SAĞLIK

MEME KANSERİNDE KEMİK METASTAZINA YOL AÇAN PROTEİN SAPTANDI

.

KADINLARA BÜYÜK MÜJDE

🎗 MEME KANSERİNDE ‘ERKEN TANI’ UYARISI..!
  • Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Neşet Köksal:

“Anne, kız kardeş gibi birinci derece akrabalarında meme kanseri olması bu hastalığa yakalanma riskini 2 kat artırır.. BRCA gen mutasyonu olan ya da ailesinde meme kanseri olan kadınlar daha genç yaşta meme kanserine yakalanabilir..”

“Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanserinin görülme yaşı, gün geçtikçe düşüyor..!”
  • Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Neşet Köksal:

“Tüm olumsuz gibi görülen tabloya rağmen can kayıpları azaldı.. Toplumsal farkındalığın artması, tarama yöntemlerinin yaygınlaşması ve hedefe yönelik tedavilerle meme kanserine karşı son yıllarda yüz güldürücü sonuçlar elde edildi..

Genç yaşta meme kanseri görülme sıklığı günümüzde artış gösterdi..Ancak bana bir şey olmaz demeden, 20’li yaşlardan başlayarak her genç kadının kendi kendine elle muayeneye başlaması gerekli..” 

cafemedyam
🎗 ‘BANA BİR ŞEY OLMAZ’ DEMEYİN..!
  • Prof. Dr. Neşet Köksal:

“Meme kanseri tedavisinin mümkün olduğunu ve erken tanı konulduğunda tedavi başarısının oldukça yükseldiğini söylemeliyim..

İstatistiklere göre, dünyada her 7-8 kadından birinin hayatının belirli bir döneminde meme kanserine yakalanabiliyor.. Bununla paralel genç yaşta meme kanseri görülme sıklığı da günümüzde artış gösteriyor..

Ancak ‘bana bir şey olmaz’ demeden, 20’li yaşlardan başlayarak her genç kadının kendi kendine elle muayeneye başlaması gerekli.. Erken tanı sayesinde meme kanserine karşı mücadeleyi kazanmak mümkün..” 

“CAN KAYIPLARINI AZALTMAK MÜMKÜN..!”
  • Prof. Dr. Neşet Köksal:

“Meme kanserinin erken teşhisi için yapılması gereken üç yöntem var..

Öncelikle kadınların 20’li yaşlarından itibaren düzenli kendi kendine elle meme muayenesi yapmasını, elle yapılan muayenede şüpheli bir durum olduğunda hekim tarafından meme muayenesinin gerekli olduğunu ifade etmeliyim. .

Hekim muayenesi sonrasında yine şüpheli bir durum olduğunda mamografi ve meme ultrasonu gibi görüntüleme yöntemlerine başvurulması gerektiği uyarısında bulunmak isterim..

Bu şekilde hem erken tanı, hem de meme kanserine bağlı can kayıplarının azalması mümkün..”

30-40 YAŞ ARASINA DİKKAT..!”
  • Prof. Dr. Neşet Köksal:

“Son yıllarda ülkemizde de toplumsal farkındalığı artırmaya yönelik çalışmalarla birlikte insanlar çok daha bilinçli hale geldi..

30-40 yaş arasındaki her kadın 3 yılda bir uzman hekim kontrolünden geçmelidir.. 40 yaşından sonra ise yıllık mamografik kontrolleri yapılmalıdır.. Birinci derece akrabalarında genç yaşta meme kanseri saptanan kadınlarda ise taramaya kanserin saptandığı yaştan 10 yıl önce başlanması gerekir..” 

“KADINLARDA MEME KANSERİ 40 YAŞINDAN SONRA ORTAYA ÇIKIYOR..!”

Düzenli yapılan mamografinin de meme kanserine karşı önemli olduğuna işaret eden Köksal, düzenli mamografi taramaları sayesinde meme kanserinden yaşam kaybının önemli ölçüde düştüğünü sözlerine ekledi..

Köksal, istatistiklere göre, kadınlarda meme kanserinin yaklaşık yüzde 70-80 oranında 40 yaşından sonra ortaya çıktığını ifade ederek, şunları aktardı..

  • Prof. Dr. Neşet Köksal:

“Ancak 40 yaş altında görülen meme kanserinin daha agresif seyirli olması önemini artırıyor. BRCA1 ve BRCA2 gen mutasyonlu kalıtsal meme kanserleri, meme kanserlerinin yaklaşık yüzde 15’ni oluşturur. Anne, kız kardeş gibi birinci derece akrabalarında meme kanseri olması bu hastalığa yakalanma riskini 2 kat artırır. BRCA gen mutasyonu olan ya da ailesinde meme kanseri olan kadınlar daha genç yaşta meme kanserine yakalanabilir. Bu nedenle bu gruptaki kadınlar meme kanseri taramalarını yaptırmak için 40 yaş sonrasını beklememelidir.”

🎗 Meme kanserinin çaresi bulundu! MEME KANSERİNDE KEMİK METASTAZINA YOL AÇAN PROTEİN SAPTANDI..!
“kemik metastazı meme kanserinin en sık yayıldığı yerlerin başında geliyor..!”
  • Prof. Dr. Uğur Coşkun:

“Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türü. Hayatları boyunca neredeyse her 8 kadından 1 tanesi meme kanserine yakalanıyor. .

Erken safhalarda teşhis edilen hastalarda kanserin yayılmasını yani metastazı önlemeye yönelik tedaviler uygulandığını, fakat buna rağmen bir kısım hastada metastazın önlenemediğini belirtmeliyim..”

Meme kanserinde kemik metastazına yol açan protein saptandı
  • Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Uğur Coşkun:

“Kemik metastazı meme kanserinin en sık yayıldığı yerlerin başında geliyor..

Genova Üniversitesinden Didier Picard ve arkadaşları Nature Communications dergisinde birkaç gün önce ilginç bir çalışma yayınladılar..

Araştırmacılar yaptıkları deneysel çalışmada ZEB1 isimli proteinin meme kanseri hücrelerin esnekliğini artırdığı ve metastaz ile ilişkili olabileceğini saptadılar..

Bu deneysel çalışmanın sonucuna göre eğer tümör hücreleri ZEB1 proteini içeriyorsa kemiğe metastazın geliştiği, eğer bu protein tümör hücrelerinde bulunmuyorsa metastazın direkt olarak akciğerde olduğunu saptadılar..”

“Günümüzde artık her kanser hastasını bireysel olarak değerlendirme dönemindeyiz..!”
  • Prof. Dr. Coşkun:

“Her hastanın kendi tümör özelliklerine göre hastalık seyri değişiklik göstermekte.. Bu çalışma bize metastazın hangi bölgeye olabileceğini gösterebilmesi açısından önemli..

Eğer bu ZEB1 proteinin rolü insan çalışmalarında da ortaya konulursa hangi meme kanseri hastasının kemik metastazı, hangisinin akciğer gibi organ metastazları açısından risk altında oldukları önceden saptanabilecek..

Bu ve benzeri mekanizmalar ortaya konuldukça daha etkin tedavi yöntemleri geliştirmek hatta metastazı gelişmeden önlemek mümkün olabilir..” 

🎗 KADINLARA BÜYÜK MÜJDE ..!

Batı Avustralya Üniversitesi (University of Western Avustralya) tarafından yapılan araştırma; Bal arılarının zehri, sağlıklı hücrelere zarar vermeden meme kanseri türlerini tedavi etmek için kullanılabilecek..

Biliminsanları zehrin, sınırlı tedavisi olan farklı meme kanseri türleri üzerindeki etkilerini inceledi ve zehrin tümörleri ve kanserli hücreleri hızla yok ettiğini keşfetti..

Avusturyalı biliminsanlarından meme kanserine karşı kritik açıklama geldi..!”

Batı Avustralya Üniversitesi (University of Western Avustralya) tarafından yapılan araştırmada, bal arılarının zehrinin, sağlıklı hücrelere zarar vermeden meme kanseri türlerini tedavi etmek için kullanılabileceği açıklandı..

312 ARININ ZEHRİ KULLANILDI..!”

Uzmanlar, araştırmanın bir parçası olarak Avustralya’nın Perth kenti, İrlanda ve İngiltere’de bulunan 312 arının zehrini kullandı..

Ekip zehrin, sınırlı tedavisi olan farklı meme kanseri türleri üzerindeki etkilerini inceledi ve zehrin tümörleri ve kanserli hücreleri hızla yok ettiği keşfedildi..

KANSER HÜCRELERİNİN YÜZDE 100’ÜNÜ ÖLDÜRMEK İÇİN KULLANILDI..!”

Bu araştırmadan önce bal arısı zehrinin ya da zehrin ‘melitin’ adı verilen bir bileşeninin, kanserli ve normal hücre tipleri üzerindeki etkilerinin karşılaştırılmadığı belirtildi..

Araştırmacıların, ‘melitin’i zehirden ayırabildiği, yeniden yaratabildiği daha sonra da normal hücreler üzerinde bir etkisi olmadan kanser hücrelerinin yüzde 100’ünü öldürmek için kullandığı ifade edildi.. 

Ekip, elde edilen sentetik ürünün, bal arısı zehrinin anti-kanser etkilerinin çoğunu yansıttığını buldu.. Ürünün, diğer kanserli hücrelerin yanı sıra üçlü negatif meme kanserinin yaşayabilirliğini ‘seçici ve hızlı bir şekilde’ azaltmayı başardığı ifade edildi..

🎗 ZEHİR, KANSER HÜCRELERİNİ ÖNEMLİ ÖLÇÜDE AZALTTI..!
  • Araştırmanın başındaki isim Doktor Ciara Duffy:

“Doğru konsantrasyonlardaki ‘melitin’in 60 dakika içinde kanser hücresi zarlarını tamamen yok etmek için kullanılabilir..

Ayrıca, bal arısı zehri içindeki ‘melitin’in başka özelliğinin daha dikkat çektiği ve 20 dakika içinde kanser hücresi büyümesi ve hücre bölünmesi  için gerekli olan kanser hücrelerinin kimyasal mesajlarını önemli ölçüde azaltmayı başardı..

Ek olarak, meme kanseri hücre zarlarında gözenekler veya delikler oluşturduğu ve hücre ölümünü artırmak için diğer tedavilerin kanser hücresine girmesini potansiyel olarak mümkün kıldığı için ‘melitin’in mevcut kemoterapi ilaçlarıyla kullanılıp kullanılmayacağı test ediliyor..”

Op. Dr. Fikret Baştımar meme kanserine karşı uyardı
🎗 KANSER VAKALARI GİDEREK TÜM DÜNYADA ARTIYOR..!
“Op. Dr. Fikret Baştımar meme kanserine karşı uyardı..!”
  • Op. Dr. Fikret Baştımar:

“Meme kanseri kadınlarda en çok görülen kanserler arasında yer alıyor.. Meme kanserine yakalanmaktan değil geç kalmaktan korkun.. Kadınlarda meme kanseri riski erkeklerden 100 kat daha fazla..

Meme kanseri erken tanıyla hem başarılı bir şekilde tedavi edilmekte hem de meme koruyucu cerrahi ile kadınlar memelerini kaybetmemektedir..

Meme kanseri hücresi bir hücreden bir cm lik büyüklüğe ortalama 5 yılda ulaşmakta olduğundan, hiçbir şikâyet olmaksızın meme de kanser hücresine rastlanabiliyor.. Bu nedenle kadınların mutlaka düzenli olarak doktor kontrolünden geçmelerini, özellikle 20 yaşından sonra her kadının en azından kendi kendine meme muayenesi yapmasını öneriyoruz..

 20 – 39 yaş arası kadınların 1 ila 3 yılda bir, 40 yaş üstü kadınların ise her yıl düzenli olarak mutlaka meme kontrolünden geçmesi gerekmektedir..

Özellikle 40 yaş üstü kadınlar yılda bir kez Mamografi çektirerek kanserin erken yakalanmasını sağlayabilirler..

Dünya Sağlık Örgütünün meme kanserinin erken teşhis ve tedavisi için oluşturduğu ‘Meme Kanseri Tarama Programı‘ bizim hastanemizde de titizlikle uygulanmaktadır..”

🎗 BU BELİRTİLERE DİKKAT..!
  • Op. Dr. Fikret Baştımar:

“Eğer memede ağrısız ele gelen şişlik, meme derisinde çekilme, portakal kabuğu görünümü, kızarıklık, meme şeklinde değişiklik, meme başında kabuklanma, soyulma, yine meme başında kanlı akıntı, meme başındaki şekil değişikliği, meme başının içeri çökmesi gibi belirtilerin bir veya bir kaçının olması halinde vakit kaybetmeden doktora başvurmak gerekir..

Meme kanserinin belli bir sebebi olmaksızın çeşitli risk faktörlerinin varlığında daha sık görülmektedir.. En önemli risk faktörleri kadın olmak ve ileri yaştır.. Kadınlarda meme kanseri sıklığı yaşla birlikte artmaktadır, kanserlerin çoğu 55 yaşından sonra görülmekle birlikte 40 yaşın altında da görülebilmektedir..

🎗 MEME KANSERİNDE İKİ TÜRLÜ RİSK FAKTÖRÜ VAR..!
  • Genel Cerrahi Uzman Op. Dr. Fikret Baştımar:

“Meme kanserinde iki tür faktör var.. Değiştirilemeyecek ve değiştirilebilir faktörler..

Özetleyecek olursak, kadın olmak ve yaş kesin risk faktörleri olmakla birlikte çevresel faktörler ve yaşam stilinin de meme kanseri gelişimi üzerinde etkili olduğu bilinmektedir..

Bu risk faktörlerinin bir kısmını değiştirme imkânımız bulunmazken bir kısmını ise değiştirerek riski azaltabiliriz..

Değiştiremeyeceğimiz risk faktörleri arasında kadın olmak, ileri yaş, bir memesinde kanser olması, ailede meme kanseri öyküsü olması, bozuk meme kanseri geninin anne veya babadan geçmesi, bazı iyi huylu meme hastalıkları, erken adet görme, geç adetten kesilme sayılabilir..

Bunlar riski 2-5 kat arasında artırmaktadır. Değiştirebileceğimiz risk faktörleri arasında ise yaşam tarzımız ve çevresel faktörler rol oynamaktadır, hiç doğurmamak veya 30 yaşından sonra doğurmak, doğum kontrol hapı kullanmak, menopoz sonrası hormon tedavisi görmek, emzirmemek, içki içmek, spor yapmamak, aşırı kilolu veya şişman olmak değiştirebileceğimiz nitelikte faktörler arasında yer almaktadır..”

🎗 MEME KANSERİNDEN KORUNMAK İÇİN..!
  • Op. Dr. Fikret Baştımar:

“Meme kanserinden korunma yolları.. Kendi kendine meme muayenesini ihmal etmemek, düzenli doktor muayenesinden geçmek, 40 yaş sonrasında her yıl düzenli mamografi çektirmek, memede normal olmayan bir durumla karşılaşıldığında doktora başvurmak, mümkünse 30 yaşından önce doğum yapmak ve en az 18 ay emzirmek, yağdan fakir, liften zengin diyetle beslenmek, sigara içmemek, fazla alkolden kaçınmak, düzenli egzersiz veya günde ortalama bir saat yürüyüş yapmak..” 

İLGİLİ HABER

Yeniçağ

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top