GÜNDEM

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’E ‘DECCAL’ DİYEN SAİD NURSİ’NİN ÖĞRENCİLERİNDEN YENİ DİNCİ VAKIF

“Türk devleti, toplumu ve siyaset hayatının tarikatlara tutsaklığının ve laik devletteki çürümüşlüğün turnusol kâğıdı oldu.. Üç günlük yas ilan edilmediği kaldı ..”

🌐 DİNCİ VAKIFLARA BİR YENİSİ EKLENDİ ..!
✳ İstanbul’da ‘Muavenet İlim ve Kültür Vakfı’ adıyla yeni bir dinci vakıf kuruldu ..!

– İstanbul’da, yeni bir dinci vakıf daha kuruldu..

Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün Resmi Gazete’de yayımlanan kararıyla, bir vakıf daha kuruldu..

Vakfın sona ermesi durumunda mal varlığı, mütevelli heyetinde Said Nursi’nin öğrencilerinden olduğu belirtilen isimlerin yer aldığı Hizmet Vakfı’na devredilecek..

“Muavenet İlim ve Kültür Vakfı” adıyla kurulan vakfın, 11 vakfedeni bulunuyor..

✅Amacı “İlim, irfan ve fazilet gibi önemli değerlere sahip fertlerin yetişmesi ana gayesi için her kademeden talebelere eğitim imkânı oluşturmak” ..

Vakfın mal varlığı ise nakit 100 bin lira olarak belirlendi..

Vakfın kurucu mütevelli heyeti üyeleri arasında, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e “deccal” diyen Said Nursi’nin öğrencilerinden olduğu belirtilen Abdullah Yeğin, Ahmet Aytimur ve Bayram Yüksel isimleri yer alıyor.. 

🌐 İLAHİYATÇILAR ‘TARİKAT ŞEYHİ’ MAHMUT USTAOSMANOĞLU’NUN CENAZESİNİ DEĞERLENDİRDİ ..!
✳ Yolumuz Cumhuriyet ..!

– Nakşibendi tarikatına bağlı İsmailağa cematinin “şeyhi” Mahmut Ustaosmanoğlu’nun yaşamını yitirmesiyle siyasiler taziye yarışına girdi. Devrim yasalarına aykırı olmasına karşın “tarikat övgüsü” de tepki çekti.

✅ İsmailağa cemaatinin “şeyhi” Mahmut Ustaosmanoğlu’nun cenaze törenine katılan Erdoğan, “Önderimizdir” ifadesini kullandı ..

– Siyasiler taziye “yarışına” girerken emekli müftü Gani Aşık, “Tarikatlara tutsaklığın turnusol kâğıdı oldu” dedi..

Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, modern Türkiye’nin yolunu, 1925’te Kastamonu’da yaptığı “Efendiler ve ey millet; iyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru ve en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır” konuşmayla çizdi..

Ancak siyasetçilerin oy kaygısıyla tarikatlarla kurduğu ilişki, Ustaosmanoğlu’nun yaşamını yitirmesiyle yeniden gözler önüne serildi..

Bürokratlar, eski bakanlar, milletvekilleri ve iktidarın üst kademesi, Ustaosmanoğlu’na “taziye sunmak” için sıraya girdi..

Erdoğan, taziye için gazetelere ilan verdi. Ancak tarikat-siyaset ilişkisi eleştiri konusu oldu.. 

  • İlahiyatçı İsrafil Balcı:

“Devrim yasaları.. Buna rağmen tarikat, cemaat ve şeyhlik, dervişlik gibi ‘sanal’ otoritelere siyasiler hâlâ prim veriyor. Bunlar da siyasi rüzgarın etkisinden esinlenerek ve onları arkasına alarak palazlanıyor..

Kimi siyasinin oy uğruna, kimi siyasinin de gönülden bu yapılara prim vermeleri, selam durmaları, iş tutmaları doğru değil.. Bu, ülke çıkarlarına aykırı..

Tarikat-siyaset ilişkisinden topluma ve ülkeye bir aydınlık çıkmaz.. Burası karanlık bir kuyudur. Aydınlık yol, Cumhuriyet değerleriyle olur. Tarikatların amacı hiçbir zaman din değil. İstisnasız hepsi, kendi öğretilerini bir şekilde iktidara taşıyıp romantik yorumlarına göre devlet düzeni tesis etme amacı güder. Aydınlık yol; akıl, bilim, hukukun üstünlüğü, demokrasi, laikliktir..”

  • Emekli müftü Gani Aşık:

“Yaşanan durum Türk devleti, toplumu ve siyaset hayatının tarikatlara tutsaklığının ve laik devletteki çürümüşlüğün turnusol kâğıdı oldu..Üç günlük yas ilan edilmediği kaldı..

Tarikat, tekke ve zaviyeler yasal olarak kapalı, devrim yasaları ‘sözde’ yürürlükte..

Cenazeye kadınların katılması istenmedi.. Bu bile kadının nasıl aşağılandığını göstermesi bakımından ibretliktir. Bir merhuma karşı son uhrevi görev olan cenaze namazının kadınlara yasaklanmasının dinde dayanağı yoktur.. Peygamberimiz ailesinden başta Hazreti Fatma olmak üzere pek çok hanımın sosyal yaşamda farklı açılımları vardır..”

Cumhuriyet

NE OLMUŞTU?

🌐 VAKIF ARACILIĞIYLA ÇALIŞMALARINI YÜRÜTEN DİNCİ KURULUŞLARA BİR YENİSİ DAHA EKLENMİŞTİ ..!
✳ “Kuranı Kerim ve Değerler Eğitimi Araştırmaları Merkezi Vakfı” 100 bin lira nakit mal varlığıyla kuruldu.

– Almanya’da “klasik medrese eğitiminin akademik perspektifle verildiği” iddiasıyla bir akademi açan Hüseyin İlker Çınar’ın da bağışçıları arasında yer aldığı “Kuranı Kerim ve Değerler Eğitimi Araştırmaları Merkezi Vakfı” Ankara’da kuruldu..


✅ Kısa adı KUDEM olan vakfın amacı, ‘İnsanların en hayırlısı, insanlığa faydası dokunandır’ ilkesini benimseyerek özelde içinde bulunduğu topluma, genelde ise insanlığa ilim, irfan, kültür ve sanatın evrensel kapılarını İslam zaviyesinden aralayarak yeniden tanıtmak..


– Vakfın kurucuları ise son derece dikkat çekici..

Bağışçılar listesinde ilk sırada Hüseyin İlker Çınar var. Çınar, aynı zamanda Almanya’da bulunan ve kısa adı yine KUDEM olan “Avrupa Müslümanları Kültürevi”nin kurucusu. 2011’de “İslami Araştırmalar ve Kültürlerarası İşbirliği Enstitüsü (İFİS&İZ)” ve “İFİZ&İZ Yayınları”nı kuran Çınar, 2016’da “klasik medrese eğitiminin akademik perspektiften verildiğini” iddia eden “İFİS&İZ el-Gazzali Akademisi”ni açtı. KUDEM’de “hoca efendi” olarak adlandırılan Çınar, “Gönül Sohbetleri” adıyla da sohbetler düzenliyor..

İLGİLİ HABER

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top