GÜNDEM

KANSER İLACI SKANDALI: SGK’DA DEPREM

.

“YOLSUZLUK SORUŞTURMASINDAN SOYLU’NUN KUZENİ ÇIKTI”

SGK bünyesinde başlatılan 1 milyar TL’lik usulsüzlükle ilgili soruşturmanın, İçişleri Bakanı Soylu’nun kuzeni olan Mehmet Soylu’nun bir dönem ortağı olduğu şirkete yönelik yürütüldüğü ortaya çıktı..

Sosyal Güvenlik Kurumu’nda (SGK) başlatılan 1 milyarTL’lik usulsüzlükle ilgili soruşturmanın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun kuzeni Mehmet Soylu’nun ortağı olduğu Invamed isimli şirkete yönelik olduğu ortaya çıktı..

Soruşturma, çok sayıda ürün grubunun geri ödemesinde usulsüzlük iddiasını kapsadığı anlaşıldı..

“KODLAR ARASINDA UYUŞMAZLIK”

Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, firmanın toplam 16 ürün grubunda hastanelere verdiği ürünlerin Ürün Takip Sistemi (ÜTS) kayıtlarıyla Sağlıkta Uygulama Tebliği (SUT) kodları arasında uyuşmazlık olduğunu belirledi..

Firmanın birçok ürününün sertifikalarına yönelik de usulsüzlükler tespit edilirken firmadan açıklama talep edildi.. Firmanın ürünlerinin görselleri ile ÜTS kayıtlarındaki ürünler arasında farklılık bulunduğu kaydedildi..

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’ndan firmaya gönderilen yazıda, şu ifadelere yer verildi:

“Kurumumuza yapılan bildirim sebebi ile üreticisi olduğunuz tespit edilen Ürün Takip Sisteminde kayıtlı Aterektomi, Trombektomi ve Aspirosyon Sistemleri, Aterektomi Kateteri – Trombektomi Kateteri, Tromboliz Kateteri, Tromboaspirasyon Kateteri, Steril Kateter, Steril Kılavuz Tel, Steril Kanül, Steril Embolizasyon ve Kapama Seti, Steril İntroduser, Steril Cerrahi Yaşıtrırıcı, Sretil Embolizan Ajan, Isıtma ve Soğutma Pedi, ICT Karıştırma Cihazı, Radyofrekans Ablasyon Sistemi adlı ürün grupları hakkında 7223 sayılı kanun kapsamında inceleme başlatılmıştır..”

“‘BAKAN TELKİNDE BULUNDU MU?’

CHP Milletvekili Erkan Aydın, bir bakan ve bakan yardımcısının yakınlarının da adının karıştığı belirtilen SGK’deki 1 milyarTL’lik usulsüz ilaç ve tıbbi cihaz ödemelerine ilişkin iddiaları TBMM gündemine taşıdı..

CHP’li Aydın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Bilgin’in yanıtlaması istemiyle şunları sordu:

• Soruşturma ve inceleme sonucunda hangi bulgulara ulaşıldı?
• Soruşturma sırasında kaç kişi görevden alındı? Bu kişilerin görevleri nelerdir?
• Kamuyu zarara uğratan şirket hangi bakanın yakınıdır?
• Söz konusu bakan gerek Sağlık Bakanlığı’na gerek SGK yetkililerine baskı yapmış mıdır, telkinde bulunmuş mudur?”

“SÜLEYMAN SOYLU’NUN YANIT VERMEDİĞİ ŞANTAJ SORUSU GÜNDEME GELDİ”

CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, SGK’da milyarlık yolsuzluk iddiaları nedeniyle üst düzey bürokratların görevden alındığını anımsatarak, görevden alma gerekçeleri arasında, daha önce kendisinin gündeme getirdiği İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun kuzenin adı karıştığı yolsuzluk iddiasının olup olmadığını sordu..

CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel:

“Son dönem SGK’daki yolsuzluk ve usulsüzlük iddiaları ile görevden almalar, ‘SGK’da milyarlık operasyon’ şeklinde gündemdedir. Bu görevden azillerin sebepleri arasında, Süleyman Soylu’nun kuzeni Mehmet Soylu’nun ortağı olduğu Rd Global-Invamed firmasının Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) üzerinden fahiş fiyatta yaptığı satışlarla dahil olduğu yolsuzluk iddiaları da var mıdır.?

Bu konuda 2 Temmuz 2021’de yaptığımız basın açıklamamızda açık detaylarını vererek sormuştuk..

Ayrıca yine aynı açıklamamızda, pandeminin başlarında yine bu firmaya, millet maskesizlikten kırılırken maske satışında ihracatta ayrıcalık tanındığı iddiaları dile getirmiştik..

Bu firmadan SUT üzerinden kalp ve damar cerrahisi malzemelerinin 15 kat fiyatla alındığı, firmanın her yıl yüzde 100-200 büyüdüğü, yüksek fiyatlı kalemlerin maskelenmesi için SUT’ta önceden tek kalem olarak verilen fiyatların bölünerek pek çok ayrı malzeme gibi gösterildiği, bu konuda Soylu’nun Sağlık Bakanı’na şantaj yaptığı iddialarına ilişkin sorularımız da halen orta yerde durmaktadır..

Bu arada cevap gelmeyen diğer sorumuzu da unutmadık. Hangi konu mu? Çelik yelek meselesi…

Yine aynı firmanın ürettiği ve jandarma ve polis dernekleri üzerinden İçişleri Bakanlığı’na çelik yelek sattığına ilişkin iddialar da yine yanıtsız orta yerde durmaktadır. Bu konuda 29 Temmuz 2021’de verdiğim soru önergesi de halen yanıtsız”.

“SGK’DEKİ KANSER İLACI SKANDALI: 5 BAŞKAN GÖREVDEN ALINDI”

CHP’li Deniz Yavuzyılmaz, 5 başkanın görevden alındığını duyurdu.

Sayıştay’ın üniversite hastanelerinin mali yapılarına ilişkin hazırladığı raporda, kanser ilaçlarının gümrükten giriş fiyatı ile Türkiye’de satış fiyatı arasında 46 kat fark olduğu ortaya çıkmıştı..

Sayıştay Başkanlığı’nın “Üniversite Hastanelerinin Mali Yapılarının Sürdürülebilirliği Konu Denetim Raporu” başlıklı bir rapor hazırladığı ortaya çıkmıştı.

Şirketlerin gümrükten giriş fiyatı ile izin verilen nihai satış fiyatları arasında yüzde 4 bin 530 kârı bulunduğuna dikkat çeken Sayıştay, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) bu durumdan olumsuz etkilendiğini vurgulamıştı.

CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, sosyal medya hesabından 5 başkanın görevden alındığını duyurdu..

Yavuzyılmaz, görevden alınan başkanları:

SGK Başkanı, İlaç Daire Başkanı, Sağlık Hizmetleri Daire Başkanı, SGK Tıbbi Cihaz Dairesi Başkanı, Yurtdışı Sağlık Hizmetleri Daire Başkanı” şeklinde sıraladı..

“SORUŞTURMAYI BEN BAŞLATTIM GÖREVDEN ALINMAM TAKDİR”

Görevden alınan SGK Başkanvekili İsmail Yılmaz:

“Soruşturmaların hepsini ben başlattım, 7 müfettişe ben soruşturma görevi verdim. Görevden alınmam tamamen takdir..”

 İsmail Yılmaz şunları söyledi:

“Haberden soruşturma yüzünden görevden alınmışım gibi bir anlam çıkıyor.. Açıkçası bu beni çok üzdü.. Görevden alınmam tamamen bir takdirdir. Ben soruşturma nedeniyle görevden alınmadım.. Tam aksine, haberde yer alan o soruşturmaların tamamını bizzat ben başlattım.. Soruşturma için 7 müfettişin 7’sini de ben görevlendirdim.. Müfettişlerin görevlendirme yazısında da benim imzam var.. Tıbbi malzemelerin soruşturmasını geçen şubat ayında başlattım. Soruşturmaların hepsi devam ediyordu.. Hatta ilgili genel müdür soruşturmalardan dolayı görevden alınmıştı. Ankara, İstanbul ve Malatya’daki hastane soruşturmalarını başlatan da benim.”

SGK’DE YOLSUZLUK SORUŞTURMASI

Sağlık Bakanlığı’nın, bir medikal şirketin kamuyu 1 milyar lira zarara uğrattığı bilgisini SGK’nin bağlı olduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bildirdiği, bunun üzerine SGK’de geniş çaplı bir soruşturma ve inceleme operasyonu başlatıldığı ortaya çıkmıştı. Kurumda çok sayıda üst düzey personelin görevden alınmasının da bu soruşturmalarla ilgili olabileceği belirtilmişti..

Öte yandan halen görevde olan bir bakanın yakın akrabasının, kamuyu zarara uğrattığı iddiasıyla inceleme başlatılan şirketin ortağı olduğu iddia ediliyor.

“GİRİŞ İLE SATIŞ FİYATI ARASINDA 46 KAT FARK ÇIKMIŞTI”

Sayıştay’ın söz konusu raporunda:

 “2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58’inci maddesi kapsamında kurulan sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinin finansal sürdürülebilirliğinin değerlendirilmesi ile ortaya çıkan sorunların çözümüne ilişkin öneriler” ifade edildi..

Raporun “ilaç ve medikal ürünlerin gümrükten giriş fiyatlar ile nihai satış fiyatları arasında yüzde 4 bin 530’lara varan fahiş kârların olması” bölümünde çarpıcı tespitlere yer verildi..

Yapılan incelemelerde ithal ilaçların gümrükten giriş fiyatlarının takip edilmediğine dikkat çekilen raporda:

“Depocu giriş fiyatlarının gümrükten giriş fiyatı olarak kabul edilmesine rağmen bu ilaçların gümrükten gerçek giriş fiyatlarının Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ile SGK tarafından bilinmediği tespit edilmiştir” denilmişti.

Sayıştay, 41 firmanın 2017 yılında ithal ettiği ilaçların gümrükten giriş fiyatlarını Ticaret Bakanlığı’ndan temin ettiğine dikkat çekerek en pahalı beş ilacın gümrükten giriş fiyatları ile izin verilen Türkiye satış fiyatlarıyla karşılaştırıldığını aktarmıştı..

‘MALİYETİ ÇOK BÜYÜK’

Yapılan incelemede Sayıştay, söz konusu ilaçların gümrükten giriş fiyatları ile Türkiye’de izin verilen nihai satış fiyatları arasında 46.3 kata varan farklar tespit etti.. Yani fiyatlar arasında yüzde 4 bin 530 kâr marjı bulunduğu görüldü..

Raporda 12 ilacı ithal eden firmalar ile bu ilaçları satın alan firmaların yüzde 90’ının aynı firma olduğu belirtildi. İlaçların genellikle kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar olduğuna dikkat çekilen raporda “bu ilaçların pahalı ilaçlar olması nedeniyle kâr marjlarındaki çok küçük bir farkın bile hastanelere ve SGK’ye çok büyük maliyetle getiriyor.” ifadeleri kullanıldı..

“İŞTE SANSÜRLENEN SAYIŞTAY RAPORU! KANSER İLAÇLARIN DA DEV VURGUN”

Sayıştay’ın, üniversite hastanelerinin mali yapılarına ilişkin hazırladığı raporda, kanser hastaları için can yakan ayrıntılar ortaya çıktı..

Sayıştay Başkanlığı’nın “Üniversite Hastanelerinin Mali Yapılarının Sürdürülebilirliği Konu Denetim Raporu” başlıklı bir rapor hazırladığı ortaya çıktı..

Çarpıcı tespitlerin yer aldığı raporda Sayıştay, kanser ilaçlarının gümrükten giriş fiyatı ile Türkiye’de satış fiyatı arasında 46 kat fark tespit etti.. Şirketlerin gümrükten giriş fiyatı ile izin verilen nihai satış fiyatları arasında yüzde 4 bin 530 kârı bulunduğuna dikkat çeken Sayıştay, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) bu durumdan olumsuz etkilendiğini vurguladı..

Rapora ulaşan CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, 2017 yılında hazırlanan bu raporun yayımlanmadığına dikkat çekerek:

“Rapor hasır altı edildi.. Sansürlendi. Gümrük giriş fiyatı 200 – 300 TL olan kanser ilaçlarını hastanelere 20- 30 bin TL’den satmak büyük bir soygundur.” dedi. 

“SAYIŞTAY RAPORUNDA KANSER İLAÇLARI TESPİTİNDEN SONRA YENİ AYRINTI: MALZEMEDE DE VURGUN”

Sayıştay’ın, üniversite hastanelerinin mali yapılarına ilişkin hazırladığı raporda, kanser hastaları için can yakan ayrıntıların ardından aralarında kalp pilinin de bulunduğu tıbbi malzemelerdeki büyük vurgun ortaya çıktı..

Sayıştay raporunda kanser ilaçları tespitinden sonra yeni ayrıntı: Malzemede de vurgun

Sayıştay’ın 2017 tarihli sansürlenen raporun yeni çıkan ayrıntılarına göre tıbbi malzemelerin de gümrük giriş fiyatları ile hastane alış fiyatları arasında yüzde 700 ile yüzde 2 bin 500’lere varan farklar tespit edildi.. 

 Sayıştay Başkanlığı’nın hazırladığı ve yayımlanmadığı belirtilen “Üniversite Hastanelerinin Mali Yapılarının Sürdürülebilirliği Konu Denetim Raporu”nun yeni ayrıntıları ortaya çıktı..

Sayıştay denetçileri sadece kanser ilaçlarının değil, tıbbi sarf ve cihazların gümrükten giriş fiyatları ile hastanelere satış fiyatları arasındaki farkları inceledi..

Tıbbi sarf ve cihazlarda ürün çeşitliliğinin çok fazla olması nedeniyle herhangi bir fiyat ve miktar kontrolü olmadığının altı çizilen raporda:

“İlaçlarda olduğu gibi bu ürünlerin gümrükten giriş fiyatlarının TİTCK ve SGK tarafından bilinmediği, bu nedenle durumun ilaç piyasasına göre daha fazla kontrol dışı olduğu görülmektedir. Yaklaşık 8 milyar TL olduğu tahmin edilen tıbbi sarf ve cihaz piyasasında ciro ve miktar bazında dışa bağımlılığın yüzde 85 civarında olduğu düşünüldüğünde bu alandaki riskin ilaç piyasasına göre daha yüksek olduğu anlaşılmaktadır” denildi.

Sayıştay, incelediği bazı ürünlerde gümrük girişleri ile hastanelerin alış fiyatları arasında yüzde 700 ile yüzde 2 bin 500’lere varan farklar olduğunu tespit etti. Rapora göre hastaneler aynı ürünü yüzde 489 ile yüzde bin 549 arasında değişen kâr marjlarıyla aldı. Ürünü en ucuz fiyatla temin eden hastanenin alım fiyatı ile gümrük giriş fiyatı arasında bile yüzde 500 oranında kârlılık olduğu görüldü..

screenshot-20.jpg

BU, SADECE BİR KISMI”

Raporda birçok ürünün gümrük girişleri ile barkod eşleştirmesi yapılamadığından tespit edilenlerin gerçek durumun küçük bir bölümünü içerdiği vurgulanarak:

“Herhangi bir fiyat, kalite ve miktar kontrolünün olmadığı bu alanda hastanelerin alım fiyatları ile gümrük fiyatları arasında çok daha büyük farklar olduğu kanaatine varılmıştır..” ifadeleri kullanıldı..

Tespit edilen bu durumun özelde üniversite hastanelerinin mali yapısını bozduğu belirtilen raporda özetle şu sözler kaydedildi:

“Sağlık Bakanlığı hastaneleri başta olmak üzere özel sektör dahil tüm sağlık hizmeti sunucularını doğrudan etkilemektedir. Ancak SGK’nin sağlık hizmetlerinin ana alıcısı olması nedeniyle, gümrük fiyatları bilinmeden SUT fiyatlarını belirlemesi bu fiyatların rasyonel olmasını engellemektedir. Bu durum sağlık sisteminin sürdürülebilirliği önünde büyük yapısal sorun olarak durmaktadır.”

‘VATANDAŞ, FATURAYI CANIYLA ÖDÜYOR “’

Raporu inceleyen TBMM KİT Komisyonu üyesi ve CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz gazetemize şu değerlendirmede bulundu:

“Kaliteli hizmet üretemiyor, sağlık emekçilerine performans ödemesi yapılamıyor, ödeme güçlüğü nedeniyle açtığı ihalelerin birçoğuna katılan firma olmuyor, en basit hijyen malzemesinin bile tedarikinde sorun yaşanıyor. Sayıştay raporu bu gerçekleri doğrular nitelikte. Bu raporda, üniversite hastanelerinin mali yapısının bilerek ve isteyerek nasıl çökertildiği detaylı olarak açıklanıyor. Zararın boyutları hastaneden hastaneye değişiyor. İktidarın plansız, öngörüsüz ve hesapsız sağlık politikaları nedeniyle, üniversite hastanelerindeki hizmet kalitesi düşüyor, bilimsel araştırmalar azalıyor ve sürdürülebilir mali yapı hızla çöküyor. Faturayı ise üniversite hastanelerindeki yetersizlikler nedeniyle tedavi olamayıp  hastaneden hastaneye sevk edilen vatandaşlarımız sağlığını kaybederek, canıyla ödüyor.”

Cumhuriyet // Hazal Ocak

İLGİLİ HABER

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top