GÜNDEM

AĞAR, MANSİMOV’U TEHDİT EDEREK BODRUM’DAKİ YALIKAVAK MARİNA’YA EL KOYMUŞTU: YALIKAVAK MARİNA’DA NE OLDU?

“Marinanın eski sahibi iş insanı Mübariz Mansimov, Marinayı fiilen eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ın yönettiğini ve bu inşaatları ancak arkasında büyük bir güç olan biri yapabilir diye söylüyor..”

🌐 SEDAT PEKER GÜNDEME GETİRMİŞTİ: YALIKAVAK MARİNA’DA KAÇAK İNŞAAT ..!
✳ Gazeteci Timur Soykan Sedat Peker’in iddialarıyla gündeme gelen Yalıkavak Marina’da yaşanan gelişmeleri aktardı..

– Marinanın eski sahibi Mübariz Mansimov: “Marinayı fiilen eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar yönetiyor..”

✅ Yalıkavak Marina, ‘çökme ve kaçakçılık’ iddialarıyla gündeme gelmişti..

🌐 O MARİNADA KAÇAK İNŞAAT ..!
  • Timur Soykan:

“Yalıkavak Marina’daki eski otel binası yıkıldı ve ruhsatsız iki katlı bina yapılıyor. Üstelik Bodrum Belediyesi’nin iki kez mühürlemesine rağmen..

Marinanın eski sahibi iş insanı Mübariz Mansimov, Marinayı fiilen eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ın yönettiğini ve bu inşaatları ancak arkasında büyük bir güç olan biri yapabilir diye söylüyor..”

  • Timur Soykan:

“Bodrum Yalıkavak Marina, Akdeniz’in hatta dünyanın en gösterişli yat limanlarından biri. Arap şeyhlerinin, oligarkların, dünyanın en zengin isimlerinin mega yatları her yaz marinaya yanaşıyor. Eskiden halkın balıkçılık yaptığı, denizde yüzdüğü alan artık zenginlerin şaşalı vahası. Modern mimari örneği marina en pahalı mağazalar, milyonlarca dolarlık araçların dizildiği galeriler, fiyatları dudak uçuklatan lokantalarla dolu..

Ancak son bir yıldır bu marina Türkiye’de daha önce hiç olmadığı kadar gündemde..”

✳ ‘MEHMET AĞAR ÇÖKTÜ’ İDDİASI

– Suç örgütü lideri Sedat Peker, ifşalarında Yalıkavak Marina’ya eski içişleri bakanı ve Susurluk Çetesi hükümlüsü Mehmet Ağar’ın çöktüğünü iddia etmişti..

Sedat Peker’in iddiasına göre; 2016’da Yalıkavak Marina’nın sahibi Azerbaycanlı oligark Mübariz Mansimov tehdit edilerek hisseleri düşük fiyattan yine Azerbaycanlı olan Anar Alizade’ye devredilmişti..

✅Perde arkasında Mehmet Ağar vardı ve oğlu Tolga Ağar, marinanın yönetim kurulu üyesiydi. 2018’de oğlu AKP’den milletvekili seçilen Mehmet Ağar marinanın yönetim kurulu başkanı olmuştu..

Marinanın satışının iptali için dava açan Mansimov ise FETÖ üyesi olmak suçlamasıyla 2020’de tutuklanmıştı.. Bir yıl tutuklu kaldıktan sonra 5 yıl hapis cezası verilerek tahliye edilmişti..

✅ Sedat Peker, Mehmet Ağar’ın büyük yatlarla marinadan uyuşturucu ve insan kaçakçılığı yaptığını öne sürüyordu..

– Mehmet Ağar ise iddiaları yalanlamıştı..

Mehmet Ağar, “Bugün eğer buraya mafya giremiyorsa bizim burada olmamızdandır..” sözleri İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu kızdırdı.. Mehmet Ağar özür dileyerek marinanın yönetim kurulu başkanlığından istifa etti..

✅ Mansimov ise Bodrum’da görülen marina davasını kaybetti..

🌐 İNŞAAT YASAĞI DA VAR AMA !
  • Timur Soykan:

“- Bu kadar büyük iddialar, skandallar ortalığa saçılmışken insan en azından marinanın bir süre sessizliğe gömülüp suların durulmasını bekleyeceğini düşünüyor değil mi?

Ama değil…

Burası Yeni Türkiye…

Tüm gözler üzerinde olsa da kimin umurunda..

Bodrum Yalıkavak Marina’da 5 aydır ruhsatsız şekilde inşaat yapılıyor. Üstelik Bodrum Belediyesi’nin mühürlediği şantiyede vinçler ve işçiler arı gibi çalışıyor. Ayrıca Bodrum genelinde turizm sezonu nedeniyle inşaat yasağı varken bu çalışmalar devam ediyor..

Marinadaki eski otel binası tamamen yıkılmış ve yerine iki katlı çok daha büyük bir otel inşa ediliyor.. Önceden 11 odalı olan oteldeki oda sayısının en az iki kat arttığı öne sürülüyor..

Bodrum Belediyesi yetkilileri, marinayı işleten şirketin tadilat ruhsatı için başvurduğunu ve incelemenin sürdüğünü ifade etti. Şirkete ruhsatsız inşaatın durması için uyarı yapıldığını belirten belediye kaynakları “Vatandaşlardan şikâyetler geliyor. 2 kez mühürlememize rağmen çalışmaya devam ediyorlar” dedi..

İmara göre; marinanın bulunduğu denizin üzerine dolgu alanda yapılaşma oranının yüzde 20 olduğunu ifade eden Bodrum Belediyesi yetkilileri kendilerine sunulan tadilat projesine göre; marinada daha önce kullanılmayan rezerv olarak bırakılan alanda yapılaşmaya gidildiğini ifade ediyor.. “Şu an ruhsat başvurusu son inceleme aşamasında. Fazlası yapıldıysa ruhsat verilmeyecek. Fazla yapılan bölümler yıkılacak” diye konuşuyorlar..

✳ MARİNADA ÇÖKME TEHLİKESİ ..!
  • Timur Soykan:

‘Çöküldüğü’ iddia edilen marinadaki inşaat, dolgu alanının çökmesine neden olur mu?

Belediye kaynakları dolgu alanın tüm rezerv alan gözetilerek yapıldığı ve bir tehlike olmadığını söylüyor..

Ancak marinadaki inşaatın yapılaşma oranını çok geçtiğine yönelik iddialar ve şikâyetler var.

Yalıkavak Marina’nın baskı ve kumpasla elinden alındığını iddia eden Mübariz Mansimov:

“Orada 5 bin 500 metrekare toplam yapılaşma izni vardı. Biz hepsini kullanmıştık, 1 metrekare bile kalmamıştı. Bunu katbekat geçmişler. Eski otel bir katlıydı, en az 5 metre daha yükseltmişler. Biz buraya çivi çakamıyorduk. Denize 10 metre mesafede bunu yapıyorlar” dedi.

Yalıkavak Marina’yı iş insanı Cefi Kamhi 1995’te açmıştı. 2012’de o dönem Türkiye’nin en zengin 10 ismi arasında yer alan ve Tayyip Erdoğan’ın talebiyle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Mansimov satın almıştı. Mansimov da marinada yapılaşmayı büyük oranda artırmıştı..”

✳ ÇOCUK PARKI AVM OLDU ..!
  • Timur Soykan:

“Mansimov ise yeşil alanlar oluşturduğu iddiasında. Marinada çocuk parkı yaptığını ve Yalıkavak ahalisinin çocuklarının buradan ücretsiz faydalandığını anlatarak “Bu çocuk parkını da yıktılar. Yerine dükkânlar yaptılar” diyor.

✅ Çocuk parkının yanı sıra eskiden amfitiyatro bulunan alan da alışveriş merkezine dönüştürüldü..

Tabii ki geçmişte de marinadan Yalıkavak ahalisinin faydalandığı söylenemez. Her zaman çok pahalı ve zenginlerin ayrıcalıklı dünyasına aitti. Bu toprakların insanları için kurulduğu günden beri ayrı bir dünyaydı. Pek çok Yalıkavaklı çocuğunu bir kez bile oraya götürmediğini söylüyor..

Bugün ise bir şişe küçük su 25 lira, bir top dondurma 40 liraya satılıyor. Bazı lokantalarda yemek için 1000 TL gözden çıkarılmalı..”

✳ AĞAR YÖNETİYOR’ İDDİASI ..!
  • Timur Soykan:

“Mübariz Mansimov ise Yalıkavak Marina’yı fiilen Mehmet Ağar’ın yönettiğini iddia ediyor. “Bu inşaatları ancak arkasında büyük bir güç olan biri yapabilir” diyor.

Henüz ruhsat incelemesi tamamlanmadığı için Yalıkavak Marina’da yapılaşma sınırlarının aşılıp aşılmadığına dair bir belge yok. Ama geçmişte bu sınırların altüst edilip sonra cezalar ödenerek kalıcılaştığına defalarca tanık olduk. Bakalım süreç nasıl işleyecek..

Ama şurası kesin:

Çok vahim iddialarla bütün ülkenin gözlerinin çevrildiği dev marinada ruhsatsız inşaat yapılabiliyor, mühürler kırılabiliyor. Türkiye hukuksuzluk okyanusunda yelkenler fora ilerlerken aynı gemide olanların keyfi hiç bozulmuyor. Halk boğuluyor..”

🌐 MANSİMOV ŞİRKETLERİ PANDORA BELGELERİ’NDE: YALIKAVAK MARİNA’DA NE OLDU ..!?
Mübariz Mansimov’un Türkiye ve Malta’da kurduğu şirketlerin kuruluş, satış, el değiştiriş ve kapanışları ile ilgili Pandora Papers’da yer alan bilgiler ilginç ilişkiler ağını işaret ediyor..!

Pandora Papers belgelerine göre, 2007 yılında Türkiye vatandaşlığına geçip Gurbanoğlu soyadını kullanmaya başlayan Azerbaycanlı Mubariz Mansimov, Türkiye’de en az 23, Malta’da ise en az 67 firma kurdu.. 

Firmaların kuruluş, satış, el değiştiriş ve kapanış hikayeleri dikkat çekici ayrıntılarla dolu..

Kamuoyunun uzun bir süredir tartıştığı Yalıkavak Marina’yı işleten Bodrum Yalıkavak Turizm ve Yat Limanı Yatırım ve Ticaret şirketinin hikayesi de bunlardan biri..

Bodrum Yalıkavak Marina’nın adı, organize suç örgütü lideri olmakla suçlanan Sedat Peker’in Mayıs ve Haziran aylarında yaptığı açıklamalarla gündeme gelmişti..

Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ı Gülen yapılanması davasında ceza alıp tahliye edilen Palmali Holding’in sahibi Mansimov’a “kumpas kurmakla” suçlayan Peker’in iddiasına göre Ağar, Mansimov’u tehdit ederek Bodrum’daki Yalıkavak Marina’ya el koymuştu..

Ağar da Marina ile ilgili yaptığı açıklamada “Ben olmasam mafya çökerdi” ifadesini kullanmıştı..

O sırada Ağar Bodrum Yalıkavak’ın Yönetim Kurulu Başkanı, oğlu AKP Milletvekili Zülfü Tolga Ağar ise Yönetim Kurulu Üyesi’ydi.. Tolga Ağar, Temmuz 2018’de milletvekili olarak göreve başlamadan beş gün önce şirketin yönetim kurulundan istifa etmiş ancak iki ay sonra, 27 Eylül 2018’de görevine geri dönmüştü..

Peker, daha sonra yeni bir iddia daha ortaya atarak Marina’da ayrıca akaryakıt istasyonu işleten Mehmet Ağar’ı mazot kaçakçılığıyla suçlamıştı. İddiaları yalanlayan Mehmet Ağar ve oğlu Tolga Ağar mayıs sonunda şirket yönetiminden ayrıldı..

🌐 MANSİMOV HİSSELERİ NASIL ALDI ..!?
Bodrum Yalıkavak’ın hikâyesi ise aslında 1995 yılında Cefi Jozeh Kamhi’nin katıldığı bir ihaleye kadar gidiyor ..!

Bir dönem DYP milletvekilliği de yapan Cefi Jozeh Kamhi, 1995 yılında kendi deyimiyle 17 bakanlıktan toplam 12 bin 208 imza alarak Bodrum’un el değmemiş koylarından birini Milli Emlak’tan 49 yıllığına kiralıyor..

Kamhi, Akdeniz fokunun uğrak yerlerinden biri olması nedeniyle çevrecilerin karşı çıkmasına rağmen 1997 yılında Bodrum Yalıkavak Turizm Yat Limanı firması üzerinden bölgeyi büyük bir yat limanına dönüştürmeye başlıyor..

2009 yılının Mart ve Nisan aylarında ise Mubariz Mansimov ise Türkiye’de iki adet şirket kurdu: Palmali Otelcilik Turizm ve Acentelik Limited (POTA) ve Palmali Otel İşletmeleri Yatırım ve Turizm Limited (POİYT)..

POTA, 10 Mart 2009’da 3 milyon TL sermaye ile İstanbul’da kuruldu. Şirket hisselerinin yüzde 100’ü Mansimov’a aitti..

POİYT ise 28 Nisan 2009’da RSR Holding ortaklığında kuruldu. Şirketin hisse dağılımı, 7 Mayıs 2010 tarihli sicil kayıtlarına yüzde 50 RSR Holding, yüzde 50 POTA olarak yansıdı..

Mansimov, bu şirketleri kurarken basında çıkan haberlere göre Profilo Holding’in sahibi ve PORTBODRUM firmaları ile Bodrum Yalıkavak Turizm ve Yat Limanı firmalarının kurucusu Cefi Jozef Kamhi iflas etmek üzereydi.. O döneme kadar marinaya 52 milyon dolar yatırım yaptığını belirten Kamhi, marinanın değerinin en az 80 milyon dolar olduğunu belirtiyordu.. 

Fakat dönemin turizm haber sitelerinde çıkan haberlere göre marinanın hisseleri Mubariz Mansimov’a 13 Aralık 2010’da 42 milyon dolar karşılığında satıldı..  

✳ ALİZADE’NİN İLK ORTAKLIĞI..!

Pandora Papers sızıntılarında da adları geçen Kamhi Ailesi’nden Cefi Jozef Kamhi, Bodrum’daki Yalıkavak koyunu işletme hakkını elinde bulunduran firmadaki hisselerinin bir kısmını Mübariz Mansimov’a, geri kalanını da RSR Holding ile Mansimov’un ortağı olduğu POİYT şirketine sattı..

Bodrum Yalıkavak Turizm ve Yat Limanı firmasının satışı sonrası hisse dağılımı ile ilgili birbiriyle çelişen belgeler olsa da Ticaret Sicil Gazetesi’nde şirketin yüzde 90 hissesinin POİYT şirketi ve Mubariz Mansimov’a geçtiği görülüyor..

Pandora Papers belgelerine göre POİYT’nin yüzde 50 hissesine sahip RSR Holding ise bir vergi cenneti olan Singapur’da offshore servis sağlayıcısı AsiaCiti Trust üzerinden 2007 yılında kuruluyor.. Sahibinin Azerbaycan vatandaşı Anar Alizade olduğu holding, aslında yine Alizade’ye ait olan Birleşik Arap Emirlikleri’nde kurulu Sirius Consultancies FzE adlı şirketin iştiraki..  

Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi SOCAR’ın CEO’su Rövnek Abdullayev’in kuzeni olan Alizade, üst düzey yetkililerle akrabalık ilişkisini gizlemek için Aliyev olan soyadını Alizade olarak değiştirmişti.. Soyadı değişikliği sızdırılan RSR belgelerine de yansıdı. Belgelere göre 8 Ocak 2014’te Alizade soyadının bankaya “uygun bir şekilde” bildirilme kararı alındı. Alizade’nin 2013’te Türk vatandaşı olduğu ve Arda Akın ismiyle bir pasaport daha aldığı da iddia ediliyor..

✳ ŞÜPHELİ HİSSE DEVRİ ..!

17 Mart 2011’de ise RSR Holding, Bodrum Yalıkavak’taki marinanın işletme hakkına sahip olmasını sağlayan POİYT hisselerini yine Mansimov’un sahibi olduğu Malta merkezli firması Palmali Marina Holding Company Limited firmasına devrediyor..

Alizade, yani RSR Holding’in POİYT’deki hisselerini neden Yalıkavak’taki marina devralındıktan üç ay sonra Mansimov’a sattığı ise meçhul..

Böylelikle POİYT şirketinin tamamı Mansimov’un kontrolüne geçerken hisse dağılımı yüzde 50 İstanbul merkezli POTA, yüzde 50 Malta merkezli Palmali Marina Holding oluyor.. 

POİYT şirketinin hisse dağılımının önemli olmasının sebebi, Bodrum Yalıkavak Turizm ve Yat Limanı firmasındaki hisseleri..

Birkaç ay sonra 7 Temmuz 2011’de Mansimov hisse dağılımında yeniden değişikliğe giderek POİYT şirketinin yüzde 99,997’lik kesimini Palmali Otelcilik Turizm ve Acentelik Limited (POTA)’ya devrederken, firma adına işlem yapabilmesi için Palmali Şirketler Grubu Finans Direktörü Nuray Nurcihan Perker’e hisselerin yüzde 0.003’ünü devrediyor. Böylelikle Yalıkavak Limanı’nın kontrolü artık büyük ölçüde POTA şirketine geçmiş oluyor..

Bundan sonra Mansimov hem kendi ismiyle hem de sahibi olduğu POİYT ve POTA firmalarıyla kontrol ettiği Bodrum Yalıkavak Turizm ve Yat Limanı Yatırım ve Ticaret şirketinin yönetim kuruluna Fatih Berber, Alaattin Aykaç ve Mehmet Erçil gibi daha sonra kendisini Gülen yapılanması mensubu olduğu suçlamasıyla ihbar edecek Palmali Holding çalışanlarını atıyor.. 

🌐 RSR HOLDİNG GERİ DÖNÜYOR ..!

Üç hafta sonra 29 Temmuz 2011’de Mansimov, bu kez Bodrum Yalıkavak limanını işleten POİYT’in sahibi olan POTA’nın hisse dağılımında değişiklik yapıyor.. 

Belgelere göre o zamanki değeri 31.400.000 TL olan POTA şirketinin hisselerinin yarısını Malta’daki şirketi Palmali Marina Holding’e devrederken yarısını da kendi üstünde tutuyor..

Tam 6 ay sonra 27 Şubat 2012’de ise Mansimov, RSR Holding’den alıp Malta’daki şirketine devrettiği Yalıkavak Marina’yı kontrol etmesini sağlayan POTA şirketi hisselerinin yarısını RSR Holding’e tekrar satıyor. Alizade, Singapur’daki şirketi üzerinden Yalıkavak Marina’ya yeniden ortak oluyor..

🌐 DEVLET ARAZİSİNİ OFFSHORE FİRMA İŞLETİYOR ..!

Böylece devlet arazisi üzerindeki işletmenin hisseleri şüpheli bir şekilde offshore firmalar arasında gidip geliyor..

Avrupa polis teşkilatı EUROPOL’a göre vergi cennetlerinde açılan firmalar, genellikle vergiden kaçınmanın yanı sıra kara para aklamak için de kuruluyor. Offshore şirketler kurmak yasa dışı olmasa da etik olarak tartışmalı..

Kamu malı olan devlet arazilerindeki işletmelerin offshore şirketlere aktarılması ise bu devri daha da tartışmalı hale getiriyor.. 

Pandora Papers belgelerine göre RSR Holding, POTA’nın yüzde 50 hissesi için Mansimov’a ait olan Malta’daki Palmali Marina Holding’e 43.750.000 ABD Doları ödüyor. Bu alımı için RSR Holding adına sözleşmeye imza atan kişi ise Agshin Salimov. Azerbaycan vatandaşı Salimov aynı zamanda SOCAR Petkim’in satış müdürü..

11 Nisan 2012 tarihinde Bodrum Yalıkavak Turizm ve Yat Limanı şirketine, Mansimov’un sekiz kardeşinden biri olan ve sonradan davalık olacakları Marif Mansimov, şirketi “en geniş manasıyla temsil etmesi” için müdür olarak atanıyor.. 

✳ ALİZADE 2015’TE ‘TAM YETKİLİ’ ..!

Yaklaşık dokuz ay sonra 11 Ocak 2013 tarihinde de Mansimov, Bodrum Yalıkavak Turizm ve Yat Limanı şirketinin yönetim kurulundan istifa ediyor.. Yerine Mehmet Sertaç Şevki Demirtaş atanıyor. 9 Nisan 2014’te ise Mehmet Ağar’ın oğlu AKP Elazığ milletvekili Zülfü Tolga Ağar da yönetim kurulu üyesi oluyor..

28 Nisan 2015 tarihinde Bodrum Yalıkavak’ın hisselerini elinde bulunduran Mansimov ve RSR Holding ortaklığındaki POTA şirketinde imza yetkilerinin değiştirilmesi kararı alınıyor.. 

POTA’ya ait Palmali Otel İşletmeleri Yatırım ve Turizm (POİYT) şirketinin müdürleri ve imza yetkileri de 13 Mayıs 2015’te alınan kararla değiştiriliyor.. Böylece RSR Holding’in sahibi Alizade, Mansimov ile ortak olduğu iki firmada da tam yetkiye sahip oluyor..

✳ DEĞERİ 51 MİLYON EURO ..!

Mansimov’un Palmali Marina Holding şirketinin ismini andıran yine Malta merkezli “Palmarina Holding Limited” adında başka bir şirket, Alizade’nin Bodrum’daki marinada tam yetkili olmasından yaklaşık sekiz ay sonra 14 Ocak 2016’da kuruluyor.. 

Şirketin sahibi Mubariz Mansimov değil, Anar Alizade’nin Birleşik Arap Emirlikleri’nde kurduğu Aspect Consultancies F.Z.E adlı şirket..

Bir ay sonra, 5 Şubat 2016’da ise Bodrum Yalıkavak limanındaki hisselerin sahibi POTA, bütün hisselerini yeni kurulan “Palmarina Holding Limited”e aktarıyor. Böylelikle Mansimov’un Bodrum Yalıkavak Marina ile ilişkisi bitmiş oluyor..

Malta’daki “Palmarina Holding Limited” şirketi aynı hafta Mansimov’un sahibi olduğu Istanbul Edition Hotel’i de bünyesinde bulunduran “Palmali Emlak Geliştirme Otelcilik ve Turizm” şirketinin de yüzde 50’sini alıyor. Geri kalan yüzde 50’si ise RSR Holding’e devrediliyor.. 

Hisse devirlerinin ardından Malta merkezli “Palmarina Holding Limited” şirketinin ismi “Yalıkavak Holding Limited” olarak değiştiriliyor..

Belgelere göre 2018 yılında firmanın varlıklarının toplam değeri 51 milyon euro iken aynı tarihte RSR Holding’in varlıkları 151 milyon dolar olarak kayıtlara geçiyor..

Mubariz Mansimov ise eski çalışanları tarafından dolandırıldığını iddia ediyor. Mansimov, bunun üzerine Marina’nın değerinin 220 milyon dolar olduğunu ancak 31 milyon dolar ödendiğini belirterek Palmarina Holding ve RSR Holding’e önce Bodrum’da ardından İstanbul’da dava açtı..

İki dava da Mansimov’un aleyhine sonuçlandı. Alizade, Mansimov’un eski çalışanı ve CEO’su Alaattin Aykaç ile eski yöneticileri Ali Kemal Çelikten ve Mehmet Ercil beraat etti. Karar istinafa gitti..

Yıldırım Demirören döneminde Türkiye Futbol Federasyonu Dış İlişkilerden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyeliği de yapan Alaattin Aykaç’ın Palmali Holding’den ayrıldıktan sonra Ali Kemal Çelikten ile offshore firmalar kurdukları basına yansımıştı..

Eylül 2018’de Yalıkavak Marina’nın yönetim kurulu başkanı olan İçişleri Bakanı Mehmet Ağar ise yaptığı açıklamada, Marina’nın yüzde 100 hissesi için belirlenen 220 milyon dolarlık değerin brüt değer olduğunu söyledi..

Bu rakamdan 82 milyon dolar olan şirket borçlarının düşüldüğünü, kalan 138 milyon dolarlık değerin de yüzde 10’unun Mehmet Mustafa Ergen’e ait olduğunu ifade eden Ağar, Mansimov’dan RSR Holding’e devredilen yüzde 45’lik hisselerin değerinin 62 milyon dolar olduğunu bundan Mansimov’un borçlarının düşüldüğünü ve tarafların yaklaşık 33 milyon dolarlık ödeme üzerinde anlaştığını aktardı..

🌐 ACELEYLE ARTIRILAN SERMAYE ..!
Marina satışının yanı sıra hisse dağılımıyla ilgili yaşanan hukuki problemler de belgelere yansıdı..

Buna göre Mansimov, Bodrum Yalıkavak Turizm ve Yat Limanı şirketini aldıktan sonra 15 Temmuz 2011’de yapılan yönetim kurulu toplantısında firmanın ciddi bir iflas tehlikesi altında olduğunu belirterek sermaye artırımına gitmek istedi..

Fakat Cefi Jozef Kamhi’nin eski ortaklarından ve şirketin hali hazırda hissedarlarından Mehmet Mustafa Ergen’in avukatı, taraflarına yeterince bilgilendirme yapılmadığını belirterek sermaye artış talebinin “azınlık hissesine sahip ortakların haklarını kullanamamalarına yönelik bir girişim” olduğu gerekçesiyle sermaye artırımına muhalefet etti ve öncelikle “şirketin mali verilerinin ortakların denetimine açılmasını” talep etti.. 

Sermaye artırımı öncesi 700 milyon hissesi olan şirketin 70 milyon (yüzde 10) hissesini elinde bulunduran Mehmet Mustafa Ergen, Mansimov’un yapmak istediği sermaye artırımı sonrasında 7 milyar hissenin 70 milyonuna sahip olacak, payı yüzde 1’e düşecekti.. 

Evraklarda Mehmet Mustafa Ergen’in bu itirazı sonrasında sermaye artırımının durdurulması için bir dava da açtığı ortaya çıktı..

Fakat Pandora Papers belgelerine göre Mansimov’un şirketleri, böyle bir dava yokmuş ve dava sonuçlanmadan önce sermaye artırımı yasal bir şekilde onaylanmış gibi işlem yaptılar..

Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ın yaptığı açıklamalarla kamuoyunda ilk defa duyulan Mehmet Mustafa Ergen, Bodrum Yalıkavak Turizm ve Yat Limanları Yatırım A.Ş’nin ana hissedarı olduğu 2003 yılında Cefi Jozef Kamhi tarafından İstanbul’da PortBodrum adıyla kurulan beş farklı şirkette de yönetim kurulu başkan yardımcısı görünüyordu..

🌐 BİTMEYEN VARLIK TRANSFERLERİ ..!
Mansimov her ne kadar kamuoyunda daha fazla Yalıkavak Marina ile ilişkilendirilse de dünyanın en zenginlerinin yer aldığı Forbes 500 listesine girmesini sağlayan işi gemicilik ..!

Azerbaycan Devleti petrol şirketi SOCAR ve Rus enerji devi Lukoil ile uzun vadeli taşımacılık anlaşmaları yapan Mansimov, Hazar Denizi ve Karadeniz’de Azeri ve Rus petrollerinin büyük bir kısmını taşıyordu..

Ancak siyasi ilişkilerini kullanarak aldığı uzun vadeli sözleşmelerle şirketlerini hızla büyüten Mansimov’un yaptığı bu anlaşmaları kaybetmesi de hızlı oldu..

Rus petrol şirketi Lukoil’e bağlı Litasco, 2015’te Palmali Denizcilik ile aralarındaki sözleşmeyi feshetti. Palmali Denizcilik, aralarındaki sözleşmeyi bitim tarihinden önce fesh ettiği için Lukoil’e tazminat davası açsa da dava reddedildi..

Mansimov, Palmali’nin yükümlülüklerini ihlal ettiği gerekçesiyle 2018’de SOCAR ve SOCAR Grubu’na ait şirketler tarafından açılan davalar sonucu ise 2020’de 49,5, 2021’de 240 milyon dolar tazminat ödemeye mahkum edildi..

Türkiye’de de iktidarla iyi ilişkiler içerisinde olan Mansimov, iddiaya göre Erdoğan’ın isteğiyle Türk vatandaşı olmuştu..

2014’te Erdoğan’ın kardeşi Mustafa Erdoğan, oğlu Necmettin Bilal Erdoğan ve eniştesi Ziya İlgen’in ortak olduğu BMZ Group Denizcilik Şirketi’nin 10 adet gemi alımı için Palmali’den kredi aldığı, şirketin daha sonra bu gemileri Palmali’ye kiraladığı haberlere yansımıştı.. 

Avrupa araştırmacı gazetecilik ağı olan EIC tarafından 2017’de yayınlanan Malta Files ise Mansimov’un, Erdoğan’ın ailesiyle offshore şirketler üzerinden ticari ilişkileri olduğu iddialarını gündeme getirmişti..

✳ İLK ŞİRKETİ 1998’DE KURDU ..!

Mansimov, Türkiye’deki ilk şirketini 27 Ekim 1998’de “Palmali Gemi Hizmetleri ve Acentelik” adıyla kurdu..

Gemicilik faaliyetlerini bu şirket üzerinden yürütüyordu. Fakat 29 Aralık 2009’da “Pal Gemi Hizmetleri ve Acentelik” adında bir firma kurup toplam değeri 7.842.659,68 TL (o zamanki değeriyle 5 milyon 280 bin dolar) olan 12 adet mal varlığını ayni sermaye olarak bu şirkete aktardı..

Bu varlıklar arasında Türkiye’den beş, Rusya’dan dört, Ukrayna ve Gürcistan’dan da birer firma var..

Farklı ülkelerde şirketlerine dava açılırken Mansimov, Türkiye’de yeni şirketler kurmaya devam etti..

Belgelere göre Mansimov, Türkiye’de Palmali adındaki son şirketini 28 Mayıs 2018’de kurdu. Bu işlemler bitmeyen bir sermaye ve varlık transferine işaret ederken 7 Ekim 2021 tarihli kararla Mansimov’un Türkiye’deki mal varlıklarına el konuldu..

Gülen yapılanmasına üyelikten yürütülen soruşturma kapsamında 15 Mart 2020’de gözaltına alınan Mansimov, 17 Mart’ta tutuklandı. Önce ev hapsine çevrilen tutukluluk hali, beş yıllık cezasının onanmasından sonra İstanbul sınırlarını terk etmemek kaydıyla adli kontrol tedbirine dönüştürüldü..

🌐 YALIKAVAK MARİNA: FİNANSAL BİLGİLER GİZLİ ..!

Mübariz Mansimov, soruları yanıtsız bıraktı. Yalıkavak Marina ise çeşitli dallarda yatırımları bulunan özel bir uluslararası sermaye şirketinin yatırımı olduğunu belirtirken şirket politikası gereği gizli finansal bilgileri açıklamalarının mümkün olmadığına işaret etti..

Yalıkavak Marina aynı zamanda medyada yer alan haberlerin hiçbirinin gerçeği yansıtmadığını belirtip bu konularla ilgili olarak Türkiye Cumhuriyeti yargı mercilerine intikal eden davaların tamamının şirketlerinin lehine sonuçlandığını bildirdi..

Duvar

 

🌐 MÜBARİZ MANSİMOV, SEZGİN BARAN KORKMAZ’DAN MEHMET AĞAR’A KADAR PEK ÇOK KONUDA YENİ AÇIKLAMALAR YAPTI ..!
✳ MÜBARIZ MANSİMOV ANLATTI: ‘DİKKAT EDERSENİZ O FOTOĞRAFTA KÜFREDİP GİDİYORUM ..!

Şirketinin adı kullanılarak kendisine ABD’de kumpas kurulmak istendiğini anlatan Mübarız Mansimov pek çok konuda yeni açıklamalar yaptı.

 Suç örgütü liderliği iddiasıyla aranan Sedat Peker’in eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ın Yalıkavak Marina’ya ‘çöktüğü’ iddiaları sonrasında yeniden gündeme gelen Azerbaycan kökenli Türkiye vatandaşı Mübarız Mansimov Gurbanoğlu, kendisini kara para aklamakla suçlanan iş insanı Sezgin Baran Korkmaz ve ortağı Bereket Öner’le eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ın tanıştırdığını söyledi.. 

BirGün yazarı Timur Soykan, 2016 tarihli Mehmet Ağar, Sezgin Baran Korkmaz, Bereket Öner, Mansimov, Kingston kardeşlerin olduğu düğün fotoğrafının perde arkasını yazdı.. Mansimov Gurbanoğlu, söz konusu düğünde bürokratların da olduğunu söylerken “Ben o fotoğraftan çıkmak istiyorum” dedi..  

‘MEHMET AĞAR TANIŞTIRDI’ ..!

– Sezgin Baran Korkmaz ve Bereket Öner ile nasıl tanıştınız?

MANSİMOV:

“Mehmet Ağar tanıştırdı, Sezgin Baran Korkmaz ile.. Bereket Öner’i 4-5 defa görmüşümdür..”

– 4 ay önce düğündeki kişilerle Yunan adalarında tatil yaptınız mı?

MANSİMOV:

“Ben kendi teknemle gittim.. Sezgin Baran, benim marinadan başka bir tekneyle geliyor. Onlar da aynı adaya geliyor. Benim ailem, arkadaşlarım, Mehmet Ağar var.. Güzel bir restoran vardı orada, yemek yerken bunlar geldi. Lev Aslan Dermen de vardı. Ben Ermenileri sevmediğimi söyledim. Bunun üzerine kavga çıktı. Dövdüm. Onlar gitti..”

🌐 ‘AĞAR VE SBK BENİM UÇAĞIMDAYDI’ ..!

– Gitmeye nasıl karar verdiniz?

MANSİMOV:

“Mehmet Ağar, Bereket Öner için ‘İyi çocuktur, gidelim’ dedi.. Benim uçağımla gittik. Mehmet Ağar, Sezgin Baran Korkmaz benim uçaktaydı.. Lev Aslan Dermen’in uçağıyla diğerleri gelmiş.. Gösterişi çok seven biri. Havaya para atmalar falan… Ben sevmem öyle gösteriş yapanları. Dikkat ederseniz düğündeki fotoğrafa. Ben o fotoğraftan çıkmak istiyorum, gidiyorum. Küfür edip yanından gittim.. Bürokratlar da vardı düğünde..”

– Kimdi bu bürokratlar?

MANSİMOV:

“Ben kimseyi söylemem.. Düğünün görüntülerini bulmuşsunuz zaten..”

– SBK ile Lev Aslan Dermen’in ortak olduğunu biliyor muydunuz?

MANSİMOV:

“Sezgin Baran benim Bodrum’daki otelimi kiralamıştı.. Ne zaman öğrendim Lev ile ortak, kontratı iptal ettim. İlişkileri kopardım..”

🌐 ‘ŞİRKETİMİN ADINI NEDEN KULLANIYORSUN DEDİM’ ..!

– Ortak şirket kurduğunuz iddiaları nasıl gündeme geldi?

MANSİMOV:

“Recep Canpolat yazdı sadece bunu.. Başka bir yerde yok.. Şirketin kuruluş belgesinde zaten benim adım yok, şirket yetkilim yok.. Bu şirket sadece Lev Aslan Dermen’in oğlu üzerine kayıtlı.. Yüzde 100’ü onun.. Benim şirketimin adını Palmali’yi kullanıyorlar..

Benim şirket kurulduktan 9 ay sonra haberim oldu. (Not: Şirket belgesinde kuruluş tarihi 27 Ekim 2016 olarak yazıyor. Kuruluş belgesi Mansimov’un sözlerini doğruluyor. Şirketin tek sahibi Lev Aslan Dermen’in oğlu George Termerdzhyan.)..

New York ofisimizin yöneticisi beni arayıp ‘Bizim adımızı kullanıyorlar’ dedi. Ben Lev Aslan Dermen’i arayıp hakaret ettim, ‘Benim şirketimin adını niye kullanıyorsun’ dedim. Kapattırdık bu şirketi..”

– Neden sizinle ortak gibi görünmek istesinler? Amaçları neydi?

MANSİMOV:

“Amaçları bu şirket üzerinden kaçakçılık, dolandırıcılık yapmaktı.. Zaten kuruluş amaçlarından belli. Bioyakıt ticareti deniliyor.. Bioyakıt kirli bir iştir.. Sadece çok büyük şirketler yapıyorsa girilir.. Öyle 3, 4, 5 yıllık şirketlerle yapılmaz..

Lev Aslan Dermen, 3-4 yılda çok zengin oluyor. Zaten benim ABD’de dünyanın dört bir yanında şirketlerim var.. Çok büyük şirketlerle çalışıyoruz.. Neden bunlarla şirket kurayım? Bana kumpas kurmak istediler.. Türk milliyetçisi olduğum için ‘Bak Ermeni ile ortak iş yapıyor’ dedirtmek istediler..

– Recep Canpolat, Utah Eyalet Mahkemesi’ndeki duruşmayı izleyip Lev Aslan Dermen ve oğlu ile konuştuğunu yazmış.. Onlar şirketi ortak kurduğunuzu, siz gemi getirmeyince ve soruşturma başlayınca şirketi kapattıklarını söylemişler…

MANSİMOV:

“Yalan… Bu adamla bir şirketimi, bir gemimi göstersin ya… Recep Canpolat bu yazıları kasıtlı yazıyor.. 2009 yılında bir arkadaşım ricası üzerine Recep Canpolat’ın yanıma gelmesini kabul ettim.. Reklam vermemizi istedi.. Ben adamı sevmedim. Kendilerine ilan vermeyenler hakkında haberler yaptıklarını filan söyledi.. Gönderdim..”

– SBK’nin ABD’de kurulan bu şirketten haberi var mıydı?

MANSİMOV:

“Bana haberinin olmadığını söyledi. Yalan söylediğini sanmıyorum..”

‘DEVLET MEMURLARIYLA RESİMLERİNİ GÖSTERİYORDU’ ..!

– 300 milyon dolar kara parayı aklamasıyla ilgili ne düşünüyorsunuz?

MANSİMOV:

“Lev Aslan Dermen’in tezgâhı patladı.. Ben hiç şaşırmadım. ‘ABD’de bürokratları tanıyorum’ diye çok hava atıyordu.. Devlet memurlarıyla resimlerini gösteriyordu. Doğru mu bilemem. Ama 300 milyon doları ABD’den nasıl çıkartmış onu merak ediyorum.. ABD’de her üç ayda bir vergi dairesi denetler. Para mermi gibidir, iz bırakır..”

– Sizin eski bir askerken büyük bir servete kavuşmanız da sorgulanıyor. Devletlerin arkanızda olduğu söyleniyor?

MANSİMOV:

“Biz babadan zengin değiliz. Doğru işi yaparsan başarılı olursun.. 30 yıldır çalışıyorum.. Devlet ihalelerine girmedik.. Özel şirketlerle çalıştık. Dünyada ihalelere gireriz..30 seneyi aşmış bir şirketiz. Pek çok ülkede denizcilik, gayrimenkul şirketlerimiz var..”

– İsmail Saymaz’a verdiğiniz röportajda Ağar’a sıkıntılı günler geçirirken sahip çıktığını söylediniz. Ağar devlet içindeki gücünü o kadar yitirmiş olabilir mi? Siz ondan hiç destek almadınız mı?

MANSİMOV:

“Ağar bana ne güç katabilir…”

– Ağar’a İstanbul Ulus’taki evinizi, Marina’daki benzin istasyonunu verdiğinizi söylemiştiniz…

MANSİMOV:

“Ben Mehmet Ağar’ı 15 yıldır tanıyorum. Türk milliyetçisi olarak bildim. Abim olarak gördüm, sevdim.. Türkiye’de iyi kötü iz bırakmış bir isim.. Herkesin dostu, kardeşi vardır. İhtiyacı olup evinde kaldığında ondan para mı alır, hediye vermez mi? Bunlar benim için, Palmali şirketi için büyük şeyler değil.. Başkalarına belki büyük geliyor ama bizim için değil..”

– Aynı röportajda 2012’de Mehmet Ağar’ın gireceği Aydın Yenipazar Cezaevi’ni sizin onarttığınızı, yakınlarına helikopter pisti yaptırdığınızı ve Yalıkavak Marina’dan buraya helikopterlerle servis yaptırdığınızı söylediniz? Bu servislerde kimler vardı?

MANSİMOV:

“Ben kimsenin adını veremem.. Açıklamak isterlerse onlar konuşur.”

– Saymaz’a Ağar, cezaevine gireceği sırada korumalarının kaldırıldığını ancak sizin dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler ile görüşerek yeniden koruma verilmesini sağladığınızı söylediniz. Biraz daha detay anlatır mısınız?

MANSİMOV:

“Mehmet Ağar’ın 3 polis koruması vardı.. Bodrum’da duran benim polis korumalarım da vardı. ‘Polislerden birini almasınlar’ dedi.. Çok eskiden bu yana o polis yanlarındaydı.. Mehmet Ağar, cezaevine girdiğinde eşi de Bodrum’a gelmişti. Hanımının yanında o polisin koruma olarak kalması için o dönem İçişleri Bakanı olan Muammer Güler ile görüştüm.. Kendisini İstanbul Valisi’yken tanıdım. İstanbul’da çok okul, karakol, huzurevi yaptırdık. . Etiler’deki karakolu yaptırdım. Ben açılış törenlerine gitmezdim, şirketten birilerini gönderirdim. Sağ olsun Muammer Bey tüm açılışlara katılırdı.. Halen severim. Aradım. ‘Mümkünse Mehmet Bey’in bu koruması kalsın’ dedim. Bizi kırmadı..”

– Yalıkavak Marina’ya çöküldü mü?

MANSİMOV:

“Kim çökebilir… Ben bir korkak değilim. Savaştan çıkmış bir subayım. Benim imza yetkisi verdiğim çalışanlarım beni dolandırdı..”

– Ağar, “Marinaya sahip çıkmasam mafya çökebilirdi” demişti. Bunu duyunca ne hissettiniz?

MANSİMOV:

“(Çok öfkeleniyor. Yüksek sesle konuşuyor). Türkiye’de hangi mafya birinin malına çökebilir? Türkiye’de devlet var, polis var…”

– Ama Paramount Otel’e çöküldü…

MANSİMOV:

“Paramount Otel bir facia. Öyle bir yanlışlık yapıldıysa çok kötü..”

🌐 ‘ADALETİN YERİNİ BULACAĞINA İNANIYORUM’ ..!

– Sedat Peker, Marina’yı geri almak için dava açmanız üzerine FETÖ Davası’nda tutuklandığınızı ve ceza aldığınızı iddia etti. Böyle mi oldu?

MANSİMOV:

“Benim FETÖ ile hiçbir bağım yok. Bunu herkes bilir. Bodrum Yalıkavak’ta beni dolandıranlar bu davada tanık.. Benim otelime 2013’te Güllüoğlu Baklava’dan sipariş verilmiş bununla suçlanıyorum. Türkiye’de bu baklavadan yemeyen var mı? Ben adaletin yerini bulacağını düşünüyorum..”

– Man Adası belgelerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kardeşi ve oğluna ait şirkete 25 milyon dolarlık gemiyi sattığınız ancak aynı gemiyi kiralayarak çekilen krediyi sizin ödediğiniz iddia edildi. Yani bedelsiz olarak gemiyi verdiğiniz öne sürüldü. Bu doğru mu?

MANSİMOV:

“Ben Sıtkı Ayhan ile ticaret yaptım. Mansimov Türkiye’de hangi ihaleye girdi? Ben hiçbir ihaleye girmedim. Kılıçdaroğlu bu iddialarından dolayı açılan davayı kaybetti..” 

🌐 “GURBANOĞLU: ‘GÜLEN’E, MENMET AĞAR İLE BERABER GİTTİM’ ..!
✳ “GURBANOĞLU’DAN, GÜLEN, AĞAR VE SAFFET SANCAKLI AÇIKLAMASI”

Gurbanoğlu, Ağar ile MHP’li Saffet Sancaklı sayesinde tanıştığını da aktardı.

Azerbaycanlı iş insanı Mübariz Mansimov Gurbanoğlu, eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ın kendisi hakkında yaptığı FETÖ açıklamalarıyla ilgili olarak:

“Gülen’e Mehmet Ağar ile beraber ve onun isteği üzerine gittim..”

Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, organize suç örgütü kurmak suçlamasıyla aranan Sedat Peker’in Yalıkavak Marina iddiaları sonrasında, Azerbaycanlı iş insanı Mübariz Mansimov Gurbanoğlu ile ilgili olarak:

“Fethullah Gülen’e bir kez değil, devamlı gidiyordu.. En az 10 sefer gittiğini ben biliyorum.. Benim uçağım yok.. Fethullah Gülen’le bağlantım yok.. Onun Fethullah Gülen’e yakınlığı biliniyordu.. Kendisi defalarca oraya gitmiştir herkes bilir, kendisiyle bir kez beraber gittik.. Benim gidiş gelişimden devletin bilgisi vardır..”

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Gurbanoğlu:

‘”Fetullah Gülen’e Mehmet Ağar ile beraber ve onun isteği üzerine gittim. Yoksa Ağar da biliyor, orada FETÖ ile kavgamı'” açıklamasında bulundu..

 Mansimov Gurbanoğlu, Mehmet Ağar ile Yusuf Uğur ve MHP’li milletvekili Saffet Sancaklı vesilesiyle tanıştığını söyledi..

‘Ağar’a Ulus’taki evini bedelsiz verip kira almadığını, Yalıkavak Marina’daki benzin istasyonunu Ağar’lara armağan edip oğlu Tolga Ağar’ı yönetim kurulu başkanı olarak atadığını; Ağar cezaevindeyken her hafta ziyaret ettiğini hatta cezaevinin yakınına helikopter pisti bile yaptırdığını’ iddia eden Mansimov’un açıklamaları şu şekilde:

– “Bölge Adliye Mahkemesi örgüte yardım suçundan verilen beş yıllık cezayı onadı.. Ne düşünüyorsunuz?”

Mansimov Gurbanoğlu:

“FETÖ ile bir ilişkim olmadığı ortaya çıkacak.. Davam Yargıtay aşamasında. Yardım, ne yardımı? Yok ortada.. Hiçbir vakfa yardım etmemişim.. Sadece Güllüoğlu’ndan benim otelim iki kilo baklava almış, 2014’te.. Siz Güllüoğlu’ndan hiç baklava almadınız mı? Bu memlekette biri çıksın desin ki Gülloğlu’ndan tatlı yemedim..”

– “FETÖ ile temasınız oldu mu?”

Mansimov Gurbanoğlu:

“Fetullah Gülen’e Mehmet Ağar ile beraber ve onun isteği üzerine gittim.. Yoksa Ağar da biliyor, orada FETÖ ile kavgamı. Gülen’e hiçbir zaman sempatim olmadı.. Mezhebim Şia.. Bizde tarikat olmaz.. Türkiye’de 20’nin üstüne okul yaptırmışım.. Milli Eğitim Bakanlığı biliyor. Tek bir okul FETÖ’ye verildi mi.? Neden ceza çıktı.? Cezanın boş yere verildiğini hep beraber göreceğiz..”

– “Marina ile ilgili hak iddianızı sürdürüyorsunuz değil mi?”

Mansimov Gurbanoğlu:

“Hiçbir dava kesinleşmiş ve kaybedilmiş değil. Hiçbir iddiamdan vazgeçmedim, geçme niyetinde değiliz. Sizce marinaya çöküldü mü? Bana göre çalışanlarım tarafından dolandırıldım. Mübariz Mansimov’un malına kolay kolay çökülemez. Biz korkak değiliz. Biri tehdit edip de malıma çöksünler. Hakkımdaki FETÖ iddianamesine bakarsanız, aynı çalışanlar aleyhimde şahit. Hepsi yalancı şahit.”

– “Marinanın elinizden çıkması ile FETÖ davası birbiriyle bağlantılı mı?”

Mansimov Gurbanoğlu:

“Burası Türkiye, her şey olabilir. Sanmam ki marinanın yeni sahipleri, o güce maliktirler ve Türk adaletini şaşırtsınlar.”

Ağar’ı nereden tanıyorsunuz?

Mansimov Gurbanoğlu:

“Aşağı yukarı 15 sene oldu. Haydar Aliyev’in cenazesine Bakü’ye gelmişti. İşadamı Yusuf Uğur ve milletvekili Saffet Sancaklı, Azerbaycan’da otelde Ağar’ı bana tanıttılar. “Seninle tanışmak istiyor.” (dediler) Tanışmamız öyle oldu.”

– “Bu ilişkiniz Türkiye’de devam etti, öyle mi?”

Mansimov Gurbanoğlu:

“Ağar’ı her zaman milliyetçi bildim. Devlet adamı bildim. Sıkıntılı günler geçiriyordu. Sahip çıktım, yalnız kalmasın diye.”

– “Sahip çıktım derken neyi kastediyorsunuz?”

Mansimov Gurbanoğlu:

“Yanımda kaldı, Ulus’ta evimi verdim, evimde oturdu, komşum oldu. Aşağı yukarı 7-8 sene beraber oturduk. Bir kuruş almadım.”

– “Marinanın yönetim kurulu başkanlığına Tolga Ağar’ı siz mi atadınız?”

Mansimov Gurbanoğlu:

“Tolga Ağar’ı müdür olarak koydum. Marinadaki benzin istasyonunu verdim onlara.”

– “Ağar cezaevindeyken neler oldu?”

Mansimov Gurbanoğlu:

“Her hafta yanına gidip geldim. Helikopter pisti yaptırdım, Aydın’da. Pist cezaevine yakın bir yerdeydi. Haftada bir marinadan helikopter servisi kaldırıyorduk.”

– “Çıktıktan sonra ‘Gülen’le görüşmek istiyorum’ mu dedi?”

Mansimov Gurbanoğlu:

“FETÖ’nün yanına gitmek istedi, gittik. Neden gitmek istedi? Ona sorsanıza.

New York’a gittik. Helikopter kiraladım, Pensilvanya’ya geldik. İhsan Kalkavan bize katıldı. Gülen’in önünde oturduk. Gülen, Erdoğan için iyi şeyler konuşmuyordu. “Sen kim oluyorsun! Varsan bugün, Erdoğan sayesinde.. Sen karar ver, imam mısın, politikacı mısın?” dedim..

Bu lafıma alındı. Bir tek şey dedim: “Sizin yanlış yolda olduğunuzu düşünüyorum. Yanınıza gelenlerin de yanlış yolda olduğunu düşünüyorum.” Bu lafı söyleyip çıktım. Bir süre sonra Ağar da çıktı.”

NE OLMUŞTU?

🌐 CEZAEVİNDEN MEKTUP VAR, ‘ERDOĞAN’A GÜVENDİM’ ..!
✳ ‘SOCAR GRUBU YÖNETİCİLERİ BANA KOMPLO KURDU’ ..!

– Mübariz Mansimov geçtiğimiz günlerde FETÖ üyeliği şüphesiyle tutuklandı.

Azerbaycanlı işadamı Mübariz Mansimov geçtiğimiz günlerde FETÖ üyeliği şüphesiyle tutuklandı. SOCAR grubu yöneticilerinin kendisine komplo kurduğunu iddia eden Mansimov açlık grevine başlamıştı.

Mansimov’un Türk ve Azerbaycanlı devlet yetkilileriyle olan ilişkileri ve sosyal medya hesabından yaptığı son paylaşımları gündeme gelmişti.

– Mansimov cezaevinden yazdığı mektubunda:

“Erdoğan’ın sözüyle mallarımı Türkiye’ye taşıdım. İsviçre vatandaşlığından imtina edip Türkiye vatandaşlığını seçtim..

Erdoğan’ı abi, kardeş bilirdim.”

– Mübariz Mansimov, mektubunun sonunda:

”Atatürk’ün; Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir.” sözüne yer verdi.

https://www.cafemedyam.com/2020/03/09/ucu-erdogan-ailesine-giden-feto-sorusturmasi/
🌐 İŞTE MANSİMOV’UN AZERİCE YAZDIĞI O MEKTUP ..!

“Dəyərli Azərbaycan və Türkiyə xalqı!

İllər öncə 2013-cü ildə bir qrup azərbaycanlılar tərəfindən rus dövlətinə rüşvət verərək mənim Rusiyada şirkətimi ələ keçirib batırmaya çalışdılar və bunu bacardılar. Bəzi azərbaycanlılar üzündən 2017-ci ildə Palmali Rusiyanın batmasına nail oldular. 50 gəmim bəzi azərilərin və ermənilərin əlinə keçdi. 2014-cü ildə SOCAR-ın rəhbəri Rövnəq Abdullayev eynisini mənə qarşı etməyə başladı. SOCAR ilə ortaq olduğumuz şirkətlərdən bir oğru kimi bəlli mallarımı və 14 gəmimi ələ keçirdilər. O qədər qudurdular ki, ortaq olmadığımızı gözümün içinə baxa-baxa söylədilər, halbuki ortaq olduğumuzu bütün Azərbaycan xalqı bilirdi. Yəni, Azərbaycanda məni sıxışdırıb kənarlaşdırmağa başladılar. Və mən yenə də “vətən sağ olsun” dedim və olanları sinəyə çəkdim. İndi bu gün sağ olsun Türk ədalət sistemi məni buraya – həbsxanaya qapatdı. Özləri bilir ki, mənim fetö şərəfsizi ilə bir işim olmadı, ola bilməz də. Dövlətin içindəkilər, hüquq sisteminin içindəkilər bunu bilirlər.

🌐 ERDOĞAN’I ABİ, QARDAŞ BİLDİM ..!

Hörmətli cümhurbaşqanım Recep Tayyip Erdoğanın bəlkə də olanlardan xəbəri yox belə. Mən hər zaman onu dünyada ən ədalətli və düzgün başkan, abi – qardaş bildim. Sırf onun tövsiyyəsinə görə, 2015-də şirkətlərimi Türkiyəyə köçürtdüm. 2019-da xaricdə hardasa heç bir şirkətim qalmadı. Olanlara da mərkəz olaraq Türkiyəni seçdim. 2016-cı ildə hər kəs Türkiyədən qaçarkən Türkiyə məmləkətimə valyuta daxil olsun deyə, xarici şirkətlərdəki pulları Türkiyəyə gətirdim. Çünki mənim üçün cənab Rəcəb Tayyib Erdoğanın söylədikləri əmirdir. 2013-ci ildə cənab Rəcəb Tayyip Erdoğan mənə “Maltada nə işin var Mübariz şirkətlərini Türkiyəyə daşı. Türk oğlunun vətəninə xeyir verməsi lazım” çağırışını bir komandirin əmri kimi yerinə yetirməyə başladım. Bununla da yetinməyib cənab Rəcəb Tayyip Erdoğanın 2005-də “Mübariz, nədən Türk vətəndaşı deyilsin dediyində” İsveçrə vətəndaşlığından imtina edib Türkiyə vətəndaşlığını seçdim. Əcəba, yanlışmı etdim?

BU BAŞ VERƏNLƏR TÜRKİYƏDƏMİ OLUR? ..!

İllərcə Türkiyənin hüquq dövləti olduğuna inandım və hər zaman hüquq yolunu seçdim. “Mübariz bunu sənə necə etdilər Türkiyədə” deyə özümdən soruşuram. Ürəyim sinəmdən çıxmaq üzrədir və buna cavab tapa bilmirəm. İnanmıram, bura Türkiyəmi? Bu baş verənlər Türkiyədəmi olur? Düşünürəm ki, bu qədər asamnı bir insanın haqqını əzib keçmək, təəsüüf ki, bir cavab tapa bilmirəm. Anladığım qədərilə məni sifariş edənlər insanlardan oğurladıqları pullarla çox böyük pullar ödəyiblər. Bu saatdan sonra heç çaşmam kamerada nüvə bombası tapsalar. Türkiyə ədalətinə səslənirəm. Bu saatdan sonra halal pul qazanmış iş adamları gəlib Türkiyəyə investitsiyamı qoyarmı? Avropa vətəndaşlığından çıxıb Türkiyə vətəndaşlığımı alarmı? Amma mən sizə sizdən fərqli olduğumu sübut edəcəm. Özümü Allaha təslim edib ölüm orucumu sonuna qədər davam etdirəcəyəm. Siz məni bu qəfəsdə tuta bilməzsiniz. Allahın izniylə qısa zamanda Allahın əmri və hökmüylə yolumun sonuna çataram. Siz zavallılarda nə ürək, nə vicdan, nə qeyrət olduğunu çox insan görür. Mənim sevdam və dualarım sadəcə, şərəfli haqq yolunu seçən insanlaradır. Və son olaraq, Türk dünyasının gəlmiş və keçmiş ən böyük liderlərindən olan Ulu öndər Atatürkün bir sözünü söyləmək istəyirəm? Məni görmək mütləq üzümü görmək demək deyildir. Mənim fikirlərimi, mənim duyğularımı anlayırsanız, hiss edirsəniz, bu kifayətdir. Hamınızın önündə baş əyirəm, böyüklərin əllərindən, kiçiklərin gözlərindən öpürəm. Allaha əmanət olun, halal yaşayın.”

İLGİLİ HABER

Odatv.com

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top