SAĞLIK

AŞILILAR DA HASTALIĞI BULAŞTIRIR DEMEK KAHVE DEDİKODUSUDUR…

“AŞISIZLARLA AYNI ORTAMA GİRMEM”

Prof. Şenol: “Aşılılar da hastalığı bulaştırıyor demek kahve dedikodusudur, yok öyle bir şey”

Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol:

“Aşılı hastalandığı zaman da çok kısa sürede hastalığı bertaraf ettiği için, boğazlarındaki virüs yükü çokdüşük oluyor ve semptomları çok olduğunda bile en yakınındakine sadece 1-2 gün bulaştırma riski var.. ‘Aşılılar da bulaştırıyor’ demek kahve dedikodusudur..”

Türkiye’de sıra kendisine gelmiş olmasına rağmen halen aşı yaptırmamış 22milyon insan var..

Prof. Esin Davutoğlu Şenol:

İşte Prof. Şenol’un açıklamalarından satırbaşları:

“Aşılı hastalandığı zaman da çok kısa sürede hastalığı bertaraf ettiği için, boğazlarındaki virüs yükü çok düşük oluyor ve semptomları çok olduğunda bile en yakınındakine sadece 1-2 gün bulaştırma riski var..

‘Aşılılar da bulaştırıyor’ demek kahve dedikodusudur. Aşı öyle herkesin konuşabileceği bir şey değil..

Aşılıları karantinaya bile almıyoruz. Aşısız kişilerin enfekte olma ihtimali onlarca kat daha fazla.. Aşının canlı bir şey olduğunu sanıyorlar. Yok öyle bir şey burada verilen bir protein ve bağışıklık sistemi ile hafıza ilişkisini sağlıyor..”

“Aşısızlarla aynı ortama girmem”

Prof. Esin Davutoğlu Şenol:

“Aşıyı yaptırmak istemiyorsa yaptırmasınlar aşıyı ama ben aşısız kişiyle aynı ortama girmem, aşısız esnafın dükkanına gitmem çünkü ben sağlık çalışanıyım kendimden öte bana bulaştıracak olursa hastalarıma risk oluşturmak istemem..

Bu nedenle kendimi korumak için 3doz aşımı yaptırdım..

Sağlık sorunum olmadığı halde her yıl grip aşımı yaptırıyorum çünkü hastalarıma risk oluşturmak istemem.. Ben belki iki günde atlatacağım ama hastalarımdan kırılgan birisine çok zarar verebilirim..

Aşılarını olmayanlar gidecekleri kapalı bir ortamda antijen testiyle yada belki doğal yoldan geçirdiler, geçirdiklerini göstererek girsinler..

ABD, vize başvurularında verem testi, kızamık aşısı yada bağışık mısınız diye bakıyor ki haklı çünkü sınırlar ötesi geçişlerdir pandemi riski yaratır..

İşimize, özgürlüğümüze ve çocuklarımızı okullarına göndermek istiyorsak ya hasta olmadığımızı göstererek ya da aşılanıp kalkanlarımızı kuşanarak bu süreci atlatacağız.”

“Artık riske edemeyiz”

Prof. Esin Davutoğlu Şenol:

“Mekanlara aşısızların ya da kendi bulaşıcı olmadıklarını kanıtlamayanlar gidiyorsa ben gitmem. Biz artık riske edemeyiz. Dünyayı yaşanılabilir kılmak zorundayız, şu andaki derdimiz o.  Restoran ve kafe sahipleri, sanatçılar çırpındılar. Herkes istediği yerde yaşayabilir ama birbirine değmeden olmak zorunda maalesef.”

22 milyon neden aşı olmuyor?

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca henüz ilk doz aşısını olmamış 22 milyonu aşkın kişi olduğunu söyledi.

Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Sema Kultufan Turan:

 “Ülkede aşı karşıtı olan pek çok insan var. Bilimsel bir dayanakları yok ama konuşup toplumu sıkıntıya sokuyor ve şüpheye düşürüyorlar. Aşı ile korunmanın çok önemli olduğunu yoğun bakım ihtiyacının azalmasından anlayabiliyoruz. Ancak kişisel önlemleri bırakırsak, bu pandemi sürecinden kurtulmamız mümkün olmayacak.” 

‘Kendi rantları için halkın kafasını karıştırıyorlar’

Ankara Üniversitesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Necmettin Ünal:

 

“Bu konuyu iki ayrı başlıkta incelemek lazım. Aşı karşıtlığının propagandasını yapanlar ve aşı karşıtı olmayan ama bunlardan etkilenip kafası karışıp kararsız olanlar. Aşı karşıtı olanlar ‘COVID-19 diye bir hastalık yok’ diyorlar. ‘RNA virüsüne karşı aşı olamaz’ tezini savunuyorlar. Aşının etkisiz olduğunu söylüyorlar. ‘Aşının çok fazla komplikasyonu var’ diyorlar. Bu insanların sayısı az ama bu az sayıdaki kişiler içinde maalesef doktorlar da var. İlk önce burayı çözümlememiz gerekiyor. Bu 100-150 kadar kişi niye aşı karşıtı kampanyalar yapıyorlar? 23 milyon bunlardan niye etkileniyor? Bu işi çözmek istiyorsak öncelikle gayrı bilimsel, gayrı kanuni, gayrı ahlaki halk sağlığına zarar verenlerin, bundan ne çıkarları olduğunu net olarak ortaya koymak lazım. Çoğu rant, popülaritesini arttırmak, müşteri profilini genişletmek ya da ilaç dışı maddelerin pazarlanmasını yapmak için aşı karşıtlığı yapıyor. Bunlar kendi rantları için halkın kafasını karıştırıyorlar.”

Türkiye-koronavirüs-aşı

‘Bu kişiler komplo teorilerinin etkisi altında kalıyorlar’

Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Levent Akın: 

“Bu kişiler komplo teorilerinin etkisi altında kalıyorlar. Yok aşı kısırlık yapıyor, çip takıyorlar, yabancı ajanlar devrede, aşı olanların beyninde hasar oluyor, kalp hastalığına neden oluyor gibi say say bitmeyen bilimsellikten uzak tevatürlere inanmak istiyorlar. Bu hastalıkla mücadele etmenin en önemli yolu aşı olmak. Sıkıntılı günlere dönmemek için maske, mesafe, hijyen ve aşı kurallarını uygulamalıyız. Uygulamalıyız ki virüs bulaşacak yer bulamasın ve kaybolsun. Ancak vaka sayıları hızla artıyor. Bu da tedbirlerin yeterince uygulanmadığını gösteriyor. Kurban bayramının etkisini de henüz görmedik.”

‘Aşı ile zarar görebileceklerini düşünüyorlar’

Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü: 

“Aşı olmak istemeyenleri iki kategoride ele almak lazım. Bunların bir kısmı aşı karşıtlığı denilen bir kategori. Burada bir güvensizlik söz konusu. Aşı ile zarar görebileceklerini düşünüyorlar. Kanıta, bilgiye dayanmaksızın komplo teorilerine dayanıyorlar. Bu bizde çok fazla değil. Türkiye’de diğer aşılara bakacak olursak aşılanma oranı çok yüksek. COVID-19 aşısının düşük oranda olmasının nedeni tereddütlerin olması. Örneğin hangi aşıyı olsam, Türk aşısı çıkınca onu mu olsam, alerjim var dokunur mu, gibi sorular var insanların kafasında. Bu da bazı kişilerin aşıya mesafeli olmasına neden oluyor. Bu tereddütlerin artık ortadan kalkması lazım. Çünkü dünya nüfusunun yüzde 30’u aşılanmış durumda. Burada yapılması gereken bilgilendirme ve aşının etkinliği ile ilgili verilerin paylaşılması. Bir başka grup da kendilerini güvende hissedenler. ‘Ben topluma karışmıyorum, bana bir şey olmaz ya da gencim hasta olsam da yenebilirim’ diye düşünenler var. İhmalkar olanlar da bulunuyor. Aşı olmak istiyor ama fırsat bulup bir türlü aşılamaya gitmeyenler var. İkinci doz aşısını olmayanların bu kişilerden oluştuğunu düşünüyorum. Eğitim ve sosyal durum da etkili tabii ki. Hala dünyanın düz olduğuna inanan bir kesim var sonuçta. Her bir kategoriye yaklaşım farklı olmalı.”

“CDC’DEN YENİ MASKE KARARI”

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, daha önce aldıkları maske kararıyla ilgili değişikliğe gitti. CDC Direktörü Dr. Rochelle Walensky, çarpıcı açıklamalarda bulundu.

ABD’nin sağlık kuruluşu CDC maske kararıyla ilgili yeni bir açıklamada bulundu. CDC Direktörü Dr. Rochelle Walensky, basın toplantısında Delta varyantına dikkat çekerek kamusal ve kapalı alanlarda maske takılması gerektiğini belirtti.. 

CDC, ülkede artışa geçen Covid-19 vakalarına karşı “aşılama yapmış kişilere iç mekanlarda maske kullanma ve sosyal mesafeye dikkat etme” tavsiyesini geri getirdi.

Walensky:

 “Son salgın araştırmalarında, Delta varyantının Covid-19 virüsünün geçmişteki durumundan farklı davrandığını gösteren yeni bilimsel veriler gördüm. Bu, endişe verici ve ne yazık ki tavsiyelerimizin güncellenmesini zorunlu kılıyor.”

AŞILANMIŞ KİŞİLER…

Walensky, aşılarını yaptırmış kişilerde virüsü yayma oranının hala çok düşük olduğuna işaret ederek:

 “Aşılanmış kişilerin Delta varyantına yakalanma ihtimali düşük olsa da yakalandığında virüsü başkalarına yayma potansiyelleri var.” 

Ülkede son haftalarda yükselişe geçen Covid-19 vaka sayısının genelde aşı yaptırmamış kesimler arasında görüldüğüne dikkati çeken Walensky, yeni varyantın, aşılarını yaptırmış kişilere de bulaşıp hafif semptomlar şeklinde görülebileceği uyarısı yaptı..

Walensky, aşılamalarını tamamlamış olsalar bile Delta varyantına karşı öğretmenler, öğrenciler ve iç mekanlarda çalışanlara “maske takmaları ve sosyal mesafeyi korumaları” tavsiyesini geri getirdiklerini kaydetti.

HANGİ KARARLAR ALINMIŞTI?

CDC, ülkede Covid-19 vaka ve ölü sayılarının azalmasıyla nisanda her iki doz aşıyı yaptırmış kişilerin dış mekanlarda maske kullanmasına gerek olmadığını duyurmuş, 13 Mayıs’ta bu tavsiyesini alışveriş yerleri gibi iç mekanlara genişletmişti.

Yetkililer, mayısta maske kullanımı zorunluluğu kaldırıldığında Delta varyantının ülkedeki enfeksiyonlarda yüzde 1 oranında olduğuna, şimdi ise yüzde 83’lerde bulunduğuna vurgu yaptı.

ABD’de otobüs, uçak, hastane, hapishane ve bakımevleri gibi mekanlarda maske kullanımı ve sosyal mesafe herkes için hala zorunlu kabul ediliyor.

İLGİLİ HABER

Sputnik

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top