GÜNDEM

DİNCİLER, LİBERALLER, TARİKATLAR HAYATIMIZDA YOKKEN BİZ 26 AĞUSTOS’LARDA BU RESİMDEKİ GİBİYDİK

.

“ZAFER HAFTASINDA…”

Bugün 26 Ağustos.. 

Dört gün sonra pazartesi: 30 Ağustos Zafer Bayramımızı kutlayacağız..

Bu zaferi elde ettiğimiz için Türkiye Cumhuriyeti var.. Bizler varız…

Bu bayramda neler mi düşündüm.?

Tam 99 yıl önce bugün, saldırıya geçen düşmana karşı Büyük Taarruz başladı, 30 Ağustos’ta da Büyük Zafer’e ulaşıldı..

1 Eylül 1922’de Başkomutan, Gazi Mustafa Kemal Paşa, “Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!” komutunu verdi.. 

Böylece barışın ve Cumhuriyetin kuruluş yolculuğu sürdü, 9 Eylül’de Türkiye Büyük Millet Meclisi orduları İzmir’e girdi.. İzmir’in kurtuluşu sağlandı ve 18 Eylül’de Yunan ordusunun Anadolu’yu tamamen terk etmesiyle savaş sona erdi, barış sağlandı..

Bildiğiniz gibi TBMM 23 Nisan 1920’de Milli Mücadele içinde açılmış, başkanlığına Mustafa Kemal seçilmiş, bir yıl sonra 29 Ekim 1923’te de Türkiye Cumhuriyeti ilan edilmişti.. 

Ve bu Gazi Meclis, Mustafa Kemal Atatürk’ü ilk Cumhurbaşkanı olarak seçti..

İşte bu büyük zaferleri görmeyenlerin “Bitmeyen Atatürk düşmanlığı” ise sürüyor..

Gazetemiz yazarı, bilim insanı, kendi yücegönüllü deyişiyle “toplumbilim öğrencisi”, Prof. Dr. Emre Kongar, 100. baskıya ulaşan Tarihimizle Yüzleşmek (*) adlı kitabında, saptırılmış tarihi gerçekleri irdeliyor.. Kimi politikacıların güncel gerçeklerle birlikte tarihsel gerçekleri nasıl saptırdıklarını yalın biçimde anlatıyor..

‘TARİHİMİZLE YÜZLEŞMEK’

Türkiye’de “resmi tarih”in birtakım eksik ve yanlışları olduğunu ancak bunlara seçenek olarak oluşturulan “gayri resmi tarih”in de kimi zaman tarihi gerçeklere tümüyle uydurulan aykırı öyküler olduğunu yazan Emre Kongar, insanların tarihe yanlış bakma nedenini de eğitimin ve özellikle de tarih eğitiminin yetersizliğine bağlıyor.. Bunun sonucunda “medyatik çıkışlarla” tarih saptırılıyor, diyor.. 

Örneğin saptırılmış gerçeklerden biri Türklerin Müslümanlığı isteyerek mi, yoksa kılıç zoruyla mı kabul ettiğiyle ilgili gerçektir ki bunun doğru yanıtı kitapta kanıtlarıyla yer alıyor..

Öte yandan İslamda ilk laiklik tohumlarını Türkler ekti, Türk Müslümanlığı Arap Müslümanlığı’ndan farklıdır, diyor.

Osmanlı’nın çöküş nedenini açıklayan Emre Kongar, Abdülhamit Ulu Hakan mıydı, Kızıl Sultan mı; Atatürk’ün yalnızlığı; Kurtuluş Savaşı’nın kahramanları hilafetçiydi; İslam ve demokrasi bağdaşır mı sorusundan; Gezi Direnişi neydi, ne sonuç verdi gibi pek çok soruyu yanıtlıyor..

“ZAFER BAYRAMI”

30 Ağustos Zafer Bayramı…

Bu bayramı armağan eden elbette bağımsızlık ve özgürlük sevdalısı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile silah arkadaşlarıdır.. Başta Atatürk olmak üzere onları minnetle, şükranla, saygıyla anıyorum..

Türkiye Cumhuriyeti bağımsızlığını, özgürlüğünü, dil, din, ırk, mezhep ve inanç farklılığı gözetmeden omuz omuza, el ele vererek kazanmıştır.. 30 Ağustos bu nedenle birliktir, kardeşliktir, tam bağımsızlıktır ve toprak bütünlüğüdür.. 

30 Ağustos Zafer Bayramı, hem barışa hem Cumhuriyete, demokrasiye, laikliğe açılan bir kapı hem de çoğulculuğa ve çoksesliliğe giden yoldur.. 

30 Ağustos, Atatürk ilke ve devrimlerinin filizlenerek kök salmaya başlayacağı sürecin yolunu açan Zafer Bayramı’nın tarihe kaydedilişidir..

Gelin görün ki yüzyıllık geleneğe, Atatürk ilke ve devrimlerine sahip Türk Silahlı Kuvvetleri, siyasal iktidarın yanlış politikaları yüzünden ne yazık ki dini cemaat üyelerinin yuvalanmalarına yol açmış, Atatürkçü subaylar etkisizleştirilmiş, bunun sonucunda da devlet 15Temmuz hain darbe girişimiyle karşı karşıya kalmış, ordumuz yara almıştır..

Umarım her Zafer Bayramı, bir bayram sevinci yanında tarihimizle yüzleşerek Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gerçek kimliğini anımsatan bir gün de olur..

Bu nedenle Emre Kongar’ın Tarihimizle Yüzleşmek kitabını doğru bir tarih bilinci için vazgeçilmez bir kaynak olarak görüyorum. Zafer Bayramımız yaklaşırken bunları düşündüm…

Cumhuriyet // Hikmet Altınkaynak

BUGÜN DİNCİLERİN, LİBERALLERİN, TARİKAT VE CEMAATLERİN TOPLUMDA ROLÜNÜN ETKİNLEŞMESİYLE BİRLİKTE, TÜRKİYE TOPLUMUNUN BÖLÜNDÜ GİBİ BU ÇİZİMİN YER ALDIĞI FOTOĞRAFTA BÖLÜNDÜ.

26 Ağustos…

Alparslan, Malazgirt’te Anadolu’nun kapılarını Türklere açtı.

Türklere kapatılmak istenen Anadolu kapıları, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün komuta ettiği Büyük Taarruz ile kırıldı ve bugünkü Türkiye Cumhuriyeti kuruldu..

Malazgirt zaferi, Büyük Taarruz ve Atatürk unutturulmak isteniyor.

https://www.cafemedyam.com/2019/08/26/zaferleri-yaristirmak-da-kimsenin-isine-yaramaz/

“Yeni” Türkiye’de Alparslan’ın zaferi kutlanıp Atatürk’ün zaferi unutturulurken, eskiden tarihi zaferlere bir bütün olarak bakılarak büyük komutanlar bakın nasıl kucaklaştırılıyordu.

Sosyal medya hesaplarından paylaşılan bir fotoğraf dikkat çekti. Fotoğraftaki çizimin Büyük Taarruz’dan sonra yayımlandığı tahmin ediliyor.

Fotoğraftaki çizimde Fatih Sultan Mehmet, Alparslan ve Mimar Sinan; Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü ve Fevzi Çakmak’ı karşılıyor.

Çizimde Fatih Sultan Mehmet, Mustafa Kemal Atatürk’ün elini sıkarak kucaklıyor. 

Sultan Mehmet’in ve Atatürk’ün ayaklarının altında ise Türkiye’yi parçalara ayıran Sevr Anlaşmasının yırtılmış hali duruyor. Büyük Taarruz sonrasında İstanbul’daki işgal de sona ermişti.

İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u Çanakkale Savaşı’ndan sonra ikinci kez Büyük Taarruz’la işgalden kurtaran Atatürk’ü kucaklıyor.

Fatih Sultan Mehmet’in hemen arkasında ise, Anadolu’nun kapılarını Türklere açan Alparslan duruyor. Büyük Taarruz’la yırtılan Sevr Anlaşması, Anadolu’yu tekrar Türk yurdu yaptı. Alparslan’ın da çizimde yer almasının nedeninin bu olduğu sanılıyor.

Alparslan’ın arkasında ise Mimar Sinan resmedilmiş. Çizimde arkada duran cami, Mimar Sinan’ın inşa ettiği Edirne’deki Selimiye Camii. Sevr Anlaşması’na göre Edirne ve Kırklareli Yunanistan’a veriliyordu. Atatürk, Büyük Taarruz ile Sevr Anlaşması’nı ortadan kaldırınca, Edirne ve Selimiye Camii de kurtulmuş oldu. İşte bu yüzden o çizime Selimiye Camii’ni inşa eden Mimar Sinan da kondu. 

Çizimde Atatürk için, “Astın bugün al sancağı Sultan Selim’e…. Yad eyleyecek hürmetle namını Edirne” şeklinde yazıyor.

“ESKİ ” TÜRKİYE, BU ÇİZİMDE OLDUĞU GİBİ BİRBİRİ İLE KUCAKLAŞAN TARİHİ KAHRAMANLARI NE BİRBİRİNDEN AYIRIR NE DE ZAFERLERİNİ UNUTURDU.

Bugün ise dincilerin, liberallerin, tarikat ve cemaatlerin toplumda rolünün etkinleşmesiyle birlikte, Türkiye toplumunun bölündüğü gibi bu çizimin yer aldığı fotoğrafta bölündü.

İLGİLİ HABER

Odatv

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top