GÜNDEM

CEZAEVLERİ RAPORU: HAKARET, ŞİDDET, ÇIPLAK ARAMA…

.

“YÖNETMELİK DEĞİŞİKLİĞİ: ÇIPLAK ARAMA GİTTİ, ‘DETAYLI ARAMA’ GELDİ”

Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmî Gazete’de yayınlandı..

Düzenlemedeki “çıplak arama” ifadesinin yerine “detaylı arama” ifadesi getirildi..

Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelikte yapılan değişiklik, Resmi Gazete’de yayınlandı..

Eski yönetmelikte yer alan ‘çıplak arama’ ifadesinin yerine ‘detaylı arama’ ifadesi getirildi..

Çıplak arama yapılması kararının alınması için gereken “makul ve ciddi emarelerin varlığı” şartına, ‘bunun başka bir suretle tespitinin olanaksız olması’ şartı da eklendi..

Yapılan değişiklikle, ‘detaylı arama’ düzenlemesi şu şekilde yeniden düzenlenmiş oldu:

“Hükümlünün üzerinde, kuruma sokulması veya bulundurulması yasak madde veya eşya bulunduğuna dair makul ve ciddi emarelerin varlığı ve kurum en üst amirinin gerekli görmesi hâlinde, çıplak olarak veya beden çukurlarında aşağıda belirtilen usullere göre arama yapılabilir.”

“Detaylı arama” düzenlemenin diğer ayrıntıları şöyle:

TEK KULLANIMLIK ÖNLÜK VERİLECEK” 

Eski yönetmelikte yer alan “Çıplak arama, hükümlünün utanma duygusunu ihlâl etmeyecek şekilde ve kimsenin görmemesini sağlayacak tedbirler alınarak gerçekleştirilir” düzenlemesinin yerine “Detaylı arama, hükümlünün utanma duygusunu ihlal etmeyecek şekilde ve görevli dışında kimsenin görmemesini sağlayacak tedbirler alınarak gerçekleştirilir” cümlesi getirildi..

Ayrıca, “arama sırasında hükümlüye tek kullanımlık giyim önlüğü verilmesi” sağlandı..

GÖREVLİ ELDİVEN KULLANACAK

 Arama sırasında, ‘görevli tarafından eldiven kullanılması’ koşulu getirildi..

“ARAMA YAPAN GÖREVLİNİN İMZASI GEREKECEK

 Eski yönetmelikte yer alan ve ‘aramanın, mümkün olan en kısa süre içinde bitirilmesini’ öngören düzenlemenin yerine ‘aramanın mümkün olan en kısa süre içinde bitirilmesi ve işlemin tutanağa bağlanması’ kuralı getirildi..

Ayrıca, ‘tutanakta arama yapan görevliler ile hükümlünün imzasının bulunması ve hükümlünün imzadan kaçınması halinde bu durumun tutanağa geçirilmesi’ düzenlemesi yapıldı..

İNSAN HAYSİYETİ VE UTANMA DUYGUSUNUN İHLAL EDİLMEMESİ ESASI

 Eski yönetmelikteki ‘Arama ve sayımlar sırasında insan onuruna saygı esastır’ düzenlemesi ise genişletildi..

Buna göre; ‘Arama ve sayımlar sırasında insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esastır. Bu kapsamda gerekli her türlü tedbir alınır’ hükmü getirildi.,

“CEZAEVLERİNDE VEJETARYEN YEMEK İMKANI”

Yönetmelik değişikliği ile ayrıca, cezaevlerinde “vejetaryen beslenme tercihi” ile ilgili düzenleme de yapıldı. Buna göre, “Rahatsızlığı bulunanlar veya vejetaryen gibi farklı beslenme tercihleri olan hükümlüler için uygun yemeklerin hazırlanması ile bu konularla ilgili diğer işlerin yerine getirilmesi” sağlandı.

Cumhuriyet

“DİYARBAKIR BAROSU: ‘ÇOCUK CEZAEVİNDE PSİKOLOJİK VE FİZİKSEL ŞİDDET VAR!'”

Diyarbakır Barosu, Diyarbakır Çocuk ve Gençlik Kapalı Cezaevi’nde tutuklu çocukların fiziksel ve psikolojik şiddete maruz bırakıldığını tespit ettiklerini ve suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı..

  Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi, kentteki Çocuk ve Gençlik Kapalı Cezaevi’nde yaşanan hak ihlalleriyle ilgili Tahir Elçi Konferans Salonu’nda açıklama yaptı..

Baro Başkanı Nahit Eren ve Çocuk Hakları Merkezi avukatları açıklamaya katıldı. 


 

Çocuk Hakları Merkezi üyesi Avukat Sedat Gördük, barodan bir heyetle 3 ay boyunca cezaevinde tutulan çocukları ziyaret ettiklerini aktardı.. 3 ayda 32 çocukla toplam 53 görüşme gerçekleştirildiğini kaydeden Gördük, görüşmelerde kendilerine iletilen şikayetleri ve hak ihlallerine dair hazırladıkları raporun özetini paylaştı..

Bazı infaz koruma memurları tarafından çocukların fiziksel ve psikolojik şiddet ile kötü muamele ve onur kırıcı davranışlara maruz bırakıldığını ifade eden Gördük:

“Birçok konuda çocukların tehdit edildiği, darp ve kötü muamele eylemleri dışında beslenme, sağlık, tedavi, haberleşme, iletişim, eğitim ve sosyal hakların ihlal edildiği, Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan diğer hükümlü/tutuklu çocuklar arasında yaşanan akran zorbalığı olaylarının yönetim tarafından önlenmediği hususunda güçlü bir kanaat oluşmuştur..” dedi..

“ÇOCUKLAR BASKI ALTINDA'”

Görüşmelerde çocukların heyetle daha sık görüşmek istediklerini belirttiğini paylaşan Gördük:

“Bu beyanlarda bulunan çocukların bir bölümü, kendi avukatları dışında hiçbir avukatla görüşmek istemediğine dair tek ağızdan yazılan ve birebir aynı olan dilekçeler vermiştir..

Söz konusu dilekçeler, çocukların tarafımızla kendi isteğiyle görüşmesi, bazılarıyla birden çok kez görüşülmesi ve tekrar ziyarete gelinmesi için özel olarak talepte bulunulması sebepleriyle heyetimizce normal karşılanamamıştır..

Bu olaydan sonra gerçekleştirilen ilk ziyarette çocuklara Diyarbakır Barosu’ndan gelen avukatlarla görüşme yapmak isteyip istemedikleri sorularak görüşme yapılmaması için baskı kurulduğu tespit edilmiş ve eylemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek heyetimizin yaşadığı olaylar tutanak altına alınmıştır..”

Çocuk cezaevinde yaşanan ihlallere ilişkin 7 Eylül’de Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduklarını söyleyen Gördük:

“Adli ve idari makamların etkili ve ivedi soruşturma yürütülmesi hususunda sorumluluklarının gereğini yerine getirmesini belirtir, yargılama sürecinin takipçisi olacağımızı kamuoyunun bilgisine sunarız.”

“DİYARBAKIR CEZAEVLERİ RAPORU”

ÖHD ve TUAYDER’in Diyarbakır’da bulunan cezaevlerine ilişkin hazırladığı rapora göre, çıplak arama, hakaret, şiddet ve temizlik sorunları arttı, sağlığa erişim azaldı..

Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) ve Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Yardımlaşma Derneği (TUAYDER), Diyarbakır 1 ve 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde yaşanan hak ihlallerini raporlaştırdı..

Raporun, 14Eylül 2020 tarihinden bu yana devam eden hak ihlallerinin tespitinin yapılması ve gerekli hukuki başvuru ve suç duyurularının yapılması için hazırlandığı belirtildi.. 

RAPORDA CEZAEVLERİNDEKİ İHLALLER ŞU ŞEKİLDE SIRALANDI: 

– *Cezaevine girişte çıplak arama yapıldığı, karşı çıkan tutuklulara çeşitli müdahaleler yapıldığı.. 

– *İlk girişte uygulanan 15günlük karantina sürecinin tam bir izolasyon hali olduğu ve temel ihtiyaçların bile giderilemediği, karantina sürecinde hijyen kurallarına uyulmadığı ve tutukluların telefon-avukat görüşü dışında tam bir tecrit halinde olduğu..

– *Kitap, TV, vb. hiçbir şeye ulaşılmadığı..

– *İç etkinliklerin çok kısmi olarak uygulandığı, yapılan odanın ise sürekli kirli olduğu, suyun olmadığı ve kapalı havalandırması olduğu..

– *Tutukluların tamamının aşılı olmasına rağmen kurs, tiyatro, atölye, turnuva, sinema, kütüphane vb. hiçbir etkinliğin yapılamadığı, bu hususta talepte bulunanlara ise ‘son verilmesini mi istiyorsunuz’ şeklinde uyarı aldıkları..

– *Gerek açık görüşler olsun gerek sevk talepleri olsun birçok talebin pandemi nedeniyle reddedildiği, sevk talepleri reddedilmesine rağmen birçok sürgünün yaşandığı, yaşanılan sürgünlerin keyfi olduğu..

– *İnfaz hakimlikleri veya diğer mahkemeler tarafından tutuklular açısından olumlu kararların geç tebliğ edildiği, olumsuz sonuçlanan (disiplin cezası, infaz yakma vb.) kararların ise anında tebliğ edildiği..

– *İyi hal kurulunun keyfi uygulamaları neticesinde birçok hükümlünün infazının yakıldığı..

– *Özellikle pişmanlık dayatmasıyla cezaevi idaresinin kendisini bir mahkeme gibi gördüğü, hükümlüler, iyi hal kurulu tarafından yargılandıkları dosyaları dile getirilerek dosyaya ilişkin sorular sorulduğu, ithamlarda bulunulduğu..

– *Koğuşlarda böceklerin bulunduğu ve idarenin bu sorunun çözümüne dönük kayıtsız kaldığı..

– *Yaşanan en basit sorunların çözümü açısından bile cezaevi idaresi ile görüşme yapılamadığı..

– *Son 6 aydır berber sorunu yaşanıldığı, kovid-19 gerekçesiyle berberin kapatıldığı, kısımlara verilen bir traş makinesi ile ‘saçlarınızı boza boza traş etmeyi öğrenin’ şeklinde bir yaklaşım olduğu, sadece 60yaş üstü mahpusların berbere çıkarıldığı..

– *Elektrik faturalarının çok yüksek olduğu ve bunun tutuklulardan tahsis edildiği..

– *Çamaşır yıkamanın haftada 2saat olduğu ve bunun yetersiz olduğu..

– *Kısımlar arası değişiklik taleplerine olumsuz cevap verildiği.. 

– *İdareye ve hakimliklere yazılan dilekçelere çoğu defa cevap verilmediği..

– *Cezaevi personellerinin sürekli hakaret ve tahrik dili kullandığı..

– *Cezaevi kantininden alınan çamaşır ipi, tırnak makası, kemer, radyo, çöp bidonları, çek pas saplarına bile el konulduğu..

– *Aynı kısımda 10 kişi kalmasına rağmen en fazla 3kişi ile fotoğraf çekilmesine izin verildiği, bu şekilde masrafların artırılmak istendiği..

– *Belirtilen her türlü hak ihlaline karşı taleplerin disiplin cezası ile sonuçlandığı, bu şekilde iyi hallerinin yakıldığı, disiplin cezalarının cezaevi içinde her türlü hak kullanımını engellediği belirtildi..

“ÖNERİLER”

Raporunun devamında ise, şu önerilere yer verildi: 

– *Ağır hasta mahpusların salgın hastalık durumunda ciddi risk grubunda bulunması nedeniyle serbest bırakılarak infazları ertelenmeli, tutuklu olanlar serbest bırakılmalıdır.. Hasta mahpusların değerlendirilmeleri her koşulda sadece klinik yaklaşım ile değerlendirilmeli, alıkonulmasının uygun olmadığına dair tıbbi raporları olan mahpuslar ivedilikle salıverilmelidir..

– *Virüsün özellikle 60 yaş üstü kişilerde ölümcül etkisi göz önünde bulundurularak 60&yaş üstü mahpusların tedbiren serbest bırakılarak infazlarının ertelenmesi, tutuklu olan mahpusların serbest bırakılması gerekmektedir..

– *Sağlık çalışanları başta olmak üzere mahpuslarla temas eden tüm çalışanlara koruyucu giysi ve malzeme temin edilmeli, özellikle risk grubunda olan çalışanlar başta olmak üzere tüm hapishane çalışanları için çalışma koşullarını da kapsayacak şekilde gerekli önlemleri alınmalıdır..

– *Mahpusların sağlık kurumlarına ve hastanelere ring araçlarıyla değil; daha hijyenik ve sağlığa uygun araçlarla taşınması sağlanmalıdır.. 

-*Aile ve avukat görüşlerin yapıldığı alanlarda mahpusların görüş haklarını ihlal etmeyecek şekilde hızla önlemler artırılmalı ve alanlar sıklıkla dezenfekte edilmeli, mahpusların yakınlarıyla haberleşebilmesi için imkanlar artırılmalıdır..

– *Mahpusların pandemi süreci gerekçe gösterilerek kısıtlanan sosyal ve kültürel etkinlik hakları için gerekli olanaklar sağlanmalıdır.. Sağlık gerekçesiyle alınacak önlemlerin mahpusların temel haklarını ihlal etmeyecek şekilde uygulanmasına özen gösterilmelidir.. 

– *Hapishanede kalan mahpusların sağlıklı bir ortamda kalmaları için gerekli temizlik araçları kendilerine verilmeli; pandemi koşulları dikkate alındığında temizlik ve sağlık konularında titiz davranılması gerekmektedir..

– *İnceleme yapan kurum üyeleri ve yetkilileri; cezaevi rejimi, fiziki koşullar ve mahpuslara hukuka aykırı gerçekleştirilen muameleler hakkında etkili bir idari ve yargısal denetim sağlanması gerektiğini tespit etmiştir..

Diyarbakır D Tipi Hapishanesinde yaşanan hak ihlallerine karşı Adalet Bakanlığını ve TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonunu göreve davet ediyoruz..

NE OLMUŞTU?

“TBMM TUTUKLU HAKLARINI İNCELEME ALT KOMİSYONU’NUN HAZIRLADIĞI CEZAEVİ RAPORU”

Düzce ve Kırıkkale’deki ceza infaz kurumlarına ilişkin TBMM Tutuklu Haklarını İnceleme Alt Komisyonu’nun hazırladığı rapora göre tutuklu ve hükümlülerin çok sayıda sorunu bulunuyor..

KALABALIK KOĞUŞLAR, YERDE YATAK, SIRAYLA YEMEK, PARAYLA SANDALYE…”

Cezaevlerindeki kapasitenin aşılmış olması nedeniyle masalarda  sırayla yemek yenebildiğini belirten tutuklu ve hükümlüler, çocuklara süt, yumurta ve oyuncak verilmediğini, diş tedavisi olamadıklarını, yeterli beslenemediklerini ve suların çamurlu aktığını ifade edildi

 TBMM Tutuklu Haklarını İnceleme Alt Komisyonu, 15 Kasım 2019 tarihinde Düzce T Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu, 24 Şubat 2020 tarihinde ise Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ile Kırıkkale Keskin T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna yaptığı ziyaretlere ilişkin rapor hazırladı..

Cezaevlerindeki sorunları açığa çıkaran raporda:

*Tutuklu ve hükümlülere sandalye gibi mobilyaların ücretli verildiği..

*Cezaevindeki hükümlü ve tutukluların çocuklarına süt, yumurta ve oyuncak verilmediği..

*Namaz kılmak için satın alınan battaniyelere el konulduğu gibi çok sayıda şikâyet ve sorun yer aldı…

‘FİZİKİ KOŞULLAR YETERSİZ’

Komisyonun Düzce T Tipi Cezaevi’ne ilişkin raporunda, kapasite üzerinde hükümlü ve tutuklu barındırılmasının başta fiziki koşulların yetersizliği olmak üzere berberinde birçok soruna neden olduğu vurgulandı..

 Düzce T Tipi Cezaevi’nde bulunan tutuklu ve hükümlüler yeteri kadar sağlık personelinin bulunmaması nedeniyle revire çıkış ya da hastane sevklerinin çoğunlukla ihtiyaç duyulan zamanda gerçekleşmediğini, hatta birkaç ayı bulabildiğini belirtti..

 Doktor muayenelerinin kelepçeli olarak yaptırıldığı, bu uygulamanın kabul edilememesi halinde muayenenin yaptırılmayarak hükümlü ve tutukluların kuruma geri götürüldüğü şikayetleri de komisyonun raporunda yer aldı..

‘SANDALYE ÜCRETLİ HALE GETİRİLDİ’

Düzce’de bulunan tutuklu ve hükümlüler komisyon üyelerine, kurum tarafından verilen sandalye gibi malzemelerin ücretli hale getirildiğini de söyledi..

Bu malzemelerin ücret karşılığı tedarik edilmesi yerine idare tarafından verilmesi gerektiğini belirten hükümlü ve tutuklular,  görüş için belirlenen sürenin çoğunun görüş alanına gidiş ve dönüşte geçmesi nedeniyle sürenin fiilen kullandırılmadığını, aile görüşlerinin keyfi olarak kısıtlandığını, ziyaretçilere kötü davranıldığını, ödül uygulamasının uygulanmadığını, suların zaman zaman paslı ve yağlı aktığını, sıcak suların mahkûmların vücudunda alerji ve kaşıntıya neden olduğunu belirtti..

Nakil talepli dilekçelerine cevap alamadıklarını, kütüphaneden alınabilen kitap sayısı 15olmasına rağmen talep edilen bazı kitapların, yasaklı olmayan bazı gazete ve yayınların kendilerine verilmediğini belirten hükümlü ve tutuklular bazı infaz ve koruma memurlarının fiziksel ve psikolojik şiddetine maruz kaldıklarını söyledi..

‘KIRIKKALE CEZAEVİNDEKİ KLİNİKTE DİŞ HEKİMİ YOK’

Komisyonunun Kırıkkale Cezaevine yaptığı ziyarette de çok sayıda şikâyet, sorun ve talep kayıtlara geçti. .

Kırıkkale’de bulunan hükümlü ve tutuklular, yargılama süreçlerinin adil bir şekilde işlemediğini, ceza mevzuatının yanlış yorumlanmasından kaynaklı olarak adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ifade etti.. 

Cezaevindeki diş kliniğinde görevli doktor bulunmadığı, diş tedavisi için yapılan sevklerde ciddi sorunlar yaşandığı, hastane sevklerinde kelepçeli muayene ve tedavi dayatıldığı, muayene ve tedavilerin kelepçeli bir şekilde yapılmasının büyük sorun oluşturduğu da yine hükümlü ve tutuklular tarafından dile getirildi..

‘SULAR ÇAMURLU AKIYOR’f

Kırıkkale’de bulunan hastanelerde hükümlü koğuşu ve servisi bulunmadığı için yatarak tedavi görecek hastaların Ankara’ya sevkinin zorunlu olduğunu belirten hükümlüler, sıcak suyun haftanın 2günü 2 saat, diğer günlerde ise sabahları 30 dakika verildiğini, pazar günleri sıcak su verilmediğini, verilen sıcak suyun yeterli olmadığını, soğuk suyla bulaşık yıkamanın ellerine zarar verdiğini ve suların zaman zaman çamurlu aktığını söyledi..

Tutuklu ve hükümlüler, uzaktan eğitim alanların bilgisayar odasını kullanmalarına izin verilmediğini, yemeklerin yeterli ve besleyici olmadığını, kurum kantininden temin edilen radyoların toplatıldığını ve sonrasında kantinden yeni radyo almak zorunda kalındığını anlattı..

  Koğuş bahçelerinde bulunan kameraların üst katta bulunan yatak odalarını gördüğü ve bu durumun mahremiyeti ihlal ettiği şikayetleri de komisyonun raporunda kayıtlara geçti..

‘KIRMIZI ET NEREDEYSE HİÇ VERİLMİYOR’

Komisyonun, Keskin T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu erkek hükümlü ve tutuklu koğuşlarında yaptığı incelemelerde de çok sayıda şikâyet ve talep kaydedildi..

Yemeklerin çok az ve sulu olduğunu, genellikle aynı yemeklerin verildiğini, bazı yemeklerden taş çıktığını ve protein ağırlıklı yemeklerin verilmediğini belirten tutuklu – hükümlüler kırmızı etin ise neredeyse hiç verilmediğini söyledi..

Koğuşların kalabalık olması nedeniyle verilen sıcak su miktarının yeterli olmadığını, yerde yatan hükümlü ve tutukluların olduğunu, masada sırayla yemek yenebildiğini ve tuvaletlerin yetersiz, koğuşların ise havasız olduğunu belirten tutuklu ve hükümlüler, kurum personelini çağırmak için koğuşta bulunan zile basıldığı zaman psikolojik şiddet uygulandığını söyledi..

‘NAMAZ KILMAK İÇİN SATIN ALINAN BATTANİYELER TOPLANIYOR’

Keskin’de bulunan bazı tutuklu ve hükümlüler üzerinde namaz kılmak için kantinden satın aldıkları battaniyelerin kurum personeli tarafından düzenli olarak toplandığını, koğuş içindeki çamaşır iplerinin dahi söküldüğünü de söyledi. .

Savunma yazmak isteyenlere bilgisayar kullanma imkânı sağlanmadığı için oldukça uzun metinlerin elle yazılmak zorunda kalındığını belirten tutuklu ve hükümlüler, internet bağlantısı olmayan bir bilgisayarın bu tür yazışmalarda kullandırılmasını talep etti..

‘ÇOCUKLARA SÜT VE YUMURTA VERİLMİYOR’

Keskin Cezaevi kadın koğuşlarında kalan tutuklu ve hükümlüler ise kurumda kreş bulunmasına rağmen çocukların kreşe yılda birkaç defa ancak götürülebildiklerini, çocuklara son birkaç aydır neredeyse hiç süt ve yumurta ve oyuncak verilmediğini, annelerin çocuklarını yanlarına her istediklerinde alıp veremediklerinin ve bunun da çocukların psikolojine olumsuz yansıdığını söyledi..

Hastaneye kelepçeli götürüldüklerini, doktor muayenesine askerlerin de girdiğini ve muayene kabininin arkasında beklediklerini ve doktora anlatmak durumunda kaldıkları “mahrem” sorunlarının askerler tarafından dinlenmesinden rahatsız olduklarını belirten kadın tutuklu ve hükümlüler, bazı infaz koruma memurları tarafından kötü muameleye maruz bırakıldıklarını, aramalarda eşyalarının kasten yerlere atıldığını ve bazı aramalara erkek infaz ve koruma memurlarının da katıldığını ifade ettiler..

‘TRT-2 MERKEZİ KANAL LİSTESİNE EKLENSİN’

TBMM Tutuklu Haklarını İnceleme Alt Komisyonu Düzce ve Kırıkkale ile Keskin Cezaevlerine ilişkin hazırladığı her iki raporunda da hükümlü ve tutukluların büyük çoğunluğunun TRT-2 kanalıyla ilgili talepte bulunduğunu belirtti..

Raporda, TRT-2’nin kültür, sanat, edebiyat, müzik, sinema ve tarih konularında yayın yapan bir kanal olduğu ifade edilirken kanalın kurumlardaki merkezi kanal listesine alınmasının uygun olacağı değerlendirmesi yapıldı..

Cezaevlerindeki yemeklerin yeterli ve besleyici olmadığı, yemek kalitesinin düşün olduğuna yönelik şikayetlerin giderilmesi için günlük iaşe bedelinin arttırılması yönünde çalışmalar yapılması talep edildi..

RAPORDA ÖNE ÇIKAN DEĞERLENDİRMELER ŞU ŞEKİLDE OLDU:

*DİŞ HEKİMİ GÖREVLENDİRİLMELİ

Kırıkkale’ de bulunan devlet hastanelerinden birinde hükümlü koğuşu ve servisi yapılması için girişimde bulunulması yerinde görülmektedir.. Kurumda haftanın belirli günleri diş doktoru görevlendirilmesi önerilmektedir..

*ÇOCUKLAR DÜZENLİ OLARAK KREŞE GÖTÜRÜLMELİ 

Keskin T Tipi Ceza İnfaz Kurumu’nda anneleriyle bulunan çocukların 1 yılda 2 defa kreşe götürüldüğüne dair iddialar dikkate alınmalı, çocukların ruhsal ve zihinsel gelişimlerinin sağlanabilmesi amacıyla düzenli olarak kreşe götürülmeleri sağlanmalıdır..

Çocukların da bulunduğu bu koğuşlarda gerekli tamiratların ivedilikle yapılması önerilmektedir.

*KAMERALARA İLİŞKİN ÇALIŞMA YAPILMALI

Kurum güvenliğini temin etmek amacıyla kullanılan kameraların mahremiyeti ihlal edecek şekilde kayıt yaptığı iddiaları yoğun olarak ileri sürülmüştür..

Bu uygulama, Komisyonumuzun yasama döneminin başından itibaren ceza infaz kurumlarında yapmış olduğu incelemelerde kadın kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklular başta olmak üzere yoğun olarak şikâyet konusu edilmiştir..

Özellikle kadın koğuşlarında ortak alanı gözetlemek için kullanılan kameraların banyo ve tuvaleti görmeyecek şekilde yönlendirilmesine yönelik çalışma yapılması gerekir.. 

https://www.cafemedyam.com/2020/04/07/cezaevinden-mektup-var-erdogana-guvendim/

İLGİLİ HABER

Duvar/ Serkan Alan

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top