GÜNDEM

ARAP ALEVİLERİN 100 AŞKIN BAYRAMI VAR AMA EN BÜYÜKLERİNDEN BİRİ GADİR-HUM’DUR

“Hz. Muhammed’in Veda Hutbesi’nde yaptığı bir konuşmaya dayanarak, Hz Ali’yi halefi ilan etmesinin kutlandığı gün Gadir-Hum Bayramı olarak kutlanıyor…”

Binlerce yıllık kadim gelenek ‘Evvel Temmuz’ misafirlerini bekliyor

Hatay Samandağ’ın geleneksel ‘Evvel Temmuz’ festivali bu yıl tekrar yapıldı. ..

Yüzlerce yıldır yapılan şenlikler, geçen yıl pandemi nedeniyle online olarak gerçekleştirilmişti.

Yılmaz Sürmeli: Arap Alevileri için Evvel Temmuz kültürel, tarihsel ve özel bir değerdir. // cafemedyam

Festival bu sene 12-14 Temmuz tarihlerinde gerçekleşti. Festival Komitesi’nden Yılmaz Sürmeli ile ‘Evvel Tammuz’ geleneğini, festivale dönüşmesini, festivalin kendini ve hangi dinamikler üzerine oturduğunu konuştuk.

-Evvel Temmuz ne demek önce oradan başlamak isterim. Sonrasında ‘Evvel Temmuz Bayramı’nın anlamı, önemi nedir?’ diye sorayım.

Yılmaz Sürmeli:

Miladi takvimde 14 Temmuz gününe denk gelen Evvel Temmuz Bayramı, Rumi takvimde 1 Temmuz gününe, yani temmuz ayının başlangıcına denk gelir. ‘Evvel Temmuz’ kelime anlamı olarak ‘1 Temmuz’ veya ‘Temmuzun Başlangıcı’ demektir.

Evvel Temmuz Bayramı’nın anlamını tek yönden irdelemek zannımca eksik bir değerlendirme olur. Daha çok Arap Alevi kültürü ile özdeşleşmiş olsa da, hikâyesi çok tanrılı dinler dönemine kadar uzanan 4 bin yıllık bir bayramdan söz ediyoruz. Çok tanrılı dinler döneminde hasat zamanının, bereketin ve bolluğun kutlandığı; bir sonraki hasat döneminin de bereketli geçmesi için bereket tanrısı Temmuz’a kurbanların adandığı bu bayram, tek tanrılı dinlerin ortaya çıkmasından sonra da bölgemizde devam etmiş ve günümüze ulaşmıştır. Evvel Temmuz Bayramı Sümerlerde Dumuzi, Fenikelilerde Adonis, Eski Mısır’da Osiris isimleriyle bilinmektedir. Kültürel ve coğrafi farklılıklardan kaynaklı bu bayramın ritüelleri uygarlıktan uygarlığa farklılık göstermiş olsa da öz ve anlam olarak benzerdir. Bu bayramın elbette Arap Alevi kültürü açısından da derin bir kültürel, tarihsel ve politik anlamı mevcut. Bununla ilgili, diğer sorulara cevap verirken ayrıntılı bilgi vereceğim.

Evvel Temmuz Bayramı’nın Arap Aleviler için önemi nedir?

Yılmaz Sürmeli:

Arap Alevileri tarih boyunca ötekileştirilmiş, zulme ve kıyımlara uğramış; fakat her şeye rağmen kültürlerini, dini inanç ve öğretilerini nesiller boyunca aktararak günümüze kadar getirmeyi başarmış bir halktır. Ortadoğu’nun en kadim halklarından biridir. Kısa süre hüküm süren Hamdani Devleti dönemini saymazsak, tarih boyunca farklı halkların egemenliği altında yaşamış olmasına rağmen özünü koruyup aktarmayı başaran Arap Alevileri için Evvel Temmuz kültürel, tarihsel ve özel bir değerdir. Özel bir değerdir diyorum, çünkü Evvel Temmuz Bayramı kutlanma biçimi açısından diğer Arap Alevi bayramlarından ayrı bir yer tutuyor.

Arap Alevileri tarafından diğer bayramlardan farklı olarak doğayla iç içe düzenlenen piknik ve şenliklerle kutlanan bu bayram, 1980 darbesi sonrasında asimilasyon politikaları çerçevesinde yasaklanıyor. Bu baskı ve yasaklar sürecinin 90’larda da devam etmesiyle beraber Evvel Temmuz geleneği unutulmaya yüz tutuyor. İşte Samandağ Evvel Temmuz Festivali’nin ortaya çıkış gerekçesi de buraya dayanıyor. Özelde bu geleneği yaşatmak, genelde ise Arap Alevi halkını asimile etmeyi hedefleyen anlayışla mücadele etmek amacıyla 2000 yılından beri bu festivali gerçekleştirmekteyiz. Sonuç itibariyle, Evvel Temmuz Bayramı Arap Alevileri açısından sadece bolluğu, bereketi kutlamak anlamına gelmiyor. Bu bayram aynı zamanda kültürü yaşatma, var olma, asimilasyonla mücadele etme noktasında politik bir mevzi haline de gelmiş oluyor. Bu da Evvel Temmuz Bayramı’nın Arap Alevileri açısından önemini daha da derinleştiriyor.

Benim bildiğim 20 yılı aşkın bir süredir her sene daha da büyüyen bir festival… Kutlamalar nasıl kitleselleşti, halkta karşılığı nedir bu festivalin?

Yılmaz Sürmeli:

Evet, bu yıl festivali 21. kez düzenliyoruz. Az önce söylediklerimi düşünürsek festivalin ilk düzenlendiği dönemi, sonrasında maruz kalınan yoğun siyasi ve idari baskıları tahmin etmek zor değil. Peki nasıl oldu da bu girişim, baskılara rağmen bugün ülkenin ve Ortadoğu’nun muhalif bir perspektife ve uluslararası boyuta sahip sayılı festivalleri arasına girdi diye sorarsanız şöyle cevap veririm: Festivali düzenleyen kurumların özverisi, mücadelesi ve Samandağ halkının bu mücadeleyi sahiplenişi. Festivale provokasyonlarla, asılsız haberlerle de mücadele edilmek durumunda bırakıldı. Fakat Samandağ halkının festivali sahiplenmesi, desteklemesi ile tüm bu girişimler boşa düşürülmüş oldu. Tarih boyunca zulme ve baskıya uğramış, var olma mücadelesi vermiş olan halkımızın toplumsal ve politik bağlamda önemli hassasiyetleri mevcut. Ayrıca festivalin, tanıtım ve yatırım noktasında hak ettiği değeri görmeyen Samandağ’ın tanıtımına, turizmine ve ekonomisine olan katkısı da sahiplenmeyi pekiştiriyor. Tüm bunları göz önüne aldığımızda Evvel Temmuz Festivali’nin, Samandağ halkının kültürel, toplumsal ve politik açıdan var olması ve kendini var kılması için güçlü bir buluşma zemini olduğunu söyleyebiliriz.

Evvel Temmuz Arap Aleviliği için önemli fakat Türkiye’nin farklı yerlerinden de festivale gelen insanlar oluyor. Bu köprü nasıl oluştu?

Yılmaz Sürmeli:

Evvel Temmuz Festivali, mayasını Arap Alevi halkının var olma, kültürünü ve dilini yaşatma mücadelesinden alıyor, doğrudur. Zaten bu mücadelenin yolu eşitlikçi, demokratik, özgür bir ülke ve toplum yaratma gayesinden bağımsız olamaz. İşte Evvel Temmuz Festivali tüm bunları gören bir perspektifle kapsamlı ve bütüncül bir zemin üzerine kuruluyor. Yani Evvel Temmuz Festivali’nin amacı sadece ‘finnen’lerin (Halk Ozanı) sahnesi olmak değil, aynı zamanda ‘finnen’lerin, âşıkların ve “dengbej”lerin seslerini, soluklarını bir araya getirebilmektir. Evvel Temmuz Festivali’ni farklılıkları zenginlik olarak gören, barışı, demokrasiyi ve eşitliği esas alan bir bakış açısıyla gerek biçim gerekse içerik olarak çok yönlü olacak şekilde organize ediyoruz. Konserlerimizde birçok dilde şarkılar söylüyor, söyleşilerimizde konularımızı hem yerel hem genel bağlamda emekten ekolojiye, kadın mücadelesinden Ortadoğu’ya kadar geniş bir yelpazede belirliyoruz. Düzenlediğimiz spor müsabakaları, sergiler, tiyatrolarla festivalin içeriğini daha da zenginleştirmeye çalışıyoruz. Tüm bunları bütüncül olarak düşündüğümüzde o köprünün nasıl oluştuğunu daha net bir şekilde kavrayabiliyoruz.

Korona virüsü salgını, Evvel Temmuzu da etkiledi. Geçen sene pandemiden dolayı online oldu. Bu sene hazırlıklar nasıl gidiyor, coşku arttı mı?

Yılmaz Sürmeli:

Dediğiniz gibi, geçen yıl pandemi sebebiyle festival kapsamındaki söyleşilerimizi ve kültür sanat etkinliklerimizi online olarak yapmak durumunda kaldık. Şartlar dahilinde farklı ve güzel bir tecrübe yaşamış olduk. Bu yılki çalışmalar gayet güzel gidiyor. Tertip komitesindeki arkadaşlarımızın motivasyonu da, halkımızın desteği de gayet iyi durumda. Yaşadığımız sürecin zorluğu düşünüldüğünde pandemi yasaklarının kalkmasıyla beraber halkımızın festivale daha da ilgi göstereceğini, daha coşkulu bir şekilde katılım göstereceğini düşünüyor ve umuyoruz.

Sadece eğlence değil, gündem ve ortadoğu, siyasî tartışmaların olduğu söyleşiler de mevcut. Bu sene Evvel Temmuza gelecek olanları nasıl bir program bekliyor?

Yılmaz Sürmeli:

Bu sene 12, 13 ve 14 Temmuz tarihlerinde konser ve söyleşilerle gerçekleştireceğimiz güzel bir festival bizleri bekliyor. Söyleşilerde kadın, emek ve demokrasi mücadelelerini konuşacak, birbirinden değerli aydın, siyasetçi, sendikacı ve aktivist konuklarımızı ağırlayacağız. Aynı tarihlerde akşam saatlerinde düzenlenecek konserlerimizde de yerel grupların yanı sıra İlkay Akkaya, Nihat Mugil, Cevdet Bağca gibi değerli sanatçılarımızı konuk edeceğiz. Her yıl olduğu gibi bu yıl da yanımızda olan halkımıza, festivale emek veren dostlarımıza ve festivali destekleyen sponsorlarımıza teşekkür ediyoruz. Tüm halkımızı festival kapsamında düzenlenecek olan konser ve söyleşilere davet ediyoruz.

GADİR-HUM BAYRAMI, KORONA VİRÜSÜ GÖLGESİNDE KUTLANIYOR

Arap Aleviler için en önemli bayramlardan olan Gadir-Hum, korona virüsü gölgesinde de olsa kutlanıyor.

Adana, Mersin, Hatay’da bugün kurbanlar kesildi, hrisi kazanları kaynatıldı.

Samandağ’daki Gadir-Hum kutlamasını organize edenlerden Mehmet Ali Dönmez, bayramın dil ve kültür asimilasyonuna karşı duruş özelliği de söyledi.

Dönmez, “Tarihten beri baskı altında kalmış bir halkız. Gadri-Hum dini yanı sıra kültürü yaşatma tarafı da var” dedi.

Adını Mekke-Medine arasındaki Gadir-Humm bölgesinden alan Hz. Muhammed’in Veda Hutbesi’nde yaptığı bir konuşmaya dayanarak, Hz Ali’yi halefi ilan etmesinin kutlandığı gün Gadir-Hum Bayramı olarak kutlanıyor.

Kurban Bayramı’nı takip eden 8’inci gün kazanlar yakılır, buğday ve etin dövülmesiyle olan hrisi adı verilen yemek yapılır ve herkese dağıtılır.

Sabah erken saatlerde namazlar kılınır, akrabalar bir araya gelir. Bahhur (tütsü) yakılır, dualar edilir.

ORTA DOĞU’NUN BİRÇOK YERİNDE KUTLANIYOR

Lübnan, Suriye başta olmak üzere Orta Doğu’nun birçok yerinde kutlanan Gadir-Hum, Türkiye’de Arap Alevilerin yoğun yaşadığı Adana, Mersin, Hatay illerinde kutlanıyor.

Hatay’da halk, evinin bahçesinde, köylerde hrisi yapıp dağıttı.

Normal zamanlarda kalabalık gruplarla hrisi kazanları kaynatılırken, bu yıl korona virüsü Gadir-Hum da etkiledi. Yine de temsili olarak Hatay’ın Samandağ ilçesinde Hz. Hızır ve Hz. Musa’nın mekanında hrisi kaynatılıp, halka dağıtıldı.

Gadir-Hum Bayramı, dini boyutun yanı sıra tarihleri boyunca asimilasyona maruz kalan Arap Aleviler için asimilasyona karşı direniş anlamına da geliyor.

‘4 SEMAVİ DİNİ DE KUTLAYAN NADİR MEZHEBİZ’

Samandağ’daki Gadir-Hum kutlamasını organize edenlerden Mehmet Ali Dönmez, Gadir-Hum’un velayet bayramı olduğunu belirterek:

“Hz. Muhammed Veda Hutbesi’nde ‘Ben kimin mevlası ise Ali de onun mevlasıdır’ diyerek velayeti Ali’ye devretmiştir. Bu ehlibeyt için çok önemlidir. Biz Arap Alevilerin 100 aşkın bayramı var ama en büyüklerinden biri Gadir-Hum’dur” dedi.

“Leyli Cuma, Mubahale, Milad Meryem birkaç bayramımızdan. Hz. Davut için dahi bayram var. 4 semavi dinin kutlaması yapan nadir mezhebiz” diyen Dönmez, “Mubahale, Müslümanlarla Hıristiyanların barıştığı gündür. Bizim için o gün bayram olmuş ya da Milad Meryem. Meryem’in doğuşu bizim için de kutsaldır. Arap Alevilerde peygamberler yaratıcıya ulaştıran silsiledir. Dolayısıyla hepsi kutsaldır” şeklinde konuştu.

‘ASİMİLASYONA KARŞI KÜLTÜRÜ YAŞATMA’

Gadir-Hum’un dil ve kültür asimilasyonuna karşı duruş özelliği de olduğunu belirten Dönmez:

“Tarihten beri baskı altında kalmış bir halkız. Kapalı bir toplum olmamızın nedeni de bu zaten. Kutsal günlerde kıldığımız namazımız var. Cemaatin dışından kimse katılamaz namaza. Mesela bizde adak yapılır. Erkek çocuk adadığında, erkek çocuğun olursa 7 yaşına kadar saçı kesilmez. 7 yaşına geldiğinde kurban kesilerek saçı da kesilir. Bunların hepsi bir kültürü yaşatma. Gadri-Hum dini yanı sıra kültürü yaşatma tarafı da var” dedi.

‘HAYATIN OLAĞAN AKIŞINDA HRİSİ NE KADAR ÖNEMLİYMİŞ, ANLADIK’

Normal süreçlerde en az 3-4 önemli bayramda toplanılıp hrisi yapıldığını, bu yıl korona virüsünden dolayı uzun zamandır hrisi kazanının kaynamadığının dile getiren Dönmez, şunları söyledi:

“Korona virüs etkisi her yerde ayrı hissediliyor. Büyük yerlerde sokağa çıkamama en belirgini, bizde hrisi yiyememe. Hayatın olağan akışında hrisi ne kadar önemliymiş bunu anladık.”

İLGİLİ HABER

Duvar – Burcu Özkaya Günaydın

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top