GÜNDEM

ERDOĞAN: TÜRKİYE’NİN TALİBAN’IN İNANCIYLA ALAKALI TERS BİR YANI YOK: ŞERİAT DEVLETİ Mİ OLDUK

TALİBAN: ‘KABİL HAVALİMANI VE ELÇİLİKLER AFGANLARIN SORUMLULUĞUNDA’

ERDOĞAN’IN, ‘TÜRKİYE’NİN TALİBAN’İN İNANCIYLA ALAKALI TERS BİR YANI YOK’ SÖZLERİNE TEPKİ YAĞDI..

Erdoğan, KKTC ziyareti öncesi yaptığı açıklamada “Türkiye’nin Taliban’ın inancıyla alakalı ters bir yanı yok. Daha iyi anlaşabileceğimize ihtimal veriyorum” demişti ..

Erdoğan:

“Türkiye’nin Taliban’ın inancıyla alakalı ters bir yanı yok. Daha iyi anlaşabileceğimize ihtimal veriyorum.

İlahiyatçı-yazar Nazif Ay:

“Türkiye’de AKP iktidarıyla birlikte seküler devlet anlayışından hızla uzaklaşıldığını, fundamantelist kabullerin öncelendiğini görüyoruz. Böyle bir anlayış kabul edilirse Türkiye’nin şeriat hükümlerine göre yönetilen bir devlet anlayışı bataklığına düştüğünün itirafı yapılmış olur.”

İlahiyatçı Cemil Kılıç:

“Talibanla Türkiye toplumunun din anlayışı elbetteki çok farklı. Erdoğan’ın açıklamaları, Taliban’a diplomatik mesaj.”

‘”TALİHSİZ BİR BEYAN

Nazif Ay:

Uzun süredir İslam dünyasında dinin yorumu ve uygulamaları noktasında kırılmalar yaşanıyor. Türkiye’nin AKP iktidarıyla birlikte seküler devlet anlaşıyışından hızla uzaklaşıldığını, fundamantelist kabullerin öncelendiğini görüyoruz. Yakın geçmiş zamanda bir AKP yöneticisi IŞİD için “İslamın yaramaz çocuğu” gibi bir söylemde bulunmuştu. Aslında bu söylemle radikal dinciliğe bir nevi ‘sevimlilik’ katmıştı. Ancak biz tarihi sürece baktığımızda Türklerdeki İslam anlayışıyla Taliban türü terör örgütlerinin imanı ve kabulleri arasında hiçbir yakınlık bulunmamaktadır. Eğer böyle bir anlayış kabul edilirse Türkiye’nin şeriat hükümlerine göre yönetilen bir devlet anlayışı bataklığına düştüğünün itirafı yapılmış olur. Erdoğan’ın açıklamasını hem talihsiz bir beyan hem de ülkemizin gerçekleriyle taban tabana zıt, doğru zemine oturmayan yorum olarak kabul ediyorum. Laiklik olmadığı taktirde dinin de yok olacağı gerçeğini bilen herkesin bu tarz benzetme ve değerlendirmelerden uzak olmasını istiyorum.” 

“DİPLOMATİK MESAJ

Cemil Kılıç:

“Yanlış anlaşılmalara müsait bir açıklama. Dini yorumlama biçimi konusunda derin bir farklılık olduğu ortada. Fakat en azından yüzeysel anlamda İslama mensup olma açısından inanç birliğine vurgu yapıyor, fakat Taliban’ın İslamdan anladığıyla Türkiye toplumunun İslamdan anladığı yüzde yüz örtüşmüyor. Cumhurbaşkanı’nın da din anlayışının Taliban’la örtüşmediği belli. Orada onu ben politik bir açıklama olarak değerlendiriyorum açıkcası. Türkiye’nin Afganistan’da Kâbil Havalimanı’nı koruma görevi konusunda bir sıkıntı yaşamaması için Taliban’a böyle diplomatik bir mesaj gönderiyor. Taliban’ın İslamı yorumlama biçimiyle Türkiye toplumunun İslami yaşantısı çok farklı. Taliban’ın gözünde Türkiye’deki İslami yaşantı aslında “gayri İslami” addediliyor.” 

“GERÇEKTEN FARK YOK MU?

CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşçıer:

“Yok mu? Taliban denen terör örgütü kadınlara toplu tecavüz eden, çalışan kadınları öldüren, yanlarında erkek olmadan evden çıkmalarını ve kız çocuklarının okumasını yasaklayan, küçücük çocukları satan, teknolojik aletleri Batı icadı diye yakan barbarlar!”

Eski CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt:

“Anayasa Madde 2: Türkiye Cumhuriyeti laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletidir. Taliban’ın inancını da ABD tarafından nasıl yaratıldığını, ne amaçla kullanıldığını da yıllardır yaptıklarını da iyi biliyoruz. Laik Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları olarak tamamen ters yandayız..”

Yazar Ahmet Ümit:

“Taliban ile her konuda büyük farkımız var ve olmalı yoksa biz de vahşi ve barbar oluruz.”

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan:

” Erdoğan, “Türkiye’nin Taliban’ın inancıyla alakalı ters bir yanı yok” demiş ama büyük bir yanılgı içinde. Bu ülkedeki milyonlarca emekçinin Taliban’la alakalı çok ters bir yanı var! Dahasını birkaç yıl önce söylemiştik, yine hatırlatalım: Sen, Türkiye değilsin!’”

Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu:

CTaliban’ın inancı olduğunu bilmiyorduk. Varsa da onların inancıyla düz gitmekten hicap duyarız. Bu yorum, kişiye özel…”

Yönetmen Murad Çobanoğlu:

“Taliban’ın 2001’de “put” olduğu gerekçesiyle dinamitle havaya uçurduğu Afganistan’daki 6. yüzyıldan kalma Bamiyan Anıtı’nı paylaşarak “Tarihi müzeleri inat için cami yapan zihniyetten de başka bir benzerlik beklenmezdi”

İŞTE ERDOĞAN’IN O SÖZLERİ

Erdoğan, Kâbil Havalimanı’nın güvenliğinin Türkiye tarafından sağlanması konusunda açıklama yaparken:

“Bu arada Taliban’ın bazı rahatsızlıkları söz konusu. Taliban’la da bu süreci görüşmek suretiyle nasıl ki Amerika ile bazı görüşmeleri Taliban yaptıysa herhalde Taliban’ın Türkiye ile bu görüşmeleri çok daha rahat yapması lazım. Çünkü Türkiye onun inancıyla alakalı ters bir yanı yok. Ters bir yanı olmadığı için de onlarla bu konuları daha iyi görüşeceğimize anlaşabileceğimize ihtimal veriyorum”

Ece Piroğlu

Erdoğan'dan Taliban'ın tepkisine yanıt:

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bulunan Erdoğan, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’la birlikte Lefkoşa’da Hala Sultan Camii’nde kıldığı bayram namazı sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

AMERİKA’YA ŞARTLARIMIZ VAR”

Afganistan’la ilgili basın mensuplarından gelen bir soruyu yanıtlayan Erdoğan;

“Sorunsuz bir dönem, sorunsuz bir zaman insanlığın yaşamı boyunca olmamıştır ve olmayacaktır. Bunu bir defa böyle bilmemiz lazım. Tabi bu sorunlar karşısında çözümlerimiz ne olacak, nasıl çözümler üreteceğiz. Dikkat edilirse egemen güçler, emperyalist güçler Afganistan’da ilk defa böyle bir sorun üretmiyor. Bundan önce de Afganistan’da nice sorunlar yaşadık. Afgan halkı dirayetiyle, iradesiyle bu emperyalist güçlere karşı mücadelesini verdi, bu mücadeleden de zaferle çıktı. Daha sonra tekrar bu emperyalist güçler malum Afganistan’a girdi, 20 yıla aşkın zamandır oradalar. Bizde bu emperyalist güçler karşısında Afgan kardeşlerimizin yanında yer aldık. Orada onlarla beraber öncelikli olarak da Kabil Havaalanı’nın korunmasını, bunun yanında insani noktada Afgan halkına her türlü desteği verme mücadelemizi sürdürdük. Şimdi yeni bir dönem var. 3 ana otorite burada görülüyor. NATO, Amerika ve Türkiye. Ve Amerika çekilme kararını verdi ama Kabil Havaalanı’nın bizim tarafımızdan zaten 20 yıldır işletiliyor, bundan sonra da işletilmesini istedi. Biz şu anda buna olumlu bakıyoruz. Ama olumlu bakarken tabi Amerika’ya bizim bazı şartlarımız var. Nedir bunlar? Bir, diplomasi noktasında Amerika bizim yanımızda yer alacak, diplomatik ilişkilerde. İki, lojistik noktasında imkanlarını bizim için seferber edecek, lojistik anlamda hangi gücü varsa bunları Türkiye’ye devredecek. Ve bir diğeri de tabi burada bu süreç içerisinde çok ciddi bir mali ve idari noktalarda sıkıntılar olacak, bu konuda da gerekli desteği Türkiye’ye verecek. Eğer bunlar sağlanabilirse, biz Türkiye olarak Kabil Havaalanı’nın işletimini ele almayı düşünüyoruz.”

TALİBAN’IN İNANCIYLA TERS BİR YANIMIZ YOK”

Erdoğan, Afganistan’daki Taliban güçlerinin tepkileri için ise:

“Bu arada tabi Taliban’ın bazı rahatsızlıkları söz konusu. Taliban’la da bu süreci görüşmek suretiyle, nasıl ki Amerika’yla bazı görüşmeleri Taliban yaptıysa, herhalde Taliban bu görüşmeleri Türkiye’yle çok daha rahat yapması lazım. Çünkü Türkiye, onun inancıyla alakalı ters bir yanı yok. Ters bir yanı olmadığı için de onlarla bu konuları daha iyi görüşeceğimize, anlaşabileceğimize ihtimal veriyorum. Ve Doha’dan oraya akan bir süreç var. Bu süreci de iyi değerlendireceğimizi düşünüyorum. Başka alternatifler var, bu alternatifler üzerinde de şu anda çalışmalarımızı devam ettiriyoruz.”

ERDOĞAN, ‘TALİBAN’LA TERS YANIMIZ YOK DEMİŞTİ, TALİBAN’DAN YENİ AÇIKLAMA
Erdoğan, 'Taliban'la ters yanımız yok demişti', Taliban'dan yeni açıklama

Erdoğan, Taliban’ın Türkiye’ye yönelik eleştirilerine “Türkiye’nin Taliban’ın inancıyla alakalı ters bir yanı yok. Daha iyi anlaşabileceğimize ihtimal veriyorum” sözleriyle yanıt vermiş ve sözleri büyük tepki çekti..

Erdoğan’ın sözlerinin ardından Taliban sözcüsü Zabihullah Mücahid, TRT Arabi’ye konuştu..

Mücahid, özellikle Müslüman ülkelerden Afganistan’da siyasi çözüm ve savaşın sona erdirilmesi konusunda destek istediklerini, Türkiye ile de iyi ilişkiler içinde olmayı arzu ettiklerini belirtti.

Mücahid, TRT Arabi’ye yabancı güçlerin Afganistan’dan çekilmesi, Kabil Havaalanının işletilmesi ve Doha’da yürütülen Afganlar arası barış müzakereleri konusunda değerlendirmelerde bulundu.

Taliban sözcüsü, Afganistan’da sorunun çözümünün kapsayıcı bir İslam hükümetinde olduğunu savunarak, barış ve güvenliği yeniden canlandırmak ve yeniden inşa sürecini başlatmak için diğer ülkelerle çalışmak istediklerini ifade etti.

“TÜRKİYE BİZİM KARDEŞİMİZ”

Özellikle Müslüman ülkelerden Afganistan’da siyasi çözüm ve savaşın sona erdirilmesi konusunda destek isteyen Mücahid, Türkiye ile de iyi ilişkiler içinde olmayı arzu ettiklerini belirtti.

Mücahid:

 “Türkiye ile iyi ilişkiler istiyoruz, Türkiye bizim kardeşimiz, inanca dayalı pek çok ortak noktamız var. Türkiye’nin geçmişi bırakıp bugüne ve geleceğe dönmesini istiyoruz. Ondan sonra diyalog isteyebiliriz.”

İstanbul’da yapılması arzu edilen barış konferansı konusunda, Afganistan’ı ve bölgeyi barışa kavuşturacak her fırsatı değerlendirdiklerini söyleyen Taliban sözcüsü, Kabil havaalanının, diplomatik misyonların ve elçiliklerin güvenliğinin Afganların sorumluluğunda olduğunu, aksi bir tutumu ülkenin içişlerine müdahale olarak değerlendireceklerini kaydetti.

Mücahid, Katar’ın başkenti Doha’daki Afganlar arasında müzakerelerin yeniden başlamasından iyi sonuçlar alınacağını ümit ettiğini de sözlerine ekledi.

TALİBAN SÖZCÜSÜ: “TÜRKİYE BİZİM KARDEŞİMİZ, İNANCA DAYALI PEK ÇOK ORTAK NOKTAMIZ VAR “

Taliban sözcüsü Zabihullah Mücahid:

“Türkiye ile iyi ilişkiler istiyoruz, Türkiye bizim kardeşimiz, inanca dayalı pek çok ortak noktamız var.”

 Erdoğan’ın  “Türkiye’nin Taliban’ın inancıyla alakalı ters bir yanı yok. Daha iyi anlaşabileceğimize ihtimal veriyorum” sözlerinin ardından Taliban’dan yeni açıklama geldi. Taliban sözcüsü Zabihullah Mücahid, “Türkiye ile iyi ilişkiler istiyoruz, Türkiye bizim kardeşimiz, inanca dayalı pek çok ortak noktamız var. Türkiye’nin geçmişi bırakıp bugüne ve geleceğe dönmesini istiyoruz. Ondan sonra diyalog isteyebiliriz” dedi.

Yabancı güçlerin Afganistan’dan çekilmesi, Kabil Havaalanının işletilmesi ve Doha’da yürütülen Afganlar arası barış müzakereleri konusunda TRT Arabi’ye değerlendirmelerde bulunan Mücahid, özellikle Müslüman ülkelerden Afganistan’da siyasi çözüm ve savaşın sona erdirilmesi konusunda destek istediklerini, Türkiye ile de iyi ilişkiler içinde olmayı arzu ettiklerini belirtti.

TÜRKİYE’NİN BUGÜNE VE GELECEĞE DÖNMESİNİ İSTİYORUZ’

Taliban sözcüsü, ‘Afganistan’da sorunun çözümünün kapsayıcı bir İslam hükümetinde olduğunu’ savunarak, barış ve güvenliği yeniden canlandırmak ve yeniden inşa sürecini başlatmak için diğer ülkelerle çalışmak istediklerini ifade etti. Özellikle Müslüman ülkelerden siyasi çözüm ve savaşın sona erdirilmesi konusunda destek isteyen Mücahid, Türkiye ile de iyi ilişkiler içinde olmayı arzu ettiklerini söyledi. Mücahid, “Türkiye ile iyi ilişkiler istiyoruz, Türkiye bizim kardeşimiz, inanca dayalı pek çok ortak noktamız var. Türkiye’nin geçmişi bırakıp bugüne ve geleceğe dönmesini istiyoruz. Ondan sonra diyalog isteyebiliriz” ifadelerini kullandı.

KABİL HAVALİMANI VE ELÇİLİKLER AFGANLARIN SORUMLULUĞUNDA’

Taliban sözcüsü, İstanbul’da yapılması gündemde olan barış konferansı konusunda da ‘Afganistan’ı ve bölgeyi barışa kavuşturacak her fırsatı değerlendirdiklerini’ söyledi..

Sözcünün, Kabil havaalanının, diplomatik misyonların ve elçiliklerin güvenliğinin Afganların sorumluluğunda olduğunu, aksi bir tutumu ülkenin içişlerine müdahale olarak değerlendireceklerini belirtmesi de dikkat çekti..

Mücahid, Katar’ın başkenti Doha’daki Afganlar arasında müzakerelerin yeniden başlamasından iyi sonuçlar alınacağını ümit ettiğini de sözlerine ekledi.

“ERDOĞAN’IN TALİBAN AÇIKLAMASI ANAYASAYA AYKIRI”

Afgan bir kadın, bir erkekle telefonda konuştuğu için halkın içinde 40 kez kırbaçlandı.. 

Taliban’ın Afganistan’ın bazı bölgelerinde güç kazanmaya başlamasıyla birlikte, aynı 2001öncesinde olduğu gibi, kadınların yanlarında bir erkek olmadan ve burka giymeden evden ayrılmalarının yasaklandığını duyuran bildiriler dağıtıldı..

Taliban’ın kontrolettiği yerlerde kadınların eğitimine, hareket özgürlüklerine ve kıyafetlerine yeniden kısıtlamalar getirilmeye başlandı.. 

Tam da bu sırada Erdoğan, dehşet verici bir açıklama yaptı: 

“Nasıl ki ABD ile bazı görüşmeleri Taliban yaptıysa, Taliban’ın bu görüşmeleri Türkiye ile daha rahat yapması lazım. Çünkü Türkiye’nin inancıyla alakalı ters bir yanı yok, onlarla bu konuları daha iyi görüşebileceğimize ihtimal veriyorum..”

İki cümlenin içine bunca yanlışı nasıl sığdırdı, insan hayret ediyor!

Taliban, herkesin bildiği gibi, Vahabi/Selefi çizgisinde, şeriatçı bir örgüt.. Teokratik bir devlet kurma hayali için, öncelikle Müslümanlığı kendilerinden farklı yaşayan vatandaşlarını ve kendi dininden olan insanları katlediyor.. 

Vahşi, ilkel ve şiddet dolu uygulamalarıyla toplumu 21. yüzyılda zifiri karanlığa gömmeyi tasarlayan bir ideolojiyi Afgan halkına dayatan bir örgüt Taliban..

Savundukları sistemde, toplumsal yaşamda kadının yeri yok.. Birçok ilahiyatçınında vurguladığı gibi, yaydıkları inancın Anadolu Müslümanlığı ile de ilgisi yok.. 

“TÜRKİYE’NİN İNANCI’ DİYE BİR İFADE KABUL EDİLEMEZ

Erdoğan’ın Türkiye’yi temsilen yaptığı açıklama anayasaya aykırıdır.. Çünkü yürürlükte olan anayasada, Türkiye’nin “laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti” olduğu yazıyor.. 

Ülkede ne demokrasi kaldı ne hukuk nede laiklik biliyorum ama bu ilkelerin çiğnendiğini her defasında yazmak ve kayda geçirmek de biz gazetecilerin görevi! 

Öncelikle “Türkiye’nin inancı” diye bir ifade kabul edilemez.. Ülkenin inancı olmaz, bireylerin inancı olur.. Bu ülkede Müslümanlık dışında farklı inançlara sahip ve inançsız vatandaşlarda var.. Ülkedeki çoğunluğun inancını herkesin benimsediğini varsayan bir açıklama yapılamaz..  

“Erdoğan, AKP Genel Başkanı sıfatıyla böyle bir açıklama yaptı herhalde” diyenler var.. Oysa onu da yapamaz.. Çünkü anayasanın 68. maddesinde “Siyasi partiler, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır” yazar ve devamında, siyasi partilerin tüzük ve programları ile eylemlerinin, “laik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamayacağı” şartı koşulur..

Sonuç olarak, anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu’nun ilgili maddeleri değiştirilmediği sürece, devletin enyetkili makamında oturan kişinin ve bir siyasi parti başkanının “Türkiye’nin inancı” ifadesini kullanması laikliğe aykırıdır.. 

“ŞERİATÇI TALİBAN İLE TABAN TABANA TERS!”

Erdoğan’ın sözlerinin dış politikadaki gelişmelerden kaynaklandığı elbette açık..

Biden ile görüştüğünde, NATO’nun bölgeden çekilmesinden sonra Kâbil’deki havaalanını işletmeyi ve korumayı teklif etti.. Buna karşılık ABD’den mali, siyasi ve lojistik destek konusunda sözler alındı.. Taliban ile uzlaşmadan havaalanına girilemeyeceğini bildiği için din üzerinden yakınlık kurmaya çalışıyor..

Neresinden bakarsanız bakın, yanlışlarla dolu bir politika bu. Ne yazık ki Türkiye’yi Afgan batağına çekerek oradaki çatışmaların ortasına atacak.!

Din ve mezhep temelli, ümmetçi bir anlayışla yürütülen politikaların ülkeyi getirdiği nokta, sonunda Türkiye’yi Taliban ile inanç üzerinden buluşturmak oldu.. Ama hiç kimse sanmasın ki Türkiye’de halk bunu bir oldubitti olarak kabul edecek… 

Halkın ezici çoğunluğunun, kafa uçuran, kadınları kırbaçlayıp recm eden, insanların elini kesen, kız çocuklarının okumasını ve kadınların çalışmasını yasaklayan, burkayı zorunlu kılan, kadınları toplumsal hayattan dışlayan şeriatçı Taliban’la en ufak bir yakınlığı yoktur.. 

Şahsen böyle bir güruhla taban tabana ters olduğumu, bu yazıyla beyan ederim!

İLGİLİ HABER

Duvar//Cumhuriyet //Zülal Kalkandelen

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top