GÜNDEM

ABDÜLKADİR SELVİ: ‘FETÖ, ERDOĞAN SAYESİNDE EN AZ 15 KAT BÜYÜDÜ’

“En az 15 kez büyümüş hizmet hareketi.
Bunda Erdoğan”ın payı hiç yok mu?”

“ABDÜLKADİR SELVİ’DEN ‘HOCAM LÜTFEN DÖN’ AÇIKLAMASI”

Hürriyet gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi, FETÖ lideri Fethullah Gülen için yıllar önce Yeni Şafak’ta yazdığı ‘Hocam Türkiye’ye Dön Artık’ başlıklı yazısı için açıklamalarda bulundu..

Söz konusu yazısında, Gülen için ‘Hazret-i Ebubekir’in gösterdiği dirayete benzer bir şekilde dönüp başımıza gelseniz hocam.’ diyen Selvi, amacının farklı olduğunu savundu..

Abdülkadir Selvi'den

DEFALARCA “HOCAM” DEMİŞ SEVGİSİNİ DİLE GETİRMİŞTİ

Selvi, Gülen için defalarca “Hocam” dediği ve sevgisini dile getirdiği yazısı üzerine Twitter’dan:

 “9 Aralık 2013 tarihli, ‘Hocam Türkiye’ye dön artık’ başlıklı yazım Sayın Erdoğan’ın 15 Haziran 2013 tarihinde yaptığı Türkiye’ye dön çağrısından sonra FETÖ’yü ABD’nin kontrolünden çıkarmak için yazılmıştır. FETÖ, Türkiye’de olsa bugün yeri cezaevi olurdu, Pensilvanya değil” açıklamasını yaptı.

Selvi söz konusu yazısında: “Öğrendim ki Hocam, sizin de ağlamaktan gözleriniz şişmiş.. Bilin ki sizde gözyaşları, bizde kalbimize damlayan kan damlaları oldu.” ifadelerini de kullanmıştı..

İşte o paylaşım:

“CAN ATAKLI’DAN ABDÜLKADİR SELVİ’YE SERT TEPKİ”

Abdülkadir Selvi’ye, “Hocam Türkiye’ye Dön Artık” yazısı hakkında yaptığı açıklama üzerine sert tepki gösterildi…

Korkusuz yazarı Can Ataklı:

Ataklı, 2013’te Yeni Şafak’ta FETÖ lideri Fethullah Gülen için yazdığı “Hocam Türkiye’ye Dön Artık” başlıklı yazısı için “Amacaım farklıydı” açıklamasında bulunan Selvi’ye tepki gösterdi.

Can Ataklı:

 “Hiç utanmaları sıkılmaları yok. Çünkü sonun geldiğini görüyorlar. Şimdi hepsi kendi derdine düştü, nasıl kurtulacaklarını bilemiyorlar, bir kurtuluş yolu arıyorlar. Ama nafile tabii…” 

Ataklı’nın yazısının ilgili bölümü şöyle:

“Tarih 22 Temmuz 2012..

Yer İstanbul Türk Telekom Arena..

Fetullah Gülen cemaatinin düzenlediği Türkçe Olimpiyatları..

Kürsüde dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan var..Çok coşkulu cemaat üyelerinin alkışları arasında aynen şunları söylüyor;

“Doğrusu ben şu andaki tavrınızla hep birlikte bu hasretin bitmesini istediğinizi anlıyorum.. Öyleyse bitsin bu hasret.. Bu anlamlı gecede, kadim bir medeniyetin evlatları olarak zengin bir kültürün diliyle bize ve dünyaya seslendiğiniz için sizlere bir kez daha sesleniyorum.. Gurbeti bir kenara, hasreti bir kenara bırakalım diyorum,.”

Erdoğan’ın bu sözleri üzerine salon adeta yıkılıyor.

Konuşmayı izleyen AKP’nin diğer yetkilileri gözyaşlarını tutamıyor..

Aslında Erdoğan’ın bu konuşmayı yaptığı sırada, iktidar-cemaat ilişkilerinde ‘para paylaşma kavgası’ nedeniyle sürtüşmenin ilk ayak sesleri duyuluyordu. Öyle ki, pek çok AKP’li yazar, akademisyen ‘Erdoğan, Fetullah Hoca’ya tuzak kuruyor. Gelmesini sağlayacak sonra da hapse atacak’ bile diyordu..

Sonra aradan bir süre geçti..

Cemaatin dershanelerine karşı operasyon başladı..

Arkasından cemaatin MİT operasyonu geldi, ama Erdoğan bunu ameliyatını geciktirme uğruna püskürttü..

Sonunda 17-25 Aralık skandalı patladı..

İşte bu ünlü tarihten sadece 8 gün önce, Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi tıpkı Erdoğan’ın bir yıl önce yaptığı gibi Fetullah Gülen’e “geri dön” çağrısı içeren bir yazı yazdı.

‘Hocam Türkiye’ye dön artık’ başlıklı yazı Fetullah Gülen’e övgüler içeriyordu..

Erdoğan ile cemaat arasındaki kavganın hiçbir işe yaramayacağı gibi “İslam’a zarar vereceğini” ileri süren Selvi, “Öğrendim ki Hocam, sizin de ağlamaktan gözleriniz şişmiş. Bilin ki sizde gözyaşları, bizde kalbimize damlayan kandamlaları oldu. İçinden çıkamadık hocam” diyordu.

Selvi, cemaatin yanlış davranışlarının Erdoğan’ı, AKP’lileri ve tüm Müslümanları incittiğini ileri sürüyordu..

‘“Bir güç, iki tarafı kavga ettirmek için elinden gelen her şeyi yapıyor” diyen Selvi şöyle devam ediyordu; “Adım adım üzerimize doğru gelen dehşetli tehlikeyi görüyoruz. Sizin de gördüğünüzden eminim. Benim tek derdim bu işten cemaatin de AK Parti’nin de daha fazla zarar görmemesi. Aslında birçok hamiyet sahibi gibi benim gönlümden geçen ne biliyor musunuz? Memleket denilince gözlerinizin dolduğunu biliyorum. Ağlamaktan gözlerinizin şiştiği, ‘Her gün sırtımdan bir hançer yiyorum’ diye hayıflandığınız şu günlerde, Peygamberimizin vefatından sonra Hazret-i Ebubekir’in gösterdiği dirayete benzer bir şekilde dönüp başımıza gelseniz hocam. Sizin orada olmanız bazı komplo teorilerine de yataklık ediyor. Ne olur hocam, gün bu gün. İş şirazesinden çıkmak üzere. Türkiye’ye dönün artık.’

Çok net ve açık bir Fetullah Gülen güzellemesi değil mi bu yazılanlar?

Ne var ki, bu yazının yıllar sonra gündeme gelmesi üzerine saray yazarı Abdülkadir Selvi bir açıklama yaptı.

Bakın ne dedi; ‘9 Aralık 2013 tarihli, ‘Hocam Türkiye’ye dön artık’ başlıklı yazım, Sayın Erdoğan’ın 15 Haziran 2013 tarihinde yaptığı ‘Türkiye’ye dön’ çağrısından sonra FETÖ’yü ABD’nin kontrolünden çıkarmak için yazılmıştır. FETÖ, Türkiye’de olsa bugün yeri cezaevi olurdu, Pensilvanya değil.’

Siz de “Yok artık, daha neler” diyorsunuz değil mi?”

İktidarın “halkı salak yerine koyma” adetinin şahikasıdır bu.

Şahika kelimesinin ne olduğunu bilmeyenler için yazayım.

Şahika: Doruk, zirve, en üst derece anlamına geliyor.

Hiç utanmaları sıkılmaları yok.

Adam açıkça “Dön başımıza geç” diye yazıyor sonra kalkıp “Biz onu Amerikalıların elinden kurtarmak istiyorduk, zaten gelince de hapse atacaktık” diyebiliyor.

Peki, niye böyle oluyor ve kendi onurlarını bile ayaklar altına alarak utanma duygusuna kapılmadan bunları yapabiliyorlar?

Çünkü sonun geldiğini görüyorlar..

Şimdi hepsi kendi derdine düştü, nasıl kurtulacaklarını bilemiyorlar, bir kurtuluş yolu arıyorlar.

Ama nafile tabii…”

“FATİH ALTAYLI’DAN SELVİ’YE SERT SÖZLER”

Fatih Altaylı, Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi’ye sert sözlerle yüklendi..

Salı, 11:28

Altaylı'dan Selvi'ye sert sözler

Abone Ol

Habertürk yazarı Fatih Altaylı bugünkü köşesinde, Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi’ye sert sözlerle yüklendi.

Altaylı’nın yazısının ilgili bölümü şöyle:

Dünya’da RSF yani ‘Sınır Tanımayan Gazeteciler’ adında bir örgüt var..

Türkiye’de ise ‘Yalakalıkta Sınır Tanımayan Gazeteciler’ diye bir grup..

Örgüt haline gelemiyorlar çünkü kendi içlerinde bir çekişme var..

‘En yalaka benim’ çekişmesi..

Ben prensip olarak bunlara bulaşmıyorum..

Kimi nasıl destekleyecekleri kendi bilecekleri iş, beni ilgilendirmiyor..

Ama insan bazen dayanamıyor..

Son dönemde bu gazeteci grubunun sınıf başkanlığı için ciddi uğraş veren biri var.

Selvi boylu al yazmalı biri..

Gerçi adından başka bir yerinde bir Selvi’lik yok, boyu hayli kısa ama gerçekten boyundan büyük bir yalakalık potansiyeline sahip.

Kendi yalakalığında boğulsa hiçbir şey demeyeceğim ama son olarak haddini aşıp, zaten küçük olan boyundan büyük laflar etmeye başladı..

Göç ve diğer meseleleri gündeme taşımamızın nedeni ‘Erdoğan Türkiye’yi yönetemiyor algısı oluşturmak’mış..

Bak Selvi..

Gazetecilerin eleştirileri senin kafan dışında hiçbir yerde böyle bir algı oluşturmaz.

Gazeteci eleştirir, yanlışa işaret eder.

Bazen haklı olarak, bazen hatalı bir biçimde.

Bu da bir yöneticiyi asla zayıf göstermez.

Tam aksine yöneticileri zayıf gösterenler karşısına oturduğunuz lidere elinize tutuşturulan kağıttan soru sorarak, o liderin önceden hazırlanmamış sorulara yanıt veremeyeceği hissini oluşturanlar.

Liderin vermesi gereken cevabı soruyu sorarken baştan vererek liderin yanıt vermesine gerek bırakmayanlar.

Liderin karşısında ezilip büzülerek liderin yalakalardan hoşlandığı izlenimini uyandıranlardır.

Yani sen ve senin gibilerdir.

Emin ol ki, güçlü liderler aslında kendileri ile çatır çatır tartışanlara saygı duyar.

Sizin gibilere değil.

Sana ve senin gibilere tavsiyem iktidarlara muhalif olmanız değil elbette ama kişilikli bir duruş sergileyip, bazı önerilerde bulunabilirsiniz.

Bakın bizim önerilerimiz ciddiye alınıyor mesela Afganistan’a evlatlarımızın yollanılmasından vazgeçilebiliyor ya da ne bileyim aşıdaki yanlış uygulamalardan dönülebiliyor.

Sizin de keşke iktidar tarafından ciddiye alınacak önerileriniz olsa.

Çünkü hiçbir iktidar yalakalık ile doğru yolu bulamıyor.

Bulsa bulsa yalakalar yolunu buluyor.”

SELVİ’NİN FETÖ İLE İÇLİ DIŞLI GEÇMİŞİ…

Selvi, “Kılıçdaroğlu FETÖ’yü aklıyor” diye yazdı, FETÖ’yle içli dışlı geçmişi ortaya saçıldı..

AKP’ye yakınlığıyla bilinen Hürriyet gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi:

“Kılıçdaroğlu FETÖ’yü aklıyor”

AKP’ye yakınlığıyla bilinen Hürriyet gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi, bugünkü yazısında, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 15Temmuz’a dair açıklamalarıyla FETÖ’yü akladığını savundu..

SELVİ’NİN FETÖ İLE İÇLİ DIŞLI GEÇMİŞİ BİR KEZ DAHA ORTAYA SAÇILDI…

Selvi, “Kılıçdaroğlu FETÖ’yü aklıyor” başlıklı yazısında özetle şu ifadeleri kullandı:


“Darbeyi önleyen Erdoğan’a FETÖ’nün siyasi ayağı demek, 15 Temmuz’u kontrollü darbe ilan etmek, elinde 15 Temmuz’un kanı olan FETÖ’yü aklamaktan başka bir anlamı olmaz..


Kılıçdaroğlu, darbeyi önleyen Erdoğan’ı suçlarken FETÖ’yü aklıyor.”

Selvi’nin 17-25 Aralık operasyonlarının hemen öncesinde, 29Kasım 2013’te yazdığı yazı da sosyal medyada paylaşılanlar arasına girdi..

Selvi, söz konusu yazısında AKP ile Cemaat arasındaki dershaneler gerilimine dair yorumda bulunurken Erdoğan’a kızılmasına tepki gösteriyor..

Selvi, yazısında Cemaat’in Erdoğan sayesinde en az 15 kat büyüdüğünü söylüyor.

SELVİ’NİN YAZISINDA GEÇEN İLGİLİ BÖLÜM ŞÖYLE:


“2004 tarihindeki cemaatin durumu ile bugünkü ulaştığı seviyeyi kıyas ettiğinizde gerçek ortaya çıkar..
El insaf..
En az 15 kez büyümüş hizmet hareketi..
Bunda Erdoğan”ın payı hiç yok mu?”

Selvi’nin Cemaat’le ilişkisine dair paylaşılan diğer fotoğraf ve mesajlar ise şöyle:

Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, bugünkü köşe yazısında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef alarak “FETÖ’yü aklıyor” iddiasında bulundu ve şöyle devam etti:

“Erdoğan, darbeye karşı direnen ilk cumhurbaşkanı oldu.

Darbelerle mücadele tarihinde ders olarak okutulacak bir mücadele verdi.

Erdoğan aynı zamanda halkı ile birlikte mücadele verip darbecileri başarısızlığa uğratan ilk cumhurbaşkanı oldu.

Şimdi 15 Temmuz’da FETÖ darbesini püskürten bir lidere çıkıp FETÖ’nün siyasi ayağı demek doğru olmuyor.

O zaman Menderes de 27 Mayıs’ın siyasi ayağı mıydı?

Demirel de 12 Mart ve 12 Eylül’ün siyasi ayağını mı oluşturuyordu?

Şimdi Erbakan’a “28 Şubat’ın siyasi ayağı” mı diyeceğiz. Bu yaklaşım darbecileri temize çıkarırken darbenin mağdurlarını kirletmeye çalışmaktan başka bir anlam taşımıyor.

Darbeyi önleyen Erdoğan’a FETÖ’nün siyasi ayağı demek,

15 Temmuz’u kontrollü darbe ilan etmek, elinde 15 Temmuz’un kanı olan FETÖ’yü aklamaktan başka bir anlamı olmaz.

Kılıçdaroğlu, darbeyi önleyen Erdoğan’ı suçlarken FETÖ’yü aklıyor.”

https://www.cafemedyam.com/2020/03/09/ucu-erdogan-ailesine-giden-feto-sorusturmasi/

“DARBECİLER DE ‘HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK’ DİYORDU”

Selvi ayrıca, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yerel seçim sloganı olan “Her şey çok güzel olacak” sloganı içinse şu ifadeleri kullandı:

“İstanbul seçimlerine Berkay isimli gencin, ‘Her şey çok güzel olacak’ sözü damgasını vuruştu. Herhangi bir imada bulunmak gibi bir düşüncem yok. Ama 15 Temmuz gecesi Mehmet Dişli’nin ‘Başıma geç, Kenan Evren ol’ teklifine sert tepki gösteren Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar darbeciler tarafından derdest edilmişti. Hulusi Akar orada da darbecilere yaptıklarının yanlış olduğunu ve başarısız olacaklarını söylüyor. Bunun üzerine Ömer Faruk Harmancı darbe bildirisini uzatıp ‘Bunu okuyun, imzalayın. Her şey güzel olacak’ diyor”

PAYLAŞIMLARI TEKRAR GÜNDEME GELDİ

Abdulkadir Selvi’nin bu yazısı büyük tepki toplarken, deneyimli gazetecinin geçmiş yıllarda FETÖ elebaşı Fethullah Gülen’le olan fotoğrafı, attığı tweetler ve köşe yazılarındaki Gülen’le ilgili övgü dolu sözleri tekrar gündeme geldi.

Gazeteci Aydın Baylan, Selvi’nin teröristbaşı Gülen’le olan fotoğrafını ve sözlerini paylaştı:

www-002.png
ekran-alintisi-201.png
160c149b-88a8-4991-867d-96af79c55412.jpg
3-976.jpg
https://www.cafemedyam.com/2020/07/15/ilahiyatci-dekan-bir-feto-gitti-bin-feto-geliyor/

İLGİLİ HABER

Yeniçağ Cumhuriyet

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top