GÜNDEM

MAHMUT USTAOSMANOĞLU ÖLDÜ! İSMAİLAĞA TARİKATINDA ŞİMDİ NE OLACAK, POSTA KİM GEÇECEK?

İsmailağa cemaati lideri 93 yaşındaki Mahmut Ustaosmanoğlu yaşamını yitirdi. Cemaatten yapılan gerici açıklamada, Ustaosmanoğlu’nun cenazesine kadınların ‘katılmaması’ istendi..

🌐 TÜRKİYE’NİN EN ETKİLİ DİNİ YAPILARINDAN BİRİNİN LİDERİ VEFAT ETTİ ..!
✳ İsmailağa tarikatında şimdi ne olacak, posta kim geçecek?

– Ustaosmanoğlu’nun vefatı, yüzbinlerce üyesi olan İsmailağa tarikatını bundan sonra kimin yöneteceği sorusunu beraberinde getirdi..

İsmailağa tarikatının 93 yaşındaki lideri Mahmud Ustaosmanoğlu, çok uzun süren sağlık problemlerinin ardından vefat etti.

✅ İsmailağa, Nakşibendi tarikatının Halidiyye kolunun temsilcilerinden biri.. 

✅ İsmini, İstanbul Fatih ilçesindeki Çarşamba semtindeki bir camiden alıyor.. 

Tarikatın merkezi olarak kabul edilen bu caminin ilk olarak, Osmanlı’nın 56. Şeyhülislamı Kara İsmail Naim Efendi tarafından yaptırıldığı daha sonra tarikat mensupları tarafından tamir edilerek tekrar ibadete kazandırıldığı belirtiliyor..

Diyanet’in “Tarikat ve Cemaatler” raporunda yer buldu ..!

– İsmailağa Vakfı’na göre cemaatin başlıca faaliyetleri şunlar:

Aşevi hizmetleri, sosyal yardım organizasyonları, medreseler, fıkıh kurulu ve dini danışma hattı, tebliğ ekipleri, kütüphane, yaz Kur’an kursları…

– İsmailağa tarikatı, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın “Tarikat ve Cemaatler” raporunda da kendine yer buldu.. 

✅ Bu yapının dini görüş ve fetvalarının genellikle Diyanet İşleri Başkanlığı ile uyumlu olduğunun ifade edildiği raporda bazı konularda farklı görüşlerin olduğu da vurgulanıyor.. 

Raporda, Mahmut Ustaosmanoğlu’nun yaşlı ve hasta olması nedeniyle yapı içerisinde bazı isimler etrafında birbirleriyle çekişen grupların da ortaya çıktığı belirtiliyor.. 

✳ Türkiye’nin dört bir yanından yüz binlerce üyesi olan bu tarikat, ülkenin en etkili dini örgütlenmelerden birisi olarak kabul ediliyor..! 
ismailaga-cemaati.jpg
Erdoğan’ın, İsmailağa’yi ziyeratinden bir kare / Fotoğraf: AA// www.cafemedyam.com

Birçok şehir ve ilçede kurulan medrese, vakıf, dernek, medya kuruluşlarıyla çalışmalarını sürdüren cemaatin geleceğinin, liderin kaybı ile nasıl şekilleneceği konuşulan konulardan biri.. 

🌐 YERİNE GEÇEBİLECEK İKİ ADAY ÖLDÜRÜLDÜ..!

– Dini oluşuma yakın kaynaklar,

✅ İsmailağa Camii’nde 1998 yılındaki bir cinayete kurban giden Hızır Ali Muratoğlu ile

✅ 2006 yılında yine camide öldürülen Bayram Ali Öztürk’ün Mahmut Ustaosmanoğlu’nun yerine geçebilecek yetkinlikte isimler olduğunu düşünüyor.. 

Cemaatin geneline göre bu cinayetlerin arkasındaki sır perdesi hala aydınlatılabilmiş değil.. 

✅ Yine cemaatin başına geçebilecek isimlerden biri olarak gösterilen Mustafa Bilici ise geçtiğimiz aylarda vefat etti.. 

– Erdoğan’ın hocası Ali Kemal Kut, çok yaşlı ..!

Şimdi, cemaatin yeni lideri olabilecek sayılı isimler arasında, Ustaosmanoğlu’nun yerine cemaati idare eden Hasan Kılıç ile Erdoğan’ın da hocalığını yapan Ali Kemal Kut gösteriliyor..

İsmailağa’nın önde gelen hocalarından biri Mehmet Talu, bu konuları konuşmak için erken olduğu görüşünde.. 

Mehmet Talu
Mehmet Talu / Fotoğraf: Twitter// www.cafemedyam.com
  • Mehmet Talu

“Efendi Hazretlerinin, cemaatin başına geçecek isim hakkında işaretleri olmuştur.. Bundan sonra yetkili hoca efendiler, vatan için Müslümanlar için, Ümmet-i Muhammed için en doğru kararı alacaktır..”

✳ Yapıdaki ayrılıklar cemaat içinde sıkıntıya yol açmayacak..!
  • Mehmet Talu:

“Ustaosmanoğlu’nun yerine kimi işaret ettiği hususunda bir şey söylemem doğru olmayacak.. Çok hassas zamanlardan geçiyoruz. Yapıdaki ayrılıklar cemaat içinde bu konuda bir sıkıntıya yol açmayacaktır..”

Talu’nun, “Cemaat içindeki ayrılıklar” ifadesiyle kendine yer bulan bir gerçeklik de var.. 

🌐 YAYGIN GÖRÜŞE GÖRE İSMAİLAĞA’DA 3 TEMEL YAPIYA BÖLÜNMÜŞ DURUMDA..!  

– Çatı yapılanma olarak İsmailağa Vakfı çevresi..

– “Cübbeli Ahmet” olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü’nün de tarikat içinde kendi cemaatini oluşturduğu biliniyor..

– Bir diğer büyük yapı ise Ustaosmanoğlu’nun bacanağı olan Muhammed Keskin’in başkanlığını yürüttüğü Marifet Derneği çevresinde hareket ediyor.. 

✳ Ustaosmanoğlu’nun yerini dolduracak kimse yok..!

Ustaosmanoğlu’nun sağlığı bozulunca bakımının daha iyi yapılabilmesi için Beykoz Çavuşbaşı’ndaki bir konuta götürülmüştü. Marifet Derneği’nin merkezi de Çavuşbaşı’nda.. 

İsmailağa tarikatını yakından tanıyan araştırmacı-yazar Osman Atalay’a göre yapı içinde Ustaosmanoğlu’nun yerini doldurabilecek çok kişi yok..

Osman Atalay
Osman Atalay / Fotoğraf: Twitter//www.cafemedyam.com
  • Osman Atalay:

“Ustaosmanoğlu, Cübbeli Ahmet’i hayattayken de hiç işaret etmedi.. Beykoz’daki hocalar da devam ettirebilir. İsmailağa Vakfı da kendi içinde birini seçebilir. Hızır Ali ve Bayram Ali hocalar cemaati bir bütün olarak toparlayabilecek, onun manevi mirasını devam ettirebilecek iki isimdi ama yıllar önce hala soru işaretleriyle dolu cinayetlere kurban gittiler..”

✳ ‘Manevi sıcaklık’ anlamında bir devir kapanmıştır ..!
  • Osman Atalay:

“Son tahlilde, İsmailağa’nın ‘ekol’ olarak devam edeceğini düşünüyorum..

Mahmud Efendi’nin yolunu devam ettirebilecek ona bağlı olan yetiştirdiği hocalar var ama Ustaosmanoğlu’nun vefatıyla ‘manevi sıcaklık’ anlamında bir devir kapanmış oluyor..

Menzil’de Muhammed Raşid Erol vefat ettikten sonra benzer bir süreç oldu..

Mehmed Zahid Kotku vefat ettikten sonra Esad Coşan Hoca onun yerini kısmen doldurmaya çalıştı ama o da vefat edince yerine benzer bir isim gelmedi..

Ayrıca ne Nakşiliğin 1980, 1990’lardaki heyecanı artık var ne de toplumu domine edebilecek dinamikleri kaldı..” 

800x450-son-dakika-mahmut-efendi-yogum-bakimda-ismailaga-cemaati-lideri-mahmut-ustaosmanoglu-kimdir-saglik-durumu-nasil-1593189831663.jpg
Mahmut Ustaosmanoğlu’nun yerine gelecek kişi merak ediliyor / Fotoğraf: Twitter // www.cafemedyam.com

✳ Çizgisini asla bozmayan tek cemaat lideri…!
  • Osman Atalay:

“Ustaosmanoğlu’nu daha çocukluk günlerinden tanıyorum.. Cemaat liderleri arasında gerçekten inandığı gibi yaşardı. Mesajlarını sevenlerine de sevmeyenlerine her zaman naif şekilde, hiç kimseyi kırmadan, ötekileştirmeden verirdi..

Siyasetin, paranın, şöhretin tozu zerre kadar üzerinde yoktur. İddiasızdı. Popülizm yapmazdı. Siyasete angaje olmadan güncele ilişkin mesajlarını da aktarırdı. Bu konuları kişiselleştirmeden din üzerinden anlatırdı. Çizgisini asla bozmayan tek cemaat lideri varsa o da Mahmut Hoca’dır”

© The Independentturkish

🌐 İSMAİLAĞA CEMAATİ LİDERİ MAHMUT USTAOSMANOĞLU YAŞAMINI YİTİRDİ ..!
  • Ustaosmanoğlu’nun cenazesiyle ilgili İsmailağa cemaatinden açıklama:

‘Hanım kardeşlerimizin cenazeye katılmamasını rica ederiz’

İsmailağa cemaati lideri 93 yaşındaki Mahmut Ustaosmanoğlu yaşamını yitirdi. Cemaatten yapılan gerici açıklamada, Ustaosmanoğlu’nun cenazesine kadınların ‘katılmaması’ istendi..

  • Erdoğan:

“Ömrünü İslam’a vakfeden, ülkemizin manevi rehberlerinden Mahmut Ustaosmanoğlu Hocaefendi’ye Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyor, ailesine, talebelerine ve tüm sevenlerine sabr-ı cemil diliyorum. Mekanı cennet olsun” 

NE OLMUŞTU ?

🌐 İSMAİLAĞA CEMAATİ, SEDAT PEKER İLİŞKİSİ

İsmailağa ‘şeyh’i Ustaosmanoğlu yoğun bakımda

✳Ustaosmanoğlu’nun yoğun bakımda olduğu belirtiliyor..!
İsmailağa cemaati lideri 93 yaşındaki Mahmut Ustaosmanoğlu’nun hastaneye kaldırıldığı öğrenildi..!

Türkiye’deki en yaygın dinsel yapılanmalardan biri olan İsmailağa cemaatinin “şeyh”i Mahmut Ustaosmanoğlu hastaneye kaldırıldı..

  • Cemaatin sosyal medya hesaplarından yapılan açıklama:

“Üstadımız Mahmud Efendi Hazretlerimiz enfeksiyona bağlı rahatsızlanması sebebiyle hastanede müşahede altına alınmıştır. Şeyhimizin tez zamanda şifa bulması için başta ihvanımız olmak üzere Efendi Hazretlerimizin tüm sevenlerini duaya davet ediyoruz..”

Ustaosmanoğlu’nun torunu Muhammet Fatih Ustaosmanoğlu da dedesinin yoğun bakımda ve durumunun stabil olduğunu açıkladı..

93 yaşında bulunan Mahmut Ustaosmanoğlu’nun uzun yıllardır ağır hastalıklarla boğuştuğu biliniyor..

✳İSMAİLAĞA’YI SORUŞTURAN İSİM KONUŞTU: “PEKER’İN YANINDAKİ CÜBBELİ KİM..!?

Organize suç örgütü lideri olduğu gerekçesi ile hakkında soruşturma başlatılan Sedat Peker’in yayınladığı videolardaki itiraf ve iddialar, Türkiye gündeminde yer almaya devam ediyor..

Peker’in konuşmaları sonrasında 2015 yılında Rize’de yaptığı miting ve “Barış Akademisyenleri”ne “Akan kanınızda duş alacağız” tehdidi de gündeme geldi. Mitingde Sedat Peker’in tam yanında duran, cübbeli sarıklı ismin kim olduğu merak edildi.

İSMAİLAĞA CEMAATİ, SEDAT PEKER İLİŞKİSİ..!

Sedat Peker, videolarında İsmailağa Cemaatini ziyaret ettiğini ve cemaat hocaları ile yaptığı sohbetlerden söz etti. Peker’in AKP’ye destek çıktığı Rize mitingde yanında duran isim ise, İsmailağa Cemaati hocalarından Muhammed Serkan Gül.

Sedat Peker’in “öz kardeşim”, İsmailağa Cemaati hocası Muhammed Serkan Gül’ün ise “öz ağabeyim” dediği ikili arasındaki yakınlık dikkat çekiyor. Öyle ki Sedat Peker’in kızı olduğunda, ismini ve ezanı kulağına Muhammed Serkan Gül okumuştu.

Rize mitingi sırasında kürsüden dua da okuyan İsmailağa hocası Gül, mitingi eleştiren CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na da:

 “Bizim yaptığımız duayı Başbakan’a şikayet eden Sayın Kılıçdaroğlu, sizi ne rahatsız etti de Sayın Sedat Peker’e mafya babası diyorsun?” diyerek sert çıkmış ve Peker’i desteklemişti.

1984 Kahramanmaraş doğumlu olan Muhammed Serkan Gül, inşaat, işletmecilik ve tekstil işleri ile uğraşıyor. Son dönemde yazdığı kitaplarla da gündeme gelen Gül, Sümbül Efendi İlim ve Hizmet Vakfı’nın da yönetim kurulu başkanı olarak görev yapıyor. Vakfın Onursal Başkanlığı’nı ise Sedat Peker yapıyor.

Öte yandan Muhammed Serkan Gül, Sedat Peker’in videoları yayınladığından bu yana sosyal medya hesabından Peker’i destekleyen ya da eleştiren herhangi bir mesaj atmaması da dikkat çekiyor.

İSMAİLAĞA CEMAATİ’NİN İSMİ HANGİ ÇETE İLE YAN YANA GELMİŞTİ..!?

Organize suç örgütü lideri olduğu gerekçesi ile hakkında soruşturma başlatılan Sedat Peker, Hürriyet binasına saldırı ve eski bir milletvekilini karakolda dövdürülmesi olaylarını kendisinin organize ettiğini itiraf etmişti. Öte yandan Peker, 1996 yılında, KKTC’de gazeteci Kutlu Adalı’nın Korkut Eken’in emri ile öldürüldüğüne ilişkin de çarpıcı iddiaları dile getirmişti.

İsmailağa Cemaati’nin adı mafya-çete organizasyonları ile sık sık anılıyor..!

2005 yılında Emniyet, Küre operasyonu yapmış ve bazı saunalardan haraç topladıkları iddiasıyla yargılanan “Sauna Çetesi” davası başlamıştı. Operasyon FETÖ’cüler tarafından yönlendirilmiş ve yeni bir kumpasın da malzemesi haline gelmişti.

Kasım Zengin’in mahkemedeki ifadeleri dikkat çekmişti. Mafya lideri olan Zengin, İsmailağa Cemaati’nde eğitim aldığını belirterek, polise muhbirlik yaptığını söylemişti.

  • Kasım Zengin

“Önemli kişiler beni manevi bilgileri olan bir hoca olarak görüyorlardı. Bu şekilde Sedat Peker ve Sedat Şahin’den eylemleri hakkında bilgiler alıyordum..” 

İSMAİLAĞA’YA SORUŞTURMA AÇAN ESKİ CUMHURİYET BAŞSAVCISI KONUŞTU..!

Erzincan’da dönemin Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner tarafından 2 Kasım 2007 tarihinde İsmailağa Cemaati’ne yönelik soruşturma başlatılmıştı.

20 ile yayılan soruşturma, İstanbul’a kadar uzanıyordu. Ancak İlhan Cihaner’in İsmailağa ile birlikte o dönem “Gülen Cemaati” olarak anılan FETÖ’ye de soruşturma açması tüm süreci bitirmişti.

Cihaner’in 2 yıl sürdürdüğü iki ayrı soruşturmaya, 2009 yılında, dönemin Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı olan FETÖ’cü Osman Şanal el koymuştu. Cihaner ise makamında gözaltına alınıp tutuklanmıştı. Cihaner’in tutuklanmasının asıl sebebi FETÖ hakkında açtığı soruşturma iken, İsmailağa soruşturması perde görevi görerek önde gösterilmişti. Dosyalara el koyan Şanal ise, iki soruşturmanın da üstünü kapatmıştı.

Konuyla ilgili İsmailağa Cemaati’ni Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı iken 2 yıl soruşturan İlhan Cihaner de “Sauna Çetesi”ne dikkat çekti.

İLHAN CİHANER: TARİKAT, TİCARET, MAFYA, DEVLET İLİŞKİSİ..!

“Devlet adına böyle kirli, gizli kapaklı işler yapan kişilerle sürekli bir dirsek teması olduğu zaten soruşturmalarla geçti. İşte Sedat Peker örneği. Bu yapılanma (İsmailağa Cemaati’ni kastediyor) bu tarz yapılarla böyle bir sürekli bir dirsek teması içerisinde. Kasım Zengin olayı aslında somut göstergesi” diyen İlhan Cihaner, “Sauna çetesinin üzerine gidilip yeterince etkili bir soruşturma yapılmadı” ifadelerini kullandı.

İsmailağa Cemaati ve benzer cemaatleri üç farklı düzlemde değerlendiren Cihaner şöyle konuştu:

“İsmailağa’yı ve birkaç yapıyı iki üç düzlemde değerlendirmek gerekiyor. Bir tanesi sahiden o yapılara, o yapıların önde görülen figürlerine dini gerekçelerle meyleden insanlar. İşte bunlar bağışta bulunuyor, öğrenci okutuyor… Tabi öğrenci okutuyor dediğimiz, kuran kurslarında ve medreselerinde. İki, bir de bunların yakın çevreleri var. Bir paralel Diyanet İşleri Başkanlığı gibi çalışan, bir paralel milli eğitim bakanı gibi çalışan. Elden geldiğince kamuya adam yerleştirmeye çalışan dar kadro.

Bir de vitrinde olan adamları var. Baktığın zaman vitrinde olan adamın o dar kadronun yaşadığı yaşam ve o geniş, kendilerini ekonomik olarak destekleyen bağışta bulunan kişilerin onlara addettikleri yaşamla uyumlu bir yaşam sürmüyorlar. İnanılmaz lüks.

Adam ‘al bu parayı kuran kursuna ver’ diyor. Ama bir bakıyorsun adamların altında normal gelirleriyle uyumlu olmayan son model araçlar var. Son derece lüks yerlerde yaşıyorlar. İnanılmaz bir koruma, şaşa içerisinde yaşıyorlar. Aslında, özünde baktığımız zaman ticari bir faaliyet yürütüyor. Devasa bir ticari faaliyet. Tabi bu faaliyetin önemli bir kısmı, yasal olmadığı için zorunlu olarak yasal olmayan yapılar ve kişiler devlette de kendilerine sahip çıkacak bürokrat kadrolarla hukuk dışı bir takım ilişkiler kuruyorlar. Sedat Peker yanında sürekli olarak görülen kişi de bu tarz bir durum içerisinde sanırım.”

İlhan Cihaner, İsmailağa Cemaati hocası Muhammed Serkan Gül’ü değerlendirirken tarikat-ticaret-mafya-devlet ilişkisine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Baktığınız zaman Peker’in koruması gibi, mitinglerde yanında duruyor. Bu tarz yapılar bir yandan da din üzerinden geniş kesimlerde meşruiyet aradığı için onların da işine geliyor. Ve bizim hep şikayet ettiğimiz, tarikat, ticaret, mafya, devlet ilişkilerinin aslında çok somutlaşmış göstergelerinden birisi.”

NE OLMUŞTU?

✳İSTANBUL SÖZLEŞMESİ VE İSMAİLAĞA CEMAATİ..!
CEMAAT: ‘İSTANBUL SÖZLEŞMESİNDEN ÇIKILSIN..!
Murat Yetkin, son dönemde iktidar tarafından gündeme getirilen İstanbul Sözleşmesi tartışmalarına değindi..!

Erdoğan’ın “Halkımız isterse İstanbul Sözleşmesi’nden çıkarız” demesinin üzerine İsmailağa Cemaati internet sitesinden yayınladığı bildiriyle sözleşmeden çıkılmasını talep etti.

Cemaatin internet sitesinde 6 Temmuz’da yayınlanan bildiriden bahseden Yetkin bu bildiride sözleşme hakkında “Kadına yaratılış amacının aksine misyonlar yüklediği” ve bu yönüyle “ahlâki yapımızı ve ecdadımızdan bize intikal eden aile medeniyetimizi yıkmayı hedeflediği” ifadelerine yer verildiğini belirtti.

Cemaatin bildirisinde sözleşmenin İslâmi değerlere “savaş açma hüviyeti taşıdığı”nın da öne sürüldüğünü söyleyen Yetkin, “Cemaat Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı üzerinde etkisini varsayarak baskı kurmayı amaçlıyor. Aynı zamanda son haftalarda durduk yerde köpürtülen kadına karşı şiddetle mücadele sözleşmesinin feshedilmesi çıkışlarının İslâmi cemaatler kaynaklı olduğunu da akla getiriyor.” dedi.

İsmailağa Cemaati, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın öncülüğünde imzalanan kadına karşı şiddetle mücadele için İstanbul Sözleşmesini İslâmi değerlerle savaş olduğu iddiasıyla geri alınmasını istiyor..!

İsmailağa Cemaati baktı ki Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “halkımız isterse” çıkarız demesine halkımızdan, birkaç fanatik dışında ses çıkmıyor, devreye girip resmen istedi “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi” için İstanbul sözleşmesinden çıkılmasını resmen talep etti hükümetten. Cemaatin resmîn internet sitesinde 6 Temmuz günü yayınlanan bildiride, 2011’de -o zaman başbakan- Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ilk imzayı atmış olduğu sözleşmenin İslâmi değerlere “savaş açma hüviyeti taşıdığı da öne sürüldü. Cübbeli Ahmet Hoca namıyla bilinen Ahmet Mahmut Ünlü’nün de mensubu olduğu İsmailağa bildirisinde Sözleşme “kadına yaratılış amacının aksine misyonlar yüklediği” ve bu yönüyle “ahlâki yapımızı ve ecdadımızdan bize intikal eden aile medeniyetimizi yıkmayı hedeflediği iddia edildi.
Merkezi İstanbul’da Fatih’in Çarşamba semtindeki İsmailağa Camii olarak kabul edilen Cemaat, AKP üzerinde en etkili dini gruplardan birisi olarak biliniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son olarak 12 Ocak 2020’de İsmailağa Vakfını ziyaret ederek, Cemaatin Trabzon, Of doğumlu 91 yaşındaki lideri Mahmur Ustaosmanoğlu’nun “halefi” kabul edilen Hasan Kılıç ile görüştüğü medyaya yansımıştı. Cemaatin sözcülüğünü de üstlenen popüler ismi Cübbeli Ahmet Hoca, bu ziyaret sonrasında “Tayyip Bey çok vefalıdır” demişti; “Geçmişteki bağını hiç kopartmıyor”. Erdoğan, 14 Şubat 2016 tarihinde de İstanbul’daki Cumhurbaşkanlığı makamında “Cübbeli Ahmet Hoca”yı kabul etmişti. Cübbeli, bu görüşmede Cumhurbaşkanı ile “İslam coğrafyasında yaşananlar” üzerine görüş alışverişinde bulunduklarını söylemişti. Nakşibendiliğin Hâlidi kolundan olan İsmailağa Cemaati üyeleri, Türkiye’deki İslamcı gruplaşmalar arasında en katı yoruma sahip olanlardan biliniyor. Cemaat üyeleri, erkeklerin cübbe ve şalvarla gezip sarık sarmaları, kadınların ise kara çarşaf giymeleriyle diğer İslâmi cemaatlerden şeklen ayırt ediliyor.

İsmailağa Cemaatinin sözcüsü konumundaki “Cübbeli Hoca” Ahmet Mahmut Ünlü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 14 Şubat 2016’daki kabulünde görülüyor. (Foto: Twitter)
ERDOĞAN’IN FESHEDECEĞİNE “İNANIYORLAR“..!
  • İsmailağa cemiyeti tarafından yayınlanan bildiride şu sözlere yer veriliyor:


• “Bugünlerde gündemimizi bir hayli meşgul eden İstanbul Sözleşmesi ise İslâm’ın himaye etmeyi hedeflediği değerlerimize savaş açma hüviyetini taşımaktadır. Zira ilgili sözleşme içeriği bakımından Rabbimizin bize emir buyurduğu aileye yönelik düsturlar, Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in aile yapımıza dair öğretileri ve İslâm tarihi boyunca Müslümanların kökleşmiş aile medeniyetini tarumar edecek bir keyfiyeti haizdir.


• “Bu sözleşme muhtevası açısından eşcinsellik gibi, Allah (Celle Celâluhû) ve Resûlü (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in lânetlediği işlerin önünü açması, kadına yaratılış amacının aksine misyonlar yüklemesi gibi yönleriyle ahlâkî yapımızı ve ecdadımızdan bize intikal eden aile medeniyetimizi yıkmayı hedeflemektedir.


• “Bu anlamda ilgili sözleşme evlâdu ahfâdımızın din, iman, takva, iffet, hayâ ve medeniyet gibi olmazsa olmaz değerlerimizi muhafaza ederek yaşayabilmesine potansiyel bir engeldir. Emr-i bi’l-Ma‘rûf ve nehy-i ani’l-Münkeri [Şeriata uygun olanı emredip, yasakladığından alıkoyma] esas edinmiş bir camia olarak böyle bir yanlıştan dönülmesini ve sözleşmenin feshedilmesini talep ediyoruz. Yetkili makamların bu minvalde gereken adımları atacağına inanıyoruz.”


Yani İsmailağa Cemaati yalnızca “yetkili makamların” -ki burada sözleşmeye önayak olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın- “yanlıştan dönmesini” ve “sözleşmeyi feshetmesini talep etmekle ve bu yönde karar vereceğine “inanmakla” kalmıyor. Aynı zamanda Sözleşmeyi feshetmemesini “Şeriata uygun olmayacağına” da hükmediyor.
Bu sözlerle Cemaat Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı üzerinde etkisini varsayarak baskı kurmayı amaçlıyor. Aynı zamanda son haftalarda durduk yerde köpürtülen kadına karşı şiddetle mücadele sözleşmesinin feshedilmesi çıkışlarının İslâmi cemaatler kaynaklı olduğunu da akla getiriyor.

KADIN DÜŞMANLIĞININ YENİ BOYUTU..!

Tam adı “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi” olan İstanbul Sözleşmesi 2011’de İstanbul’da yapılan Konsey Bakanlar Komitesi toplantısında Türkiye tarafından imzaya açıldığı için bu adı almıştı. AKP iktidardaydı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu idi. Şimdiki Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da Avrupa konseyi Parlamenterler Asamblesi, yani Konsey Parlamentosu Başkanı idi.


İslâmi tarikat ve cemaatlerin o zaman dikkate değer bir itirazı olmamıştı; AKP’nin en güçlü zamanlarıydı. Şimdi bu itirazları yükseltmelerinin nedeni, AKP ve MHP ittifakındaki oy potansiyeli kaybını görerek desteklerinin devamı karşılığında taviz alma niyetleri olabilir.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, bu konuda tabandan talepler geldiğini duyurmuştu..!

Tarikat ve cemaatler üç temel gerekçeyle Sözleşmenin feshini istiyor.

1- Toplumsal cinsiyet eşitliği -ki burada hukukî değil biyolojik eşitlik çarpıtmasıyla eşcinselliğin teşvik edildiği propagandası yapılıyor,

2- Çocuk yaşta (15-18 yaş) evliliklere karşı duruşu,

3- Kadın-erkek eşitliği

AKP bünyesinden itirazlar..!

Oysa AKP içinde Sözleşmenin iptaline karşı duranlar da var.

Sözcü’den Serpil Yılmaz, “eşitlik” yerine “adalet” kavramını öne çıkarsa da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan Bayraktar’ın yönetiminde yer aldığı KADEM’in Sözleşmenin feshine karşı çıktığını yazdı, bir yalanlama da gelmedi. Açıktan itirazlar da var. Örneğin Profesör Doktor Aşkın Asan, Sözleşme uyarınca kurulan Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddete Karşı Eylem Grubu’nda (GREVIO) Türkiye’yi temsil ediyor. Kadınlara karşı dijital şiddetle mücadele grubunun da başkanı. AK Parti milletvekilliği ve Bakan Yardımcılığı da yapmış olan Asan, “Sözleşmenin tek amacı var o da kadınları şiddetten korumak” diyor, “İptali, Türkiye’nin kat ettiği bütün mesafenin, başarının çöpe atılması demek olacak”.
Mesela kadın düşmanlığıdır. Kadının erkekle aynı haklara sahip olduğunu kabul edememektir. Kadının tek işlevinin çocuk doğurup annelik yapmak, erkeğin cinsel ihtiyaçlarını tatmin etmek ve eve bakmak olduğunu, erkeğin kadına şiddet kullanmaya da hakkı olduğunu var saymaktır. Siyasetten yargıya her alanda hâkim anlayış maalesef budur. Geçenlerde yanında çalışan kadın çalışanının kalçasını elleyen amire, “babacan tavır” diye cezasını vermeyen Yargıtay kararını alanlar buna dahildir. Bu tip yargı kararları da kadına karşı hukukî şiddet sayılır.
İsmailağa Cemaatinden bahsetmişken, kendi içindeki iktidar kavgalarında yaşanan şiddeti de hatırlatalım. Ustaosmanoğlu’nun damadı ve halefi sayılan Hızır Ali Muratoğlu 17 Mayıs 1998’de İsmailağa Camii önünde öldürülmüştü. 3 Eylül 2006’da İsmailağa Camii imamı Bayram Ali Öztürk, namaz sonrası sohbet sırasında Mustafa Erdal tarafından bıçakla öldürülmüş, Erdal orada cemaat tarafından linç edilmişti.
Yasayı değiştirdik, kafayı değiştiremediğimiz için yasayı geri alıyoruz. Hem de bu grupların baskısıyla. Olacak iş değil.

İSMAİLAĞA CEMAATİ, MAHMUT USTAOSMANOĞLU’NUN YOĞUN BAKIMDAN ÇIKMASI İÇİN 100 BÜYÜKBAŞ HAYVAN KESTİ..!
Mahmut Ustaosmanoğlu’nun tedavisinin iyi yönde gitmesi için İsmailağa Cemaati içinden çıkan Fatih Medreseleri Vakfı 100 kurban kesti..!

Türkiye’de 50 kurban, Afrika’da da 50 kurbanın kesildiği öğrenildi.

Türkiye’de bir kurban bedelinin ortalama 7 bin TL olduğu ileri sürülürken, Afrika’daki bir kurban bedelinin de 5 bin TL olduğu söylendi.

Kurbanların bedellerinin ise Fatih Medreseleri üyeleri ve aileleri tarafından karşılandığı ileri sürüldü.

Fatih Medreseleri Vakfı tarafından İsmailağa Cemaati mensuplarına gönderilen mesaj:

“Efendi Hazretlerimizin sıhhat ve afiyeti için bir insan bedeli olan 100 büyük baş hayvan kurban edilmesi kararlaştırılmıştır.”

AÇIKLAMA YAPTILAR..!
  • Fatih Medreseleri Vakfı:

“Allah’a adanmış bir hayat için 100 büyük baş kurban..

Doğumu yeryüzüne müjde ve şeref olan, çocukluğu ve gençliği de dahil bütün hayatını Allah için sarfeden ve hala sarfetmeye devam edeni milyonlarca insanın hafız olmasına, cennet lisanı Arapçayla beraber İslami ilimler öğrenmesine ve her şeyden önemlisi Allah ile tanışmasına vesile olan, Rasulullahsız nefes bile alıp vermeyecek derece sünneti seniyyeyi yaşayan ve yaşatan, binlerce ehli sünnet alim ve Allah dostu tarafından asrımızın Müceddidi seçilen, Sultanımız Mahmut Efendi Hazretlerimizin tam manasıyla sağlık, sıhhat ve afiyetine kavuşmasına bedel olması niyetiyle bütün ihvanımız ve sevenleri adına 100 büyük baş kurban kesiyoruz..

Rabbimizden niyetimizi ve kurbanlarımızı kabul buyurmasını, en kısa zamanda Mahmut Efendi Hazretlerimize tam manasıyla daimi şifalar ikram buyurmasını temenni ediyoruz.”

İSMAİLAĞA CEMAATİ, GÜNÜMÜZDE NAKŞİBENDİ TARİKATINI TEMSİL EDEN DİNİ OLUŞUMLARDAN..!
Erdoğan, M. Emin Saraç’ı Fatih’teki evinde ziyaret etti..!

Erdoğan, İsmailağa Vakfı’na geçerek İsmailağa Cemaatinin önde gelen isimlerinden Hasan Efendi ve İsmailağa Cemaatinin manevi lideri Mahmut Efendi’nin oğlu Ahmed Ustaosmanoğlu ile görüştü.

Erdoğan akşam saatlerinde öğrencilik yıllarından hocası olan M. Emin Saraç’ı İstanbul Fatih’teki evinde ziyaret etti.

Erdoğan daha sonra Fatih Çarşamba’daki İsmailağa Vakfı’na geçerek burada İsmailağa Cemaatinin önde gelen isimlerinden Hasan Efendi ve İsmailağa Cemaatinin manevi lideri Mahmut Efendi’nin oğlu Ahmed Ustaosmanoğlu ile görüşüp sohbet etti.

ERDOĞAN’IN İSMAİLAĞA ZİYARETİNİN PERDE ARKASI..!

Bayram değil, seyran lakin Erdoğan sürpriz bir şekilde İsmailağa Cemaati’ni ‘öptü’, pardon dergahını ziyaret etti.

Ziyarette cemaatin veliahtı Hasan Kılıç Hoca ile Cemaatin halen hasta olan şeyhi Mahmut Hoca’nın oğlu Ahmet Ustaosmanoğlu hazır bulundu.

Peki, bu sürpriz ziyaret niçin mi?

İslamcı cenahın önder ismiyle yaptığımız telefon sohbetinden bir kesit:

– “Sabahattin Bey sizin yazdığınız gibi Tayyip Bey galibe baskın bir seçime hazırlanıyor.”

– “Bilgileriniz, duyumlarınız mı var?”

-“Evet var… Mesela Sayın Erdoğan’ın İsmailağa Cemaatini ziyaret etmesi ve bunu kamuoyuna duyurması bunun içindir.”

– “Ayrıntı verebilir misiniz?”

– “Bu cemaatin içinde 3 siyasi eğilim var. En ağırlıklı olanı Ahmet Davutoğlu taraftarları. Şeyh Mahmut Hoca’nın yakın çevresi bu cenahta… İkinci kesim Saadet Partisi’ne sıcak bakanlar. AKP bu cemaat içinde üçüncü konumda yani en zayıf halka… Tayyip Bey de bunu gördü ve ilişki tazeleme atağında.”

– “Sonuç alabilir mi?”

– “Bu sorunun iki cephesi var. Birincisi cemaatler malum çıkarları ekseninde hareket eder. Cemaat yönetimleri iktidardan bir şey ister ve alır. Karşılığında seçimden iki gün önce ‘Rüya görüldü oylar Tayyip Bey’e’ denilir ve müritler buna yüzde yüz uyar. Cemaatlerde sorgulama yoktur.”

“İkinci boyut nedir?”

-“Sadece  İsmailağa’da değil, bütün İslamcı cemaatlerde Tayyip Erdoğan’ın siyaseten sona yaklaştığı  bakışı  egemen… Buradan hareketle cemaatler yarın, yani yakın gelecekte hesap vermeme adına çok dikkatli. Tayyip Erdoğan ile kader birliği içinde görünmek istemiyorlar. İlaveten…”

“Evet!”

– “Seçimde Sayın Davutoğlu veya Saadet Partisi ile ilişkide olmayı ve onları desteklemeyi yarınları  adına teminat olarak görüyorlar… Bütün cemaatlerin kurmayları, devran döndüğünde büyük bir hesaplaşmanın olacağının farkında ve ona göre pozisyon alma söz konusu.”

“Ahmet Davutoğlu’nun diğer İslamcı cemaat ve guruplarda etkisi nedir?”

– “Abartmıyorum Erdoğan’ın 10 katı bir etkiye sahip… Tayyip bey oralarda sadece iktidar imkanları ve devlet gücü ile var… Sayın Erdoğan’ı paniğe sokan biraz da budur. Özellikle Güneydoğulu Şeyh ve Meleler Davutoğlu ile yakın temasta.”

– “Menzilciler?”

-“O cemaat iktidarı karşısına alamaz zira, devlet ile iç içe durumdalar. FETÖ’nün boşalttığı pek çok alanda şimdi onlar var… Ancak seçime iki gün kala, güce-anketlere yani var olan iklime göre tavır değiştirebilir ve ‘Rüya görüldü AKP’ye oy yok’ diyebilirler.”

“Nurcu Guruplar?”

– “Çok büyük bölümü Davutoğlu’nu destekliyor… Nakşi gurupların içindeki Süleymancılar da ikiye bölündü ve büyük kesim AKP’nin karşısında.”

“Tayyip Bey’i kayıtsız destekleyen yok mu?”

– “Var… Hak-Yolcular, Ensarcılar, Işıkçılar, Erenköy Cemaati ve Uşakilerin bir bölümü. Ancak bu cemaatlerin oy tabanları çok küçük.”

“Hükmünüz!”

-“Ahmet Bey Tayyip Bey’in İslamcı tabanda var olan halısını çekiyor. Öyle bir görüntü var.”

Sohbetimizin yorumunu okurlarıma bırakıyorum…

DAHA ÖNCE BİNALİ YILDIRIM’IN ZİYARET ETTİĞİ DİNİ OLUŞUM HAKKINDA NELER BİLİNİYOR..!?

Cumhur İttifakı’nın AKP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım Fatih’teki İsmailağa Cemaati’ni ziyaret etti.

1-) İsmailağa Cemaati, günümüzde Nakşibendi tarikatını temsil eden dini oluşumlardan…

2-) Cemaat, 1980’lerin başında halen 90 yaşındaki Mahmut Ustaosmanoğlu tarafından kuruldu.

3-) 1970’lerin sonuna kadar Fatih’te yine Nakşibendi ekolünden Mehmed Zahit Kotku ismiyle özdeş İskenderpaşa Cemaati bünyesinde bulunan Ustaosmanoğlu, Kotku’nun ölümünden sonra bağımsız bir oluşuma yöneldi.

4-) Cemaat adını, 56. Şeyhülislam İsmail Efendi tarafından İstanbul’un Fatih ilçesindeki Çarşamba semtinde yaptırılan camiden alıyor.5 Ustaosmanoğlu’nun yıllarca imam-hatip olarak görev yaptığı bu cami, cemaatin de merkezi. Caminin yanında ise İsmailağa İlim ve Hizmet Vakfı binası bulunuyor.

“Fatih-Başakşehir: Muhafazakâr Mahallede İktidar ve Dönüşen Habitus” kitabının yazarı olup çalışması sırasında bu cemaatle ilgili de araştırma yapmış olan İrfan Özet, İsmailağa’yı Türkiye’deki diğer cemaatlerden ayıran özelliklerden birinin ona yüklenen “özel bir misyon” olduğunu öne sürüyor. Bunun cemaatin bulunduğu mekanla ilgili olduğunu belirtiyor:

5-) İsmailağa’yı Türkiye’deki cemaat dünyasından farklılaştıran hususlardan biri, bölge sakinleri başta olmak üzere Sünni-İslam hassasiyetine sahip geniş çevrelerce sırtına yüklenilen teo-politik bir misyon…

6-) Bu misyon, özellikle Patrikhane ile Cumhuriyet tarihi boyunca gelişen endişeler etrafında biçimleniyor. Bölgedeki yaygın kanıya göre, Patrikhane’nin ekümeniklik projesi kapsamında ‘genişleme politikası’ mevcut…

7-) Nitekim bu kuşku bugün Fatih’teki birçok muhafazakârın, İsmailağa’nın bölgedeki varlığını ‘bir emniyet sübabı’ olarak görmesine yol açıyor. Çarşamba semti bu açıdan, Fener-Balat’a hâkim gayrımüslim ve seküler dokuya karşı; İslami kimliğin sınır hattını oluşturuyor…

😎 Cemaatin sitesindeki hakkımızda bölümünde, ‘İsmâilağa Câmiası olarak gayemiz: insanoğlunun her daim süregiden huzur arayışında İslâm’ın ışığını insanlığa Mahmud Efendi Hazretlerimizin rehberliğinde en parlak ve en canlı hâliyle sunabilmektir.’ ifadeleri yer alıyor…

Tasavvufi söylemi öne çıkaran cemaat içinde şeyhe bağlılığın önemli olduğu anlaşılıyor..!

9-) Cemaat, Türkiye’deki birçok dini oluşumdan farklı olarak kendine has bir giyim kuşam tarzını benimsemiş durumda. Cemaat üyesi erkekler uzun sakallı, cübbeli, sarıklı ve şalvarlı bir görüntü sergilerken, kadınlar da siyah çarşaf giyiyor…

Cemaatin sadece İstanbul değil, Türkiye genelinde ağları bulunuyor. Cemaatin sitesindeki faaliyetlerimiz bölümünde şu ifadeler yer alıyor:

– İsmailağa cemaatinin faaliyetleri genel olarak ilmî-dinî ve sosyal hizmetler alanında yoğunlaşmaktadır. Aşevi hizmetleri, aynî ve nakdî yardım organizasyonları, tekâmül ve ihtisâs medreseleri, fıkıh kurulu ve dînî meseleleri danışma hattı, emri bil maruf ve ziyaret ekibi, halka açık medrese, kütüphane hizmetleri ve yaz Kur’ân kursları, başlıca faaliyet ve hizmet alanlarımızı oluşturmaktadır.

Günümüzde bu yapılanma bünyesinde bugün özel okullar, medreseler, Kur’an kursları ve medya organları gibi çeşitli kurumlar bulunuyor..!

10-) Cemaat içinde eğitimin ‘Arapça ve Hafızlık Talebeleri’, ‘Tekamül Medreseleri’ ve ‘İhtisas Medreseleri’ olmak üzere üç aşamalı olarak gerçekleştiriliyor…

11-) Cemaatin farklı merkezlerinde halka açık çeşitli dini eğitimler veriliyor…

Bir fetva hattı çağrı merkezi ile de telefon üzerinden soruları yanıtlıyorlar..!

12-) Cemaat, bir dönem, mensuplarına yönelik suikast olaylarıyla gündeme geldi. Mahmut Ustaosmanoğlu’nun damadı, cemaatin önde gelenlerinden Hızır Ali Muratoğlu 1998’de Çukurçeşme Camii’nde silahlı saldırı sonucu öldürüldü…

13-) 2006’da ise cemaatin önde gelen isimlerinden, emekli imam Bayram Ali Öztürk de, İsmailağa Camii’nde uğradığı bıçaklı saldırıda öldü. Saldırgan cami cemaati tarafından linç edildi…

Bu olaylarla ilgili istihbarat servislerinin saldırılarından, cemaat liderliğine dair iç çekişmelere kadar çok farklı görüşler ortaya atıldı.

14-) Cemaatin önemli isimlerinden Ahmet Mahmut Ünlü’nün son yıllarda katıldığı TV programları ve sözlerinin yarattığı tartışmalar üzerinden kamuoyunda tanınan bir figüre dönüşmesi ise İsmailağa’nın muhafazakâr olmayan kitleler açısından da tanınmasını sağladı…

15-) Kamuoyunda ‘Cübbeli Ahmet Hoca’ olarak bilinen Ünlü, 1999 yılında yaptığı 17 Ağustos depremiyle ilgili konuşmasından dolayı 13 ay hapis yattı. Ünlü, ‘Mevlam zina yuvalarını vurdu’ demiş daha sonra bu sözlerinden ötürü pişman olduğunu söylemişti…

Ünlü, Ekim 2011’de ise Karagümrük çetesi operasyonu kapsamında tutuklandı ve Aralık 2012’de tahliye edildi.

16-) Sosyal medyadaki videolarındaki yorumlarıyla dini ve siyasi konularda tartışma yaratmayı sürdüren Ünlü, cemaatin popüler kültür içinde en fazla tanınan yüzü…

17-) Cemaat lideri Mahmut Ustaosmanoğlu ise yaşı ve rahatsızlığı nedeniyle cemaat işleriyle aktif bir şekilde ilgilenmiyor…

Mahmut Ünlü’nün ise cemaatin gelecekteki lider adaylarından olduğu, ancak bu konum için başka isimlerin de adının geçtiği görülüyor.

18-) İsmailağa, yıllardır çeşitli sağ partiler ile ilişkisi olan bir cemaat.

İrfan Özet, bu ilişkiyi “meşruiyet alanı” kavramıyla tarif ediyor..!

-Türkiye’de özellikle sağ-muhafazakâr siyaset paydasında buluşan aktörler ve partiler için İsmailağa, geçmişten günümüze önemli bir meşruiyet alanı. Nitekim cemaat habitusu içerisinde yetişen kuşakların siyasal alana dair okumaları ve eğilimleri, sağ-muhafazakâr siyaseti tatmin edecek hayli yüklü anlamlara sahip…

-Örneğin saha araştırmam süreci boyunca yaşanan seçimlerde, cemaat bağlılarının sürekli olarak 28 Şubat döneminde basılan Kur’an kursları ve kamu kurumlarında örtünerek eğitim almalarının önüne geçildiği ‘travmatik’ manzaraları sahne önüne koyduklarını görüyordum. Bu motivasyonlar ise, son tahlilde cemaat etkilerine açık kitlenin AKP siyaseti ekseninde buluşmasını sağlıyordu…

ERDOĞAN VE 11. CUMHURBAŞKANI ABDULLAH GÜL’ÜN DE GEÇMİŞ DÖNEMDE CEMAATİ ZİYARET ETTİĞİ BİLİNİYOR..!

-Erdoğan’ın 2014’te, Gül’ün ise 2015’te cemaat lideri Mahmut Ustaosmanoğlu’nu ziyaretinden görüntüler kamuoyuna yansımıştı…

-Cemaatin son yıllarda iktidar partisine destek açıklamalarında bulunduğu görülüyor…

-Son dönemde cemaat içinde çeşitli gerilimler yaşandığı görülüyor…

-Bugün, çalışmalarında İsmailağa adını kullanan bazı farklı gruplar ortaya çıkmış durumda…

-Ana grubu temsil eden İsmailağa İlim ve Hizmet Vakfı ise bu ismi kullananlara karşı hukuki yollara başvuruyor…

İrfan Özet, cemaat içinde halef olmakla ilgili ciddi bir rekabet yaşandığını söylüyor..!

-Cemaatin lideri olan ve bağlılarınca ‘Efendi Hazretleri’ olarak anılan Mahmut Ustaosmanoğlu’nun ilerlemiş yaşından hareketle ‘halefi’ olma etrafında yoğun bir rekabet göze çarpıyor. Bu konuda rekabetin sertleşen tonları, özellikle Marifet Derneği ve İsmailağa İlim ve Hizmet Vakfı etrafında gelişiyor…

-Gördüğüm kadarıyla cemaatin ana akım bağlı halkası, İlim ve Hizmet Vakfı etrafında temerküz ediyor. Bunda da en önemli sebeplerden biri, Marifet Vakfı’nın Beykoz merkezli yapılanmasının, ‘Patrikhane’nin Fatih’teki genişleme politikası’ karşısında cemaat ve bölgedeki muhafazakârları zayıflatacağı düşüncesi…

İLGİLİ HABER

yetkinreport – Murat Yetkin

Sabahattin Önkibar
Odatv


http://www.cumhuriyet.com.tr Mahmut Hamsici
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top