EKONOMİ

BORÇLANMA: İYİ DE NEREYE KADAR

“Demekki kimi tuzu kuruların ‘millette para var’ önermesi doğru değil. Onun yerine ‘millet geçinebilmek için kredi çekiyor’ demek lazım..”

“ERDOĞAN’A BELGELİ 109 MİLYAR DOLAR REZERV YANITI”

Yeniçağ gazetesi ekonomi yazarı Evren Devrim Zelyut:

“Erdoğan’a doğru rezerv rakamları verilmemiş!”

Erdoğan’ın dün yaptığı “Merkez Bankası rezervlerimiz şu an 109 milyar dolar seviyesindedir.” açıklaması..

Zelyut:

“Erdoğan’ın bildirdiği brüt rakam da doğru değil.. Söylenilen brüt rakam 109 milyar dolar 06.08.2021 tarihine ait rakam..” 

Zelyut’un yazısı şöyle:

Erdoğan,  ‘Merkez Bankası rezervlerimiz şu an 109 milyar dolar seviyesindedir. Süreci tamamlanan işlemlerle önümüzdeki günlerde 115 milyar doların üzerine çıkacak.’ dedi..

Ancak bu rakamlara itiraz var:

1- Erdoğan’ın bahsettiği rakamlar brüt rezervler. Yani içinde borçlar da var. Oysa bir devlet için önemli olan elindeki net rezervlerdir zira olağanüstü dönemlerde sadece elinizdeki net para ile iş yapabilirsiniz..

2- Erdoğan’ın bildirdiği brüt rakam da doğru değil. Söylenilen brüt rakam 109 milyar dolar 06.08.2021 tarihine ait rakam. Oysa en son rakam TCMB sitesinde 13.08.2021 tarihine ait ve 107 milyar doları gösteriyor..

Aşağıdaki TCMB ‘Haftalık Para ve Banka İstatistikleri’ tablosunda rakamlar ve tarihleri görülüyor..

Bütün bunlardan daha önemli olan ise beyan edilmesi gereken rakamın aslında net rezerv olması konusu.

Peki net rezervler ne kadar? Onun için de TCMB Analitik Bilançosuna gidelim ve ‘Dış Varlıklar’dan ‘Toplam Döviz Yükümlülükleri’ni yani borçları çıkartalım..

994.666 – 874.121 = 120.545 yani kabaca 120 milyar TL cinsinden rezerv vardır. Bunu 8,5 kura bölelim yaklaşık 14 milyar dolar net rezerv karşımıza çıkıyor.

Ancak iş bitmedi.. Merkez Bankamızın yaptığı swaplar yani diğer merkez bankalarından aldığı borçları da unutmamak gerek..

Swaplar için TCMB’ye baktığımızda en güncel rakam Haziran ayına ait.. Bu rakamın üstüne bir de Çin ve Güney Kore swaplarını da eklemek gerek. Ancak biz TCMB’nin Haziran verisinden hareket edelim..

Toplam swap = 59,7 + 5,4 = 65,1 milyar dolardır

O zaman 14 – 65 = -51 milyar dolar rezervin Haziran swaplarına göre durumudur..

Buradan çıkan sonuç şudur:

Brüt rezerv rakamı bile Erdoğan’a doğru verilmemiştir. Erdoğan’ın net rezerv durumunu bildiğini varsaysak bile şunu unutmamak gerekir: Savaş, afet gibi olağanüstü durumlarda brüt rezervler işe yaramaz çünkü kağıt üzerinde kalır. Gücün gerçek göstergesi kasadaki net pozisyondur.”

“BORÇLANMA NEREYE GİDİYOR?”

Felaketler ardı ardına geliyor. Her felaket bir öncekini unutturuyor..

Korona Salgınını konuşurken orman yangınları başladı.. Yangın, büyük bir felakettir.. Hem yangınları konuştuk hem de yanan ormanların yeniden yeşertilmesini.. Aslında konuşamadık.. Tam konuşacaktık ki önümüze Kastamonu-Bozkurt Sel Felaketi geldi.. Can kayıplarımız ve yaralılarımız oldu.. Allah rahmet etsin.. Yaralılarımıza da acil şifalar versin..

Tabi, maddi kayıplarımız da büyük oldu.. Zaten zor durumda olan ekonomimize yeni yükler eklendi..”

Şimdi şu konuyu iyi anlamamız gerekiyor..

Ülkemizde her yeni ek ekonomik yük, yeni borçlanma demektir.. Çünkü biz ağır borçlu bir ülkeyiz ve cari açık veriyoruz..

Bu da demektir ki devlet her yeni ekstra ödemeyi yeni borçlanma ile yapacaktır.. Dolayısıyla bu tür felaketler bizim borçlanmalarımızı artıracaktır..

“İYİ DE NEREYE KADAR?”

Bu borçlanma işi nereye kadar gidecek?

Bunu tahmin etmek zor bir şey değil.. Borç borç borç, bunun sonu modern duyunu umumiye demektir..

Araçlar, kurumlar ve ödeme şekilleri değişebilir ama özü değişmez.. Alacaklılar ülkemizde hükümetten daha etkin hale gelirler.. Onların dedikleri, hükümetin dediklerinden daha önemli hale gelir.. Hatta dolaylı olarak birçok dayatma ve baskıların ardından o alacaklılar çıkar.. Toprak kayıpları dahi olabilir..

Peki, bu işler hali hazırda nereye kadar ulaşmış?

2020 yılında kamu 510 Milyar TL borçlanma yapmış ve 261 Milyar TL borç ödemiş..

  • Net borçlanma 2020 yılında 249 Milyar TL..

2021 ilk 7 ayında ise 354 Milyar TL borçlanma yapılmış ve borç ödemesi 267 Milyar TL..

  • İlk 7 ayda net borçlanma 87 Milyar TL olmuş. Yani bütçedeki faiz yükü ağırlaşmaya devam ediyor.

Lakin geçen yıllardan farklı olarak bu sene bütçe, dış borçlanma ile finanse ediliyor.. Esas sıkıntı burada..”

2021 yılı ilk 7 ayı için yapılan net iç borcun 107 Milyar TL’lik kısmı döviz cinsinden yapılmış..

Dolayısıyla bütçeye, faiz yüküne ek olarak bir de döviz kuru riski eklenmiş oluyor.. Daha doğrusu, bütçenin üzerinde var olan kur riski artmaya devam ediyor..

Bu arada dış borçlarda bir devir de gözüküyor..

2018 yılı ilk çeyreğinde,

  • Özel sektör dış borcu 326 dolar,
  • Kamu dış borcu 140 dolar,
  • Merkez Bankası dış borcu 1.5 milyar dolar iken,

2021 ilk çeyreğinde,

  • Özel sektörün 252 dolar,
  • Kamunun 173 dolar,
  • MB’nın 23 milyar dolar dış borcu olmuş..

Sanırım bunun nasıl olduğunu birilerinin izah etmesi gerekiyor.. Nasıl oldu da iki sene içinde özel sektör dış borcunun 74 milyar dolarının 19 milyar dolarını ödemiş ama 33 milyar dolarını kamuya ve 22 milyar dolarını da Merkez Bankasına devredebilmiş!

Anlaşılan bizler atamaların şekli şemaili ile ilgilenirken birileri de bilançolarla ilgilenmiş.. Kendi bilançolarını bir güzel düzeltmişler.. Düzeltilenler belli de düzeltenler henüz belli değil.. Onları da zaman ortaya çıkaracak. Her şeyi çıkardığı gibi..

  • Kamu iç borç stoku ise 2019 sonunda 846 Milyar TL iken 2021 ilk çeyreği itibari ile 1.214 Trilyon TL olmuş..
  • Dış borç stoku da aynı dönemde 600 Milyar TL’den 890 Milyar TL’ye ve
  • Toplam brüt borç stoku 1.448 Trilyon TL’den 2.1 Trilyon TL’ye yükselmiş.

Şu anda Kamu Net Borç Stokunun GSYH’ya oranı %19.4 seviyesinde.. Bu, ülkemiz için oldukça yüksek bir seviyedir..

“ÇALIŞIRIZ ÖDERİZ, ÇOK DA DERT DEĞİL” Mİ DİYECEKSİNİZ?

Peki, orada da milletin ekonomik durumuna bakalım ne olmuş.”

Ağustos 2021 itibari ile hane halkı kredi borcu toplam 896 Milyar TL.

Dağılımı şöyle;

  • 279 Milyar TL konut,
  • 15 Milyar TL taşıt,
  • 426 Milyar TL ihtiyaç ve 1
  • 76 Milyar TL kredi kartı borcu.
  • Ticari krediler ise 3.007 Trilyon TL.

Son 7 ayda Hane Halkı borcu 77 Milyar TL, özel sektör borcu ise 281 Milyar TL artmış.

2020 yılında kredi hacmi toplamda %34 artmış.. Hane Halkı borcu ise %40 artmış.. Şu anda kredi hacminde ticari kredilerin içindeki döviz cinsi kredilerin yaklaşık 1.4 Trilyon TL payı var..

Bu ne demektir biliyor musunuz?

Döviz kurundaki her %1’lik artış, işletmelere 14 Milyar TL yeni borç olarak yansıyacak demektir.. İşletmelerin durumu bu.. Bu durumda, “çalışırız öderiz” hayal oluyor!

Dikkat edilmesi gereken diğer bir konu da şudur..

Neredeyse borçlarının tamamı TL cinsinden olmasına rağmen, Hane Halkı borcunda önemli bir artış var.. Son 7 ayda, 77 Milyar TL artmış.. En büyük artış da yaklaşık 40 Milyar TL ile ihtiyaç kredilerinde.. İkinci sırada 33 milyar TL ile kredi kartları var. . Yani insanlar ihtiyaçlarını gidermek için kredilere yüklenmiş. Bu zaman zarfında taşıt ve konut kredileri ise neredeyse hiç artmamış.

Demekki kimi tuzu kuruların “millette para var” önermesi doğru değil. Onun yerine “millet geçinebilmek için kredi çekiyor” demek lazım.. Bu kredileri, konut veya taşıt gibi varlık alımı için değil ihtiyaçlarını gidermek için çekiyorlar! Yani “çalışırız öderiz” işi yaş iş..

Netice itibarıyla, mevcut sistemin bizi götüreceği yer belli.. Bizim de yapmamız gereken ilk iş işte bu sistemi düzeltmek olmalıdır.. Yoksa düzeltilenlerden olacağız..

Lakin düzeltme, önce zihinlerde başlamalıdır..

Kamu’da iç borçlanma ne büyük bir saçmalıktır, bir anlasanız!

Ve biz bunu anlatmakta zorlanıyoruz.. Ön yargılarınızı kırmakta başarısız kalıyoruz. Zihinlerinizi değiştirmekte başarısız kalıyoruz..

Daha ne diyelim..

Sizler öğretilmiş çaresizlersiniz ama bizler de çaresizlerin eceliyiz.

Bakalım ne zaman buluşacağız..

“MERKEZ BANKASI REZERVİNİN 75 MİLYAR DOLARI ÖDÜNÇ VE BORÇ PARA”

Erdoğan:

“Merkez Bankası rezervi 115 milyar doların üzerine çıkacak.” dedi.

Brüt rezervin 23 milyar doları yurtdışı, 45,7 milyar doları yurt içi swaplar. Buna 6,3 milyar dolar da IMF parası eklenecek..

 Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, 650 milyar dolarlık özel çekme hakkı (SDR) olarak adlandırılan rezerv para biriminin üye ülkelere tahsisinin yürürlüğe girdiğini duyurdu.. Bu kapsamda Türkiye’ye 4,46 milyar SDR (yaklaşık 6,3 milyar dolar) tahsis edildi..

IMF, ilave SDR hakkını üye ülkelerin merkez bankalarına rezerv varlığı olarak 23 Ağustos’ta ihraç etti..

ERDOĞAN REZERV AÇIKLAMASINDA IMF’Yİ GİZLEDİ”

Erdoğan:

“Merkez Bankası rezervlerimiz şu an itibarıyla 109 milyar dolar seviyesindedir.. Süreci tamamlanan işlemlerle önümüzdeki günlerde Merkez Bankası rezervi 115 milyar doların üzerine çıkacak..”

Erdoğan bu miktarın içindeki 6,3 milyar dolarlık IMF parasına değinmedi..

Merkez Bankası, SDR’ı başka bir merkez bankasıyla takas ederek nakit döviz varlığı elde edebiliyor.. Ancak bu durumda, dövizini kullandığı ülkenin merkez bankasına faiz ödemesi gerekecek.. Ayrıca IMF’nin SDR’ının kullanılması, döviz açığının ilanı olması açısından da çok tercih edilen bir yöntem değil..

“REZERV 115 MİLYAR DOLARA ULAŞIR MI?”

Peki mevcut rezerv, Erdoğan’ın açıkladığı gibi 109 milyar dolar mı.?

Temmuz sonu itibariyle Merkez Bankası’nın swap hariç net rezervi eksi 41,4 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.. Merkez Bankası son dönemde rezervi artırmak için bazı ülkelerle swap (ödünç, takas para) yoluna gitti..

Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamaya göre yıl içinde Çin’den 6 milyar dolar karşılığı yuan, Katar’dan 15 milyar dolar karşılığı riyal, Güney Kore’den 2 milyar dolar karşılığı won geldi..

Merkez Bankası rezervleri içinde ayrıca yurt içindeki bankalardan swapla alınan 45,7 milyar dolar karşılığı döviz ve altın bulunuyor.. 

“SDR NEDİR?”

SDR, 1969 yılında IMF tarafından, uluslararası rezervlerin desteklenmesi için yaratılan bir hesap birimidir..

 SDR’nin değeri 5 büyük uluslararası para biriminin oluşturduğu sepet kurla günlük olarak belirliyor.. Bu para birimlerinden doların sepet kurdaki oranı yüzde42, euronun yüzde31, yuanın yüzde11, yenin ve sterlinin ise yüzde8..

IMF, SDR’leri üye ülkelerin merkez bankalarına rezerv varlığı olarak ihraç eder. Merkez bankaları bu rezerv varlığını diğer merkez bankalarıyla gönüllü olarak döviz değiş tokuşu yapmak için kullanabilir. IMF, son olarak 2009’da SDR tahsisi yapmış ve üye ülkelere küresel mali krizin etkilerini hafifletmek için 250 milyar dolar tutarında SDR rezervi temin etmişti.

İLGİLİ HABER

Prof. Dr. Mete Gündoğan, Independent Türkçe için yazdı

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top