SIYASET

Osman Kavala hakkında tutukluluğa devam kararı verildi!

.

“Osman Kavala’nın tutukluğunun devamına karar verildi”

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Çarşı-Gezi davasının üçüncü duruşmasında, 1539 gündür tutuklu olan Osman Kavala’yı tahliye etmedi. Karar oy çokluğu ile alındı..

Yargıtay’ın bozduğu Çarşı Davası ile İstinaf Mahkemesi’nce bozulan Gezi Ana Davası’nın birleştirilmesinin ardından Osman Kavala’nın da arasında bulunduğu toplam 52 sanıklı davanın üçüncü duruşması yapılıyor..

Duruşmada savcı Osman Kavala’nın tutukluluğuna devam talebinde bulundu.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, oy çokluğu ile alınan kararla 1539 gündür tutuklu olan Osman Kavala’yı tahliye etmedi.

Duruşmanın 21 Şubat 2022 günü görülmesine karar verildi.

“OSMAN KAVALA DURUŞMAYA KATILMADI”

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde birleştirme sonrasında görülen üçüncü duruşma büyük duruşma salonunda yapıldı..

Duruşmaya tutuksuz sanıklar Can Atalay, Ayşe Mücella Yapıcı, Tayfun Kahraman ile bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları katıldı. Davanın tek tutuklu sanığı Osman Kavala ise duruşmaya katılmadı..  

Duruşmada CHP Milletvekilleri Özgür Özel, Sezgin Tanrıkulu, Ali Şeker, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile Osman Kavala’nın eşi Ayşe Buğra izleyici olarak yer aldı.

Ayrıca Fransa, İtalya ve Belçika Başkonsolosu, Avrupa Birliği Elçi müsteşarı ABD ve Norveç konsolosluk temsilcilikleri, Hollanda’dan bir milletvekili ve İsveç Konsolosu da duruşmayı takip etti..

Cumhuriyet

“TAKSİM DAYANIŞMASI: GEZİ YARGILANAMAZ”

Taksim Dayanışması, duruşma öncesi adliye önünde basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada Gezi eylemleri nedeniyle açılan davaların derhal düşürülmesi talep edildi..

  • Taksim Dayanışması şu açıklamalarda bulundu:

“Ülkemizin toplum, kent tarihinin en önemli eylemi Gezi direnişi Anayasa zeminde geliştiği tescil edilmesine rağmen yargılanmak isteniyor. Barışçıl direnişimiz ısrarla çarpıtılmak isteniyor. Tekrar söylüyoruz: Gezi’yi kirletemezsiniz. Darbeyle, terörle anılan bir eyleme dönüştüremezsiniz. Yargı marifetiyle karalama çabanız boşuna. Milyonlarca insanın hak talepleri için özgürlük demokrasi için ortaya koyduğu direnişi kirletmenize izin vermeyeceğiz..

Şiddet sarmalını görüyoruz ve ısrarla özgürlük, insanca yaşamı savunmaya devam edeceğiz. Biliyoruz ki Gezi’de yaşam alanlarımızı savunurken ne kadar haklıysak bugün barınma hakkını savunurken de o kadar haklıyız. Ülkemizin 80 kentinde Gezi’ye katılan milyonlarca yurttaşımız bugün haksızca yargılanmak isteniyor. Bu beyhude çabanıza izin vermeyeceğiz. Bu akıldışı, hukuk dışı dava derhal geri çevrilmeli. Somut hiçbir delil olmadığı halde yıllardır siyasi tutsak olan Osman Kavala serbest bırakılmalı. Biliyoruz ve inanıyoruz ki Gezi umuttur, umut yargılanamaz.”

“İDDİANAMENİN SAHİBİ SİYASİ İKTİDAR”

Kavala duruşmaya cezaevinden SEGBİS üzerinden katıldı.

  • Kimlik tespitlerinin ardından ilk sözü sanık avukat Can Atalay aldı. Atalay şunları söyledi:

“Biz size Gezi’yi anlatacağız demiştik. Gezi direnişinin mahiyeti nedir ve neden bu dava ısrarla sürmekte! İddianame hukuki değil siyasi. Gezi direnişi karalamaya çalışılıyor. Bize ‘Teslim olun’ diyor. Asıl siz teslim olun, asla teslim olmayacağız. Bizim fikrimizin teslim olmaması önemli. Gezi direnişinin tek bir kuruş ile ilişkilendirilmesi mümkün değil. Delil yok, tezvirat var. Biz yurttaşlarız, bizim haklarımız var. Bu haklara tecavüz edileceği zaman bu hakları kullanacağız. Başka çaremiz yok. Siyasal iktidar bu Anayasal görevlerini yerine getirmemiş. Gezi direnişi bir anda ortaya çıkmamıştır. Tüm itirazlar yan yana geldi. Sözünü söylemek isteyen Taksim’e çıkar. İddianamenin sahibi bence siyasi iktidardır. Tüm hak mücadelelerin en önemli mekanı Taksim Meydanı, sıradan insanlara kapatılmak istenmekte. Taksim Gezisi bu bölgenin en önemli yeşil alanı.

  • “Savcı Bey şunu sormalı: Taksim Gezisi kime söz verildi de bu kadar hırçınlaşıldı, Türkiye böyle gereksiz bir sınava sokuldu?” diye soran Atalay şöyle devam etti:

“Bizim işimiz kentlerimizin ve doğal alanlarımızın talan edilmesine itiraz etmek. Biz itiraz etmişiz. Suç buysa bu suçun hükmünü taşırız. Bu dosyanın tutuklusu var. Biz tutuklu değiliz. Artık sabrın sonu selamet değil. Neden telefonla davet edildiğimizi biliyorum. Neden yurtdışı yasağı konuşmadığını biliyoruz. Elimizin tersiyle reddediyoruz. Siyasi iktidar düzenli olarak parmak sallıyor. Yazıktır, günahtır, ayıptır. Dış güçlere parmak sallamak böyle olmaz.”

  • Atalay son olarak şöyle devam etti:

“Biz bu iddianameyi reddediyoruz. Kendi ayağımızı bu memlekete bağlıyoruz. Mahalleme, toprağıma, evime, ormanıma kentime, bedenime bir insan olarak kaderime tecavüz etme. Olmadık sözlerle düşmanlaştırılmak istemiyorum. Gezi direnişi insanın kendi kaderini eline alma kararlılığı. Gezi eşitlik ve özgürlük umududur. Biz haklıyız, biz kazanacağız. “

“KAHRAMAN: OLAYLARIN NEDENİ POLİS ŞİDDETİ”

Atalay’ın ardından Tayfun Kahraman konuştu..

  • Kahraman savunmasında:

“Yarın yine siyaseten ortaya çıkacak olan, İstanbul’un mahvına neden olacak ya da Taksim Meydanı gibi yegane mekanı halkın elinden alacak her projeye karşı olmaya devam edeceğiz. O gün ağaçlara ve alana yönelik müdahaleyle birlikte gördüğümüz polis şiddetidir bu olayların nedeni.”

“YAPICI: KEDİLER, KUŞLAR ÖLDÜ…”
  • Mücella Yapıcı ise şunları söyledi:

“Burada biz sanki sahneye konulmuş sonu belli olan oyunun figüranlarıyız biz. Sizlere gerçekten kolay gelsin. Hiç kolay değil. Parktakiler burada usulsüz bir şey yapılıyor dedi. Milletvekilleri engellemeye çalıştı. 30 erkek geldi, ağaçların orada durdular. Arkasından gaz ekibi geldi… Benim her tarafım sarıldı. İnanılmaz bir şiddet… Bütün çadırların içerisinde çocuklar varken çadırlar yakılmaya çalışıldı. O gece arkadaşımız gözünü kaybetti. 8 çocuk öldü. Gaz fişeklerinden yürünecek yer yoktu. Kediler, kuşlar öldü… Ayağa kalkan halkın vicdanıydı. Gezi’yi kriminalize etmeye çalışıyorlar. Bize beraat veren hakim yok. Onun için size kolay gelsin.”

  • Avukat Evren İşler de mahkemeye heyetine:

“Heyetinize Fethullahçı hakim, savcı, kolluk kötülemiyoruz. Heyetinizin de vermiş olduğunuz kararlara dikkat çekiyor, sizi bu suça ortak olmamaya davet ediyoruz” çağrısında bulundu..

“TÜRKİYE’DE VAKIF KURMAK, ÇALIŞMAK SUÇ DEĞİL”
  • Yargılanan Hakan Altınay sanık kürsüsüne geçti:

“Ben neyden suçlandığımı anlamıyorum. Hiçbir delil ve somut olguya dayanmayan bu haksız suçlamanın tümünü reddediyorum. Ülkemde böyle iddianameler yazılmasından esef duyuyorum. Benim hakkımdaki nadir doğru bilgilerden birisi Açık Toplum Vakfı ile ilişkim. Türkiye’de vakıf kurmak, çalışmak suç değil. Açık Toplum Vakfı da böyle. Vakıfların hibe vermesi ya da alması da yasak değil. İddianamede Açık Toplum Vakfı’nın hangi desteğinin Gezi eylemlerinin organize edilmesi için verildiğine dair tek bir delil yok. Bir vakfın yönetim kurulu başkanı olmak suç değil, haktır. Bu görevim Gezi’den aylar önce, Şubat 2013’te sona erdi. Ben bu ülke vatandaşlarının kardeşlik, sevgisi için elimden geleni yaptım.”

  • Gezi davası sanıklarından Mine Özerden sanık kürsüsüne geçti:

“Neden burada olduğumu anlayamıyorum. Avukatım savcının, hakkımdaki suçlamaları bana iletmesini istemişti, ancak bu talebimizi reddettiniz. Bu ne demek şimdi? Düşünüp düşünüp uygun bir suç mu bulmalıyım kendime? İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki beraatın nesini yanlış buldunuz? Ona göre savunma yapalım, delil sunalım. 2013 Haziran’ın ilk günleri ile temmuz ayının başında da İstanbul’da değildim, Fethiye’de çalışıyordum. Burada olsaydım Gezi’de olurdum.” 

“OSMAN KAVALA’YI BİLE KÜSTÜRDÜNÜZ”

Kavala’nın avukatlarından İlkan Koyuncu, müvekkilinin tahliye edilmesini talep etti..

  • Koyuncu şunları dedi:

“Bu dava siyasi bir dava. Osman Kavala nasıl bir insan biliyor musunuz? Bu saçma sapan iddianamelere bile mantıklı cevap veren bir insan. Bugün Osman Kavala bile duruşmalara çıkmıyor. Onu bile küstürdünüz. Kavala’nın arkasında şu var bu var diyorlar. Amerika’nın, Rusya’nın, Avrupa’nın arkasında durduğu kişiler değil 4,5 yıl 4,5 ay bile cezaevinde kalmadı. Osman Kavala’nın casus olmadığının en önemli kanıtı 4,5 yıldır cezaevinde olması.”

Avukat Köksal Bayraktar ise AİHM’in Kavala’yla ilgili verdiği ihlal kararını hatırlattı..

  • Bayraktar şunları ifade etti:

“Biz Türk Ceza Kanunun 309 ve 328 maddelerini ihlal ettiğimiz iddialarıyla karşınızda duruyoruz. Tahliye talebinin reddine ilişkin kararlarda gerekçe yok, sadece bazı kelimeler arka arkaya getirilmiştir. AİHM gerekçe olmaksızın tahliye taleplerinin reddine hukuka uygun bulmadığını açıklamıştır. Bu mahkemede hiçbir zaman AİHM’in Osman Kavala kararı yüksek sesle okunmadı, söylenmedi. 19 Ocak’ta Avrupa Konseyi bu konuyu yine görüşecek. Bu hukuksuzluğa bugün son verin.”

“SAVCI ‘TUTUKLAMAYA DEVAM’ DEDİ”

İddia makamı 10 dakikalık aranın ardından mütalaasını sundu. İddia makamı, Kavala hakkındaki suçun mahiyetini göz önünde bulundurarak, adli kontrol şartının yetersiz kalacağı gerekçesiyle tutuklamanın devamını talep etti..

Mütalaasını veren duruşma savcısı, tutuksuz yargılananlar için Özerden ve Altunay’ın adli kontrol tedbirlerinin kaldırılması taleplerini ve sanıkların vareste tutulma taleplerinin kabul edilmesini istedi.

“TÜRKİYE ADINA UTANÇ”

Taksim Dayanışması, avukatlar ve milletvekilleri duruşma sonrası açıklama yaptı..

  • Taksim Dayanışması yaptığı açıklamadan:

“Bu dava Türkiye adına utançtır. Bu davanın üçüncü kez uzatılması bir utançtır. Gezi davası eşitlik umududur. Sonuna kadar Gezi’yi savunacağız.”

  • Avukat Evren İşler ise şu açıklamalarda bulundu:

“Israrla berat kararlarına verilmesine rağmen siyasi iktidar istediği için bu insanlar yargılanıyor. Bugün dosyada büyük bir değişiklik olmadı. Duruşma salonunda söyledik fetöcü savcıların hakimlerin yürttüğü dava diyerek kendilerini aklayamazlar. Bu suça ortak olmaktır. Umutla beslenen Gezi ne kadar yargılanırsa yargılansın berrat alacaktır. Bu aşamadaki tek talebimiz 2013’ten bu yana hızlıca aklanma yollarının açılmasıdır.”

  • CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise şunları dedi:

“Yine üzüntüyle bu adliyeden ayrılıyoruz. Yıllardır burada hem soğuğu hem ayazı yedik. Bu dava hukuki değil tamamen siyasi bir zeminde yürüyor. Erdoğan nelerle karşı karşıya kaldığı asparagasını anlatmak için böyle bir ucube yarattı. Amaçları korkuyu yürütmek. Bir yurttaş olarak üzgünüm. Siyasette rekabet olur ama düşmanca olmaz. Maalesef arkamızdaki adliyede hukuk işlemiyor işlenen düşman hukuku. Biz mücadele etmeye devam edeceğiz.”

“AVRUPA KONSEYİ BAKANLAR KOMİTESİ İHLAL SÜRECİ BAŞLATILMASINI İSTEMİŞTİ”

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, iş insanı Kavala’ya ilişkin Türkiye’den savunma istemişti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AHİM) ihlal kararına rağmen hâlâ tutuklu olan Osman Kavala davası nedeniyle Türkiye’ye karşı ihlal prosedürünün başlatılmasını talep eden Komite, Türkiye’den 19 Ocak’a kadar görüş istemişti.

Duvar// Hacı Bişkin

NE OLMUŞTU?

“İş insanı Osman Kavala’nın tutukluluğunun devamına karar verildi.”

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, iş insanı Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verdi..

Birleştirilen Gezi ve Çarşı davasının ikinci duruşmasında Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verilmiş ve dava 17 Ocak’a ertelenmişti..

Karara yönelik 13. Ağır Ceza Mahkemesine itiraz edilmişti.. Yapılan itiraz ise 10 Aralık’ta mahkeme tarafından reddedilmişti. 

Öte yandan, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHM) iş insanı Osman Kavala’nın serbest bırakılması kararını uygulamayan Türkiye için “ihlal prosedürü” başlatmıştı.. 

NE OLMUŞTU?

“TAHLİYESİ KANAATİNDEYİM”

Osman Kavala’nın tahliyesi yönünde oy kullanan hakim:

“Sanığın duruma göre ölçülü olmayan tutukluluğun devamı yönündeki çoğunluğun görüşüne katılmayarak tahliyesi kanaatindeyim..”

Çarşı Davası ile birleştirilerek üçüncü kez açılan Gezi Parkı Eylemleri Davası’nın ikinci duruşması bugün görüldü. Mahkeme oy çokluğuyla iş insanı Osman Kavala’nın tutukluluğunun devamına karar verdi.. Bir sonraki duruşma 17 Ocak 2022’de görülecek.. 

Hakim Kürşat Bekdaş, mahkeme başkanı ve diğer üye hakimin aksine Kavala’nın tahliyesi yönünde oy verdi.. 

Bekdaş karşı oy gerekçesinde delilerin toplanmış olduğunu, sanığın delil karartma ihtimalinin bulunmadığını belirtti..

Uzun tutukluluk süresine dikkat çeken Kürşat Bekdaş gerekçede şu ifadelere yer verdi

Kürşat Bekdaş:

“Sanığın savunmasının alınmış olması, delillerin toplanmış olması, dosya kapsamı, delil durumu, dosyanın geldiği aşama, bu aşamadan sonra sanığın delil karartma ihtimalinin olmaması, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, tutukluluğun bir tedbir oluşu, tutuklulukta istenen amaca adli kontrol tedbirlerinden bir veya birkaçının uygulanması ile ulaşılabileceği, değerlendirilerek sanığın duruma göre ölçülü olmayan tutukluluğun devamı yönündeki çoğunluğun görüşüne katılmayarak, sanığa uygulanacak ölçülü bir veya birkaç adli kontrol tedbiri ile tahliyesi görüşü ve kanaatindeyim.”

“GEZİ VE ÇARŞI DAVASI: OSMAN KAVALA HAKKINDA KARAR”

Birleştirilen Gezi Parkı ile Çarşı Grubu davasının duruşması bugün görüldü..

Dört yılı aşkın süredir tutuklu bulunan, davanın sanıklarından Osman Kavala hakkında tutukluluğa devam kararı verildi..

Birleştirilen Gezi Parkı ile Çarşı Grubu davasının duruşması görüldü… Aralarında Osman Kavala ve Henri Barkey’in de bulunduğu 52 kişi ‘hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüsle’ suçlanıyor..

Dört yılı aşkın süredir tutuklu bulunan Osman Kavala duruşmaya katılmadı.. 

Yargıtay, bozma ilamında ‘Gezi Parkı ile Çarşı davalarının arasında hukuki bağlantı olduğu’ gerekçesiyle birleştirilmesine karar verilmesi gerektiğini kaydetmişti..

30. Ağır Ceza Mahkemesi, 13.Ağır Ceza Mahkemesi’ne yazı göndererek, davaların birleşmesine onay verdiğini belirtmişti.. Davalar, 30Temmuz 2021tarihinde 13. Ağır Ceza Mahkemesinde birleştirilmişti..

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) 10 Aralık 2019 tarihinde Kavala’nın tutukluluğun hak ihlali olduğuna hükmetmiş, ‘derhal serbest bırakılması’nı istemişti..

AİHM kararlarının uygulanmasını denetleyen Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Kavala’nın 30Kasım’a kadar serbest bırakılması için süre vermişti.. Aksi halde Avrupa Konseyi üyesi Türkiye hakkında taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) uymadığı gerekçesiyle ihlal prosedürü başlatacağına dikkat çekilmişti.. 

Duruşma daha geniş salonu olan 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yoklamayla başladı. Kavala’nın SEGBİS ile duruşmaya katılmadığı görüldü..

“DELİLLER ZERRE VARSA TARTIŞALIM”

Çarşı grubu avukatlarından Ömer Kavili:

“Bu dava siyasi bir dava..Hakim sizsiniz. Hakimler problem çözer, problem üretmez. Birleştirme kararına karşı direnme kararı vermenizi talep ediyorum..”

Çarşı grubu avukatlarından Ersan Şen:

“Müvekkilim Cem Yakışkan hükümete karşı suç işlememiştir. Savcının elinde iddianamede yazan deliller zerre varsa tartışalım.. Burası er meydanı, hodri meydan.. Bizler birer figüran değiliz.. Temsil ettiğimiz insanların doğru dürüst yargılanmasını sağlamalıyız..”

Avukat Yıldız İmrek:

“Bu davada karar verilmesinin engellenmesi için ve aşırı şekilde uzatılarak siyasi iradenin çıkarları doğrultusunda birleştirildi.. Bu şekilde müvekkillerin aklanma hakkı ihlal ediliyor.. Ayrıca meslektaşımın ifadelerine katılsam da, avukat Ersan Şen’in burayı ‘er meydanı’ diye tanımlamasına bir kadın olarak itiraz ediyorum..”

Avukat Devrim Alpaslan:

“Somut delil sunun tartışalım.”

“EMNİYET MÜVEKKİLİME PLAKET VERDİ

Gezi sanığı avukat Can Atalay:

“Tutuklu bir sanığı var bu dosyanın. Biz uzun uzun size Gezi’yi anlatmak, Gezi’yi savunmak istiyoruz ben, Tayfun ve Mücella abla olarak.. Kabul ederseniz biz savunmamızı bir sonraki duruşmada sunmak isteriz..”

Çarşı sanığı Ayhan Güner:

“Etiler Emniyet Müdürü beni aradı. ‘Bize yardımcı olun’ dedi. Polisin belirlediği güzergahta taraftarı olaysız bir şekilde yürüttük.. Emniyetle beraber yolları açtık polislerle insanları karşı karşıya getirmedik.. Boynumuza sarılıp teşekkür ettiler..”

Güner’in avukatı:

“Müvekkilime yaptığı katkılardan dolayı emniyet plaket verdi. O zaman onlarda burda olmalı..”

Çarşı sanığı Halil İbrahim:

“Osman Kavala ile bizim ne işimiz var onu da bilmiyorum..”

“TÜRKİYE’Yİ UÇURUMUN KENARINA GETİRİYORUZ

Kavala’nın avukatı Tolga Aytöre:

“Kavala hakkında AİHM Aralık2019’da bir hak ihlali kararı verdi.. Şubat2020’de de beraat kararı çıktı..

Bu karar verilince apar topar bir suç uyduruldu.. Savcı bunu bilir, çünkü bizim dava hangi davayla birleştiyse o da bizimle gezdi…

MASAK raporu Gezi davasına yönelik hazırlanmış bir rapor.. Bu raporda casusluk suçlamasıyla ilgili bir tespit mi var bizim göremediğimiz? Bu rapora dayanarak tutuklama kararı verilmesini anlamıyoruz..

İddianame yalan söylüyor Henri Barkey ile Kavala arasında yoğun iletişim kaydı olduğunu iddia ederek.. Böyle bir şey olmadığına ilişkin rapor var..”

Avukat Köksal Bayraktar:

“İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi, istinaf mahkemesi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve mahkemeniz sanki AİHM kararı yokmuş gibi kendi kanunlarımız arasında dönüp duruyoruz. Böyle Türkiye’yi giderek uçurumun kenarına getiriyoruz.” 

SAVCIDAN TUTUKLULUĞA DEVAM TALEBİ

Avukat Bayraktar’ın ardından Mahkeme Başkanı savcıya mütalaasını sordu..

Savcı:

“Çarşı grubunun birleştirme kararının gözden geçirilmesi talebinin reddini, vareste tutulma isteğinin kabulünü,  Osman Kavala’nın tutukluluğunun devamına..”

Avukat Bayraktar mütalaaya karşı söz alarak:

“Avrupa Konseyi şartı, AİHS’in 3. ve 46. maddeleriyle iddia makamının mütalaası taban tabana zıttır. Anayasaya aykırı düşünce ile karşı karşıyayız.”

Mahkeme heyeti ise Osman Kavala’nın tutukluluğuna devam kararı verdi..

Cumhuriyet// Zehra Özdilek

https://www.cafemedyam.com/2021/11/25/osman-kavala-kimin-neyin-esiri/

NE OLMUŞTU?

“OSMAN KAVALA VE YİĞİT AKSAKOĞLU İÇİN EYLEM KAMPANYASI …”

Uluslararası Af Örgütü, acil eylem kampanyası başlattı…

”Osman Kavala ve Yiğit Aksakoğlu serbest bırakılsın ve Gezi direnişi ile ilgili 16 kişi hakkındaki suçlamalar düşürülsün”

MAHKEMECE KABUL EDİLEN İDDİANAME UYARINCA “

Osman Kavala, Yiğit Aksakoğlu ve 14 kişi, Gezi Parkı protestolarını ‘yönlendirdikleri’ iddiasıyla;
‘hükümeti ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs’le suçlanıyor.

Uluslararası Af Örgütü:

‘Söz konusu iddianame mesnetsiz suçlamalarla dolu; aynı zamanda 16 aydır tutuklu olan Kavala ile 4 aydır tutuklu olan Aksakoğlu gerçek dışı suçlamalarla özgürlüklerinden keyfi olarak yoksun bırakıldı.”

ULUSLARARASI AF ÖRGÜTÜ ACİL EYLEM METNİ

“Sayın Adalet Bakanı Abdülhamit Gül

Osman Kavala ve Yiğit Aksakoğlu ile diğer önde gelen 14 sivil toplum aktörü hakkında hazırlanan ve sivil toplum aktörlerini 2013’teki Gezi Parkı protestoları sırasında ‘‘hükümeti ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek” ile suçlayan iddianamenin 4 Mart’ta İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmesinden ötürü derin kaygı duyuyorum..

Gezi Parkı protestolarının temel karakteri barışçıldı ve söz konusu iddianamede ismi geçen kişilerden hiçbirini şiddet eylemleriyle veya toplumsal kargaşayla ilişkilendirebilecek güvenilir bir kanıt sunulmadı. Bu iddianame, Gezi Parkı protestolarının tarihini yeniden yazmayı ve Türkiye’nin önde gelen sivil toplum aktörlerini susturmayı hedefleyen mesnetsiz suçlamalarla doludur. Suçlanan kişiler kendilerine yöneltilen asılsız suçlamalarla mahkum edildikleri takdirde, şartlı tahliye imkanı olmaksızın ömür boyu hapis cezası ile karşı karşıya kalabilirler..

Osman Kavala halihazırda 16 aydan uzun bir süredir, Yiğit Aksakoğlu ise yaklaşık dört aydır bu gerçek dışı iddialar nedeniyle tutuklu yargılanıyor ve bu durum, Kavala ile Aksakoğlu’nun özgürlüklerinden keyfi olarak yoksun bırakıldığı anlamına geliyor. İddianamenin kabul edilmesi, hem savcılık hem de mahkeme tarafından yargılamanın başlaması için ilgili tüm delillerin toplandığına kanaat getirildiğini gösteriyor ve Osman Kavala ile Yiğit Aksakoğlu’nun süregelen tutukluluk hallerinin keyfiliğini ortaya koyuyor..

Bu nedenle, size, Osman Kavala ve Yiğit Aksakoğlu’nun derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılması ve 16 sivil toplum aktörüne yöneltilen tüm suçlamaların düşürülmesi için yetki sınırlarınız içinde mümkün olan tüm adımları atma çağrısında bulunuyorum.”

İLGİLİ HABER

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top