SIYASET

HDP’DEN AYRILDIKTAN SONRA PARTİ KURAN AYHAN BİLGEN, AKP TARAFINDAN MI FİNANSE EDİLİYOR?

Ayhan Bilgen:
“İktidar ile muhalefet arasında öyle bir kutuplaşma oluşmuş durumda ki muhalefet ile ilgili küçücük bir eleştiri yaptığınızda bunun iktidara yarayacağı varsayımı herkeste yaygın. Bunu aşmak lazım” 

İÇİNDEKİLER

🌐 KİM İKTİDARIN PAYANDASI BİLMEM AMA…
✳ Türkiye’nin Sesi Partisi (SES Parti) Genel Başkanı Ayhan Bilgen“100 il” tartışmasına dair düşüncelerini anlatmış..

– Bilgen, bilindiği gibi, 2019 Yerel Seçimleri’nde HDP’den aday olup Kars Belediye Başkanı seçilmişti..

– Ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü Kobani eylemleri soruşturması kapsamında Eylül 2020’de gözaltına alındı. Gözaltındayken,  “Türkiye’de demokrasicilik oynama yaşını geçtiğini” söyleyerek belediye başkanlığından istifa etti..

– 2 Ekim 2020’de tutuklandı ve yerine İçişleri Bakanlığı’nca kayyum atandı.

– Bir yıl önce de tahliye edildi..

✅ Aralık 2021’de, 2007 yılından beri üyesi olduğu HDP’den istifa ettiğine ilişkin mektubunu Twitter’da paylaştı. “HDP’de yüzde 10 tembelliği oluştuğunu” ve “kimlik siyasetinin sorunu çözmediğini” vurguluyordu.. 

✅ O dönemde bu ayrılık üzerine HDP, “Temenni ederiz ki fikirleri iktidara payanda olmasın” şeklinde bir açıklama yaptı.. 

Buna yanıt olarak verdiği röportajlarda, “İktidar ile muhalefet arasında öyle bir kutuplaşma oluşmuş durumda ki muhalefet ile ilgili küçücük bir eleştiri yaptığınızda bunun iktidara yarayacağı varsayımı herkeste yaygın. Bunu aşmak lazım” dedi. 

✳ ANAYASANIN İHLALİNİ DESTEKLEMEK ..!

✅ Ne ilginçtir ki istifasının hemen ardından SES Parti’yi kuran Bilgen, kısa bir süre önce “AKP yeni çözüm süreci başlatabilir, PKK lideri Abdullah Öcalan da sürece dahil edilmeye ve MHP ikna edilmeye çalışılıyor” beyanatıyla manşetlerdeydi.. 

Hemen sonrasında ise, yazımın başında belirttiğim “100 il” tartışması ile ilgili yorumları geldi. Bilgen, AKP’nin il sayısını 100’e çıkararak önemli kazançlar sağlayabileceğini anlattıktan sonra, anayasa hukukçularının görüşlerine değinirken şunları söylemiş ..

  • Ayhan Bilgen:

“Bazıları, ‘Seçilenler beş yıllığına göreve geldi. Yerel seçime gitmek için anayasa değişikliği gerekir’ diyor. Ama diğerleri ise ‘Türkiye’nin bugünkü koşullarında hukuku böyle yorumlamak biraz fazla idealist olur’  görüşünde. İkinci yorumun ağır basacağı kanaatindeyim..

 Özal döneminde yapıldı, uygulamada var. Mevcut başkanları görevden almadığınız için anayasa değişikliği de gerektirmez.. 

– Buna ek olarak iktidarın tartışmaya açtığı ancak Seçim Yasası’ndaki değişikliğe ekleyemediği “daraltılmış bölge sistemini” anımsatır im..

Yasalaşmadı ama bu yolla seçim bölgelerini yeniden dizayn edebilirler. İl sayısındaki artışın ikinci etkisi de bu olur.. 

Seçim bölgelerinin değiştirilmesiyle ilk genel seçimin milletvekili aritmetiği de değiştirilmiş olacak .. “

✳ İKTİDARA YARAYACAK TAVSİYELER..!

✅ Görülüyor ki Bilgen, anayasayı savunmayı “idealist hukuk” anlayışı olarak niteliyor ve gelecek seçimlerde anayasanın ihlalini destekliyor.

Üstelik bunun iktidara yarayacağını ballandırarak şöyle anlatmış..

  • Ayhan Bilgen:

“Seçim bölgeleriyle oynama, geçmişte denenmiş ve kısmen de sonuç vermiş. Hem belediye sayısı değişecek hem mevcut belediyelerin yetki, etki alanı bir miktar daralacak hem de psikolojik olarak 19 yeni il olacaksa bu 19 ilin 12-13’ünde iktidar partisinin kazanması, seçmen nezdinde, toplumsal psikolojide bir anlam ifade edecektir.”

Kim iktidarın payandası, kim değil bilemem ama bu yorumlar, açıkça iktidara yarayacak tavsiye niteliğinde…

9

Cumhuriyet//Zülal Kalkandelen

🌐 TÜRKİYE’NİN SESİ PARTİSİ’NİN AMBLEMİ DEĞİŞTİ..!
“Eski Kars Belediye Başkanı ve Türkiye’nin Sesi Partisi’nin kurucu başkanı Ayhan Bilgen, parti amblemlerini “Anka kuşu” olarak değiştirdiklerini açıkladı..!”

Ayhan Bilgen, partisinin Kars İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında, partinin kuruluşunun ardından İzmir’den sonra Kars’ta da teşkilatlandıklarını söyledi..

Parti amblemlerinin değiştirilmesi talebi sonrasında gerekli düzenlemeyi yaptıklarını ifade eden Bilgen, partilerinin yeni ambleminin “Anka kuşu” olduğunu kaydetti..

Türkiye'nin Sesi Partisi'nin amblemi değişti

Türkiye Altınçağ Partisi ile gerçekleştirdikleri birleşme sonrası da Türkiye’nin Sesi Altınçağ Partisi olarak hukuki süreci tamamladıklarını aktaran Bilgen şunları söyledi..

  • Ayhan Bilgen:

 “Yeni amblemdeki 5 yıldızlı Anka kuşu küllerinden doğmayı temsil eder. Aynı zamanda karşılıklı buluşan 2 el toplumsal barışı temsil eder ki bizim güvercini tercih sebebimiz de oydu. 5 yıldız da parti programımızdaki 5 ilkeyi yani özgürlüğü, eşitliği, demokrasiyi, hukuk devletini ve dayanışmayı ifade ediyor. Dolayısıyla artık bizim bir amblem sorunumuz yok. Biz bütün sorunları siyasetin konuşarak çözebileceği kanaatindeyiz. Bunun için bir hukuki sürece bizce gerek yoktu..” 

🌐 TÜRKİYE’NİN SESİ, ‘ALTINÇAĞ ’ OLDU: A TAKIMI BELİRLENDİ..!
“Türkiye’nin Sesi Partisi’nin adı ‘Türkiye’nin Sesi Altınçağ Partisi’ olarak değişti..!”

Ayhan Bilgen liderliğinde kurulan Türkiye’nin Sesi Partisi, Demokratik Sol Parti ile yaşadığı amblem tartışmalarının ardından hem parti amblemini hem de adını değiştirdi..

“Türkiye’nin Sesi Altınçağ Partisi” adıyla, ‘SES Partisi’ kısaltmasıyla Kurucular Kurulu toplantısını yapan parti, tüzüğüne göre Genel Merkez Başkanlık Kuruluna görevlendirmeler yaptı..

Türkiye’nin Sesi Altınçağ Partisi’nin Genel Başkanlığı’na Ayhan Bilgen getirilirken, eski Bakan Müslüm Doğan partinin genel sekreterliğine seçildi..

  • Partinin diğer görevlendirmeleri şu şekilde sıralandı:

-Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Enüş Yaşar,


-Şehircilik İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Yılmaz Üzeyiroğlu


-Bölgesel ve Ulusal Kalkınmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Nurettin Aydın,


-Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Mehmet Selim Özdemir


-Basından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Şinasi Haznedar


-Eğitimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Vakkas Cebe


-İdari ve Mali İşler Başkanı: Ömer Ike.

🌐 Türkiye’nin Sesi Partisi’nin kurucusu Ayhan Bilgen: ‘Logo’ ve ‘ittifak’ açıklaması..!
“Türkiye’nin Sesi Partisi’nin Kurucu Başkanı Bilgen; partinin kuruluş amacı, seçmen kitlesi, HDP’den istifası, DSP ile ‘logo’ tartışması ve daha birçok konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu..!”

“GÜVERCİN BARIŞI SEMBOLİZE EDİYOR..!”
  • Ayhan Bilgen:

“Biz amblem ve logo gibi şeyleri çok abartmıyoruz. Vazgeçilmez olan sembollere yüklenilen anlamlardır. Güvercin simgesi, barışı sembolize ettiği için, zeytin dalı da bereketi ve bolluğu temsil ettiği için önemliydi. İkisini birlikte kullanmak bizim için değerliydi.”

“YARGIYA GİTMEDEN HALLEDECEĞİZ..!”
  • Ayhan Bilgen:

“Biz bunu hiç yargıya gitmeden oturup kurullarımızla tekrar tartışıp, halledeceğiz. Belki de daha farklı, etkili ve güçlü bir amblem bulacağız. Güvercin sembolünü değerli gördüysek kavga etmek için yola çıkmamışızdır. Hem güvercini tercih edip, hem de siyaseti kavga ile başlatma niyetinde değiliz..” 

“ANKA KUŞUNU ÖNERİYORLAR..!”
  • Ayhan Bilgen:

“Anka kuşunu öneriyorlar. Gençler tarafından da daha çok biliniyor. Küllerinden doğma, harabeye dönmüş bir ülkeniz yeniden var olması, inşa olması anlamında kullanılabilir önerileri var” yanıtını verdi.

“HDP’YE KÜSKÜNLÜĞÜM YOK..!”
  • Ayhan Bilgen:

“Bu sonuçta kişisel, duygusal bir şey değil. Tam tersine; o süreçte birlikte siyaset yaptığımız, bize güvenen, fedakarca hiçbir şey beklemeden çalışan insanlara çok büyük bir saygı duyduğumu ifade ettim. Bizim asla kimseye kırgınlığımız, küskünlüğümüz yok..”

‘İTTİFAK’ AÇIKLAMASI..!”
  • Ayhan Bilgen:

“Bizim nerede olacağımıza da halk karar verecek. Gelecekte, eğer bir ittifak modelinin içerisinde olacaksak, nerede olacağımıza siyasetçiler değil, toplum karar verecek. Türkiye demokrasisine zarar veren hiçbir yerde olmayacağız, bunu net söylüyoruz. Siyasette toplumu özne görmeliyiz. Böyle bir tavır ortaya koyduğumuzda da, galiba kimin yanında olamayacağımız da çok açık..” 

🌐 SESPARTİ’nin kuruluş dilekçesi, İçişleri Bakanlığı’na verildi..!
“ESKİ HDP milletvekili Ayhan Bilgen’in kuruculuğunu yaptığı, Türkiye’nin Sesi Partisi’nin (SESPARTİ) kuruluş dilekçesi, İçişleri Bakanlığı’na verildi..!”

SESPARTİ’nin kurucuları arasında yer alan eski HDP Milletvekili Müslüm Doğan ve beraberindekiler, sabah saatlerinde İçişleri Bakanlığı’na partinin kuruluş dilekçesini verdi..

Doğan, Eerakı teslim etmeden önce basın mensuplarına açıklamada bulundu..

  • Doğan:

 “Türkiye’de hakkın, hukukun, adaletin askıya alındığı, ülkemizdeki mevcut durum gereği muhalefetin siyaset üretemediği, politikalar üretemediği bir durum yaşıyoruz. Bu da yeni bir siyaset zeminine ihtiyaç olduğunu ortaya koydu..

6 aylık bir çalışmamız sonunda Türkiye’nin Sesi Partisi’nin kurulmasına karar verdik..

Ülkemizin her yerinde partide görev almak isteyen insanlar sürekli temas halinde ve ortak akılla programı oluşturduk. Kurduğumuz parti yeni bir zeminde demokrasiyi aramak, geliştirmek, halkın taleplerini karşılamakla ilgili demokratik bir partidir. Hiçbir partinin ne karşısında yer alan bir siyasi tutumu ne de devamı niteliğinde bir partidir..”

🌐 Ayhan Bilgen’in partisinin amblemi DSP’lileri kızdıracak..!
“Ayhan Bilgen’in kurduğu partinin amblemi, mavi zemin üzerinde beyaz güvercinle özdeşleşen DSP’lileri öfkelendirebilir..!”

 Eski Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen ve 30 kurucu üye, Türkiye’nin Sesi Partisi’nin (Ses Parti) kuruluş dilekçesini İçişleri Bakanlığı’na verdi..



Partinin adının yanısıra amblemi de belli oldu..

Partinin amblemi, ağzında zeytin dalı taşıyan güvercin olacak. Parti renk olarak laciverti seçti..

Bu amblem, mavi zemin üzerinde beyaz güvercinle özdeşleşen DSP’lileri öfkelendirebilir. Hatta başvurmaları halinde amblem benzerliğinden ötürü Anayasa Mahkemesi’nde dava açılabilir…

🌐 DSP mahkemeye gidiyor: Güvercin bizim..!
“DSP, Ayhan Bilgen’in kurduğu partinin ambleminin kendilerinin kullandığı ambleme benzediği gerekçesiyle konuyu yargıya taşıyacaklarını açıkladı..!”

HDP’den istifa eden Ayhan Bilgen öncülüğünde kurulan Türkiye’nin Sesi Partisi, İçişleri Bakanlığı’na kuruluş belgelerini teslim etti..

Bilgen’in kurucu başkan olduğu partinin ambleminde ise mavi fon üzerine güvercin yer aldı..

“Demokratik Sol Parti’nin (DSP) kullandığı güvercin amblemine benzetilen Bilgen’in yeni partisinin amblemine dair DSP’den açıklama geldi..!”

  • DSP Genel Sekreteri Müzeyyen Okur:

“Kars eski belediye başkanı Sayın Ayhan Bilgen ve arkadaşları tarafından 31 Mart 2022 tarihi itibariyle kurulan ve İçişleri Bakanlığı’na kuruluş evraklarını teslim ettiğini basın kuruluşları aracılığıyla öğrendiğimiz Türkiye’nin Sesi Partisi, kurumsal simgesi olarak lacivert zemin üzerine ağzında zeytin dalı olan beyaz güvercin logosu sunmuştur. Kendilerine ve Türk siyasetine hayırlı olması temennimizi iletiyoruz. Ancak öncelikle belirtmeliyiz ki, bu tercih doğru bir yaklaşım içermemektedir..”

“YARGISAL SÜRECİ BAŞLATACAĞIZ..!”
  • DSP Genel Sekreteri Müzeyyen Okur:

“Umudun simgesi mavi zemin üzerinde, barışın simgesi ‘Ak Güvercin’in” 1985 yılında kurulan DSP’nin amblemi olduğunu ve 37 yıldı seçimlerde bu amblemin kullanıldığını hatırlatırım..

Yeni kurulan Türkiye’nin Sesi Partisi’nin kurucularının böyle bir amblem belirlemesi en hafif deyimiyle talihsiz bir tercih olmuştur. Bu amblemin Parti yetkililerince kısa zamanda değiştirilmesi dileğimiz ve beklentimiz yanında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve Anayasa Mahkemesi nezdinde gerekli yasal süreci başlatacağımız hususunu basınımız aracılığıyla da paylaşmak isterim..”

🌐 AKP’nin eski ofisini kiraladı’ diye eleştirilen Ayhan Bilgen: Tamamen tesadüf, iddialar spekülasyondan ibaret..!
“HDP’den ayrıldıktan sonra parti kurmak için kolları sıvayan Bilgen’in, AKP’li kurmayların da partileşme sürecinde kiraladığı ofisi tuttuğu ileri sürüldü..!”

İddiaları doğrulayan Bilgen, durumun tamamıyla tesadüf olduğunu savundu..

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin (CHS) zorunlu hale getirdiği ittifaklar nedeniyle her geçen gün daha da önem baraj altındaki partilerin hangi tarafta yer alacakları sürekli merak konusu oluyor.. 

Mevcut siyasi partilerin ne tür tavır takınacaklarının yanı sıra kurulacak yeni partilerin de nasıl yol alacakları ilgi ile izleniyor.. 

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kayıtlarına göre 120siyasi oluşum şu anda faaliyette.. 

Bunların 91’nin 14 milyon 777 bin 588 kayıtlı üye sayısı bulunuyor.. 29 siyasi partinin ise üye kaydı bulunmuyor..

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) da seçimlere girme yeterliliğine sahip olan siyasi partileri belirlemiş durumda.. 

YSK’nin Resmi Gazete’de mükerrer sayısında yayımlanan kararında, 298 sayılı “Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun” ile 2820 sayılı “Siyasi Partiler Kanunu”nun ilgili maddelerine göre, 1Ocak’tan en az 6 ay öncesi itibarıyla illerin en az yarısında teşkilat kurdukları ve büyük kongrelerini yaptıkları saptanan 24siyasi partinin seçimlere katılma yeterliliği bulunduğu ifade edildi..

🌐 Hangi ittifakta yer alacağı merak konusu..!
“Bu partilerin olası bir seçimde Cumhur, yoksa Millet ittifaklarından hangisiyle birlikte hareket edecekleri tartışıldı..!”

Sadece bunlar değil, kurulma sinyali verilen partilerle ilgili de aynı durum söz konusu..

Halkların Demokratik Partisi’nden (HDP) ayrıldıktan sonra parti çalışmalarına başlayan Ayhan Bilgen’in kuracağı partiyle nerede duracağı merak ediliyor.. 

Ayhan Bilgen geçen aralık ayında HDP'den istifa etti
Ayhan Bilgen geçen aralık ayında HDP’den istifa etti / Fotoğraf: AA// cafemedyam

Zaman zaman bu yönlü yayınlar da yapılıyor. Henüz parti kurulmamasına rağmen Ayhan Bilgen’in Kürt oylarını bölmek için partisini kurduktan sonra Cumhur İttifakı’na yakın duracağı ileri sürülüyor.. 

Bilgen’in Ankara eski Hollanda Caddesi’nde ofis kiraladığı, buranın daha önce AKP’li kurmaylar tarafından da kiralandığı ifade edildi.. 

Bu bilgi nedeniyle Bilgen’in çalışmalarının birileri tarafından desteklendiği gündeme getirildi..

“Görüşmelerimizi artık ofis ortamında yapmaya başladık..!”

Konuyla ilgili olarak açıklamada bulunan Bilgen, aynı ofisi kiraladığını doğru olduğunu ancak bunun bir tesadüften ibaret olduğunu söyledi.. 

Çalışmalarının her aşamasını yola çıkacakları arkadaşlarıyla birlikte açık ve net karar alarak yürüteceklerini belirterek, “Risk almadan sorumluluk paylaşmadan hiçbir şey değişmez, kendiliğinden düzelmez” dedi.. 

  • Bürolarını tuttuklarını ve şimdi onun hazırlıklarıyla uğraştıklarını ifade eden Bilgen:

“Görüşmelerimizi artık ofis ortamında yapmaya başladık. İnternet sitemizin hazırlıklarını yapıyoruz. Muhtemelen bir hafta içerisinde onu da bitirmiş olacağız. Birkaç hafta içerisinde çalışmaların detaylı seyrini paylaşabilecek noktaya geleceğiz” diye konuştu. 

“Evet ama tamamen tesadüf..!”

AKP tarafından finanse edildiği iddialarına gülmekten başka söyleyecek bir sözünün olmadığını kaydeden Bilgen, birkaç arkadaşın katkıları ve kendi imkanlarını bir araya getirerek çalışmalarını aktararak, şöyle devam etti…

  • Ayhan Bilgen

“Bunun dışındaki her şey spekülasyondan ibarettir. Bu konuda son derece netiz. Şimdiye kadar çalışmalarımızı hangi yöntemlerle yürüttüysek yine aynı yöntemlerle, dayanışmayla ve paylaşımla götürmeye çalışıyoruz. AKP’den herhangi bir finansman aldığımız söz konusu bile değil. Ayrıca son derece katılımcı bir finans sistemi geliştireceğiz. Burada şüphesiz siyasetin katılımcı olması aynı zamanda finansının da katılımcılığıyla mümkündür. Dolayısıyla buna dair hem özgün bir örgütlenme hem de finans modeli geliştireceğiz..”

  • Partileşme durumuyla ilgili tartışmaları doğal olarak yaygınlaştıracakları ve bunu yerellerde de konuşarak tamama erdirmeyi hedeflediklerini dile getiren Bilgen:

“Bu kararı sadece Ankara’da dar bir grupla almayacağız. Toplumsal bir tartışmaya çevireceğiz. Bu kurduğumuz mekanizmalarla yani dijital demokrasi platformunda örneğin bu tartışmaları daha açık yapacağız. Belki sosyal medya araçları üzerinden tartışacağız. Bu kararı daha katılımcı almayı önemsiyoruz..”

“Ortak paydamız evrensel değerler olacak..!” 

“Çalışmalarınızda yeni veya eski siyasetçilerden kimler var?” sorusuna Ayhan Bilgen, isim vermedi ama şu değerlendirmeyi yaparak sözlerini tamamladı..

Ayhan Bilgen:

“Platform ve hareket ile ilgili birkaç hafta içerisinde paylaşım yapacağız. Kastettiğimiz şudur; her birimizin kişisel kimliklerimiz farlı olabilir..

Bir arkadaşımız kendi liberal, bir başka arkadaşımız muhafazakar, sol, Alevi veya Kürt kimliğiyle tarif edebilir ama bizim ortak paydamız daha çok insanlığın ortak değerleri, evrensel değerleri üzerinden inşa olacak..

Yani herhangi birinin baskın veya dominant olduğu bir siyaseti tercih etmeyeceğiz. Dolayısıyla demokratik değişimi yani adalet, barış, özgürlük ve eşitlik kavramlarını hepimizin üzerinden uzlaştığı ortak kavramları siyasetin temeline oturtmaya çalışacağız. Geleneksel kamplaşmaların dışında kalacağız anlamında söylüyorum.”

© The Independentturkish//Abdulhakim Günaydın

🌐 Ayhan Bilgen: Parti kurma yok ama geleneksel partiler Türkiye’deki dinamiği siyasete taşıyamıyor..!
“Ayhan Bilgen: Çözüm süreci daha ketum yönetilmeliydi, davul zurnayla değil ..!”

Halkların Demokratik Partisi’nde milletvekilliği, parti sözcülüğü ve bir dönem de belediye eş başkanlığı ile 2007’den beri aktif siyaset yapan Ayhan Bilgen istifası ve HDP’ye yönelik eleştirileriyle gündemde..

Yeni bir siyasi hareketin çalışmaları içinde olduğunu ve hatta ilerleyen zamanlarda bunun bir siyasi partiye dönüşebileceğinin sinyalini veren Bilgen, Türkiye’nin sorunlarını çözmeye talip…

Siyasetçi ve insan hakları savunucusu Bilgen HDP’ye yönelik yaptığı eleştirileri uzun süre parti içerisinde de gerekli mekanizmalarla paylaştığını ancak sonuç alamadığını ifade ediyor..

”HDP 7 Haziran sonrası kilitlendi, tıkandı..!”

Medyada HDP’ye yönelik eleştirileri ve istifa kararıyla gündem olan Bilgen, HDP’ye alternatif olmadığının altını çiziyor..

  • HDP’nin kendini yenilemeye en açık parti olmasına rağmen bunu başaramadığı görüşünde Bilgen:

‘’Ben parti içinde eleştirilerimi hep dile getirdim. Hem BDP döneminde MYK’dayken paylaştım. Farklı birimlere düşüncelerimi paylaştım, yapısal sorunlarla ilgili somut önerilerde bulundum.. Hem de sonrasında HDP kurulurken eleştirilerimin dikkate alındığını, Türkiye siyasetinde ihtiyaç olan barış ve demokratikleşme ilişkisini doğru okuyan bir formül geliştiğini düşündüm.. Ve o nedenle katıldım..

Ama ne yazık ki 7 Haziran sonrasında yine kilitlendik, yine tıkandık. Bu HDP’den kaynaklanmadı ama yetersiz kaldı bu aşmada..

Türkiye siyasetinde Kürtlerin sosyal psikolojisi dikkate almadığınız takdirde HDP’nin genişleme imkanı olmaz..

Türkiye’de Kürt sorunu çözüm sürecinde başka bir atmosferdeydi. 7 Haziran’dan sonra başka bir atmosfere evrildi. Ama biz çözüm süreci devam ediyormuş gibi bir dil kullanmaya devam ettik..

Bence yeni bir dünya ve yeni bi kuşak var. HDP de bu iddiayla yola çıktığına göre kendini yenilemeliydi ama gereğini yapamadı. Kendimi dahil ederek söylüyorum. Ben genişlemeden sorumlu eş genel başkan yardımcısıydım sonuçta. Oyun kurucu özne hale gelemedik.’’

🌐 Parti kurma arayışımız yok ama geleneksel partiler Türkiye’deki dinamiği siyasete taşıyamıyor..!

Zorlama bir parti kurma arayışı yok Bilgen’in ama toplumsal talebe ve heyecana göre ilerde bir partileşme sürecinin de olabileceğinin sinyalini veriyor..

“Günlük siyasetle düşünsel arayışı ve fikri derinliği buluşturacak bir formül geliştirilmesi gerekiyor’’ diyen Ayhan Bilgen mevcut siyaset anlayışını eleştiriyor ve geleneksel partilerin Türkiye’deki dinamiği siyasete taşıyamadığını düşünüyor…

  • Ayhan Bilgen:

“B_en Türkiye’de siyasette etiği, müzakereyi ve diyaloğu çizgi haline getirmek gerektiği kanaatindeyim. Klasik sol, klasik muhafazakarlık ve klasik milliyetçilik gibi kavramların siyasette karşılıkları bitti artık. Ben artık eklektik bir araya gelişlerin yetmediğini düşünüyorum. Bu bir araya gelişten yeni ve ortak bir söz üretemiyorsunuz. Biz şu anda farklılıkların bir araya gelmesi değil, bu farklılıkların ortak sözü kurması dönemindeyiz. Siyaseti yeniden kurmak için ve güçlü söz kurmak için bir sentez yakalamalıyız..

Belki en kenetlenmiş olan HDP seçmenidir. Ama onlar da bile parti politikasını beğenmeyenlerin oranı üçte bir. Bizim hedef kitlemiz öncelikle kararsız seçmen.”

  • HDP’de siyaset yapmış olan kişiler de dahil pek çok farklı siyasi düşünceden isimlerle temas halinde olduğunu ifade eden Ayhan Bilgen:

“Hak mücadelesinde ve çalışmalarda bulunmuş kişilerin siyasete taşınması gerektiğini düşünüyorum..

Mevcut partilerinden memnun olanları almak ve devşirmek niyetinde değiliz. Ama Türkiye siyasetinde seçmenin yarısına yakını partisinden memnun değil. Belki en kenetlenmiş olan HDP seçmenidir ama onlar da bile parti politikasını beğenmeyenlerin oranı üçte bir. Bizim hedef kitlemiz öncelikle kararsız seçmen. Ne yapılmayacağını bilen ve nasıl yapılmadığını gören başka bir şey arayan seçmen kitlesine hitap etmeliyiz..

Çözüm süreci daha ketum yönetilmeliydi. Davul zurnayla yönetilmemeliydi o süreç..”

🌐 Kürt meselesinin çözümü de Ayhan Bilgen’in de en önemli gündemlerinden..!

Müzakere sürecinde parti içinde Anayasa yapma yönteminin yanlış olduğunu ve çözüm sürecinin de yanlış yürütüldüğünü defalarca dile getirdiğine dikkat çekiyor Bilgen..

  • Ayhan Bilgen:

“Bir sorun çözülemediyse mutlaka bir eksiklik vardır. Bunda iktidarın olduğu kadar muhalefetin de payı vardır. İktidarın sorumluluğunu muhalefetin de sorumsuzluğunu sorgulamalıyız. Bu zor ve riski bir alan. Siyaseten elinizi taşın altına koyduğunuzda kaybedebilirsiniz ama kaybetmek uğruna ülkenin kazanacağını düşünerek hamleler yapmak zorundasınız.,

Eğer Türkiye’de Kürtlerin taleplerini sadece Kürtler dillendirmeye devam ederse ilerleme kaydedemeyiz. Türkiye’de çözüm süreçlerine ve demokratik sivil anayasa yapmaya ihtiyaç var. Silahlı aktörlerin silahsızlandırma süreci başka bir yönteme dayanmalı, demokratikleşme pazarlık konusu yapılmamalıdır. Yani silah bırakırsanız anadille ilgili bu olur demek doğru yöntem değil. Bu toplumda öfkeyi arttırır..

Silahlı ve çatışmalı süreç ile aktörleri arasındaki süreç daha ketum yönetilmeliydi. Davul zurnayla yönetilmemeliydi. Ama demokrasi ve insan haklarıyla ilgili ayrımcılığı bitirecek süreçler de son dere şeffaf yönetilmeliydi, kapalı kapılar arkasında sadece iki parti arasında değil toplumun önünde yapılmalıydı.’’_

🌐 ‘Kürt meselesinin çözümü Meclis’tir. Öcalan’ın kendisi de Meclis demişti..!

Siyasetçi ve insan hakları aktivisti Bilgen, Kürt meselesinin çözümü noktasında muhataplık tartışmaları ile ilgili ise adres olarak Meclis’i gösteriyor..

  • Ayhan Bilgen:

“O dönemde Öcalan’ın kendisi Meclis demişti zaten. Sürekli geri dönüp duruyoruz, bir sarmal var. Eğer mevzuatta bir iyileştirme yapılacaksa bunun adresi Meclis’tir. Eğer toplumsal barış ile ilgili bir şey arıyorsanız muhatap bu ülkede yaşayan herkestir. Silah bıraktırmak istiyorsanız muhatabınız elinde silah olandır ya da İmralı’dır. Dolayısıyla burada kategorik bir muhatap aramak yerine, hangi sorunu çözmek istiyorsanız muhataplık kurmak zorundasınızdır..

Tutuklandığımızda zaten kayyım atanacağı belliydi, böyle bir durumda şehri mi yoksa kendimi mi düşünecektim. Eğer kendimi düşünseydim daha öncesinde de parti içinde istifayı gündeme getirmezdim..”

Kars Belediyesi eş başkanıyken gözaltında yapmış olduğu istifa da o dönem çokça tartışıldı. Hatta tutuklanması ve belediyeye kayyım atanması bu istifaya bağlandı..

  • Bu yöndeki açıklamalara da yanıtı şöyle oluyor Bilgen’in:

“Bunu ben şaka olarak görüyorum. O günkü atmosferde geriye iki il kalmıştı, Kars’a neden atanmıyor diye soruluyordu. Bugün de tutuksuz yargılanan siyasetçiler neden tutuklu değil diye sorusu soruluyor. Bu aslında çaresizliğin kabullenilmesidir. Biz o gün parti kurumlarına ‘dokunulmazlığım kalktı ve hakkımda sekiz dosya var. Bu kadar dosyam varsa mutlaka biri gerekçe gösterilecek ve görevden alınacağım’ dedim. Ve Kars’ta ilk defa beş partinin temsil edildiği bir belediye meclisinde ortak kararlar alıyoruz. ‘Bu bir başarı’ dedim. Benim kişisel bir hırsım yok vekilliği bıraktığım gibi belediye başkanlığını da bırakırım dedim. Belediye meclisi kendi içinden başkanı seçsin ve kayyım atanmayan bir belediyemiz olsun istedim. Uzlaşma ile yönetilen bir şehir olsun bu ülkede, hem Türkiye demokrasisine bir leke düşmesin hem de HDP’nin kazandığı belediyelerden birlikte yönetilen bir belediye kalsın istedim. Ama maalesef bu irade gerçekleşmedi. Tutuklandığımızda zaten kayyım atanacağı belliydi, böyle bir durumda şehri mi yoksa kendimi mi düşünecektim. Eğer kendimi düşünseydim hiç istifayı gündeme getirmezdim. Şehirdeki ortak payda dağılmasın istedim.’’

2007’den beri HDP’de siyaset yapan Ayhan Bilgen istifasıyla birlikte çözüm ve aksiyon odaklı bir siyaset hedefliyor.

Siyasi ve hak temelli çalışmalarında demokratikleşme vizyonuna eğilecek. Ama dış politika, ekonomi, hukuk alanında yaşanan her bir sorun da Bilgen’in gündeminde yer alacak… Yeni bir partinin ihtiyacını da bu süreçte temasları belirleyecek..

Euronews// Dilek Gül

NE OLMUŞTU?

🌐 AYHAN BILGEN’DEN YENİ BİR PARTİ SİNYALİ: HDP’DEN İSTİFA ETTİ..!
“Ayhan Bilgen HDP’den istifa etti”

Eski HDP milletvekili ve eski Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen, HDP’den istifa etti..

HDP’li eski milletvekili ve eski Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen HDP’den istifa edeceğini söylemişti. 

“RESMEN DUYURDU”

Eski Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen, sosyal medya üzerinden HDP’den istifa ettiğini açıkladı..

  • Bilgen:

“Yolcu yolunda gerek! Uyarı ve eleştirilerimde yanılmayı umuyor, barış ve demokrasi için iyi niyetle,özveriyle mücadele eden herkese başarılar diliyorum..”

“Ayhan Bilgen: HDP’den 1-2 gün içinde istifa edeceğim”

Ayhan Bilgen:

“7 Haziran’dan 1 Kasım’a olan süreçte vahim hatalar yaptığımızı düşünüyorum.”

Eski HDP milletvekili ve eski Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen, 1-2 gün içinde partisinden istifa edeceğini bildirdi..

7 Haziran-1 Kasım arasında partisi HDP’nin vahim hataları olduğunu söyleyen Bilgen, “Siyaset çözüm bulma sanatıdır, bir açılıma ihtiyaç var” dedi..

“7 Haziran akşamının okumasında ciddi bir sorun olduğu kanaatindeyim” diyen Bilgen, “Siyasette oyun kuramadığınızda başka aktörler devreye girer ve size siyaset yapılamayacağı bir iklim kurarlar” ifadelerini kullandı.

Bilgen, HDP’ye yönelik eleştirisinde demokratik siyaset alanını genişletemediklerini düşündüğünü ifade etti.

Parti kurup kurmama konusunda da konuşan Bilgen, “Kişiye endeksli siyasetin Türkiye’yi tıkadığını düşünüyoruz” dedi.

“Bizimki bir siyasal arayış, siyasal harekete ihtiyaç var” ifadelerini kullanan Bilgen, bunun bir partiye dönüşüp dönüşmeyeceği kararını toplumsal talebin vereceğini belirtti.

Independent Türkçe

NE OLMUŞTU?

🌐AYHAN BİLGEN: İHTİYAÇ KENDİSİNİ HİSSETTİRİYORSA ÇALIŞMALARIMIZ BİR SİYASİ PARTİYE DÖNÜŞEBİLİR..!

HDP’li eski milletvekili ve eski Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen, yeni bir siyasi hareketin içinde olduğunu, Aralık ayı içerisinde yeni oluşumu deklare edeceklerini söyledi..

Ayhan Bilgen, bunun 2023’te gerçekleşmesi durumunda gelecek seçimlere yetişecek bir siyasi partiye dönüşebileceğini belirtti..

  • Eski HDP’li Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen:

“Daha çok demokrasi ve sosyal adalet ortak paydasında ekonomik sorunlarla özgürlüklere dair talepleri eşit yurttaşlık zemininde çözebilecek bir siyasal platformun inşası için arama toplantıları ve görüşmeler yapıyoruz.. Bunun bir siyasal partiye dönüşmesi toplumun göstereceği ilgi ve bu tıkanmayı gören çevrelerin cesaretiyle sağlanabilir..

Bugün HDP, hem iktidar hem muhalefet için siyasetin, siyasal çözümün önünü açabilecek potansiyele sahip ama gerekli hamleyi yapamıyor.. Kapatma davası gibi süreçler de sağlıklı ve cesur tartışma yapma olanağını daraltıyor.. İçe kapanan ve korumacı refleks ise bu açılımı zorlaştırıyor.

HDP kurulduğunda Türkiye’nin bütünlüğü içinde ve silaha yer bırakmayacak demokratikleşme iddiasıyla yola çıkmıştı.. 7Haziran 2015 seçiminde toplum bu çıkışa destek vererek bir kredi açmıştı. Bu kredinin daha cesur ve yeni hamlelerle desteklenmesi için hepimizin risk alması gerekir..

Türkiye toplumunun güvenlik hassasiyeti, bölünme korkusu ve çatışmalı süreçten kaynaklı tepkisini anlayan bir dil kurma ve toplumsal güven inşa etme sorumluluğu siyasette anahtar rol oynayabilir..

HDP’nin yapması gereken öncelikle kendi tabanı dışındaki kitlelerle sağlıklı bir diyalog kurmayı öncelemelidir.. HDP’nin dışlanmasına karşı tek demokratik mekanizma toplumsal öznelerdir..

Partiler arasındaki rekabet bunu zorlaştırabilir.. Ama toplumsal hassasiyetler üzerine bir dil inşa edilebilirse; ülkeyi kim yönetirse yönetsin HDP’nin normalleşme sürecine katkı yapmasının önü açılır..

Bugün sadece iktidar bloğunun değil Millet İttifakı’nın da; HDP ile açık bir pozisyon tarifi yapamıyor olması elbette sadece faturası HDP’ye kesilecek bir durum olmamakla birlikte, bunun çaresini arama ve bulma sorumluluğu doğal olarak HDP’nin omzundaki en önemli yüktür.”

  • HDP’li Bilgen:

“Siyasi hareketin içinde farklı partilere mensup isimler var.. HDP içinden bir fraksiyon gibi bir şey hedeflemiyoruz. Türkiye’nin sorunlarının çözümüne odaklanmaktan yanayız.. Kürt sorunu da tabii en belirleyici sorunlardan biri olduğu için önem veriyoruz. Ama buradan ibaret bir siyasetin Kürtlerde de çok karşılığı olduğunu düşünmüyoruz..”

Eski TBMM Başkanı ve AKP milletvekili Bülent Arınç’ın söylediği “Ben Ayhan Bilgen’le de konuşuyorum. Biz kabul etseydik bize gelip milletvekili olurdu, bizimkiler sırtını dönünce HDP’den teklif alıp oraya gitti.” sözlerini sormak için Bilgen’i aradık..

Bilgen, 2007’de içinde bulunduğu ‘Yeni Siyaset Girişimi’nin AKP’ye katılması için teklif yapıldığını ancak kendisinin muhalefette kalmayı tercih ettiğini söyledi..

  • Ayhan Bilgen:

“Kendisiyle 2000’li yılların başından beri tanışıyoruz, Mazlum-Der’deyken de görüşüyorduk. Türkiye’nin sorunlarıyla ilgili siyasette her zaman diyaloğun, iletişimin gerekli, zorunlu olduğunu düşünen biriyim..

BenimAKP’ye katılma girişimim, talebim, beklentim olmadı.. Sadece 2005-2007 arasında, içinde Ertuğrul Günay, Mehmet Bekaroğlu, Haluk Özdalga gibi isimlerin olduğu bir platformumuz vardı; “Yeni Siyaset Girişimi” diye. Oradaki bir grup arkadaş daha sonra AKP’ye katıldı.. O dönemde bizim de katılmamız yönünde bir teklif oldu, bir değerlendirme yapıldı.. Ama ben Türkiye’de muhalefet ihtiyacı olduğunu düşünen biriyim. Kendi açımdan bunu tercih ettim..

AKP içinde bir değerlendirme yapılmış mıdır onu bilmiyorum. O dönem de dahil olmak üzere bugüne kadar AKP’ye yönelik herhangi bir girişimim, talebim, beklentim olmadı..”

“Bugün Sayın Arınç’la görüşmeleriniz kapsamı nedir.? Farklı bir muhalefet tarzı üzerine, farklı bir adım atmak üzere mi konuşuyorsunuz?.”
  • Ayhan Bilgen:

“Tabii ki bizim bir çalışmamız, bir arayışımız, bir takım temaslarımız, görüşmelerimiz var ama Sayın Arınç’la bu eksende bir görüşmemiz söz konusu değil..

Ben az önce de ifade ettiğim gibi CHP’nin de duayen siyasetçileriyle, bugünkü aktif yöneticileriyle, DEVA ve Gelecek Partileri’nde görevli yönetici en üst düzeyde isimlerle de, geçmişte AK Parti’de siyaset yapmış isimlerle de, HDP yöneticileriyle de, şu an itibariyle aktif yöneticilerle temaslar içindeyim..

Türkiye’de siyasetin tıkandığını düşünüyorum. Bunu iktidar ya da muhalefet ayrımı yapmaksızın söylüyorum..

Yapısal sorunları olduğunu düşünüyorum siyasetin ve bu yapısal sorunları aşamadığımız takdirde bunun bedelini, siyasete olan güvenin çökmesiyle hepimiz ödeyeceğiz, bütün ülke ödeyecek. Dolayısıyla genel değerlendirmeler, birlikte çalışma arayışı değil, bu sorunların nasıl çözülebileceğine dair, neye ihtiyaç olduğuyla ilgili değerlendirme ve bilgi paylaşımıdır..”

Bir süredir bazı kesimlerin siyasete güvenini kaybettiği için sessiz çoğunluğa katıldığına dair açıklamalarınız geliyor.. “Yeni bir siyaset zemini şart” da dediniz..

“Yeni bir siyasi parti kurma çalışmanız mı var?.”
  • Ayhan Bilgen:

“Türkiye’de toplumun, iktidarı eleştirirken muhalefeti de yetersiz görüyor olmasından kaynaklı, yeni, dinamik bir toplumsal kesim oluşuyor. Özel olarak iktidar ya da muhalefet karşıtlığı değil, Türkiye’deki siyaset yapma tarzına itirazı olan insanlar, parti kültürüne, siyasetin çıkar ilişkilerine, kişisel rant aracına dönüşmüş olmasına tepki duyan kesimler var..

Bu kesimleri, anket firmalarımız, ‘kararsızlar’ diye tarif ediyor. Bu insanlar kararsız filan değil, bu insanlar son derece kararlı, son derece politik bilinçli, yurttaş sorumluluğu olan, ahlaki hassasiyeti olan insanlar. Siyasette seviye istiyorlar..

Bu kesimin bir fanatik tutumu olmadığı için, bir angajmanı olmadığı için ufkunun daha açık olduğunu, herhangi bir parti angajmanı olmadan ülke çıkarlarının gerektirdiği siyasal girişimlere açık olduklarını düşünüyorum.. Bu açıdan da bu kesimin siyasete katılabileceği bir zeminin inşasına, bir platformun inşasına ihtiyaç var..

Ama bunun önce fikrî olarak netleşmesi lazım. Örneğin bu kesim ne istiyor, kimlik siyasetine nasıl bakıyor, kutuplaşmaya, kamplaşmaya karşı neden tepkili, ekonomik sorunların çözümünde mevcut siyasetçileri neden yetersiz görüyorlar.?

Bu kesimin beklentisini, siyasete katılımını kolaylaştıracak formülleri bulmak zorundayız.. Bu formüller bugünkü siyasi partilerin daha çok kimlik eksenli siyaseti olmaması gerektiği arayışındayız. Ama bunun hem düşünsel anlamda netleşmesi hem toplumsal örgütlülüğe dönüşmesi gerekiyor..

Bu bir siyasi partiye dönüşebilir mi.?

Bence 120’nin üzerinde siyasi parti olmasına rağmen hâlâ kararsız seçmen varsa ya da partilerine kerhen oy veren seçmen varsa siyasette aslolan toplumun önünü açmak ve siyasete uzak duran kesimleri siyasete taşımaktır..

Hâlâ bir boşluk varsa, hala kararsız seçmen anketlerde ciddi bir yekûn oluşturuyorsa… Keşke mevcut partiler bu kesimlere hitap edebilse ve onların siyasete olan güvenini artırarak siyasete katabilse..

Söylediklerinizden şunu anlıyorum; bunun düşünsel zeminini oluşturmak sizin için önemli ve şu an çalışmanın bu aşamasındasınız.. Bu çalışma ilerlerse ve güçlendirebildiğiniz takdirde bir siyasi partiye de dönüşebilir..

  • Ayhan Bilgen:

“Gayet tabii. İhtiyaç kendisini hâlâ hissettiriyorsa, toplumsal destek de buna imkan veriyorsa…

Bu mevcut partiler her yeri tapulamışlar gibi bir yaklaşım zaten demokratik kültüre aykırıdır. Ortada boşluk varsa da burada “Neden böyle bir şey yapıyorsunuz?” diye suçlanmak yerine aslında toplumun siyaset dışındaki kesimlerini siyasete taşıdığımız için takdir edilmemiz, desteklenmemiz lazım..

Bunu ne kadar başarabiliriz, tabii ki toplumsal teveccühe, ilgiye bağlı..”

HDP
Partiyi önümüzdeki seçimlere yetiştirmeyi mi planlıyorsunuz.?
  • Ayhan Bilgen:

“Biz biraz farklı bir çalışma biçimi öngörüyoruz. Israrla şunun altını çiziyoruz, Türkiye’de öncelikle yeni farklı bir siyasal fikre ve siyasal harekete ihtiyaç var diyoruz.. Bu siyasal fikir ve siyasal hareket bizim şu anda görüştüğümüz arkadaşlarla ortaklaştığımız, çabası içine girdiğimiz boyutudur..

Bunun bir partiye dönüşmesi, ilk seçime yetişmesi konusu tartışma düzeyinde devam ediyor.. Toplumla tartışarak olgunlaştırmamız lazım. Kapalı kapılar ardında benim ya da arkadaşlarımın kararını vereceği bir şey değil bu.. Toplumsal sahiplenmeyle o aşamaya gelmeli. Yoksa bir hevesle, 125partiden bir tanesini de biz kurabilir, buna gücümüz yeter. Ama bizim aradığımız böyle bir parti değil..”

Yani zaman vermek için çok mu erken.?
  • Ayhan Bilgen:

“Bu biraz çabalarımızda alacağımız mesafeye ve seçim tarihine bağlı. Seçimin zamanında yapılacağı varsayıldığında bu hâlâ bizim için mümkün ve yetiştirilebilir. Başka bir gelişme olursa bu pratikte zaten hukuki süreç açısından gerçekçi olmayabilir..

Bu durumda da biz toplumsal muhalefete katkı yapmak, toplumsal dinamiklerin siyasete katılımının desteklenmesine dair çalışmaların içerisinde zaten olacağız..”

Biz diye bahsettiğiniz ‘arkadaşlarınız’ kim.? Kimler var yanınızda bu çalışmada.?
  • Ayhan Bilgen:

“İzninizle bunu şu anda paylaşmam nezaket açısından uygun değil. Öyle bir aşamadayız ama bunu çok uzatmadan, önümüzdeki ay içerisinde artık, bir platform gibi mi başlayacağız yoksa bir siyasi hareket gibi mi kendimizi deklare edeceğiz, bunu netleştirdikten sonra zaten isimleri de paylaşmış olacağız..

Şu kadarını söyleyeyim ki; siyasette geçmişte deneyimi olan ama kamuoyunda yıpranmamış, aleyhinde negatif algı olmayan ve birlikte uyumlu alışabilecek, farklı geçmişi ve farklı siyasi aidiyeti olan insanlar zaten çok fazla yok ne yazık ki..

Toplumun ekseriyetinde de şöhretler kadrosu beklentisi yok. Sessiz çoğunluğun kendisini özne yapmak istiyoruz, kurtarıcı siyasetçileri önlerine koymak niyetinde değiliz, bu tarzı sorunlu görüyoruz.. Yerel özneler çıksın istiyoruz, geçmişte akademide, sivil toplumda, medyada çalışmış isimler kendileri katılsın…

Ünlü siyasetçiler gelsin bizi kurtarsın tarzına zaten bu kesim tepkili, buna tepkileri olduğu için yeni kurulan partilere de katılmıyorlar..”

Bu durumda az sayıda kişi mi bu çalışmanın içinde?.
  • Ayhan Bilgen:

“Biz Türkiye’deki bilinen siyasi oluşum arayan eski siyasetçiler profiline biraz mesafeli durmak gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü her birimizin geçmişimizle özeleştiri yapması gerekiyor, bu kesimlere neden hitap edemedik ve toplumu siyasete neden katamadık diye.. Bu özeleştiriyi yaptığımız takdirde aynı hataları tekrarlamanın kendi egolarımızı tatmin dışında bir sonuç doğurma ihtimali yok. Gençlerin, kadınların, bugüne kadar siyasete katılmayanların önünü açacak bir siyaset tarzı geliştirmeliyiz..”

Sayı vermekten özellikle kaçınıyorsunuz sanırım..
  • Ayhan Bilgen:

“Şu anda İstanbul ve Ankara’da daha çok temaslarımız. Ama artık yerellere de gitmeye başlayacağız, illerde de toplantılar yapmaya başlayacağız.. Kapalı toplantılar tabii bunlar. Şu ana kadar 40 civarında arkadaşla çalışmaları sürdürmek konusunda bir irade oluştu..”

Bu hareketin lideri olarak siz öne çıkıyorsunuz değil mi.?
  • Ayhan Bilgen:

“Biz her şeyi açık tartışıyoruz, hiçbir kişiye angajmanımız yok, ben de dahil olmak üzere. Genç bir arkadaşımız, bir kadın arkadaşımız, yerelden bir arkadaşımız bunun öncülüğünü yapma konusunda sorumluluk üstlenir; risk alırsa gayet tabii başkasının peşinden gitmeye de hepimiz açığız.. Böyle açık tartışıyoruz, peşinen bir kişi kültü ve onun etrafında, onun tanıdıkları üzerinden bir siyaset tarzı tercih etmeyeceğiz..

Bu, Türkiye’de zor bir şey, denenmemiş bir şey. Biz denenmemişi denemek gerektiğini düşünüyoruz çünkü denenmişler bu kesimi harekete geçiremiyor. Buna ilk defa oy kullanacak kesimler de dahil, gençlere mevcut yapılanmalar, yeni kurulmuş partiler hitap etmeyi başaramıyorlar.. Oraya hitap edip doğrudan katılımını sağlayamadıktan sonra bir tane daha tabela asmanın çok bir önemi yok bizim için..”

Hâlâ HDP üyesisiniz değil mi.?
  • Ayhan Bilgen:

“Evet. Başka partilere üye arkadaşlarımız da var. Sonuçta henüz bir parti değiliz, bir siyasi arayış ve hareket aşamasındayız. Dolayısıyla bu çelişkili bir durum değil bizim açımızdan..”

Sizin politik geçmişinizi, HDP’de siyaset yaptığınızı hesaba katarsak, bu oluşumun da belli bir kesime, çoğunlukla Kürt seçmene veya HDP seçmenine hitap etmesi olası diye düşünebilir miyiz?.

  • Ayhan Bilgen:

“Hayır, hayır. Bunun sorun çözeceği kanaatinde değilim.. Şunu hep ifade ettim, HDP’ye sempati duyanla HDP’ye oy veren arasındaki makas çok açık.. Yüzde 25’ler oy verebilirim diyor ama yüzde 10 oy veriyor.. Sempati duyup oy vermeyenleri hedeflemek, onlara hitap etmek, yani bütün partilere, her partinin tabanına hitap etmek gayet tabii mümkün..

Ama biz özgün olarak HDP içinden bir klik gibi ya da HDP’den bir çizgi, bir fraksiyon gibi bir şey hedeflemiyoruz.. Toplumsal merkezi önemsiyoruz. Türkiye’nin sorunlarının çözümüne odaklanmaktan yanayız. Kürt sorunu da tabii başta, en belirleyici sorunlardan biri olduğu için önem veriyoruz. Ama buradan ibaret bir siyasetin Kürtlerde de çok karşılığı olduğunu düşünmüyoruz. Sadece Kürt sorununa odaklı, sadece HDP tabanına talip bir siyasi hareketin başarı şansını da görmüyoruz doğrusu..”

Hareketin öncülerinden biri siz olunca bu şekilde görülecektir, farklı kesimlere hitap etme konusunda…

  • Ayhan Bilgen:

“Onu muhtemelen diğer arkadaşlarımızla dengeleyeceğiz, o isimler de ortaya çıkmaya başlayınca böyle olmadığı daha sağlıklı anlaşılacaktır..”

Ben her siyasi partiden üst düzey isimlerle görüşüyorum dediniz. Bunlardan bir destek var mı size? Sorumun altını doldurayım; bu sene başında da yeni bir parti kurulması ihtimali konuşulurken bunun HDP’nin oylarını bölmek maksatlı, iktidarın desteği ile yapıldığına dair bir takım iddialar gündeme gelmişti.. Netleştirmek için soruyorum, AKP’den böyle bir destek var mı size.?

  • Ayhan Bilgen:

“Hayır, hayır. Biz zaten öyle bir destek arayışıyla görüşmüyoruz.. Türkiye’de siyasetteki tıkanmayı konuşuyoruz.. Bizim göremediğimiz bir çözüm varsa, yol haritası, formül, beklenti varsa bunu anlamak istiyoruz. Bunu dikkate almak istiyoruz..

Dolayısıyla görüşmelerimiz bir yerden destek almak ekseninde görüşmeler değil. Şüphesiz AKP içinde de tartışmalar, arayışlar ve rahatsızlıklar var.. Muhalefette de var yeterince kapsayıcı dil kurulamadığına dair..

Görüşmelerden edindiğim izlenim olarak şunu da ifade edeyim: Partilerin tabanları parti örgütlerinden daha ileride.. Türkiye demokrasisi açısından umut verici, kamplaşma ve kutuplaşmaya karşı tabanlar son derece esnek, bir araya gelmeye açık..

Parti liderliklerinin de bu konuda bence arayışları var, muhalefet partilerini de kast ederek söylüyorum.. Ama ara kadrolar parti bürokrasileri bunu içselleştirmiş değiller..”

MHP’yle de görüşüyor musunuz?.
  • Ayhan Bilgen:

“MHP kökenli arkadaşlarımızla, ülkücü hareketten gelen, geçmişte MHP’de siyaset yapmış isimlerle görüşüyoruz ama MHP ile bir kurumsal iletişimimiz yok..

Diğerlerini de kurumsal diye tarif etmek yanlış olur.. AKP, İYİ Parti ve CHP aidiyeti olanlarla bir takım temaslarımız var.. Ama bu isimler kurumları adına görüşmüyorlar bizimle.. A partisi, B partisi adına değil kişisel ilişkilerimiz var, arayışlarını biliyoruz, tartıştıklarını, yazdıklarını önemsiyoruz. Yoksa bir transfer, bir kadro kurma arayışı değil.. Son derece etik bir hassasiyet gösteriyoruz..

Bu çalışma sonunda ‘mevcut aktörlerle olmuyor, yeni bir adres inşası gerekiyor’ noktasına gelirse o zaman siyasi hareketi partileştirmek gerektiğini düşünüyoruz..”.

NE OLMUŞTU?

🌐 HDP ÇÖZÜM SÜRECİNİ KİŞİSEL BAŞARI ÖYKÜSÜ OLARAK YORUMLADI ..!
🌐 AYHAN BİLGEN HDP’Yİ ELEŞTİRDİ ..!

“HDP tersine Türkiyelileşme yaşıyor.”

  • Eski Kars Belediye Başkanı HDP’li Ayhan Bilgen:

“HDP tersine Türkiyelileşme yaşıyor…HDP, çözüm sürecindeki genişlemeyi kalıcı sanmış ve kişisel başarı öyküsü olarak yorumlamayı tercih etmiştir.”

‘TERSİNE TÜRKİYELİLEŞME
  • Ayhan Bilgen:

“Kamuoyundaki yaygın kanaatin aksine HDP’nin genişleme sorunları Kandil, İmralı ya da geçmişte sanıldığı gibi cezaevlerinden müdahaleden çok, kendi yönetiliş biçiminden kaynaklanmaktadır..

Sadece son iki kongre süreci ve aday belirleme süreçlerine kimin, neden, hangi dayatmalarla müdahale ettiğine bakılırsa sorunun tam da benim ‘tersine Türkiyelileşme’ diye tarif ettiğim kişisel hesaplarla bir siyasi mücadeleyi kontrol altında tutma eğiliminden kaynaklandığı görülecektir..

HDP kurulurken planlanan Türkiyelileşme ile Türkiye toplumunun Kürtler dışındaki farklı mağduriyet sahibi kesimleriyle empati yapılması ve ortak mücadele yürütülmesi hedefleniyordu. Bu konuda başlangıç düzeyinde bir adım atılmış olsa da, istenen düzeyde mesafe alınmaması yeniden masaya yatırılmalıdır..

Siyasi partilerde genişleme sorunları söylem, dil, algı, iletişim kaynaklı olabileceği gibi yapısal, örgütsel, çalışma tarzından kaynaklı da olabilir..

Bugün itibariyle HDP, kendi geleceği ve ülkenin geleceğini ittifak stratejilerine endekslenmiş görünmekle birlikte, hiçbir parti kendisiyle açık ittifak yapmayı göze alamamaktadır. Bunun tek sebebi Cumhurbaşkanı’nın kurduğu dil ise, bu değişmeden denklemde hiç kimsenin pozisyonu değişmeyecektir. Peki bu durumda HDP neye odaklanmalı yani nereden tartışmaya başlamalı?”

🌐 HDP ÇÖZÜM SÜRECİNİ KİŞİSEL BAŞARI ÖYKÜSÜ OLARAK YORUMLADI ..! 
  • Ayhan Bilgen:

“Öncelikle ifade etmeliyiz ki, dönemsel koşulların değişimi siyasette hem dil, hem yapısal dönüşümü gerektirir. HDP, çözüm sürecindeki genişlemeyi kalıcı sanmış ve kişisel başarı öyküsü olarak yorumlamayı tercih etmiştir..

Siyasette tartışma sağlıklı yönetilir ve toplumsal katılımla gerçekleşirse, yenilenmeyi getirir. Tartışmayı ertelemek ise dinamizmi bitirir ve kişisel hesaplarla hareket etmeyi beraberinde getirir..

Kamuoyundaki yaygın kanaatin aksine HDP’nin genişleme sorunları Kandil, İmralı ya da geçmişte sanıldığı gibi cezaevlerinden müdahaleden çok, kendi yönetiliş biçiminden kaynaklanmaktadır..

HDP’ye yönelik baskı ve tutuklamalar partinin kendisini masaya yatırmasını zorlaştırıyor. Açık toplumsal tartışmalar yapamadığı için içe kapanıyor, tabandan gelen talep ve eleştiriler dikkate alınmadığı gerekçesiyle özeleştiriler anlamsızlaşıyor..

Toplumsal sahiplenme zayıfladıkça söylemde hamasete yönelim gelişiyor ve parti dilinde sloganik tutuma sığınma arttıkça partiyi kriminalize etme girişimlerine zemin oluşuyor. Bu da yeni baskıları getiriyor. Bu gerilim halinin kısır döngüsünü kırmak için ise risk almak ve gerilimi boşa çıkaracak açılımlar için cesaretle siyaset geliştirmek gerekiyor.”

“HDP KENDİNE DÖNMELİ
  • Ayhan Bilgen:

“İkinci önemli sorun alanı, çatışmalı süreç ile HDP ilişkisinin yanlış tartışılıyor olmasından kaynaklanmaktadır. HDP’nin önünde çatışmalı sürecin bitmesini beklemek dışında gerçekçi tek seçenek vardır. Kendine dönmek, kendi sorunlarını çözecek değişime yönelmek ve kendini yeniden inşa etmek, rutine binmiş siyaset yapma tarzını terketmek, ezber bozacak, ön yargıları boşa çıkaracak arayışların içine girmektir..

Baştaki soruna yeniden dönelim. HDP Kürtlerin bir kısmı ile birlikte Türk kamuoyuna güven verecek adımları atmayı başardığında bunu engellemeye kimin gücü yetebilir?.

Sorun gerçekten vesayet ve müdahale sorunu ise, bunu aşabilmenin tek yolu kendi yetkinliğini artırıp rüştünü ispat etmektir.”

TÜRKİYE SİYASETİNDE ANAHTAR ROL” 
  • Ayhan Bilgen:

“Siyaset boşluk affetmez. Sorunlarıyla yüzleşip çözecek kapasiteyi sergileyemeyen organizmalara müdahale kaçınılmaz hale gelir. Hem müdahaleden şikayet edip hem Kandil ve İmralı için pozisyon belirlemeye kalkmak, kendi pozisyonunun gereğini yapamamakla ilgili bir handikaptır. HDP’nin önündeki büyük handikap aynı zamanda tarihi fırsattır. HDP kendi pozisyonunu kişisel kapris ve hesaplarla sabote edilmeyecek netlikte tarif edebilirse, Türkiye siyasetindeki anahtar rolü hem iktidarla hem muhalefetle ilişkilerini yeniden şekillendirecek 3. yol zeminini geliştirecektir..

HDP kendi organları ve tabanı ile birlikte yönetildiğinde müdahale tartışmaları en aza inecek, aksi taktirde bunu başaramamanın faturası müdahale mazeretinin arkasına sığınma alışkanlığına kesilmeye devam edecektir. Sadece son 2 kongre süreci ve aday belirleme süreçlerine kimin, neden, hangi dayatmalarla müdahale ettiğine bakılırsa sorunun tam da benim “tersine Türkiyelileşme” diye tarif ettiğim kişisel hesaplarla bir siyasi mücadeleyi kontrol altında tutma eğiliminden kaynaklandığı görülür. Kişisel yeteneklerin bir hegemonya kurma çabasına alet edilmesi, Türkiye siyasetindeki hastalıklı davranışlara zemin oluşturmaktadır.”

PARTİYİ MÜDEHALELERE AÇIK HALE GETİRİR
  • Ayhan Bilgen:

“Parti içi demokrasinin en büyük güvencesi yatay halk partisi olunabilmesi ve isimsiz kahramanların emek ve fedakarlığı ile bugünlere gelindiğinin farkında olarak hareket edilmesidir. Ahbap-çavuş ilişkileri ile aday belirleme tercihi nasıl partiyi çürütürse müdahalelere de açık hale getirir.”

İLGİLİ HABER

Cumhuriyet

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top
%d blogcu bunu beğendi: