SAĞLIK

Hangi sütü tercih etmeliyiz?

.

✳SÜT ÇEŞİTLİLİĞİ ARTTIKÇA HANGİ SÜTÜN İNSAN SAĞLIĞINA DAHA YARARLI OLDUĞU TARTIŞILMAYA BAŞLANDI..!
  • Beslenme, Diyet ve Fitoterapi Uzmanı Beyza Vural Öten:

“Herkes tarafından kolayca sindirilemediği için otoimmün hastalıkların tedavisinde, inek sütü protein alerjisi olanlarda, laktoz intoleransı yaşayanlarda ya da vegan beslenme tercih edenlerde hayvansal sütler yerine bitki bazlı sütler tercih edilmelidir..

Süt, bebeklikten yaşlanma dönemine kadar protein ve kalsiyum içeriği ile sağlığımız için çok faydalı bir besin maddesidir. Biyolojik değeri yüksek protein, yağ, çeşitli vitamin ve mineraller taşır. İnek, keçi, manda, koyun sütü ve bunlardan elde edilen yoğurtlar ve çeşit çeşit peynirler mutfağımızda oldukça geniş yer almaktadır..

– Ancak, herkes tarafından kolayca sindirilemediği için otoimmün hastalıkların tedavisinde, inek sütü protein alerjisi olanlarda, laktoz intoleransı yaşayanlarda ya da vegan beslenme tercih edenlerde hayvansal sütler yerine bitki bazlı sütler tercih edilmelidir. Bu sütler görünüşte inek sütü ya da diğer hayvansal sütlere benzer fakat nohut gibi baklagillerden, badem, susam gibi yağlı tohumlardan, yulaf, pirinç gibi tahıllardan veya karabuğday, kinoa gibi psödotahıllardan suda çözünür özleri çıkarılarak elde edilir..”

“Bitkisel sütler laktoz ve kolesterol içermez..!”
  • Vural Öten:

“Bitkisel sütler, inek sütü veya diğer hayvansal sütler gibi laktoz içermediği için gaz, şişkinlik ve hazımsızlık yapmıyor. Kolesterol içermediği için ve yüksek miktarda doymamış yağ içeriği ile kalp damar sağlığını koruyucu etkisi var. Ancak inek sütüne kıyasla kalsiyum içeriği düşüktür. Özellikle gelişme dönemindeki çocuklarda kemik sağlığının desteklenmesi gerektiği için yeterli bir besin kaynağı değildir..”

✳DİYETİSYENLER AÇIKLADI: 10 SÜT ÇEŞİDİ ARASINDAKİ FARKLAR..!
“SÜT ÜRÜNLERİ, SÜT ÇEŞİTLERİ: KALP DAMAR HASTALIKLARINI ÖNLÜYOR ..!”

Süt, sağlığınıza çeşitli şekillerde fayda sağlayabilecek, besin açısından zengin bir içecek..

Fosfor, potasyum, D vitamini, kalsiyum gibi önemli besinlerle dolu olmasına rağmen laktoz toleransı olmayan kişiler farklı süt alternatiflerine yöneliyor..

Her süt çeşidinin ayrı faydaları bulunduğunu aktaran lisanslı diyetisyenler, 10 süt çeşidi arasındaki farkları açıkladı..

Binlerce yıldır dünyanın her yerinde tüketilen süt, sağlığınıza çeşitli şekillerde fayda sağlayabilecek, besin açısından zengin bir içecek olarak öne çıkıyor..

*Kalsiyum, fosfor, B vitaminleri, potasyum ve D vitamini gibi önemli besinlerle dolu olan süt, ayrıca mükemmel bir protein kaynağı..

*Süt ve süt ürünleri içmek osteoporoz ve kemik kırıklarını önleyebilir ve hatta sağlıklı bir kiloyu korumanıza yardımcı olabilir..

Tolere edebilenler için yüksek kaliteli süt ve süt ürünleri tüketmenin bir takım sağlık yararları sağladığı kanıtlanmıştır.

Fakat bunların aksine birçok insan sütü sindiremez veya kişisel nedenlerden dolayı bundan kaçınmayı seçer. Diyetisyenler, tam da bu sorun için inek sütünden farklı olarak diğer sütleri tercih edenlere, sütler arasındaki farkları anlattı..

İşte diyetisyenlere göre 10 süt çeşidinin yararları ve farklılıkları..!”

“İNEK SÜTÜ..!”

Laktoz ve süt ürünlerini tolere edebiliyorsanız inek sütünün birçok faydası vardır. Lisanslı diyetisyen Lauren Smith, inek sütünün önemli proteinler, vitaminler ve mineraller için iyi bir kaynak olduğunu söylüyor. Bir fincan inek sütü, yüksek miktarda kalsiyum ve D vitaminine ek olarak yaklaşık 8 gram protein sağlar. Ancak laktoz da içerdiğinden, buna karşı hassasiyetiniz varsa bir alternatif aramak en iyisidir.

“BADEM SÜTÜ..!”

Badem sütü: Bademler suda belirli bir süre bekletilip öğütülür ve süzülür. Elde edilen beyaz sıvı badem sütüdür. Yüksek oranda tekli doymamış yağ asitleri (MUFA), protein, lif, E vitamini, magnezyum, selenyum, potasyum, çinko, fosfor ve bakır içerir. Kardiyovasküler hastalık riskleri açısından insan sağlığına faydalıdır. 

Badem sütü, keto diyetinde olanlar için iyi bir seçenektir. Smith’e göre şekersiz badem sütü, düşük karbonhidratlı veya ketojenik (keto) diyet uygulayan herkes için mükemmel bir seçimdir. Genellikle kalori, şeker ve yağ bakımından düşüktür ve antioksidanlarla güçlendirilmiştir. Fakat aynı zamanda protein açısından düşüktür.

“YULAF SÜTÜ..!”

Yulaf sütü: Besleyici bir tahıldır. İyi bir aminoasit, yağ asitleri, vitamin, mineral ve antioksidan bileşiklere sahiptir. -Glukan içeriğiyle sindirim sistemine kolorektal kanseri önlemede, kan glukoz ve kolesterol seviyesini düşürücü etkisi vardır. 

Yulaf sütü, popüler bitki bazlı süt alternatlerinden biri haline geldi. Yulaf sütü size ek bir lif artışı sağlar. Bitki bazlı lisanslı diyetisyen ve beslenme uzmanı Dahlia Marin, Insider’a verdiği demeçte, yulaf sütünün lif ve beta-glukan (kolesterolü düşürebilen ve bağırsak iyileşmesine yardımcı olan bir tür çözünür lif) bakımından zengin olduğunu söylüyor. Ancak yulaf sütü, çoğu kuruyemiş bazlı süt çeşidinden daha fazla karbonhidrat ve doğal şeker içerir.

“BEZELYE PROTEİNLİ SÜT..!”

Bezelye sütü, inek sütü kadar protein içerebilir ve diğer süt ürünü olmayan seçeneklerde bulunmayan kremsi bir dokuya sahiptir. Ayrıca tipik olarak potasyumda oldukça yüksektir. 

Bezelye proteinli sütün pürüzsüz ve kremsi bir tadı vardır. Ancak bezelye sütünü seçip seçmemeniz damak zevkinizle ilgili olabilir. Lisanslı diyetisyen Matthew Ruscigno’nun Today’s Dietitian’da yazdığı gibi, bazen “fasulyeli veya çimenli bir tada” sahiptir.

“SOYA SÜTÜ..!”

Soya sütü: Soya içerdiği esansiyel aminoasitler nedeniyle önemli bir protein kaynağıdır. Tekli ve çoklu doymamış yağ asitlerini içerir. İçerdiği fitokimyasal maddeler sayesinde kolesterol, osteoporoz ve bazı kanserleri iyileştirici etkisi vardır. 

Yeni Zelandalı Sylvia North besinler açısından soya sütünün inek sütüne en yakın eşdeğerde olduğunu söylüyor. Protein oranı yüksektir, esansiyel amino asitler içerir ve genellikle kemik sağlığı için kalsiyum ile takviye edilir. Smith’e göre, protein içeriği nedeniyle soya sütü de iyi bir egzersiz sonrası seçenekleri arasında. Bardak başına 8 gram protein (inek sütü ile aynı) içerir ve kardiyovasküler hastalık riski taşıyanlar için kalp dostu bir besin olarak kabul edilir.

“HİNDİSTANCEVİZİ SÜTÜ..!”

Hindistan Cevizi sütü: Yüzde 95 doymuş yağ içermektedir. Laurik asit içeriğiyle Ldl (kötü) kolesterolü düşürüp Hdl (iyi) kolesterolü artırmaya yardımcıdır.” 

Kuruyemiş alerjisi veya hassasiyeti olanlar için hindistan cevizi sütü, düşük kalorili, süt ürünü olmayan harika bir seçenektir. Lisanslı diyetisyen Amanda Barnes Insider’a verdiği demeçte, hindistancevizi sütünün beyin işlevini destekleyen ve genellikle kalsiyum ve D vitamini ile güçlendirilmiş MCT’lerde (orta zincirli trigliseritler) yüksek olduğunu söylüyor. Ancak hindistancevizi sütü proteinden yoksundur. Ayrıca yağ ve basit karbonhidratlarda yüksektir.

“KENEVİR SÜTÜ..!”

Kenevir sütü, diğer süt ürünü olmayan alternatiflerden daha kalorilidir, ancak besin açısından zengindir. Protein, vitamin ve minerallerin yanı sıra beyin ve kalp sağlığına yardımcı olan omega-3 yağ asitleri bakımından yüksektir. Marin, Insider’a kenevir sütünün aynı zamanda tam bir bitki bazlı protein kaynağı olduğunu, çünkü dokuz temel amino asidin tümünü içerdiğini söyledi.

“MAKADEMYA FINDIĞI SÜTÜ..!”

Fındık sütünün tadı inek sütüne yakındır. Tadı inek sütü gibi olan, süt ürünü olmayan bir süt arıyorsanız, ağaç yemişlerine alerjiniz olmadığı sürece macadamia fıstığı sütü en iyi seçeneğiniz olabilir. Diğer çeşitlerin çoğundan biraz daha pahalı olmasına rağmen, ince, yağlı, cevizli bir tada sahiptir. Marin’e göre, kalp dostu tekli doymamış yağlar da yüksektir.

“PİRİNÇ SÜTÜ..!”

Pirinç sütü: Hipoalerjenik bir tahıldır. Alerji sorunları olanlar için güvenilir kaynaktır. Ancak karbonhidrat içeriği yüksektir, enerjinin yüzde 89’u karbonhidrattan gelmektedir. Kalsiyum ve B12 vitamini açısından yetersiz bir kaynaktır ve arsenik içeriği nedeniyle uzun vadede tüketilmesi sağlık sorunlarına yol açabilir.. 

Pirinç sütü, fındık, süt ve soya alerjisi olanlar gibi birden fazla gıda hassasiyeti olan kişiler için iyi bir seçenektir. Ancak esas olarak suyla karıştırılmış pirinç nişastası olduğu ve Marin’e göre kan şekerini yükseltebileceği için çok az besin değeri sunuyor.

“KAJU SÜTÜ..!”

Kaju sütü kalori, karbonhidrat ve şeker bakımından düşüktür ve genellikle kalsiyum ve D vitamini ile güçlendirilmiştir. Ancak mağazadan satın alınan çeşitler genellikle protein bakımından düşüktür. Marin’e göre, kan şekeri dengesizlikleri olanlar veya düşük kalorili süt alternatifi arayanlar için iyi bir seçenek olabilir.

✳SÜT ÜRÜNLERİ KALP DAMAR HASTALIKLARINI ÖNLÜYOR..!
“KALP-DAMAR HASTALIKLARI (KDH) RİSKİ DÜŞÜK..!”

Muteber tıp dergilerinden Plos Medicine’de yayımlanan yeni bir araştırma ve meta-analizde, kanlarında sütte bulunan yağ asit seviyeleri yüksek olanlarda kalp-damar hastalıkları (KDH) riskinin düşük olduğu gösterildi..

Bu araştırmayı çok önemsiyorum çünkü:

Bir taraftan KDH’nın tüm ülkelerde bir numaralı ölüm sebebi olduğunu, her 3 ölümden 1’inin bu sebeple gerçekleştiğini biliyoruz..

Diğer taraftan da süt ve süt ürünlerinin ve genel olarak da doymuş yani hayvansal yağların KDH riskini artırdığı ve bundan dolayı da bunların kısıtlanması, hatta hiç tüketilmemesi gerektiğini savunanların sayısı hayli fazla..

Oysa araştırmalar dikkatle incelendiğinde bu hastalıkların toplam yağ miktarıyla değil, yağın türü ve kaynağı ile alakalı olduğu açık ve net olarak ortadadır..

Süt ürünlerinden doymuş yağ alımının artmasıyla düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) yani kötü kolesterolün artırması beklenirken, yeni klinik çalışmalar, bu etkilerin süt ürünlerinin türüne ve işleme yöntemlerine bağlı olarak farklılık gösterdiğini ortaya koyuyor..

Uzun süreli gözlemsel çalışmalarda, toplam süt ürünleri tüketimi ile KDH riski arasında hiçbir ilişki bulunamamıştır; süt ürünlerindeki yağ miktarından ziyade süt ürünü tipi yani sütün tam yağlı ya da az yağlı olması önemlidir..

Mesela, yoğurt, kefir, ayran ve peynir gibi fermente süt ürünleri, süt ve tereyağına göre daha koruyucu olabilir..

Bu tür bulgular, ağırlıklı olarak süt ürünlerinin doymuş yağ içeriğine dayanan diyet veya klinik kılavuzların uygun olup olmadığı konusunda tartışmalara da yol açıyor..

Çalışmalarda süt yağı alımının, katılımcıların kendi ifadelerine dayanması birçok hatayı barındırdığı için diyetteki yağ son senelerde dokularda ve kanda yağ asitlerinin ölçümüne göre belirleniyor..

Bunlar içinde de daha çok süt ve sütten yapılan gıdalarda bulunan ve genetik varyasyonlardan çok fazla etkilenmeyen doymuş yağlardan pentadekanoik asit (PDA) ve heptadekanoik asit (HDA) ve trans yağlardan trans-palmiteloik asit (TPA) kullanılmaktadır.

“İSVEÇ’DE 4,150 KİŞİ ÜZERİNDE YAPILAN ARAŞTIRMA..!”

İsveç’de bir kohortta kanda PDA seviyesi ile KDH ve tüm sebeplere bağlı ölümler incelendi ve dolaşımdaki veya yağ dokusundaki yağ biyo-belirteçleri ile KDH veya tüm sebeplere bağlı ölümleri ileriye dönük inceleyen araştırmaların analizi yapıldı..

Bu araştırmada, 60 yaşın üzerinde olan 4,150 İsveç’linin kanında PDA seviyeleri ölçüldü ve medyan 16.6 senelik takip süresinde KDH ile ilgili olaylar ve ölümlere ait veri toplandı..

Demografi, hayat tarzı ve hastalık prevalansı gibi bilinen risk faktörleri dikkate alınarak yapılan analizlerde en düşük KDH riskinin en yüksek PDA seviyelerine sahip olanlarda; en düşük tüm sebeplere bağlı ölüm riskinin ise ortalama PDA seviyelerine sahip olanlarda görüldüğü belirlendi..

18 araştırmanın meta-analizi ve genel değerlendirmede de HDA ve PDA seviyeleri yüksek olanlarda KDH riskinin düşük olduğu ama tüm sebeplere bağlı ölümler için böyle bir bağlantının olmadığı tespit edildi..

Araştırmacılar bu sonuçları, fazla miktarda süt yağı alımının İsveç dâhil olmak üzere çeşitli toplumlarda daha düşük KDH riski ile ilişkili olduğu, süt ürünlerinin kalp damar sağlığını koruyup korumadığını ve nasıl koruduğunu anlamak için daha fazla denemeye ihtiyaç olduğu sözleriyle yorumluyorlar..

Süt ürünleri besin ögelerinin ana kaynaklarından biridir ve tüketimleri tüm dünyada artmaktadır. Bundan dolayı da diyetteki yağın KDH riskine olan etkilerinin iyi bilinmesi gerekir..

“SÜT ÜRÜNLERİNİN ÖNEMİNİ GÖSTEREN BİRÇOK ARAŞTIRMA VAR..!”

Süt ürünlerinin kalp-damar ve genel olarak sağlık üzerine müspet tesirleri olduğunu gösteren sayısız araştırma var..

Kopenhag Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada, 12 hafta süreyle tam yağlı peynir yiyenlerin, iyi kolesterol (HDL-kolesterol) seviyelerinin az yağlı peynir yiyenlere ve hiç yemeyenlere göre arttığı belirlendi.. 2

Peynir veya süt ya da sadece tereyağı yiyenlerde yapılan çalışmada peynir yiyenlerde metabolizmanın hızlandığı ve kilo vermenin kolaylaştığı belirlendi.. Bu sonuçlar, artan bütirik asit seviyelerinin kolesterolü azaltmasıyla ilişkilendirildi.. 3

Yağdan zengin diyetin hayvanlarda da karaciğer yağlanmasını önlediği ve kalp-damar hastalıkları riskini belirleyen lipit seviyelerinin düzeldiği gösterildi.. 4

Fransızların meşhur rokfor peynirinin kalp-damar hastalıklarını önlediğini; peynir, tereyağı gibi süt ürünlerinden zengin diyetin kilo vermeyi kolaylaştırdığı, kan basıncını düşürdüğü, kalp hastalıkları ve diyabet riskinin azaldığını ortaya koyan araştırmalar da var.. 5, 6

Daha önce İsveç’te yapılan araştırmada tam yağlı süt ve tereyağı, kaymak gibi tam yağlı süt ürünlerini tüketenlerde göbek yağlanmasının yağsız süt ürünlerini tercih edenlere göre daha az olduğu ortaya konmuştu.

İsveç Sağlık Bakanlığı da düşük yağlı diyet dogmasını reddeden ve vatandaşlarına düşük karbonhidratlı yağdan zengin diyet tavsiye eden ilk Batı ülkesi olmuştu.. 7

Harvard’lı meşhur araştırmacımız Gökhan Hotamışlıgil diyor ki:

“Peynir gibi tam yağlı süt ürünleri birer öcü değildir. Evrimsel perspektiften de memelilerin yaşamaları süt içmelerine bağlıdır.,

Peynirin mucizelerini anlamak için daha çok çalışma yapmak lazım ama peynir severler için iyi haberim şudur ki makul miktarda peynir yemek çoğu kimse için faydalıdır..

Ben de şimdi kendimi hiç suçlu hissetmeden peynirimi yiyorum, siz de öyle yapın..” 8

✳SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİNİN FAYDALARI..!

İhtiva ettikleri doymuş yağlardan dolayı kalp krizi, felç ve erken ölümlerin bir numaralı sebebi olarak gösterilen süt ve süt ürünleri amino asitler, D ve K vitamini, kalsiyum, magnezyumdan zengindir..

Tam yağlı süt ürünlerinin bu müspet tesirleri büyük ölçüde bütirik asit, trans palmitoleik asit ve konjüge linoleik asit gibi faydalı yağ asitlerinden kaynaklanır..

Palmitoleik asit vücutta çok az üretilir ama tam yağlı süt ürünlerinde özellikle de peynirde fazla miktarda bulunur..

Palmitolat, doymuş yağların sebep olduğu hasarları düzeltir, insülin gibi kan şekerini düşürür, anti-enflamatuar etkileri vardır ve diyabete karşı da korur..

Bunun yanında sütün özellikle fermente edilerek yoğurt, ayran, kefir şeklinde tüketilmesiyle probiyotikler yani dost bakteriler de alınmış olur..

NEDEN TAM YAĞLI SÜT..!

BİR: Yağlı sütün sindirimi daha yavaştır ve daha doyurucudur..

İKİ: Yağlı süt kan şekerinin artmasını önler, oysa yağsız süt kan şekerini ve insülin salgısını artırabilir..

ÜÇ: Doymuş yağlar sağlıklı yaşamak için şarttır, hazır gıdalarda bulunan trans yağlar zararlıdır..

GELELİM NETİCEYE..!”

Başta obezite, diyabet, kalp-damar hastalıkları, kanserler olmak üzere, tüm dünyayı saran mikropsuz kronik hastalık salgının en önemli sebebi beslenme hatalarıdır..

Bu hataların en büyüğü de insanların binlerce senedir hem de afiyetle yedikleri besinlerin suçlu ilan edilerek insanların “işlenmiş ve aşırı işlenmiş gıdalara” yönlendirilmesidir.

Sütün mayalanmasıyla elde edilen tüm ürünler, sadece kalp ve damarların değil genel olarak sağlığımızın koruyucularıdır, mutfağınızdan, sofranızdan eksik olmasınlar!

Sağlığımız ve kesemiz için “ev yemeklerine” geri dönmeliyiz. Hele de çocuk sahibi olanların evinde mutlaka tencereler kaynamalıdır..

Tüm ailenin bir masa etrafında toplandığı, huzur içinde yenilen ev yemeklerinin lezzetini ve sıhhatimize katkılarını hangi “beş yıldızlı” Michelin restoranı verebilir ki.?

İLGİLİ HABER

Kaynaklar:

1. https://journals.plos.org/plosmedicine/article?id=10.1371/journal.pmed.1003763
2. http://ajcn.nutrition.org/content/early/2016/08/23/ajcn.116.134932.abstract
3. http://pubs.acs.org/doi/abs/10.1021/jf505878a
4. http://link.springer.com/article/10.1007/s13594-016-0288-z?wt_mc=Affiliate.CommissionJunction.3.EPR1089.DeepLink
5. http://www.medical-hypotheses.com/article/S0306-9877(12)00385-4/abstract
6. http://news.curtin.edu.au/media-releases/higher-dairy-intake-can-help-fight-obesity/
7. https://healthimpactnews.com/2013/sweden-becomes-first-western-nation-to-reject-low-fat-diet-dogma-in-favor-of-low-carb-high-fat-nutrition/
8. https://time.com/4619162/cheese-health-food-cholesterol/

Makale adı: Biomarkers of dairy fat intake, incident cardiovascular disease, and all-cause mortality: A cohort study, systematic review, and meta-analysis

© The Independentturkish// Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta 

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top