GÜNDEM

SULH KOMİSYONLARI İDARİ YARGIDAKİ YÜKÜ HAFİFLETECEK Mİ?

.

“ARABULUCULUK SİSTEMİNDEN SONRA DEVREYE SOKULACAK SULH KOMİSYONLARI İDARİ YARGIDAKİ YÜKÜ HAFİFLETECEK Mİ?”

Yargıdaki yükü hafifletmek için tüm illerde “sulh komisyonları” devreye sokuluyor.. Adalet Bakanlığı’nın hazırlığını yaptığı düzenleme TBMM’de şekillenecek..

Uygulamaya karşı çıkan hukukçular, komisyonların çare olamayacağı görüşünde

 Erdoğan, Beştepe’de düzenlenen “24. Dönem Adli Yargı Hakim ve Cumhuriyet Savcıları Kura Töreni”nde su sözleri sarf etti:

“Yakında her ilde sulh komisyonlarını devreye alıyoruz. Böylece yargının iş yükünü düşüren bir çözüm yolunu daha hukuk sistemimize kazandırmayı hedefliyoruz..”

Erdoğan’ın bu çıkışının arka planında “geç gelen adalet, adalet değil” düşüncesi yer alıyor..

*Türkiye genelinde 21 bin 844 hakim ve savcı görev yapmaktaydı.. Son atamalarla birlikte sayı 22 bin 859’a yükseltmiş oldu.. 

Buna rağmen davalar hızlı sonuçlandırılmıyor.. 

Zira Türkiye’de öteden beri yargıdaki iş yükünün fazlalığı nedeniyle “geç gelen adaletten” şikayet ediliyor.. 

Yargıdaki iş yükünün azaltılması içinde zaman zaman farklı uygulamalar hayata geçiliyor.. 

Daha önce “arabuluculuk sistemi” devreye alınmıştı. 

Arabuluculuk sisteminin yargıdaki iş yükünü hafifleteceği ifade edilmişti.. 

ARABULUCULUK SİSTEMİYLE NE KADAR DOSYADA UZLAŞMA SAĞLANDI? 

Sisteminin yargıdaki iş yükünü hafifletmediğini iddia etmek güç.. 

Zira Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Arabuluculuk Daire Başkanlığı’nın verilerine göre dört ana başlıkta epeyce dosyada uzlaşma sağlandı.. 

İhtiyarı, ticari, iş ve tüketici uyuşmazlıklarında pek çok dosyada anlaşmaya varıldı..

Daire Başkanlığı’nın internet sitesinde yer alan güncel bilgilere göre 2013-2021 tarihleri arasında:

  • 613 bin 727 ihtiyari dosyadan 603 bin 560 dosyada uzlaşmaya gidildi.. Uzlaşarak çözülen dosya oranı yüzde 98.. Ancak diğer dosyalarda uzlaşma oranı bu kadar yüksek değil.. 
  • İş uyuşmazlıklarında arabuluculuğa giden dosya sayısı bir milyon 209 bin 455. Bu dosyalardan 715 bin 726’sı anlaşma ile sonuçlandı. Buradaki başarı oranı ise yüzde 59. 

Ancak ticari ve tüketici dosyaları için uzlaşma oranı daha düşük. Bu iki konudaki başarı oranı ortalama yüzde 54 kaldı.. 

Dört başlıktaki tüm dosyaların çözümüne bakıldığı da ise 2 milyon 243 bin 610 başvurudan bir milyon 542 bin 839 tanesinde uzlaşma sağlanmış durumda.. 

iş yükü

Bu alandaki başarı yargıdaki dosya sayısı göz önünde bulundurulduğunda devede kulak olarak kalıyor.. 

Zira sadece icra ve iflas dosyalarının sayısının 30 milyonu bulduğu belirtiliyor.. 

Aynı durum sulh ve ceza davalarında da söz konusu. Türkiye’deki ceza, sulh ve idare mahkemelerden Yargıtay ve Danıştay’a giden dosya sayıları da oldukça yüksek.. 

ÇÖZÜM YOLLARI DEVREYE KONULUYOR

Bu durum farklı kesimler ve siyasetçiler tarafından sık sık dile getirildiği için dosyaların eritilmesi amacıyla çeşitli çözüm yolları devreye konuluyor..  

Arabuluculuk sisteminin ardından şimdi de Erdoğan’ın müjdelediği “sulh komisyonları”nın kurulması için çalışmalar yürütülüyor.. 

Erdoğan’ın verdiği bilgilere göre yakın gelecekte her ilde “sulh komisyonları” devreye sokulacak..

Bunun için Adalet Bakanlığı’nın gerekli çalışmalar yaptığı öğrenildi.. 

Adalet Bakanlığı’nın “yargı reformu kapsamında idarenin taraf olduğu uyuşmazlıklara ilişkin köklü değişiklik” notunda “sulh komisyonlarına” dair bilgiler yer alıyor.. 

Buna göre kamu kurumlarının idari işleyişinde ve idari yargıda vatandaşın hukuki güvencesini artıran ve adalete erişimini güçlendiren önemli bir dizi değişiklik içeren yeni bir düzenleme geliyor.. 

Bunların bir kısmı idarenin taraf olduğu ve adli yargıda görülen davaları da etkileyecek.. 

YARGILAMALARIN DAHA FAZLA UZAMAMASI HEDEFLENİYOR

İdari yargı ilk derece mahkemelerinin kararları başvuru halinde bölge idare mahkemeleri tarafından istinaf incelemesine tabi..  

İdari yargıda temyiz incelemesini ise Danıştay yapıyor.. 

Bu süreçte çeşitli sebeplerle hakkında bozma kararı verilen hükümler ilk derece mahkemelerine (idare ve vergi mahkemeleri) geri gönderiliyor.. Uygulamada ilk derece mahkemeleri mevcut dosyaları ile birlikte sırasına göre dosyaları karara bağlıyor.. 

Bozma kararı verilen dosyaların ilk derece idare ve vergi mahkemeleri tarafından öncelikle ve ivedilikle görülmesi için düzenleme yapılması planlanıyor..  Bu suretle yargılamaların daha fazla uzamaması hedefleniyor..

Adalet Bakanlığınca yürütülen Yargı Reformu kapsamında gündeme gelmesi beklenen düzenleme kapsamında idari davalarda dosyaya sonradan giren bilgi ve belgelerin taraflara tebliğinin zorunlu hale getirilmesi hedefleniyor.. Bu düzenleme uygulamada yeknesaklığın sağlanmasına hizmet edecek.. 

UYGULAMA KAMU KURUMLARININ TARAF OLDUĞU DAVALARI DA KAPSAYACAK

Adli yargılanma hakkının tam olarak sağlanması ancak tarafların dosyaya tamamen hakim olabilmesi ve ihtiyaç duyduğu konularda cevaplarını zamanında verebilmesi halinde mümkün olabilecek..  

“Sulh komisyonların” devreye girmesiyle yargılamaların daha fazla uzamaması hedefleniyor.

İdari uyuşmazlıklar mahkemelere gitmeden önce çözülmesi ve bu suretle vatandaşların işleri kolaylaştırılacak.. 

Kişiler ile idarelerin taraf oldukları uyuşmazlıklar, en az masrafla, hızlı ve dostane bir şekilde çözümlenmesi amacıyla sulh uygulaması yeniden yapılandıracak.. Bununla vatandaşın hukukunun daha iyi korunması hedefleniyor.. 

Düzenleme yalnızca idari yargıda değil, adli yargıda görülen ve kamu kurumlarının taraf olduğu davaları da kapsayacak.. 

Adalet Bakanlığı’nın yaptığı çalışma yeni yasama döneminde komisyonda ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda milletvekilleri tarafından şekillendirilecek.. 

“İKTİDARIN YENİ BİR ÇÖZÜM YÖNTEMİ OLARAK SUNDUĞU BAŞTA ERDOĞAN OLMAK ÜZERE BAZI YETKİLİLERİN SAVUNDUĞU BU ÇALIŞMAYA İTİRAZLAR DA VAR..” 

Mehmet Durakoğlu
Mehmet Durakoğlu / Fotoğraf: Twitter// cafemedyam

“YOZLAŞMAYA SEBEP OLACAK”

İtiraz edenlerden biri İstanbul Baro Başkanı Mehmet Durakoğlu.  

Yargıdaki işlerin hiçbir zaman yük olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizen Durakoğlu, bu tür alternatif sistem ve uygulamalarla yargının biçimlendirildiğini söyledi.. 

İdari yargıda hayata geçirileceği belirtilen sulh komisyonlarının iddia edilen yükü hafifletmeyeceğini savunan Durakoğlu:

“Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan bu sistemin, sulh çözümlerinin bir yararı olmayacağına inanıyorum” dedi..

Durakoğlu, Türk yargısının Batılı ülkelere göre zaman içerisinde yozlaştırıldığını düşündüğünü ifade ederek “Dolayısıyla bu hüküm de bir yozlaştırmaya sebep olacak” diye konuştu.. 

Atilla Kart
Atilla Kart / Fotoğraf: Twitter// cafemedyam

“AKP’NİN PARTİZAN KADROLARI İÇİN YENİ İSTİHDAM ALANINA DÖNÜŞECEK”

Eski Konya Milletvekili Atilla Kart da sulh komisyonlarıyla neyin kast edildiğinin detaylı açıklanması gerektiğini söyledi..

AKP’nin önceki uygulamaları göz önünde bulundurularak bir değerlendirme yapıldığında hayata geçirilmek istenen yeni sistemle mevcut özgürlüklerin tümden yok edilmesinin amaçlandığını savunan hukukçu Atilla Kart, “Bu çok barizdir” yorumunu yaptı..

“Kanunsuz ve talimat yoluyla bir müdahale var. İktidar her anlamda kendisini korumak istiyor” diyen Kart, şöyle konuştu: 

“Türkiye’de kamuoyu bunu pek konuşmuyor ama Devlet Denetleme Kurulu (DTK) vasıtasıyla adeta ikinci bir savcılık makamı kuruldu..

Fiili anlamda söylüyorum. Çok somut olarak ifade edebilirim ki kamu denetçiliği gibi, insan hakları kurumu gibi, AKP’nin partizan kadroları için yeni bir istihdam alanına dönüşecek..

Orada ilkeler düzeyinde doğrudan yargıya müdahale için yeni mahalli oluşumlar sağlanacak.. Burada yargının yetki, görev ve sorumluluk alanını daraltan ve tırpanlayan bir yapının kaçınılmaz olarak oluştuğunu göreceğiz.”

Mehmet Velat İzol
Mehmet Velat İzol / Fotoğraf: Twitter// cafemedyam

“ADALETE ERİŞİM DAHA DA ZORLAŞACAK” 

Şanlıurfa Baro Başkanı Mehmet Velat İzol da sulh komisyonlarının çok faydasının olmayacağını belirtenlerden..

Uygulamaların adalete erişimini gün be gün zorlaştırdığını ifade eden İzol, devamında şunları kaydetti:

“Pratik anlamda arabuluculuk her ne kadar Adalet Bakanlığı bunun çok başarılı olduğunu söylese de şahsen çok başarılı olduğunu düşünmüyorum.. Sulh komisyonlarıyla beraber vatandaşların adalete erişimine başka bir duvar daha gelmiş olacak.. Yani hakim önüne gelene kadar komisyon ve arabuluculuklarla adalete erişim gün be gün zorlaştırılıyor.. Dolayısıyla pratikte çok başarılı olacağını düşünmüyorum..”

Fotoğraf: AA// cafemedyam
“ERDOĞAN: SON 19 YILDA ADLİYE KAPISINI ADALETİN KAPISI HALİNE GETİRMEK İÇİN TARİHİ NİTELİKTE BİRÇOK ADIM ATTIK”

Yargı mensuplarına hitap eden Erdoğan:

“Vicdanınızla kararlarınız arasına hiçbir gücün, hiçbir maddi değerin girmesine müsaade etmeyin..”

Erdoğan, 24. Dönem Adli Yargı Hakim ve Cumhuriyet Savcıları Kura Töreni’ne katılarak açıkamalarda bulundu..

Son 19 yılda adliye kapısını, adaletin kapısı haline getirmek için tarihi nitelikte birçok adım attıklarını belirten Erdoğan, hakim ve savcı sayısını artırarak mahkemelerin yükünü hafiflettiklerini vurguladı..

“Adalet kalkınma ve büyümenin de lokomotifidir” diyen Erdoğan:

“Adaletin sağlanmadığı, adalete güvenin zedelendiği toplumda siyasi iradenin kalkınmaya yönelik yapacağı hamleler de eksik kalmaya mahkumdur.  Adalet terazisinin doğru tartması kadar adaletin gecikmemesi de önemlidir..

Hakim ve savcıları merdiven altında sandalyelerde adalet dağıtmak gibi utanç sahnelerinden kurtardık.  2021 yılı bitmeden yeni adliye binamızın temelini atmayı planlıyoruz..

Adaletin tecellisi için sağlıklı bir çalışma ortamının önemi elbette tartışma götürmez. Ama sadece modern binalar yapmakla adaletin tesis edilemeyeceği de bir gerçektir..

Temel şart, güçlü, tarafsız ve bağımsız bir hukuk sisteminin varlığıdır..” 

“REFORM İRADEMİZİ DAİMA CANLI TUTTUK”

“Yargı camiamız uzun yıllar boyunca ya vesayetçilerin ya da halka rağmen halkçılık yapan jakoben düşüncenin tasavvuru altında kalmıştır” diyen Erdoğan:

“Bir sağdam bir soldan gençlerin darağacına gönderildiği dönemler yaşadık. Uyduruk davalarla başbakanların asıldığı yüz kızartıcı durumlara şahitlik ettik..

Darbecileri ayakta alkışlayan sözde yargı mensupları gördük. Haksız ithamlara ve eleştirilere rağmen 2002’den bu yana ülkemizde adaleti hakim kılmak, insan hakları ve demokrasi standartlarını yükseltmek için reform irademizi daima canlı tuttuk..”

Erdoğan konuşmasında, yargı mensuplarına hitaben, “Vicdanınızla kararlarınız arasına hiçbir gücün, hiçbir maddi değerin girmesine müsaade etmeyin” ifadesini de kullandı.

İLGİLİ HABER  

© The Independentturkish// Abdulhakim Günaydın

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top