SIYASET

YÜKSEK YARGI: LAİKLİK ANLAYIŞINA AYKIRI BİR GÖRÜNTÜ

.

“LAİKLİK ANLAYIŞINA AYKIRI BİR GÖRÜNTÜ”

Yargıtay’daki dualı açılışı değerlendiren siyaset bilimci Prof. Dr. Tosun, Erdoğan’ın seçim öncesi dinsel sembollerle Anadolu’daki seçmenine mesaj vermeye çalıştığını, popüler desteğini artırmak istediğini kaydetti..

“YÜKSEK YARGIDA DUALI AÇILIŞ RAHATSIZLIĞI”

2021-2022 Adli Yıl Açılış Töreni’nde Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Erdoğan ve Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca ile birlikte dua etmesi tartışma yarattı..

Bu durumun Yargıtay’da bazı üyeler arasında “geleneklere aykırı olduğu” gerekçesiyle rahatsızlık yarattığı öğrenildi..

Siyaset bilimci Prof. Dr. Tanju Tosun ise Erdoğan’ın seçim öncesinde dinsel simge ve sembollerle Anadolu’daki seçmenine mesaj vermeye çalıştığını kaydetti..

2021-2022 Adli Yıl Açılış Töreni’nde Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’ın dua etmesi, buna Yargıtay Başkanı Akarca’nın da katılması tepkilere neden oldu.. Tören sırasında bazı yüksek yargıçların duaya eşlik ettiği görülürken, bazılarının ise buna dâhil olmadıkları görüldü..

Alınan bilgiye göre, tartışma yaratan bu görüntüler Yargıtay ve Danıştay’da da kısmen rahatsızlık yarattı..

Bazı yüksek yargıçlar, adli yıl açılışında Diyanet İşleri Başkanı’nın dua etmesinin Yargıtay geleneklerinde olmadığına dikkat çekti..

Bir Yargıtay üyesi, şu görüşleri ifade etti:

“Bizim için de sürpriz oldu.. Programda böyle bir şey yoktu. Bu görüntülerden yargı açısından biz de rahatsız olduk.. Yargının ruhuna Fatiha okunmuş gibi bir görüntü oluştu.”

Ali Erbaş’ın Yargıtay’daki açılışta dua etmesini, yargıdaki milliyetçi ve muhafazakâr kökenli bazı üyelerin de eleştirdiği öğrenildi..

Bazı üyeler ise bunun normal olduğunu, bu tür bina açılışlarında dua edilebileceğini ifade etti..

“DUA SAHNESİ NE ANLAMA GELİYOR?”

Siyaset bilimci Prof. Dr. Tanju Tosun:

“Laikliğin kavramsal anlamına bakıldığında, ‘laiklik ezberiyle örtüşmeyen bir görüntü’ olduğuna dikkat çekmek istiyorum..

Şimdi geleneksel olarak laikliğe atfettiğimiz kavramsal anlama baktığımızda, ister din ve devlet işlerinden ayrılması isterse de devletin bütün inanç gruplarına tarafsız kalması anlamında bakıldığında, bizim laiklik ezberlerimizle örtüşmeyen, laiklik anlayışına aykırı bir görüntü..

Burada tabii, mesele aslında yargının eylem ve işlemlerinin laik referanslar üzerinde mi yoksa bir takım inanç sistemleri üzerinden yapılacağıdır..

Batılı anlamda düşündüğümüzde böyle bir görüntü batıda olsa problem olmaz. Ancak Türkiye’de din ve inanç sistemi bir takım simgeler ve semboller üzerinden meşrulaştırılmaya çalışılıyor.”

AKP SOSYOLOJİSİNE MESAJ”

Siyaset bilimci Tanju Tosun, Yargıtay’daki görüntülerle iktidarın bir takım inanç simgeleri ve sembolleri aracılığıyla topluma mesajlar vermeye çalıştığına dikkat çekti:

“İktidar, ‘biz sizin inanç sisteminizi de din anlayışınızı da kamuda temsil ettiriyoruz ve görünür kılıyoruz’ diyor..

Devletin yapısının dinselleştirildiği gibi iddialı bir değerlendirmede bulunmak için yargı fonksiyonlarının referanslarında dinin ne kadar yer aldığına bakmak lazım..

Burada gördüğüm kadarıyla simgeler ve semboller aracılığıyla özellikle Anadolu’da AKP’nin sosyolojisine yönelik bir mesaj verilmek isteniyor.. Ama bunun daha ileri adımları olabilir mi, ben Türkiye’nin koşullarında böyle bir şey olacağını düşünmüyorum..”

Yargıtay’daki görüntüler; Ayasofya’nın ibadethaneye açılması, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması ve Diyanet’in devlet protokolünde yükselmesinin ardından geldi..

Siyaset bilimcisi Tosun:

“Bütün bu puzzle’ı bir araya getirdiğimizde, Türkiye’nin cari halk İslam’ından geleneksel olarak AKP’ye kadar egemen olan İslam ve laiklik anlayışına karşı bir alternatif laiklik anlayışı dikkat çekiyor..

AKP bunu savunurken batıda da işte devlet başkanının parlamentolarda açılışta dini referansla dua etmesinde kimi kamu kurumlarındaki inanç referanslarını kullanıyor. Ama Türkiye’nin koşulları düşünüldüğünde batıdaki laiklik anlayışını birebir Türkiye’de uygulamak mümkün değil..

Özellikle (iktidar) seçime giden süreçte bu tür simge ve semboller aracılığıyla kendi seçmenine bir anlamda bu inanç sisteminin kamuda simgesel anlamda da olsa görünür hale gelmesiyle popüler desteğinin artması projesi olarak düşünülebilir..”

‘”ALTERNATİF LAİKLİK KURUMSALLAŞAMAZ'”

Peki, Türkiye’deki devlet kurumlarında laiklik anlayışı değişir mi?

Prof. Tanju Tosun, burada semboller ve simgelerin, kitlelerle temas kurma anlamında önemli olduğunu ancak Türkiye’de laiklik kurumunun tüm bu simgesel girişimlere rağmen kitle nezdinde tuttuğunu kaydetti:

“Alternatif bir laikliğin Türkiye’deki devlet sistemi içinde kurumsallaşması pek mümkün görünmüyor” diye konuştu..

© Deutsche Welle Türkçe//Alican Uludağ

HERKES DUALARLA YAPILAN AÇILIŞI TARTIŞIYOR…

“TABUTUNA SALDIRILAN YARGITAY BAŞKANINI HATIRLAR MISINIZ”

Dua sırasında Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca da kürsüye çıktı.. Akarca üzerinde cübbesiyle duaya katıldı. Ortaya çıkan fotoğraf ise tartışmalara neden oldu..


Yargıtay’daki açılış töreni, 55 yıl önce yapılan ve sonrasında çıkan olaylarla Türkiye tarihine geçen açılışı akıllara getirdi. 

Tarih: 7 Eylül 1967… 

Yargıtay’ın 1967-68 yılı açılış törenindeki konuşmayı dönemin Yargıtay Başkanı İmran Öktem yaptı..

Yargıtay’ın resmi internet sitesindeki 13 sayfalık açılış konuşmasında Yargıtay Başkanı Öktem, cemaatlerden kaynaklanan tehlikeye dikkat çekti..  

İmran Öktem bir önceki yıl (1966) yaptığı konuşmasında da Nur Cemaati’ne ve Said-i Nursi tehlikesine detayları ile değinmişti..

Öktem konuşmasında “Esasen biz hukukçular için samimi ve hakiki iman sahibi bir insan makbul ve muteber insandır.  Bu iman ister Tevrat’ın, ister İncil’in ve ister Kuranın tanıdığı Allah’a karşı olsun.. Bütün bu kitapların getirdikleri itikat ve iman esas ve temellerinin, ibadet şekillerinin gayesi insanları kendisi, ailesi  ve çevresi için zararlı olmaktan korumak onları faydalı bir hale getirmektir.. Hukukun gayesi de budur. Hiçbir kimse dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz..” demişti.  

“TANRI’Yİ DA İNSAN YARATMIŞTIR ”

Öktem 1966 yılındaki konuşmasının devamında, Nur Cemaati’nin Atatürk devrimlerine karşı çıktığını da detayları ile anlattı..


Çünkü aynı dönemde iktidarda Adalet Partisi (AP) vardı ve partinin Nur Cemaati’ni desteklediği bilinmekteydi..

Öyle ki AP’nin Nurcu milletvekili Muammer Dirik, 1966 yılındaki 19 Mayıs törenlerinde şort giyen kadınları “striptiz” dansçılara benzetmiş ve “dansöz” demişti. Bunun üzerine çok sert tepkiler gelmiş ve AP’de vekilini ihraç etmek zorunda kalmıştı.. 

Yargıtay Başkanı İmran Öktem 1967 yılındaki konuşmasında da yine hukukun eşitlikçi tutumuna dikkat çekerek, cemaat tehlikesine karşı laikliğin savunulması gerektiğine dikkat çekti..

Öktem, laikliğe vurgu yaptığı sırada Fransız düşünür Voltaire’nin sözüne atıf yaparak “Tanrı’yı da insan yaratmıştır” dedi. 

“KÖKÜ DIŞARDAKİ”

Konuşmasının devamında şöyle ifadeler yer aldı: 

“Türkiye’de bir İslâm Devleti ve hilâfet rejimi kurmak, Türk Milleti’ni dini esaslara dayanan bir hu­kuk düzenine sokmak isteyen ve bunun için gizli ve açık çalışan mistik hezeyan halindeki bir avuç meczûb, ruh hastası veya dini, kazanç metaı hali­ne getirmiş kimseler, saf ve cahil yurttaşın en temiz varlığını, itikadını, imanı­nı geçim vasıtası yapmış olan bezirganlar -o bezirganlar ki, dinin emrettiği­ni yerine getirmezler, yasak ettiklerini gizli gizli yaparlar ve fakat dindar gö­rünürler- evet bunlar ve bir takım hurafeleri dini esaslar gibi göstermeye kalkan ve bu suretle halkı uyuşturan kökü dışardaki yurt düşmanları daima hüsrana uğrayacaklardır..” 

Öktem daha sonraki açılış konuşmalarında da cemaat tehlikesine vurgu yapmış ve ayrıca “haklı fukarayı haksız ve güçlü zengine karşı savunacak erdemli ve yürekli hâkimlerin bulunduğunu” ifade etti.. 

“PEKİ BU KONUŞMALAR SONRASINDA NELER YAŞANDI?” 

1 Mayıs 1969 günü İmran Öktem hayatını kaybetti..

3 Mayıs’taki cenaze namazı sırasında olaylar çıktı. Camiden çıkan bir grup tekbir sesleri ile Öktem’in cenaze namazının kılınmaması için eylem yaptı..

Camide namazı kıldıracak imamlar da bulunamadı. Hatta Camideki saldırganlar arasında kalan İsmet İnönü’yü korumak amacıyla Kara Kuvvetleri Komutanlığı Topçu Dairesi Başkan Vekili tuğgeneral Nabi Alpartun tabancasını çekti ve “geleni vururum” dedi. 

“KILMADAN GİTMEM” 

İsmet İnönü ise “Namazı kılınacak, namaz kılınmadan gitmem” dedi..

Bunun üzerine Milli Birlik Komitesi bakanlarından Abdullah Pulat Gözübüyük’ün ağabeyi İzzet Gözübüyük cenaze namazını kıldırdı.. 

54 yıl önce laiklik vurgusu yapıp, hukukun her yurttaşa eşit olması gerektiğini savunan Yargıtay Başkanı İmran Öktem’in cenazesine saldırılırken, dün ise Diyanet İşleri Başkanı eşliğinde Yargıtay Başkanı ile Cumhurbaşkanı Erdoğan dualarla açılış yaptı.

İşte o fotoğraf:

Odatv// Fethi Yılmaz

“ERDOĞAN: YENİ YARGI PAKETİ İÇİN KOLLARI SIVADIK”

“YENİ ANAYASA ÇALIŞMAMIZI GELECEK YIL AÇIKLAYACAĞIZ”

Erdoğan:

“‘Yeni anayasa’ çalışmaları için “Her ne şekilde olursa olsun önümüzdeki yılın ilk aylarında kendi hazırlığımızı milletimizin takdirine sunmakta kararlıyız..”

Erdoğan, yapımı tamamlanan Yargıtay Yeni Hizmet Binası ile 2021-2022 Adli Yıl Açılış Töreni’nde konuştu..

Erdoğan:

“Cumhur İttifakı’ndaki ortağımızla birlikte kendi hazırlığımızı yavaş yavaş şekillendiriyoruz..

Gönlümüz arzu eder ki tüm siyasi partiler olarak anayasa hazırlığını birlikte gerçekleştirelim..

Diğer partilerin de anayasa metinlerini önümüzdeki aylarda açıklamalarını bekliyoruz..”

Cumhur İttifakı olarak hazırladıkları çalışmalar için tarih veren Erdoğan:

“Her ne şekilde olursa olsun önümüzdeki yılın ilk aylarında kendi hazırlığımızı milletimizin takdirine sunmakta kararlıyız..”

YARGITAY’IN HİZMETLERİNE DEĞER VE FARK KATACAĞINA İNANIYORUM

Erdoğan:

“Bugün Yargıtay’ımızın bu muhteşem binasında yeni adli yılı karşılıyor olmamızı önemli görüyorum..

Son 20 yılda adalet teşkilatımızın çehresini değiştiren fiziksel ve yapısal dönüşümlerin yeni bir örneğine daha burada sizlerle birlikte şahit oluyoruz. Bu fiziki dönüşümün, Yargıtay’ın verdiği hizmetlere değer ve fark katacağına inanıyorum..

Temeli, 2018 Mart’ında atılan ve 191 dönümlük bir alan üzerinde kurulan bu bina; 422 bin metrekareyi aşkın kapalı alana sahiptir. Toplam 10 bloktan oluşan Yargıtay binamız, dairelerin, üyelerin, tetkik hakimlerinin, çalışanların ve ilgili tüm kesimlerin ihtiyaçlarını karşılayabilecek kapasiteye, donanıma, teknolojiye sahiptir..” 

“MERDİVEN ALTI YARGI, ADALET…

Erdoğan:

“Onursal Başkan İsmail Rüştü Bey, buraya başlayacağımız zaman, benimle bu konuyu müzakere ettiğinde, biz de gerçekten merdiven altında yargı; adalet ne hallerde olduğunu bildiğimiz için artık buralardan gerçekten adalet camiasının, Yargıtay’ın buralardan kurtulmasının gereğine inandığımız için bu adımı atmamız gerekir, dedik..

Ve sadece tabi Yargıtay değil, önce Danıştay’ı da bitirdik. Ardından Anayasa Mahkemesi’ni hamdolsun bitirdik.. Anayasa Mahkemesi’nden sonra şimdi de komşu olarak Yargıtay’ın bu muhteşem binasını bitirmiş olmanın bahtiyarlığı içerisindeyiz..”

VAKİT VE KALİTE KAYBININ ÖNÜNE GEÇTİK

Erdoğan:

 “Türkiye, bu eserleriyle dünyaya ayrı bir mesaj verecek. Şimdi Ankara’da 6 ayrı binaya bölünmüş olan Yargıtay’ı tek çatı altında toplayarak, halen önünde 516 bin civarında derdest dosya bulunan bu kurumun işleyişindeki vakit ve kalite kaybının önüne geçtik..

Yargıtay’ımızın yeni binasının ülkemize ve milletimize, yargı camiasına hayırlı olmasını diliyorum..

 Bölgenin trafiğinin rahat ve konforlu şekilde akmasına katkı sağlayacağına inandığım Yargıtay Kavşağı’mızın da şehrimize hayırlı olmasını diliyorum..” 

ADALET, DEVLETİN VARLIĞININ SEBEBİDİR

Erdoğan:

“Devletin dini adalettir. Eğer bir devlette adalet yoksa, onun hangi sistemle yönetildiğinin, kimin tarafından idare edildiğinin, vatandaşlarının hangi inanca veya milliyete sahip olduğunun bir önemi kalmaz. Orada sadece zulüm hüküm sürer. Adalet, devletin varlığının sebebidir..”

“SERGİLEDİKLERİ REZİLLİK DÜN GİBİ GÖZÜMÜZÜN ÖNÜNDE

Erdoğan:

 “Milletimiz 27 Mayıs’ın ‘yaslıada mahkemelerinde’ darbecilerin kurdukları sözde mahkeme kürsülerini ve orada oturanları unutmadı..

Yine bir sağdan bir soldan diyerek gençleri emirle darağacına gönderen 12 Eylül faşizminin pervasızlığı hâlâ hafızalarımızda tazedir.. Bin yıl sürecek dedikleri 28 Şubat zulmüne ortak olan vesayetçilerden brifing alan sözde yargı mensuplarının sergiledikleri rezillik daha dün gibi gözlerimizin önündedir..

Hukukun zulme alet edildiği bu kötü alışkanlığın son halkasını FETÖ’cü hainler sergilemiştir.. Bu alçak örgütün hakim, savcı görünümlü mensupları milletimizin adalet duygusunu en kirli, rezil şekilde suiistimal etmeye kalktılar..

Kumpas davalarıyla 7 Şubat operasyonuyla, 17-25 Aralık yargı darbesiyle adaleti kendi ve gizli ajanlarının aracı haline getirmeye çalışanlar karşılarında milletimizi buldu..”

“YENİ YARGI PAKETİ İÇİN KOLLARI SIVADIK

Erdoğan:

 “Sadece bugüne kadar yaptıklarımızla yetinmiyor, asıl bundan sonra yapacaklarımıza bakıyoruz.. Yeni bir yargı paketi için hemen kolları sıvadık.. Arkadaşlarımız en kısa zamanda bu yeni paketi, Meclis’in gündemine getirecekler..”

DİĞER PARTİLERİN DE ANAYASA METİNLERİNİ AÇIKLAMALARINI BEKLİYORUZ

Erdoğan:

 “Cumhur İttifakı’ndaki ortağımızla birlikte kendi hazırlığımızı yavaş yavaş şekillendiriyoruz.. Gönlümüz arzu eder ki tüm siyasi partiler olarak, anayasa hazırlığını birlikte gerçekleştirelim.. Diğer partilerin de anayasa metinlerini önümüzdeki aylarda açıklamalarını bekliyoruz.. Bu taslakları müzakere etme ve ortak bir metin çıkarma imkânı ortaya çıkarsa, Türkiye için büyük bir kazanç olacaktır..

Ancak, geçmişteki tecrübelerimiz, halihazırla sergilenen üslup bize bu konuda çok da ümit vermiyor. Her ne şekilde olursa olsun önümüzdeki yılın ilk aylarında kendi hazırlığımızı milletin takdirine sunmakta kararlıyız. Demokrasinin, hukuk devletinin, yasamanın, idarinin daha iyi işlemesini sağlayacak tüm reformların takipçisiyiz.”

Konuşmaların ardından, Diyanet İşleri Bakanı Ali Erbaş’ın dua etmesi sonrası yeni hizmet binasının açılış kurdelesi kesildi..

ERDOĞAN DETAYLARI PAYLAŞTI”

Erdoğan, sosyal medya hesabından, açılışı yapılan yeni Yargıtay binasına ilişkin detayları paylaştı..

Erdoğan:

“Yargıtay’ımızın yeni binasının ülkemize ve yargımıza hayırlı olmasını diliyorum. Adalet teşkilatımızın yeni adli yılının, ülkemiz, milletimiz, hakim ve savcılarımız, avukatlarımız ve tüm yargı camiası için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum..

Temeli, 6 Mart 2018’de atılan yeni hizmet binasının 422 bin 465 metrekare kapalı alanı bulunuyor. Binada 24 daire başkanı odası, 309 üye odası, 48 kıdemli tetkik hakim odası, 744 tetkik hakim odası ile 48 müzakere salonu, 26 duruşma salonu, 40 toplantı salonu ve 133 arşiv odası bulunuyor. Yerleşkede ayrıca 20 poliklinik, bir laboratuvar, 92 kişilik kütüphane, toplam 1361 kişilik 3 yemekhane ve 1567 araçlık otopark da yer alıyor..” 

https://www.cafemedyam.com/2021/07/21/adalet-ve-kalkinma-partisi-ak-parti/?preview_id=63668&preview_nonce=f05c07d3a1&preview=true&_thumbnail_id=71828

İLGİLİ HABER

Duvar

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top