GÜNDEM

HANEFİ AVCI: YOLSUZLUK KONULARINDA BİRÇOK ŞEYİN ORTAYA DÖKÜLECEĞİ KANAATİNDEYİM

“Şamil Tayyar, o yazdığı bütün bilgiler cemaate danışarak yazıldı, cemaatin kullandığı, cemaate karşı açıklama yapan herkese karşı kullanıp, ona yazdırdılar. O kitaptaki belgeler belge bile değil, yalan bir çoğu…”

🌐 HANEFİ AVCI: YAKALANAN HER UYUŞTURUCU SATICISININ DEVLETİ YÖNETENLERLE FOTOĞRAFI ÇIKIYOR; İKTİDAR DEĞİŞİKLİĞİ OLURSA BÜROKRASİ ELİNDEKİ BİLGİ-BELGEYİ PAYLAŞIR ..!
✳ Hanefi Avcı’ya göre, bürokrasi bilgi ve belge tutarak kendisini her zaman korur ama hiçbir zaman bu dönemde olduğu gibi suça da bulaşmadı ..!
Hanefi Avcı, uzun yıllar emniyet bürokrasisinde görev yaptı / Fotoğraf: Independent Türkçe // www.cafemedyam.com

– Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iktidara yönelik iddialarını sıraladığı açıklamalarında bürokratları sıklıkla uyarıyor.. 

  • CHP lideri, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkanı’nın görevden alınmasından sonra bürokrasiye şöyle seslendi:

“Şahıs ve ailesi, TÜİK bürokratını anında çöpe attı. Bunların suçlarına ortak olan bürokratlar, geç olmadan bu yoldan dönün. Başınıza aynısı gelecek. Suçlar sırtınızda yeni iktidara merhaba diyeceksiniz..”

✅ CHP lideri, bürokratlara “Gittiklerinde sizi hiç umursamayacaklar”  diyor.

  • En son ABD’deki vakıflara aktarıldığı iddia edilen paralarla ilgili açıklama yapan Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

“Az da olsa, suça bulaşmış olanların, hizmet ettikleri kişiler tarafından hiç umursanmadıklarını, kendilerini kurtarma planlarında hiç yer bulmadıklarını söyledim. Ekleyeyim, ülkemizin dürüst, şerefli bürokratlarına selamlar olsun. Onlar başımızın üstünde. İktidarımızda onları çok güzel günler bekliyor. Hepsini biliyoruz, duyuyoruz. Allah onlardan razı olsun..”

✅ Kamu görevlilerinin bir kısmının son yıllarda halk deyimiyle ‘akçeli işlere’ bulaştığına yönelik iddialar gitgide artarken, 100 yıllık tarihinde sakin dönemi neredeyse hiç olmayan Türkiye’de, bürokrasinin suç ve suçluyla ilişkisini, Eski Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Emniyet İstihbarat Daire Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulunan Hanefi Avcı’ya sorduk..

Avcı’ya göre, bürokrasi bilgi ve belge tutarak kendisini her zaman korur ama hiçbir zaman bu dönemde olduğu gibi suça da bulaşmadı.

🌐 BU DURUM TÜRKİYE İÇİN ÇOK VAHİM BİR TABLO YARATIYOR ..!

Uzun yıllar güvenlik bürokrasisinde görev yaptınız. 80’li, 90’lu ve 2000’li yılların başındaki deneyimlerinizle bugünü kıyaslar mısınız?

  • Hanefi Avcı:

“Türkiye’nin gündeminden terör, yolsuzluk ve organize suçlar hjiç düşmedi. 80’lerde, 90’larda ve 2000’lerde sürekliliği olan bir terör gündemi vardı. Bu kimi zaman alevlendi kimi zaman sönümlendi ama hiçbir zaman sorun çözülmedi. Çünkü bizde çözme değil durdurma mantığı var. Belli bir süre olayları durdurup azaltarak hükümete nefes aldırılır. Ama olayı kökünden çözecek yöntemler pek denenmez..

80’li yıllarda Mersin’de görev yaparken hayali ihracat yapan, devletin ihracat mevzuatını ve teşvik kredi politikalarını kötüye kullanarak menfaat temin eden büyük şebekelere yönelik bazı operasyonlar, soruşturmalar yapmıştık. O zaman da gördük ki, devletin boş bıraktığı bir sahaya hemen menfaat grupları dalıp orada gayrı meşru menfaat etmeye çalışıyor. Buna çalışırken de devlette irtibatta olduğu kurumlardan görevliler ile beraber bu işi yapıyor. Çünkü yolsuzluk sadece vatandaşın yapacağı bir iş değil. Ancak vatandaş, devlet görevlileri ile beraber bu işi yapabilir. Bu Türkiye’de hep böyle oldu..

Ancak 1980’lerde az sayıda kamu görevlisi, daha az sayıda siyasetçi bu işin içindeydi. Son dönemde ise, bunun daha genelleşmiş ve yaygınlaşmış olduğunu görüyorsunuz. Her sahaya yayılmış durumda, siyaset bu işin içine girmiş. Hatta yönetimin en üst kademesi, yönetimin bütün kademeleri bu işe bulaşmış gözüküyor. Bu durum Türkiye için çok vahim bir tablo yaratıyor..

Geçmişte, bu olaylar duyulunca kamu buna tepki gösteriyordu. Yargı, emniyet, ilgili birimler hemen harekete geçerdi. Son zamanda ise kamu da tepki göstermiyor. Çünkü kendisi bu işe bulaşmış durumda, soruşturmaya istekli değil..

Yolsuzluklar duyuluyor, basın yazıyor, herkes konuşuyor ama hiçbir resmi makam harekete geçmiyor. Kamuoyuna olayın yanlışlığı anlatılıyor, suça karşı devlet harekete geçti deniliyordu. Son zamanda ise artık kamu da harekete geçmiyor..

Devlet harekete geçmiyor, yargı harekete geçmiyor. Bu suçlar sanki var ama hiç kimse duymamış gibi davranıyor. Bu anormalliğin son safhası diye düşünebiliriz. Emniyete bakıyorsun, çok yayılmış. Yargıya bakıyorsun, çok geniş yayılmış. Siyasete bakıyorsun çok geniş yayılmış. Genelde kamuoyunca olayları yazan çizenlere bakıyorsunuz, bunun boyutunun çok arttığını görüyorsunuz..”

e5d183da-bff2-4d89-ba4f-7cf124d76c79.jpg
Hanefi Avcı, Can Bursalı’nın sorularını yanıtladı / Fotoğraf: Can Bursalı // www.cafemedyam.com


🌐 İSMİ UYUŞTURUCU TİCARETİNE KARIŞMIŞ İNSANLARIN DEVLETİ YÖNETENLERLE FOTOĞRAFLARININ ÇIKMASI ÇOK RAHATSIZ EDİCİ ..! 

Yolsuzluk, uyuşturucu ticareti gibi konularda çok büyük rüşvet ağları kurulduğuna yönelik iddialar var bugünlerde…

  • Hanefi Avcı:

“Türkiye bulunduğu konum itibarı ile uyuşturucu transit güzergâhı üzerinde. Dünyadaki uyuşturucunun büyük bir kısmı Asya ile Avrupa arasında oluyor. Son zamanlarda Türkiye’de kullanılabilecek tahminlerin çok üzerinde kokain miktarının girdiğini görüyoruz. Böyle üst bürokrasinin uyuşturucuya karıştığını pek tahmin etmeyiz. Olmaması gerektiğini düşünürüz. Pek görülmüş de değildir..

Ama ismi uyuşturucuyla anılanların devleti yöneten insanlar ile resim vermesi çok uygun bir hareket tarzı değil. Bu çok rahatsız edici. Çünkü her yakalanan uyuşturucu kaçakçısının veya her bu işe bulaşan insanın devletin bazı üst yönetiminde insanlar ile beraber fotoğrafı görünüyor..

Bir iki defa tesadüf olsun, ama hepsinin olması çok garip geliyor. Normalde siyasetçi herkesle fotoğraf verir. Bu makul ama uyuşturucuya karışmış herkesin bir siyasetçiyle fotoğrafının çıkması makul değil..”

Emniyet teşkilatında görev yaparken, suça karışmış kişilerle siyasetçilerin fotoğraflarını görseydiniz tutumunuz ne olurdu?

  • Hanefi Avcı:

“Bizim dönemimizde, görev yaparken hiçbir siyasi baskıdan çekinmiyorduk. Siyasiler, hiçbir şekilde bu olaylar hakkında bize talimat vermiyorlardı. Biz de böyle bir ortam yaratmıyorduk. Şimdi siyaset daha fazla işin içinde..

Kamu görevlileri yasaları uygular, görevini yapar. Siyasetçi bu göreve karışmaz. Siyasetçi genel görevi yapış biçimini genel bakış açısını tanzim eder kanunla, yönetmelikle, tüzükle. Fiili olarak işin içine girmez. Yani bir soruşturmaya bakanlık karışmaz. Soruşturmayı savcı, polis, ilgili birimler yapar..

Ama son zamanda işin yapılış biçimine karışıldığı gözüküyor. Şimdi bir de bazı soruşturmaları yapan polisler, yargı mensupları çok fazla suça karışmışlar. Resmen bu işlerde taraf haline dönüşmüşler, mafya mensuplarının adamı haline dönüşmüşler. Eskiden de zaman zaman bu tür adamlarla işbirliği yapan olmuştur ama bu kadar denetimsiz değildi..”

Bürokrasi havayı koklar ve ona göre hareket eder”CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bürokratlara yönelik “Suça bulaşmayın, bulaştıysanız bile geri adım atın” çağrısı oldu. Bu açıklamadan sonra bürokraside iktidara yönelik bir direnç olduğu öne sürülüyor. Siz Kılıçdaroğlu’nun çağrısını nasıl değerlendiriyorsunuz, sonuç verir mi?

  • Hanefi Avcı:

“İktidarlar, kamu yönetimini kendisi yönlendirmek ister. Uzun süreli iktidarlar, zaman içinde kendisine itaat edecek kişileri görevde görmek ister. İktidarın bunu yapabilecek zamanı vardı. Tamamı iktidara yakın değil ama çoğunluk öyle oldu. Alınan kararlarda bunu görüyorsunuz. Bazı kararların siyaset koktuğuna şahit oluyorsunuz. Böyle olunca tabii ki muhalefet ve toplum burada rahatsızlık duyar. Siyasetçiler zaman zaman kamu görevlilerine ‘devran döner’ diye hatırlatmada bulunur. Bürokrasi havayı koklar, havaya göre hareket eder. Gelecek iktidar farklılaşacak ise ona göre kendini düzeltir. Ama aynı şey devam edecekse ona göre tavrını alır.”

🌐 BÜROKRASİ HER ZAMAN BELGE, BİLGİ TUTAR VE BUNU BASINLA İLGİLİ YERLERE GÖNDERİR ..! 

Muhalefet “Bize bürokrasiden belge, bilgi yağıyor” diyor. Siz iktidarın bürokrasiyi kendi istediğine göre şekillendirdiğinden bahsettiniz. Bu tabloda muhalefete belge, bilgi yağması mümkün mü?

  • Hanefi Avcı:

“Alt bürokrasi her zaman kendi görüşüne yakın mecralarla bilgi paylaşır. Bürokrasi her zaman belge bilgi tutar, bulundurur, çok ağır olursa zaman zaman bunu basına ve ilgili yerlere gönderir. Türkiye’de bu çok olmuştur. Hele bir iktidar değişsin, çok daha fazla gönderir. Bunu geçmişte hep yaşamışızdır. Yani memurlar kendilerinin gördükleri, vakıf oldukları bazı şeyleri saklarlar..

Eğer bunları bazen vicdanen rahatsız ederse veya bir yanlışlık görürlerse veya siyaseten uyuşmazlar ise bunu el altından farklı yerlere sızdırır, basına, siyasi partilere, yargıya gönderir. Bir iktidar değişikliği olursa, bürokrasinin elinde bulunan birçok belgeyi çıkaracağı kanaatindeyim. Çünkü devletteki işleyişte, hiçbir iş tek kişi tarafından yapılmıyor. En az 5-10 kişinin haberi oluyor. Evrakı yazan, imzalayan, kayıt yapan gönderen 10-15 kişi oluyor. Birileri sessiz kalıyor. Ama günü gelince o bilgi çıkar..”

🌐 YOLSUZLUK KONULARINDA BİRÇOK ŞEYİN ORTAYA DÖKÜLECEĞİ KANAATİNDEYİM ..! 

Olası bir iktidar değişikliğinden sonra çok fazla suçun gün yüzüne çıkma ihtimali var mı sizce?

  • Hanefi Avcı:

“Yolsuzluk olan konularda yanlış olan konularda, birçok şeyin ortaya döküleceği kanaatindeyim..”

İktidar değişikliğinden sonra siyasetçi, bürokrasi ve yargı mensuplarından suça bulaşmış olanların dahil edileceği bir soruşturma başlatılırsa niteliği ne olur?

  • Hanefi Avcı:

“Şu anda gözüken organize suç olur ama tabii sadece tek bir soruşturma olacağını düşünmüyorum. Karışılan her olaya ayrı soruşturma açılacağını hatta farklı ilde farklı soruşturmaların başlayacağını böylece onlarca belki de yüzlerce ayrı soruşturma konusu olacağını düşünüyorum..”

© The Independentturkish// Can Bursalı

🌐 HANEFİ AVCI: YALNIZ SELAHATTİN DEMİRTAŞ DEĞİL, ONUN GİBİ BİR ÇOK İNSAN YANLIŞ OLARAK CEZAEVİNDE ..!
DEMİRTAŞ VE KAVALA AÇIKLAMASI YAPAN HANEFİ AVCI, ÇAKICI SORUSUNU PAS GEÇTİ

– Jülide Ateş’in sunduğu ’40’ programına katılan Hanefi Avcı sadece Demirtaş’ın değil, Osman Kavala ve gazetecilerin niye cezaevinde olduğunu sordu.. 

✅ Selahattin Demirtaş neden cezaevinde?

  • Emniyet İstihbarat Daire Başkan Yardımcısı Hanefi Avcı:

“Yalnız Selahattin Demirtaş değil, onun gibi bir çok insan yanlış olarak cezaevinde. Osman Kavala niye cezaevinde, gazeteciler niye cezaevinde? Biz hukuk sistemini doğrultmadığımız için, insanları içeri tıkmak için bahane arıyoruz.”

AVCI BU DAVALARLA İLGİLİ ŞÖYLE DEDİ   ..!
  • Hanefi Avcı:

“Yalnız Selahattin Demirtaş değil, onun gibi bir çok insan yanlış olarak cezaevinde! Osman Kavala niye cezaevinde, gazeteciler niye cezaevinde?

Suç fiili bir eyleminizin olması, fiili eyleminizin dışındaki davranışlarınız suç olması kabul edilemez. Çok istisnai haller hariç. Maalesef Türkiye yeni suçlar icat etti. Örgüt mensubu olmamakla birlikte yardım etmek, örgüt propagandası yapmak gibi suçlar icat etti..

Türkiye’de 100 yıl geçmiş, yargıladığınız ortaya dökebildiğiniz 20-30 casusluk davası var, bunlardan 1 kişi hariç diğerleri mahkum olmamış. Son zamanlarda bakıyorsun, sanki bu ülkede herkes casusmuş gibi yüzlerce casusluk davası var. Cemaat döneminde başlatılan 400’e yakın casusluk davası var. Biz hukuk sistemini doğrultmadığımız için, insanları içeri tıkmak için bahane arıyoruz.”

Organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı’nın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu tehdit etmesine yönelik soruyu ‘pas geçti’

🌐 İŞKENCE TÜRKİYE’NİN TAMAMINDA BİR YÖNTEM OLARAK KULLANILDI ..!

✅ Görev hayatında hiç işkence yaptınız mı?

  • Hanefi Avcı:

“Bir dönem devletin bütün sorgu yöntemleri bugün suç kabul edilebilecek şeylerdi. Türkiye’nin tamamında bir yöntem olarak kullanıldı. Bunu herkes de biliyordu. Vali de, Bakan da, basın da biliyordu. Hatta bazı şikayetler vardı yeterince bu adamı dövmediler, suçu aydınlatmadılar gibi şeyler vardı. Bir dönem için suç ayrımı da yoktu, polisin kullandığı bir yöntem vardı. Devlet görmek, bakmak, mani olmak adına; ne yapılıyor, ne yapılması lazım, suçtur hiç bakmadı.”

🌐 MÜYESSER YILDIZ DAVASINDA İHBARI YAPAN KİŞİ ARAŞTIRILMIYOR ..!

✅ Müyesser Yıldız’ı kim, neden mahkum etmek istiyor?”

‘Askeri casusluk’ suçlamasıyla gözaltına alınıp ‘devletin gizli bilgilerini açıklama’ suçlamasıyla tutuklandıktan 155 gün sonra tahliye edilen gazeteci, Oda TV Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız ile ilgili..

  • Hanefi Avcı:

“Avukatları tüm evraklarını bana verdiler, okudum, inceledim..

Burada tabii seyrinde yürümeyen bir olay var. Bizim zaten polis olarak olayları çözerken şu mantıkla bakarız; bir olay olması gerektiğinde nasıl olur. Herhangi bir kişi hırsızlık yapıyorsa nasıl yapar? Bir polis bir soruşturmayı yaparsa nasıl yapar? Bilirseniz, bu standarda uymayan köşeleri bulduğunda niye diye sorarsınız. Müyesser Yıldız davasına baktığımda, soruşturma askeri casusluk diye başlıyor, ama hiçbir casusluk tahkikatına uygun olmayan işlemler yapılıyor..

Nasıl tahkikat yaparsınız? Kişiyi dinlersiniz, dinlemek yetmez 24 saat takip edersiniz, yetmez bir ton şey yaparsınız. Bakıyorsunuz, bunların hiçbiri yapılmıyor. Sadece bir tek dinleme yapılıyor. Kişinin irtibatlarına bakıyorsunuz, sadece belli irtibatlara yoğunlaşılmış. Ben orada 46 sayfa rapor yazdım, her olayın belgesini de çıkarıp altına koydum..

Arka planda birileri bu soruşturmayı yönlendirmiş, hatta şu kanaate vardım dedim ki önce Müyesser Yıldız seçilmiş ve dinlenmiş, dinlenirken kimlerle irtibatı olduğu görülmüş, sahte ihbar mektubu yazılmış, böyle bir soruşturma yapılmış. Bu şahsi kanaatim ve şüphem değil, belgeleriyle ve iddialarıyla. İhbarı yapan kişilerin adı soyadı var, kimse araştırmıyor..

Bütün bunların yan yana koyduğunuzda birileri Müyesser’e ders vermesi gerekiyordu, Müyesser’in tutuklanması gerekiyordu, onun nasıl suç işleyebileceğini, nasıl olaya bulaştırabileceğini gördü, oradan dinlenme başlattı. Geçmişte de böyleydi, beni hedefe koydular, ilişkilerime baktılar, eski bir devrimci arkadaşımı buldular, onu dinlemeye başladılar, sanki benim bağlantım varmış gibi beni bulaştırdı. Aynı yöntem. Birileri soruşturmaya geri planda müdahale edip normal seyrinde yürümedi. Bunu rapor ettim, hakimler karar verecekler.”

Sorular ve Avcı’nın verdiği yanıtlar

🌐 ŞAMİL TAYYAR’A O KİTABI CEMAAT YAZDIRDI ..! 

Haliç’te Yaşayan Simonlar kitabını hedef şaşırtmak için mi yazdınız?

  • Hanefi Avcı:

“Normal mantıkla aklı başında biri kitabı okuduğu zaman bunun böyle olmayacağını çok iyi bilir çünkü, hiç kimse hiçbir örgüt durup durup dururken ben hedef saptırayım diye kendi kendine kitap yazdırmaz. Bu düzgün bir mantık olmayan, karşındakileri suçlamak için yapılan bir şeydir..

Bu kitap o cemaatin o zamana kadar ortaya çok ciddi veriler koyan, hatta çok ciddi suçlayan ciddi bir belgedir, dökümandır, ilk defa ciddi yazılmıştır. Bana karşı kisişel husumetlerinden dolayı yaptıkları kanaatim, yoksa akla mantığa bakarsanız, vicdanı olan herkesin kitabı okuduğunda böyle bir şey çıkarmaz. Ama şu var kitapta da belirttim, bir dönem için özellikle 28 Şubat dönemleri ve geçmişte muhafazakar kesimi biraz kenara itildiğini atıldığını, bu cemaatin o tarihte eğitim faaliyetleri, bir takım işlemlerin çok olumlu olduğunu gördüm, çocuklarımın oğlumun bunların okulunda okuduğunu biliyorum, ama bunun zaman içerisinde artık bu işin cemaat olmaktan çıkıp devletin güvenliğine yönelik bir hale döndüğü zaman ben bu yanlıştır deyip karşı tavrımı koydum..

2007, 2006, 2008’lere kadar bu cemaati tüm sağ kesim, tüm muhafazakar kesim böyle görüyordu; hayır işleri yapmaya kalkan, iyi işler yapmaya kalkan, yurtdışı faaliyetler yapan hatta devletçe desteklenen grup halindeydi. Hepsinin böyle gördüğü ortamda ben de onları o şey gördüm. Ben biraz daha erken gördüm; emniyetteki operasyonları gördüm, devletteki bazı insanlara yapılan tuzakları gördüm; kitaptan anlattığım gibi Emin Aslan’ı genel müdür yardımcısını, yapılan tuzakları gördüm. Dedim ki bu örgütün niyeti kötü ve devleti uyarmak lazım. Devletin bu örgüte karşı tavır alması lazım. Devletin kendi sistemi için cevap vermesini istedim yani: Devletin kurumları çalışsın, bakanlar valiler emniyet müdürleri bu iş yanlış diye tavır koysun, bekledim, onlarla konuştum, hepsini anlattım. Onlar da sistemi çalıştırmayınca 2 bakanlığa yazılı dilekçe verdim, onlar da sistemi çalıştırmayınca yapacak bir şeyim yok, kitap yazdım. Kitap yazarak herkesi deşifre ettim. Ben kitap yazmadan önce bakanlarla görüşmesem, savcılarla görüşmesem, başbakan müşaviri ile görüşmesem dersiniz ki böyle bir şey… Kitap belli bir aşamadan sonra yazıldı..

Şamil Tayyar, o yazdığı bütün bilgiler cemaate danışarak yazıldı, cemaatin kullandığı, cemaate karşı açıklama yapan herkese karşı kullanıp, ona yazdırdılar. O kitaptaki belgeler belge bile değil, yalan bir çoğu…

Önce bir kitap yazdılar benim aleyhimde bir hava yarattılar. Benim hayatta bir açığım olsaydı dökerdi sokağa. İftiralar attılar, yapabilecek her şeyi denediler, benim imza attığım her evraka baktılar, görev yaptığım her şeyi incelediler, iftiradan başka suç bulamadılar. Benim alnım çok açık. Susurluk döneminde devlet araştırdı, mit araştırdı, jandarma araştırdı.”

🌐 28 ŞUBAT’LA İLGİLİ İLK RAPORU BEN YAZDIM ..! 

Köstebek talimatını kim verdi?

  • Hanefi Avcı:

“Bugün veya bundan önceki dönem olduğu gibi, basını yönlendirme sırası o zaman askerlerdeydi ve basını yönlendirerek kamuoyunda farklı bir imaj yaratmaya kalktılar. Sanki polis veya teşkilat askeri takip ediyormuş, izliyormuş gibi bir hava yarattılar?.

Kadir Sarmusak olayını önce yakaladı el koydular, Kadir Sarmusak disiplin cezası verdiler ama, bir şekilde basına sızınca yeniden dava açıp yeniden yargılanma devam etti..

28 Şubat’la ilgili ilk raporu ben yazdım. Beni tanık gösterdiler, dediler ki ben bu raporu yardımcımdan aldım bana rapor yazdı ben de bu raporu bakana götürdüm. Beni tanık olarak çağırdılar, bende şunu bekliyordum, bu ifadeden sonra Bülent Beyi çıkarıp beni içeri koyma ihtimalleri de vardı, bu raporu ben yazdım dedim, anlattım, mahkeme bunu dinledi, yeni belgeler de verdim..

Bir dönem ordunun içine, belli bir grup, tamamının haberi yok Baz çalışma grup diye bir grup oluşturuluyor. Kanuna uygun değil ama, bu grubun diğer ordunun içine gizlenmiş ve sivil hayata yönelik o zamanki hükümeti takip etmeye yönelik bir faaliyet. Biz bunu rapor ettik. Askerlerin yaptıkları bu görevler hukuka uygun değil, sivil hayata karışıyor, mevcut hükümetin kararlarına karışıyor bunu rapor ettik. Bu rapor üzerine soruşturmaya geçildi. Soruşturma askeri mahkemede inanılmaz bir detayı ortaya çıkardı. Mahkeme şunu net gördü, iddialar doğru değildir.”

🌐 CEM UZAN’IN KENDİ HATALARI ..! 

Cem Uzan’a FETÖ tuzak mı kurdu?

  • Hanefi Avcı:

“Böyle bir şey olduğunu zannetmiyorum. Cem Uzan tahkikatı kendilerinin yaptıkları hatalar, usulsüzlükler üzerine başladı, devam etti. Öyle bir şey ortaya çıkarıldı ki, sadece polis değil, bir çok devlet kurumu devreye girdi, kuruluş ortaya çıkarıldı. Halen dengeleri de var. Bankada mesela çifte kayıt tutulmuş. Bir baktığınız zaman bankanın içerideki varlığı 670 milyon dolar gözüküyor, ama aslı 6.7 milyar dolar. Öyle bir bilgisayar programı yapılmış ki merkezin harici kimse gerçek hesabı göremiyor. Bankada çifte kayıt tutulmuş. Diğer şirketlerinin hepsinde usülsüzlükler var, hepsinde yönetimde hatalar var, hepsi de vatandaşın cebinden bir şeyleri almakla ilgili… O tahkikatlarla ilgili onca davalar açıldı, soruşturmalar yürütüldü, ve birçoğunda mahkum oldular. Zaten o tarihte Fetö’nün bu kadar etkili olduğu söylenemez..

Benim kadar İstanbul’daki yargı bu işe devam etti, o zamanki Başbakanlık Teftiş Kurulu bunun içindeydi, SPK müfettişleri vardı, BDK müfettişleri vardı, bu insanların hepsinin aldıkları raporların belgelerini orta yere koydular ve mahkemeye taşındı. Fetö istese de yapacak bir şey yoktu. Ortada maddi belgeler var, bugün de yarın o belgelere baktığınızda gerçek olduğunu göreceksiniz. Ne Cem Uzan’ın ne başka birinin burada söyleyeceği laflarla kendilerini aklayıp, temize çıkaramaz! Ortada çok fazla suç var. Anormallik o kadar büyük ki, o kadar anormalliğin içinde yaptıkları kendilerine normal gelmeye başlıyor. Yaptıklarının en küçüğü bile ağır suçlar..

Kendilerine karar çıkarmak adına bazı yargı mensuplarına rüşvet verme faaliyetleri vardı..

Emniyet istihbarat birimleriyle bizde onları takip ediyoruz soruşturma yaparken. Rüşvet verme olayları öncesi biz Adalet Bakanı’na bilgi veriyor, diyoruz ki böyle bir olay var. Rüşvet alınmaya mani olunsun, onlar o rüşvet olaylarını kapatıp, bakın emniyet gitmiş Adalet Bakanına anlatmış, bizim bu kararı almamı önlediler, biz kendilerine müracaat edip rüşvet alacakları bir kararı önlemek adına Adalet Bakanı’na dedik ki buyrun müdahil olun, soruşturun, çünkü öyle bir usulsüzlük yapılıyor ki, hakim hiç araştırmadan karar vermeye kalkıyor.”  

 🌐 GAZİ MAHALLESİ OLAYLARINI ÇETENİN YAPTIĞI KANAATİNDEYİM ..!

İstanbul Gazi Mahallesi’nde üç kahvehanenin otomatik silahlarla taranmasının ardından patlak veren ve 22 kişinin ölümüne yol açan ‘Gazi Mahallesi olayları’ ile ilgili..

  • Hanefi Avcı:

“Gazi Mahallesi olaylarını çetenin yaptığı kanaatindeyim..

İlk olay bir kahve taranıyor, yaşlı bir insan öldürülüyor, birkaç kişi yaralanıyor. Bu olaya tepki olarak halk ayaklanıyor, ciddi bir toplumsal gösteriye dönüşüyor, terör örgütleri giriyor, polis o büyük grubu dağıtmaya çalışıyor, o büyük grupla çatışma çıkıyor, asıl ölümler o çatışmada oluyor. Birinci olayı ayırmak lazım, Gazi Mahallesinde bir kahvenin taranması. Asıl olay bu. 2. Bölüm orada polisin yanlış davranışı, olayların çığırından çıkması. 2. olayda şöyle bir şey var, gecekondu bölgesi, kimlik yoklaması yapılıyor, hatta sağcı birileri varsa darp ediyorlar, polis bile kolay giremiyor, güçlü bir ekiple giriyor. Bu gazi olayında bu devrimci grupların böyle hakimiyeti olduğu böyle bir olayda, bir kişinin taradığı gözüküyor. Gazi olayını ben bir çetenin yaptığı kanaatindeyim. Bu tip yöntem bu tip çetelerin yöntemi. Devletle bağlantılı, geçmişte vatansever gösteren bir grup insan gitti taradı. Bu soruşturmayı kim yapacak, savcı ve polis birlikte yapacak. Maalesef devletin savcıları bu konuda çok yetenekli değil, yeterli imkanlar yok, araştırıp soruşturamıyor, kendilerinin araştıracak yetenekleri, imkanlar, kabiliyetleri yok. Türkiye’de bütün büyük olaylar faili meçhul kalmıştır.”

Cumhuriyet

İLGİLİ HABER

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top