SIYASET

Sedat Peker Osman Kavala hakkında çok önemli bir bilgi açıkladı: Korkut Eken, Peker’in açıklamasını doğruladı!

.

“GAZETECİ ERK ACARER, SEDAT PEKER’İN OSMAN KAVALA HAKKINDAKİ AÇIKLAMALARINI AKTARDI.” 

Gazeteci Erk Acarer, sosyal medya hesabı üzerinden sessizliğe bürünen Sedat Peker ile ilgili açıklama yaptı..

Acarer, Peker’in evine internet erişiminin kesildiğini, bu nedenle açıklamaları kendisinin aktardığını duyurdu..

Sedat Peker Erk Acarer üzerinden, Osman Kavala’nın savaş uçaklarının yazılımını yapan bir firması olduğunu ve 1998 yılında ABD’lilere satacakken, Korkut Eken’in araya girmesi üzerine 4’te 1’i fiyatına Türk bir firmaya sattığını açıkladı.. 

Peker:

 “Kendini, dindar, milliyetçi ve milli diye tanıtan iş adamları, 3 milyon dolarlık malzemeyi 50 milyon dolara, Savunma Sanayi Başkanlığına sattılar. Casus Kavala mı? Akıl ermiyor..” 

Acarer’in sosyal medya hesabından yaptığı açıklama şöyle: 

1-Kamuoyuna… Sedat Peker’in bulunduğu mekan ve kullandığı eve artık internet erişimi yok. 2 gün önce kendisi tarafıma önemli bir meseleyi aktarmış ve bu konuda paylaşım yapacağını söylemişti.

2-Yarın kritik bir duruşma olduğu için ve kendisinin bu bilgiyi aktarma şansının bulunamadığını düşündüğüm için bu bilgi ve konuşulanları kamuoyuna aktarmayı uygun buluyorum.

3-Aktardığı konu Osman Kavala’ydı. Geçmişte yaşanan bir rahatsızlığı dile getirdi. Türkiye’nin silah savunma sanayinde çok geri olduğu yıllar olduğunu söylemişti. Yıl 1998. Ancak o zaman Kavala’nın savaş uçaklarının yazılımını yapan bir firması vardı.

4-Kavala bu firmayı ABD’li bir yatırımcıya satacaktı. Fakat tam bu noktada, devreye ‘çok önemli’ bir kişi girdi: Korkut Eken! Kavala’ya firmasını Türkiye’ye ait bir firmaya satmasını istedi!

5-Bu ricayı ileten ise Sedat Peker’di. Hem dönemin arşivini hem de Peker’in ifadelerinin olduğu belgeyi iliştireceğim. Peker, Eken’in bu ricasını şirketin hem yöneticisi hem CEO’su Zeki Türkkan vasıtası ile Kavala’ya aktardı.

6-Kavala Amerika’ya satılacak şirketi 4/1 fiyata Türkiye’nin istediği firmaya sattı. Sedat Peker bana yaptığımız ikili görüşmede özet olarak şunları ifade etmişti: “Bunun şahidi olarak, bu paylaşımı dava öncesi yapmak boynumun borcudur.”

7-Şöyle devam etti: “Kendini, dindar, milliyetçi ve milli diye tanıtan iş adamları, 3 milyon dolarlık malzemeyi 50 milyon dolara, Savunma Sanayi Başkanlığına sattılar. Casus Kavala mı? Akıl ermiyor!”

8-Sedat Peker, bu aracılıktan tek kuruş almadığını da belirtirken, tüm meblağ olan 200 bin Doları Korkut Eken’in aldığını da işaret etti! Zaten ifadesi de bu yöndeydi!

9-İşte bir yanda mukaddesatçı yerli-milli iş insanları. Diğer yerde ajanlıkla suçladığınız, mesnetsiz Gezi suçlamalarının göbeğine koyduğunuz Osman Kavala! Yazık ettiğiniz yaşamlar… Belge ve arşiv erktedir”

Yeniçağ//

“KORKUT EKEN, PEKER’İN OSMAN KAVALA AÇIKLAMASINI DOĞRULADI”

Sedat Peker, 1998’de Eken’in talebi doğrultusunda görüştüğü Osman Kavala’nın, savaş uçaklarının yazılımını yapan şirketini 4’te 1 fiyata ABD yerine Türk şirkete sattığını söyledi.. Eken doğruladı.

Emekli Yarbay, eski MİT Yöneticisi Korkut Eken, iş insanı Osman Kavala’nın bugünkü duruşması öncesi Sedat Peker’den gelen açıklamalara yanıt verdi, hakkındaki iddiaları kısmen doğruladı.. 

Suç örgütü liderliği suçlamasıyla hakkında arama kararı olan Sedat Peker’in gazeteci Erk Acarer aracılığıyla yaptığı son açıklamanın odağındaki Korkut Eken sorularını yanıtladı..

Eken, iş insanı Osman Kavala’nın savaş uçakları yazılımı yapan firmasını Türkiye’deki bir yerli firmaya satması konusunda Sedat Peker’den yardımcı olmasını istediğini belirterek, hakkındaki iddiaları kısmen doğruladı..

“EKEN: KONUŞTUĞUM DOĞRU”

Eken, Kavala’nın şirketine yönelik hakkındaki iddia üzerine, Sedat Peker’den söz konusu firmanın satımı konusunda aracı olmasını istediğini teyit ederek, şöyle konuştu:

“Üzerinden çok zaman geçti, tam hatırlamıyorum. Sanırım Mices diye bir şirket vardı. Onun lehine olması için konuştuğum doğru. Osman Kavala’yı o dönem Sedat Peker tanıyordu. Bu konuda yardımcı olmasını istedim.”

“200 BİN DOLAR”

“Peki, bunun karşılığında 200 bin Dolar aldınız mı?”

Eken:

“Tamamen iftira. Para pul almadım. Böyle bir şey mevzu bahis değil..Türk şirketin başında “çok değerli” mühendisler olduğu için böyle bir şeyi istedim..”

Acerer, Peker’in bu aracılıktan para almadığını ancak Eken’in karşılığında 200 bin Dolar aldığını iddia etiğini yazdı.

Duvar

“OSMAN KAVALA KİMİN, NEYİN ESİRİ: DERHAL SERBEST BIRAKILSIN”
“10 BÜYÜKELÇİLİKTEN KAVALA AÇIKLAMASI: DERHAL SERBEST BIRAKILSIN”

“Türkiye’nin ABD, Almanya, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İsveç, Kanada, Norveç ve Yeni Zelanda büyükelçilikleri 4 yıldır tutuklu yargılanan Osman Kavala’nın derhal bırakılmasını istedi.”

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Ankara Büyükelçiliği, Gezi Parkı ilgili davada 4 yıldır tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala hakkında Twitter üzerinden bir paylaşım yaptı..

Paylaşımda şu ifadeler kullanıldı:

“Bugün, Osman Kavala’nın tutuklanmasının dördüncü yıl dönümü. Hakkında devam eden dava, Türkiye’de demokrasi ve hukukun üstünlüğüne gölge düşürmektedir.”

Paylaşımın devamında 10 ülkenin Kavala’nın serbest bırakılması çağrısında bulunduğu belirtildi..

“DERHAL SERBEST BIRAKILMALI” 

Büyükelçiliğin internet sitesinde yayınlanan “Osman Kavala’nın Dört Yıldır Tutuklu Bulunmasına İlişkin Açıklama” başlıklı metinde ise şunlar kaydedildi: 

“Osman Kavala’nın tutuklanmasının üzerinden dört yıl geçti. Davanın, farklı dosyaların birleştirilmesi ve beraat kararından sonra yeni davaların yaratılması yoluyla sürekli geciktirilmesi, Türk yargı sisteminde demokrasiye saygıyı, hukuk devleti ve şeffaflık ilkelerini gölgelemektedir..

Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İsveç, Kanada, Norveç ve Yeni Zelanda Büyükelçilikleri olarak Türkiye’nin uluslararası yükümlülükleriyle ve milli kanunlarıyla uyumlu şekilde, bu davanın adil ve hızlı biçimde sonuçlandırılması gerektiği kanısındayız..

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bu husustaki kararları doğrultusunda Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılmasının sağlanması için Türkiye’ye çağrıda bulunuyoruz.”

Avrupa Birliği’nden de geçtiğimiz haftalarda yapılan açıklamada ”AİHM’in bağlayıcı kararına rağmen Osman Kavala’nın serbest bırakılmaması, özellikle Türkiye’nin uluslararası yükümlülükleri ışığında üzücüdür” denilmişti.. 

“SOYLU: BÜYÜKELÇİLERİN YARGIYA TAVSİYE VE TELKİNDE BULUNMASI KABUL EDİLEMEZ”

“İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, aralarında ABD, Fransa ve Almanya’nın da bulunduğu 10 büyükelçiliğin Osman Kavala ile ilgili açıklamasına tepki gösterdi.”

Türkiye’nin ABD, Almanya, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İsveç, Kanada, Norveç ve Yeni Zelanda büyükelçilikleri Gezi Davası’nda 4 yıldır tutuklu yargılanan iş insanı Osman Kavala ile ilgili:

“Türkiye’nin uluslararası yükümlülükleriyle ve milli kanunlarıyla uyumlu şekilde, bu davanın adil ve hızlı biçimde sonuçlandırılması gerektiği kanısındayız. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bu husustaki kararları doğrultusunda Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılmasının sağlanması için Türkiye’ye çağrıda bulunuyoruz” açıklamasını yaptı… 

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu:

“Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, hukuk devletidir. Büyükelçilerin yürüyen bir davada yargıya tavsiye ve telkinde bulunması kabul edilemez. Tavsiye ve telkininiz, hukuk ve demokrasi anlayışınıza gölge düşürmektedir.”

“AB: KAVALA DERHAL YARGILANMALI VE SERBEST BIRAKILMALI”

AB Sözcüsü Peter Stano: ‘

‘AİHM’in bağlayıcı kararına rağmen Osman Kavala’nın serbest bırakılmaması, özellikle Türkiye’nin uluslararası yükümlülükleri ışığında üzücüdür’.”

 Gezi Davası’nda yargılanan iş insanı Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verilmesine Avrupa Birliği’nden (AB) tepki geldi..

Osman Kavala’nın yaklaşık 4 yıldır Türkiye’de hüküm giymeden cezaevinde tutulduğuna dikkat çeken AB Sözcüsü Peter Stano yaptığı açıklamada:

”Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 2019’daki bağlayıcı kararına, altı kararına ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin derhal serbest bırakılmasını talep eden bir geçici karara rağmen, Kavala’nın serbest bırakılmasına yönelik herhangi bir ilerleme olmadı. Bu, özellikle Türkiye’nin uluslararası yükümlülükleri ışığında üzücüdür” dedi.  

Bir aday ülke ve Avrupa Konseyi’nin uzun süredir üyesi olan Türkiye’nin, AB-Türkiye ilişkilerinin temel taşı olan temel haklar konusunda acilen somut ve sürekli ilerleme kaydetmesi gerektiğini vurgulayan AB Sözcüsü:

”Türk yargısına Avrupa Konseyi’nin hukukun üstünlüğü, demokrasi ve temel hakların güçlendirilmesine ilişkin tavsiyelerini takip etme” çağrısı yaptı. Stano “Kavala derhal yargılanmalı ve serbest bırakılmalı” dedi.

NE OLMUŞTU?

“AVRUPA KONSEYİ BAKANLAR KOMİTESİ’NDEN KAVALA KARARI: İLK KEZ İHLAL PROSEDÜRÜ BAŞLATACAK”

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, tutuklu bulunan iş insanı ve insan hakları savunucusu Osman Kavala ile ilgili kararlarını uygulamayan Türkiye’ye yönelik ilk kez ihlal prosedürü başlatacağını belirtti.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, 7-9 Haziran arasında gerçekleştirdiği toplantıda AİHM kararına rağmen tutuklu bulanan iş insanı Osman Kavala hakkında aldığı kararı açıkladı. Komite, AİHM tarafından 10 Aralık 2019 tarihinde açıklanan ve bu yıl mayıs ayında kesinleşen Kavala kararının uygulanmadığına dikkat çekti.

Kavala’nın keyfi tutukluğunun devam etmesi halinde Türkiye hakkında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni (AİHS) ihlal sürecini başlatacağını duyurdu.

AİHS’nin 46’ıncı maddesinde Sözleşme’ye taraf olan ülkelerin kararları uymayı taahhüt ettiğine işaret edilerek Avrupa Konseyi üyesi bir devletin bir AİHM kararını yerine getirmemekte direnmesi halinde, AİHS’nin 46’ncı maddesinin 4’üncü paragrafı temelinde ve 3’te 2 çoğunlukla (47 devletten en az 32’si) o devleti AİHM’ye topluca şikayet edebiliyor.

AİHM de aynı maddenin 5’inci paragrafı temelinde bu başvuruyu inceliyor ve karara bağlıyor. İhlal tespitinde bulunursa, alınacak önlemleri değerlendirmesi için davayı Bakanlar Komitesi’ne gönderiyor.

YARGI BAĞIMSIZLIĞI UYARISI

Açıklamada Türkiye’de nisan sonunda yürürlüğe giren İnsan Hakları Eylem Planı’na da işaret eden Bakanlar Komitesi, yargı bağımsızlığını güçlendirmeyi hedefleyen planın genel olarak olumlu bir etkisinin görüldüğü, ancak yargıyı yürütme organının aşırı etkisinden korumaktan uzak olduğu ifade edildi.

Komite, Ankara’yı özellikle Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun yapısal bağımsızlığını Avrupa Konseyi standartlarına uygun hale getirmek için önlem almaya davet etti.

AİHM yaklaşık dört yıldır cezaevinde bulunan Osman Kavala tarafından açılan davada, Osman Kavala hakkındaki suçlamaları kanıtlayamayan Türk hükümetine Kavala’nın “derhal serbest bırakılması” çağrısında bulunmuştu.

DAİMİ GÜNDEME DAHİL EDİLDİ”

Türkiye’nin AİHM’nin 5. maddesinin 1. ve 4. fıkraları ile 18. maddenin ihlal edildiğine hükmeden mahkeme, Kavala’nın makul şüphe olmadan siyasi sebeplerle tutuklanması ve Anayasa Mahkemesi’nin başvuruyu makul bir sürede incelememesi nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ihlal edildiğine karar vermişti.

AİHM kararının kesinleşmesine rağmen Kavala’nın serbest bırakılmaması üzerine Kavala dosyası AİHM kararlarının uygulanmasını denetleyen Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Kavala kararı için denetim süreci başlatmış ve Kavala dosyasını da daimi gündemine dahil etmişti.

“İKTİDARIN REHİNESİ”

”Erdoğan cübbe giymiş, müvekkilim hakkında tutuklama kararı vermiştir”

Osman Kavala tutuklandı

HDP İstanbul milletvekili Ahmet Şık:

 “İktidardaki ömrünü uzatmaya çalışan bir mafyanın rehinesi haline gelmiştir..

Ben iddia ediyorum. Osman bey’i bir kez daha aynı dosyadan tutuklatan kişi yine Erdoğan’dır, tıpkı dün beraat ettiren kişi olduğu gibi. Dünkü beraat kararını verdiren de Recep Tayyip Erdoğan ve siyasi iktidardı. Bugünkü tutuklama kararı veren de aynı irade ve aynı kişidir. Şimdi o kararı veren hakim savcılarla ilgili kripto FETÖ’cü oldukları iddiasıyla bir inceleme başlattırdılar. Erdoğan’a rağmen verilemeyecek bir kararın altında imzası varsa o insanların, o zaman burada FETÖ’cünün kim olduğunu ben size söyleyeyim. Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisidir. Bundan yana kimsenin kuşkusu olmasın..

Osman Kavala bir siyasi rehinedir. İktidardaki ömrünü uzatmaya çalışan bir mafyanın rehinesi haline gelmiştir..

Benim sözüm bu kararlara imza atan hakim savcılara. Bu bir tehdit değil, altını çizerek söylüyorum. Şu an 2 binin üzerinde hakim savcı FETÖ’nün üyesi olduğu iddiasıyla tutuklular. Ben bu hakim savcılara bunu hatırlatıyorum. İlânihaye bu iktidar, bu düzeni devam ettiremeyecek ve şu an bu kararları alanlar, bu iddianameleri yazanlar kendi iddianamelerini hazırlıyorlar. Bu ve benzeri komploları kuranlar, yürütenler, emri verenler her kimse aynı muameleyle kendileri karşılaşacaklar. Ama ben inanıyorum ki umarım, hukukun üstünlüğüne inanan bir yargının elinde yargılanırlar. Hiç kimse bundan kaçamayacak.”

TARİH 10 ARALIK 2019

Osman Kavala hakkında AİHM’den ihlal kararı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi iş insanı Osman Kavala’nın başvurusu hakkında ihlal kararı verdi.

Kararı değerlendiren avukat Turgut Kazan:

”Türkiye’nin yapacağı şey derhal ihlalin kaldırılması yolunu açmaktır ve hemen bugün, akşama kalmadan tahliye yolunda süreci tamamlamaktır.”

AİHM makul şüphe olmadan Kavala’nın siyasi sebeplerle tutuklanması ve AYM’nin başvuruyu makul bir sürede incelememesi nedeniyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkındaki AİHS madde 5/1, 5/4 ve 18’den ihlal bulup Kavala’nın derhal serbest bırakılmasına karar verdi. 

AYM: ‘AİHM kararları bağlayıcıdır

Anayasa Mahkemesi, AHİM kararlarının Türk yargısındaki bağlayıcılığına ilişkin şu değerlendirmeyi yapmıştı:

“Mahkemenin kesin nitelikteki bütün kararları ilgili olduğu devlet açısından bağlayıcıdır. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Mahkeme kararlarının uygulanmasından sorumludur. Dostane çözüm kararlarının infazı da bu kapsamdadır. Bakanlar Komitesi, Sözleşme’nin ihlalinin tespit edildiği konuda ilgili devletin kararın infazı için gerekli genel veya özel tedbirleri alıp almadığını denetler. Öte yandan 14 no.lu Protokol 46. maddeyi değiştirerek uygulama aşamasına ilişkin iki yeni usul kabul etmiştir: Bakanlar Komitesinin Mahkemeden kararın anlamını belirginleştirilmesini ve ilgili devletin kararı doğru bir şekilde infaz edip etmediğini değerlendirmesini talep edebilmesi.”

TARİH 19 ŞUBAT 2020

ÖNCE TAHLİYE SONRA TEKRAR TUTUKLAMA YAPILDI

İş insanı Osman Kavala, 2 yıl 4 ay tutuklu kaldıktan sonra Gezi Davası’nda hakkında beraat ve tahliye kararı verilmesinin ardından, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin diğer soruşturma kapsamında yeniden tutuklandı.

İstanbul Cumhuriyet Savcılığı:

”Kavala şüpheli Hanrey Barkey ile görüştü, PKK irtibatlı kişilerle iletişim kurdu ve darbe teşebbüsünün karar sürecine katıldı.”

Savcılığın iddiasını yerinde gören İstanbul Nöbetçi 8. Sulh Ceza Hâkimliği, ‘kaçma şüphesi’ gerekçesiyle tutuklama kararı verdi.

Kavala’nın avukatı İlkan Koyuncu:

“Savcılığın sevk evrakında bir kelime ilave bir iddia bulunmamaktadır. Erdoğan cübbe giymiş, müvekkilim hakkında tutuklama kararı vermiştir.”

Osman Kavala, Gezi Davası kapsamında tutuklu bulunurken hakkında yürütülen 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili ikinci soruşturmada da tutuklu sanık sıfatıyla ifade vermiş, ancak 11 Ekim 2019’da bu dosyada re’sen tahliye kararına hükmedilmişti. İkinci tutuklama, 11 Ekim 2019’da tahliye kararı verilen bu soruşturma kapsamında bu kez “suçun önemi” ve “kaçma şüphesi” gerekçesi öne sürülerek yapıldı.

’15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNE DESTEK OLMAKLA İLGİLİ TÜM İDDİALAR ASILSIZDIR

Osman Kavala, savunmasında şu ifadeleri kullandı:

”Yaklaşık 2 yıl 4 aydır hukuksuz bir şekilde tutuklanmış bulunuyorum. Dün 30. Ağır Ceza Mahkemesi beraat kararının tescil etmiş olduğu gibi ve daha önce Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının açıkça belirttiği gibi maruz kaldığım sıra dışı vakimlikte bir hak ihlalini dünkü gözaltı kararı ve bu akşam gördüğünüz savcının sevk yazısı bu hak ihlalinin devam ettirilmekte olduğunu göstermektedir. Daha önceki ifademde belirtmiş olduğum gibi 15 Temmuz darbe girişimine destek olmakla ilgili tüm iddialar asılsızdır.”

Kavala’nın avukatı İlkan Koyuncu:

“309. maddenin ihlalinden 2 sene müvekkilim cezaevinde kaldı. Savcı tarafından re’sen tahliye edildi. Bugünkü sevk evrakında bir kelime ilave bir iddia bulunmamaktadır.Erdoğan cübbe giymiş, müvekkilim hakkında tutuklama kararı vermiştir.”

Hanrey Barkey ile Kavala’nın görüşmediğini ispat eden HTS raporu mahkemeye sunuldu

Avukat Deniz Tolga Aytöre:

 “Öncelikle bu dosyanın muadili olan gezi dosyası olarak kamuoyunda bilinen 30. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından beraat kararı verilen dosyadan bu dosyada da iddia edildiği üzere hakkında yakalama kararı bulunan Hanrey Barkey ile müvekkilimin hiçbir şekilde telefonla görüşmediğini ispat eder HTS analiz raporunu dosyanıza sunuyorum. Bu dosya kapsamında CMK’da soruşturma aşamasında tutuklama aşamasında geçirilecek süre olarak 2 yıllık süre de dolmuştur.”

Osman Kavala, daha önce tahliye kararı verilen dosyada sorgusu bile yapılmadan yeniden tutuklandı.

Osman Kavala, aylar önce yaptığı açıklamada:

“Herhalde benim için de tahliye kararı verilecek; ancak bu, cezaevinden çıkacağım anlamına gelmiyor. 15 Temmuz’a destek suçlamasıyla tutuklama kararım iki dosya arasında paylaştırılmış” demişti.

https://www.cafemedyam.com/2019/03/11/osman-kavala-ve-yigit-aksakoglu-icin-eylem-kampanyasi/

İLGİLİ HABER

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top