EĞİTİM

Ege Üniversitesi yağmalanıyor: Kişiye özel ilan

.

“EGE ÜNİVERSİTESİ’NDE DEKANIN ÇOCUĞU İÇİN ‘KİŞİYE ÖZEL İLAN’ İDDİASI”

“Ege Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Timuçin Gençer’in, çocuklarının basketbol antrenörünü akademisyen kadrosuna yerleştirdiği iddia edildi..”

Akademide ‘adrese teslim kadro’ tartışmaları sürerken, Ege Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Timuçin Gençer’in ‘kişiye özel ilan’ açtırıp yakınlarını üniversiteye yerleştirdiği öne sürüldü..

Gençer’in, çocuklarının basketbol antrenörünü ve eşine ait özel okulda çalışan bir eğitimciyi akademisyen kadrosuna yerleştirdiği iddia edildi.. 

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), üniversitelerde akademisyen alımlarında tepki çeken ‘kişiye özel’ ilanları ortadan kaldırmak amacıyla; 9 Mart 2021’de ‘Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği’nde değişikliğe gittiğini açıklayarak, üniversitelere “akademik kadro ilanlarında kişiyi tanımlayabilecek özel şartlar yer alamaz” uyarısında bulunmuştu..

Buna karşın üniversitelerdeki yöneticilerin, “kişiye özel ilanlar” açarak, akraba ve tanıdıklarını akademiye yerleştirmeye devam ettikleri görüldü.. 

Kişiye özel kadro iddialarının son adresi Ege Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi oldu..

Fakültenin dekanı Prof. Dr. Timuçin Gençer’in, tanıdıklarına özel kadrolar açtırdığı öne sürüldü..

10Ağustos 2021 tarihli, Spor Bilimleri Fakültesi Beden Eğitimi için açılan öğretim görevlisi ilanında:

“Antrenörlük Eğitimi Bölümü lisans mezunu olmak. Hareket ve Antrenman Bilimleri Anabilim Dalı’nda tezli yüksek lisans yapmış olmak. Basketbol branşında en az 3. kademe antrenör belgesine ve kondisyoner sertifikasına sahip olmak” şartı arandı…

Bu şartı taşıyan kişinin ise Gençer’in çocuklarına basketbol ve kondisyoner eğitimi veren Barış Yeleğen olduğu belirlendi..

Üç yıl önce Spor Yöneticiliği Bölümü’nde araştırma görevlisi olan Ahmet Köksal’ın da Gençer’in eşine ait özel okulda bir dönem eğitimci olduğu öğrenildi.. Açılan ilanlara başvurmak isteyenlerin, gerekli şartları taşımadığı öne sürülerek kabul edilmediği iddia edildi..  

Aynı üniversitenin Felsefe Bölümü Başkanı Doç. Dr. Mehmet Kuyurtar, kişiye özel kadro ilanı gerekçesiyle rektörlüğe dava açmıştı. İzmir 6. İdare Mahkemesi, Kuyurtar’ın iddialarını haklı bularak, işlemin iptaline karar vermişti.. 

Cumhuriyet//Ece Piroğlu

“EGE ÜNİVERSİTESİ’NDE YAPILAN KAÇAK İKİ BİNADAN KİRA ALINMADI”

Ege Üniversitesi kampusunda hazine ve yeşil alan üzerine kaçak bina yapan eski AKP milletvekili ve Ege Üniversitesi (EÜ) Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak’ın kaçak iki binadan da kira almadığı ortaya çıktı..

Sayıştay raporunda, sosyal tesis, kantin, otel, benzin istasyonu, market ve büfe gibi işletmelerin 2 milyon 680 bin liralık kira borcunun iki yıldır tahsil edemediğini bu durumun da kamu zararına yol açtığını belirledi..

EÜ kampusu içerisinde bulunan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi girişinde iki yıldır kantin işleten Songül Kaplan’ın sözleşmesini iptal ederek binasını yıkan rektör Budak, bu kez aynı bölgeye iki adet kaçak kantin binası yaptı..

Kantinlerden biri hazine arazisine, diğeri yeşil alan üzerine kuruldu. Üç yıl önce kurulan iki kaçak işletme kiralamak için ihaleye verilirken, bina için rektörlük Bornova Belediyesi’ne ve diğer resmi kurumlara ruhsat için de başvuru yapmadı..

Şikâyet üzerine kampusa giden Bornova belediyesi ekipleri, iki büfenin hazine arazisi ve yeşil alan üzerine kurulduğunu, ihaleye verildiğini ve işletildiğini tespit etti.. Ekipler iki işletmeyi de mühürledi..

“İKİ YIL KİRA ALMAMIŞ” 

Ege Üniversitesi’ne bağlı vakıf ve vakıf iştiraki olan özel şirket kanalıyla yapılan kiralama işlemlerini ihale mevzuatına göre hatalı bulan Sayıştay, sosyal tesis, kantin, otel, benzin istasyonu, market ve büfe gibi işletmelerin 2 milyon 680 bin liralık kira borcunun iki yıldır (2019-2020) tahsil edilemediğini, bu durumun da kamu zararına yol açtığını belirledi..

Sayıştay raporunda ayrıca üniversiteye borçlu durumdaki işletmelerin tahliye edilerek yasal süreçlerin başlatılması gerektiğini, üniversiteye bağlı vakıf iştiraki şirketin de ihalelerden men edilmesi gerektiğini anımsatıldı..

Cumhuriyet//Mehmet İnmez

CHP'li Murat Bakan: Ege Üniversitesi'nin anjiyo ünitesi 6 aydır kapalı!
“CHP’Lİ MURAT BAKAN: EGE ÜNİVERSİTESİ’NİN ANJİYO ÜNİTESİ 6 AYDIR KAPALI!”

Ege Üniversitesi’nin anjiyo ünitesinin 6 aydır çalışmadığını belirten CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan konuyu Meclis gündemine taşıdı..

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim dalında mevcut olan anjiyo ünitesinin 6 aydır çalışmadığı, cihazların onarılmaması nedeniyle acile başvuran ve kalp krizi tanısı konulan hastaların, başka hastanelere sevk edildiği ortaya çıktı..

CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan konuyu Meclis gündemine taşıdı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından yanıtlanması istemiyle yazılı soru önergesi verdi..

“Ege Üniversitesi gibi köklü bir üniversitede Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim dalında mevcut olan anjiyo ünitesinin 6 aydır çalışmadığı, cihazların onarılmadığı doğru mu?” diye soran CHP’li Murat Bakan, konuya dair açıklama istedi..

Ayrıca, Ege Üniversitesi anjiyo ünitesindeki arızanın giderilmemesi veya yeni cihaz alımının yapılmamasının gerekçesini de sordu..

“BU NASIL GÖZA ALINIR”

CHP’li Bakan:

“Ege Üniversitesi gibi köklü bir üniversitede böyle bir şey yaşanılması inanılır gibi değil..

Böyle hayati bir ünitenin nasıl aylarca kapısına kilit vurulabilir? Cihazların onarılmasına nasıl bütçe ayrılmaz.?

En önemlisi de bu durum müdahale süresini uzattığı için insanların hayati riskini arttırıyor. Bu nasıl göze alınabilir? Rektör Necdet Budak da Sağlık Bakanı da bunu izah etmeli ve derhal harekete geçmeliler. Hem hiçkimsenin hayatı böyle riske atılamaz hem de Ege Üniversitesi bu duruma düşürülemez ve bu şekilde anılamaz..”

NE OLMUŞTU?

“EGE ÜNİVERSİTESİ’NDE 6 YILLIK SORUŞTURMA”

Ege Üniversitesi yönetimi, 6 yıl önceki etkinlik nedeniyle öğrenciler hakkında başlattığı soruşturmayı tamamladı..

Mezun olan veya okulla ilişiği kesilen öğrencilere ‘1 ay uzaklaştırma’ cezası verildi!

6 YIL SONRA CEZA ÇIKTI!


İzmir Ege Üniversitesi’nde 2015 yılında basın açıklaması yaptıkları için dönemin öğrencileri hakkında açılan soruşturmalardan 6 yıl sonra ceza çıktı. Ceza kararları, şu an okulla ilişiği olmayan dönemin öğrencilerinin adreslerine gönderildi.

Cizre’de polis tarafından öldürülen 12 yaşındaki Nihat Kazanhan’ı anmak amacıyla 2015 yılında Ege Üniversitesi’nde basın açıklaması yapıldı. Aynı yıl, söz konusu açıklamaya katılan öğrencilere üniversite yönetimi tarafından disiplin soruşturması açıldı, savunmaları alındı.

Soruşturma 6 yıl sonra tamamlandı ve bir çok öğrenciye 1 ay üniversiteden uzaklaştırma cezası verildi. Aradan geçen 6 yılda ise uzaklaştırma cezası verilen öğrencilerin bir çoğunun mezun olduğu, bir kısmının ise okulla ilişiğinin kesildiği öğrenildi.

PANKART ‘SUÇ UNSURU’ SAYILDI

Dekan Prof. Dr. İhsan Yaşa imzalı soruşturma evrakında, öğrencilerin eylem esnasında taşıdıkları “Ülken mezarlığa dönüyor, devletterörüne sessiz kalma katliamlara ortak olma, Cizre’de katliamvar” yazılı pankart ile Nihat Kazanhan ve diğer öldürülen çocukların isimlerinin bulunduğu pankart suçunsuru olarak nitelendirildi.

Yine atılan sloganlar da suçkapsamında nitelendirilirken, Yüksek Öğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği’nin 6/f maddesi uyarınca ‘yüksek öğretim kurumuna ait kapalı ve açık mahallerde yetkililerden izin almadan toplantılar düzenlemek’ten öğrencilerin 17 mayıs tarihinden itibaren 1ay uzaklaştırma cezası ile cezalandırılmasına kararverildi..

Söz konusu karar metni şu an okulla ilişiği olmayan öğrencilerin ikamet adreslerine gönderildi.

“ATANMIŞLARIN FİKİRLERİ AYNI: ÖĞRENCİYE DÜŞMANLAR”

Öğrencilerden bazıları, 6 yıl sonra gelen cezaya ilişkin şunlarısöyledi:

“Bu soruşturmayla ceza alan üniversiteliler o dönem de onlarca soruşturma ile karşı karşıya kaldı. 6 yıl sonra mezun olan, o üniversitede şu an kaydı bulunmayanlara bile uzaklaştırmacezası verildi..

Her bir ceza farklı kayyum rektörün imzasıyla olsa da atanmışların fikri aynı. Öğrencisine düşman kayyumlar, pandemide dahi üniversitelilere gözdağı vermek istiyor. Ama bugün kapısı mühürlenen kendi rektörlük binalarıdır.”

Duvar/Cihan Başakçıoğlu

NE OLMUŞTU?

EÜ REKTÖRÜ, KANTİNİ İŞLETEN AİLEYE SAVAŞ AÇTI, GÜVENLİK GÖREVLİLERİNE ‘DÖVÜN’ TALİMATI VERDİ

Eski AKP milletvekili ve Ege Üniversitesi (EÜ) Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, üniversite kantinini işleten Songül Kaplan’ın sözleşmesini iptal ederek büfesini yıktı.

Kaplan, oğlunun fotoğraflarının kampusun güvenlik kulübelerinde bulunan ‘aranan şahıslar’ bölümüne asılarak üniversiteye girişinin engellendiğini söyledi.

Ege Üniversitesi’nde, 3 yıldır kantin işleten Songül Kaplan’ın sözleşmesini iptal ederek büfesini yıktıran eski AKP milletvekili ve Ege Üniversitesi (EÜ) Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak’ın, kendisine dava açan ve kazanan Songül Kaplan’ın oğlu Doğancan Kaplan’ın üniversiteye alınmaması için güvenlik görevlilerine ‘Kesinlikle içeri alınmayacak. Eğer girmek istenirse zor kullanılacak ve polis çağrılacak” yönünde talimat verdiği öne sürüldü. 

‘DÖVÜN TALİMATI’ 

Rektörün kendisini hiçbir yasal dayanağı olmadan tahliye ettiğini ve büfesini yıktığını söyleyen anne Songül Kaplan:

“Rektörün bizimle ne alıp veremediği var bilmiyorum. Benim oğlumu katil, terörist veya aranan şahıs gibi gösterip güvenlik kulübelerine fotoğraflarını astırmış. Üstelik üniversiteden içeri girerse, ‘vurun’ ve ‘dövün’ emri vermiş. Bir rektörün bunu yapmaya hakkı var mı?” dedi.

Doğancan Kaplan ise:

“Benim hakkımda herhangi bir mahkeme ve kısıtlama kararı olmamasına rağmen güvenlik noktalarına fotoğrafımı nasıl asarlar? Beni aranan şahıslar gibi göstermeye hakları yok. Ayrıca fotoğrafımı da sosyal medya hesaplarında almışlar. Rektör, suç işlemiştir. Hukuki olarak hakkımızı arayacağız. Suç duyurusunda bulunduk” diye konuştu.

Prof. Dr. Budak iddialarla ilgili sorulara yanıt vermedi.

“THE CENTER FOR WORLD UNİVERSİTY RANKİNGS (CWUR) “2019-2020 DÜNYA ÜNİVERSİTELERİ SIRALAMASI” YAYIMLANDI”

2 bin üniversite sıralandı.

CWUR sıralamasında ilk 500’de ise tek bir Türk üniversitesi yok.

Türk üniversiteleri arasında ilk sıralamaya giren Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) oldu. ODTÜ, 582. sırada yer aldı. İlk binde sadece 10 üniversite var. Geçen yıl bu sayı 13 olmuştu.

Sıralamada eğitimin kalitesi, mezunların iş bulma oranı, makale sayısı ile atıflar gibi kriterler yer alıyor.

CWUR sıralamasında Türkiye’den 10 üniversite bulunuyor.

Bu üniversiteler arasında Ege Üniversitesi de var. Neden bu bilgileri veriyorum?

“SAYIŞTAY İLE BAĞLANTISI NE? “

Anlatayım…

Sizlere aktaracağım bilgiler Sayıştay’ın Ege Üniversitesini denetlemesi ile ortaya çıkan bilgilerdir.

Ortaya çıkan bulguların tamamı çok açık söylüyorum yağmadır. Yazı sonunda zaten siz de kanaat getireceksiniz.

  • Boşa harcanan paralar, zengin edilen bazı şirket sahipleri vb. bir sürü iş bu raporlar sayesinde ortaya çıkıyor.
  • Mesela Ege Üniversitesinin ilime, bilime harcasın diye verilen halkın vergileri  nasıl hiç ettiğini, birilerini nasıl zengin ettiğini okuyacaksınız…

Hiç zaman kaybetmeden anlatmaya başlayayım.

Ege Üniversitesi raporlarını okuduğumda üniversitenin ilgili birimlerinde bulunan ihale düzenleyen kişiler ya iş bilmiyorlar veyahut çok fazla iş (!) biliyorlar. Başka bir ihtimal yok.

Mesela…

  • Ege Üniversitesinde ihale düzenleyenlerin ihale maliyet hesaplamalarını nasıl yaptıkları tespit edilemiyor.

Aslında izlemesi gereken yöntemler kanunlar ile belirlenmiş durumda. Ancak gelin görün ki işler öyle olmamış.

  • Ege Üniversitesi ihale düzenleyen yetkilileri Merkez ameliyathane binası yapım işinde yaklaşık maliyetin olması gerekenden yüksek olarak tespit etmiş.

Sayıştay’ın yapmış olduğu incelemede;

E.Ü Merkezi Ameliyathaneler Binası Yapım İşi kapsamında yapılan 2 ihalede de -ki bu ihaleleri unutmayın- yaklaşık maliyet hesaplamasında hesaplamaların nasıl ve neye göre yapıldığını tespit edememiş…

Hatta Sayıştay örnek vermiş;

1 adet Yangın Damperi ve 4 adet Kanal Tipi Susturucunun yaklaşık maliyet hesap cetvelinde adet olarak belirtilmesi gerektiği halde takım olarak belirtilmesi nedeniyle bu iş kalemlerinin tamamına tek fiyat verildiğinden birim fiyatları saptanamamış!

Bu durum uzman raporunda da;

  • “İdarece hazırlanan yaklaşık maliyet izlenebilir olmadığından, denetime açık değildir” denilerek ortaya konmuştur

Tabii ihale söz konusu kalemlerin miktar ve fiyat açısından ayrıntılı ve açık hazırlanmaması yaklaşık maliyetin gerçekten piyasa ile eşdeğer mi değil mi? Tespiti imkansız kılıyor. Yani yaklaşık maliyet için karşılaştırma yapılamamış.

Peki,bunu neden anlatıyorum?

Az önce dedim ya Ege Üniversitesinde ihaleleri düzenleyen kişiler ya işi bilmiyor yada çok iyi biliyor. Maliyetin hesaplanmaması durumunu ben hiç iş bilmemezlikten dolayı olduğunu düşünmüyorum.

https://www.cafemedyam.com/2021/02/10/erdogan-melih-bulunun-rektorlukten-alinmasi-istegini-kabul-edip-onun-rektorlugune-son-verse-ne-degisecektir/

KAFANIZ KARIŞMAMASI İÇİN KISA KISA MADDE MADDE ÖRNEKLER GÖSTERMEK İSTİYORUM …

1-) Ameliyathaneler Binası Yapım İşi.

Yapılan 2 ihalede uzman raporuyla da sabit olduğu üzere, yaklaşık maliyet cetvelindeki iş kalemlerinin çeşitli yöntemlerle miktarlarının/fiyatlarının olması gerekenden yüksek olarak belirlendiği tespit edilmiş.

  • “Merkezi Ameliyathane Binası Yapım İşi” ile ilgili olarak yapılan 1. İhalede Metal Taşıyıcı Karkas Üzerine Alüminyum Kompozit Cephe Kaplaması artışı 1.708 m² olarak gösterilmiş, proje üzerinde yapılan ölçümlerde bu alanın 1.124 m² olduğu tespit edilmiş, 584 m² alan fazladan hesaplanmış,
  • Çevre ve Şehircilik/Milli Savunma Bakanlığı Bakanlığı Birim Fiyat Cetvellerinde var olan iş kalemi/imalatlar için özel fiyat belirlenerek yaklaşık maliyet tutarları akıl almaz derecede arttırılmış!

Örneğin; kurşun döşeme imalatı birim fiyatı 376,21 TL/m² iken, 16.09.2015 tarihinde hazırlanan Yaklaşık Maliyet Cetvelinde bu imalat için 550,00 TL/ m² özel fiyat belirlenmiş.

Bu ihale 2015/126802 ihale kayıt numarası ve 30 milyon TL sözleşme bedeli ile Barslan Yapı San.Tic. Ltd. Şti tarafından alınmış.

Diğer taraftan iki ihale kapsamında çok sayıda özel fiyat belirlendiği ve yaklaşık maliyetlerin buna göre tespit edildiği görülmüş; özel fiyatların nasıl belirlendiğine ilişkin analizler Yaklaşık Maliyet Hesap Cetveli altında imzası bulunan yetkililerden ve YİTDB’den talep edilmiş, ancak hiçbirisi ibraz edememiş.

  • Barslan yap Ege Üniversitesi’nden 2012 ve 2016 yılları arasında toplam 5 ihale almış. Toplamı ise 101 milyon 500 bin TL.

Söz konusu fiyat analizleri Sayıştay’a ibraz edilmediğinden, yaklaşık maliyetlerin o dönemdeki piyasa rayiçlerine uygun belirlenip belirlenmediği hususu İzmir Sanayi ve Ticaret Odası Başkanlığına sorulmuş, gelen cevabi yazıdan;

  • 2. İhale kapsamında bulunan 3×100 Kwa Kesintisiz güç kaynağının (UPS) rayiç bedeli 30 bin TL iken, Yaklaşık Maliyet Hesap Cetvelinde ise bu rakamın 235 bin TL olarak yer alıyor,
  • Dubleks kumandalı ambulans asansörün rayiç bedeli 102 bin TL iken, Yaklaşık Maliyet Hesap Cetvelinde ise bu rakamın 219 bin TL olarak yer alıyor,
  • Simpleks kumandalı ambulans asansörün rayiç bedeli 98 bin TL iken, Yaklaşık Maliyet Hesap Cetvelinde ise bu rakamın 212 bin TL olarak yer alıyor,

Yukarıda yer alan örnekler bile özel pozlara ilişkin fiyat analizlerinin defaatle istenmesine rağmen verilmeme nedenini açıkça ortaya koyuyor.

2-) Bu ihale (2012/23561 numarası ile) 65 milyon bedel ile Derya İnşaat şirketi tarafından alınmış. Bu ihalede ilginç bir durum var. EKAP ta yer alan bilgilere göre Doküman satan alan kişi sayısı 1 teklif veren kişi sayısı 6. İhale davet usulü yapılmış.

Yaklaşık maliyetin olması gerekenden yüksek olarak hazırlanması sadece söz konusu yapım işine özgü olmayıp, süreklilik arz eden bir hal almış.

EGE ÜNİVERSİTESİNDEKİ USULSÜZLÜKLER BİTECEK GİBİ DEĞİL …

Üniversite bünyesindeki Merkezi Ameliyathaneler Binası ile Diş Hekimliği Fakültesi Ek Binasının inşaatı tamamlandığı halde işletmeye alınamamış.

Merkezi Ameliyathaneler Binası ile ilgili olarak (2012/23561 ihale kayıt numaralı) 65 milyon TL ve (2015/126802 ihale kayıt numaralı) 30 milyon TL bedelli iki yapım ihalesi ile üniversitenin diğer harcama birimleri bütçelerinden çok sayıda mal alımı ihalesi yapılıp toplamda 162 milyon TL kamu kaynağı kullanıldığı halde İşletmeye açılamamış.

Açılamama nedeni ise Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Genelgelerine ve Yangın Yönetmeliğinde yer alan düzenlemelere aykırı imalatlar içermesi nedeniyle ruhsat alınamaması.

Bakın değerli dostlar buradaki kayıp sadece söz konusu yapım işleri için harcananlar değil, işletmeye alınamayan binalardan elde edilecek gelirden de mahrum kalıyor üniversite.

2 yılda binalar düzgün yapılmış olsa, binalar denetlenmiş olsa Sayıştay’ın tespitine göre 635 milyon 220 bin TL gibi bir gelir sağlanmış olacaktı.

SAYIŞTAY KONU İLE İLGİLİ ŞU GÖRÜŞLERİ DİLE GETİRİYOR

“Gelinen noktada; her iki yapım işinde de, kamu kaynaklarının etkin, ekonomik ve verimli kullanılması açısından ciddi sıkıntılar mevcut olup; uğranılan zarardan yukarıda belirtilen 5 ihalenin de yapıldığı dönemde Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığını yürüten personel (harcama yetkilisi) ile Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı Etüt Proje Şube Müdürü olan personelin sorumlu oldukları, haklarında gerekli idari soruşturmanın açılmasının uygun olacağı değerlendirilmiştir.”

Sayıştay üniversiteye soruyor tabi. Ege Üniversitesi yönetimi de “uzmanlardan oluşturulan 13 kişilik bir komisyon kurulduğu ve bu komisyonun çalışmalarının devam ettiği bildirilmiştir” karşılığını veriyor.

Sonuç olarak bir binaya 162 milyon 812 bin TL harcanmış, diğerine de 14 Milyon 267 Bin TL. Her iki bina da Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Genelgelerine ve Yangın Yönetmeliğinde yer alan düzenlemelere aykırı imalatlar içermesi nedeniyle ruhsat alamamış ve işletmeye açılamamış.

Dahası da var…

3-) Üniversitede, “EÜ Diş Hekimliği Fakültesi Sağlık Tesisleri Tamamlama İşi” yapılıyor. İşin büyük bir iş olduğu ve yaklaşık maliyetinin 3,5 milyon TL civarında olması gerektiği uzman raporu ile tespit ediliyor.

Söz konusu işe ait İhale Onay Belgesinde işin yaklaşık maliyetinin 1.9 milyon TL olarak tespit edildiği anlaşılıyor. Fakat her ne hikmetse ihaleye giren tek firmayla tam da yaklaşık maliyeti kadar 2 milyon TL üzerinden sözleşme imzalanıyor.

İhale Numarası 2017/166491 İhaleyi alan firma Kliterm Mühendislik Ltd. Şti.

Proje üzerinden hesaplandığında ise yaklaşık maliyetinin 3.5 milyon TL olması gerektiği belirleniyor.

Sayıştay raporunda,

“(…) Yapım işinin yaklaşık maliyetinin 1.931.366,26 TL olarak belirlenmesi anlaşılamamıştır. Tek isteklinin de yaklaşık maliyete çok yakın bir fiyat (2.050.000,00 TL) teklif etmesinin dikkat çekici olduğu değerlendirilmiştir” deniyor.

Ege Üniversitesi ise bu skandalı kabul ediyor ve konu ile ilgisi bulunan personel hakkında idari soruşturma açılacağı bildiriyor.

https://www.cafemedyam.com/2021/03/02/turkiyenin-en-saygin-egitimi-kurumlarindan-biri-bogazici-universitesi/

Sayıştay bu cevaba karşılık yaptığı incelemeyi şu sözlerle bitiriyor:

“Tek isteklinin yaklaşık maliyete çok yakın bir fiyat teklif ettiği hususu birlikte değerlendirildiğinde; ihaleye ilişkin yaklaşık maliyetin gizliliğinin ihlal edildiği ve bu şekilde İdarenin 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 5 inci maddesinde sayılan temel ilkelerden saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği ve gizliliği ihlal ettiği sonucuna varılmıştır.”

BU ÜNİVERSİTEDE AKSİNE DAHA İLGİNÇ ŞEYLER DE OLMUŞ

4-) Mesela Ege MYO Kazan Dairesi Mekanik Tesisat Tadilat ve Onarımı İşi. Bu işin projesi ile Yaklaşık Maliyet Hesap Cetveli’nde yer alan imalat kalemlerinin birbiri ile uyumsuz olduğu tespit edilmiş.

İhale numarası 2017/18297 İhale bedeli 190 Bin TL İhaleyi alan firma yine Kliterm Mühendislik Ltd.Şti. İhale dosyası ekine sunulan proje incelediğinde işin yaklaşık maliyetinin 2 milyon TL olduğu olduğu görülüyor.

Araştırılıyor “nasıl olur” diye...

Çünkü nasıl olurda bir firma bu kadar yüksek maliyetli bir işi 190 bin TL gibi bir fiyata yapar. İhale ekinde bulunan proje evrakları 2011 yılında yapılan başka bir ihaleye ait!

Sayıştay raporunda:

”Bu fiyat aralığında fiyat teklif etmeleri tekliflerin/ihalenin gerçek olmadığını ispatlamıştır” deniliyor.

Yani…

Söz konusu tadilat işi ile ilgili herhangi bir proje çizdirilmeden, daha önce başka bir ihale kapsamında çizdirilen ve teknik olarak yapılacak iş ile uzaktan yakından ilgisi olmayan bir projeyi EKAP’a yükleyerek ihale süreci başlatılmış, yapılmayan imalatların bedeli yükleniciye ödenmiş.

Üniversite yönetimi okula o kadar hakim ki (!) bu konuyla ilgili de Hukuk Müşavirliğinden konu ile ilgili olan personellerin tespit edilmesi için gerekli araştırma, inceleme yapılması ve soruşturma açılması talebinde bulunmuş.

Öyle ki “EÜ Diş Hekimliği Fakültesi Sağlık Tesisleri Tamamlama İşi” üzerinden tek bir firmanın zengin edildiğini Sayıştay da tespit etmiş.

Sayıştay aynen şu ifadeleri kullanıyor:

“Hal böyle iken; EKAP’a yüklenen mekanik projelerde söz konusu imalatlar sanki daha önceden yaptırılmamış gibi gösterilmiş, dolayısıyla EKAP’tan doküman indiren isteklilerden biri hariç diğerlerinin hiçbiri kapsamlı bir yapım işi olan bu işi 40 günde yapamayacakları için teklif vermemiş, teklif veren tek firma da zaten ihale kapsamında yapılacak bir şey olmadığını bildiğinden 40 günlük süreyi dikkate almadan teklifini vermiş ve aslen çok cüz’i tamamlama imalatları dışında da herhangi bir şey yapmamış, bu şekilde süre kısa tutularak ihalede rekabetin engellendiği ve ihalenin istenen firma üzerinde bırakıldığı değerlendirilmişti.”

PEKİ, ALİ BÜYÜK YILDIZIN SAHİBİ OLDUĞU KLİTERM FİRMASI EGE ÜNİVERSİTESİNDEN BAŞKA İŞLER ALMIŞ MI?

Almaz olur mu?

2016-2018 tarihleri arasında 12 ihale almış. Toplam bedeli ise 15 milyon 412 bin TL.

Bakın hani Nasreddin Hoca’nın bir kazan hikayesi var ya… Tam da burada yaşanmış.

Diş Hekimliği Fakültesi ile Sağlık Kültür Spor Daire Başkanlığı Kazan Daireleri Tadilat ve Onarımı İşi var. İhale yapılmış. İhaleye ait Yaklaşık Maliyet Hesap Cetveli’nde 2 adet kömürlü + 2 adet doğalgazlı kazan olmak üzere 4 adet kazanın yaklaşık maliyet hesabına dahil edildiği görülmüş.

Ne var bunda diyebilirsiniz. Şu var…

Ege Üniversitesi yerleşkesinde 15 yıldır doğalgaz kullanılmakta olup hali hazırda kullanılan kömür kazanı bulunmuyor.

Bir de üniversite bünyesinde bulunan Ödemiş Sağlık Yüksek Okulu var.

Mevzuata uygun olarak çalıştırılamadığı tespit edilmiş. Okulun öğrencisi bile yok ama bütün cari giderleri karşılanmış.

İncelemeler sonucunda okulun 2016-2017 öğretim yılında 4, 2017-2018 öğretim yılında sadece 1 öğrencisinin bulunduğu, 2018-2019 öğretim yılında ise hiç öğrencisinin olmadığı anlaşılıyor.

Sayıştay da incelemelerini şu cümlelerle tamamlıyor:

“Sonuç olarak Raporumuzun yazıldığı Haziran 2019 tarihi itibariyle fiilen hiç öğrencisi bulunmayan Ödemiş Sağlık Yüksekokulunda 4 idari personelin yanı sıra 3 akademik personelin de 2018 yılından itibaren istihdam edilmeye başlandığı, 2018 yılı sonuna sonuna kadar personel giderleri ve binanın cari giderleri kapsamında bütçeden harcama yapıldığı tespit edilmiştir.”

İşte değerli dostlarım.

Ege Üniversitesi ilim, bilim yuvası olması gerekirken yağma,talan merkezi olmuş durumda olduğundan dünyada ilk 500 üniversite arasında yer alamamıştır.!

Ve bu buzdağının görünen yüzü.

Devamı gelecek…

İLGİLİ HABER

Cumhuriyet / Mehmet İnmez

Kaynak Yeniçağ: Murat AĞIREL

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top