SAĞLIK

KANSER TEDAVİSİNDE UMUT VAAT EDEN BİR İLAÇ BULUNDU

.

“BioNTech, KOLON KANSERİ AŞISININ FAZ 2 DENEMELERİNDE BAŞLADI” 

Kolon kanseri tedavisinde umut veren gelişme!

Covid-19 salgınından önce kanser tedavisi üzerinde çalışan Alman biyoteknoloji firması BioNTech, deneysel kolon kanser aşısının (BNT122) Faz-2 denemelerine başladığını bildirdi.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Almanya, İspanya ve Belçika’dan yaklaşık 200 hastanın çalışmaya katıldığına yer verilen açıklamada, çalışmanın amacının, tümörlerin cerrahi ameliyat ve kemoterapiden sonra yeniden ortaya çıkıp çıkmadığında BNT122’nin etkinliğine incelemek olduğu ifade edildi..

Bu hedefle kolon kanserinin 3 evresinden ikincisinde bulunup ameliyat olan ve 6 ay boyunca kemoterapi tedavisi gören hastalara yoğunlaşılacağı belirtildi..

200 hasta DNA testlerinden geçirilerek kanserin metastaz yapma olasılığı daha yüksek olan hastalar arasından seçilecek.

BioNTech şu anda Avrupa’da yeri gizli tutulan bir laboratuvarda bir hasta üzerinde aşıyı test ediyor..

“Birçok kanserde hastada cerrahi ameliyat sonrası alınan tümörler belirli bir zaman sonra yeniden ortaya çıkıyor ve metastaz yapıyor” diyen BioNTech kurucu ortağı Özlem Türeci, mRNA (mesajcı RNA) teknolojisine dayanan aşı adayının temel hedefinin, araştırmanın sonlanacağı 5 yıl süresince kanserin hastada tekrar nüksetmesini engellemek olduğunu belirtti..

“HER HASTAYA ÖZEL AŞI”

İlk hafta 6 defa olunacak aşı ikinci haftadan itibaren iki haftada bir iki defa yapılacak.. Ardından da en az 12 ay boyunca 6 haftada bir uygulanacak.

Hastadaki kanser tümörünün yapısı ve evrimine göre de aşının içeriğinde ve dozunda değişikliğe gidilecek.. Bir hastaya uygun aşının hazırlanması 4 ile 6 hafta alacak..

BioNTech’in açıklamasında, dünya genelinde ölümcül ikinci kanser olarak bilinen kolon kanserinin tedavisi için yeni tedavilere ihtiyacın yüksek olduğuna da dikkat çekildi..

Öte yandan, BioNTech başta deri kanseri olmak üzere diğer kanser türlerinde kullanımı için BNT122 aşısının klinik çalışmalarını da sürdürüyor..

“BİLİM İNSANLARI BAĞIRSAK KANSERİ TEDAVİSİNDE UMUT VAAT EDEN BİR İLAÇ BULDU”

Hapın klinik deneylerde tümörlerin yeniden büyümesini yavaşlattığı görüldü..

Araştırmacılar, tedavi edilemez bağırsak kanseri için potansiyel, yeni bir  tedavi  belirledi..

İlacın, klinik deneylerde bazı insanlarda tümörlerin yeniden büyümesini yavaşlattığı görüldü..

Araştırmacılar, adavosertib ilacını alan 44 hastayı, almayan 25 hastayla karşılaştırdı..

İlacın tümör büyümesini ortalama olarak yaklaşık iki ay geciktirdiği ve nispeten az yan etkisi olduğu tespit edildi..

Hap olarak alınan ilaç, en fazla etkiyi sol taraflı/rektal tümörlü 31 hastada gösterdi ve genel sağkalım oranını artırdı.. Bu, hastaların daha uzun yaşaması anlamına geliyor..

Leeds Üniversitesi’nden baş yazar Dr Jenny Seligmann:

“Bulgular özellikle cesaret verici çünkü araştırmaya dahil edilen hasta alt grubu tüm bağırsak kanseri hastalarının üçte birini oluşturuyor ve diğer hastalar tümör tiplerine özel olarak geliştirilmiş tedavilere sahipken, bu grubun, şu anda çok sınırlı tedavi seçenekleri var..”

Deneye katılan bu alt kümede, RAS ve TP53 olmak üzere iki yaygın mutasyona sahip tümörler vardı..

Bilim insanları, bu mutasyonların, tümörleri özellikle zararlı bir proteinin gelişimini durdurarak çalışan ilaca karşı daha duyarlı hale getirebileceği hipotezini ortaya atmıştı..

Araştırma, adavosertib’in diğer bağırsak kanseri türlerine sahip hastalara fayda sağlayabileceğini ve diğer tedavi alanlarında da standart tedavilerin yanında işlevli olabileceğini gösterdi..

Bilim insanları şimdi, bu bariz başarının ardından, bulguların hastalar için umut olduğunu söylüyor.. Ancak ilacın standart tedaviye kıyasla hayatta kalma oranını belirlemek için daha kapsamlı testler gerektiğine dair de uyarıyor..

University College London’daki Klinik Araştırmalar Birimi’nden yardımcı yazar Profesör Louise Brown:

“Deneyin adavosertib koluna ilişkin sonuçlar potansiyel açıdan önemli ve bu gruptaki hastalar için bir umut ışığını temsil ediyor..”

Bulgular, halihazırda bir miktar kemoterapi almış, ameliyat edilemeyen bağırsak kanserli insanlara yardım etmenin en iyi yollarını araştırmayı amaçlayan ve Birleşik Krallık’ta yürütülen FOCUS4 adlı, ortak çalışmaya dayalı büyük bir denemeden elde edildi..

Bağırsak kanseri, Birleşik Krallık’ta dördüncü en yaygın kanser ve en büyük ikinci öldürücü kanser türü.. Her yıl yaklaşık 42 bin kişiye bağırsak kanseri teşhisi konuyor..

“KALIN BAĞIRSAK KANSERİ”

Kalın bağırsak, sindirim sistemimizin anüsle sonlanan son 1, 5-2 metrelik bölümünün genel adıdır..

Son 15 cm.lik bölümüne rektum, geride kalan kısmına ise kolon adı verilir..

Geçtiğimiz on yıl içinde kalın bağırsak kanserlerinin tanı ve tedavisinde birçok ilerleme sağlanmıştır.. Buna rağmen kalın bağırsak kanserleri halen tüm dünyada en önemli sağlık problemlerinden biri olup her yıl milyonlarca insanın hayatını tehdit etmeye devam etmektedir..

KALIN BAĞIRSAK KANSERİ RİSK FAKTÖRLERİ

Hastanın yaşadığı yer:

Kalın bağırsak kanserinin görülme sıklığı ülkeye ve yaşanan bölgeye göre değişir..

Yaşam Şekli:

Kalın bağırsak kanserleri sigara ve alkol kullananlarda, az lifli gıda (sebze, meyve) alanlarda, diyabet, obezite sorunu olanlarda ve hareketsiz bir yaşam tarzına sahip kişilerde daha sıktır..

Yaş:

Çok genç yaşlarda da görülmekle birlikte hastalığın sıklığı yaşla birlikte artar..

Polipler:

En önemli risk faktörüdür.. Çoğu kanser polip zemininde başlar..

Ailede kalın bağırsak kanseri varlığı:

Anne, baba veya kardeşlerde kalın bağırsak kanseri olan kişilerde kanser gelişme riski artar..

Özellikle kanserli kişiler 50 yaşın altında ise risk daha da artmıştır.. Benzer şekilde FAP, HNPCC gibi bir takım hastalıklarda kalın bağırsak kanserine genetik eğilim vardır.

  • Ülseratif kolit ve Crohn gibi inflamatuar bağırsak hastalıkları.
  • Rahim ve yumurtalık kanseri olan kadınlar.
  • Başka nedenlerle radyasyon tedavisi görenler.

Ancak, kalın bağırsağında kanser gelişen insanların %75’inde bu risk faktörlerinin hiçbiri yoktur.

“TANI YÖNTEMLERİ”

Kalın bağırsak kanseri tanısı için muayenenin yanı sıra kolonoskopi ve biyopsi yeterlidir.. Ancak tedavi şekline karar verebilmek için hastalığın yayılım derecesinin belirlenmesi gerekir.. Bu amaçla tomografi, ultrason, endo ultrason, MR ve PET gibi tetkiklere başvurulabilir..

“TEDAVİ YÖNTEMLERİ”

Kalın bağırsak kanserinin ana tedavi yöntemi cerrahidir.. Ancak bazı hastalarda ameliyat öncesi veya sonrası kemoterapi ve/veya radyoterapi uygulanabilir..

Kalın Bağırsak Kanseri Hastalarında Tedavinin Amacı Nedir?

Hastalığın tamamen tedavi edilmesi veya bu mümkün olamıyor ise yaşam süresinin uzatılmasıdır..

Özellikle son 10 yılda tanı ve tedavide sağlanan ilerlemeler sayesinde kalın bağırsak kanseri olan hastalara uzun ve kaliteli yaşam yolu açılmıştır..

Hastanın yakınmalarının giderilerek yaşam kalitesinin artırılması diğer amaçtır..

Bu amaçla kullanılan yöntemlerden bazıları şunlardır:

Minimal Invaziv Cerrahi

Kalın bağırsak kanseri tedavisinde geçmişte ameliyatın tek yolu hastanın karnına yapılan ve uzunlukları 40-50 cm’ye kadar ulaşabilen kesilerdi.. Bugün laparoskopik cerrahi, tek port cerrahi ve robotik cerrahi gibi yöntemler kalın bağırsak kanserlerinin tedavisinde kullanılmaktadır..

Daha Az Ostomi (Karından Dışkılama – Torbaya Dışkılama)

Kalın bağırsağın rektum adı verilen son bölümünün son 3-4 cm’lik kısmı dışında ameliyat sırasında bağırsağın belli bir bölümü çıkarıldıktan sonra her iki uç tekrar birbiri ile birleştirilir..

Bu hastaların bir kısmında birleştirilen yer iyice iyileşene kadar geçici bir süre (6-8 hafta ) ince bağırsak dışarı alınabilir.. Bu hastalar büyük abdestlerini normal yolla yaparlar..

Anüse çok yakın kanserlerde ise anüs iptal edilerek, bağırsak karın duvarına ağızlaştırılır.. Bu şekilde hastanın karın duvarına yapıştırılan bir torbaya dışkılaması (kolostomi) sağlanır..

Bugün bu ameliyat geçmişe oranla çok daha az hastada ( tüm kalın bağırsak kanseri hastalarının %5 ‘inde) gerekmekte, hastaların büyük bölümü büyük abdestlerini normal yoldan yapmaktadırlar..

Kalın bağırsak kanseri ameliyatında sadece kalın bağırsaktaki tümörün çıkarılması yeterli değildir.. Kanserin yayılma olasılığı olan lenf bezlerinin ve varsa; başka organları tutmuş kanserli dokuların da tamamen çıkarılması gerekir (küratif rezeksiyon)..

Ameliyat alanında çok az da olsa kanserli doku kalırsa (palyatif rezeksiyon), hastaların çoğunda hastalık bir süre sonra tekrarlar (lokal nüks ).. Bu nedenle hastaya küratif bir rezeksiyonun yapılmış olması son derece önemlidir..

Kalın Bağırsak Kanserinde Hastalığın Seyrini Neler Belirler?

Kalın bağırsak kanserinde hastalığın seyrini belirleyen üç ana faktör vardır:

Kanserle İlişkili Faktörler

Kanserin Cinsi:

Kanser genel bir kavramdır.. Ama her bir kanserin farklı farklı makroskopik ve mikroskopik özelliklerine göre değişen saldırganlık derecesi vardır..

Kanserin Yerleştiği Bölge:

Kalın bağırsak kanserlerinin tümü göz önüne alındığında, kalın bağırsağın rektum adı verilen son 12-15 cm’lik bölümünün tedavisi kolon adı verilen diğer bölümlerine göre biraz daha zordur..

Evresi:

Kanserin duvarı içindeki yayılma derecesi, çevresindeki organları tutup tutmadığı, lenf bezleri veya uzak organ metastazı gibi faktörler hastalığın evresini belirler.. Kalın bağırsak kanseri erken dönemde yakalanmış ise tamamen tedavi edilebilir..

Tedavi İle İlgili Faktörler

Tedavi şekli:

Kalın bağırsak kanserlerinde tedavi yöntemlerinin sıralaması ve uygulanma şekli son derece önemlidir..

Yapılan ameliyatın onkolojik radikalitesi

Hasta İle İlişkili Faktörler

Hastanın yaşı, eşlik eden hastalıklar, bağışıklık sistemi, genetik faktörler …gibi..

Karaciğer veya Akciğere Sıçramış Hastalık Tedavi Edilebilir Mi?

Kalın bağırsak kanserleri damarlar yoluyla akciğer veya karaciğere sıçrayabilir (metastaz).. Metastazların çok sayıda ve yaygın olduğu hastalara kemoterapi yapılır..

Yaygın olmayan metastazlar ise ameliyat ile çıkarılır.. Bu hastalara ameliyat öncesi veya sonrası kemoterapi yapılabilir.. Yine uygun olan hastalarda RF, TAKE, Cyberknife gibi yöntemler kullanılabilir..

Karın İçine Yayılmış Kalın Bağırsak Kanseri Tedavi Edilebilir Mi?

Karın zarına yayılma çok yaygın değil ise bu hastalar ameliyat ve aynı esnada yapılan kemoterapi ile tedavi edilebilirler (Sitoredüktif cerrahi + Isıtılmış kemoterapi – HIPEC)..

KALIN BAĞIRSAĞI TIKAMIŞ KANSERLERDE TEDAVİ

Bazı kalın bağırsak kanserleri bağırsak tıkanıklığına yol açtıktan sonra tespit edilirler.. Bu hastalar ya acil olarak ameliyat edilir ya da tıkanan bölgeye bir stent yerleştirilerek tıkanıklık giderilir.. Stent sonrası gerekiyorsa tümöre yönelik ön tedaviler de (kemoradyoterapi gibi) tamamlandıktan sonra ameliyat daha uygun koşullarda yapılabilir..

“Kalın Bağırsak Kanseri Gelişimi Önlenebilir Mi?

Kalın bağırsak kanseri erken evrede yakalandığında tedavisi mümkün olan hastalıklardan biridir.. Bunun için kanser erken evrede ya da daha iyisi hiç oluşmadan (prekanseröz aşamada) tespit edilmelidir..

Şikâyeti olan hastaların hemen doktora başvurması tabi ki çok önemlidir ama şikâyet oluşturmuş kalın bağırsak kanserlerinin çoğu maalesef erken evreyi geçmiş olur..

Bu nedenle hiçbir şikâyeti olmasa da 50 yaşından itibaren sağlıklı insanların belli aralıklarla tarama testlerine girmesi gereklidir.. Bu amaçla dışkıda kan testi, sigmoidoskopi, kolonoskopi ve kalın bağırsak filmi gibi tetkikler kullanılır..

Kalın Bağırsak Kanseri Hastaları Tedavi Sonrası Nasıl Takip Edilirler?

Kalın bağırsak kanseri hastaları tedavi bitiminden itibaren ilk 2 yıl 3 ayda bir, ikinci yıl ile beşinci yıl arasında 6 aylık aralıklarla kontrol edilirler.

Bu kontrol sırasında hastalığın evresine bağlı olarak CEA testi, bilgisayarlı tomografi, kolonoskopi gibi tetkiklerle takip edilirler..

İLGİLİ HABER

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.

Independent Türkçe için çeviren: Tilbe Akan

© The Independent// Colin Drury

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top