BİLİM & TEKNOLOJİ

İnsan bedeninde insanların geçirdiği evrim nedeniyle işlevini yitirse de henüz tam olarak kaybolmamış organlar bulunuyor

.

✳İNSAN EVRİMİNİN EN ESKİ KANITI: KERTENKELEMSİ KASLAR..!
“ABD’de yapılan yeni bir araştırma insan elinde henüz anne karnında iken kaybolan ‘kertenkelemsi’ kaslar bulunduğunu ortaya koydu..!”

Araştırmayı yapan bilim insanlarına göre bu sonuç, insan evrimini anlama açısından kuyruksokumu, apandisit ve yirmi yaş dişleri işlevsiz organlara göre daha çarpıcı bir kanıt..

İnsan bebeklerinin ana rahminde gelişirken ellerinde kertenkelelerin kaslarını andıran kaslar oluştuğu, bunların sonradan yok olduğu tespit edildi..

✅Development adlı bilimsel dergide yayımlanan araştırmaya göre bu, evrim sürecinin insanlardaki en eski kanıtı..

Bu kaslar, 250 milyon yıl önce kertenkelelerden memelilere evrilen atalarımızdan beri memelilerde bulunmuyor..

 İnsan bedenlerinin bu kasları doğum öncesi neden yok ettiği ise bilinmiyor..

Biyologlar bu yok etme sürecinin, insanların başparmaklarında diğer parmaklarına kıyasla fazladan bir kas bulunmasıyla bir bağlantısı olabileceğini düşünüyor..

Bilim insanları bu bulguyu tespit etmek için 7-13 hafta arasındaki embriyo ve fetüsleri 3 boyutlu yazıcılarla inceledi.. Bu kaslar nadiren de olsa bazı embriyolarda yok olmuyor ve normalden farklı ellere sahip olan bebeklerin doğmasına yol açıyor..

  • ABD’deki Howard Üniversitesi’nden Dr. Rui Diogo:

“Evrim sürecinde bu kaslara olan ihtiyacımızı kaybettik.. El kasları oluşurken muhtemelen önce bu kasların oluşması gerekir.. Evrim sürecinin karmaşık olması nedeniyle bunun arkasındaki dinamiği tam olarak tespit etmenin zor olduğunu söyleyebilirim..”

İŞLEVSİZ ORGANLARDAN DAHA ÇARPICI..!”
  • Dr. Diogo:

“Bu kasların insanlarda evrim sürecinden kalan işlevsiz organlara kıyasla çok daha çarpıcı olduğunu belirtmeliyim.. 

İnsan bedeninde kuyruksokumu, apandisit ve yirmi yaş dişleri gibi geçmişte işlevi olan fakat insanların geçirdiği evrim nedeniyle işlevini yitirse de henüz tam olarak kaybolmamış organlar bulunuyor.. 

Fetüs ve embriyolarda tespit edilen kaslar 250 milyon yıl önceki ilk memeli atalarımızdan beri memelilerde yok..”

“Bebeklerin ayak kasları da incelendi..!”
  • Dr. Diogo:

“Hiçbir memelide, ne farede ne köpekte böyle bir kasa rastlayamazsınız.. Çok uzun zaman önce yok olmuşlardı, bu yüzden insan embriyolarında oluştuğunu görmek etkileyici..

Bugüne kadar balık, kurbağa, tavuk ve farelerin erken gelişim dönemlerini kendi türümüze kıyasla daha iyi biliyorduk ancak ileri görüntüleme teknikleri sayesinde insan embriyolarını da detaylı bir şekilde görebilmeye başladık..

 Bu araştırmanın özel yanı, bu kasların varlığının yanı sıra ne zaman oluşup ne zaman yok olduklarını ortaya çıkarmamızdı..

Bundan sonra sorabileceğimiz önemli soru, başka nelerin bedenimizden bu şekilde yok olduğu. Fetüslerin yalnızca el ve ayak kasları değil tüm bedenleri incelendiğinde başka neler göreceğiz? Bunların oluşması ve yok olmasını ne sağlıyor..?”

Biyologlar yakın zamanda fetüslerin farklı bölgelerini de benzer bir şekilde incelemeyi düşünüyor..

✅Bilim insanları embriyoların ayaklarını gözlemlediğinde de bazı kasların önce oluşup sonra yok olduğunu keşfetmişlerdi.. Bu kaslar, maymunların ağaçlara tırmanmak ve nesneleri ayaklarıyla kontrol etmek için kullandığı kaslardı..

  • Dr. Diogo:

“Kaybolan bu kasların her zaman insanların avantajına olmadığını söyleyebilirim.. Kaybettiğimiz bazı şeyler bizi daha iyi insanlar kılmıyor.. Bizi gerçekten ‘süper insanlar’ yapabilecek şeyleri de kaybediyoruz.. Onları kaybetme nedenimiz ise artık onlara ihtiyaç duymamamız.”

✳İNSAN ANATOMİSİNDE EVRİMİN İZLERİ..!
“evrimsel değişimin bir ürünü olan insanda körelmiş organlar..!

Evrim bir dönüşüm, değişim sürecidir. Doğal seçilim yoluyla sadece yeni bir organ oluşmaz; yeni ve uyumlu olan organ özelliklerinin ortaya çıkması gibi, işlevsel olmayan organ ve özelliklerin de körelmesi ya da tamamıyla yok olması söz konusudur..

Körelme seçilim baskısına göre de hızla veya yavaş olabilir.  Evrimsel değişimin bir ürünü olan insanda da körelmiş organları görmemiz pekâlâ mümkündür..

✳YİRMİLİK DİŞLER..!

Atalarımızın diyetleri (beslenme şekilleri) daha çok sebze ağırlıklıydı..

Gerekli besini elde etmek için de daha fazla azı dişine (öğütücü diş) sahiplerdi.. Beslenme alışkanlarının değişmesiyle yirmilik dişler körelmeye başladı..

Beslenme alışkanlıklarının yanı sıra doğumun daha kolay olması için çenenin küçülmesi de çeneye sığmaz hale gelen yirmilik dişlerin körelmesinde etkili oldu.. Günümüzdeki popülasyonun %30’unda bu diş hiç oluşmamaktadır..

✳APANDİS..!

Beslenme şeklinin değişmesine bağlı olarak insanda küçülerek kaybolmakta olan apandis, otçul atalardan kalan bağırsağın bir bölümüdür..

Özellikle yüksek selüloz içerikli olan yapraklarla beslenen hayvanlarda, selülozun sindiriminde yardımcı olmaktadır..

Yoğun yapraklı diyete sahip olan atalarımızda apandis sindirime yardımcıydı..

Bağırsak florasının ishal ve zehirlenme olaylarından sonra yenilenmesi ve yararlı bağırsak bakterileri için sığınak oluşturmasından hala bazı fonksiyonlara sahip olduğu düşünülüyor..

✳ÜÇÜNCÜ GÖZ KAPAĞI..!

Kuşlar, sürüngenler ve balıklarda ortak olan bu yapı memelilerde oldukça nadir görülür..

Bilinen primat türleri içerisinde de bu yapıyı işlevsel olarak kullanabilen tek primat Calabarangwantibo adlı bir tür lemurdur.. İnsanlarda da oldukça küçülen bu yapının kalıntısı dikkatle bakıldığı zaman rahatlıkla görülebilir..

✳’TÜYLERİN’ DİKEN DİKEN OLMASI (CUTISANSERINA)..!

‘’Tüylerim diken diken oldu’’ sözünü eminiz büyük bir çoğunluğumuz günlük hayatımızda kullanmışızdır..

Aslında bu söz hatalıdır çünkü bir memeli türü olan bizlerde tüy değil kıl bulunur. Üşüdüğümüzde veya korktuğumuzda diken diken olan da kıllarımızdır..

Çok fazla vücut kılına sahip atalarımızda soğuktan korunmak veya bir savunma mekanizması olarak tehdit karşısında boyut olarak daha büyük göstermek için kullanılan minik kas yapıları (arrector pili) halen vücudumuzda bulunmasına rağmen bilinen herhangi bir işlevi bulunmamakta..

✳PLANTARİS KASI..!

İnsan bacağında hiçbir işlevi bulunmayan plantaris kası diğer hayvanlarda nesneleri ayakları ile kavramak ve tutmak için kullanılır..

Plantaris kası cerrahi müdahalelerde dokuya ihtiyaç duyulduğunda başka organlarda kullanılmak için yerinden alınır.. İnsanların %9’u bu kasa hiç sahip değildir..

✳JACOBSON ORGANI (VOMERANAZAL ORGAN)..!

Bütün memelilerde bulunan, kuşlarda ve balıklarda bulunmayan bu yapı, feromon adı verilen cinsel istek, tehlike işareti veya yiyecek izlerine ilişkin bilgileri tetikleyen kimyasalları tespit etmek konusunda özelleşmiş organdır..

Birçok hayvanda çiftleşmek için eş bulma ve potansiyel tehlikeleri anlaması konusunda yardımcıdır.. İnsanlarda da doğumdan itibaren bulunan bu organın insanlarda işlevselliği bulunmamaktadır..

✳AURICULARIS KASLARI..!

Çoğu memelinin kulaklarını seslere doğru yöneltmek, özel seslere odaklanarak kulaklarını kontrol etmek için kullanılan bu kaslar insanda da hala bulunmasına rağmen işlevini epey bir kaybetmiştir..

Bazı insanlar kulaklarını kıpırdatmak için hala kullanabiliyor olsa da birçoğunda da sinirsel bağlantılar zayıfladığı için hiçbir şekilde hareket ettiremez.. Bu sebeple insanda da bilinen bir görevi bulunmamaktadır..

✳DARWIN NOKTASI..!

Memelilerin çoğunda bulunan; seslerin geldiği yere odaklayabilmelerinde ve daha hassas bir duyma yetisine sahip olmalarına yaradığı düşünülen bu kalıntının insanların da sadece %10’unda bu yapı görülmektedir ve herhangi bir işlevi bulunmamaktadır..

✳KUYRUK SOKUMU (COCCYX)..!

İnsanda bir zamanlar mevcut olan hatta doğumdan önce anne karnındaki ilk dönemlerde de oluşan ve sonraki evrelerde hücrelerin yok edilmesiyle doğumdan sonra görmediğimiz kuyruğun kalıntısı olan birkaç küçük ve birleşmiş omurdan oluşan bu kemik, insan kuyruğa olan ihtiyacını tam olarak yitirse de hala bazı işlevlere sahiptir..

Pelvis boşluğunun altını destekleyen kas gruplarının yapıştığı bir bölgedir ve oturma, yaslanma da destek görevi görür.. Bazı insanlarda körelmiş kuyruk kasları da bulunmaktadır..

✳PALMARISLONGUS KASI..!

Ağaçta yaşayan primatların genelinde gördüğümüz ancak daha çok karada yaşayan primatlarda farklılık gösteren bu kas plantaris kası gibi cerrahi işlemlerde doku olarak kullanılıyor..

İnsanların %14’ünde bu kas bulunmuyor.

Evrensel

İLGİLİ HABER

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top