ERGEN

ERGEN

Doç. Dr. Veysi Çeri "Geçen yıl yaptığımız bin kişi katılımlı bir araştırmaya göre gençlerin yüzde 35'inde depresyon görüldü.. Bu kişilerin bazılarında orta ve ileri derece depresyona rastladık..Öz kıyım düşüncelerinin eşlik ettiği durumlar da arttı..

♦ Uzmanların cevabını aradığı soru: ‘Çocuklarda antidepresan kullanılır mı..!?’

“Ekonomik sorunlar, belirsizlik, geleceğe dair umutsuzluk gibi durumlar çocuklar ve gençlerin ruh sağlığını olumsuz etkiliyor..!”

İntiharın yükselişinden endişe ediliyor.. Uzmanlar gerekli durumlarda ilaç tedavisi öneriyor..

 

Ekonomik zorluklar, aile içi sıkıntılar, gelecek kaygısı, belirsizlik, pandemi, savaş, doğal kaynakların azalması gibi durumlardan etkilenenlerin başında çocuklar ve gençler geliyor.. 

Bu kişiler arasında depresyon, anksiyete, öz kıyım (intihar) düşüncesi ve hatta kimi zaman buna yönelik eylemler de artış gösterebiliyor..

Cocuk ve ergen psikiyatristleri Doç. Dr. Veysi Çeri ve Doç. Dr. Sevcan Karakoç, çocuk ve gençlerin ruh hallerine ilişkin şüpheli durumları fark edip erken harekete geçmenin kritik önem taşıdığı görüşünde..

Bu nedenle aileler ve eğitmenlerin tetikte olması, çocuklar ve gençlerin ruh hallerine ilişkin farklı bir durum sezildiğinde ivedilikle hekime başvurulması gerekiyor..

“Tedavide ilaç kullanıp kullanılmaması merak konusu..!”

Twitter’da da yürüyen bir tartışmada bu durumu destekleyenler de karşı çıkanlar da oldu..

Ancak Doç. Dr. Çeri ve Doç. Dr. Karakoç’a göre bazı durumlarda çocuk ve ergenlerde de antidepresan tedavisine başvurmak gerekebiliyor..

Kendine zarar verme, intihar gibi düşüncelerle başa çıkmada kimi zaman ilaç tedavisine başvuruluyor. Çocuklarda 6 yaştan itibaren kullanım onayı alınmış ilaçlar bulunuyor / Fotoğraf: Pixabay// cafemedyam

♦ Oyun ve sosyal medya bağımlığı katlandı..!

Doç. Dr. Veysi Çeri. Independent Türkçe.jpg
Doç. Dr. Veysi Çeri / Fotoğraf: Independent Türkçe// cafemedyam

–   Doç. Dr. Veysi Çeri:

“Günümüzde her iki gençten birinde depresyon başta olmak üzere anksiyete bozuklukları (ayrılık anksiyetesi, sosyal fobi vb) ya da zarar verici madde (alkol, esrar) kullanımı olmak üzere psikiyatrik hastalıklar bulunuyor..

Sosyal medya ve oyun bağımlığı arttı..

Denetimi kaybeden bir çocuğun 1 saat yerine 6 saatini bilgisayar başında geçirdiğini, dikkatinin dağıldığından konsantre olamadığını, kafasının sürekli bağımlı olduğu şeyde kaldığını belirtmeliyim..

Aileler müdahalede bulunduğunda ise çocukların yoğun öfkesi ile karşılaşmaktan…”

♦ Gençlerin yüzde 35’inde depresyon görüldü, öz kıyım düşüncesi arttı..!

–   Doç. Dr. Veysi Çeri

“Geçen yıl yaptığımız bin kişi katılımlı bir araştırmaya göre gençlerin yüzde 35’inde depresyon görüldü.. Bu kişilerin bazılarında orta ve ileri derece depresyona rastladık..Öz kıyım düşüncelerinin eşlik ettiği durumlar da arttı..

Gençlerde uzun zamandır görülmeyen disosyatif kişilik bozukluğu vakaları da öne çıktı..

Yoğun stres altında depresyonla birlikte birden fazla kişiliğin olmaya başladığı durumlar, sinirli, gergin, mutsuz hallerin ya da aşırı mutlu, sevecen olabilme şeklinin görülebildiğini söylemeliyim..”

 

♦ Gençlerde anksiyete bozukluğu ve depresyon 3-4 kat arttı..!

  • Doç. Dr. Veysi Çeri:

“Çocuklarda depresyondan çok anksiyete bozukluğuyla karşılaşıyoruz.. Çocuk ve gençlerde genel olarak geçmişe göre anksiyete bozukluğu ve depresyon 3-4 kat arttı..

Gençlerde yüzde 7-8 olan oran, yüzde 30-35’lere yükseldi. Aile içi sıkıntılar ve maddi sorunlar, çocuklar ve gençlerde anksiyete, depresyon gelişmesinde çok etkili..”

Tedavi geciktikçe iyileşme zaman alıyor ve yeni hastalıklar geliyor..!

“Çocukların 1-2 yıl gibi sürelerde depresif şekilde gezmesinin sakıncaları..!”

 –  Doç. Dr. Veysi Çeri:

“En önemli noktaların başında bu durumun erken fark edilerek  profesyonel yardıma başvurulması geliyor..

Beynin işleyişi, normali buymuş gibi algılanıyor ve tedaviye karşı beyin savaş veriyor. Uyumsuzluk çıkıyor. Velilerin anksiyete, depresyon tanılarını bilmesi ve tedavi için erken dönemde arayışa girmesi şart. Tedavi geciktikçe iyileşme zaman alıyor ve hastalık şiddetlenince yanına yeni hastalıklar geliyor. Artan bağımlılığın en büyük nedeni, tedavisiz kalınan depresyon. İçine kapanma, olumsuzluğa odaklanma, paylaşımların azalması, karamsarlık, sürekli gergin, huzursuz, keyifsiz olma, iletişimden kopma, dışarı çıkmak istememe, sosyal izolasyonda kalma gibi durumlar.

Gençlerin çoğunun umudunu kaybetmiş durumda olduğunu ileri süren Çeri, bir hastasının “Doktor, öğretmen ya da vali olsam ne olacak? Bir ev milyonlarca lira olmuş, 20-30 bin lira maaş alsam bile neye yeter? Evimi, arabamı alamam. Bir ev milyonlarca lira” dediğini aktardı.

“Bazı çocuklarda anti depresan kullanılması hayatî önem taşıyor..!”

Çocuk ve gençlerin ruh sağlıklarına ilişkin tedavide hangi yöntemlerin kullanıldığını ve özellikle küçük yaştakilerde ilaç tedavisi yapılıp yapılmadığı da merak konusu..

 

–   Doç. Dr. Çeri:

“Gerekmedikçe ilaç kullanılmamalı.. Bazı durumlarda bunun şart olabildiğini ve antidepresan kullanımının hayati önem taşıdığını belirtmeliyim..

Psikiyatrik hastalıklar biyolojik ve psikososyal (ekonomük kriz, evdeki sorunlar, zorbalık, arkadaş baskısı vs.) faktörlerin dinamik etkileşimi sonucunda ortaya çıktığını biliyoruz.. Hastalığın gelişiminde biyolojik faktörler ön planda ise ilaçtan fayda görme oranının yükseldiğini, psikososyal durumlarda ise ilacın etkisinin düştüğünü söyleyebiliriz.

Bu durumlarda da terapiler ve ailesel düzenlemelerle yol alınabildiğini ifade etmeliyim..”

♦ Harekete geçilmezse çocuk intiharları artabilir..!

–   Doç. Dr. Veysi Çeri:

“Günümüzde araştırmalar terapi ve ilaç kullanımı birlikte olduğunda etkinin de arttığına işaret ediyor..”

“Antidepresanların bağımlılık yapar mı..!?”

–  Doç. Dr. Veysi Çeri

“10 farklı tür ilaç var, çocuk ve gençlerdeki kullanılan antidepresanların  bağımlılık yapma durumu yok..”

“Okullardaki ders yükü azaltılsın..!”

–   Doç. Dr. Veysi Çeri:

Gençler arasında en büyük ikinci ölüm nedeni intihar..Harekete geçme çağrısı yapıyorum..Aksi takdirde çocuk intiharları artabilir..

Okullar günün büyük bölümünün geçtiği yerler, çocuklar ve gençler günde 8-9 saat buradalar. Çocuklar ve gençlerin kendilerini okula ait hissetmeleri, okul takımlarına katılımları, yarışmalar önemlidir..

Okulların duygusal boşalım sağlayacağı, daha keyifle vakit geçirilecek bir yer olması şart.. Devlet desteği, çocukların hobi sahibi olmalarına imkan tanınması da kritik önemde.. Sanat, müzik ve spor aktiviteleri, stres azaltır anksiyeteye iyi gelir.. 

Okullardaki ders yükü azaltılsın, aileler çocuklarla beraber daha kaliteli vakit geçirsin..

Veliler, ders başarısından çok çocukların iç dünyasına odaklansın,  çocuklar aileleri tarafından sevildiğini, kabul gördüğünü hissetsin..

Ailecek akşam yemeği yenilmesi, piknik yapılması, doğa yürüyüşleri, telefon, bilgisayardan yani teknolojiden uzak zamanlar önemli.”

♦ Tedaviyi ertelemek beyin ve sinir hücrelerine zarar veriyor..!

 

Doç. Dr. Sevcan Karakoç Demirkaya. Independent Türkçe. jpg
Doç. Dr. Sevcan Karakoç / Fotoğraf: Independent Türkçe// cafemedyam

–   Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Doç. Dr. Sevcan Karakoç:

“Sosyoekonomik sorunların çocuklar ve gençlerin ruhsal durumunu olumsuz etkilediğini söylemeliyim..

Çocuklarda daha çok anksiyete, gelecek derdi, kaygı, temel ihtiyaçların engellenmesi, yiyecek ya da oyuncak alamama, ebeveynler çalışıyorsa onlarla yeterli vakit geçirememe gibi sorunlara rastlanırken buna ek olarak ergenlerde, ailenin ekonomik sıkıntıları kaynaklı davranış bozukluğu, madde kullanım bozuklukları, öğrenme sorunları ve suça yatkınlığın arttı..

Beslenmenin de etkilenmesiyle fiziksel ve zihinsel şekilde olumsuzluklar atabiliyor..

Tüm tedavi kılavuzları dünyada psikoterapi, psikoeğitim, aile ve çocukla çalışmayı öneriyor.. ‘Kişinin depresyonu ömür boyu sürmez, nasılsa büyüyünce geçer’ hatasına düşüp tedaviyi ertelemek sakıncalı..

Hastalık süresi ilerledikçe beyin ve sinir hücrelerine verilen zarar büyüyor.. Bireye göre uygun tedavi yönteminin erken dönemde uygulanması hızlı yol almada önemli..”

 

♦ Gerekli şartlarda tedavi için çocuklarda da antidepresan kullanılabiliyor..!

–   Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Doç. Dr. Sevcan Karakoç:

“Aileler kimi zaman ‘Çocuğuma ilaç verilmesin, antidepresan kullanmadan tedavi edilsin’ görüşünü savunuyor.. İlaç değil terapi talep ediliyor ve kimi zaman maddi sıkıntılar nedeniyle terapi sürdürülmediğinde çocuk hem ondan hem de ilaç tedavisinden mahrum kalmış oluyor. Oysa ilaç tedavisinin kullanıldığı, doğru sonuç alındığı durumlar var..”

6 yaştan itibaren kullanım onayı almış antidepresanlar var..!

 –  Doç. Dr. Sevcan Karakoç:

“6 yaştan itibaren kullanım onayı almış antidepresanların bulunduğunu belirtmeliyim.. İntihar düşünceleri, kendine zarar verme gibi durumlarda ilaç tedavisinden faydalanılabildiğini de sözlerine eklemek istiyorum..”

antidepresan

♦ Antidepresan nedir..!?

“Antidepresan yan etkileri nelerdir..!?”

Her insanın kendini üzgün ve mutsuz hissettiği günler olabilir. Ancak depresyon hastalarında bu üzgün ve çökkün olma hali günler ve haftalar boyunca devam eder..

Depresyon bazı kişiler tarafından hafife alınsa da toplumda her 10 insandan biri hayatı boyunca depresyon geçirmektedir..

İngiltere’de yapılan bir çalışmada yaşları 4-16 arasında olan çocuklarda bile % 4 oranında depresyon tespit edilmiştir..

Ancak doğru tespit, doğru destek tedavisi ve antidepresanlar ile depresyon tedavi edilebilir..

Depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlara antidepresan denir.. 

Antidepresanlar hangi hastalıklar için kullanılır..!?

Obsesif kompulsif bozukluğu olan hastalar:

Kişiyi rahatsız eden takıntılı düşünce ve hareketlere sahip insanlardır.. Takıntılı düşüncelerinden geçici olarak kurtulmak için bazı tekrarlayıcı hareketler yapabilirler. Temizlik hastalığı, simetri hastalığı, büyükten küçüğe doğru dizme gibi…

Yaygın anksiyete bozukluğu olanlar:

Kişiler yaşadıkları durumla uygun olmayacak şekilde sürekli endişelidirler.. Endişe konuları, para, iş, sağlık ve aile ile ilgili olabilir..

Genellikle en olumsuz sonucu düşünürler. Bu düşünceler için ortada bir sebep olması gerekmez.. Kaygı düşünceleri en az 6 ay boyunca devam etmektedir..

Travma sonrası stres bozukluğu yaşayanlar:

Çok stresli, üzücü ve korkutucu yaşamsal olaylardan sonra gelişen aşırı kaygılı olma halidir..

Ciddi trafik kazaları, cinsel saldırı, soygun, uzun süreli cinsel istismar, şiddetli ölümlere tanık olmak, terör saldırıları, deprem, sel ve yangın gibi durumları yaşamış olanlarda sık görülür.. 

Uzun süren kronik ağrıları olan hastalar..

 

Antidepresan nasıl etki eder..!?

Antidepresanlar beyindeki serotonin ve noradrenalin gibi kimyasal maddelerin düzeyini arttırarak etki gösterir.. Bu maddelere nörotransmitter adı verilir..

Adı geçen kimyasal maddelerin kişinin ruh halini iyileştirici etkisi vardır..

Antidepresan ilaçlar beyinden gönderilen ağrı sinyallerini de azaltır. Bu nedenle kronik ağrı tedavisinde de andidepresanlar kullanılmaktadır.. 

✅Antidepresanlar depresyonun nedenini ortadan kaldırmadığından psikoterapi ile birlikte kullanılmalıdır..

“Antidepresanlar ne kadar etkilidir..!?”

Çoğu insan antidepresandan fayda görür.. Hafif depresyon vakalarında çok etkili değilken, ağır depresyon vakalarında oldukça yararlıdır.. 

♦ Antidepresan nasıl kullanılır..!?

Antidepresanlar ağızdan ilaç formunda satılır..

Hekimler başlangıçta düşük dozda başlarlar.. Genellikle faydaları en erken bir hafta düzenli kullanımdan sonra ortaya çıkar.. Bazen bu etki 2-3 hafta sonra da başlayabilir..

Başlangıçta görülen hafif yan etkilere zamanla tolerans gelişebilir.. 4 hafta kullanımdan sonra hiç fayda görülmediyse ilacın değiştirilmesi veya dozun arttırılması gerekebilir..

Genellikle depresyon tedavisi 6 aya kadar uzayabilir. Ancak hayat boyu ilaç kullanması gereken insanlar da vardır..

Depresyon ilaçlarında doz atlamamak, unutulan dozları birlikte almak sakıncalıdır.. 

Antidepresanların yan etkileri nelerdir..!?

Farklı antidepresanların farklı yan etkileri vardır.. Yan etkilerin pek çoğu bir haftalık kullanımdan sonra ortadan kalkar.. Yan etkiler çok şiddetliyse hekime bilgi vermek gerekir..

Her antidepresanın yan etkileri ilaç prospektüsünde yazar..

Genel olarak görülen yan etkiler:

Başlangıçta hastalar kendilerini daha da endişeli hissedebilirler. 

Hazımsızlık ve mide ağrıları

İshal veya kabızlık

İştah kaybı

Aşırı yemek yeme

Baş dönmesi

Uykusuzluk

Baş ağrısı

Cinsel istekte azalma

Orgazm olma zorluğu

Rrkeklerde ereksiyon problemleri

Ağız kuruluğu

Bulanık görme

Aşırı terleme

Çarpıntı

İşeme problemleri

Baş dönmesi

Vücuttan tuz kaybına bağlı belirtiler

İntihar düşünceleri: Nadir olarak antidepresan kullanan hastalarda başlangıçta intihar düşünceleri olabilir. Özellikle 25 yaş altı gençler risk altındadır. Bu belirti ortaya çıktığında doktora ve hastanın yakın çevresine bilgi vermek gerekir. Görülen bu yan etki zamanla ortadan kalkar.

Yukarıda saydığımız yan etkiler her antidepresanda görülmez..

Antidepresanlar içerdikleri kimyasal madde ve etki mekanizmasına göre guruplara ayrılırlar..

Ayrıca her hastada yan etki görülmesi beklenmez.. 

♦ Serotonin sendromu nedir..!?

Serotonin geri alımını azaltan antidepresan kullanımı esnasında ortaya çıkan ciddi bir tablodur..

Başlıca belirtiler:

Bilinç bulanıklığı

Kaslarda seyirme

Terleme

Titreme

İshal

Ateş

Çarpıntı

Nöbet geçirme

Düzensiz kalp atışı (aritmi)

Bu belirtilerden hafif olanlar için doktoru aramak, ağır belirtiler içinse ambulans çağırmak gerekir.. 

Serotonin geri alımını azaltan ilaçlar uzun süre kullanıldıklarında tip 2 diyabete neden olabilecekleri görülmüştür..

Bu ilaçlar bipolar bozukluğun manik evresinde kullanılmazlar.. Tip 1 ve Tip 2 diyabet hastalarında kullanımları uygun değildir.. Hemofili adı verilen kanama bozukluğu olan hastalarda ve epilepsili hastalarda durumu kötüleştirebilirler.. Göz tansiyonu (glokom), ciddi kalp, böbrek hastalığı ve karaciğer hastalığı varlığında çok dikkatli kullanılmaları gerekir.. 

“Antidepresan kullanırken nelere dikkat edilmeli..!?”

Antidepresanlar ibuprofen denilen ağrı kesici dahil olmak üzere pek çok ilaçla etkileşebilir..

İlacı kullanmaya başlamadan önce prospektüsü doğru okumak gereklidir.. İlaç yazılmadan önce kullandığınız ilaçlar konusunda doktorunuza önceden bilgi vermelisiniz..

♦ Gebeler antidepresan kullanabilir mi..!?

Hamileliğin erken evrelerinde antidepresanlar kullanılmaz.. Ancak gebenin genel durumu çok bozuksa, gebeliğine ve etrafına zarar verme potansiyeli varsa istisna yapılabilir..

Antidepresan kullanımına bağlı gebeliğin sonlanması, doğacak bebekte doğuştan kalp hastalığı, doğacak bebekte pulmoner hipertansiyon gibi komplikasyonlar olabilir.. Ancak bu komplikasyonlar her antidepresan kullanan gebede ortaya çıkmaz..

Hamilelerde kullanılabilecek hafif etkili antidepresanlar vardır..

Emziren anneler antidepresan kullanabilir mi..!?

Emziren annelerde normal koşullarda antidepresan kullanılmaz.. Ancak annenin durumu çok ağırsa, bebeğine zarar verme potansiyeli varsa emziren annelerde kullanılabilecek antidepresanlar vardır..

Bazı durumlarda annenin sağlığı ön planda tutularak anne sütü kesilebilir.

♦ Çocuklar ve gençlerde antidepresan kullanımı..!

Genel olarak antidepresanlar çocuklarda ve gençlerde nadir kullanılır.. Bunun nedeni bu ilaçların gençlerde intihar eğilimi yaratmasıdır..

Ancak hasta bilişsel ve davranışçı tedavilere cevap vermiyorsa, çocuk psikiyatri hekimi gözetiminde bu tedaviyi kullanabilir.. İlaç tedavisinin yanında mutlaka psikoterapi yapılmalıdır. 

Antidepresanlarla birlikte alkol kullanılabilir mi..!?

Alkol ile birlikte antidepresan alımı kesinlikle tavsiye edilmez..

Alkol zaten bir depresandır.. Depresyonlu hastalar alkol kullandığında belirtiler kötüleşir.. Alkolle birlikte antidepresan alırsanız, uyuşukluk ve baş dönmesi yaşayabilirsiniz.. 

Antidepresan ilaçlar uyuşturucu ilaçlarla birlikte de kullanılmaz.. Uyuşturucu ilaçların da depresan etkisi vardır..

“Bitkisel antidepresan kullanabilirmiyim..!?”

Sarı kantaron bu konuda en bilinen bitkisel maddedir..

  Ancak bunlar hekimler tarafından önerilmez.. Çünkü içerdikleri etken madde standart değildir.. Klinik araştırmalar yapılmamıştır.. Üstelik diğer ilaçlarla etkileşimleri tehlikeli sonuçlar doğurabilir..

“Antidepresan alanlar araç ve makine kullanabilir mi..!?”

Antidepresanlar baş dönmesi, uyuşukluk ve görmede bulanıklaşmaya neden olabilirler.. Bu nedenle ilacı başladıktan sonra bir müddet araç ve makine kullanılmamalıdır.. 

“Antideprasanı aniden bırakırsam ne olur..!?”

Diğer ilaçlar gibi antideprasanlar aniden bırakılırsa yoksunluk belirtileri ortaya çıkar..

En sık görülen belirtiler baş dönmesi, dengesiz yürüme, yorgunluk ve baş ağrısıdır. Ayrıca hastalık kısa bir süre tekrar nüksedebilir.. Depresyon ve aşırı sinirlilik görülebilir..

Hekimler antidepresanların dozunu yavaşça arttırır, keserken yavaşça doz azaltıp keserler..

Antidepresan kullanırken ”bugün iyiyim ilaç almazsam olur” düşüncesi çok yanlıştır. 

Antidepresanlar yiyecek ve içeceklerle etkileşir mi..!?

Bir grup antidepresan kafeinin etkisini arttırmaktadır.. Bu hastalarda çarpıntı ve huzursuzluk görülmektedir.. Ancak bu etki tüm antidepresanlar için geçerli değildir..

♦ Depresyon için başka hangi tedaviler etkilidir..!?

Hafif depresyon:

Düzenli egzersiz, rahatlama ve uyku..

Orta depresyon:

Hem psikoterapi hem ilaç tedavisi gereklidir.. 

Ağır depresyon:

İlaç tedavisi ve psikoterapi. Tedavi 6 aydan uzun sürebilir..

 

 

© The Independentturkish// Lale Elmacıoğlu

Please follow and like us:

Bir yanıt yazın

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial
Verified by MonsterInsights