DÜNYA

TALİBAN: HANGİ ÜLKELER TARAFINDAN RESMEN TANINIYOR

TALİBAN’I HANGİ ÜLKELER RESMEN TANIYOR, BÖLGESEL VE BÖLGE DIŞI AKTÖRLERLE İLİŞKİLERİ NE DÜZEYDE?

Rusya: “Taliban’ın Kabil’i ele geçirecek gücü yok, ilerlemesi yavaşlamaya başlıyor”

Afganistan’daki durumun önemli ölçüde gerilediğini belirten Rusya Dışişleri Bakanlığı:

“Taliban ülke genelinde etkinliğini artırsa da Kabil dahil büyük şehirleri ele geçirecek güçte olmadığını ve ilerlemesinin yavaşlamaya başladığını kaydetmek isteriz..”

Rusya Dışişleri Bakanlığı Enformasyon ve Basın Departmanı Direktör Yardımcısı Aleksandr Bikantov:

“Afganistan’da durum geriliyor. Bu, büyük ölçüde ABD ve NATO’nun Afganistan’da ordu birliklerinin tahliyesini geciktirme kararıyla ilgili.. Bunun sonucu Taliban ülke genelinde etkinliğini artırdı.. 100 yeni bölgenin 80’inini kontrol altına aldılar..” 

Afgan güçlerin, Taliban’ın saldırısıyla baş edemediğini, düzenli birliklerin savaşma yeteneğinin zayıf kaldığını kaydeden Rus diplomat:

 “Afgan askerlerinin kitleler halinde Özbekistan ve Tacikistan’a geçtiği tespit ediliyor.. Bölgelerde oluşturulan halk güçleri birlikleride etkin değil.. Buna rağmen Taliban’ın başkent Kabil dahil büyük şehirleri ele geçirmek ve elinde tutmak için yeterli kaynağı yok.. İlerlemeleri yavaşlamaya başlıyor.. Hükümet ordusu dahaönce kaybedilen bölgeler üzerinde kontrolü yeniden sağlamayı başardı..” 

Doha’daki Afganistan görüşmesi 11Ağustos’ta’

Afganistan’daki tüm taraflardan barış görüşmelerini başlatmalarını talep etmeye devam ettiklerini söyleyen Bikantov:

 “Bu amaçla Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Afganistan Özel Temsilcisi Zamir Kabulov’un, 11Ağustos Doha’da yapılacak Rusya-ABD-Çin-Pakistan toplantısına katılması planlanıyor”

ERDOĞAN’DAN TALİBAN AÇIKLAMASI

Erdoğan, yaptığı açıklamada Taliban’a seslenerek:

“Kardeşlerinin topraklarını işgal etmeyi bırakması lazım.”

TALİBAN’A ÇAĞRI

Erdoğan:

“Taliban’ın açıklamalarında “Türkiye’yi istemiyoruz” gibi bir ifade yok. Kendilerine göre bazı açıklamalar yapıyorlar.. Ve bize yönelik bazı yaklaşımları var.. Bu adımları atarken bizim Türkiye yönetimi olarak bazı planlarımız var.. Bu planlarımızın gereğini yerine getiriyoruz..

Gerek dışişleri nezdinde gerek şahsım olarak bu adımları atıp ne gibi görüşmeler yapacağız bunlarla nereye ulaşacağız.. Bunun gayreti içerisindeyiz..

Taliban’ın yaklaşımı bir Müslümanın bir başka Müslüman’a yaklaşımı değildir..

Burada Taliban’ın adeta bir işgal hareketini devam ettirmesi doğru bir yaklaşım değildir.. Biz buradan Taliban’a sesleniyoruz.. Kardeşlerinin topraklarını işgal etmeyi bırakması lazım. Bir an önce böylece Afganistan’da barışın egemen olduğunu göstermemiz lazım.”

Afganistan ve Taliban anlaşma sağladı

Afganistan hükümeti ile Taliban arasında Katar’da devam eden görüşmelerde, üst düzey müzakerelere devametme ve ülke çapındaki insani yardımların tüm bölgelere güvenli birşekilde ulaştırılması üzerinde anlaştı.

Afganistan’da devam eden şiddetin sona erdirilmesi amacıyla hükümet ile Taliban arasında geçtiğimiz yıl başlayıp kısasüre sonra çıkmaza giren müzakereler, Katar’ın başkenti Doha’da yeniden başlamıştı..

Görüşmelerin ardından Afganistan hükümeti ile Taliban barış konulu üst düzey müzakerelere devametme konusunda anlaştıkları kısa bir ortak bildiri yayınlarken, bildiride ateşkes veya şiddetin azaltılmasından söz edilmedi..

Bildiride, İslam ilkelerine dayalı ve tüm Afganların yararına olacak bir uzlaşmaya ihtiyaç olduğu ifade edildi.. Taraflar ayrıca, sivil altyapının zarar görmemesi gerektiği, sivil kayıpların önlenmesi ve insani yardımın ülkenin tüm bölgelerine güvenli bir şekilde ulaştırılması gerektiği konusundada anlaştılar..

Milli Uzlaşı Yüksek Konseyi Başkanı Abdullah Abdullah:

“Müzakere tarafları, kabul edilebilir bir çözüme ulaşılana kadar üst düzey görüşmelerin devam etmesi ve gelecekte de bu tür görüşmelerin yapılması konusunda mutabık kaldı. Heyet liderleri müzakere ekiplerine görüşmeleri hızlandırma görevini verdi.”

“AFGANİSTAN’DAKİ BARIŞ SÜRECİ

ABD ile Taliban arasında barış anlaşmasının imzalanmasının ardından Afgan hükümeti ile Taliban arasında müzakereler, Eylül2020’de Doha’da başlamıştı.

Önemli bir ilerleme kaydedilemeyen müzakereler, bu yıl iyice çıkmaza girmişti.. İki taraf aylardır Doha’da bulunurken, Taliban’ın ülkede ele geçirdiği bölgelerin giderek artması nedeniyle görüşmeler ivme kaybetmişti..

Taliban, haziranın son haftasında başlattığı saldırılarda Özbekistan ve Tacikistan sınırındaki ilçelerin tamamına yakınını ele geçirdi. Özbekistan’a açılan en önemli ticaret güzergahı olan Hayratan Sınır Kapısı’nı iki yönden kuşatan Taliban, güneybatıda ise Gazni vilayetine yoğunlaştı..

Afganistan’da ilerleyişine devam eden Taliban, 8 Temmuz’da ülkenin İran sınırındaki İslam Kale ve 14 Temmuz’da da Pakistan sınırındaki Spin Boldak Sınır kapılarını ele geçirmişti.

TALİBAN’I HANGİ ÜLKELER RESMEN TANIYOR, BÖLGESEL VE BÖLGE DIŞI AKTÖRLERLE İLİŞKİLERİ NE DÜZEYDE?

Afganistan’da ilerleyişini sürdüren cihatçı Taliban örgütü nasıl bir dışpolitika anlayışını benimsiyor..?

Hangi ülkeler tarafından resmen tanınıyor ve hangi ülkeyle nedüzeyde ilişkilere sahip..?

İktidarda olduğu 1996-2001 yılları arasında Afganistan’ın %90’ını kontrol eden Taliban rejimi ya da esas adıyla “Afganistan İslam Emirliği”, 

  • Birleşik Arap Emirlikleri,
  • Pakistan ve 
  • Suudi Arabistan olmak üzere üç ülke tarafından resmen tanınmakta ve bu ülkelerden yüklüyardımlar görmekte..

Taliban, dünyanın geri kalanıyla ilişkilerinde ‘izolasyon’ politikası izliyor. Kendi tabirleriyle, diğer ülkelerin içişlerine karışmıyor ve benzer şekilde iç işlerine yönelik müdahalelere de karşı çıkıyor..

Öte yandan, Taliban’ın tüm bölgesel ve küresel aktörlerle bağları bulunuyor.

HİNDİSTAN

Hindistan, Afganistan’daki Taliban rejimini tanımıyor, bunakarşın Afgan hükümeti ile yakın stratejik bağlara sahip..

Hindistan, Taliban tarafından infaz edilene dek eski Afgan Cumhurbaşkanı  MuhammedNecibullah‘ın en yakın müttefiklerinden biriydi ve infazını şiddetle kınamıştı.. 

Buna karşın Taliban, 2012yılında Hindistan ile iyi ve samimi ilişkilere sahip olmak istediğini duyurdu ve ülke yöneticilerini, ABD’nin Afganistan’daki askeri harekatlarına direndiği için kutladı..

İRAN

Taliban’ın tarihsel anlamda düşman kabulettiği ülkelerden biri olan İran, 1998yılının ağustos ayında Mezar-ı Şerif‘e saldırınca, Taliban güçleri çok sayıda İranlı sivil ve İran konsolosluğunda görevli 11diplomat ve istihbarat görevlisini infaz etti..

Ancak bugün pekçok uzman İran Devrim Muhafızları Kolordusunun bugünlerde Taliban’la iyi ilişkilere sahip olduğuna inanıyor.. İran’ın, 2004/2005 yıllarından bu yana Taliban güçlerini eğitip donattığı öne sürülüyor..

Bir görüşe göre, Taliban içerisinde İran’a yakınlığıyla bilinen Şii Hazara Savaşçıları  da bulunuyor.. Taliban’ın, Şii azınlığına yönelik IŞİDbağlantılı saldırıları kınamış olması da bu savı doğruluyor..

Ağustos2019’da Washington Post’ta çıkan bir haberde, “İran-Taliban ilişkisinin ekonomi, güvenlik ve siyasi alanları kapsadığı ve Taliban varlığını hissettirdikçe büyüyeceği” ifade edildi..

ABD istihbarat yetkilileri, İran’ın 2019’da Afganistan’da Amerikalılarda dahil olmak üzere yabancı askerleri öldürmesi için Taliban bağlantılı Hakkani ağına para teklif ettiğini öne sürdü..

Öte yandan Taliban, ABD’nin Ocak2020’de İran Kudüs Gücü komutanı Kasım Süleymani’yi öldürmesini kınadı ve Süleymani’yi “büyük bir savaşçı” olarak selamladı..

PAKİSTAN

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün iddialarına göre, Pakistan istihbarat teşkilatı (ISI) ile üst düzey ordu yöneticileri, 2000sonlarındaki muharebe operasyonları sırasında, Taliban’ın askerioperasyonlarının planlanma safhalarında aktif rol oynadı..

Pakistan’ın bunun yanısıra örgüte askeri teçhizat sağladığı, asker toplamasına yardım ettiği, eğitim ve taktik desteğinde bulunduğu öne sürüldü..

Buna karşın Pakistan, Taliban’ı desteklediğine yönelik iddiaları hep reddetti..

ABD Genelkurmay Başkanı Amiral MikeMullen 2011’de, Afgan Taliban’ının en yıkıcı unsuru Hakkani şebekesini, “Pakistan istihbarat servisinin bir kolu” olarak nitelendirdi..

Amiral Mullen’ın açıklamalarını, İngiliz gizliservislerinin raporları izledi.. Pakistan istihbarat servisinin (ISI), Taliban için finansman ve eğitim desteği verdiği ve servisin, Taliban’ın liderlikkonseyi olan Şura’da temsilcilerinin bulunduğu öne sürüldü..

Pakistan 2011yılına kadar, Taliban ile olan tüm bağlarını şiddetle reddetti..

15Haziran 2014’te Pakistan ordusu, Taliban’ı Pakistan’dan çıkarmak için Kuzey Veziristan’da geniş çaplı bir operasyon başlattı.. Bu kapsamda, 327Taliban militanı öldürülürken, teröristlere ait 45 sığınak ve 2 bomba imalathaneside imha edildi..

SUUDİ ARABİSTAN

SuudiArabistan, kuruluşundan itibaren hep Taliban’ı desteklemekle suçlandı..

ABD Dışişleri Bakanlığı raporlarına göre:

 “Suudi Arabistanlı bağışçılar, dünya çapında Sünni terörist grupların enönemli finansman kaynağını oluşturuyor ve Suudi Arabistan; El Kaide, Taliban ve diğer cihatçı örgütler için kritik bir finansaldestek üssü olmaya devam ediyor.”

KATAR

Katar, 2013yılında, ABD ve Afgan hükümetinin onayı ile Taliban’ın ülke içinde diplomatik ve siyasi bir ofis kurmasına izin verdi..

Bu karara, barış müzakerelerinin kolaylaştırılması adına diğer ülkeler de destek verdi.

Temmuz2017’de, Suudi Arabistan, o sırada Katar ile şiddetli bir çatışma içindeyken, Katar’ın Talibanda dahil olmak üzere cihatçı terör gruplarını yoğun şekilde desteklediği iddia edildi..

RUSYA

Rusya, ABD yönetimi ve Afgan hükümeti tarafından Taliban’ı silahlandırmakla suçlanıyor..

Ancak tarafların iddialarını doğrulayacak hiçbir kamuya açıkkanıt yok ve birçok bağımsız uzman, Rusya’nın Taliban’ı herhangi bir şekilde maddi olarak desteklediği fikrine şüpheyle yaklaşıyor..

BBC’ye göre, “Rusya bölgede İslamcı köktenciliğin yükselişinden derin endişe duyuyor..”

ABD istihbarat yetkilileri, Haziran2020’de Rus GRU askeri-istihbarat teşkilatının Afganistan’daki koalisyon güçlerini öldürmeleri için Taliban militanlarına ödül teklif ettiğini iddia etti, ancak iddiaları destekleyen somut bir delil henüz ortaya çıkmadı.

ÇİN

Afganistan Dışişleri Bakanlığı’nın uluslararası ilişkiler danışmanı Malek Setiz’e göre:

 “Çin, Kabil’deki yeni hükümeti hem mali hemde siyasi olarak desteklerken, Taliban Hükümeti ilede resmi olmayan ilişkilere sahip.” 

Çin Dışişleri Bakanlığı bu iddiaları ne reddediyor ne de kabul ediyor.

İNGİLTERE

İngiltere, 11Eylül saldırılarının hemen ardından, Taliban’ın Birleşik Krallık’taki yaklaşık 200 milyon dolar değerindeki tüm varlıklarını dondurdu..

Birleşik Krallık ayrıca ABD’nin Taliban’ı hem siyasi hemde askeri olarak ortadan kaldırma kararını destekledi..

İngiliz hükümeti 2008yılında, Taliban savaşçılarına taraf değiştirmeleri veya silahlarını bırakmaları karşılığında ödeme yapmayı planladığını duyurdu; sonraki yıl ise Taliban ile müzakerelerin başlatılması fikrini destekledi..

ABD

Sovyetler Birliği’nin 1979’da Afganistan’a yönelik müdahalesinin ardından, bölgedeki İslamcımücahitler Sovyet güçleriyle sıkı bir savaşa girdi..

Profesör Carole Hillenbrand‘a göre bu mücahitlerden bazıları dahasonra Taliban’a dönüşecekti.. Dolayısıyla Batı koalisyonu, “Afganistan’ın Sovyetler tarafından ele geçirilmesini engellemek için Taliban’a yardımetti”.

Gazeteci, Yazar Ahmed Rashid’e göre ABD, 1994 ve 1996yılları arasında Pakistan aracılığıyla Taliban’ı dolaylı olarak destekledi, zira Washington Taliban’ı, İran karşıtı ve Batı yanlısı olarak görmekteydi..

Taliban 1995’te Herat’ı ele geçirip binlerce kızöğrencinin eğitim hayatına son verdiğinde herhangi bir yorum yada kınamada bulunmadı.. Bu aşamada, dönemin Güney ve Orta Asya İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Robin Raphel, Taliban ile ilişki kurma çabalarını, hatta Taliban kontrolünde bir boru hattı inşasını güçlü bir şekilde destekledi..

Raphel, Kabil’i ele geçirmesinden kısa bir süresonra Taliban ile diplomatik ilişkiler kurulmasını koordine etmede etkili oldu.. Eylül1996’da Taliban’ın Kabil’i ele geçirmesini “olumlu bir adım” olarak nitelendirdi..

İlk görev günlerinden itibaren Taliban’a verdiği tutarlı destek, bazı çevrelerde ona “Leydi Taliban” ve “Taliban’ın Vaftiz Annesi” lakaplarını kazandırdı..

1997’nin sonlarında, Amerikan Dışişleri Bakanı MadeleineAlbright, ABD’yi Taliban’dan uzaklaştırmaya başladı. Ancak ABD, Taliban hükümetini hiçbir zaman resmen tanımadı..

2001’deki 11Eylül saldırılarının ardından George W. Bush, Afganistan’ın fiili yöneticisi olan Taliban’dan El Kaide lideri Usame bin Ladin‘i teslim etmesini talep etti..

Taliban, onu iade etmeyi reddedince ABD ordusu “Kalıcı Özgürlük Operasyonu”nu başlattı..

Taliban ve El Kaide müttefikleri, ABD liderliğindeki güçler ve 1996’dan beri Taliban ile savaşan Kuzey İttifakı tarafından yenilgiye uğratıldı.. Ancak hiçbir zaman kalıcı olarak yok edilemedi..

29Şubat 2020’de ABD ve Taliban, Katar’ın Doha kentinde bir barış anlaşması imzaladı..

Anlaşmanın hükümleri, tüm Amerikan ve NATO birliklerinin Afganistan’dan çekilmesini, El Kaide’nin Taliban kontrolü altındaki bölgelerde faaliyet göstermesini önleme taahhüdünü ve Taliban ile Afgan hükümeti arasındaki müzakereleri içeriyordu..

Anlaşma Çin, Rusya ve Pakistan tarafından desteklendi ve BM Güvenlik Konseyi tarafından oybirliğiyle onaylandı.

https://www.cafemedyam.com/2021/07/15/abd-askeri-afganistani-terkediyor/

İLGİLİ HABER

Cumhuriyet// Mustafa Birol Güger

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top