüncü yıl dönümü. Hakkında devam eden dava, Türkiye’de demokrasi ve hukukun üstünlüğüne gölge düşürmektedir.”

Paylaşımın devamında 10 ülkenin Kavala’nın serbest bırakılması çağrısında bulunduğu belirtildi..

✳ DERHAL SERBEST BIRAKILMALI ..!

Büyükelçiliğin internet sitesinde yayınlanan “Osman Kavala’nın Dört Yıldır Tutuklu Bulunmasına İlişkin Açıklama” başlıklı metinde ise şunlar kaydedildi: 

“Osman Kavala’nın tutuklanmasının üzerinden dört yıl geçti. Davanın, farklı dosyaların birleştirilmesi ve beraat kararından sonra yeni davaların yaratılması yoluyla sürekli geciktirilmesi, Türk yargı sisteminde demokrasiye saygıyı, hukuk devleti ve şeffaflık ilkelerini gölgelemektedir..

Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İsveç, Kanada, Norveç ve Yeni Zelanda Büyükelçilikleri olarak Türkiye’nin uluslararası yükümlülükleriyle ve milli kanunlarıyla uyumlu şekilde, bu davanın adil ve hızlı biçimde sonuçlandırılması gerektiği kanısındayız..

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bu husustaki kararları doğrultusunda Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılmasının sağlanması için Türkiye’ye çağrıda bulunuyoruz.”

Avrupa Birliği’nden de geçtiğimiz haftalarda yapılan açıklamada ”AİHM’in bağlayıcı kararına rağmen Osman Kavala’nın serbest bırakılmaması, özellikle Türkiye’nin uluslararası yükümlülükleri ışığında üzücüdür” denilmişti.. 

https://twitter.com/USEmbassyTurkey/status/1450128551152427016?t=MWTiPptFSFJfxUDb746qsg&s=19
✳ SOYLU: BÜYÜKELÇİLERİN YARGIYA TAVSİYE VE TELKİNDE BULUNMASI KABUL EDİLEMEZ ..!

“İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, aralarında ABD, Fransa ve Almanya’nın da bulunduğu 10 büyükelçiliğin Osman Kavala ile ilgili açıklamasına tepki gösterdi.”

Türkiye’nin ABD, Almanya, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İsveç, Kanada, Norveç ve Yeni Zelanda büyükelçilikleri Gezi Davası’nda 4 yıldır tutuklu yargılanan iş insanı Osman Kavala ile ilgili:

“Türkiye’nin uluslararası yükümlülükleriyle ve milli kanunlarıyla uyumlu şekilde, bu davanın adil ve hızlı biçimde sonuçlandırılması gerektiği kanısındayız. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bu husustaki kararları doğrultusunda Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılmasının sağlanması için Türkiye’ye çağrıda bulunuyoruz” açıklamasını yaptı… 

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu:

“Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, hukuk devletidir. Büyükelçilerin yürüyen bir davada yargıya tavsiye ve telkinde bulunması kabul edilemez. Tavsiye ve telkininiz, hukuk ve demokrasi anlayışınıza gölge düşürmektedir.”

🌐 AB: KAVALA DERHAL YARGILANMALI VE SERBEST BIRAKILMALI ..!

AB Sözcüsü Peter Stano: ‘

‘AİHM’in bağlayıcı kararına rağmen Osman Kavala’nın serbest bırakılmaması, özellikle Türkiye’nin uluslararası yükümlülükleri ışığında üzücüdür’.”

 Gezi Davası’nda yargılanan iş insanı Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verilmesine Avrupa Birliği’nden (AB) tepki geldi..

Osman Kavala’nın yaklaşık 4 yıldır Türkiye’de hüküm giymeden cezaevinde tutulduğuna dikkat çeken AB Sözcüsü Peter Stano yaptığı açıklamada:

”Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 2019’daki bağlayıcı kararına, altı kararına ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin derhal serbest bırakılmasını talep eden bir geçici karara rağmen, Kavala’nın serbest bırakılmasına yönelik herhangi bir ilerleme olmadı. Bu, özellikle Türkiye’nin uluslararası yükümlülükleri ışığında üzücüdür” dedi.  

Bir aday ülke ve Avrupa Konseyi’nin uzun süredir üyesi olan Türkiye’nin, AB-Türkiye ilişkilerinin temel taşı olan temel haklar konusunda acilen somut ve sürekli ilerleme kaydetmesi gerektiğini vurgulayan AB Sözcüsü:

”Türk yargısına Avrupa Konseyi’nin hukukun üstünlüğü, demokrasi ve temel hakların güçlendirilmesine ilişkin tavsiyelerini takip etme” çağrısı yaptı. Stano “Kavala derhal yargılanmalı ve serbest bırakılmalı” dedi.

NE OLMUŞTU?

✳ AVRUPA KONSEYİ BAKANLAR KOMİTESİ’NDEN KAVALA KARARI: İLK KEZ İHLAL PROSEDÜRÜ BAŞLATACAK ..!

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, tutuklu bulunan iş insanı ve insan hakları savunucusu Osman Kavala ile ilgili kararlarını uygulamayan Türkiye’ye yönelik ilk kez ihlal prosedürü başlatacağını belirtti.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, 7-9 Haziran arasında gerçekleştirdiği toplantıda AİHM kararına rağmen tutuklu bulanan iş insanı Osman Kavala hakkında aldığı kararı açıkladı. Komite, AİHM tarafından 10 Aralık 2019 tarihinde açıklanan ve bu yıl mayıs ayında kesinleşen Kavala kararının uygulanmadığına dikkat çekti.

Kavala’nın keyfi tutukluğunun devam etmesi halinde Türkiye hakkında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni (AİHS) ihlal sürecini başlatacağını duyurdu.

AİHS’nin 46’ıncı maddesinde Sözleşme’ye taraf olan ülkelerin kararları uymayı taahhüt ettiğine işaret edilerek Avrupa Konseyi üyesi bir devletin bir AİHM kararını yerine getirmemekte direnmesi halinde, AİHS’nin 46’ncı maddesinin 4’üncü paragrafı temelinde ve 3’te 2 çoğunlukla (47 devletten en az 32’si) o devleti AİHM’ye topluca şikayet edebiliyor.

AİHM de aynı maddenin 5’inci paragrafı temelinde bu başvuruyu inceliyor ve karara bağlıyor. İhlal tespitinde bulunursa, alınacak önlemleri değerlendirmesi için davayı Bakanlar Komitesi’ne gönderiyor.

YARGI BAĞIMSIZLIĞI UYARISI ..!

Açıklamada Türkiye’de nisan sonunda yürürlüğe giren İnsan Hakları Eylem Planı’na da işaret eden Bakanlar Komitesi, yargı bağımsızlığını güçlendirmeyi hedefleyen planın genel olarak olumlu bir etkisinin görüldüğü, ancak yargıyı yürütme organının aşırı etkisinden korumaktan uzak olduğu ifade edildi.

Komite, Ankara’yı özellikle Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun yapısal bağımsızlığını Avrupa Konseyi standartlarına uygun hale getirmek için önlem almaya davet etti.

AİHM yaklaşık dört yıldır cezaevinde bulunan Osman Kavala tarafından açılan davada, Osman Kavala hakkındaki suçlamaları kanıtlayamayan Türk hükümetine Kavala’nın “derhal serbest bırakılması” çağrısında bulunmuştu.

DAİMİ GÜNDEME DAHİL EDİLDİ ..!

Türkiye’nin AİHM’nin 5. maddesinin 1. ve 4. fıkraları ile 18. maddenin ihlal edildiğine hükmeden mahkeme, Kavala’nın makul şüphe olmadan siyasi sebeplerle tutuklanması ve Anayasa Mahkemesi’nin başvuruyu makul bir sürede incelememesi nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ihlal edildiğine karar vermişti.

AİHM kararının kesinleşmesine rağmen Kavala’nın serbest bırakılmaması üzerine Kavala dosyası AİHM kararlarının uygulanmasını denetleyen Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Kavala kararı için denetim süreci başlatmış ve Kavala dosyasını da daimi gündemine dahil etmişti.

✳ İKTİDARIN REHİNESİ ..!

”Erdoğan cübbe giymiş, müvekkilim hakkında tutuklama kararı vermiştir”

Osman Kavala tutuklandı

HDP İstanbul milletvekili Ahmet Şık:

 “İktidardaki ömrünü uzatmaya çalışan bir mafyanın rehinesi haline gelmiştir..

Ben iddia ediyorum. Osman bey’i bir kez daha aynı dosyadan tutuklatan kişi yine Erdoğan’dır, tıpkı dün beraat ettiren kişi olduğu gibi. Dünkü beraat kararını verdiren de Recep Tayyip Erdoğan ve siyasi iktidardı. Bugünkü tutuklama kararı veren de aynı irade ve aynı kişidir. Şimdi o kararı veren hakim savcılarla ilgili kripto FETÖ’cü oldukları iddiasıyla bir inceleme başlattırdılar. Erdoğan’a rağmen verilemeyecek bir kararın altında imzası varsa o insanların, o zaman burada FETÖ’cünün kim olduğunu ben size söyleyeyim. Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisidir. Bundan yana kimsenin kuşkusu olmasın..

Osman Kavala bir siyasi rehinedir. İktidardaki ömrünü uzatmaya çalışan bir mafyanın rehinesi haline gelmiştir..

Benim sözüm bu kararlara imza atan hakim savcılara. Bu bir tehdit değil, altını çizerek söylüyorum. Şu an 2 binin üzerinde hakim savcı FETÖ’nün üyesi olduğu iddiasıyla tutuklular. Ben bu hakim savcılara bunu hatırlatıyorum. İlânihaye bu iktidar, bu düzeni devam ettiremeyecek ve şu an bu kararları alanlar, bu iddianameleri yazanlar kendi iddianamelerini hazırlıyorlar. Bu ve benzeri komploları kuranlar, yürütenler, emri verenler her kimse aynı muameleyle kendileri karşılaşacaklar. Ama ben inanıyorum ki umarım, hukukun üstünlüğüne inanan bir yargının elinde yargılanırlar. Hiç kimse bundan kaçamayacak.”

TARİH 10 ARALIK 2019

Osman Kavala hakkında AİHM’den ihlal kararı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi iş insanı Osman Kavala’nın başvurusu hakkında ihlal kararı verdi.

Kararı değerlendiren avukat Turgut Kazan:

”Türkiye’nin yapacağı şey derhal ihlalin kaldırılması yolunu açmaktır ve hemen bugün, akşama kalmadan tahliye yolunda süreci tamamlamaktır.”

AİHM makul şüphe olmadan Kavala’nın siyasi sebeplerle tutuklanması ve AYM’nin başvuruyu makul bir sürede incelememesi nedeniyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkındaki AİHS madde 5/1, 5/4 ve 18’den ihlal bulup Kavala’nın derhal serbest bırakılmasına karar verdi. 

🌐 AYM: ‘AİHM KARARLARI BAĞLAYICIDIR’ ..!

Anayasa Mahkemesi, AHİM kararlarının Türk yargısındaki bağlayıcılığına ilişkin şu değerlendirmeyi yapmıştı:

“Mahkemenin kesin nitelikteki bütün kararları ilgili olduğu devlet açısından bağlayıcıdır. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Mahkeme kararlarının uygulanmasından sorumludur. Dostane çözüm kararlarının infazı da bu kapsamdadır. Bakanlar Komitesi, Sözleşme’nin ihlalinin tespit edildiği konuda ilgili devletin kararın infazı için gerekli genel veya özel tedbirleri alıp almadığını denetler. Öte yandan 14 no.lu Protokol 46. maddeyi değiştirerek uygulama aşamasına ilişkin iki yeni usul kabul etmiştir: Bakanlar Komitesinin Mahkemeden kararın anlamını belirginleştirilmesini ve ilgili devletin kararı doğru bir şekilde infaz edip etmediğini değerlendirmesini talep edebilmesi.”

TARİH 19 ŞUBAT 2020

ÖNCE TAHLİYE SONRA TEKRAR TUTUKLAMA YAPILDI ..!

İş insanı Osman Kavala, 2 yıl 4 ay tutuklu kaldıktan sonra Gezi Davası’nda hakkında beraat ve tahliye kararı verilmesinin ardından, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin diğer soruşturma kapsamında yeniden tutuklandı.

İstanbul Cumhuriyet Savcılığı:

”Kavala şüpheli Hanrey Barkey ile görüştü, PKK irtibatlı kişilerle iletişim kurdu ve darbe teşebbüsünün karar sürecine katıldı.”

Savcılığın iddiasını yerinde gören İstanbul Nöbetçi 8. Sulh Ceza Hâkimliği, ‘kaçma şüphesi’ gerekçesiyle tutuklama kararı verdi.

Kavala’nın avukatı İlkan Koyuncu:

“Savcılığın sevk evrakında bir kelime ilave bir iddia bulunmamaktadır. Erdoğan cübbe giymiş, müvekkilim hakkında tutuklama kararı vermiştir.”

Osman Kavala, Gezi Davası kapsamında tutuklu bulunurken hakkında yürütülen 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili ikinci soruşturmada da tutuklu sanık sıfatıyla ifade vermiş, ancak 11 Ekim 2019’da bu dosyada re’sen tahliye kararına hükmedilmişti. İkinci tutuklama, 11 Ekim 2019’da tahliye kararı verilen bu soruşturma kapsamında bu kez “suçun önemi” ve “kaçma şüphesi” gerekçesi öne sürülerek yapıldı.

✳ 15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNE DESTEK OLMAKLA İLGİLİ TÜM İDDİALAR ASILSIZDIR ..!

Osman Kavala, savunmasında şu ifadeleri kullandı:

”Yaklaşık 2 yıl 4 aydır hukuksuz bir şekilde tutuklanmış bulunuyorum. Dün 30. Ağır Ceza Mahkemesi beraat kararının tescil etmiş olduğu gibi ve daha önce Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının açıkça belirttiği gibi maruz kaldığım sıra dışı vakimlikte bir hak ihlalini dünkü gözaltı kararı ve bu akşam gördüğünüz savcının sevk yazısı bu hak ihlalinin devam ettirilmekte olduğunu göstermektedir. Daha önceki ifademde belirtmiş olduğum gibi 15 Temmuz darbe girişimine destek olmakla ilgili tüm iddialar asılsızdır.”

Kavala’nın avukatı İlkan Koyuncu:

“309. maddenin ihlalinden 2 sene müvekkilim cezaevinde kaldı. Savcı tarafından re’sen tahliye edildi. Bugünkü sevk evrakında bir kelime ilave bir iddia bulunmamaktadır.Erdoğan cübbe giymiş, müvekkilim hakkında tutuklama kararı vermiştir.”

Hanrey Barkey ile Kavala’nın görüşmediğini ispat eden HTS raporu mahkemeye sunuldu

Avukat Deniz Tolga Aytöre:

 “Öncelikle bu dosyanın muadili olan gezi dosyası olarak kamuoyunda bilinen 30. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından beraat kararı verilen dosyadan bu dosyada da iddia edildiği üzere hakkında yakalama kararı bulunan Hanrey Barkey ile müvekkilimin hiçbir şekilde telefonla görüşmediğini ispat eder HTS analiz raporunu dosyanıza sunuyorum. Bu dosya kapsamında CMK’da soruşturma aşamasında tutuklama aşamasında geçirilecek süre olarak 2 yıllık süre de dolmuştur.”

Osman Kavala, daha önce tahliye kararı verilen dosyada sorgusu bile yapılmadan yeniden tutuklandı.

Osman Kavala, aylar önce yaptığı açıklamada:

“Herhalde benim için de tahliye kararı verilecek; ancak bu, cezaevinden çıkacağım anlamına gelmiyor. 15 Temmuz’a destek suçlamasıyla tutuklama kararım iki dosya arasında paylaştırılmış” demişti.

https://www.cafemedyam.com/2019/03/11/osman-kavala-ve-yigit-aksakoglu-icin-eylem-kampanyasi/

İLGİLİ HABER

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top