BİLİM & TEKNOLOJİ

MERAK UYANDIRAN BİR SABİT OLAN Pİ SAYISI

Pi SAYISININ YAKLAŞIK DEĞERİNİN 22/7 KESRİNE EŞİT OLMASI NEDENİYLE 7’NCİ AYIN 22’NCİ GÜNÜ (yani 22 Temmuz) ALTERNATİF BİR bir Pi günü OLARAK KABUL EDİLMEKTEDİR .

Bugün (Alternatif) Dünya Pi günü

Pi sayısı, matematikte geniş bir yertutan ve yazılı tarihin en eski dönemlerinden bu yana merak uyandıran bir sabittir..

Pi sayısının temel bir sabit olarak kabul edilmesi, çember ile olan ilişkisinden kaynaklanır..

Pi: “bir çemberin çevresinin, çapına bölünmesi” ile bulunur.

Pi sayısının oldukça eskilere giden bir tarihi var; mesela π sembolü yakın tarihe kadar bugün çok iyi bildiğimiz sayıyı temsil etmiyordu.

1765 yılında JohannLambert adlı bir Alman matematikçi π’nin irrasyonel bir sayı olduğunu kanıtlamıştır. Yani, Pi sayısı tam bir kesir (iki tam sayının oranı) olarak ifade edilemez.. Bu sayı ne kadar uzatılırsa uzatılsın, hiçbir ondalık ifadeye eşit olmuyor..

Pi sayısına rastladığımız en eski tarihi belgelerden birisi M.Ö. 1650 yıllarında yazılmış olan Rhind Papirüsüdür..Bu belgede çevrenin çapa oranı256/81 yani yaklaşık 3,1605 olarak tanımlanır.. Babiller bu oranı3 olarak kabul etmişlerdir. Arşimet bu oranın 3 tam 10/71 ile 3 tam 1/7 sayısı arasında olduğunu bulmuştur..

Viete 1579yılında Archimedes’in tekniğini kullanarak Pi sayısını on haneye kadar doğru hesaplamayı başarmıştır.

Doç. Dr. Yalçın Yalaki// cafemedyam

Çukurova Üniversitesi, Kimya Bölümünden mezun olduktan sonra Amerika Birleşik Devletleri’nde Florida Eyalet Üniversitesinde feneğitimi alanında yüksek lisans ve doktora yapan, doktorasını tamamladıktan sonra Hacettepe Üniversitesinde çalışmaya başlayan hem lisans hem de lisansüstü seviyede feneğitimi derslerinin yanı sıra bilim tarihi ve felsefesi dersleri de veren Doç. Dr. Yalçın Yalaki ile Pi sayısını konuştuk.. 

Hacettepe Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Temel Eğitim Bölümünde öğretim üyesi olan Doç. Dr. Yalçın Yalaki, bilimin doğasının öğretimi ve araştırma-sorgulamaya dayalı feneğitimi üzerinde çalışmalar yürütüyor..

“Pi Sayısının en eski izine Babil ve Mısır medeniyetlerinde rastlanmıştır

Pi sayısını kim buldu sorusuna cevap vermek için önce çok kısa bilim tarihinden bahsetmek yerinde olur..

İnsanlar avcı ve yiyecek toplayıcı olarak yaşadıkları çokeski çağlardan beri içinde yaşadıkları dünyayı anlamaya çalışmışlardır.. İnsanların yerleşikhayata geçişinin dünyayı anlama çabalarında önemli bir dönüm noktası olduğunu söyleyebiliriz..

Yerleşikhayata geçiş tarımın başlaması ve düzenli yiyecek üretimi ile mümkün olmuştur.. Böylece dahabüyük nüfusların desteklendiği yerleşim yerleri ortaya çıkmış ve buralarda yaşayan herkesin yiyecek bulma zorunluluğu kalmadığı için insanlar başka uğraşlar ve zanaatlar edinmiştir..

Bugibi yerleşim yerleri bilim ve teknolojinin hızla geliştiği merkezler olmuşlardır..

İlk önceleri insanlar günlük yaşamda karşılaştıkları problemleri çözmek ve yaşamı kolaylaştırmak için teknikbilgi ve matematiği geliştirdiler.. Mesela binalar, suyolları inşa etmek için aletler geliştirdiler, sayıları ve geometriyi kullandılar..

Yerleşikhayata geçiş sonrasında yazının icadı ve ilk medeniyetlerin kurulmasıyla bilim, teknoloji ve matematikteki gelişim dahada hızlanmıştır..

Pi sayısı işte böyle bir ortamda keşfedilmiştir. Pi sayısını tarihte ilk kimin kullandığı bilinmemekle beraber en eski izine Babil ve Mısır medeniyetlerinden kalan yaklaşık 4000yıllık belgelerde rastlanmıştır.”

“Pi sayısının tuhaf bir özelliği irrasyonel bir sayı olmasıdır

Tarih boyunca matematikçilerin Pi sayısının en doğru değerini hesaplamaya çalışmış olduklarını söyleyen Doç. Dr. Yalçın Yalaki, Babil ve Mısır medeniyetlerinde yaklaşık değeri kullanılan Pi sayısının giderek dahadoğru değerlerinin Çin, Hindistan, Yunan ve Pers medeniyetlerinde hesaplandığını ifade ediyor..

Doç. Dr. Yalçın Yalaki:

Pi sayısı basitçe bir dairenin çevresinin dairenin çapına oranıdır.. Yani bir parça ipi alıp daire haline getirir ve bu dairenin çapını ölçerseniz, ipin uzunluğunun (yani dairenin çevresinin) ölçtüğünüz çapın 3katından biraz fazla olduğunu görürsünüz.. Bu oran dairenin boyutundan etkilenmez, yani hangi boyutta daireyi alırsanız alın her zaman çevresinin uzunluğunun çapının 3 katından biraz fazla olduğunu bulursunuz. Hepimizin bildiği gibi Pi sayısı olarak adlandırılan bu oran yaklaşık 3,14’tür..

Pi sayısının tuhaf bir özelliği irrasyonel bir sayı olmasıdır..

Yani 3,14aslında yaklaşık bir değerdir ve virgülden sonraki kısmı belli bir düzeni olmayan ve tekrar etmeyen sayılarla sonsuza kadar devam etmektedir..

Pi sayısının hesaplanması ileilgili çalışmalar 16. yüzyıl sonrasında devam etmiştir.. Bu çalışmalar sırasında Pi sayısını temsil eden Yunan alfabesindeki “π” harfi ilkkez 1700’lü yıllarda kullanılmış ve tüm dünyada kabul edilmiştir..

Günümüzde bilgisayarlar yardımıyla Pi sayısının milyarlarca basamaktan oluşan değeri hesaplanmıştır.. Tabii bu kadar çok basamağın hesaplanmasının bilgisayarların gücünü test etmek dışında pratikte bir faydası yoktur..

Hassas ölçüm gerektiren uygulamalar dışında 3,14 değeri çoğumuz için yeterlidir.”

Pi sayısı tarihi ve felsefi önemi olan bir değer

Pi sayısının neden önemli olduğunu anlatan Doç. Dr. Yalçın Yalaki:

Pi sayısı daire ile ilişkili silindir, küre, koni gibi tümşekillerin alan ve hacimlerinin hesaplanmasında kullanılır..

Ayrıca birçok matematiksel, bilimsel ve mühendislik formüllerinde yer alır.. Pi sayısı farklı alanlardaki sayısız problemin çözülmesinde binlerce yıldır kullandığımız dünyada en iyi bilinen matematik sabitidir..

Her yılın 3’üncü ayının 14’üncü günü (14 Mart) Pi günü olarak kutlanmaktadır..

Bu tarih Pi sayısının en çok kullanılan değerinin 3,14 olmasından yola çıkılarak belirlenmiştir.. 2009yılında Amerika Birleşik Devletleri Meclisi 14 Mart tarihini “Ulusal Pi Günü” olarak kabul etmiştir..

UNESCO’nun 2019yılındaki genel kurulunda Pi günü “Dünya Matematik Günü” olarak kabul edilmiştir. Bu tarih dünyada birçok kurum tarafından çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır..

Pi sayısının yaklaşık değerinin 22/7 kesrine eşit olması nedeniyle 7’nci ayın 22’nci günü (yani 22 Temmuz) alternatif bir Pi günü olarak kabul edilmektedir.

İnsanların doğayı anlama çabasında karşılaştıkları bir dairenin çevresinin çapına oranı gibi basit bir oranın neden sonsuztane rakam içeren tuhaf bir sayıya eşit olduğu tarih boyunca merak uyandırmıştır..

Doğada Pi sayısı gibi başka irrasyonel sabitler ve ilginç matematiksel oranlar vardır.. Bu sayıların irrasyonel olması çeşitli felsefi tartışmalarada konu olmuştur.. Umarım yaptığımız bu röportaj Pi sayısının sadece okulda matematik derslerinde ezberlediğimiz sıradan bir sayı olmadığını, tarihi ve felsefi önemi olan bir değer olduğunu fark etmeye yardımcı olur.”

Pi sayısı, Perseverance görevini nasıl başarıya ulaştırdı?

Uzay ajansının Pi Günü vesilesiyle yayımladığı açıklamada: “NASA, Pi’yi her gün kullanıyor!”

İlk kez M.Ö. 1900’lerde hesaplanan Pi sayısı, tıptan uzay araştırmalarına kadar birçok sektörde kullanılıyor

NASA, 14 Mart Pi Günü’nü kutlamak için internet sitesinde yayımladığı bir açıklamada Pi sayısının yeni Mars görevindeki katkısını anlattı..

Bir matematik sabiti olan Pi sayısı; bir dairenin çevresinin, çapına oranını ifade ediyor ve Yunanca’da çevre anlamına gelen “περίμετρον” kelimesinin ilk harfi “π” ile gösteriliyor.

Boyutu ne olursa olsun, bir dairenin çevresi, aynı dairenin çapına bölündüğünde yaklaşık olarak 3,14 değeri elde ediliyor. Bu nedenle Pi sayısı 3,14 olarak gösteriliyor.

Yaklaşık olarak denmesinin sebebiyse Pi sayısının aslında çok basamaklı olması. Son olarak 2019’da Google çalışanı Emma Haruka Iwao, sayının 31,4 trilyon basamaklı halini hesaplamıştı. Iwao şu anda rekoru elinde bulunduruyor.

Üçüncü ayın 14’üncü günü olan 14 Mart da Pi sayısıyla benzer yazımı nedeniyle her yıl Pi Günü olarak kutlanıyor.

NASA da her yıl Pi sayısını kutlamak için öğretici etkinlikler düzenliyor. Ancak uzay ajansında görevli araştırmacılar, bu matematik sabitini sadece yılın tek bir günü değil, her günü hatırladıklarını vurguluyor.

Uzay ajansının Pi Günü vesilesiyle yayımladığı yeni açıklamada, “NASA, Pi’yi her gün kullanıyor!” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada 18 Şubat’ta Kızıl Gezegen’e ulaşan Perseverance uzay aracının inişte kullandığı paraşütün boyutlarının hesaplanmasında Pi sayısından yararlanıldığı belirtildi:

Pi sayısı, uzay araçlarının Mars’a yavaşça inebilmesini sağlayacak direnci yaratmak için paraşütün ne kadar büyük olması gerektiğini belirlememizi sağlıyor.. Ayrıca araştırmacıların, kendi Dünya’mızı ve diğer yıldız sistemlerindeki gezegenleri haritalamasında ve keşfetmesinde rol oynuyor..”

pia23916.jpg
2017 tarihli fotoğraf, Perseverance’ın kullandığı paraşütün tasarım sürecinde çekildi (NASA)// cafemedyam


Uzay ajansı bu açıklamayı, 4yıl önce çekilen etkileyici bir fotoğrafla süsledi.. Fotoğrafta, Silikon Vadisi’nde bulunan Ames AraştırmaMerkezi’ndeki rüzgar tünelinde gerçekleştirilen bir paraşüt testi görüldü..

Haziran2017’de yapılan o denemede, Perseverance’ın Mars’a inmesini sağlayan süpersonik paraşüt tasarımının test edildiği aktarıldı..

21,5 metre genişliğindeki bu süpersonik paraşüt, uzay aracının Mars atmosferine girişinden yaklaşık 4dakika sonra açılmıştı..

NASA, Mars aracının gezegene indiği sırada kaydettiği etkileyici görüntüleri de Youtube kanalından paylaşmıştı
 

İLGİLİ HABER


Independent Türkçe, NASA, Space, Webtekno, NTV

Derleyen: Çağla Üren

© The Independentturkish//Esra Çiftçi 

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top