EKONOMİ

Türkiye’de ithalata bağımlılık ne kadar?: İhracat ciddi düzeyde yavaşladı!

.

Türkiye’de ithalat-ihracat dengesi ne durumda, ithalata bağımlılık ne kadar?

Türkiye’de Türk lirası değer kaybedip enflasyon artarken Covid-19 salgının ardından veriler ekonomik büyüme gösteriyor..

Uzmanlar ise büyüme konusunda temkinli çünkü veriler 2020 yılı ile kıyası yansıtıyor..

  • Peki, Türkiye’nin ithalat-ihracat dengesi ne durumda?
  • Türkiye ihracatta ithal girdilere ne kadar bağımlı?
  • Türkiye’de ihracatın ithalatı karşılama oranı son 30 senede nasıl değişti?

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre ihracat 2021 yılı Ocak-Kasım döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 33,8 artarak 203 milyar 94 milyon dolar; ithalat ise 23 artarak 242 milyar 443 milyon dolar olarak gerçekleşti..

İhracatın ithalatı karşılama oranı Ocak-Kasım 2020 döneminde yüzde 77,3 iken bu oran Ocak-Kasım 2021 diliminde yüzde 83,8’e yükseldi..

“30 YILDAN BERİ HEP TİCARET AÇIĞI VAR”

Türkiye’nin son 30 yılına baktığımızda hep ticaret açığı söz konusu..

1990’dan bu yana hep ithalat ihracattan fazla gerçekleşti.. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 100 olduğu zaman ihracat ve ithalat eşit olduğundan ticaret açığı olmuyor.. Bu oran düştükçe ticaret açığı da artıyor..

*1990 yılında ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 58 idi.

*1994’te yüzde 78’e kadar çıkan oran 2000’li yılların başına kadar yüzde 50-60 civarında seyretti.. 1990-2002 yıllarının ortalaması ise yüzde 62 oldu..

*İhracatın ithalatı karşılama oranı 2019’da yüzde 86’ya çıktı

*2003-2021 yılları kapsayan AKP iktidarında ise ihracatın ithalatı karşılama oranı ortalama yüzde 68,7 gerçekleşti..

*2011’de yüzde 56’ya kadar düşen oran 2019 yılında ise yüzde 86 ile son 30 yılın zirvesine çıktı..

Covid-19 salgının başladığı 2020’de yüzde 77,3 olan İhracatın ithalatı karşılama oranı 2021’in ilk 11 ayında yüzde 83,8 gerçekleşti..

“İHRACATTA REKOR YIL 2021: İLK KEZ 200 MİLYAR DOLARI AŞTI”

TÜİK hesaplamada özel ticaret sisteminden genel ticaret sistemine geçtiği için 2013 öncesi dönemle kıyas yapmak zor.. Genel ticaret sistemi ile yapılan hesaplamaya göre 2013 ve sonrasında ihracatın en yüksek olduğu yıl 2021 olacak..

Henüz aralık ayı verileri yansımamış olsa bile Ocak-Kasım döneminde ihracat 203 milyar 94 milyon Amerikan doları oldu.. Böylece ihracat ilk kez 200 milyar doları aşmış oldu. Aralık verilerinin eklenmesiyle bu sayı daha da yükselecek.. 2020 yılında ihracat 169,6 milyar dolarda kalmıştı..

Ancak ithalat, ihracattan çok daha yüksek seviyelerde seyrediyor..

*Ocak-Kasım 2021 döneminde ithalat 242 milyar 440 milyon dolar oldu.

*2013 sonrasına bakıldığında en yüksek ithalat miktarı 260 milyar 820 milyon dolar ile 2013’te gerçekleşmişti.

“TÜRKİYE’NİN İHRACATINDA ALMANYA, ABD VE İNGİLTERE ZİRVEDE”

Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ülkeler ise Batılı müttefikleri..

Ocak-Kasım 2021 döneminde Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ülke yüzde 8,6 ile Almanya oldu..

Bu ülkeyi yüzde 6,5 ile ABD ve yüzde 6,1 ile İngiltere izledi..

İhracatın yüzde 5,1’i İtalya’ya gerçekleşirken komşu ülke Irak ise yüzde 4,9 oldu..

Diğer bazı ülkelerin yüzdelik payları ise şöyle: İspanya 4,3; Fransa 4; Hollanda 3; İsrail 2,8; Rusya 2,6 ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) 2,4..

“İTHALATTA ÇİN VE RUSYA’YA BAĞIMLILIK”

İthalatta ise Çin ve Rusya’ya bağımlılık dikkat çekiyor..

Ocak-Kasım 2021 döneminde ithalatın yüzde 12,5’i Çin’den; yüzde 10,4’ü ise Rusya’dan gerçekleşti. İthalatta Almanya’nın oranı yüzde 8,3; ABD ve İtalya’nın ise yüzde 4,2 oldu..

“Türkiye en çok ne ihraç ediyor?”

İhracatta fasıllara bakıldığında ise Türkiye en çok motorlu kara taşıtları ve parçalarını ihraç ediyor..

Ocak-Kasım 2021 döneminde gerçekleşen ihracatın yüzde 11’i motorlu kara taşıtları faslında oldu.. İkinci sırada yüzde 9,3 ile “kazanlar, makinalar, mekanik cihazlar ve aletler” yer alıyor..

Demir ve çelik ise yüzde 7,5 ile üçüncü sırada. “Elektrikli makina ve cihazlar, ses kaydetme-verme, televizyon görüntü-ses kaydetme-verme cihazları ve bunların parçaları” ise yüzde 5,3 paya sahip..

“İTHALATTA BAŞI MİNERAL YAKIT VE YAĞLAR ÇEKİYOR”

Türkiye’nin ithalatında zirvede yüzde 21,4 ile “mineral yakıtlar, mineral yağlar ve bunların damıtılmasından elde edilen ürünler” yer alıyor..

“Kazanlar, makinalar, mekanik cihazlar”ın payı ise yüzde 13,7. Demir ve çelik ise yüzde 12,2 ile üçüncü sırada..

“HUBUBAT DA İTHALAT LİSTESİNDE”

Türkiye’nin ithalat listesinde eczacılık ürünleri yüzde 3,2 yer kaplarken hububat ürünleri yüzde 1,8 paya sahip. Tarım ülkesi Türkiye’nin ithalatında hububatın listeye girmesi dikkat çekiyor. Çiftçiler için çok önemli olan gübrelerin ithalattaki payı yüzde 0,9.

“İhracat ne kadar ithalata bağımlı?”

Türkiye’nin son yıllarda artarken bunun ithalata bağımlı olduğu yorumları da beraberinde geliyor..

Üretim ve ihracat için ithal girdiler hayati role sahip. İhracatta ithalatın payı ise oldukça tartışmalı bir konu. En önemlisi bu oranı ithalat ve ihracat kadar tam olarak tespit etmek kolay değil..

Uzmanlar çeşitli yöntemlerle bunu hesaplamaya çalışıyor. Ayrıca en güncel raporlar bile birkaç yıl öncesinin verilerini gösteriyor.

OECD’YE GÖRE BAĞIMLILIK YÜZDE 17

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) raporları en temel verilerden birisi olarak kabul ediliyor. OECD’nin ihracatta ithalatın payına dair son verileri 2016 yılına ait. Buna göre Türkiye’nin ihracatında ithal girdilerin payı yüzde 16,5. Türkiye bu alanda 37 ülke içinde 28. sırada yer alarak oldukça iyi durumda görünüyor. Zirvede yüzde 67 ile Lüksemburg var. En iyi durumda ise yüzde 9 ile ABD bulunuyor. Diğer bazı ülkelerde bu oran şöyle: İngiltere yüzde 15, Kanada yüzde 20, Almanya yüzde 20, Fransa yüzde 22, Güney Kore yüzde 30.

Öte yandan OECD’ye göre Türkiye’de bu oran 2014 yılında yüzde 21,8 idi..

BERAT ALBAYRAK: ALMANYA VE FRANSA’DAN DAHA İYİ DURUMDAYIZ

Dönemin Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak Mayıs 2020’de Twitter hesabından yaptığı paylaşımda OECD verilerine işaret ederek Türkiye’nin ihracatının ithalata bağımlı olduğu yaklaşımının temelsiz olduğunu kaydetmişti. Albayrak şu yorumu yaptı: “İhracatımız ithalata bağımlı yaklaşımının temelsiz olduğu ortaya çıktı. OECD’nin ihracatın içindeki ithalat payı araştırmasına göre Türkiye yüzde 16,5 ile en iyi 20’de ve Almanya, Fransa, İtalya’dan iyi durumda. Yerlileştirme ve üretim desteklerimizle bu oranı daha da düşüreceğiz.”

MERKEZ BANKASI: İHRACATTA İTHAL GİRDİLERİN ORANI YÜZDE 32 CİVARINDA

Öte yandan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) uzmanlarına göre OECD’nin Türkiye hesaplaması eksik. Merkez Bankası’nın yayımladığı rapora göre hazırladığı rapora göre ihracatta ithal girdilerin oranı 2018 yılında yüzde 32 civarında gerçekleşti.

TCMB’den Yasemin Erduman, Okan Eren ve Selçuk Gül’ün 2019 yılında bankanın websitesinde yayımladıkları rapor ve aynı kişilerin Central Bank Review (Merkez Bankası İncelemesi) dergisinde 2020 yılında yayımladıkları akademik makale Türkiye’nin üretim ve ihracatında ithal içeriğin rolünü ortaya koyuyor. TCMM raporuna göre 2002-2017 yılları arasında Türkiye’nin ihracatında ithal girdilerin payı ortalama yüzde 32 oldu. İthalatın üretimdeki payı ise aynı dönemde 18 oldu.

TCMM uzmanları raporda ihracatta ithalatın payının; üretimde ithalatın payından yaklaşık yüzde 10 puan yüksek seyrettiğine dikkat çekiyor. Uzmanlara göre OECD’nin 2016 yılına dair Türkiye için açıkladığı yüzde 16,5’lik oran “üretimde ithalatı” yansıtmaya daha yakın bir açıklama.

“Üretim için Türkiye neleri ithal ediyor?”

TCMM uzmanlarına göre Türkiye’nin üretiminde ithal girdilerin payı ise 2002-2018 yılları arasında yüzde 18 oldu. Bu oran sektörlere göre değişiyor. Merkez Bankası’nın raporuna göre 2017 yılında motorlu taşıt üretiminde yaklaşık yüzde 48 oldu. Bu oran 2002 yılında yüzde 33 civarındaydı.

Bilgisayar ve elektronik ürünlerinin üretiminde ithal girdilerin payı ise 2017 yılı itibariyle yüzde 55’i aşmış durumda. Temel metallerde ise ithalatın oranı yüzde 50’ye vardı.

“İthal girdilerin yüksek olması olumsuz bir tablo mu?”

Öte yandan, ithal girdilerin yüksek olmasının ne anlama geldiği konusunda da farklı bakış açıları mevcut. Merkez Bankası uzmanlarından Elif Özcan Tok, Orhun Sevinç ve Semih Tümen’in bankanın blog sayfasında yayımladıkları makaleye göre “ithal girdi kullanımının yüksek olması bütünüyle olumsuz bir durum değil”. Bu kişilere göre “bu konuda yapılan akademik çalışmalar ithal girdiye erişimin toplam verimliliği artırabildiğine ilişkin bulgular” da var. Semih Tümen 2021 yılında Merkez Bankası Başkan Yardımcılığına atanmış; kısa süre görevden alınmıştı.

Cumhurbaşkanlığı’ndan “ithalatta bağımlığın azaltılması eylem planı”

Öte yandan, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın 2018 yılında “İthalata Olan Bağımlılığın Azaltılması Programı Eylem Planı” açıkladığı ortaya çıktı. Cumhurbaşkanlığı’nın internet sitesindeki plana göre ara malı ithalatının GSYH içindeki payı 2000 yılındaki yüzde 13,6 seviyesinden 2011 yılında yüzde 22,4 seviyesine yükseldi. Plana göre “ara malı ithalatındaki bu artış eğilimi, istikrarlı ve sürdürülebilir büyüme için üretim sürecinde yurtiçi kaynakların daha etkin ve verimli kullanılmasının önemine işaret” ediyor.

Eylem planının önerisi ise “yerli ve milliliğe” dikkat çekiyor: “Yurtiçinde üretilen ürünlerin standart ve kaliteleri ile teknoloji kapasitesinin yükseltilmesinin desteklenmesi; yurtiçinde üretilen özellikle ara mallarında kullanıcılar arasında bilgi ve farkındalık düzeyinin artırılması; kamu alımlarında yurtiçinde üretilen ve yerli girdileri kullanan nihai ürünlerin tercih edilmesi; yerli doğal kaynakların etkin kullanımı; atıkların ekonomiye kazandırılması ve enerji, ulaşım, iş gücü gibi üretim maliyetlerinin düşürülmesi yönünde tedbirler alınması gerekmektedir”

DİR’e göre ihracatta ithalatın oranı yüzde 44

Dahilde İşlem Rejimi (DİR) açısından dış ticarete bakıldığında ihracatta ithalatın payı 2018 yılında yüzde 44 idi. Asaf Savaş Akat’ın İktisat ve Toplum dergisindeki makaleye göre 2005-2018 yılları arasında bu oran yüzde 42’nin altına düşmedi; yüzde 49’un da üstüne çıkmadı. Ancak bu veriler fiili ticareti değil; izin belgeleri yansıtıyor.

“Dahilde İşlem Rejimi (DİR) nedir?”

Dahilde İşlem Rejimi (DİR), ithal girdi kullanan ihracatçıların vergi, harç, vs. maliyetlerini düşürmeyi ve işlerini kolaylaştırmayı amaçlayan bir teşvik mekanizması. DİR, Ticaret Bakanlığı’nın tanımıyla “Türkiye’nin ihraç ürünlerine dünya piyasalarında rekabet gücü kazandırmak ve ihraç ürünlerini çeşitlendirmek amacıyla, dünya piyasa fiyatlarından gümrük muafiyetli olarak, ticaret politikası önlemlerine tabi olmaksızın, ihraç ürünün üretimi için gerekli olan ve fiyat ve/veya kalite bakımından yurt içi piyasalardan temin edilemeyen, ham madde, yardımcı madde ve ambalaj malzemeleri ithalatına imkan veren bir gümrük rejimi”. Bu sistemde ihracatçı firma, ihracat ve ithalat miktarlarını belirterek önceden teşvik belgesi (izin) alıyor..

Euronews

“Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği: İhracat ciddi düzeyde yavaşladı!”
“BAİB Başkanı: İhracat ciddi düzeyde yavaşladı..”

Döviz kurlarındaki hızlı yükseliş kaynaklı girdi maliyetlerindeki artış, lojistik problemler, üretim kesintisi ve hammadde tedarikinde yaşanan sorunlar nedeniyle ihracat durma noktasına geldi..

Tarımdan hayvansal gıdalara, kağıttan ambalaja kadar son dönemde hemen her sektörün en büyük sıkıntısı hammadde ve lojistik maliyetlerindeki artışlar oldu..

Üretici firmalar, imal ettikleri ürünlerin ham maddelerini temin etmekte zorlanırken, ihracatta konteyner fiyatlarında ise yüzde100’leri aşan fiyat artışlarıyla karşı karşıya kalıyor..

Yüzde 70 düzeyinde dışa bağımlı olan sektörlerin tek umudu ise kurlardaki kısmi düşüşün hammadde maliyetlerine de yansıması ve fiyatları normalleştirmesi..

Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu, döviz kurlarındaki dalgalanma ve hammadde tedarikinde yaşanan sorunlar nedeniyle ihracatın yavaşladığını söyledi..

“ÜRETİCİ FİRMALAR HAMMADDE BULAMIYOR”

Enerji, lojistik ve dış kaynaklı hammadde fiyatlarındaki hızlı artışın ihracattaki rekabeti zorlaştırdığını belirten Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu:

“Fiyat belirleme, ham madde tedariki ve lojistikle ilgili çok büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Üretici firmalar hammadde bulamıyor.. Gemi kullanımında da kara nakliyesinde de birçok bölgede ciddi sıkıntılar var.. Dolardaki düşüşe rağmen hammadde ve ambalaj fiyatlarında maalesef herhangi bir değişim görmüyoruz.. Ambalajdaki soruna kağıt, plastik, petrol gibi yan ürünler girdiği için herhangi bir düşüş yok.. Tarım ve ilgili tüm sektörler, bu durumdan çok etkilendi ve ihracat ciddi düzeyde yavaşladı..”

“FİYAT TUTTURMAKTA ZORLANIYORUZ”

Üretim ve dış ticarette yaşanan maliyet kaynaklı sıkıntıların yanında gümrük kapılarında da ihracata sekte vuran bazı engellerle karşılaşıldığını ifade eden Çavuşoğlu:

“Ana ihracat kapısı olan Avrupa başta olmak üzere tüm pazarlarda fiyat tutturmakta çok zorlandığımız için rekabet gücümüz zayıfladı.. Avrupa’da son aylarda ‘dozvala’ dediğimiz ülke geçiş belgeleriyle ilgili birçok ülkede problem yaşıyoruz. Uluslararası ilişkiler kaynaklı sorunlar nedeniyle bazı ülkeler bizi bloke ediyor..”

Türkiye’den Rusya’ya yaş meyve ve sebze sektöründeki yasak ve kota uygulamalarını görüşmek üzere giden heyet ile Rus yetkililer arasındaki görüşmelerin henüz sonuç vermediğini de ifade eden Çavuşoğlu:

“Rusya’nın Türkiye’den tarım ürünleri ithalatına koyduğu kısıtlamalar konusunda bir gelişme yok. Şu anda nar ve biber yasaklı ürünler. Narenciye ve diğer ürünlerde de analiz sıklığı çok yükseltildi. Domateste kota uygulaması devam ediyor. Sağlık, Ticaret, Tarım ve Orman bakanlıklarından bürokratlar, Moskova’da konuyla ilgili bir dizi temas gerçekleştirdi. Ancak henüz çözüm sağlanamadı. İhracat yapan firmalar şu dönemde çok zorlanıyor.”

NE OLMUŞTU?

“İLK İHRACAT TRENİ’ BİLMECESİ!”
DEVLET TÖRENİYLE ÇİN’E GÖNDERİLEN TREN MALTEPE’DEN GERİ DÖNMÜŞ”

 

Türkiye’den Çin’e giden ilk ‘İhracat Treni’ için dün İstanbul Halkalı’da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun da katılımıyla tören düzenlendi. Ancak devlet töreniyle uğurlanan trenin Maltepe istasyonuna kadar gittikten sonra Halkalı’ya geri getirildiği ortaya çıktı.. 

Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) açıkladı:

“Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun katıldığı törenle 4 Aralık’da İstanbul’dan Çin’e uğurlanan ‘ilk ihracat treni’, Maltepe İstasyonu’nda üzerindeki pankartlar söküldükten sonra Halkalı Garı’na geri getirildi.”

Türkiye’den Çin’e giden ilk ihracat trenine ilişkin yeni açıklama yaptı. İstanbul’dan törenle yola çıkan trenin Maltepe’ye uğradıktan sonra Halkalı Garı’na geri çekildiği ortaya çıkmıştı. TCDD durumu, “trenin törenin ardından Çin’e doğru yola çıkmadan önce, gümrükleme işlemleri ve Çin’den gelen ilave talepler için Halkalı İstasyonu’na uğradığı” şeklinde açıklamıştı.

“BU TREN ÇİN TRENİ DEĞİLDİ, ASIL TREN HAZIR DEĞİLDİ”

Çin’e doğru yola çıkan tren hakkında ortaya çıkan iddialar bitmek bilmiyor. Daha önce trenin İstanbul’dan ayrıldıktan sonra Halkalı Garı’na geri çekildiğini açıklayan Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası, yeni bir açıklama daha yaptı. Buna göre, Çin’e gidecek yük treni hazır olmadığı için sırf şov yapmak amacıyla başka bir trenin kullanıldığı öne sürüldü.

Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası:

“Cuma günü ‘Çin’e gönderiliyor’ diye yola çıkarılan trenin vagonlarındaki yük konteynerleri Çin’e gitmiyordu. Sırf Ulaştırma Bakanı’na bir açılış yaptırmak için, apar topar bu tren sefere konuldu ve değişik yerlere gidecek yük konteyner vagonları bağlanarak bir tren oluşturuldu. Bu tren Çin treni değildi! Aslında, Çin’e gidecek yük treni hazır değildi!”

“ŞOV UĞRUNA İSTANBUL HALKI MAĞDUR EDİLDİ”

“Ulaştırma ve Altyapı Bakanı ve Halkımız Kandırılmaya Devam Ediliyor!” Başlıklı açıklamanın tamamı şu şekilde:

04 Aralık 2020 Cuma günü Çerkezköy’den Çin’e giden “gümrüklü” yük treni, yola çıkartılmıştı. Bu yük treni, aynı gün saat 14.00’de de İstanbul Kazlıçeşme İstasyonu’ndan, “Çin’e ilk ihracat trenimiz yola çıkıyor” sloganıyla ve törenlerle uğurlanmıştı. 

Ancak ilk olarak Çerkezköy’den yola çıkan bu tren, toplamda yaklaşık 160 km yol kat edip İstanbul Maltepe’ye vardıktan sonra, üzerinden tüm flama ve pankartlar toplanarak, önce Halkalı’ya, oradan da Çerkezköy’e GERİ gönderilmişti. Yani, Çin’e törenle uğurlanan yük treni, Çin’e gitmek yerine, anlaşılamayan nedenlerle 160 km geriye Tekirdağ/Çerkezköy’e getirilmişti.

Bu skandalın, basın ve sosyal medyaya yansımasından sonra, TCDD Taşımacılık AŞ, 05 Aralık 2020 Cumartesi günü gece saatlerinde sosyal medya üzerinden, çalışanlar ve halka hakaret içeren çok talihsiz bir açıklama yapmıştır. 

Bu açıklamada; “yola çıkmadan hemen önce” gümrük işlemleri ve Çin’den gelen ilave talepler için Halkalı’ya uğramıştır.” şeklinde çelişkili ve gerçek dışı beyanda bulunmuştur. 

Öncelikle belirtmek gerekir ki; Çerkezköy’den gelip, Kazlıçeşme ve Marmaray tüp tünelinde geçip Maltepe’ye gelen bir trenin, Halkalı’ya, sonra da Çerkezköy’e gerisin geri gönderilmesi, “uğramak” değil, 160 km geri yol gitmektir. Taşımacılık AŞ nin “Halkalı’ya uğradı” beyanı gerçek dışı ve halkı yanıltmaya yöneliktir. 

Ulaştırma Bakanı’nı yanıltıp, gerçek dışı bilgilerle “tren hareket diski” gösterilerek Maltepe’ye 160 km yol kat edip gelen ve yola çıkmış olan bir tren için, “yola çıkmadan önce” ifadesini kullanmak hem halkın aklıyla oynamaktır, hem de Ulaştırma Bakanı’nı yanıltmaktır!

Demiryolları tarihimizde hiçbir tren yola çıktıktan sonra ara bir istasyonda, Ulaştırma Bakanı, özelleşen lojistik sektörünü tekeline alan firmanın genel müdürü, TCDD Genel Müdürü, Taşımacılık AŞ Genel Müdürü ve diğer bürokratların katılımı ile tören düzenlenip 160 km gittikten sonra, “pardon” denilip 160 km geriye döndürülmemiştir.

Törenle yola çıkmış ve toplamda 160 kilometre kat etmiş bir tren için, birdenbire Çin Halk Cumhuriyeti’nden “acil” talep geldiği şeklinde yanıltıcı bilgi vermek de, ne yazık ki traji-komiktir. Tüm bunlar, hem insanların aklıyla alay etmektir, hem de açıkça ve bile bile demiryollarını zarara uğratmasına neden olmaktır. Bu beyanımız aynı zamanda bir suç duyurusudur.

Hiçbir demiryolu literatüründe, “gümrüklü olduğu” iddia edilen bir trenin, gümrük işlemleri yapılmadan sevki yapılmaz, bu bir kural ihlalidir. Ancak, 160 km yol gelip, 160 km tekrar geri götürülmesine, yani koca bir hiç için 320 kilometre yol kat etmesine gerekçe olarak;  “gümrük işlemlerinin” gösterilmesi ciddiyetten uzaktır. Ayrıca, Pazar günü apar topar yeniden yola çıkartılan asıl Çin Treni’nin gümrük işlemleri, Halkalı yada Tekirdağ Çerkezköy’de değil, Kocaeli Köseköy İstasyonu’nda yapılmıştır. Yani Taşımalık AŞ’nin bir beyanı daha gerçek dışı çıkmıştır.

TCDD Taşımacılık AŞ bu tip gerçek dışı beyan ve ciddiyetten uzak gerekçeleriyle neden trenin Maltepe’den tekrar Çerkezköy’e geri götürüldüğünü hala açıklayamamaktadır.

Ulaştırma Bakanı aldatılmıştır ve hala aldatılmaktadır

Bizler biliyoruz ki, Cuma günü “Çin’e gönderiliyor” diye yola çıkarılan trenin vagonlarındaki yük konteynerleri Çin’e gitmiyordu. Sırf Ulaştırma Bakanı’na bir açılış yaptırmak için, apar topar bu tren sefere konuldu ve değişik yerlere gidecek yük konteyner vagonları bağlanarak bir tren oluşturuldu. Bu tren Çin treni değildi!

Aslında, Çin’e gidecek yük treni hazır değildi! 

TCDD Taşımacılık AŞ, bu konuda halkı yanıltmaya devam ediyor. Cuma günü yola çıkartılıp gönderilen trenin vagon yükleme tarihleri ile, Pazar günü tekrar Çin’e doğru yola çıkan trenin tarihleri farklıdır. Çünkü, konu basına yansıyınca, apar topar bu yüklemeler tamamlanmıştır. 

Bu farklılığı, TCDD Taşımacılık AŞ, Cuma ve Pazar gününe ait 2 ayrı tren resimlerini paylaşarak, farkında olmadan İTİRAF etmiştir. Çünkü tren dizisinde yer alan tüm konteynerler değişmiştir ve bunu paylaştıkları fotoğraflardan anlamak mümkündür! Yani Pazar günü yola çıkan trenin yükü ve gideceği yer ile Cuma günü şov amaçlı tören için yola çıkan trenin yükü ve gideceği yer FARKLIDIR.

Bir şov uğruna İstanbul halkı mağdur edildi!

Daha hazır olmayan bir tren için, “nedendir bilinmez” apar topar tören düzenlenip, bakana açılış yaptırılacak diye, hayali bir tren icat edilmiş ve böylelikle İstanbul halkı mağdur edilmiştir. Sırf bu şov uğruna; Marmaray tüp tünelinden geçirilmesi esnasında 9 adet Marmaray treninin seferi iptal edilmiş, 10 adet Marmaray treninin sefer bölgesi kısaltılmış, 9 adet Marmaray treni de toplam 92 dakika tehir(rötar) etmiştir. İstanbul gibi büyük bir metropolde, şov uğruna yaratılan bu gecikmeler yüzünden halk mağdur edilmiş, ulaşım hakkı kesintiye uğramıştır. 

Pandemi döneminde, Marmaray’da yaşanan tren iptalleri ve gecikmeleri nedeniyle sosyal mesafe kurallarının ortadan kalkmıştır.

Toplu taşımada, sosyal mesafe ve kapasite sınırlamalarının getirildiği, hastalığın zirve noktaya çıktığı bir durumda ve sokağa çıkma yasaklarının başlamasına saatler kala, yapılan bu şovun yarattığı sonuç; “yaşanan gecikmeler nedeniyle, istasyonlarda biriken büyük kalabalıklardır!” Bu gecikmeler, istasyonlarda bekleyen yada trende seyahat eden yolcu sayısını ciddi oranda artırdığı ve sosyal mesafe kalmadığı için, halkın sağlığı göz göre göre tehlikeye atılmıştır. 

Sırf bakan açılış yapacak diye şov uğruna “uydurma bir tren” sefere koymak, ülke menfaatlerini düşünmek değildir. 

Taşımacılık AŞ ve TCDD Genel Müdürlüğü bürokratları gerçekten bu ülkenin menfaatlerini düşünselerdi, Ulaştırma Bakanı’nı da aldatarak, şov amaçlı bir törene “tren uydurmazlar”, demiryollarını zarara uğratmazlar ve İstanbul halkı’na bu şov nedeniyle zulmetmezlerdi. Gerçek ortadadır, Cuma günü Ulaştırma Bakanının disk göstererek uğurladığı tren, Çin’e gitmeyen ve sırf tören için uydurulmuş bir trendi ve tören sonrası Maltepe’den geri döndürüldü. 

Halkın teveccüh göstermesinden bahsedip, gerçekleri söyleyen binlerce insana yani halka “hain” demek, hem çok kötüdür, hem kin ve nefret söylemidir, hem de devlet adabına aykırıdır. 

Halkımızın da anladığı ve fark ettiği üzere; siyasi şovlar uğruna, uydurma-kurgulama işler yapılmakta, bu işler, törenlerle halka servis edilerek, halk aldatılmak istenmektedir. Sırf Ulaştırma Bakanı’na şirin gözükmek için, başta bakan olmak üzere, tüm kamuoyunu aldatmaya yönelik açıklamalar yapıp, sonra gerçekler ortaya çıkınca da, insanlara “hain” demek, suçluluk psikolojisinin bir sonucu olduğu gibi, adli anlamda da suçtur! 

Taşımacılık AŞ’nin yöneticileri, devlet adabına uygun açıklamalar yapmak zorundadırlar. Aksi yönde davranan yöneticiler, bu çirkin ve hakaret içeren açıklamalarıyla suç işlemişler, kamuoyu önünde kurumun ciddiyetini ciddi anlamda düşürmüşlerdir. 

Taşımacılık AŞ Cuma günü yaptığı hataları, törene “tren uydurduklarını”, asıl trenin ise, kamuoyunun baskısı nedeniyle apar topar Pazar günü yola koyulduğunu, Cumartesi gecesi sosyal medyadan kamuoyuna yaptıkları açıklamanın gerçekleri yansıtmadığını itiraf etmeliler, tüm kamuoyundan özür dileyip, bu açıklamalarını geri çekmelidirler. 

Kamuoyuna saygı ile duyurulur. 

BAKANDAN ‘ÇİN’E GİDEN’ TRENLE İLGİLİ YENİ AÇIKLAMA “

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu:

“Şu anda trenimiz Kayseri’ye varmak üzere. Yarın itibarıyla ülkemizden çıkış yaparak, 12 gün sürecek olan Çin’e yolculuğuna devam ediyor..

Türkiye Raylı Sistem Araçları Anonim Şirketi (TÜRASAŞ), bugün Sakarya, Eskişehir ve Sivas olmak üzere üç bölge müdürlüğü halinde, demir yolu sektöründe 100 yılı aşan tecrübe ve 4 bine yakın kalifiye insan gücüyle ülkemizin raylı sistemler sektörünün en büyük temsilcisi olmuştur. Yine ihracata yönelik olarak 11 adet demiryolu bakım aracının imalatına devam ediyor.”

Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) tarafından yapılan yazılı açıklamada şöyle dendi:

– Toplamda 42 konteyner içinde beyaz eşya taşıyan ilk ihracat trenini 04.12.2020 tarihinde saat 14.00 da Kazlıçeşme istasyonundan Çin’in Xi’an şehrine Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu tarafından uğurlandığı gibi basında ve sosyal medyada haber olmuştur. 

– Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’na, ‘Çin’e tren gönderiyoruz’ diye tören yaptırılmış, tren Marmaray’dan geçirilmiş, Maltepe istasyonunda tren üstüne asılı pankartlar sökülmüş ve tren, geri Halkalı Garı’na getirilmiştir.

– 56 saatlik sokağa çıkma yasağının başlamasına saatler kala, insanların bir an önce evlerine yetişme telaşını yaşadığı anlarda; TCDD ve TCDD Taşımacılık Aş Yönetiminin, Ulaştırma ve Altyapı Bakanının övgüsüne mazhar olma, koltuğu sağlamlaştırma ve şov yapma hesabının, İstanbul gibi büyük bir metropolde yarattığı trafik aksaması ve tehirler, pandemi döneminde yolcu birikmesine, sosyal mesafenin ortadan kalmasına, hastalığın yayılma oranının artmasına ve yolcu memnuniyetsizliğine yol açmıştır. 

– Sosyal medya paylaşımlarından görüyoruz ki, tüm bu yaşananlar; Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun yanıltılmasının yanında, Dışişleri Bakanlığı’nın da bu yanıltıcı haberi paylaşması nedeni ile uluslararası kamuoyu nezdinde ülkemizi zor durumda bırakmıştır.

– Ülkemizin itibarını sarsan, ‘yapılmayan bir taşıma’ nedeni ile kurumu zarara uğratan, yolcu taşımacılığında aksamaya neden olan, pandemi koşullarında halkın sağlığını tehlikeye atan TCDD ve TCDD Taşımacılık Aş Yöneticileri hakkında gerekli değerlendirme yapılması için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nı göreve davet ediyoruz.

– Çin’in Xi’an şehrine gidecek 15274 özel yük treninin Marmaray tüp tünelinden geçirilmesi esnasında 9 adet Marmaray treninin seferi iptal edilmiş, 10 adet Marmaray treninin sefer bölgesi kısaltılmış, 9 adet Marmaray treni de toplam 92 dakika tehir (rötar) etmiştir.

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI DA DUYURMUŞTU

Dışişleri Bakanlığı Çin’e diye yola çıkıp aynı gün Halkalı’ya geri dönen trenle ilgili şu mesajı paylaşmıştı: 

* Türkiye’den Çin’e gidecek ilk ihracat treni bugün İstanbul’dan yola çıktı.

* Marmaray’dan geçerek Bakü-Tiflis-Kars demiryolu ve Orta Koridor üzerinden Çin’e ulaşacak tren, 8.693 km yol alıp, 2 Kıta, 2 deniz ve 5 ülke geçerek yükünü Çin’e 12 günde ulaştıracak. 

Çin'e diye yollanan tren Halkalı Garı'nda çıktı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, trenin, Türkiye’de 2 bin 323 kilometre, Gürcistan’da 220 kilometre, Azerbaycan’da 430 kilometre, Hazar Denizi’nde 420 kilometre, Kazakistan’da 3 bin 200 kilometre ve Çin’de 2 bin 100 kilometre olmak üzere toplamda 8 bin 693 kilometre yol kat edeceğini söylemişti.

Ancak Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası’ndan yapılan açıklama ile trenin Çin’e gitmediği, Marmaray’dan geçirilmesinin ardından Maltepe istasyonunda üstüne asılı pankartların sökülerek geri Halkalı Gar’a getirildiği ortaya çıktı.

ÇİN’E GİDERKEN KAYBOLAN İLK İHRACAT TRENİ…

İşte BTS’den yapılan açıklama:

“Toplamda 42 konteyner içinde beyaz eşya taşıyan ilk ihracat trenini 04.12.2020 tarihinde saat 14 da Kazlıçeşme istasyonundan Çin’in Xi’an şehrine Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu tarafından uğurlandığı gibi (Hareket Memuru Diski ile) basında ve sosyal medyada haber olmuştur.

TCDD Trafik ve İstasyon Yönetimi Dairesi “Marmaray Trafik Talimatı” 2/2020 de revize edilmeden önce yük trenlerinin Marmaray Tüp Tünelinden sadece Marmaray tren işletmeciliğinin sonlandığı saatte, yani gece geçişine izin veriyordu. Bu sebepledir ki; 07.11.2019 tarihinde Çin’den gelen ilk tren Marmaray tüpünde bakım kuşağının ardından saat 04.24’te, ikinci tren ise saat 05.00’da Marmaray Ayrılıkçeşmesi durağından geçerek yolculuğuna devam ettirilmiştir.

“Marmaray Trafik Talimatı”nın Yük Tren Geçişi ile ilgili genel kuralların belirlendiği 11.maddesindeki değişen bu hüküm gereği, Çin’in Xi’an şehrine gidecek olan 15274 nolu özel yük treninin, gündüz Marmaray Yolcu taşımacılığının yapıldığı saatte gönderilmesi üzerine oluşan tren tehirleri(rötarları) “Marmaray Trafik Talimatı”nda yapılan değişikliğin yerinde olmadığını göstermiştir.

Çin’in Xi’an şehrine gidecek 15274 özel yük treninin Marmaray tüp tünelinden geçirilmesi esnasında 9 adet Marmaray treninin seferi iptal edilmiş, 10 adet Marmaray treninin sefer bölgesi kısaltılmış, 9 adet Marmaray treni de toplam 92 dakika tehir(rötar) 56 saatlik sokağa çıkma yasağının başlamasına saatler kala, insanların bir an önce evlerine yetişme telaşını yaşadığı anlarda; TCDD ve TCDD Taşımacılık Aş Yönetiminin, Ulaştırma ve Altyapı Bakanının övgüsüne mazhar olma, koltuğu sağlamlaştırma ve şov yapma hesabının, İstanbul gibi büyük bir metropolde yarattığı trafik aksaması ve tehirler, pandemi döneminde yolcu birikmesine, sosyal mesafenin ortadan kalmasına, hastalığın yayılma oranının artmasına ve yolcu memnuniyetsizliğine yol açmıştır.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı yanıltıldı mı?

Yaşanan bu sıkıntılara rağmen öğreniyoruz ki; Çin’e yollanan bir ihracat treni aslında yok ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun bir şov uğruna yanıltılması var.

İşin Aslı Nedir?

Çerkezköy’deki BSH firmasının vagonlarına buzdolabı yüklü konteynerler yüklenerek oluşturulan Çerkezköy’deki BSH firmasının vagonlarına buzdolabı yüklü konteynerler yüklenerek oluşturulan tren Kazlıçeşme istasyonuna getirilmiş, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’na, “Çin’e tren gönderiyoruz” diye tören yaptırılmış, tren Marmaray’dan geçirilmiş, Maltepe istasyonunda tren üstüne asılı pankartlar sökülmüş ve tren, geri Halkalı Gar’a getirilmiştir. Sosyal medya paylaşımlarından görüyoruz ki, tüm bu yaşananlar; Ulaştırma ve Altyapı

Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun yanıltılmasının yanında, Dışişleri Bakanlığı’nın da bu yanıltıcı haberi paylaşması nedeni ile uluslararası kamuoyu nezdinde ülkemizi zor durumda bırakmıştır.

Ülkemizin itibarını sarsan, “yapılmayan bir taşıma” nedeni ile kurumu zarara uğratan, yolcu taşımacılığında aksamaya neden olan, pandemi koşullarında halkın sağlığını tehlikeye atan TCDD ve TCDD Taşımacılık Aş Yöneticileri hakkında gerekli değerlendirme yapılması için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nı göreve davet ediyoruz.

NE OLMUŞTU?

Türkiye’den Çin’e gidecek ihracat treni İstanbul’dan yola çıkıyor

Dışişleri Bakanlığı: Türkiye’den Çin’e gidecek ilk ihracat treni bugün İstanbul’dan yola çıkacağını duyurdu.

TCDD Taşımacılık AŞ’den dün yapılan açıklamaya göre, yurt dışı parkurunda ise sırasıyla Gürcistan-Azerbaycan-Hazar Denizi Geçişi-Kazakistan ve Çin’in Xi’an şehrinde yolculuğu son bulacak tren, toplamda 42 konteyner içinde beyaz eşya (buzdolabı) taşıyacak.

Sosyal medya hesabından ihracat treninin fotoğrafını paylaşan Dışişleri Bakanlığı tarafından şu ifadeler kullanıldı:

* Türkiye’den Çin’e gidecek ilk ihracat treni bugün İstanbul’dan yola çıktı.

* Marmaray’dan geçerek Bakü-Tiflis-Kars demiryolu ve Orta Koridor üzerinden Çin’e ulaşacak tren, 8.693 km yol alıp, 2 Kıta, 2 deniz ve 5 ülke geçerek yükünü Çin’e 12 günde ulaştıracak.

YERLİKAYA: YOLUN AÇIK OLSUN

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’da konuyla ilgili sosyal medya hesabında şu ifadeleri paylaştı:

* Türkiye’den Çin’e gidecek ilk ihracat treni bugün İstanbul’dan yola çıktı. 42 konteyner içerisinde beyaz eşya taşıyan tren, Marmaray Kazlıçeşme İstasyonundan hareket etti. Çin’in, Xi’an şehrine kesintisiz şekilde; 2 kıta, 2 deniz ve 5 ülke geçerek ulaşacak. Yolu açık olsun.

İLGİLİ HABER

Duvar – cumhuriyet

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top