GÜNDEM

TÜRKİYE İLE TALİBAN DİN VE MEZHEP NOKTASINDA BİRLEŞSE DE ZİHNİYETTE AYRIŞIYOR

TALİBAN: “TÜRKİYE’NİN AFGANİSTAN’A BİRLİKLERİNİ SOKMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ.”

Türkiye ile Taliban inanç meselesinde birleşiyor mu yoksa ayrışıyor mu?

Taliban Sözcüsü ZabihullahMücahit, Türkiye’nin Afganistan’a birliklerini sokmasına izin vermeyeceklerini söyledi..

Taliban:

“Türkiye’nin Afganistan’a birliklerini sokmasına izin vermeyeceğiz.

Biz Türkiye’nin tutumuna halihazırda itiraz ettik ve ABD çekildikten sonra diğer yabancı güçlerin bu ülkede hiçbir gerekçeyle kalmalarına izin vermeyeceğiz.” 

 Türkiye’nin Kabil Havaalanı’yla ilgili kararına karşı olduklarını belirten Mücahit:

“Eğer Ankara müzakerelerde ilerleme sağlanmasına katkı sunarsa ve Afganistan’daki durumu iyileştirebilirse, bundan memnuniyet duyarız ancak Türkiye’nin Afganistan’da kalmasına izin vermeyiz.”

Bu arada Mücahit, Taliban’ın Afgan halk temsilcileri konseyinden bir hükümet kurma niyetinde olduğunu kaydetti..

Mücahit:

 “Halkın sorunlarını çözmek için siyasi bir yapı kuruyoruz.. İslami hükümet ve kurmak istediğimiz hükümet, halkın temsilcilerinin yer aldığı bir konseyden oluşacak.” 

SÖZCÜ “TÜRKİYE BİZİM KARDEŞİMİZ” DEMİŞTİ

Erdoğan’ın, “Türkiye’nin Taliban’ın inancıyla alakalı ters bir yanı yok. Daha iyi anlaşabileceğimize ihtimal veriyorum” sözlerinin ardından,

Sözcü Mücahit:

“Türkiye bizim kardeşimiz, inanca dayalı pek çok ortak noktamız var..

Türkiye ile de iyi ilişkiler içinde olmayı arzu ediyoruz..”

Fotoğraf: AFP// cafemedyam

İlahiyatçı Büyükkara, Türkiye’nin ana akım dindarlığıyla Taliban’ın zihniyet noktasında ayrıştığını belirtiyor

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve NATO’nun Afganistan’dan çekilmesinin ardından Uluslararası Kabil Havalimanı’nın güvenliğinin Türkiye tarafından sağlanacağının açıklanması, ülkenin eski patronuda olan ve bugünlerde yeniden sahneye çıkan Taliban ile Türkiye arasında tansiyonun yükselmesine neden oldu.. 

Taliban, Türkiye’nin bu faaliyetini “işgal” kabul edeceğini açıklayarak Türkiye ile savaşmaktan çekinmeyeceğini duyurdu..

AKP Sözcüsü Ömer Çelik’e göre bir “iletişim kazası” olan bu açıklamanın ardından  “Nasıl ki ABD ile bazı görüşmeleri Taliban yaptıysa Türkiye ile çok daha rahat yapması lazım. Çünkü Türkiye’nin, onun inancıyla alakalı ters bir yanı yok” dedi. 

Bu sözler, sosyalmedyada büyük bir tartışmanın kapısını araladı.

İlahiyat Profesörü Mehmet Ali Büyükkara, Türkiye ile Taliban’ın inanç konusunda nerede birleşip nerede ayrıldığını değerlendirdi. 

“Zihniyette ayrışıyor”

Türkiye’nin Taliban hareketiyle hem Müslümanlık noktasında hem de Hanefilik mezhebi bakımdan ana akım dindarlık noktasında örtüştüğünü belirten Büyükkara:

“Fakat ayrışılan nokta ‘zihniyet’ meselesinde. Taliban, taklitçi, skolastik bir zihniyete mensup ve Hanefiliği de oşekilde yorumluyor.. Eski fetvalardan kalan birtakım hükümleri doğrudan, yeni bir yoruma tabi tutmadan bugüne taşıyor.. Bu bakımdan Türkiye’deki anaakım dindarlıkla uyuşmuyor.”

Mehmet Ali Büyükkara.jpeg
Mehmet Ali Büyükkara / Fotoğraf: Independent Türkçe// cafemedyam

“Mahalli örflerin de karıştığı bir din fotoğrafı”

Taliban özelinde bugüne kadar mahalli örf ve adetlerin karıştığı bir din fotoğrafının göründüğünü dile getiren Büyükkara, “Mesela burka kıyafeti… Bu kıyafet Afganistan’dan asırlardan bu yana kullanılır. Başka ülkelerdeki yerel kıyafetlerin bir benzeridir aslında. Bu mahalli örf, dinin bir hükmü gibi lanse ediliyor” ifadelerini kullandı.

Hem basın-yayın organlarında hem de sosyal medyada sürekli Taliban’ın, 1995-2000 yılları arasındaki uygulamalarının gündeme getirildiğine değinen Prof. Büyükkara, “Taliban o zamandan bugüne kendisini zihniyet olarak değiştirmese bile artık bir sorumluluk taşıyor. Sorumsuzca yanlış fotoğraflar vermek istemiyor. Eskiden yaptıklarının bazılarının yanlış olduğunu da beyan ediyor” şeklinde konuştu.

“Bundan sonra daha dikkatli davranacak”

Taliban’ın son askeri hareketliliğinin şehir merkezlerine ulaşmadığına da dikkati çeken Büyükkara, şunları kaydetti:

“Yavaş yavaş şehirlere girmeye hazırlanıyorlar. Şehirlere girince nasıl bir manzara çıkacağına bakmak lazım. Eski dönemde çok rijit uygulamaları vardı. Çocukların uçurtma uçurması, bisiklete binmesi yasaktı. Kuş beslemek suçtu. Had cezaları stadyumlarda, herkesin önünde uygulanırdı. Bundan sonra daha dikkatli davranacaklarına yönelik işaretler var. Mesela kadınların çalışmasının yasaklanması gibi uygulamaları belki daha küçük bir çerçevede görebiliriz.”

Molla Ömer.jpeg
Taliban’ın kurucusu Molla Ömer / Fotoğraf: AFP// cafemedyam

Kısaca Taliban

1994yılında medrese öğrencileri tarafından kurulan örgüt, Arapça “öğrenciler” anlamına gelen “Taliban” ismini benimsedi. Kurucusu, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) Afganistan’ı işgaline karşı savaşan Molla Ömer’di.. 

SSCB işgalinin ardından ülkenin istikrarsızlığa sürüklenmesi ve birbirinden farklı birçok unsurun kendi bölgelerinde otoritelerini dayatması Taliban’a dahaçok alan açtı..

1994’te silahlı faaliyete başlayan Taliban, 1995’e gelindiğinde Afganistan’daki 12kentin kontrolünü ele geçirmişti.. 1996’da ise başkent Kabil, Taliban’ın denetimine girdi..

Başkentin ele geçirilmesiyle birlikte ülkede yeni bir hükümet kurulduğunu açıklayan Taliban, ülkenin adınında Afganistan İslam Emirliği olarak değiştirildiğini bildirdi ve kurucu Molla Ömer adına hutbe okutuldu.. 

El-Kaide’nin 11Eylül saldırılarının ardından ABD Taliban’dan El-Kaide’nin Afganistan’da bulunan lideri Usame bin Ladin’in teslim edilmesini istedi.. Taliban, El-Kaide liderini teslim etmeyi reddedince 2001’de ABD saldırılarının hedefi oldu.. Kısa sürede kontrolü kaybeden Taliban o sürecin ardından gerillasavaşı vermeye başladı..


İLGİLİ HABER

© The Independentturkish // Cihat Arpacık 

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top