GÜNDEM

‘DEMİR YUMRUK’ OPERASYONU

Operasyonda gözaltına alınan Erol Evcil’in, İskenderun’da kaldığı rezidansta kaçmaya çalışırken yakalandığı öğrenildi..

🌐 ‘DEMİR YUMRUK’ OPERASYONUYLA İLGİLİ YENİ DETAYLAR ORTAYA ÇIKTI..!

– Demir Yumruk” operasyonu kapsamındaki soruşturmada teknik takibe alınan şüphelilerin telefonda senetler için “Kuran” şifresini kullandığı, zanlılardan bazılarının soy isimlerini değiştirip yeni isimleriyle paravan şirketler kurdukları ortaya çıktı..

– 375 hedefe yönelik operasyonda 328 kişi gözaltına alındı, 14’ü fabrika 864 adreste arama ve el koyma işlemi gerçekleşti.Operasyonda örgüt yöneticileri ve üyelere ait bir özel jet, 8 bin 690 banka hesabı, 261 gayrimenkul ile 327 lüks araca mahkeme kararıyla el konuldu..

✅ Mahkemeler, operasyon kapsamındaki 39 şirkete kayyum atadı..

Operasyonda 60 milyon 31 bin 425 lira, 2 milyon 456 bin 705 dolar, 161 bin 463 avro ve 402 milyon 84 bin lira değerinde altın ve mücevher ele geçti. Ele geçen para ve mücevherlerin toplam değerinin 507 milyon 84 bin lira olduğu tespit edildi.

✳ 4 tır dolusu evrak ..!

Zanlıların üzerinde ve kaldıkları yerlerde yapılan aramalarda bulunan 12 ruhsatsız tabanca, 4 bin 730 fişek, 3 pompalı tüfek, tapu senetleri, çok sayıda yüksek tutarlı senet, boş senet koçanları, dijital materyal, USB bellek, POS cihazları, kaşeler, örgütsel notların yer aldığı ajandalar, koliler içinde çok sayıda fatura, sevk irsaliyeleri, tahsilat makbuzları ve gider pusulaları ile çeşitli belge ve dokümana el konuldu..

Operasyonda el konan evrak ve dokümanın 4 tırı doldurduğu belirtildi..

Şüphelilere ait 1052 cep telefonu, bilgisayar, flash bellek ve server cihazına da el konuldu..

Teknik takibe alınan zanlıların telefonda senetler için “Kuran” şifresini kullandığı, şüphelilerden bazılarının soy isimlerini değiştirip yeni isimleriyle kurdukları paravan şirketler üzerinden devleti zarara uğrattıkları tespit edildi..

NE OLMUŞTU?

🌐 BAKAN MUŞ’TAN ‘DEMİR YUMRUK’ ZANLISIYLA ÇIKAN FOTOĞRAFLARI HAKKINDA AÇIKLAMA ..!
✳ Muş söz konusu kişilerle daha önce tanışmadığını çekilen fotoğraflarla kendisine iftira kampanyası düzenlendiğini ifade etti ..!

Paylaşımında, bugün bazı basın-yayın organlarında yer alan iddiaların asılsız olduğunu bildiren Muş, Ankara’da bir restoran çıkışında daha önce hiçbir surette tanımadığı ve görüşmediği bir kişinin yanına gelmesi neticesinde çekilen birkaç fotoğraf üzerinden, bazı internet sitelerinde şahsına yönelik bir iftira kampanyası başlatıldığını vurguladı..

Muş, tamamen tesadüf eseri ayaküstü bir karşılaşma neticesinde çekilen fotoğraf üzerinden, tanımadığı bir şahsın daha sonraki yargı safahatıyla ilişkilendirilmesinin bazı art niyetli çevrelerin maksatlı çarpıtması olduğunun altını çizerek, şunları söyledi..

  • Ticaret Bakanı Mehmet Muş:

“Sürekli sahada vatandaşlarımızla iç içe olan bir bakan olarak, yanıma gelen her vatandaşımızı dinlemekte ve talep etmeleri halinde fotoğraf çekmelerini müsaade etmekteyim. Bugün bazı basın-yayın organlarında yer alan haberde adı geçen soruşturma ve bu soruşturma kapsamında yargılananlarla hiçbir irtibatım olmamıştır, olması da mümkün değildir. Çamur At izi kalsın saikiyle hareket edenler şunu bilmeli ki, çok şükür bizim başımız dik, alnımız ak… Devletimize şerefle hizmet ediyoruz. Hiçbir iftira kampanyası bizi yolumuzdan alıkoyamaz. Bu çarpıtma haberi yaparak, şahsıma yönelik iftira kampanyası yürütenler hakkında, hukuki haklarımı saklı tutacağımın bilinmesini kamuoyunun dikkatine sunarım..”

✅ Muş’un, Demir Yumruk operasyonunda tutuklanan Hüseyin Eryılmaz’la fotoğrafları ortaya çıkmıştı..

Eryılmaz, sahte faturalarla kamuyu 25 milyar lira zarara uğratan firmalara yönelik  operasyonda tutuklanmıştı..

Independent Türkçe, AA, Gerçek Gündem

🌐 ‘DEMİR YUMRUK’ OPERASYONUNDA TUTUKLAMA KARARI ..!
✳ Demir çelik sektöründe sahte faturalarla kamuyu 25 milyar lira zarara uğratan firmalara yönelik “Demir Yumruk” operasyonunda Erol Evcil’in de arasında bulunduğu 5 kişi tutuklandı ..!

✅ Faturalarla kamuyu 25 milyar lira zarara uğratan firmalara yönelik “Demir Yumruk” operasyonu kapsamında gözaltına alınan aralarında Erol Evcil’in de bulunduğu 5 kişi tutuklandı..

– Ankara Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemleri tamamlanan 225 şüpheli, sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk oldu..

Soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcısı, şüphelilerden 210’u için ek gözaltı talebinde bulundu. Talebi değerlendiren Ankara Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği, 210 zanlıdan bir kısmı için 2, bazıları için ise 4 gün ek gözaltı süresi verdi..

– Erol Evcil’in de arasında olduğu 15 şüpheli ise cumhuriyet savcısınca ifadelerinin alınmasının ardından tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi..

✅ Nöbetçi hakimlikçe sorgulanan şüphelilerden Erol Evcil (Eşrefoğlu), Tolga Demirel, Hasan Kabuklu ve Fırat Ardıç “kamu kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçlarından, şüpheli Sadun Budinli ise “kamu kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” ile “suç örgütüne üye olmak” suçlarından tutuklandı..

Alpaslan Gazi A, “konutu terk etmeme”, diğer şüpheliler Özdemir Ö, Sadık Fırat E, Berat Nuri Ş, Gülderen Evcil A, Mirza Ardahan A, Mithat K, Öznur Çıtlak A, Remziye Evcil Ş. ve Serdar Ç. ise “yurt dışı yasağı” adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı..

🌐 EROL EVCİL’İN İLMEK İLMEK ÖRDÜĞÜ TEZGAH ..!
✳ Süleyman Soylu’nun “10 ayda ilmek ilmek ördük” dediği operasyonun konusu AKP ile yaşıt..

– Henüz 2004’te bir istihbarat raporunda Evcil’in demir çelik fabrikalarına çöktüğü anlatılmıştı. İzmir’de de bir başka olayın davası hâlâ sürüyor..

✅ Bir ülkenin demir çelik sektörünün yüzde 10’u mafyanın eline nasıl geçer..!?

– 40 milyon ton üretimi, 50 milyon ton kapasitesiyle dünyada 7’nci sıradaki bir ülkenin, 4 milyon tonluk altyapısının yağmalanmasına kim izin verir..?

🌐 DERLER YA, “YER YERİNDEN OYNAMALI ” DİYE; TAM ÖYLE BİR OLAYLA KARŞI KARŞIYAYIZ İŞTE. PEKİ, NEDEN OYNAMIYOR..?

‘Demir Yumruk’ adıyla demir çelik sektörüne bir operasyon yapıldı. 14’ü fabrika 95 işyeri basıldı, yüzlerce araç ve gayrimenkule el koyuldu. İlk 500’e girmiş 3 fabrikanın çetelere geçtiği, 25 milyar liralık kamu zararının olduğu, 3 ayrı suç örgütünün yönetici ve üyesinin gözaltına alındığı açıklandı..

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu mağrur bir tavırla, “10 aydır ilmek ilmek ördük. Hiç bilgi sızmadı” dedi. Sızmasına da gerek yoktu zaten. Göz göre göre yaşandı her şey çünkü..

– Devletin elinde daha 2004’te hazırlanmış istihbarat raporu varken, başka fabrikaların da ele geçirilmesine göz yumuldu..

– İzmir’de bir ‘çökme’ olayı mahkemeye taşındığı halde, yine göz yumuldu. Mağdur binlerce işçi kapı kapı dolaşırken de devlet alacağını tahsil edemezken de sessiz kalındı..

Hatta yıllardır borcu ödenmeyen fabrikaların elektrikleri bile kesilmedi. Daha ne sızıntı olsun!

Üstelik bunlar gazetelerde, internet sitelerinde haber oluyor, pek çok gazeteci yazıyordu. Yani muhtemelen bir paylaşım kavgası olmasaydı yine ortaya çıkarılmayacak, aynen devam edecekti..

– Nereden mi biliyoruz? Demir çelikteki mafyalaşmayı haber veren 20 yıl önceki bir istihbarat raporundan ve hâlâ süren bir dava dosyasından..

✳ Gelin yağma tezgâhının ilmek ilmek nasıl dokunduğunu bir kez daha hatırlayalım ..!
🌐 2004’TE YAZILAN İSTİHBARAT RAPORU ..!

✅ Her şey yine bir cinayetle başladı..

2009’da Gaziemir’de ormanda insan kemikleri bulundu. Öldürülen kişi, kamu bankasına borcundan dolayı el konulan Ege Metal’i 2002’de satın almış, Aliağa’da kurulu Sözden Demirçelik’in sahibi Sezai Rahmi Özden’di. Kısa sürede her iki fabrikasını da Evcil’e kaptırdı..

✅ Özden 2004’te bir sabah eşini aramış, yurtdışına çıkacağını, bir müddet görüşemeyeceklerini söylemişti. 5 yıl boyunca Zehra Özden polise gidip gelmiş, nihayetinde 2009’da dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a mektup yazıp yardım istemişti..

– Evcil’i işaret ediyordu. Mektuptan sonra kemiklerine ulaşıldı. Oysa devlet daha kaybolduğu gün ne olup bittiğinin farkındaydı..

2005’te Bursa Cumhuriyet Savcılığı, Evcil’e yönelik “Bozuk Para” adlı bir kara para soruşturması başlatıyor; 2006’da da bu kapsamda Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı “Gökyüzü” adlı bir operasyon yapıyordu..

✅ İşte o operasyonun temelini oluşturan “gizli” ibareli bir istihbarat raporu, bir yıl önce, 2004’te İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi’ne sunulmuştu..

– Raporu hazırlayan kişi dönemin KOM Daire Başkanı Hanefi Avcı’ydı..

✅ Raporda Evcil ve Alaattin Çakıcı’nın yeni bir suç örgütü oluşturduklarından, korkutma ve yıldırmayla fabrikaları ele geçirmeye başladıklarından bahsediliyordu..

İlk avları Ege Metal’di. Para hareketleri incelenmiş, telefon konuşmaları kaydedilmişti. Hatta Özden’in “muhtemelen öldürüldüğü” söyleniyordu.. Bir telefon dinlemesine, kredi almak için iki kamu bankasının üst düzey yöneticileriyle Evcil’in görüşmesi bile takılmıştı..

Erol Evcil, Alaattin Çakıcı’nın (sağdaki) kasası olarak biliniyor.

Erol Evcil, Alaattin Çakıcı’nın (sağdaki) kasası olarak biliniyor..

✳ ABDÜLLATİF ŞENER’LE GÖRÜŞMÜŞTÜ ..!

✅ Bu kadar mı? Elbette hayır..

– Devletin istihbaratı Evcil’in devamındaki işlerini de biliyordu. Nitekim geçen haftaki operasyonun merkezinde yer alan Sivas Demir Çelik’in Evcil’e geçme hikâyesi de ayrıntılarıyla anlatılıyordu raporda..

Özelleştirme sonucunda bir grup Sivaslı patronun aldığı fabrikanın zorda olduğunu duyan Evcil’in 2004 yılının Ağustos ayında, az sonra dava dosyasını inceleyeceğimiz başka bir fabrikaya çökme vakasında suçlanan Avukat Aydoğan Semizer’i, Sivas’a gönderdiğine işaret ediliyordu..

  • Raporda şu bilgiler vardı:

– TMSF’ye borcun ödenmesi için Evcil’in şirketinden 6 milyon 390 bin dolar Sivas Demir Çelik’e gönderiliyor..

– Şirketin eski sahibi Selahattin Rüstemoğlu’na 12 milyon dolar verilmesi kararlaştırılıyor.. 1 milyon dolar elden ödeniyor..

Böylece Sivas Demir Çelik de Evcil kumpanyasına katılıyor. Kentbank nedeniyle TMSF’nin uhdesinde bulunan teminat mektubu nedeniyle resmi satış için TMSF’yle ilişkiye geçiliyor..

Evcil aracılar vasıtasıyla TMSF Yönetim Kurulu Üyesi Hasan İncekara ve TMSF Tahsilat Dairesi Başkanı Basri Ocak’la görüşüyor..

Devreye TMSF’den sorumlu Devlet Bakanı Abdüllatif Şener giriyor. Bakan, Evcil’le Ankara’da GAP Bölge Kalkındırma İdaresi Başkanlığı’nda görüşüyor. Konu basına yansıyınca Bakan Şener, ‘Evcil’e fabrikayı söküp götürmeyin’ telkininde bulunduğunu açıklıyor.. Durumu açığa çıkan Evcil, ‘Şirketle ilgim yok’ diyor..

Sivas Emniyet Müdürlüğü ise Evcil’in şirkete giriş çıkışını tespit ediyor. Dinleme kayıtlarında da Evcil’in şirketin yönetimini fiilen yürüttüğü kanıtlanıyor.”

✅ Bunlara rağmen Evcil’in çökme faaliyetleri engellendi mi? Yine hayır..

✳ 2009’da daha da büyüttü üstelik. Yeni hedefi İzmir’deki Cer Metal’di. Onun hikâyesini de halen devam eden davanın dosyasından okuyalım..
🌐 EGE METAL’İN SAHİBİ YERİN 4 METRE ALTINDA ..!

✅ 90’larda Uzan Grubu’na ait METAŞ’ı 2006’da TMSF’den, Tanyeri ailesine ait Cer Metal satın aldı..

Şirket 2008’de zor duruma düşünce, aile bir kısım hisseyi elden çıkardı. Ve devreye Semizer girdi. Bundan sonrasını İzmir Cumhuriyet Savcılığı’na Zeki Tanyeri’nin yaptığı suç duyurusundan özetleyelim..

– Dosyada şirketin hisselerinin hiçbir ödeme yapılmadan, sahte bir genel kurulla Semizer vasıtasıyla Evcil’e geçtiği iddia ediliyor..

Genel kurula Zeki Tanyeri’nin katılmadığı, imzasının bulunmadığı, hisselerin yasal olarak devredilmediği İzmir 3’üncü Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011’deki kararıyla kesinleşiyor..

Buna rağmen Evcil’in silahlı adamları fabrikaya yerleşiyor. Üzerine fabrikanın işletmesi de “kirası elden ödenmek üzere” uzun süreli yine Evcil’in kontrolündeki EDE Demirçelik’e veriliyor..

Aynı şekilde kira sözleşmesine karşı açılan davada da tahliye kararı verilmesine rağmen Evcil fabrikadan çıkarılamıyor. Fabrikadaki makinalar, hatta bakır kablolar bile eritilip satılıyor..

  • Tanyeri 2021 yılında bir gece kaçırılıp tehdit ediliyor. Suç duyurusundaki ifadelere göre Semizer de kendisini şu sözlerle uyarıyor:

“Sen kiminle uğraştığının farkında değilsin. Ege Metal’in sahibi yerin 4 metre altında, 5 yıl sonra bulundu. Sen ne zaman bulunursun biliyor musun? Evcil’in ne kadar kötü olduğunu tahmin bile edemezsin.”

✅ Bu arada Zeki Tanyeri de tıpkı Zehra Özden gibi 2015’te Erdoğan’a mektup yazarak, “Cumhurbaşkanım beni Evcil’den kurtarın” diyordu..

✳ Özetle Soylu’nun “ilmek ilmek ördük” dediği operasyonun konusu, AKP tarihiyle yaşıt. Henüz 2004’te demir çelik sektörü Evcil’in pençesinden kurtarılabilecekken, AKP güçlendikçe o da semirdi. Şimdi ‘temizlik’ diye yutturulmaya çalışılıyor..

Susurluk’un en vahim sonuçlarından birisi, sadece davaların kapatılması değildi. Kapatılırken ülkenin bir bellek yıkımına da uğratılmasıydı. 40 yıldır değişmeyen hikâyelere bakınca bu toplumsal amneziden, AKP’nin de doya doya yararlandığını görüyoruz..

BirGün//Bahadır Özgür

NE OLMUŞTU?

🌐 DEMİR YUMRUK’ OPERASYONU: 8 BİN 690 BANKA HESABI İLE BİR ÖZEL UÇAĞA EL KONULDU, ŞİRKETLERE KAYYUM ATANDI ..!


Erol Evcil’in 20 milyon dolarlık jetine el konuldu
Demir çelik piyasasını manipüle ederek haksız kazanç sağladıkları tespit edilenlere yönelik ‘Demir Yumruk’ operasyonunda gözaltına alınan Erol Evcil’in, uzun menzilli özel jetine de el konuldu.

– ‘Demir Yumruk’ operasyonu kapsamında 8 bin 690 banka hesabına, 261 taşınmaz ile biri uçak olmak üzere 328 araca el konuldu, 39 şirkete kayyum atandı..

'Demir Yumruk' operasyonu: 8 bin 690 banka hesabı ile bir özel uçağa el konuldu, şirketlere kayyum atandı

✳ 10 aylık mesaisi sonrası, 29 ilde yapılan Demir Yumruk operasyonu..!

Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, Vergi Denetim Kurulu Müfettişleri ile Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Daire Başkanlığı desteğiyle oluşturulan ortak çalışma gurubunun 10 aylık mesaisi sonrası, 29 ilde yapılan Demir Yumruk operasyonuna ilişkin ayrıntılar belli oldu..

– Operasyon kapsamında 8 bin 690 banka hesabında bulunan mevduata, 261 taşınmaza, biri uçak olmak üzere 328 araca el konuldu, 39 şirkete kayyum atandı..

– Operasyonda, ayrıca 500 milyon liranın üzerinde para ve ziynet eşyası ele geçirildi..

Operasyonun düzenlendiği dün sabah itibarıyla gerçek hedefleri konusunda bilgilendirilen ekipler, inceleme ve çalışmalarını tamamladı.

– Soruşturmada, şüphelilerin Türkiye genelindeki demircilik sektöründe “fiyat belirleme” noktasında oldukları tespit edildi..

✳ OPERASYONDA 4 TIR MALZEME ELE GEÇİRİLDİ ..!

– Operasyon kapsamında 95’i şirket olmak üzere 470 adreste yapılan aramalar da tamamlandı..

– Söz konusu yerlerde yapılan aramalarda, 53 milyon lira, 2 milyon 456 bin dolar, 161 bin Avro, 402 milyon lira değerinde mücevher ile 12 ruhsatsız tabanca ve 1051 dijital materyal ele geçirildi.

Ayrıca suç örgütlerinden ele geçirilen evrak ve belgeler de 4 TIR’a yüklenerek Ankara’ya getirildi..

✳ İFADELER ALINMAYA BAŞLANDI ..!

– Soruşturma kapsamında gözaltına alanın 308 kişinin haricinde, bilgi sahibi 455, ikmalen şüpheli 244 ve 8’i müşteki olmak üzere 707 kişinin ifadeleri alınmaya başlandı..

✳ EROL EVCİL DE ARALARINDA ..!

Demir çelik sektöründe paravan şirketler üzerinden sahte faturalarla kamuyu 25 milyar lira zarara uğratan firmalara yönelik Ankara merkezli 29 ilde eş zamanlı düzenlenen ‘Demir Yumruk’ operasyonu kapsamında İskenderun’da Erol Evcil de (Eşrefoğlu) gözaltına alınmıştı..

🌐 EROL EVCİL KİMDİR? ‘DEMİR YUMRUK’ OPERASYONU NEDİR ..!?

– “Demir Yumruk” operasyonu kapsamında Erol Evcil İskenderun’da gözaltına alındı. Erol Evcil kimdir? ‘Demir Yumruk’ operasyonu nedir..?

2 Mayıs 1966 yılın da Mudanya’da doğan Erol Evcil, 1997 yılında  Asker kaçağı olarak yakalanmış ve hapse girmiştir..

Haziran 1997’de Orta Doğu ve Balkanlar’ın en büyük entegre zeytin fabrikasını kurduğunu kamuoyuna ilan eden Evcil’in, adı kısa sürede “Zeytin Kralı”na çıktı..

✅ Alaattin Çakıcı’nın arkadaşı olduğu bilinen Evcil’in bu ilişkileri sayesinde kamu bankalarından rahatlıkla kredi aldığı da ortaya çıktı..

Evcil ayrıca Adil Öngen’in arabasının kurşunlanması olayında Çakıcı’yı azmettirdiği gerekçesiyle suçlandı ve hakkında 8 yıl 9 ay hapis istemiyle dava açıldı..

🌐 NESİM MALKİ CİNAYETİ ..!

Nesim Malki cinayetini azmettirdiği gerekçesiyle tüm dünyada İnterpol tarafından aranan Erol Evcil, 28 Kasım 1999’da Bursa’da bir villaya düzenlenen operasyon sonucu yakalandı..

Uzun süre Bursa’da sorgulanan Evcil’in son bir yıldır Bursa’da saklandığı ortaya çıktı. Evcil, Bursa Emniyeti’nde verdiği ifadede Malki cinayetini azmettirdiğini itiraf etti..

İstanbul DGM’de de sorgulanan Evcil, Kartal Özel Tip Kapalı Cezaevi’ne konuldu. Malki cinayeti ve Türkbank’ın resmi ihalesine fesat karıştırmak iddiasıyla yapılan soruşturma sonucunda, İstanbul DGM Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Evcil hakkında kamu davası açıldı..

İddianamede, Evcil’in ‘suç işlemek için çete oluşturmak’, ‘taammüden adam öldürmeye azmettirmek’, ‘tehditle menfaat sağlamak’ suçlarından bir kez idam ve 27 yıldan 44 yıla kadar da hapis cezasına çarptırılması istendi..

Evcil, 27 Mart 2000’de Malki cinayetinin azmettiricisi olarak DGM’de hakim karşısına çıktı. Evcil, iddianamenin üç gün önce kendisine ulaştığını söyledi ve savunmasının hazırlanması için süre talep etti..

Evcil, 3 Nisan 2000’de Türkbank ihalesine fesat karıştırmak iddiasıyla yargılandığı davada tahliye edildi..

2009’da tahliye olan Evcil, 2011 yılında Nesim Malki cinayeti ile ilgili tekrar tutuklandı..

Suç işlemek amacıyla örgüt kurduğu iddiasıyla hakkında verilen 6 yıl 8 ay hapis cezasının kesinleşmesi sonrası 2015’te tekrar tutuklandı. Erol Evcil 2018 yılında tahliye edildikten 1 gün sonra tekrar tutuklandı..

Erol Evcil soyadını mahkeme kararı ile Eşrefoğlu olarak değiştirdi..

🌐 EROL EVCİL, GÜLBEN ERGEN İLİŞKİSİ ..!

Erol Evcil’in Nesim Malki cinayetinden tutuklanmasının ardından o dönem sevgilisi olan ünlü şarkıcı Gülben Ergen de gözaltına alınmıştı..

Gülben Ergen o dönem verdiği bir röportajda; Evcil ile Bursa’da tanıştığını, 4 yıla yakın bir süre ilişki yaşadığını ancak Evcil’in karıştığı suçlara dair bir bir bilgisi olmadığını anlatmıştı..

Gülben Ergen o dönem TGRT’de yayınlanan ve başrolünü Kadir İnanır ile birlikte paylaştığı Marziye dizisinde rol alıyordu..

✳ Magazin dünyası Gülben Ergen’i konuşuyor: Seren Serengil’den yeni iddialar ..!

Müge Anlı’nın programında Asım Bayram cinayeti ile gündeme gelen Gülben Ergen hakkında kavgalı olduğu Seren Serengil’den yeni iddialar gündeme geldi..

ATV ekranlarında yayınlanan Müge Anlı ile Tatlı Sert programında ünlü şarkıcı Gülben Ergen’in bir cinayeti 12 milyon TL karşılığında azmettirdiği iddiası gündeme bomba gibi düştü. Bütün bu olaylardan sonra ise Seren Serengil’den kavgalı olduğu Gülben Ergen ile ilgili yeni iddialar geldi..

✳ CİNAYETE AZMETTİREN KİŞİNİN GÜLBEN ERGEN OLDUĞU İDDİA EDİLDİ..!

Müge Anlı ile Tatlı Sert programında ortaya çıkarılan Asım Bayram cinayetinin zanlılarından Murat Güneş sorgusunda, bir önceki işlediği cinayeti ünlü bir ismin azmettirdiğini ve 12 milyon dolara kiralık katil olarak görev aldığını anlatmıştı..

Murat Güneş, bu cinayetin azmettiricisinin, Türkiye’nin yakından tanıdığı bir ünlü isim olduğunu iddia etti. Müge Anlı’daki Murat Güneş’in ifadesinden sonra herkes ünlü ismi araştırmaya başladı. Sosyal medyada o ünlü ismin Gülben Ergen olduğu iddia edildi..

✳ İDDİALARA İSYAN ETTİ ..!

Gülben Ergen ise hakkında ortaya atılan iddialara Instagram hesabından “Romayı’da ben yakmış olabilir miyim?” şeklinde yanıt vermişti. Bu yanıtın ardından Seren Serengil’den yeni iddialar gündeme geldi.

Gülben Ergen’in mahkemelik olduğu Seren Serengil, Youtube kanalından yaptığı açıklamada “1992 yılında ben onu sahneye çıkarttım. Hatta bir televizyonun kapısından çıkarken Gülben yanıma geldi ‘Seren hanım sizi çok seviyorum, ortak arkadaşlarımız var…’ gibi konuşma yaptı. Daha sonra hikayesini anlattı. Abisinin trafik kazasında öldüğünü, annesi ile beraber yaşadığını, kirasını ödemekte zorluk çektiğini iç çamaşırı defilesine çıktığını…’ söyledi. Ben de daha sonra baktığımda hakikaten 2. sınıf mankenlerden. Gece barlarda çıkan bir kızdı ve benim çalıştığım gazinoda sahneye çıkması için yardımcı oldum”

✳ “ORGANİZE SUÇLAR BİRİMİ HESAPLARINI İNCELEMEYE ALDI”

90’lı yılların başın Gülben Ergen’in Erol Evcil’in sevgilisi olduğunu söyleyen Seren Serengil olayları şöyle devam etti ” Erol Evcil Nesim Malki cinayetinden gözaltına alınınca organize suçlar birimi Gülben Ergen’in hesaplarını incelemeye aldı ve kara para aklama nedeniyle hesabına el konuldu..

✳ 1 YILDA O KADAR PARA KAZANMASI İMKANSIZ ..!

Gülben Ergen 1993 yılında verdiği beyannamede 13 milyon geliri olduğunu söylemiş ancak 1992 yılında kendisini ben işe aldırdım. Yani 1 yılda o kadar para kazanması imkansız. Çünkü gecelik 750 TL alıyordu. 1994 yılında 244 milyon, 1995’te 101 milyon geliri olduğunu söylemiş.”

✳ “PARALAR BAŞKA HESAPTAN GELMİŞ OLABİLİR” ..

Seren Serengil, Gülben Ergen’in hesabına gelen paraların kendi kazancından değil de başka yerlerden gelmiş olabileceğini söyleyerek açıklamasına söyle devam etti :

“Ayrıca o yıllarda bir magazin gazetecisi ayağından vuruldu.Aklıma bir hikaye geldi. Bir gün bu kadın zengin sevgilisine yine dramatize edilmiş şekilde aile hikayesini anlatarak ağlayıp sızlar kendini acındırır zengin sevgilisi de ‘artık arkanda ben varım kanın yerde kalmayacak, bundan sonra sana kimse bir şey yapamaz’ gibi sözler söyleyerek destek olur.”

✳ NE OLMUŞTU?

Antalya’da, 1988 yılında, Gülben Ergen’in ağabeyi Rıfat Ergen’i öldüren, kendisi de 2005’te öldürülen Gürinan Bayramoğlu’nun ağabeyi Gürcan Bayramoğlu, o dönem mahkemede, kardeşini şarkıcı Ergen’in öldürttüğünü öne sürdü. Ergen ise iddialar ortaya atıldığında, doğru olmadığını söyledi. Bayramoğlu’nu öldürdüğü gerekçesiyle 10 yıl hapis yattıktan sonra 2015’te tahliye edilen, 11 Mart’ta ise emlak zengini Asım Bayram’ı öldürmekten tutuklanan Murat Güneş’in kendisini bir ünlünün azmettirdiğini iddia etmesiyle Gülben Ergen’in adı, tekrar gündeme geldi. Bunun üzerine Ergen’in, Instagram’dan ‘Roma’yı da ben yakmış olabilir miyim?’ paylaşımında bulunması dikkat çekti.

🌐 HALİL FALYALI CİNAYETİNDE EROL EVCİL AYRINTISI ..!

8 Şubat 2022 tarihinde Kıbrıs’ta meydana gelen Halil Falyalı suikastının tetikçisi olduğu gerekçesiyle yakalanan Veysel Sare’nin  2 yıl Erol Evcil’in korumalığını yaptığı öğrenilmişti..

İddilara göre; Veysel Sare ise verdiği ifadede, Cengiz Şener’in Erol Evcil’in yakın koruması olduğunu ve kendisine, ‘Seni Kıbrıs’a göndermek istiyorum. Erol Abin için gider misin?’ demişti..

🌐 ‘DEMİR YUMRUK’ OPERASYONU ..!

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, demir çelik sektöründe üretici olarak faaliyet gösteren ve güçlenerek tekelleşmeye çalışan suç örgütlerine yönelik, ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘nitelikli dolandırıcılık’, ‘rüşvet’ ve ‘213 sayılı Vergi Usul Kanununa muhalefet’ suçlarından soruşturma başlattı..

Soruşturma kapsamında Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 10 aylık teknik ve fiziki takip sonucunda, demir çelik sektöründe faaliyet gösteren 3 ayrı suç örgütü tespit etti..

Suç örtülerinin demir çelik piyasasını manipüle ederek fiyat istikrarını bozdukları, sektördeki diğer firmaları devre dışı bırakarak tekel olmaya çalıştıkları, sahte fatura düzenleyerek 3’üncü şahıslar üzerinden kurdukları paravan şirketler aracılığıyla haksız kazanç sağladıkları belirlendi..

Firmaların düzenledikleri 105 milyar liralık sahte fatura ile kamuyu 25 milyar lira zarara uğrattıkları tespit edildi. 

Harekete geçen ekipler, Ankara merkezli 29 ilde eş zamanlı ‘Demir Yumruk’ isimli operasyon gerçekleştirdi. Operasyonda ilk gün 291 şüpheli gözaltına alındı. Bugün gözaltı sayısı 301’e yükseldi..

Gözaltına alınanlar arasında suç örgütlerinin liderleri Erol Evcil, Hüseyin Eryılmaz ve Melih Karabacak da yer aldı. Yapılan arama çalışmalarında ise yaklaşık 4 kamyon dolusu belge ve ziynet eşyası ile bavullar içinde 500 milyon lira ele geçirildi..

✳ EVCİL, ANKARA EMNİYETİ’NE GETİRİLDİ ..!

– Operasyonda gözaltına alınan Erol Evcil’in, İskenderun’da kaldığı rezidansta kaçmaya çalışırken yakalandığı öğrenildi..

Erol Evcil’in liderliğini yaptığı çetenin ise yöneticileri maddi açıdan zor durumdaki fabrikaları hedef aldığı tespit edildi. Çetenin, bu fabrikaları, taşınmazları haciz olmaması için kiraladığı saptandı..

Çeteye ait iş yerlerinde ise 25 milyon lira ele geçirildi. Erol Evcil ve diğer 2 örgüt lideri, ifade işlemleri için Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne getirildi. Şüphelilerin, yaklaşık 1 hafta sürecek ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmesi bekleniyor..

Cumhuriyet

🌐 EROL EVCİL 4 DEMİR-ÇELİK TESİSİNE ‘ÇÖKMÜŞ’ ..!
✳ Operasyon, Erol Evcil’in yakın zamanda ‘denetimine aldığı’ dev demir-çelik tesislerini de yeniden gündeme getirdi..!

BİR DAHA FABRİKAYA GİREMEDİ ..!

Erol Evcil’in ticaret hukuku uzmanlığıyla bilinen ünlü bir avukatın desteğiyle ele geçirdiği en büyük tesislerden biri İzmir Bornova’daki Cer Çelik AŞ..

Vefat eden sanayici Rıza Kerim Tanyeri ve ailesine ait olan, bugünlerdeki değeri 300 milyon doları aşan Cer Çelik, yaptığı yenileme yatırımları sonrası mali sıkıntıya düştü.. Bu süreçte ünlü bir avukatla temasa geçen aile, sonrasında Erol Evcil’le tanıştı.. Ardından Evcil ve söz konusu avukat aileden bazı kişileri de yanına alarak tesise ‘çöktü’.. Onlarca davaya rağmen Tanyeri ailesinin ikinci kuşak üyesi Zeki Tanyeri bir daha tesise giremedi..

✳ NURSAN ÇELİK, SİVAS DEMİR-ÇELİK ..!

– Evcil’in ‘çöktüğü’ bir diğer tesis ise Hatay’daki Nursan Çelik..

Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşu listesinde olan Nursan, mali sıkıntıya girince üretimini durdurmuştu..

Erol Evcil ve ekibi, bir süre sonra ilgilenmeye başladığı tesisi kontrolü altına aldı..

– Sivas Demir Çelik de Erol Evcil’in denetimine giren bir diğer büyük tesis..

Şimdilerde Sider unvanı olan tesiste çalışan yüzlerce kişi bir süre önce işten çıkarıldı. Özelleştirme dalgasına kurban edilen Sivas Demir Çelik’i işleten şirketin yönetiminde de Erol Evcil’in yakınları var..

✳ CİNAYETE KURBAN GİTTİ ..!

– Evcil’in adamlarının ele geçirdiği İzmir Aliağa’daki Say Metal’in sahibi Sezai Rahmi Özden ise cinayete kurban gitmişti. İş insanı Özden’i öldüren kişiler fabrikalardan birini Erol Evcil’e vermiş, ikinci fabrikayı ise üzerlerine geçirmişti..

– HEP AYNI YÖNTEM ..!

Evcil ekibinin ‘çöktüğü’ tesislerin asıl sahiplerinin verdiği bilgilere göre 4 tesis için de benzer yöntem uygulanmış. İddiaya göre ilk olarak, mali sıkıntı yaşayan veya üretimi durdurulan tesisin sahipleri ile satın alma vaadi ile kira kontratı imzalanıyor..

Kiralama yoluyla tesise girildikten sonra ‘operasyon’ başlıyor..

Ya şirket sahiplerine bir miktar ödeme yapılarak veya başka kişi veya kurumlara olan bazı borçlar temlik alınıyor..

Temlik işlemi ile birlikte icra takibi yapılıyor. Tesiste kiracı olunduğu için gelen haciz evrakları kabul ediliyor. Böylece takip kesinleşiyor. Akabinde tesisin hacizden satışına geçiliyor..

3 milyon lira değerindeki Cer Çelik, Erol Evcil ve avukatın kontrolündeki 135 bin TL sermayeli Ay-Can Yatçılık’a haciz yolu ile satıldı..

Bir diğer yöntem ise aile üyeleri arasında var olan anlaşmazlığı derinleştirmek. İddiaya göre Say Metal’de öldürülen iş insanı Sezai Rahmi Özden ile ortağı Mustafa Ergül arasında kriz çıkarıldı..

Evcil, Ergül’ü destekledi. Cer Çelik’te 4 kardeş birbirine düşürülürken Nursan Çelik’te ise iki kardeş arasındaki kriz derinleştirildi..

  • Konuya yakın bir kaynak:

“Burada esas yaptığı iş naylon fatura. Yüzde 10-12 komisyon ile fatura satıyor. Bu tesislere demir-çelik değil naylon faturalar girip çıkıyor. Ve tek kuruş da vergi ödenmiyor” dedi

🌐 MALKİ CİNAYETİNDEN BUGÜNE: EROL EVCİL’İN 40 YILLIK SUÇ TRAFİĞİ ..!
✳ Geçtiğimiz günlerde gözaltına alınan Erol Evcil, 90’lı yılların kilit isimlerinden biri..!

– Nesim Malki cinayetinin azmettiricisi olan Evcil, mafyatik yöntemlerle pek çok şirketi ele geçirdi..!

Son aylarda doksanların aktörleri adeta birer “zombi” gibi diriliyor. Bu dönemin en ünlü isimlerinden biri Erol Evcil, “tekel oluşturmak, kara para aklamak, sahte fatura düzenlemek” gibi suçlamalarla 374 kişiyle birlikte gözaltına alındı. Bu, son yıllarda organize suçlara yönelik bu kadar çok sayıda kişinin gözaltına alındığı en büyük operasyon oldu.

🌐 ADI ÇAKICI İLE BİRLİKTE ANILDI ..!

Erol Evcil’i tanıyanların bildiği bir gerçek vardır. İsmi hemen her defasında Alaattin Çakıcı ile birlikte anılır. Ama Erol Evcil’e ününü sağlayan Kurtlar Vadisi dizisinde “İplikçi Nedim” karakterine ilham verdiği söylenen Nesim Malki cinayetiydi. Yıllarca tartışılan bu cinayet, Cumhuriyet’in bitmeyen servet aktarma transferlerinin bir kesitini gösterdi. Ülkenin gizli zenginlerinden birisidir Nesim Malki… Bursa’da iplik ticaretini tekelinde bulundurduğu bilinir. Özellikle Bursa’nın en önemli iş insanlarından eski başbakan ve cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in en yakınlarından olan Cavit Çağlar’ın ürettiği ipliklerin tek alıcısıdır. Cavit Çağlar, bir ara Süleyman Demirel hükümetinde bakanlık yapacak, Demirel sonrası Doğru Yol Partisi’nin (DYP) genel başkan adaylarından biri de olacaktır.

🌐 DOKSANLARIN BANKA SKANDALLARI ..!

Ama en önemlisi Malki’nin, Sümerbank’ın ‘gizli ortağı’ ve yüzde 50 hissesinin sahibi olduğu iddiasıdır. Kendisinin banka sahibi olma hakkı yoktur. Sadece kanunları biraz farklı olan Kıbrıs’ta iki küçük bankası vardır.

Cumhuriyet tarihinde her dönemin bir servet aktarma biçimi vardır. Bazıları kanlıdır. Azınlıkların tasfiyesi en bilinenidir. Ama servet aktarımı kesintisiz devam eder. 12 Eylül darbesinden sonra, 17 yaşında çocukların bile bankerlik yaptığı yıllarda, yoksulların cebinden devletin gözü önünde milyonlar bir başka cebe aktarılır. Doksanlı yılların en büyük vurgunu ise bankalardır. Nesim Malki’nin gizli ortak olarak Sümerbank’ın yüzde 50 hissesine nasıl sahip olduğunu bilmiyoruz. Öldürüldüğünde de kamuoyunda çok tanınan biri değildi.

✳ NESİM MALKİ CİNAYETİ İLE TANINDI ..!

Nesim Malki, 28 Kasım 1995’de İstanbul’dan havalanan ve yine Bursa’nın önemli iş insanlarından DYP Milletvekili Ali Osman Sönmez’e ait olan bir uçakla Bursa Yenişehir Havalimanı’na indi. Kendisini bekleyen şoförü Cengiz Yüksel’in aracına bindi. Fakat bu sefer bir gariplik vardı. Malki uzun zamandır tehdit alıyordu ve çok tedbirliydi. Ama her zaman kendisini karşılayan zırhlı aracı yerine Renault marka bir araçla gelmişti Cengiz Yüksel. Yola çıktıklarında çok profesyonel bir cinayetin de senaryosu işlemeye başladı. İki sivil polis kendisini takip ediyordu, onların hemen ardında yine içinde iki eski polis ve iki mafya mensubunun bulunduğu bir araç vardı. Sivil polislerin bulunduğu araç trafik ışıklarında Malki’nin aracının önüne geçerek durdu. Malki’nin aracının da durması üzerine arkadaki araçtan inen üç kişi arka koltukta oturan Nesim Malki’ye ateş etmeye başladılar. Önde sivil polislerin bulunduğu araç Malki’nin şoförünün kaçma teşebbüsüne karşı durmuştu. Malki, saldırganlar ateş açmaya başladığında ortağı Erol Erkohen ile konuşuyordu. Erkohen telefondan silah seslerini duymuştu. Saldırganlar şoför Cengiz Yüksel’e dokunmadan kaçıp gittiler.

Nesim Malki ismini Türkiye, bu olayla duydu. Cinayetin işlendiği yer -özellikle seçildiği söylenen- jandarma bölgesiydi. Süleyman Demirel cumhurbaşkanı, Tansu Çiller taze başbakandı.

✳ İZLER EVCİL’E ÇIKTI ..!

“Suçluyu bulmak istiyorsan parayı takip et” der eski bir kural. Nesim Malki, son yıllarda Bursa’da Erol Evcil adlı genç bir iş insanı ile çalışmaya başlamıştı. Malki büyük bir tefeciydi. Evcil’e yüklü miktarlarda para vermişti. Beraber iplik alışverişine girmişlerdi ve Evcil bütün ödemelerini düzenli yapmıştı. Fakat bilinen bir gerçek daha vardı. Erol Evcil, Alaattin Çakıcı’nın gizli kasasıydı.

Ancak son zamanlarda Erol Evcil’in çekle yaptığı ödemeler aksamaya başlamıştı. Ödenmeyen para büyük miktarlara ulaştı. Malki’nin ölümünden sonra kasasından çıkan toplam 116 çekin karşılığı 310 milyon Alman markı, 223 milyon Amerikan doları ve dönemin kuruyla -TL’nin altı sıfırı atılmamış haliyle- “2.5 trilyon” liraydı.

Dönem, Malki cinayeti gibi birçok cinayetin işlendiği bir dönemdi. Sonuçta Nesim Malki, Evcil ile ticaretini sonlandırmış ve ödemelerini yapmasını istemişti. Bu olaydan sonra da tehditler almaya başlamıştı.

✳ ÇAKICI: O BENİM EKMEK KAPIM ..!

Malki bu tehditleri o dönem iş yaptığı Korkmaz Yiğit’e aktarmıştı. Yiğit de tehdit altında bir iş insanıydı. Malki ve Korkmaz Yiğit, 9 Haziran 1994’te İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu’nu ziyaret etti. Malki bu ziyarette verdiği ve polis tarafından koruma sağlanması için yazdığı dilekçede, “Finans ve tekstil konusunda hizmet veren bir kuruluşun başında bulunuyorum. Yaptığım işlerin çapından ötürü zaman zaman büyük miktarda para taşımaktayım. Buna bağlı olarak zaman içerisinde muhtelif tehditler aldım. Huzursuzum ve korku içerisindeyim” demişti.

Fakat görüşmeden hemen sonra daha onlar vilayetin kapısındayken Korkmaz Yiğit’e “o” telefon geldi. Telefondaki Alaattin Çakıcı’ydı: “Nesim Malki’yi valiye götürmüşsün. Onu koruma, o benim ekmek kapım. Ben bir sürü insana bakıyorum. Arada bir ona fatura çıkarttığımda, onu almaya mecburum.”

Nesim Malki öldürüldükten sonra bankalar ödenmeyen çekler yüzünden ortağı ve bazı çekleri ciro eden Erol Erkohen’i sıkıştırdı. Erkohen’in aslında Malki’ye ait olan Sümerbank’taki hisseyi sattığı, borçları ödemeye çalıştığı ama Erol Evcil’den borcunu ödemesini istemek bir yana kendi elinde olan çekleri ona vermek zorunda kaldığı söylendi. Ancak Erkohen sonunda bütün bunları da yeterli görmediği için olacak, daha güvenli gördüğü İsrail’e gitti.

✳ EVCİL’İN ŞİRKETLERİNDE ÜST DÜZEY EMNİYETÇİLER VARDI ..!

Erol Evcil’in otomotivden tekstile kadar bir çok şirketi bulunuyordu. Şirketlerin yönetim kurullarında bulunan eski üst düzey emniyet mensupları dikkat çekiyordu. Mesela Malki cinayetini de soruşturan Bursa Emniyet Müdür Yardımcısı Yusuf İlhan, Eze Zeytincilik’in yönetim kurulu başkanı olmuştu.

Cinayet ile ilgili en önemli gelişme, üç yıl sonra Mesut Yılmaz’ın başbakanlığı döneminde yaşandı. Yılmaz’ın mafya üzerine daha kararlı gitmeye karar verdiği dönemde Malki cinayeti üzerine haberler de yoğunlaştı. Bu bilgiler arasında dava dosyasında olmayan “olaya iki sivil polisin karıştığı” gibi ayrıntılar vardı. Aslında herkesin her şeyi bildiği ama harekete geçmediği bir dönemdi. Bütün oklar Erol Evcil’i gösteriyordu.

🌐 TÜRKBANK’I ALMAK İSTEDİ ..!

Evcil, yine o dönemde yaşadığı sorunlar nedeniyle Hazine’ye devredilen Türkbank ihalesine girmeye çalışmıştı. Bursa’da “zeytin kralı” olarak bilinen bir iş insanıydı. Satın almak istediği Türkbank’tan yüklü miktarda kredi çekmişti. Bankaya Nazif Zorlu’dan, Erol Aksoy’a kadar dönemin bilinen iş insanlarının da talip olduğu ama bankanın genel müdür yardımcısı Burhan Ünlüata’nın bu girişimlere engel olduğu söyleniyordu. Evcil bunun üzerine Ünlüata’nın yakın arkadaşı Adil Öngen’i aradı. Fakat bu görüşmeler pek de olumlu sonuçlanmadı. Adil Öngen, Evcil’in yaptığı tehditlerin ardından 1997 yılında yapılan bir silahlı saldırıdan aracının zırhlı olması sayesinde kurtuldu.

Bu süreçte ortaya çıkan bir başka skandal Evcil’in gücünü gösteriyordu. Türkiye İş Bankası Evcil’in şirketi Eze Zeytincilik’e 150 milyon dolar kredi vermişti. 26.7 milyon dolarlık bir başka borcu banka üstlenmişti. Olay ortaya çıkınca İş Bankası Genel Müdürü Ünal Korukçu hemen emeklilik dilekçesini verdi.

Görünen o ki, Türkbank’ı aslında Evcil aracılığı ile Alaattin Çakıcı alıyordu. İkisi arasındaki ilişkiyi herkes biliyordu. Çakıcı ve Evcil, Türkbank için bir başka ismi devreye soktular. Korkmaz Yiğit, Türkbank’a talip oldu. Sonrasındaki olaylar ise Mesut Yılmaz hükümetini sarsacak boyutlara ulaştı. O dönemden Korkmaz Yiğit’in Meclis Araştırma Komisyonu’na verdiği ifadede yer alan şu sözler akılda kaldı: “Çakıcı her aradığında vücut kimyam bozuluyordu.”

🌐 MOSSAD’IN PARASI ..!

Nesim Malki öldürüldükten sonra bu cinayetle ilgili spekülasyonlar bitmedi. Malki’nin aynı zamanda MOSSAD’ın parasını da kullandığı, kaybolan paranın bir kısmının İsrail’e ait olduğu söylentileri yayıldı. Üstelik bu iddia son derece resmi tanıklar tarafından dile getirilmişti. Emniyet Eski İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu, Ergenekon duruşmalarında tanık olarak verdiği ifadede şöyle diyordu: “Nesim Malki öldürülünce bu paralara da konacaklarını sandılar ama paraların MOSSAD’a ait olduğu ortaya çıktı. Malki ölünce MOSSAD paralarını Türkiye’den çekti. Cavit Çağlar’ın Interbank’ı böyle boşaldı. İçi boşalan bankalar bu şekilde krizin çıkmasına yol açtı.”

Bu iddialar 2012 yılında kurulan Meclis Araştırma Komisyonu’nda da gündeme gelmiş, Cavit Çağlar bu olay nedeniyle oğlunun MOSSAD tarafından kaçırıldığı iddiasını ret etmişti.

✳ ‘EVCİL’Dİ ‘EŞREFOĞLU’ OLDU ..!

Erol Evcil’in soy ismi de değişikliğe uğramıştı. Bir iddiaya göre, aslında gerçek soyadı Eşrefoğlu’ydu ancak Evcil soyadını almıştı. Sonra tekrar Eşrefoğlu’na dönmüştü. Resmi olarak bilinen ise Evcil olan soyadını, Mudanya Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 18 Ağustos 1994 tarihinde Eşrefoğlu olarak değiştirdiğiydi.

Bu arada cinayet soruşturmasında aradan geçen üç yıldan sonra gelişmeler olmaya başladı. İktidar değişmiş, Mesut Yılmaz’ın başbakanlığı başlamıştı. Ve Alaattin Çakıcı’nın Evcil’in de dahil olduğu başka olayları ortaya çıkmaya başlamıştı. Cinayet soruşturmasında ise bütün izler Erol Evcil’e çıkıyordu. Bu arada Adil Öngen’in aracının kurşunlanması olayında telefon görüşmeleri ortaya çıkan Evcil, önce bu yüzden aranmaya başlandı. Ardından olayı gerçekleştiren tetikçilere yönelik operasyon yapıldı. Evcil, Malki cinayetinden dolayı da aranmaya başlandı. Bir yıl kaçtı ve 1999 yılında yakalandı. Bu cinayetten dolayı müebbet hapis cezası ile yargılandı. Mahkeme 2004 yılında sonuçlandı ve Evcil olayın tetikçileri Burhanettin Türkeş ve Şükrü Elverdi ile yargılandığı davada müebbet hapis cezası aldı. Ancak kamuoyunda “Rahşan affı” olarak bilinen ceza indirimi yasasından faydalanarak tahliye edildi. İndirimle cezası on yıla inmişti. 34 ay tutuklu kalan Evcil, cezası Yargıtay’da onaylansa bile sadece dört yıl hapis yatacaktı.

✳ DEMİR ÇELİK İŞİNE GİRDİ ..!

Dışarı çıktıktan sonra demir çelik sektörüne göz dikti. O yıllarda gazete sayfalarına düşen bir haber bu konudaki ilk ‘operasyonu’ aktarıyordu. Emniyet Genel Müdürlüğü’ne sunulan bir rapora göre, Çakıcı-Evcil ikilisi İzmir’de kurulu bulunan Say Metal’i ele geçirmişlerdi. Önce yüzde 22 ile başlayan ortaklık daha sonra tehditle yüzde 100’e ulaşmıştı. Üstelik polis dinlemesine göre yasal olarak yüzde 10 ortaklığı gözüken Çakıcı şöyle diyordu: “Erol Evcil yüzde 58 patronu ise ben yüzde 10 artı yüzde 100 patronuyum.”

✳ SUÇ GRAFİĞİ HİÇ AZALMADAN SÜRDÜ ..!

Evcil, 2015 yılında yargılandığı başka suçlardan ve Nesim Malki cinayetinden dolayı aldığı hapis cezalarını çekmek için tekrar cezaevine girdi. 2020 yılında tekrar serbest kaldı. Ancak son operasyonda verilen rakamlara göre demir çelik işinde büyük bir dev olmuştu.

Demir çelik piyasasını manipüle edecek bir güce kavuşan Evcil ve suç ortaklarının sektördeki diğer firmaları devre dışı bırakarak tekel oluşturmaya çalıştığı ileri sürülüyordu. Bu son operasyon nasıl sonuçlanacak bilmiyoruz. Bildiğimiz Evcil’in suç trafiğinin seksenlerin sonundan bugüne hiç azalmadan sürdüğü.

Duvar//Sadık Güleç

🌐 DEMİR YUMRUK’ OPERASYONUNDA GÖZALTI SAYISI 323’E ÇIKTI ..!
✳ Ankara merkezli 29 ilde düzenlenen ‘Demir Yumruk’ operasyonunda gözaltı sayısı, 323’e yükselirken, şüphelilerden Serdar T., Muğla’nın Fethiye ilçesi açıklarında tekneye düzenlenen operasyonda yakalandı..

– 10 aylık teknik ve fiziki takip sonucu demir- çelik sektöründe faaliyet gösteren 3 ayrı suç örgütü tespit edildi..

✅ Suç örgütlerinin, demir- çelik piyasasını manipüle ederek fiyat istikrarını bozdukları, sektördeki diğer firmaları devre dışı bırakarak tekel olmaya çalıştıkları, sahte fatura düzenleyerek 3’üncü kişiler üzerinden kurdukları paravan şirketler aracılığıyla haksız kazanç sağladıkları belirlendi..

✳ TEKNEDE YAKALANDI ..!

Ekipler, operasyon kapsamında son olarak gözaltına alınan 13 kişi arasında bulunan Serdar T.’nin, Muğla’nın Fethiye ilçesi açıklarındaki teknede olduğunu tespit etti..

Sahil Güvenlik ekiplerinin de desteğiyle bölgede bulunan teknelerde tarama işlemi yapıldı. Yapılan çalışmalar sonucu Serdar T., saklandığı teknede ekipler tarafından yakalanarak gözaltına alındı..

– Operasyon kapsamında el koyulan 327 aracın çoğunun lüks araç olduğu öğrenildi..

Cumhuriyet

İLGİLİ HABER

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top