GÜNDEM

‘Hekimler göçü’ önlenemiyor: Günde 7 doktor yurtdışına gidiyor

.

✳TTB’DEN GÜNLÜK ORTALAMA 7 HEKİM YURTDIŞINA ÇIKMAK İÇİN SİCİL BELGESİ ALIYOR..!
“Son yıllarda binlerce doktor Türkiye’deki kötü çalışma koşulları ve sağlık sektöründe çözülmeyen problemler nedeniyle farklı ülkelere göç etti..!”

Yurtdışında çalışabilmek için Türk Tabipleri Birliği’nden sicil belgesi isteyen hekimlerin sayısı her geçen yıl artıyor. 2021 yılında 1405 hekim yurtdışına çıkmıştı.. Bu yıl sayının çok daha fazla olması bekleniyor..

  • Türk Tabipleri Birliği Genel Sekreteri Vedat Bulut:

TTB’den günlük ortalama 7 hekim yurtdışına çıkmak için sicil belgesi alıyor.. Bu sayı 2022 Mart ayında 213 ile rekor kırdı.. Nisan ayında bu sayı 214 oldu..

Geçtiğimiz yıl 1405 hekim yurtdışına çıkmıştı. Yıl sonunda 2500 olması bekleniyor. Bunların yüzde 55’i uzman hekim. Bu sayılar sadece yurtdışına göç edenler. Özel sektöre geçenleri sayamıyoruz. O sayıyı sadece Sağlık Bakanlığı biliyor..”

“PARÇALANMIŞ YÜZLERCE DOKTOR AİLESİ VAR..!”
  • Vedat Bulut:

“Sahil kesimlerinde çok daha fazla hekimin istifa etmeye başladı bu durumun nedenini şöyle açıklayabilirim. .

Rotasyon ile görevlendirilen hekim arkadaşların gidecekleri yerde konaklama imkanları yok. Konaklama ücretleri çok pahalı. İnsanlar belirli bir yaşa geldiklerinde sahil kesimlerine gitmek isterlerdi.. Şimdi bir telefon mesajı ile görevlendiriliyor. Eskiden kamu yerleri mevcuttu. Onlar da satıldığı için gecelik 500 TL konaklama ücreti ödeyemiyorlar..”

“Hekimlerin içinde bulunduğu birçok zor durum var..!”
  • Vedat Bulut:

“Hekimler üç aylığına görevlendiriliyor. Bir-iki günlük değil. Aileler parçalanıyor. Eşi Adana’da kendisi İstanbul’da görevlendiriliyor. Aile bizi Adana’da birleştirin diyor, Kütahya öneri olarak sunuluyor. Sağlık Bakanlığı hekimleri köle olarak görüyor. Bu son derece hatalı bir tutum..

Parçalanmış yüzlerce doktor ailesi var. Bize her gün hekim arkadaşlarımızdan telefonlar geliyor..”

✳29 MAYIS’TA ANKARA’DA MİTİNG..!

Hekimler, özlük haklarından sağlıkta şiddete, kötü çalışma koşullarından yurtdışına göçe kadar sorunlarını gündeme taşımak için 29 Mayıs Pazar günü Ankara’da “Emek Bizim Söz Bizim, Sağlık Hepimizin” başlıklı mitingde buluşacak..

✳HEKİMLER GÖÇÜ’NÜN GÖZDE ÜLKESİ ALMANYA..!
“Türkiye’den gidenler neden burayı tercih ediyor, hangi koşullarda çalışıyor..!? “

1960’larda işçi göçü yaşanan Almanya’ya son yıllarda Türkiye’den giden doktor sayısı katlanıyor..

Almanya’daki koşulları ve Türkiye ile farkları, buraya giden hekimlerle konuştu..

Türkiye ile Almanya arasında imzalanan İşgücü Anlaşması’yla bu ülkeye işçi göçü yaşanmasının üzerinden tam 60 yıl geçti..

Almanya’ya gidenler arasında artık yalnızca işçiler bulunmuyor; siyasetçiler, girişimciler ve bilim insanları gibi pek çok farklı meslek grubundan insanlar yer alıyor..

Almanya son yıllarda hekimler tarafından da sıklıkla tercih edilen bir ülke haline geldi. Öyle ki, son 10 yılda Türkiye’den ayrılıp mesleğini yurt dışında sürdürmek isteyen hekimlerin yarısından çoğu için adres oldu..

TUS BENZERİ BİR SINAV YOK..!

Bu durumun pek çok nedeni bulunuyor. Bunların başında da ‘dünyanın en zor sınavlarından biri’ olarak nitelendirilen TUS benzeri bir sınava ihtiyaç duyulmaması geliyor..

Hekim tercihinde etkili bir diğer faktör ise Almanca seviyesini belirlemek için girilen dil sınavında orta düzeyin üstüne tekabul eden not almanın yeterli görülmesi..

Bu notu alanların uzmanlığa başlamak ya da bölüm değiştirmeleri için bölüm şefiyle anlaşmaları yeterli..

Ancak başka ülkelerde şartlar daha zorlayıcı olabiliyor. Örneğin ABD’de TUS benzeri bir sınav uygulandığından geçişin ‘daha zor’ olduğu belirtiliyor..

Doktorların Almanya’ya gitmelerindeki en önemli nedenlerden biri de çalışma koşulları..

Buradaki çalışma saatleri, nöbet koşulları ve maaşların, “insani düzeyde” olduğu da ifade ediliyor..
 

covid-19-asisini-gelistiren-biontech-in-kuruc-13616627_amp_16_9_1600986435-880x495.jpg
Biyoteknoloji şirketi BioNTech’in kurucuları Prof. Dr. Uğur Şahin ve Dr. Özlem Türeci de Almanya’da yaşayan ve artık başarıları dünyaca tanınan Türkler arasında.Şahin, 4 yaşındayken annesiyle birlikte Almanya’nın Köln kentinde bulunan Ford fabrikasında çalışan babasının yanına gitmiş bir isim. Türeci ise Almanya’ya göç eden hekim bir babanın kızı / Fotoğraf: Twitter// cafemedyam

“Türkiye’de ilk sene cerrahi asistanın ev tutmasına gerek yok çünkü hastanede yaşıyorsunuz..!”

Türkiye’deki hekimlerin Almanya’yı tercih etmesininin nedenlerini sorgularken, son üç yıl içinde buraya yerleşen üç hekimle konuştuk..

Bu isimlerden biri, iki buçuk yıldır Köln kentinde çalışan kardiyoloji asistanı Azad Gergin..

Türkiye’de intern olarak çalışırken asistanların durumunu gördüğünü belirten Gergin, “İlk sene cerrahi asistanının ev tutmasına gerek yok çünkü zaten hastanede yaşıyorsunuz” yorumunu yaptı..

Türkiye’deki zorlu çalışma koşullarının başında uzun nöbetler geldiğini belirten Dr. Azad Gergin’in anlattığına göre Almanya’daki durum farklı işliyor..
 

  • Dr. Azad Gergin:

“Türkiye’de ayda 12-15 nöbet tutuluyor. Bu nöbetlerin her biri 24 saat sürerken, bir de 12 saatlik ekstralar olunca 36 saatlik nöbet tutuluyor.. Bu yüzden ayda en fazla 2-3 gün evde kalabiliyorsunuz..

Almanya’da ise çok nöbet yok, 10 asistan varsa nöbetler daha da az.. Ben kardiyoloji asistanı olarak ayda 4-5 nöbet tutuyorum..

Nöbet sonrası 24 saatlik dinlenme fazınız var, dinlenmenize ayırıyorsunuz.. Türkiye’de nöbetten sonra hemen çalışma sistemi var genelde..”

30 gün yıllık izin artı 5 gün eğitim hakkı..!

İzin konusu da merak edilenler arasında…

Doktorların yıllık 30 gün izinleri bulunduğunu belirten Gergin, buna ek olarak yıllık 5 gün eğitim izni tanındığını, hekimlerin kendini geliştirmek için konferans, seminer gibi etkinliklere katılabildiğini de anlattı..

Fazla mesai ücreti..!”

Almanya’da mesai saatinin üstüne çıkıldığında bu saatlerin tatil ya da ücret olarak geri verildiğini ifade eden Gergin, kendisi dahil olmak üzere pek çok hekimin Türkiye’den gidiş sebebi olarak başka bir faktöre de işaret etti: Arşiv taraması..

“Sadece sizin değil, aile fertlerinizin araştırması yapılıyor..!”

2019 Nisan’ında Çukurova Radyoloji’yi kazansa da arşiv araştırması sonucunda hakkında “memuriyete uygun değil” kararı verildiğini belirten 29 yaşındaki Azad Gergin, bu nedenle Sağlık Bakanlığı kadrosuna giremediği gibi kazandığı bölüme de kabul edilmediğini belirtti..

  • Gergin:

“Sadece sizin değil, aile fertlerinizin araştırmasını yapıyorlar, hükümet tarafından beğenilmeyen bir tutum varsa bunların hepsi sizin önünüze getiriliyor ve emeğiniz çiğneniyor..” 

✳TUS’TA TÜRKİYE DERECESİ YAPTIM, ÜLKEDEKİ LİYAKATSİZLİĞİ GÖRDÜM..!

Türkiye’de bana çalışma imkanı bırakılmadı..”

  • Azad Gergin:
     

“Kürdüm, muhalifim ve başarılıyım. TUS’ta Türkiye derecesi yaptım, ülkedeki liyakatsizliği gördüğüm ve yaşama şansım olmadığından Avrupa’ya geldim..

Özel sektörde de çalışma engeli konulan biriyim. Dönüşü pek düşünmüyorum ama hayat ne getirir belli de olmaz…”

“Türkiye’de daha sinirli, öfkeli ve kaygılı biriydim..!”

Türkiye’de yaşarken daha sinirli, öfkeli ve kaygılı biri olduğunu, Almanya’da geçirdiği iki buçuk yıl içinde ise rahatladığını ve daha mutlu biri haline geldiğini aktaran Gergin:

“Burada daha huzurlu bir ortam var ve bu sizin tüm yaşamınıza sirayet ediyor. Ailenizle ve arkadaşlarınızla bile daha iyi iletişime geçiyorsunuz.. Bugün Almanya’nın hemen her şehrinde Türkiye’den gelen doktor var.” 

“Hemşirelerde de göç akımı yaşanabilir..!”

Şu an “hekimler göçü“ yaşandığını ve benzer bir durum yakın zamanda  hemşireler için de söz konusu olabileceğini öne süren Gergin:

“Birkaç hemşirenin gelişinden sonra onlarda da bir göç akımı yaşanabilir. Şu an cesaret etmediklerinden olmadı, şartları da bilmiyorlardı ama onlar da duymaya başladılar..

Tekniker, ebe, hemşirelerden de bizlere ulaşıp yazanlar oluyor..”

YENİ BAŞLAYANLAR NET ORTALAMA 3 BİN – 3 BİN 500 EURO CİVARI ALIYOR..!

Avrupa’daki hekim maaşlarının Türkiye’ye kıyasla yüksekliği de “hekimler göçü”nün en önemli faktörlerinden..

Almanya’daki doktor maaşlarını sorduğumuz Azad Gergin:

“Üç hastane grubu var, biri üniversitelerin hastaneleri, diğeri kilisenin katıldığı yarı özel hastaneler, bir de özel hastaneler var. Maaşları, sendika belirliyor. Başlangıç için minimum aylık net 3 bin – 3 bin 500 euro. Kıdemle beraber maaşınız da artıyor. Aile desteği gibi ekstralar da söz konusu” dedi.

“Türkiye’nin Kovid’le mücadelede başarılı olduğu düşünülmüyor”

Türkiye’nin Kovid-19 sürecindeki sağlık yönetiminin yurt dışında nasıl yorumlandığını da sorduğumuz Gergin:

 “Kendi dünyalarında yaşıyorlar.. Ona bakarsanız Türkiye kendisini ekonomide de başarılı görüyor..
 

Türkiye, Kovid’le mücadelede çok başarılı olduğunu iddia etse de Avrupa aynı görüşte değil. Türkiye’deki pandemi sınırlamaları ile Avrupa’dakiler arasında da fark var..

Kovid sürecinde Türkiye’den Almanya’ya gelmek için izin yoktu ama İtalya, Fransa ya da Yunanistan gibi ülkelerden giriş yapabiliyordunuz. Türkiye’deki önlemler inandırıcı bulunmadı..


Türkiye’yi çok sevdiğimi belirtmeliyim.. Nereye giderseniz gidin orası sizin memleketiniz, çok değerli. Haksızlıklar, yaşananlar çok üzücü..” 
 

“Bir doktor yetiştirmenin 300 bin euro’ya mâl olduğu Almanya, tek kuruş ödemeden hekim göçü alıyor”

Türkiye’den Almanya’ya giden hekimlerden biri de A.A. Kendisi, Türkiye’ye geldiğinde sıkıntı yaşamamak için isminin açıklanmasını istemedi.. 

“Neden Almanya?” sorusuna A.A., Türkiye’den birçok hekimin buraya giderek prosedürü iyi çözdüğünü, hangi eyalette hangi şartların kendilerini beklediğini kestirebildiklerini ve yabancılık çekmediklerini sıraladı..

Almanya’da yabancı hekim sayısının çok fazla olduğunu belirten A.A., burada doktor maaşları Türkiye’ye kıyasla yüksek olsa da ülke genelinde pek öyle görülmediğini ve bu nedenle pek çok ismin İsviçre, İsveç, Norveç gibi ülkeler başta olmak üzere göç ettiğini savundu..

Son yıllarda ABD ve Birleşik Krallık’ın yolunu tutan Alman hekimlere de değinen A.A.:

“Devletin, bir hekim yetiştirmesi için 300 bin euro harcaması gerekiyor. Ama Almanya, tek kuruş ödemeden hekim göçü alıyor. Onun içi de kârlı bir sistem..”

“Türkiye’deki özel hastanelerde etik dışı karşılaşılan çok durum, usülsüzlükler var”

Türkiye’deki sağlık sisteminin son yıllarda geriye gittiğini öne süren A.A.’ya göre çok fazla özel hastane kuruldu ve devlet hastaneleri gelişmedi..

“Devlet, insanlara ulaşılabilir bir sağlık hizmeti sunamayınca, bu açığı özel hastaneler doldurmaya başladı” diyen A.A.,  özel hastanelerin hekimleri “ucuz iş gücü” haline getirmeye başladığını savundu.. 

Devlet hastanelerinde çalışmak istemeyenlerin özele yöneldiğini ifade eden genç doktor:

“Ancak buradaki hekimler de iyi bir maaş ya da çalışma ortamına sahip olamadı. Ertesi gün işini kaybetme riskin var.. Hastanelerin usulsüzlüklerine karşı duruyorsan işsiz kalabilirsin..

Özel hastanelerde etik dışı karşılaşılan çok durum var.. Gereksiz tahliller, hasta muayeneleri, hastalardan daha fazla para almak için yapılan uygulamaları hekimler bilse de itiraz edemiyor..

Almanya’da ise ister özel hastanede ister kilise hastanesinde, o şehirden insanlar, hastane yönetiminde söz sahibi ve neler yapıldığını inceliyor..

Usülsüzlüğe izin verilmiyor. Bu kişiler, tepeden atanmış kişiler değil, oranın sakinleri arasından seçiliyor. Almanya’daki denetim mekanizması Türkiye’ye kıyasla çok daha yüksek ve sağlıklı işliyor..” 

“Türkiye’de hekimlerin mesaisi, nöbeti, derdi bitmiyor”

Türkiye’den Almanya’ya giden hekimlerden biri de Hacettepe Üniversitesi mezunu Birhat Şimşek..

37 yaşındaki Şimşek, iki buçuk yıl önce Köln kentine yerleşmiş. Burada kardiyoloji bölümünde görev yapan Birhat Şimşek, politik ve ekonomik nedenlerin yanı sıra gelecek kaygısı nedeniyle Almanya’yı tercih ettiğini söyledi..

Şimşek:

“Hekim olarak en rahat iş bulabileceğimiz yer Almanya’ydı. Ayrıca Türkiye’den çok fazla kişi olduğu için de yabancılık çekmeyeceğimi düşündüm..” .

Türkiye’de üniversite döneminde yargılanıp beraat etmesine rağmen kendisine memurluk yaptırılmadığını ve pasaportsuz şekilde Almanya’ya gittiğini ifade eden Şimşek:

“Yargılanmış olduğum davadan beraat ettim -ki mevcut sistem içinde beraat etmek kolay değil. Beraat edebiliyorsanız suçsuzsunuzdur. Ancak her ne kadar yargılandığım davadan beraat etsem de hakkımda ‘terör örgütleriyle iltisaklı olduğu düşülüyor’ ibaresi konulmuş. Böyle bir şey olabilir mi? O zaman mahkeme neden var?

Ben beraat ettim. Hatta ben yargılanırken Tarım Bakanlığı’nda memurdum, hem Hacettepe’de okuyordum hem de çalışıyordum. O dönem memurluktan da atılmadım, hiçbir şey olmadı. Suçsuzdum ama haksızlığa uğradım. Bu ülkede muhalif olmak sorundu, bir de Kürt kimliğiniz varsa daha büyük sorun…”


Almanya’da hekimlik dönemine ilişkin tecrübelerini sorduğumuz Birhat Şimşek, ilk başlarda yabancılık çekip zorluk yaşasa da bir süre sonra yaşamının düzene girdiğini anlattı.

Orada kafasının daha rahat olduğunu dile getiren Şimşek:

“Türkiye’ye kıyasla burada iş tanımı belli bir görevi yerine getiriyoruz.. Oradayken mesaisi, nöbeti, derdi bitmiyordu.. Burada ise işler daha sistematik ve kimin ne yapacağı belli.. Sistem tıkanmıyor, işliyor.. Nöbet saatleri daha kısa ve sayıca az. Çalışma düzeninde sabah 08:00’da mesai başlıyor, 16:30’da bitiyor. Mesai süresinden fazla çalışırsak ekstra izin kullanıyoruz..”

Son olarak Almanya’daki genel yaşama da değinen Dr. Şimşek’e göre her şeyden önce oradaki sistem, bireylerin kendilerine zaman ayırabilmesine olanak tanıyor..

“Türkiye’de ekstra para ayırmanız gereken şeylere burada para harcamıyorsunuz”

Politikanın, Türkiye’de yaşamın her anını belirleyen bir unsur olmasını eleştiren Şimşek:

 “Burada sistem rayında gittiğinden, politik değişimler sizin yaşamınızı kökten etkilemiyor. Partiler değişse de siz etkilenmiyorsunuz. Türkiye’deki sorunlar, burada sorun değil..

Almanya’da ekonomik açıdan geleceğe dair çok büyük kaygıların olmadığını aktarmalıyim..

Paranın değerinin düşmediği bir sistemden bahsediyoruz. Türkiye’de ay başında kazandığın ay sonunda azalabiliyor.. Ama burada mesela çocuğum, devletin kreşine ücretsiz şekilde gidiyor ve burada Almanca ve İngilizce öğreniyor..

Türkiye’de buna ulaşmak ekstra maliyet gerektiriyor. Burada ise standartların altına düşmüyorlar. Belediyenin sosyal tesisleri var. Bunlara erişim de ücretsize yakın bir maliyette.. Türkiye’de ekstra para ayırmanız gereken şeylere burada para harcamıyorsunuz” sözleriyle, Almanya’da durumun farklı olduğunu savundu..”

TÜRKİYE’DEN GİDEN HEKİM SAYISI SON 10 YILDA 25 KAT ARTTI..!

Türkiye’den yurt dışına giden hekim sayısı son 10 yılda 25 kat arttı..

Meslek ehliyeti olarak bilinen “Good Standing (İyi Hâl) belgesi alabilmek için Türk Tabipleri Birliği’ne (TTB) başvuran hekim sayısı, 2010’ların ilk yıllarında 40 civarıyken, 2020’de 1000’e yaklaştı..

Bu yıl bu sayının bin 300’e ulaşması bekleniyor.

Son yıllarda Türkiye’den yurt dışına giden hekimlerin en az yarısının Almanya’yı tercih ettiği ifade ediliyor..

✳HEKİMLER GÖÇÜ’ ÖNLENEMİYOR… TUS YERİNE ALMANCA KURSLARI DOLUYOR..!

PUzun çalışma saatleri ve nöbetler, düşük ücret, arşiv taraması, şiddet ve gelecek kaygısı gibi nedenlerle Türkiye’yi terk eden hekim sayısı katlanıyor. Sağlık çalışanlarının koşulları düzelmezse, sistem çökebilir ve doktor bulmak zorlaşabilir..

Sağlık emekçilerinin çalışma koşullarının ağırlığı yeni bir durum değil. Çekilen zorluklar ve kimi zaman “insanlık dışı”na varan koşullar, Ankara Şehir Hastanesi Kadın Doğum Kliniği’nde görev yapan 25 yaşındaki asistan hekim Dr. Rümeysa Berin Şen’in gün aşırı tuttuğu nöbetlerin ardından trafik kazasında yaşamını yitirmesiyle yeniden gündemde..

Yalnızca asistan hekimler değil, sağlık emekçilerinin büyük çoğunluğu zorlu koşullarda çalışıyor..

Bu nedenle son yıllarda binlerce hekimin istifa ettiği, bir o kadarının da yurtdışının yolunu tuttuğu belirtiliyor..

Mesleğini yurtdışında sürdürmek isteyen hekim sayısı son 10 yılda 25 kat arttı

Hekimlerin karşı karşıya kaldığı sıkıntılar sıkça tartışılsa da sorunların çözümü için ilerleme sağlanabilmiş değil..

Uzun çalışma saatleri ve nöbetler, yurtdışındaki meslektaşlarına kıyasla çok daha düşük ücretle çalıştırılma, mobbing, hasta yakınları tarafından görülen şiddet, arşiv taraması ve gelecek kaygısı gibi nedenlerle Türkiye’yi terk etmek isteyen hekim sayısı katlanıyor..

Türk Tabipleri Birliği’nden (TTB) edinilen bilgiye göre, mesleğini yurtdışında sürdürmek isteyen hekim sayısı son 10 yılda 25 kat arttı. Bir nevi meslek ehliyeti olan “İyi Hal” (Good Standing) belgesi alabilmek için birliğe başvuran hekim sayısı 2010’ların ilk yıllarında 40 civarındayken, 2020’de bu sayı 1000’e yaklaştı..

TTB Hekimlik 5 dakikaya sığmaz.jpg
“5 dakikada hekimlik yapılmaz, sağlık 5 dakikaya sığmaz”… Türk Tabipleri Birliği ve tabip odaları, Merkezi Hekim Randevu Sistemi’ndeki randevu aralığının beş dakikaya düşürülmesine karşı 20 Ekim 2021 Çarşamba günü birçok ilde basın açıklaması düzenledi / Kolaj: TTB// cafemedyam

“Ayrılmak isteyen doktor sayısının bin 300’e ulaşması bekleniyor” 

Türk Tabipleri Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut, günde 5 ila 8 kişinin kendilerine başvurarak yurtdışında doktorluk mesleğini icra etmek için gerekli belgeyi talep ettiğini söyledi..

Bu yılın ilk 10 ayında bin hekimin belge için başvurduğunu belirten Bulut, kasım ve aralık ayları da göz önünde bulundurulduğunda bu sayının sene sonunda bin 300’e ulaşmasının beklendiğini açıkladı..

“TUS yerine Almanca kursları doluyor”

Önümüzdeki yıl bu sayının daha da yükseleceğini öne süren Bulut şunları söyledi..

  • Prof. Dr. Vedat Bulut:

“Mezunlar eskiden Tıpta Uzmanlık (TUS) kurslarına giderdi. Şu anda TUS yerine Almanca kursları doluyor. Tıp öğrencilerinin büyük bölümü Anadolu lisesi ya da fen lisesi kökenli olduğundan İngilizceleri zaten iyi. İkinci dil eğitim olarak Almanca ya da Fransızca görenler de var. Özellikle Almanca çok gözde çünkü en çok Almanya tercih ediliyor. İngiltere, Finlandiya ve İsveç gibi ülkelere de talep var. Zaten Kovid-19 pandemisiyle birlikte pek çok ülkede hekim açığı bulunuyor..” 

“Neden hekimler en çok Almanya’yı tercih ediyor” sorusuna ise Bulut, öncelikle oradaki Türk nüfusunun yüksekliği sayesinde adaptasyonun nispeten kolay olmasını gerekçe gösterdi..   

Almanya’da sağlık sektöründe çok sayıda Türkiye’den yatırımcı bulunduğunu da belirten Bulut, dil için B2 derecesinin yeterli görüldüğünü, zaten buradan giden hekim grubunun çoğunluğunun başarılı, dersleri iyi, dilleri de yeterli isimlerden oluşması nedeniyle güçlük çekmediklerini savundu..

“Günde 110 hasta bakan hekimler var, muayeneye bile vakit yok” 

Türkiye’de çalışma saatlerinin uzunluğuna ve iş yükünün ağırlığına da dikkati çeken Vedat Bulut, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) kriterlerine göre günde en fazla 20 hasta bakılması gerekirken, burada günde 110 hasta bakan hekimlerin bulunduğunu ifade etti. Bulut, “Muayene etmeye bile vakit yok. İş öyle yoğun ki hekimlerde tükenmişlik sendromu yüksek oranda görülüyor. Yurtdışında çalışma saatleri hem bu kadar uzun değil hem de bu denli iş yoğunluğu yok” dedi. 

“Türkiye için çok kritik bölümlerdeki uzmanlar yurtdışına gidiyor”

Bulut, yurtdışına giden hekimler arasında Türkiye için “çok kritik” olarak nitelendirilebilecek kardiyoloji, anestezi, üroloji ve cildiye gibi bölümlerin bulunduğu uyarısını da yaptı.

“İngiltere’de yıllık 50 bin sterlin, Avrupa ülkelerinde ise ortalama 90 bin euro maaş alınıyor”

Yurtdışında görev yapan hekim maaşlarına ilişkin ise Bulut, Birleşik Krallık’ta ortalama yıllık 50 bin sterlin, Avrupa ülkelerinde ise 90 bin euro civarında maaş alındığını dile getirdi.

“2 bin 800 lira emekli maaşı alan hekimler var”

Türkiye’de ise gelirlerin son derece “düşük” olduğu ve bu durumun kaçışı artıran ana faktörlerden olduğunu savunan Bulut, burada hekimlerin gelecek kaygısı taşıdığını belirtirken, 2 bin 800 lira maaş alan emekli hekimlerin varlığına dikkati çekti.

“Hekimlerin yüzde 45-50’si yoksulluk sınırının altında maaş alıyor”

Yoksulluk sınırının 10 bin lira olduğuna ve pek çok doktorun 7-8 bin lira ücret karşılığı çalıştırıldığına da vurgu yapan Bulut, “Hekimlerin yüzde 45-50’si yoksulluk sınırının altında maaş alıyor. Meslektaşlarının ya da öğrencilerinin gizli destekleriyle bakımevinde kalanlar var” ifadelerini kullandı. 

Gençler; annesinin, babasının siyasi partisine kadar fişleniyor”

Prof. Dr. Vedat Bulut’a göre yalnızca iş yoğunluğu ya da düşük ücret gibi nedenler değil “arşiv taraması” adı verilen uygulama da hekimlerin kendi vatanlarını bırakıp yurtdışına gidişlerini tetikleyen faktörlerden..

“Arşiv taraması adı altında binlerce tıp fakültesi mezunu hekimliğe başlamak için bekletiliyor” diyen Bulut, şunları kaydetti..

  •  Prof. Dr. Vedat Bulut:

“Bu atamanın yapılması için arşiv taramasında görevli Sağlık  Bakanlığı’nda 7-8 kişilik bir komisyon var.. Hukuku çiğnemediklerini söylüyorlar ama sabıka kaydı ya da adli hükümleri olmayan gençler;  annesinin, babasının siyasi partisine kadar fişleniyor!

Son yıllarda KHK ile işe son verilen yüzlerce hekim var. Parçalanmış aileler konusu da önemli.  Mecburi hizmet nedeniyle kendi başka, eşi başka yerdeki kişilerin durumu…

Biri istifa edip, eşinin yanına gitmek zorunda kalıyor.”

yoğun bakım hastane koronavirüs Kovid-19 zatürre AA.jpg
740 bin sağlık personeli, 11 aydır atama bekliyor. Kovid-19 salgını nedeniyle iş yükü artışına rağmen 2021 yılında sağlık personeli ataması gerçekleştirilmedi. Dün akşam açıklama yapan Bakan Koca, atamaların mülakat olmadan puana göre yapılacağını ve şartlar oluştuğunda gerçekleştirileceğini kaydetti / Fotoğraf: AA// cafemedyam

“Hem kamu hem de özel sektörde ücret düşüklüğü dışında güvencesiz çalışma söz konusu”

Benzer görüşleri paylaşan İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Prof. Dr. Osman Küçükosmanoğlu da “hekimler göçü”nün ana sebepleri arasında zorlu asistanlık süreci, atama için arşiv taraması sonucu bekleme, çalışma saatlerinin uzunluğu, maaşların düşüklüğü, gelecek kaygısı, mobbing ve hasta yakınlarından görülen şiddet gibi nedenleri sıraladı.  

Türkiye’nin genel politik durumunun da göçte etkili olduğunu savunan Küçükosmanoğlu, son yıllarda ülkenin daha “otoriter” bir yönetim altında olduğu gerekçesiyle çalışanların kendilerini baskı altında hissedip ülkeyi terk ettiğini öne sürdü. Küçükosmanoğlu, “Hem kamu hem de özel sektörde ücret düşüklüğü dışında güvencesiz çalışma da söz konusu. Siyasi baskı, güvenlik soruşturması ve KHK nedeniyle çalışma güvencesinden yoksunluk riski ile mecburi hizmet uygulaması gibi nedenler, tetikleyici unsur” yorumunda bulundu.  

“En çok tercih edilen ülke Almanya”

Yurtdışındaki maddi-manevi imkanlara değinen Küçükosmanoğlu, “En çok tercih edilen ülke Almanya. Burada Türk nüfusunun fazlalığı, diplomaların sayılması, çalışma koşullarının iyiliği, 4 bin-5 bin eurodan başlayan maaşların söz konusu olması dışında, sağlık hizmeti ve okula para ödememek gibi kamu hizmetleri ve ekstra olanaklardan da faydalanmak belirleyici oluyor” şeklinde konuştu.

“Mezunların yüzde 10’u yurtdışına gidiyor”

Son yıllarda Türkiye’den ayrılan hekim sayısındaki artışa dikkati çeken Osman Küçükosmanoğlu, tıp fakültesi mezunlarının yüzde 10’unun yurtdışına gittiğini ve bu yıl sayının daha da artmasının beklendiğini söyledi.

“Kamu hastaneleri ticarethaneye döndü”

Türkiye’de hastane koşullarının hekimler açısından giderek kötüleştiğini ifade eden Küçükosmanoğlu, bütçeden hastanelere sağlanan desteğin azaldığını, döner sermayenin kullanımı ile ilgili yeni harcama kalemlerinin çıktığını belirterek, kamu hastanelerinin ticarethaneye döndüğü nitelemesinde bulundu. 

“Sağlık çalışanları ciddi gelir kaybına uğradı”

Sağlık çalışanlarının gelir kaybına da değinen Küçükosmanoğlu, “Kamuda hekimlerin maaşlarında göreceli olarak ciddi azalma söz konusu. Döner sermayeden gelir elde edilemeyince ödemelerde düşüş yaşanıyor.  Sağlık personelinin yükü salgın nedeniyle katlanırken, önce 3 ay, sonra da 6 ay ek ödeme yapılacağı söylendi ama çok düşük miktarda olmak kaydıyla, çok az kişiye yapıldı. Yani söz verilen şekilde olmadı” şeklinde konuştu.

“Özel hastaneler zaten ticarethane, ciro baskısı var”

Küçükosmanoğlu’na göre özel hastanelerde çalışmak da hekimler açısından rahatlatıcı bir unsur değil. Zira burada da durumun pek farklı olmadığını savunan Küçükosmanoğlu, “Özel hastaneler zaten ticarethane, orada ciro baskısı var. Dolayısıyla özele geçen hekimler de hastaneye para kazandırma baskısı altında. Hekimlere orada da rahat yok. Bağımsız bir pratik yapmak orada da mümkün değil” yorumunu yaptı.

“Asistanlar eğitim almaktan ziyade yoğun hizmet sunan kişilere dönüştürülerek yıpratılıyor”

Asistan hekim Rümeysa Berrin Şen’in ölümüne ilişkin olarak ise Osman Küçükosmanoğlu, bir yandan eğitim görürken bir yandan hizmet sunma zorunluluğuna dikkati çekerken, asistanların eğitim almaktan ziyade yoğun hizmet sunan kişilere dönüşerek, yıpratıldığı eleştirisinde bulundu.

“Haftalık çalışma süresi 80 saati geçiyor” 

  • Küçükosmanoğlu:

“Kamu hastaneleri, döner sermaye ile çalışan kurumlar haline geldi. Halbuki önceliği eğitimlerini tamamlamak olmalı, pratik de yapmak gerekiyor ama bir öğretim üyesi veya uzman eşliğinde gözetim altında olunması gerekirken, işler asistanlara yıkılmış durumda. Haftalık çalışma süresi çok uzun, 80 saati geçiyor. Nöbet tutulurken koşullar çok ağır. 36 saatlik süreçte dinlenme odası bulunması, nöbetleşerek uyuma, dinlenme, hastayla ilgili makale okuma gibi durumlar söz konusu olmalı ama Türkiye’de olamıyor. Maalesef Türkiye’de asistan nöbetleri böyle geçiyor.”

36 saatlik nöbet tartışması

Geçtiğimiz günlerde vefat eden Rümeysa Berrin Şen’in arkadaşları, genç asistana ekim ayı içinde 5 kez 36 saat, 2 kez de 27 saatlik nöbet tutturulduğunu, olaydan önceki gece de yine 27 saatlik nöbet tutan genç kadının yorgunluk ve uykusuzluğa dayanamayarak göz göre göre ölüme gönderildiğini öne sürmüştü.

Rümeysa Berrin Şen Twitter.jpg
Rümeysa Berrin Şen’in kurum kartının kaza sonrasındaki hali / Fotoğraf: Twitter// cafemedyam

“Çalışma koşullarımızın düzeltilmesi için kaç meslektaşımızın daha ölmesi gerekli?”

23 yaşındaki Şen’in ölümü üzerine gösteri düzenleyen asistan hekimler ise tepkilerini, “Sesimizi duymanız için illa bir meslektaşımızın ölmesi mi gerekliydi? Çalışma koşullarımızın düzeltilmesi için kaç meslektaşımızın daha ölmesi gerekli?” sözleriyle dile getirmişti.

TTB asistan hekim protesto.jpg
Kolaj: TTB// cafemedyam

“Kaza değil cinayet”

Türk Tabipleri Birliği Asistan ve Genç Uzman Hekimler Kolu:

“Köle değil uzmanlık öğrencisiyiz, Yorgun hekim, uykusuz hekim, tükenmiş hekim sağlığa zararlıdır..Rümeysa Berrin Şen’in vefatı, kaza değil cinayet..”

İstanbul Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yapılan basın açıklamalarında da “Kaza değil cinayet”, “36 saat nöbet öldürüyor”, “Nöbet ertesi izin lüks değil, haktır”, “Angaryaya, mobbinge, şiddete son” yazılı dövizler taşınmıştı..

✳DOKTOR GÖÇÜ..!
“PROF. KAYNAK: 3 BİN HEKİM YURTDIŞINA GİTTİ, 8 BİNİ GİTMEK İÇİN BEKLİYOR..!”

“Şiddeti durdurmalı, ekonomik olarak güçlendirmeli, mesai saatleri azaltılmalı ve maaşları iyileştirmeliyiz”

Türkiye’de sağlık çalışanları üzerinde yapılan baskı, şiddet ve ücret yetersizliği nedeniyle son iki yılda 3 binin üzerinde yeni mezun doktorun yurtdışına çalışmak için gittiği ifade edildi..

  • İzmir Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Süleyman Kaynak:

 “Genç doktorların kaçışının artacağını belirtmeliyim.. Daha iyi kazanımlar için, insani ortamda yaşamak ve iyi ücret için kaçış arayışındalar. Türkiye hekim göçünü durdurmak için çaba göstermeli..”

Hekimlerin daha çok yurtdışında Almanya’yı tercih ediyor..!
  • Kaynak:

 “3 bini aşkın hekim başka ülkelerde çalışmak için Türkiye’den ayrıldı. Bu rakamları odalardan talep ettikleri belgelerden tespit ediyoruz.. Bugün bir hekimin maliyeti Türkiye için yaklaşık 1 milyon dolara denk geliyor. Biz yetiştirdiğimiz hekimleri maalesef yurtdışına gönderiyoruz.. Hekimlerin en çok gittikleri ülke ise Almanya. Yani 109 tıp fakültesinden mezun olan 400 civarındaki hekimi yurtdışına göndermek için eğitim veriyoruz..” 

SEKİZ BİNE YAKIN HEKİM GİTMEK İÇİNDE ARAYIŞ İÇERİSİNDE ..!
  • Prof. Dr. Kaynak:

“Bu rakamları hekimlerin sosyal medyalarından çıkarıyoruz. Yurtdışına gitmek isteyen hekimlerin kurduğu sosyal medya hesaplarında bulunan hekim sayısı 8 bine yaklaşıyor. Hekim arkadaşlarımız Türkiye dışına gitmek için arayış içerisine girmiş..

Görüştüğümüz hekim arkadaşlarımızın çoğu da aynı düşüncede. Acilen bu gidişin önüne geçmek için çalışma yapmalı. Şiddeti durdurmalı, ekonomik olarak güçlendirmeli, mesai saatleri azaltılmalı ve maaşları iyileştirmeliyiz. Bunları yapmazsak bu hekim göçünün önüne geçemeyiz..”

İLGİLİ HABER

© The Independentturkish //Lale Elmacıoğlu

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top