SAĞLIK

GRİP AŞISI: SGK’DEN GRİP AŞISI AÇIKLAMASI

.

“SGK’DEN GRİP AŞISI AÇIKLAMASI”

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), milyonları ilgilendiren grip aşısı ile ilgili önemli bir açıklamada bulundu..

Sosyal Güvenlik Kurumu yılda bir defaya mahsus milyonlarca vatandaşın eylül-şubat dönemi içerisindeki grip aşılarını karşılayacak..

Grip aşısı bedelinin ödendiği ilk grup olan 65 yaş ve üzerindeki kişilerde herhangi bir belge aranmaksızın grip aşılarının karşılanacağı belirtildi..

“YILDA BİR DEFAYA MAHSUS ÜCRETSİZ”

Bazı kronik hastalık taşıyanlar;

  • Astım dâhil kronik pulmoner ve kardiyovasküler sistem hastalığı olan erişkin ve çocuklar,
  • Diyabet dâhil herhangi bir kronik metabolik hastalığı olanlar,
  • Kronik renaldisfonksiyonu, hemoglobinopatisi veya immün yetmezliği olanlar veya immünsupresif tedavi alan erişkin ve çocuklar,
  • 6 ay-18 yaş arasında olan ve uzun süreli asetil salisilik asit tedavisi alan çocuk ve adolesanların grip aşılarını, yılda bir defaya mahsus ücretsiz olmaları mümkün.
  • Gebeliğin 13. haftasından doğuma kadar geçen sürede anne adayları da ücretsiz grip aşısı yaptırabiliyor..

Grip aşısı eczanelere gelmeye başladı. Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Başkanı Nurten Saydan, 85,12 TL olan aşının eczanelerden ücretli olarak verilmeye başladığını duyurdu..

TEİS Başkanı Nurten Saydan, grip aşısının eylül ve kasım ayında yapılması önerisinde bulunarak:

 “Grip ciddi bir hastalıktır ve risk grubu içerisinde yer alan bireyler yakalandığında ciddi komplikasyonlar gerçekleşebiliyor..

Her yıl mevsimsel gribe neden olan grip virüsü değişebilmektedir ve grip aşısının içeriği DSÖ tarafından 1 yıl önce salgın yapan virüs tiplerinin belirlenmesi ile geliştirilmekte ve aşının içeriği bu uygulamaya bağlı olarak her yıl değişmektedir..” 

“TUNCAY SAYILKAN: ‘GRİP AŞIMIZ VAR AMA VEREMİYORUZ ’”

İzmir Eczacı Odası Başkanı Tuncay Sayılkan:

“Salgın dönemi için grip aşılarının tedarik edildiğini ve ücretlerinin 110 TL’ye yükseldiğini belirtmeliyim..

Türkiye genelinde grip aşıları geldi ama hangi yaş ve riskli gruplara verileceği belirlenmedi..

Vatandaş bizden ve doktorundan grip aşısı istiyor.. Bizler para ile satamıyoruz doktorlar ise aşıların kime vurulacağının bakanlık tarafından açıklanmaması nedeniyle yazamıyor..

Yani, aşılar depoda bekliyor ama vatandaşa aşı veremiyoruz. Geç kalındı..”

Geçen yıla oranla aşı fiyatlarının iki kat arttığını anlatan Sayılkan:

“Geçen sene 60 TL civarındaydı bu sene 110 TL’nin üzerine çıktı..”

Cumhuriyet //Mehmet İnmez

“TÜM ECZACI İŞVERENLER SENDİKASI’NDAN GRİP AŞISI UYARISI”

Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Genel Başkanı Nurten Saydan:

“Eczanelerimize gelmeye başlayan ve SGK ödeme listesinde olmayan grip aşısının fiyatı 85.12 TL olup eczanelerden ücretli olarak verilmeye başlanmıştır..”

Grip aşısı bu sene Covid-19 salgınından dolayı her zamankinden daha önemli..”

“SGK ÖDEME LİSTESİNDE OLMAYAN GRİP AŞISININ FİYATI 85 LİRA 12 KURUŞ”

Grip mevsiminin gelmesiyle birlikte vatandaşlar kendilerini gripten korumak için grip aşılarını yaptırmaya hazırlanıyorlar. Eczanelerimize gelmeye başlayan ve SGK ödeme listesinde olmayan grip aşısının fiyatı 85.12 TL olup eczanelerden ücretli olarak verilmeye başlanmıştır.

“DÜNYADA HER YIL 5 MİLYON GRİP VAKASI TESPİT EDİLİYOR”

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya genelinde her yıl 5 milyon civarında grip vakası ortaya çıkıyor ve bundan kaynaklı ölümlerin sayısı 650 bini buluyor. Bu veriler gösteriyor ki, grip ciddi bir hastalıktır ve risk grubu içerisinde yer alan bireyler yakalandığında ciddi komplikasyonlar gerçekleşebiliyor. Her yıl mevsimsel gribe neden olan grip virüsü değişebilmektedir ve grip aşısının içeriği DSÖ tarafından bir yıl önce salgın yapan virüs tiplerinin belirlenmesi ile geliştirilmekte ve aşının içeriği de bu uygulamaya bağlı olarak her yıl değişmektedir. Aşı, yapıldığı grip sezonu için etkili olmaktadır. Bu nedenle; eskiden geçirilmiş grip hastalığı ya da uygulanmış grip aşısına bakılmaksızın mevsimsel gribe karşı etkin bir korunma sağlanması için her yıl grip aşısı yaptırılmalıdır. Aşının koruyucu etkisi, aşı yapıldıktan iki hafta sonra başlayacağı için aşının en uygun zamanı, gribin sık görülmeye başladığı dönemden hemen öncesidir. Eylül ve Kasım ayları grip aşısının yapılma zamanı olarak tercih edilmelidir. Aşılanmamış olan kişiler ise mart ayının sonuna kadar aşılanabilir. Aşının koruyuculuğu yaklaşık 6-8 ay sürer. 

Grip aşısı 6 aylıktan küçük çocuklara, hamileliğinin ilk 3 ayının içinde bulunanlara ve ciddi yumurta alerjisi ya da aşı içeriğinde bulunan herhangi bir maddeye karşı ciddi alerji öyküsü olanlara uygulanmamalıdır. Sonbahar dönemi, yani Eylül-Kasım ayları arası grip aşısı yapılması adına en doğru ve etkili zamanlardır. Grip aşısını yaptırmanızın ardından ilgili grip mevsimi boyunca koruma sağlar.”

“GRİP VE COVİD-19’U EŞ ZAMANLI OLARAK GEÇİRMEK SİZE ÇOK AĞIR TABLOLAR ÇIKARABİLİR

Grip aşısı insanı koronavirüse karşı korumaz influenza virüslere karşı korur. Koronavirüs, bağışıklık sistemi zayıf hastalarda daha yıkıcı etkilere sahip olduğu için gribal enfeksiyonlardan korunmanın önemi büyüktür. Grip ve Covid-19’u eş zamanlı olarak geçirmek size çok ağır tablolar çıkarabilir. Grip aşınızı yaptırıp önleminizi aldığınız takdirde bu ağır hastalık geçirme riskinizi azaltacaktır. Yapılan çalışmalar, grip enfeksiyonu ile COVID-19 enfeksiyonunun birlikte daha ağır belirti ve komplikasyonlara yol açtığını ortaya koymuştur.

“GRİP AŞINIZI ECZANELERDEN TEMİN EDEREK AİLE HEKİMLİKLERİNDE YAPTIRABİLİRSİNİZ”

Grip aşısı özellikle riskli gruplara yönelik olarak aile hekimliklerinde yapılabilir. Aşı uygulandığı sırada vücutta ikinci bir hastalığın bulunması, aşı uygulaması sonrasında elde edilmesi planlanan bağışıklık yanıtının yetersiz kalmasına yol açabilir. Bu nedenle, vatandaşlarımıza genellikle hastalık belirtilerinin geçmesinden sonra grip aşısı yaptırmaları tavsiye ediyoruz.”

“GRİP AŞISINA FAHİŞ ZAM!”

Geçen yıl 72,64 TL olan grip aşısının fiyatı bu yıl yüzde 62,50 oranında zamlanarak 117 TL’ye yükseldi..

Grip aşısı yüzde 62 oranında zamlanarak son dönemdeki zam yağmurundan nasibini aldı..

İstanbul Eczacı Odası Başkanı Zafer Cenap Sarıalioğlu, bu yılki grip aşısı fiyatının 117 TL olduğunu belirtti..

“STOK SIKINTISI YAŞANMAYACAK AMA..”

Sözcü’den Batuhan Serim’in haberine göre, Sarıalioğlu grip aşısında geçen yılki stok sıkıntısının bu yıl yaşanmayacağını belirtti ancak geçen yıl 72,64 TL olan grip aşısının bu yıl yüzde 62,50 oranında, yani yaklaşık 45 TL zamlanarak 117 TL olduğunu açıkladı.

Aşıların 15 Eylül Çarşamba günü eczane depolarına gelmeye başlayacağını belirten Sarıalioğlu, “Geçen sene gelen 1 milyon 350 bin doz civarındaydı; bu yıl toplam doz 2 milyon 400 bin civarında olacak. Neredeyse 2 katına yakın olacak. Geçen seneki gibi bir stok sıkıntısı yaşanacağını düşünmüyoruz, sıkıntı yaşanmayacak herhalde çünkü 2019’da da sayı bu civardaydı, bir sıkıntı yaşanmamıştı” bilgisini verdi.

“15’İNDE DEPOLARIMIZDA OLACAK”

“Bu sene başka bir farklılık daha var” diyen Sarıalioğlu, “Geçen sene devlet, kimlerin grip aşısı olabileceğine karar vermişti, kronik hastalığı olanlar ve benzeri… Bu sene o kısıtlama kaldırıldı. İhtiyaç duyan herkes aşısını olabilecek. (Aşılar) 15’inde depolarımızda olacak. En kötü ihtimalle 16’sı sabahı eczanelerde olacak” şeklinde konuştu.

“PROF. DR. AZAP: 6-9 AY İÇİNDE KORONAVİRÜS DE GRİP GİBİ MEVSİMSEL BİR HASTALIĞA DÖNÜŞEBİLİR”

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Başkanı Prof. Dr. Alpay Azap:

“Aşılanma ve birkaç ay içinde kullanıma girecek yeni ilaçlar sayesinde Covid pandemisinin önümüzdeki 6-9 ay içinde endemik yani mevsimsel bir hastalığa dönüşeceğini tahmin ediyoruz.. Ama aşıdan kaçan yeni bir varyant çıkarsa bize fazladan en az 1 yıl kaybettirir.. Bu nedenle aşılanma ve korunma önlemlerine devam etmek çok önemli..

Mu varyantını henüz endişe verici bir varyant olarak görmüyoruz.. Delta gibi hızlı yayılabilen bir varyant değil, nüfusun çoğunluğunda kısa sürede baskın hale gelmesini beklemiyoruz.. Ama yayılırsa yeni özellikler edinip baskın hale geçebilir o nedenle dikkatle izlenmesi gerekiyor..”

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) tarafından İstanbul’da düzenlenen ve tüm Türkiye’den enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanı 400’e yakın hekimin katıldığı “KLİMİK COVID-19 Simpozyumu”nda SARS-COV-2 virüsü son bilimsel gelişmelerle bütün yönleriyle masaya yatırıldı..

Düzenlenen basın toplantısına KLİMİK Başkanı Prof. Dr. Alpay Azap, Genel Sekreteri ve Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, Dernek Yönetim Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, Doç. Dr. Süda Tekin ve Prof. Dr. Neşe Demirtürk ile Doç. Dr. Mehtap Aydın katıldı..

Basın toplantısında konuşan Prof. Dr. Alpay Azap:

“2 yıl öncesine baktığımızda Covid-19’da geldiğimiz noktanın oldukça iyi olduğunu söyleyebilirim..

Oldukça etkili aşılara sahibiz. Elbette hastalığın tüm dünyada kontrol altına alınabilmesi için ülkelerde eşit ve yaygın aşılama son derece önemli.. Bu sağlanana kadar da aşıyla birlikte diğer önlemlerin de devam etmesi gerekiyor..”

“MU VARYANTI HENÜZ ‘ENDİŞE VARYANTI’ KATEGORİSİNDE DEĞİL”

SARS-CoV-2’nin beklenenden daha fazla mutasyon geçirmesinin en önemli nedenlerinden birinin, enfeksiyonun kontrolsüz bir şekilde hızla yayılması olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Azap, şu ana kadar 4 adet ‘endişe yaratan varyant’ tanımlanmış olduğunu ancak Mu varyantının henüz bunlardan biri olmadığını söyledi..

Prof. Dr. Azap:

“Ancak dikkatle takip edilmesi gereken bir varyant.. Delta’nın bulaşma hızı ile kıyaslandığında Mu varyantı yarışı kaybediyor.. Delta çok daha bulaşıcı olduğu için Mu varyantının toplumdaki yayılımını baskılıyor.. Ama Mu varyantının da (kendi açıcından) şöyle bir avantajı var, ön veriler de bunu söylüyor, Delta’ya nazaran aşılara biraz daha dayanıklı..

Aşılanmış veya hastalığı geçirmiş kişilerde, Delta’ya kıyasla daha avantajlı bu bakımdan.. Delta gibi birkaç ay içerisinde bütün topluma yayılmıyor henüz. Düşük bir oranda, yüzde 10’un altında seyrediyor görüldüğü ülkelerde..

Ama şöyle bir tehdit var, o yüzden çok yakın izliyoruz, insanlarda dolaşmaya devam ettiği için hastalık yaptıkça değişime uğrama riski var.. Üzerinde mutasyon biriktirme riski var ve bu kazandığı yeni mutasyonlar onu Delta’dan daha avantajlı hale getirebilir yayılım açısından..

Birdenbire nasıl Delta Alfa varyantını süpürdüyse Mu varyantı da Delta’yı süpürebilir ve bu da aşıların etkisini azaltabilir.. İşte bizim bütün gayretimiz, bütün dünyanın gayreti, aşıdan kaçan daha bulaşıcı varyantlar çıkmadan önce salgını kontrol altına alabilmek..”

“KÖTÜ AŞI YOK, SADECE UZUN SÜRE KORUMA DOZLARINI HENÜZ BİLMİYORUZ

Prof. Dr. Alpay Azap, şu an kullanımda olan aşıların hiçbirisi için “kötü aşı” olarak nitelendirilemeyeceğini söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şu anda acil kullanım onayı almış 12 farklı aşının hepsi, DSÖ’nün istemiş olduğu yüzde 50’den daha fazla korumayı sağlıyor.. Ama bütün aşılar için şöyle bir sorun var, henüz bir insanı uzun süreli hastalıktan koruyacak primer doz şeması belli olmadı..

Örneğin bu, Hepatit B için 0, 1 ve 6. aylarda yapılan 3 doz aşıdır. Hepatit A için 0 ve 6. aylarda yapılan 2 doz aşıdır.. Bizim ülkemizde uygulanan her iki aşı için de bir 3. doz gerekliliği var gibi görünüyor. Ama bu 3. dozun aralığı inaktif virüs aşısında (Sinovac) bağışıklık daha erken azaldığı için 3 ay gibi makul görünürken BioNTech için 8-9 ay olacak gibi görünüyor..”

“SEYAHAT İÇİN 4. DOZ OLMAZ, DÜNYADA BUNUN DÜZELTİLMESİ LAZIM”

Belli risk grubu dışındakiler için BioNTech aşısında iki dozun üzerine 3. dozun henüz gerekli olmadığını da vurgulayan Prof. Dr. Azap:

“Çünkü mRNA aşılarında 2 dozun da ağır hastalık ve ölümden korumaya etkisi epeyce uzun devam ediyor.. Ama bazı risk gruplarına yapılması faydalı olabilir. Zaten dünyadaki pek çok ülke bunu yapıyor, DSÖ de tam olarak bunu söylüyor.. Zira dünya’nın tamamında aşılamayı belli bir orana ulaştıramadan üçüncü dozlara geçseniz bile, aşılanmanın düşük yapıldığı ülkelerde virüs değişime uğrayıp aşıdan kaçabilir hale gelecek..

Ondan sonra da siz toplumun yüzde 90’ını 3 doz aşılsanız bile insanlar hasta olacak.. Bütün aşılama çöpe gitmiş olacak.. Biz KLİMİK Derneği olarak da zaten özellikle Sinovac sonrası 3. Dozunu BioNTech ile olanların 4 dozdan kaçınması gerektiğine dikkat çektik.. Maalesef dünya bu konuda çok kötü bir sınav veriyor..

Seyahat gerekliliği yüzünden insanlar gerekmediği halde 4. dozlarını olmak zorunda kalıyorlar. DSÖ gibi kurumların bunu düzeltmesi lazım..” .

“AŞILANAN İKİ KAT DAHA AZ BULAŞTIRIYOR, SEKEL KALMADAN İYİLEŞİYOR”

Aşı karşıtlarının “Aşılananlar da bulaştırıyor, hastalanıyor, aşı işe yaramıyor” iddialarına da yanıt veren Prof. Dr. Azap:

“Bu çok yanlış. Aşılananlar hastalansa da her zaman aşılanmayanlara göre daha az bulaştırıyor.. İngiltere’de çok güzel bir çalışma şunu gösterdi bize, aşılanmış bir birey hastalansa aynı hanede ev halkına hastalığı bulaştırma riski aşısızlara göre yarı yarıya düşük.. Yani bir evde 4 kişi yaşıyorsa, aşılanmamış biri hastalığı 2 kişiye bulaştırırken aşılı birey sadece 1 kişiyi enfekte ediyor. ‘Nasıl olsa hastalanacağım’ diye bir şey yok..

Hastalanma olasılığınızı da yüzde 60’dan fazla azaltıyor tüm aşılar. Ayrıca hastalansanız dahi kesin olarak hafif geçirmenizi sağlıyor.. Hastalığı şiddetli geçirdiğiniz zaman hasar kalma riski çok daha yüksek. Akciğerlerde hasara, felç gibi, kalp krizi gibi durumlara sebep olabiliyor. Dolayısıyla hafif geçirdiğiniz zaman, bunlardan da korunuyorsunuz..”

“YENİ İLAÇLAR DA PANDEMİNİN BİTİŞİNE YARDIM EDECEK”

Dünyada aşılamanın hızlanması, aşılama oranlarının artması ve en önemlisi bu virüsü etkili bir şekilde durdurabilecek ve ağızdan kullanılacak hap şeklindeki kolay uygulanabilecek ilaçların da birkaç ay içerisinde kullanıma girecek olması sayesinde Covid-19 pandemisinin ‘endemiye’ dönüşeceğini düşündüğünü vurgulayan Prof. Dr. Azap:

“6-9 ay içerisinde bu hastalığın pandemiden çıkıp endemik bir hastalığa, yani kışın artan, yazın azalan tıpkı grip gibi bir hastalığa dönüşme olasılığı var.. Ama bunu belirleyen en kritik faktör, yeni bir varyantın ortaya çıkmaması..

Dünya önümüzdeki senenin ortaları veya sonuna doğru atlatmış olabilir pandemiyi. Hatta gelişmiş ülkeler, bizim ülkemiz de dahil, önümüzdeki yılın ortalarından önce atlatabiliriz pandemiyi.. Ama aşıdan kaçan bir varyant çıkarsa, bize fazladan en az 1 yıl daha kaybettirir..

Bu yeni varyantı engellemenin de tek yolu, insanların hastalanmasını önlemekten geçiyor. Bu da DSÖ pandemi bitti diyene kadar kişisel önlemlere, maske mesafe temizlik, havalandırma önlemlerine dikkat etmek, kalabalıkların bir araya gelmesini engelleyecek toplumsal kısıtlamaların bir süre daha sürdürülmesi ve en önemlisi de yaygın bir şekilde aşılamanın gerçekleştirilmesi ile olabilir..”

İLGİLİ HABER

Cumhuriyet

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top