EKONOMİ

TÜİK: YILLIK ENFLASYON YÜZDE 18,95 MERKEZ BANKASI: GIDA VE ENERJİ ETKİSİ YÜKSEK

TEMMUZ AYINDA YILLIK ENFLASYON YÜZDE 18,95 OLDU

Merkez Bankası açıkladı: “Temmuz enflasyonunda gıda ve enerji etkisi yüksek”

Temmuz enflasyonunda gıda ve enerji fiyatlarının temel belirleyiciler olduğunu belirten Merkez Bankası, “Gıda yıllık enflasyonu, fiyat artışlarının alt gruplar geneline yayılmasıyla kayda değer bir oranda yükseldi” açıklaması yaptı..

TÜİK’in önceki gün açıkladığı temmuz enflasyonuna ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulunan MerkezBankası, tüketici fiyatlarının temmuz ayında yüzde1.80 oranında arttığını ve yıllık enflasyonun 1.42puan artışla yüzde 18.95’e yükseldiğini anımsattı..

Yükselişte gıda ve enerji fiyatlarının temel belirleyiciler olduğunu vurgulayan Merkez Bankası açıklamasında şunlar kaydedildi:

DİKKAT ÇEKEN DEĞERLENDİRMELER

Gıda yıllık enflasyonu, fiyat artışlarının altgruplar geneline yayılmasıyla kayda değer bir oranda yükselmiştir.. Üretici fiyatlarındaki gelişmeler ve yaşanan kuraklık gıda enflasyon görünümünde etkili olmuştur..

Enerji grubu enflasyonu elektrik ve doğalgaz fiyatları öncülüğünde artarken, eşel mobil sistemi tüketicienflasyonunu sınırlamaya devam etmiştir..

Yıllık enflasyon yakındönemde Türk lirasındaki seyrinde etkisiyle temel mallar grubunda gerilerken, hizmet sektöründe kademeli normalleşme sürecinin de yansımalarıyla lokanta-otel ve ulaştırma hizmetlerindeki fiyat gelişmelerine bağlı olarak bir miktar yükselmiştir..

Temmuz ayında uluslararası enerjifiyatları artarken, enerji dışı emtia fiyatları daha ılımlı bir seyir kaydetmiştir..

Bu görünüme karşın, gecikmeli etkilerleüreticienflasyonundaki yükseliş eğilimi devam etmiştir..

Bu dönemde, yıllık enflasyon çekirdekenflasyon göstergelerinden B’de yükselirken, C’de gerilemiş; göstergelerin yakın dönem eğilimlerindeki yüksek seviyeler korunmuştur..

18 yılın en yüksek Temmuz enflasyonu! Kritik veriler açıklandı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Temmuz ayına ilişkin enflasyon verilerini açıkladı..

Temmuz ayında yıllık enflasyon yüzde18,95 oldu.. Veriler, son 18yılın en yüksek Temmuz enflasyonu olarak kayıtlara geçti..

Ekonomistlerin beklentisi yıllık yüzde 18,7 olurken aylık yüzde 1,6 olarak kaydedilmişti..

Ankete katılan 21 kurumdan en düşük beklentiyi paylaşan kurum Temmuz’da aylık enflasyonun yüzde 1,1 olmasını beklerken yıllık enflasyonun yüzde 18,1 olarak gerçekleşmesini bekliyordu..

En yüksek beklentiyi paylaşan kurum ise enflasyonun Temmuz’da aylık yüzde 2 olarak gerçekleşmesini beklerken yıllık yüzde 19,2 olmasını öngörmüştü..

ÖNCÜ GÖSTERGELERDE ARTIŞ KAYDEDİLMİŞTİ”

Enflasyon verileri için öncü göstergelerden biri olarak İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre İstanbul’da perakende fiyatlardaki yıllık enflasyon Temmuz’da yüzde17’nin üzerine çıkmıştı..

İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) 1995 bazlı verilerine göre, Temmuz 2021 itibarıyla İstanbul’da perakende fiyat hareketlerinin göstergesi olan İstanbul Ücretliler Geçinme indeksi aylık yüzde 1,52 artış kaydetti. Bu dönemde toptan fiyat hareketlerini yansıtan Toptan Eşya Fiyatları indeksi ise yüzde 3,12 yükseldi.

Söz konusu verilere yıllık bazda bakıldığında ise artış oranı perakende fiyatlarda yüzde 17,38, toptan fiyatlarda yüzde 27,63 düzeyinde gerçekleşti.

“ŞİRKETLER FİYATLARINA YÜZDE 30 ZAM YAPTI”

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 3. Enflasyon Raporu’nda 2021yıl sonu için yüzde 12,2 olan enflasyon tahminini yüzde 14,1 olarak yukarı yönlü güncellemişti..

2022 yıl sonu için yüzde 7,5 olan enflasyon tahmini yüzde 7,8 olarak revize eden TCMB, 2023 enflasyon tahminini ise yüzde 5 olarak korumuştu..

TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu, bilgilendirme toplantısında yaptığı konuşmada, emtia fiyatları, kur ve artan talebin enflasyonu yukarı yönlü etkilediğini ifade etti.. Kavcıoğlu, politika duruşunun enflasyon üzerinde belirlenmeye devam edeceğini söyledi. Kavcıoğlu şirketlerin fiyatlarına yüzde 30 seviyesinde artış yaptığını da belirtmişti..

Kavcıoğlu, enflasyonla mücadelenin toplumsal mutabakatla yapılması gerektiğini söylediği konuşmasında, “Enflasyon davranışları bozuldu, TCMB yalnız kaldı, eşgüdüm gerekli. Enflasyonla mücadeleyi vatandaştan, firmalara odalardan kurumlara herkesin içselleştirmesi gerek.” dedi.

MERKEZ BANKASI BAŞKANI NEDEN “TCMB YALNIZ KALDI” DEDİ?

Yılın üçüncü “enflasyon raporu”nu açıklayan Merkez Bankası Başkanı Kavcıoğlu, TCMB’nin enflasyonla mücadelede yalnız kaldığını savundu..

Merkez Bankası Şahap Kavcıoğlu, Enflasyon Raporu sunumunun ardından ekonomist ve gazetecilerin sorularını yanıtladı/ Fotoğraf: AA// cafemedyam

20 Mart’ta Türkiye Cumhuriyet MerkezBankası (TCMB) Başkanlığı görevine başlayan Şahap Kavcıoğlu, kendi görev süresindeki ikinci, 2021’in ise üçüncü “enflasyon raporu”nu açıkladı.. 

Nisanda açıklanan ikinci enflasyon raporunda yüzde 12,2 olan 2021 sonu enflasyon hedefi, yüzde 14,1’e yükseltildi.. 

Kavcıoğlu’nun “enflasyon raporu” sunumunda dikkat çeken iki açıklaması vardı.. 

Bunlardan ilki Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadelede yalnız kaldığı ifadesiydi.. 

Enflasyonla mücadelenin yalnızca para politikası ile olamayacağını söyleyen Kavcıoğlu, vatandaşlara, yetkili kurumlara ve odalara da görev düştüğünü belirterek ortak bir mutabakatla hareket edilmesi gerektiğine vurgu yaptı..

“Enflasyonla ilgili piyasa davranışları bozulmuş durumda” diyen Kavcıoğlu:

“‘Emtia fiyatlarından, döviz kuru geçişkenliğinden kaynaklanıyor’ deniliyor ama hiç ilgisi olmayan sektörlerde de yüzde70- 80 fiyat artışlarını görüyoruz..” 

Diğer dikkat çeken açıklama ise medya mensuplarına yönelikti. 

Şahap Kavcıoğlu, “Üretici fiyatlarının bahane edilerek tüketici fiyatlarının daha da artacağı” yönünde yorumlar olduğunu söyleyerek “Üretici fiyatları yüzde 40’a çıktı diye tüketici fiyatlarının da bu noktaya çıkacağı yönünde algı var” dedi.. 

Diğer yandan üretici fiyat endeksindeki (ÜFE) yükselmenin tüketici fiyat endeksi (TÜFE) açısından risk teşkil ettiğini de kabul eden TCMB Başkanı:

“İfade etmek istediğim şey yurtiçi ÜFE’de vergiler hariç satış fiyatı, TÜFE’de ise vergi dahil fiyatlar değerlendirilmekte.. Kapsam anlamında hizmetler, üretici değil tüketici fiyatları içerisinde.. Hizmetlerin tüketici enflasyonuna yansıması yüzde13 civarında.. 

Norveç’e bakın, Rusya’ya bakın… Çok düşük tüketici enflasyonu olan ülkelerde 7-8-9 katı üretici fiyatları var.. 

Enflasyon, beklenti yaratma işi.. Ne kadar çok yükseleceği söyleniyorsa insanların davranışları o yönde belirginleşiyor.. 

Politika faizinin marttan bu yana yüzde 19 olduğu Türkiye’de son açıklanan haziran enflasyonu yüzde 17,53. Üretici enflasyonu (ÜFE) ise yüzde42,89..”

Kavcıoğlu: “Kur geçikenliği ile alakası yok, tamamen öğrenilmiş çaresizlik

Dünya gazetesi yazarı ekonomist Emrah Lafçı, Şahap Kavcıoğlu ve ekonomistlerle bir toplantı gerçekleştirildiğini söyledi.. 

Lafçı’ya göre Merkez Bankası Başkanı, bazı sektörlerin, ithal girdileri olmamasına rağmen “dolar yükseldi” diye fiyatlara yüzde30 ilave ettiklerini söyledi,.

Kavcıoğlu, “Bunun kur geçişkenliği ile alakası yok. Bu tamamen öğrenişmiş çaresizlik ya da enflasyondaki atalet” diye konuştu.. 


Şahap Kavcıoğlu, sunumunda da “Piyasada oluşan fiyatlama, enflasyonu doğru şekilde yansıtmıyor. Emtia fiyatlarından, döviz kuru geçişkenliğinden kaynaklanıyor” deniliyor ama hiç ilgisi olmayan sektörlerde de yüzde 70- 80 fiyat artışlarını görüyoruz” demişti.. 

“Ekonomi politikasında biraz yalpalayan hedefler var” 

Emrah Lafçı’ya göre budurumu yaratan, başta Merkez Bankası’ndan olmak üzere, atılan ve atılmayan adımlar.. 

“Ülkede enflasyonun sürekli yükseleceğine ilişkin genel konsensüs varsa buda durduk yere oluşmadı..Fiyatların yükselmesi insanları ve şirketleri buraya doğru itti..

Dolayısıyla kök nedene indiğimizde ekonomi politikasında biraz yalpalayan hedefler olduğunu görüyorum.. MerkezBankası Başkanı değişikliği gibi, sürekli ray değişimi de oldu. Onlardan miras kalan sıkıntılı enflasyon yönetimi durumu var..”

Ekonomist Lafçı, Kavcıoğlu’nun bu açıklamasının iki şekilde yorumlanması gerektiğini söylüyor:
 

Birincisi, tabii ki enflasyonla topyekûn mücadele gerekiyor ama enflasyon bugünün sorunu değil..



Ayrıca, “Biz Merkez Bankası olarak elimizden geleni yaptık, yapıyoruz, durumun buraya gelmesinin sebebi biz değiliz. Merkez Bankası dışında kalan bileşenler. Enflasyonun düşmesi ile ancak bu bileşenlerin sağ duyulu yaklaşımıyla sağlayabiliriz” demek, tam anlamıyla doğru bir söylem değil..

Biraz ihtiyatlı yaklaşmak gerekiyor..” 


“Türkiye dört paralı bir ekonomi, ben sadece TL’yi yönetebilirim”

Emrah Lafçı’nın aktardığına göre, Enflasyon Raporu sunumu sonrası yapılan toplantıda Kavcıoğlu, şu açıklamayı da yaptı: 
 

“Türkiye’de öyle bir mevduat yapısı varki, paraların bir kısmı TL, bir kısmı dolar, bir kısmı euro bir kısmı altın..

Ben Merkez Bankası başkanı olarak TL’yi yönetebiliyorum ama Türkiye dört paralı bir ekonomi.. Diğer paraları yönetemiyorum.. 

Bunun için özellikle şirketlerin, dolar kuru biraz düşse bile koşa koşa dolar almaya gitmeleri bizim enflasyonla mücadelemize sekte vuruyor.” 


Emrah Lafçı’ya göre bu durumda da tek tarafı suçlamak doğru değil.. 

Yeteri kadar faiz verilmediğini söyleyen Lafçı, “Böyle bir durumda vatandaş, kendi parasını TL mevduatta tuttuğu takdirde diğer yatırım enstrümanlarına göre reel olarak değer kaybı yaşıyor..  Vatandaş da fırsatını bulunca döviz arıyor.. Vatandaş neden buraya yöneldi.. Ona da bakmak lazım..”

“ÜFE’de yüzde 10’luk artış varsa TÜFE’ye 3,5 puan yansıyor”

Lafçı, Kavcığlu’nun “Üretici fiyatları yüzde40’a çıktı diye tüketici fiyatlarının da bu noktaya çıkacağı yönünde algı var” şeklindeki açıklamasına katıldığını aktardı. 

Merkez Bankası Başkanı, enflasyon raporunu sunarken “Üretici fiyatlarından tüketici fiyatlarına yansıma yüzde35 civarında” demişti..

Bunu “ÜFE’de yüzde10’luk artış varsa TÜFE’ye 3,5 puan yansıyor” diyerek açıklayan Emrah Lafçı:

“ÜFE’nin tamamının TÜFE’ye yansıması söz konusu değil ama bu, “hiç yansımayacak” anlamına gelmiyor..

Merkez Bankası’nın enflasyonun yüzde19 üzerine çıkmayacağına ilişkin kesin bir inancı var.. Çok net şekilde ifade ediyorlar.. 

Türkiye’de enflasyon yüzde19 üzerine çıktığında o zaman faiz artırmak durumunda kalacak.. O zamanda siyasi baskı başlayacak. Piyasa beklentisi şu an yüzde15,5 civarında.. 

Ancak küresel bir şok gelir de gelişmekte olan ülkelere portföy girişini kötü etkilerse kur yükselir, canlı talep devam ettikçe ile şok bir enflasyon artışı ile karşı karşıya kalırız.. Böyle bir durumda bu konuştuklarımızı yeniden konuşmak durumunda kalırız..” 


Lafçı’nın açıklamasına göre Türkiye’de TL’nin değer kaybına neden olacak koşullar ortadan kalktı.. Çünkü turizm açılıyor..

Emrah Lafçı:

“Bir de yabancı yatırımcılar nezdinde Türkiye o kadar kenara itilmiş bir ülke ki yabancıyatırımcı çıktıkça dolar değer kazanıyor.. Ancak çıkacak yabancı yatırımcı kalmadı.. Çıkamadıkları için kuruda yukarı itemiyorlar..”

“‘Bizim hedeflememizle uyumlu fiyat artışı göstersin’ demek için önce doğru hedef koymalı”

Yalova Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Baki Demirel’e göre Merkez Bankası Başkanı Kavcıoğlu, “enflasyonla mücadelede ortak mutabakat” derken, “Üreticilerin, TCMB’nin enflasyon hedeflemesine uyumlu fiyatlama davranışlarında olması gerektiğine” vurgu yaptı.. 
 


Salgın döneminde dövizdeki artış devam ederken birçok kişinin bilançolarının hasar gördüğünü, işletmelerde ciddi talep kayıpları olduğunu hatırlatan Demirel:

“Aşılama ile birlikte talep artışı başladı.. Daha fazla sosyal hayatın ve harcamaların artması fiyatlarıda artırdı.. ‘Maliyetler bahane edilerek fahiş fiyat artışları yapıldı’ deniliyor.. Bu gerçekten böyle olabilir ancak işletmelerin geçmişteki ciddi kayıpları göz önünde bulundurmak gerekiyor..
 

Dolayısıyla “Bizim hedeflememizle uyumlu fiyat artışı göstersin” demek için önce enflasyon hedefini doğru koymak lazım.. 

Üreticilerin, yüzde5 seviyesindeki orta vade hedefine uyumlu fiyatlama davranışı göstermesi çok zor.. Yüzde 5’lik hedefin ne kadar gerçekçi olduğu tartışmalı.. 

Bu aynı zamanda ataletide güçlendiriyor.. Yani gerçekleşen enflasyon ile hedeflenen enflasyon arasındaki uyumsuzluk arttıkça Merkez Bankası tahminlerinin bir yol gösterici olma özelliği kayboluyor..” 


“Dolarizasyonun yüksek olduğu ülkelerde, ÜFE kaynaklı fiyat geçişkenliği daha yüksek”

Doç. Dr. Baki Demirel de üretici fiyatlarının, tüketici fiyatlarına birebir yansımayacağını söylüyor.. Ancak Demirel’e göre ülkedeki dolarizasyon seviyeside önemli.. 

“Dolarizasyonun yüksek olduğu ülkelerde, dolarizasyonun düşük olduğu ülkelere göre, ÜFE kaynaklı fiyat geçişkenliği de daha yüksektir.. Merkez Bankası Başkanı’nın örnek verdiği Norveç’te Türkiye’deki gibi bir dolarizasyonun olmadığına vurgu yapmak istiyorum..”

Şahap Kavcıoğlu, Enflasyon Raporu sunumunda “Norveç’e bakın, Rusya’ya bakın… Çok düşük tüketici enflasyonu olan ülkelerde 7,8,9 katı üretici fiyatları var” demişti. 

“Hanehalkı enflasyonu ile manşet enflasyon arasındaki farkın açılması kredibilite kaybıdır”

Doç. Dr. Baki Demirel’e göre çözüm, Merkez Bankası’na kredibilite kazandırmak. 

2020 enflasyon hedefinin yüzde7,8 seviyesinde açıklandığını hatırlatan Demirel:

“Bu aynı zamanda emekçiler ücret zamlarını bu şekilde alsınlar demek istedi. Bu da ciddi anlamda gelirlerin azalması demek. Gıda fiyatlarının tüketici sepetinde daha fazla yer kaplaması demek..

Gıda enflasyonu hanehalkını dahafazla etkilediğinde hanehalkının enflasyonu ile manşet enflasyon arasındaki fark açılıyor.. Bu, kredibilite kaybıdır.. Bu kayıp aslında TL’nin kaybıdır.. 

Küresel enflasyonun ne kadar kalıcı ya da geçici olacağıda tartışmalı.. Maliyetlerin henüz fiyatlara yansıtılmadığını düşünüyorum.. 

Gelişen piyasaların merkez bankaları faizleri artırırken, Çin’de enflasyon yükselirken bunların hepsinin Türkiye’de TL kaybı üzerinde hemde enflasyon üzerinde baskı yaratacağını düşünüyorum..” 

İLGİLİ HABER

© The Independentturkish // Gökçen Tuncer

Cumhuriyet

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top