SIYASET

KILIÇDAROĞLU: ERDOĞAN SAĞLIK RAPORU ALMALI

.

“ANAYASANIN İLK DÖRT MADDESİNİN DEĞİŞMESİ’ TALEBİ

Partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuşan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi, eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın “Dindar bir anayasa olmalı, ilk 4 madde ise değişebilir” açıklaması üzerine Kılıçdaroğlu’nu hedef aldı..

Erdoğan, Kahraman’ın sözlerine rağmen CHP liderini suçlayarak “İlk 4 maddeyi değiştirmek Kılıçdaroğlu’nun fikri mi?” diye konuştu..

“SAĞLIK RAPORU ALMALI”

Erdoğan’a yanıt veren Kılıçdaroğlu:

“Artık sağlık raporu istemek, bir devlet güvenliği meselesi haline gelmiştir..

AKP’nin ileri gelenleri ‘Anayasanın ilk dört maddesinin değişmesini’ talep ediyor; Erdoğan, benim söylediğimi zannediyor. Artık sağlık raporu istemek, bir devlet güvenliği meselesi haline gelmiştir. Erdoğan, bağımsız bir kuruluştan, sağlık raporu almalıdır, hem de hemen!”

NE OLMUŞTU?

“İSMAİL KAHRAMAN: DEĞİŞMEZ MADDELER ANAYASAYA KONMAMALIDIR”

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Başkanvekili ve eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Anayasa’nın ilk 4 maddesini hedefe koydu..

04 Ekim 2021 Pazartesi, 09:18

İsmail Kahraman: Değişmez maddeler anayasaya konmamalıdır

İsmail Kahraman, Birlik Vakfı’nın Çemberlitaş’taki genel merkezinde “Yeni Anayasa ve Öze Dönüş” konulu konferans verdi.. 

İsmail Kahraman:

“Değişmez maddeler anayasaya konmamalıdır. Milletin isteği halinde değiştirilebilir..Millet kendini idare etmek için bir araya geliyor da bir karar veriyorsa demokrasinin gereğini yerine getirmek lazımdır..

Parlamenter sistem demokrasiyle bağdaşmaz. Çünkü demokrasilerde 3 temel kurum birbirinden ayrıdır. Yasama, yürütme, yargı birbirine bağlı değildir. Hepsi ayrı güçlerdir..Parlamenter sistemde yürütme ile yasama bir, Meclis’in içinden bakanlar çıkıyor..

Oysa şimdikinde Meclis dışındandır bakanlar. Meclis’in gücünün çok daha arttığını göreceğiz.. Milletvekillerinin yetkisinin arttığını göreceğiz zaman içinde.. Güzel bir sistem ve bu sistem devam etmelidir..

Türkiye hakikaten hukuk devleti normlarına uygun, ufku açık, teferruata girmeyen, kısa, öz bir anayasa yapmalıdır. Ümit ederim ki bu gerçekleşir..

Bu temenniyi bütün partiler seçimlerde ifade ediyor. İfade ettikleri bu temenninin yerine gelmesine de ellerinden gelen desteği vereceklerine inanıyorum..”

Yeni Anayasa’da ‘dinin’ olmasını savunan Kahraman, 1924, 1961, 1982 anayasalarının ‘dindar bir Anayasa’ olduğunu savundu:

“Bütün bu anayasalarda din vardır, din dersleri vardır, Diyanet İşleri Başkanlığı vardır, din görevlileri maaşını devletten almaktadır.. Dini bayramlar, resmi tatil günleridir..

Türkiye, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın üyelerinden birisidir. Hatta İSEDAK’ın başkanı Cumhurbaşkanımızdır. İçinde olduğumuz çevrenin dışındaymış gibi davranmak çok yanlıştır..

Laiklik dünya anayasalarında 5 anayasada ilke olarak var. 195 ülkenin 5 tanesinde laiklik ilke olarak geçiyor. Yalnızca Fransa’da ‘din yok’ manasında kullanılıyor, diğerlerinde dine karşı oluş yok. Dinle barışık bir anayasa hepsinde var..”

“MUHALEFET TEPKİLİ”

Ali Haydar Tanrıverdi:

“Anayasamızın ilk dört maddesini değiştirmek isteyenler, cumhuriyete, laikliğe, sosyal devlete, devletin bölünmez bütünlüğüne, diline, bayrağına ve başkentine karşı olanlardır..Kuva-i Milliye neferleri var olduğu sürece hevesleri kursağında kalacaktır..”

İYİ Parti Antalya Milletvekili Hasan Subaşı:

“Bir süredir bu tartışmayı yaptırıyorlar. Ortada hiçbir konu yok iken laiklik konusunu çekiştirmeye başladılar. Toplumun geri adım atmayacağını görecekler. Sert tepki ile karşılaşacaklar. Böyle bir şeye müsaade edilmeyecek, müsaade etmeyiz de..

Diyanet İşleri Başkanı bunun bayraktarlığını yapıyor. Laiklikten memnun olmadıkları belli! Anayasa’dan bunu çıkarmak istiyorlar. Alt yapısını hazırlıyorlar..”

AKP:

“Anayasanın ilk dört maddesinin değiştirilmesi ya da ilk dört maddede yapılacak herhangi bir revizyon, toplumsal yarılmanın önünü açar. Kahraman’ın kendi görüşü, partiyi bağlamaz..”

Ancak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıkladığı ve 100 maddeden oluşan yeni anayasa çalışmasında “ilk dört maddenin değiştirilemeyeceğinin” altı çiziliyor. AKP’nin çalışmasında “ilk dört madde ile ilgili en küçük bir revizyonun bile MHP tarafından asla kabul edilmeyeceği”, bu durumun “AKP ile MHP ittifakının sonlanması anlamına geleceği” belirtiliyor..  

AKP kanadında da Erdoğan’ın, TBMM’nin açılışında yaptığı konuşmaya dikkat çekilerek şu değerlendirme yapılıyor:

“AKP toplumu ayrıştıran değil, uzlaştıran bir anayasa çalışmasının altına imza atmayı hedefliyor. Cumhurbaşkanımız da sürekli ‘toplumsal uzlaşı’ vurgusunu yapıyor. Ancak gerek anayasanın ‘dinsel temelde yapılması gerektiğini’ söylemek gerekse anayasanın ilk dört maddesinin değiştirilmesi ya da revizyonu için atılacak en ufak bir adım toplumsal uzlaşıyı değil, ‘toplumsal çatışmayı’ beraberinde getirir. Bizim hazırladığımız anayasa çalışması, MHP’nin çalışmasıyla uyumlu olacak. Kahraman’ın kendi görüşü, partiyi bağlamaz.” 

“İSMAİL KAHRAMAN HAKKINDA HAREKETE GEÇİLDİ”

HKP, Cumhurbaşkanlığı YİK Başkanvekili ve TBMM eski Başkanı İsmail Kahraman hakkında suç duyurusunda bulundu.

İsmail Kahraman hakkında harekete geçildi

HKP avukatları, İsmail Kahraman hakkında, “Anayasayı İhlal”, “Yasama Organına Karşı Suç”, “Hükümete Karşı Suç” ve “2820 Sayılı Siyasi Partiler Yasasının 86 ve 87’nci maddelerini İhlal” suçlarını işlediğini belirterek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.

HKP avukatları dilekçede, Kahraman hakkında soruşturma başlatılarak kamu davası açılmasını talep etti..

Suç duyurusuna ilişkin HKP Genel Sekreter Yardımcısı Av. Tacettin Çolak açıklama yaptı. Çolak şu ifadelere yer verdi: 

“İsmail Kahraman Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Başkanvekili ve Meclis eski Başkanı olması sıfatlarından hareketle Laiklik karşıtı söylemlerini her geçen gün yenilerini ekleyerek devam ettiriyor. 2016 yılında da benzer söylemlerde bulunmuştu. Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da Birlik Vakfı’nın düzenlediği bir konferansta da Anayasa’da Laiklik ilkesinin çıkartılmasını savunmuştur, Devletin dininin olması gerektiğini savunmuştur. Hatta öylesine yalanlara başvuruyor ki, 1961 Anayasasında,1982 Anayasasında hatta 1924 Anayasasında Devletin dini olduğu iddiasında bulunmaktadır. 

Bir kere İsmail Kahraman bu Anayasa üzerine yemin etmiş, Mecliste milletvekilliği ve başkanlık yapmış birisidir. Demokratik, Laik, Hukuk devleti ilkelerinden ayrılmayacağına namusu ve şerefi üzerine yemin etmiştir. Bu yeminin dışında yeminine sadık kalmayarak Anayasa dışı ve Anayasayı İhlal edici eylemlerde bulunmaktadır. Anayasa’nın değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek dört maddesinin Anayasa’dan çıkartılmasını iddia edebilmektedir. Ayrıca Anayasa’nın 24’ncü maddesinin son fıkrasında da hiçbir kimseye Anayasa’da tanımlanan hakları bunu istismar edemeyeceği yönünde düzenlemeler getirilmiştir. Bu Anayasal kuralları çok iyi bilen İsmail Kahraman, Türkiye’nin bir ortaçağcı-şeriatçı bir din devletine doğru götürülme sürecinde bilinçli bir şekilde bu tür konuşmalar yapmaktadır. 

Halkın Kurtuluş Partisi olarak bu suçların peşine bir kez daha düştük. 2016 yılında olduğu gibi bugünde İsmail Kahraman hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gerekli suç duyurusunda bulunulmuştur.”

“6. FİLO’YU HATIRLATTILAR: İSMAİL KAHRAMAN, ŞERİAT İSTEYENLERİN SÖZCÜLÜĞÜNÜ YAPMAKTADIR”

Türkiye Komünist Hareketi (TKH) tarafından yapılan yazılı açıklamada, İsmail Kahraman’ın bu sözleriyle Türkiye’de şeriat isteyenlerin sözcülüğünü yaptığına dikkat çekilerek laikliğe sahip çıkma çağrısında bulunuldu.

Açıklamada, Kahraman’ın tarihe ‘Kanlı Pazar’ olarak geçen olayın yaşandığı ve kendisinin de Milli Türk Talebe Birliği’nin (MTTB) başkanı olduğu dönemdeki rolü hatırlatılarak “Amerikan emperyalizminin 6. Filosuna karşı mücadele eden yurtsever 68 gençliğinin karşısında duran, Amerikan askerlerini törenle karşılayan ve Amerikan gemisine secde ederek namaz kıldıran kişi İsmail Kahraman’ın ta kendisiydi” denildi..

“ALIŞMIYORUZ, KANIKSAMIYORUZ, KORKMUYORUZ…LAİKLİĞE SAHİP ÇIKALIM!” 

“TBMM Eski Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesi İsmail Kahraman Anayasa’nın ilk dört maddesi hakkında açtığı tartışmayla ilgili ağzındaki baklayı çıkardı. Kahraman, dindar bir Anayasa yapılması ve Anayasa’dan laikliğin çıkartılması gerektiğini söyledi.

İsmail Kahraman, ülkemizi cemaat ve tarikatların pençesine atan AKP iktidarının bir parçasıdır ve onlar adına konuşmaktadır.

İsmail Kahraman, AKP’nin siyasi ofisi olarak çalışan, hayatın her alanını dinselleştirmek için uğraşan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ağzından konuşmaktadır.

İsmail Kahraman, AKP ile birlikte iktidara yerleşip sonrasında kanlı bir darbe girişimine imza atan FETÖ’nün zihniyetiyle konuşmaktadır.

İsmail Kahraman, bu sözleriyle Türkiye’nin şeriatla yönetilmesini isteyenlerin sözcülüğünü yapmaktadır.

İsmail Kahraman’ın geçmişini unutmadık: Amerikan emperyalizminin 6. Filosuna karşı mücadele eden yurtsever 68 gençliğinin karşısında duran, Amerikan askerlerini törenle karşılayan ve Amerikan gemisine secde ederek namaz kıldıran kişi İsmail Kahraman’ın ta kendisiydi.

İsmail Kahraman’a ve tüm gericilere inat laikliğe sahip çıkıyoruz!

Taliban dostları kaybedecek, aydınlık Türkiye kazanacak!”

“İSMAİL KARAMAN’DAN ‘DİNDAR ANAYASA’ AÇIKLAMASI: SÖZLERİM ÇARPITILDI”

Kahraman:

“Laiklik kelimesi çok değişik. Her parti kendini laik görüyor. Peki bu laiklik ne? Laiklik ileri sürülerek partiler kapatılıyor, laiklik ileri sürülerek hürriyetler engelleniyor. Ben diyorum ki laiklik olmasın..”

Kahraman, bir konferansta sarf ettiği yeni anayasa ve laiklik ile ilgili sözlerinin kasıtlı olarak çarpıtıldığını savundu..

AKP’li Kahraman, Anayasa’nın ilk dört maddesine dokunmanın mümkün olmadığını, ‘vatanını, milletini, bayrağını ve cumhuriyeti sevenlerin bunu asla istemeyeceğini’ söyledi..

İktidarın kontrolündeki A Haber kanalına konuşan Kahraman, “Hukuktan nasibini almamışların hezeyanları ile karşılaşmamak beni üzüyor” ifadelerini kullandı.

Kahraman, kendisinin hedef alındığını sözlerinin kasıtlı çarpıtıldığını savundu. Kahraman şöyle konuştu:


“Bir çarpıtma ve yanlışa yönlendirme var. Benim beyanlarımda olmayan. Mesela ilk 4 madde hakkında değişiklik olmaz beyanı bir beyan. Dindar anayasa anlayışı yanlış anlaşılıyor. Ben deniz hukuk mezunuyum ve anayasa benim konum, ihtisas dalım. Bugünkü anayasa 1982 anayasası. Anayasalar çabuk eskiyorlar. Kazuistik anaysa diye bir anayasa tipi var, teferruata girer. Hindistan Anayasası da öyledir, 81 de öyledir, 62 de öyledir. Olaylar değişiyor. Hayat hareketli dolayısıyla değişiklikler gerekiyor. Oysa katı Anayasa olursa üzerinde ihtilaflar çıkıyor Anayasa cevap vermiyor. 4. Madde devletin bütünlüğü varlığı bölünmezliği İstiklal Marşı bayrağı, bu maddeler üzerinde hiç kimsenin bir ihtilafı yok..


Laiklik kelimesi üzerinde ben hassas duruyorum. Laiklik kelimesi çok değişik. Her parti kendini laik görüyor. Peki bu laiklik ne? Laiklik ileri sürülerek partiler kapatılıyor, laiklik ileri sürülerek hürriyetler engelleniyor. Ben diyorum ki laiklik olmasın, çünkü 195 ülkenin yalnızca 5’inde var. Fransa’da bir dinsizlik olarak ifade var. Meksika, Türkiye, Portekiz, Japonya, Fransa, bunlar anayasasında laiklik geçen ülkeler arasında. BM’ye kayıtlı 195 ülkeden 190’ının anayasasında böyle bir beyan yok. Eğer laiklik bir hürriyetse hürriyetler arası bir mevzudur. Hürriyet değil de bir engellemeyse o zaman da onlar arasında sayılır. Laiklik kelimesi istenildiği yere çekilen bir hale geldi. Fransa laik bir ülke ve Fransa’da eğitimin temel esasları yönetmeliğinde laikliği tarif etmişler. Diyor ki Fransa, laiklik devletin, felsefe, din, siyaset karşısında tarafsız olmasıdır. Fransa’da da tanımı var. Tarifi olmayan kavram herkesin elinde başka manaya gelebilir. Benim dediğim tarifi olmalı veya diğerlerindeki gibi anayasada olmasına gerek yok. Zira hürriyet ise kişinin doğuştan sahip olduğu inanç ve ifade etme hürriyeti zaten var. Bunu kalkıp köpürterek, anayasada değişikliğin önüne geçmek gibi bir isteğin üzerinde oluyor.”

Kahraman, mevcut anayasanın yeterli açıklığa sahip olmadığını, yeni yaşam şartlarına da yanıt vermediğini söyledi..

Kahraman, yerli ve milli anayasanın açık bir diller, anlaşılır olarak hazırlanmasının gerekli olduğunu bildirdi..


Kahraman:


“Bugün anayasada 184 değişiklik var. Lime lime olmuş. Gerçekten yerli ve milli bir anayasaya ihtiyacımız var. Milli olan, bize ait olan, çağdaş hukuk devleti anaysasına kavuşalım, istediğimiz bu.”

Kahraman:

“4 maddeye dokunulacak, ona dokunmak mümkün mü? Vatanını seven insanın, milliyetçi olan insanın devletine, bayrağına karşı ve cumhuriyete karşı tavır alması mümkün değil. Hukuktan nasibini almamışların hezeyanları ile karşılaşmamak beni üzüyor.” 

“ERDOĞAN’DAN ‘ANAYASA’NIN İLK DÖRT MADDESİ’ ÇIKIŞI”

Erdoğan, partisinin TBMM’deki grup toplantısında “İlk 4 maddeyi değiştirmek Kılıçdaroğlu’nun fikri mi?” ifadelerini kullandı..

İsmail Kahraman’ın “Dindar bir anayasa olmalı, ilk 4 madde ise değişebilir” açıklaması tartışılırken, Erdoğan’ın “İlk 4 maddeyi değiştirmek Kılıçdaroğlu’nun fikri mi?” ifadelerini kullanması dikkat çekti..

Konuşmasında CHP’yi ve Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef alan Erdoğan:

 “Tarih, CHP gibi Cumhuriyetin en eski partisini, HDP gibi bir terör örgütü kuklasının emrine verenlerden elbette hesap soracaktır..” 

Erdoğan:

Biz yeni anayasa diyoruz, birileri de çıkıyor gerekirse ilk 4 maddeyi de değiştiririz diyerek PKK güdümündeki siyasi yapıya göz kırpmaya çalışıyor. Anayasa’nın ilk dört maddesinin değiştirme fikri CHP’nin ve dolayısıyla tüm CHP’lilerin ifadesi midir yoksa Kılıçdaroğlu’nun kişisel fikri midir? Bu CHP’nin kurumsal iradesi ise ortada ülkemiz açısından çok vahim bir sorun var demektir. Çünkü bu durumda CHP Anayasa gibi temel bir konudan başlayarak tümüyle HDP’nin vesayetine girmiş demektir. Yok eğer bu Kılıçdaroğlu’nun kendi görüşüyle bu durumda da partisinin politikalarından farklı bir ajandaya farklı bir siyasetçiyle karşı karşıyayız demektir.”

İLGİLİ HABER

Cumhuriyet

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top