GÜNDEM

PCR TESTİ: KAMU KURULUŞLARINDA TEST ZORUNLULUĞU GETİRİLDİ

.

“BAKAN BİLGİN DUYURDU! KAMU KURULUŞLARINDA PCR TESTİ ZORUNLULUĞU GETİRİLDİ.”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’den tüm kamu kuruluşlarına PCR testi zorunluluğuna ilişkin bir yazı gönderdi..

Genelgeye göre aşı olmayan kişilerden kamu kurumlarında da PCR testi istenecek.. Testler kayıt altında tutulacak.. 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin:

“Covid-19 aşısı olmayan işçilerden 6 Eylül 2021 tarihi itibariyle zorunlu olarak haftada birkez PCR testi yaptırmaları işyer/işveren tarafından istenebilecek, test sonuçları gerekli işlemler yapılmak üzere kayıt altında tutulacaktır..”

“PCR TESTİ: YENİ RANT KAPISI”

“NEGATİF SONUÇLU PCR TESTİ ZORUNLULUĞU”

İçişleri Bakanlığı, 81 il valiliğine PCR testi konulu yeni bir genelge daha gönderdi.

Genelgeye göre; 6 Eylül 2021 Pazartesi gününden itibaren aşı süreci tamamlanmayan veya hastalığı geçirmemiş kişilerin; konser, sinema ve tiyatro gibi vatandaşlarımızın toplu olarak bulunduğu faaliyetlere katılımında ya da uçak, otobüs, tren veya diğer toplu ulaşım araçlarıyla gerçekleştirecekleri şehirlerarası seyahatleri için negatif sonuçlu PCR testi zorunluluğu getirilmesi kararlaştırıldı. 

ÖĞRETMENLER VE OKUL ÇALIŞANLARI HAFTADA 2 KEZ PCR TESTİ YAPTIRACAK

6 Eylül’de yüz yüze eğitim başlıyor.. Milli Eğitim Bakanlığı, aşı olmak istemeyen öğretmen ve okul personeline haftada 2 kez PCR testi yaptırma zorunluluğu getirdi.. 

“HEKİMLERDEN ZORUNLU PCR TESTİ UYARISI: RANT KAPISI AÇILIYOR”

Hekimler Ergün Demir ve Güray Kılıç:

“PCR testi, kısıtlamaları aşmak için zorunlu hale getirilirken yeni rant kapısı mı açılmaktadır?”

Aşı olmayanların PCR testinin hangi sağlık kuruluşunda, ücretli mi, ücretsiz mi yapılacağının tartışıldığını hatırlatan hekimler, PCR testinin maske gibi rant kapısı haline gelebileceği uyarısında bulundu.. 

Kamuoyunda günlerdir aşı olmayanların PCR testinin hangi sağlık kuruluşunda ve ücretli mi ücretsiz mi yapılacağının tartışıldığını anımsatan Demir ve Kılıç:

“İzlemlerin nasıl olacağı konusu hâlâ muğlaktır.. Kamu sağlık kurum ve kuruluşlarında PCR testinin istenebilmesi için gerekli koşullar nelerdir?”

Halen geçerli olan bu algoritmaya göre olası vaka tanımı haricinde, semptomu olmayan vakalarda ücretsiz test yapılmadığını kaydeden Demir ve Kılıç:

“AKP iktidarının koruyucu sağlık hizmetlerini ve kamusal sağlık sistemini çökertme pahasına koruyup kolladığı ve özenle büyüttüğü özel sağlık sektöründe bir kısım hastane ve laboratuvar, PCR testi için vatandaşı soyabilmekte ve hatta test sonuçları pozitif çıkan vakaları sisteme girmeyerek salgının yayılmasına neden olmaktadır..

Bu alanın düzenleyicisi kamu otoriteleri olarak Sağlık Bakanlığı ve SGK gerekli denetlemeleri yapmamakta, bu kuruluşlara adeta göz yummaktadırlar..

Okulların açılırken yetkililer salgının geldiği son noktayı henüz anlayabilmiş değiller, hâlâ kapsamlı bir program hazırlamamıştır. .

Öğrencilerle irtibatlı ancak aşı olmamış tüm kişilerin haftada 2 defa PCR test uygulamasının hangi sağlık kuruluşlarında yapılacağı, PCR test sonuçlarının izleminin nasıl olacağı henüz net olarak açıklanmamıştır..

Sonuç olarak okullar açılırken uygun gruplara hızlı testler başta olmak üzere Türkiye’de yeni test yaklaşımlarına ihtiyaç var..”

Cumhuriyet//Sibel Bahçetepe

“SAADET PARTİSİ’NDEN AŞI RAPORU: PCR YERİNE ANTİKOR TESTİ YAPILMALI”

Saadet Partisi Sağlık ve Gıda Politikaları Kurulu’nun, ‘Aşı Raporu’ isimli politika notunda:

“Haftada iki kez PCR testinin mali ve iş yükü yerine antikor testleri yapılarak hastalığı semptomsuz atlatan ve antikoru oluşan kişiler tespit edilerek bu kişiler HES’te hastalığı geçirmiş kategorisine geçirilmelidir..”

AŞI DOZLARININ ARTACAĞI ANLAMINA GELMEKTEDİR!

Halk Sağlığı Uzmanları Derneği’nden Prof. Dr. Sarp Üner:

“Toplumsal bağışıklığın sağlanabileceği oranı bulabilmek için R değerine işaret eden ‘1-1/R0 formülünü’ kullanmak gerekmektedir..

R değeri, bir kişinin hastalığı ortalama kaç kişiye bulaştırdığını gösterir ve bu sayı koronavirüs salgınının başından beri 2 ila 3 olarak kabul edilmektedir. . 3 olduğu düşünüldüğünde, toplumsal bağışıklığın sağlanabilmesi için toplumun yüzde 67 oranında bağışık olması gerektiği anlaşılmaktadır..

Toplumsal bağışıklığın yüzde 67’lerde yeni başladığı, yani yayılımın hayli azaldığı, yüzde 90’a gelindiğinde pratikte sıfıra indiği ifade edilmektedir..

Türkiye’de bugün (30.08.2021) itibariyle 18 yaş üstü en az bir doz aşı olmuş nüfus yüzde 77, en az ikinci doz olmuş nüfus yüzde 59’dur..

Bu rakamlar üzerinden, Türkiye’nin toplumsal bağışıklığa çok yaklaştığı düşünülmektedir. Fakat İsrail, İzlanda, İngiltere gibi toplumun büyük kesimi (yüzde 60-80) aşılanmış olan ülkelerde tekrar Covid-19 vaka sayılarının hızlı oranda artması aşılama oranlarında artış olsa da toplumsal bağışıklık için aşılamanın yeterli olmadığı ya da belirli aralıklarla sürekli olması gerektiğini göstermektedir..

Öncelikle toplumsal bağışıklık için aşılar önemlidir fakat virüs sürekli mutasyon geçirdiği için mevcut aşıların etkinliği yeni mutasyonlara karşı azalmakta olduğu gibi aşı olunan tarihe göre de gün geçtikçe azalmaktadır.. Bu da aşı dozlarının artacağı anlamına gelmektedir..”

BAZLI DEĞERLENDİRMELER ÇOK DOĞRU DEĞİLDİR!

Halk Sağlığı Uzmanları Derneği’nden Prof. Dr. Sarp Üner:

“Aşıların geliştirilme yıllarına baktığımızda en erken bulunan aşılar kuduz (4 yıl), kızamıkçık (7 yıl), boğmaca (8 yıl) ve en geç bulunan aşılar tifo (58 yıl), pnömokok (66 yıl), menenjittir (68 yıl)..Bu listeye göre ortalama aşı geliştirme süresi 29.5 yıl olarak önümüze çıkmaktadır..

Bununla birlikte Covid-19 aşı çalışmalarını incelerken bilinmesi gereken en önemli noktalardan biri Covid- 19’un geldiği tür olan SARS ve MERS hastalıklarına karşı aşı geliştirme girişimleri sayesinde koronavirüslerin yapısı ve işlevi hakkında önemli bilgiler sağlanmış fakat önceki tüm koronavirüs aşı adayları erken aşamadaki klinik denemelerde başarısız olmuş ve hiçbiri ruhsatlandırma aşamasına gelmemiştir..

Görüldüğü üzere bulaşıcı bir hastalık için bir aşı, birkaç yıldan daha kısa bir sürede şimdiye kadar hiç üretilmemiştir..

Birçok virüs için yapılan çalışmalar başladığında, virüsler hakkındaki anlayışımız ve bilgimizin bugün ile kıyaslanamayacak kadar az olması ve teknolojik imkanların şimdiye nazaran daha yetersiz olması aslında aşı geliştirme çalışmalarında yıl bazlı değerlendirmenin çok doğru olmadığını göstermektedir..

Bununla birlikte Covid-19’dan tüm ülkelerin başta ekonomik ve sağlık sistemleri açısından çok ciddi oranlarda etkilenmesi sebebiyle ülke yönetimleri de aşı çalışmaları konusunda ciddi destekler vermektedir..

Tüm bunlar aşının geliştirilme sürecini artıran faktörler olarak düşünülebilmektedir..”

ÇALIŞMALAR KAMUOYU İLE PAYLAŞMALIDIR!

Halk Sağlığı Uzmanları Derneği’nden Prof. Dr. Sarp Üner:

“Aşı tereddüdü yaşayanların sıklıkla üzerinde durduğu konulardan biri Covid-19 aşıları ve özelinde mRNA tabanlı olan Pfizer-Biontech aşısının uzun dönemli etkilerinin bilinmemesi konusudur..

Sosyal medyada aşı kaynaklı çok fazla ölüm ve yan etkiler olduğu haberleri sıklıkla görülmektedir. Özellikle Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın aşı olmayan ve hastalığı ağır geçiren kişilerin aşı olmama pişmanlığını dile getiren paylaşımlarının altında binlerce aşı kaynaklı sıkıntı yaşayan kişilerin yorumları bulunmaktadır..

Bu yorumların doğruluğu ve oranı ancak Sağlık Bakanlığı’nın elinde bulunan verilerle bilinebilir..

Sağlık Bakanlığı eğer bu aşının ciddi yan etkileri olduğuna dair olumsuz yorumlar/haberler sonucu oluşan güvensizliği kırmak ve toplumun aşıya olan tereddütlerini azaltmak istiyorsa Türkiye özelinde bakanlığın da desteklediği büyük bir örneklem üzerinden aşı olmuş ve olmamış bireylerin karşılaştırılacağı çalışmalar yapılması ve sonuçlarının kamuoyu ile paylaşılması faydalı olacaktır..”

“PCR TESTİ YERİNE ANTİKOR TESTLERİ YAPILMALIDIR”

Halk Sağlığı Uzmanları Derneği’nden Prof. Dr. Sarp Üner:

“Hastalığı hafif semptomlarla geçirmiş, test yaptırmamış ve dolayısıyla antikoru olan kişilerin sistemde görülmeyecek olması bir problem teşkil etmektedir..

Sonuçta aşı ile yapılmak istenen hastaya antikor sağlanmasıdır..

Hastalığı geçirenlerin antikor seviyelerinin yüksek olduğu ve hastalığı geçirmenin hücresel immüniteyi, aşıya göre çok daha iyi uyardığı bilgisi birlikte düşünüldüğünde ülke genelinde haftada 2 defa yapılacak PCR testi yerine antikor testi ile hastalığı semptomsuz geçirerek antikoru olan bireylerin bilgisi ve aşılanmış nüfusun toplamı, toplumsal bağışıklıkta nerde olduğumuz konusunda daha sağlıklı bir fikir verecektir..

Bu nedenle haftada iki kez PCR testinin mali ve iş yükü yerine antikor testleri yapılarak hastalığı semptomsuz atlatan ve antikoru oluşan kişiler tespit edilerek bu kişiler HES’te hastalığı geçirmiş kategorisine geçirilmelidir.”

“YURTDIŞINA ÇIKACAKLARA BİR TELEFONLA SAHTE PCR TESTİ VERİLİYOR”

Gurbetçiler ve yaz tatilinde Türkiye’yi tercih eden turistler dönüş yolunda kısa yoldan negatif PCR testi almak için sahtekârların yolunu tuttu..

Tur Şirketi olarak tanımlanan “Bon Plan Turkey Pro” isimli şirketin, Türkiye’den yurtdışına çıkacak gurbetçilere ve turistlere sahte PCR testi verdiği ortaya çıktı..

Müşteri gibi iletişime geçtiğimiz şirket yöneticileri, “Negatif test konusunda problem yok. Buraya gelmenize de gerek yok. Siz bugün istiyorsunuz, yarın test elinizde. Ücreti kişi başı 25 Avro” dedi..

IBAN numarasını da aldığımız şirketin, daha önce çok sayıda yurttaşa test yapmadan sahte negatif PCR testi verdiği öğrenildi..

Kendisini “Tur Şirketi” olarak tanımlayan “Bon Plan Turkey Pro” isimli şirket, gurbetçilerin ve turistlerin istekleri doğrultusunda 25 Avro karşılığında negatif PCR testi veriyor..

Müşteri gibi iletişime geçtiğimiz ve aksanlı Türkçe konuşan şirket yöneticileri verdikleri negatif PCR testlerin vergisiz olduğunu belirterek:

“Bugün talep edersen test yarın elinde. Gelip sürüntü vermenize gerek yok. Doğru anladınız. Negatif PCR veriyoruz, problem yok. Uçak bileti ve pasaport fotoğrafları lazım. Fiyatta indirim mümkün değil. ‘Pcs’ programını bilmiyorsanız IBAN TR…… Amine Brahime…” ifadelerini kullandı. 

İki aylık tatilin ardından yaşadığı Avrupa ülkesine dönmek için PCR testi almak isteyen ve arkadaşlarından “Bon Plan Turkey Pro” ismini duyduğunu dile getiren bir yurttaş:

“Ben normal test yapıp PCR sonucu veriyorlar sandım.. Durum farklıymış. Fiziksel olarak hiçbir işlem yapmadan direkt negatif sonucu sana gönderiyorlar.. Bazı tanıdıklarım aldı.. 250 TL ödedi.. Sınırları geçerken PCR isteyen ülkelerde bir sıkıntı yaşamadılar. Fakat ben böyle bir sahtekârlık yapmak istemedim.. Sağlık sonuçta, kimsenin hayatını riske atmamalıyız..”

Cumhuriyet// Zehra Özdilek

İLGİLİ HABER

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top