SIYASET

UZAY PROGRAMINDA YOL HARİTASI: KAPISINA ZİNCİRLE KİLİT VURULDU

‘HEDEF 2023’TE AYA SERT İNİŞ’

MUSTAFA VARANK: “ADIM ADIM AYA YAKLAŞIYORUZ”

Adım adım Ay misyonuna yaklaştıklarını kaydeden Bakan Varank, insansız uzay aracının tasarımına başladıklarını açıkladı..

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanlığının iştiraki olan DeltaV Uzay Teknolojileri AŞ’nin geliştirdiği SORS’un fırlatma testleri için Sinop Test Merkezi’ni ziyaret etti..

HEDEF 2023’TE AYA SERT İNİŞ’

Varank, Milli Uzay Programı’nın hedeflerinden birinin 2023’te Ay’a sert iniş gerçekleştirmek olduğunu anımsatarak, “Şu an da uzay aracımızın tasarımına başladık” dedi.

Sinop’ta DeltaV tarafından yapılan testler konusunda bilgi veren Varank, şunları kaydetti:

“Buradaki nihai hedef hibrit motorlu roketlerle beraber 100 km dediğimiz uzay sınırını aşabilmek. Yabancı bir firma (Virgin Galactic) hibrit motorlar kullanarak yakın zamanda uzayda seyahat gerçekleştirdi. İşte bu motoru biz test edebilirsek uzayda buna bir tarihçe kazandırabilirsek bu hibrit motorlarla uzay alanında önemli bir açılım yakalamış olacağız. Bu alanda Türkiye bir adım öne çıkmış olacak. Ay Görevi için yürütülen çalışmalar başarıyla ilerliyor. Adım adım aya yaklaşıyoruz. Ay misyonundaki hedeflerimize yaklaşıyoruz.” 

Varank, Milli Uzay Programındaki diğer bir hedef olan Türk uzay insanını uzaya göndermek konusunda da süreci hızlandıracaklarını belirterek, bu göreve verilen ilginin farkında olduklarını aktardı.

Bakan Varank daha sonra fırlatma kontrol binasına geçti. Son güvenlik kontrollerinin ardından 10’dan geriye sayıldı ve SORS’un fırlatma testi yapıldı. Bakan Varank’ın komutuyla sonda roketi fırlatıldı. 

AKP’Lİ BELEDİYE, UZAY MERKEZİNİN KAPISINA KİLİT VURDU

Erdoğan’ın “Milli Uzay Programı’nı” açıklamasından sonra, Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde, AKP’li belediyenin 13Şubat’ta açtığı El Battani Uzay ve Havacılık Bilim Merkezi’nin kapısına zincirlekilit vurulduğu, binaya Türk Kızılayı Teknoloji ve BilimMerkezi tabelasının asıldığı ortaya çıktı..

AKP'li belediye, uzay merkezinin kapısına kilit vurdu

Erdoğan, 9Şubat 2021’de, “2023 sonunda yakın dünya yörüngesinde ateşleyeceğimiz kendi milli ve özgün hibrit roketimizle Ay’a ulaşarak, sert iniş gerçekleştireceğiz” demişti..

Erdoğan’ın “Milli Uzay Programı’nı” bu sözlerle açıklamasından 4 gün sonra, Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde AKP’li belediye başkanı MetinBaydilli, El Battani Uzay ve Havacılık Bilim Merkezi’ni açmıştı..

Belediye başkanı Baydilli:

“Bu topraklarda özellikle çok önemli bilim adamları yetişti. Bugünden sonra da inşallah Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde başlatılan bilim ve uzay hamleleri ile ülkemiz bu konuda lig atlayacaktır, önemli yerlere gelecektir. Biz de sayın Cumhurbaşkanımızın bu hamlesine destek vermek için bilim merkezimizde gençlerimizi bilimle, uzayla, astronomiyle tanıştıracağız ve gelecekte bu alanlara yönelmelerinde yol gösterici, yardımcı olacağız.”

“KAPISINA ZİNCİRLE KİLİT VURULDU

Aradan geçen 5ay sonra, El Battani Uzay ve Havacılık Bilim Merkezi’nin kapısına zincirle kilit vurulduğu ortaya çıktı.. Merkez binasına “Türk Kızılay Teknoloji ve Bilim Merkezi” tabelasının asıldığı görüldü..

NE OLMUŞTU?

Erdoğan, Türkiye’nin uzay programını açıkladı

“İlk hedef 2023’te Ay’a gitmek”

Erdoğan, Milli Uzay Programı Tanıtım Toplantısı adı verilen bir etkinlikte konuştu.

Erdoğan, Türkiye’nin uzay programı kapsamında ilk hedefinin 2023 yılında Ay’a gitmek olduğunu söyledi.

Erdoğan:

“Yüzyıllar boyunca yeryüzünde adaletin, ahlakın ve barışın öncülüğünü yapan medeniyetimizin gökyüzündeki yolculuğuna kapı aralıyoruz.” 

Serdar Hüseyin Yıldırım
Türkiye Uzay Ajansı (TUA) Başkanı Serdar Hüseyin Yıldırım / cafemedyam

“BAZI KONULAR YANLIŞ ANLAŞILDI”

“Türk astronotu uzaya biz götürmeyeceğiz, öyle bir kabiliyetimiz yok!”

Türkiye Uzay Ajansı (TUA) Başkanı Serdar Hüseyin Yıldırım:

“Astronot nasıl olacak derseniz, onda zaten Uluslararası Uzay İstasyonu’nda gidip geliniyor. O programa dahil olarak bir Türk insanını, Uluslararası Uzay İstasyonu’na göndermeyi planlıyoruz. Yani biz götürmeyeceğiz. Öyle bir kabiliyetimiz yok..

Biz ilk 10 sene yani 2030 sonuna kadar bir program açıkladık. Birkaç sene içerisinde sonraki programın da çalışmaları başlayacak. Belki orada insanlı uçuşlar gündeme gelebilir. Çünkü insanlı uçuş çok riskli. Çok ciddi risk barındırıyor. Türkiye henüz buna hazır değil.”

Türkiye Uzay Ajansı (TUA) Başkanı Serdar Hüseyin Yıldırım, açıklanan program ile yaptığı açıklamada, bazı konuların yanlış anlaşıldığını belirtti.

Hedefin 2028 yılında Ay’a yerli ve milli imkanlarla yumuşak iniş yapabilmek olduğunu söyleyen Yıldırım:

 “2028 yılı sonuna kadar biz kendi imkanlarımızla yani Türkiye’deki teknolojimiz, yerli milli imkanlarımızla olabilecek en üst seviyede bunları kullanarak Ay’a bir yumuşak iniş yapmak. Tabii ki insansız bunlar, insan yok bu devrede. Ay’a yumuşak iniş yaparak bir gezen aracı, Rover’ı Ay yüzeyine indirip orada bilimsel çalışmalar yapmak. Nihai maksadımız bu. 2028 sonuna kadar. Bu hedefi açıklarken bu gibi uzun bir zincirden oluşuyor..

Bu zincirin birçok halkasının bulunduğunu belirtmeliyim..

Birçok halkası var bu zincirin.

  • 1. halka, uzay aracımızın dünyadan dünya yörüngesine çıkartılması.
  • 2. halka, roket motorumuzun ateşlenmesi.
  • 3. halka, bu ateşlemeden sonra alınan ivmeyle Ay’a doğru bir yörünge takip ederek ulaşılması. 390 bin kilometre yol katedilecek ve 3 gün sürecek.
  • 4. aşama Ay’ın yörüngesine girilmesi.
  • 5. aşama Ay’a yumuşak iniş yapılması.
  • 6.’sı Rover’ın indirilmesi.
  • 7.’si Rover’ın topladığı bilgilerin ülkemize aktarılarak değerlendirilmesi.”

Bu programın hiç denenmeden ilk defa 2028 yılında yapıldığı zaman büyük risk oluşturacağını ifade etmeliyim..

Gerçekleşmeme ihtimali çok artacaktı. Herhangi bir yerde takılma olduğu zaman program başarısız görülecekti. Bu yüzden biz 2023’de bir ara misyon koyarak bu zincir halklarının bazılarını denemek istiyoruz.” 

“Öyle bir kabiliyeti 2023’e kadar kazanamıyoruz”

Başkan Yıldırım, 2023’teki Ay’a çıkma programında uzaya yakın yörüngeye yerli imkanlarla çıkılmayacağını söyleyerek şunları kaydetti:

“Çünkü öyle bir kabiliyeti 2023’e kadar kazanamıyoruz. Bunu yakın yörüngeye çıkaracak kabiliyete Türkiye sahip değil. Belki 2023’de de olmayacak belki 2025’te de olmayacak. Daha sonrasında bunu hedefliyoruz. Dolayısıyla bu safhayı bu zincirin bu ilk halkasını uluslararası iş birliği ile yapacağız. Bu kabiliyete sahip olan bir ülkeyle iş birliği yaparak bizi, aracımızı yakın yörüngeye çıkarmalarını sağlayacağız. Aynı bir uydunun yörüngeye gönderilmesi gibi anlayabiliriz..

Kendi roket motorumuzu ki şu anda kendi motorumuz büyük ölçüde hazır. Ben de katıldım testlerine, fırlatmaları yapıldı. Statik ateşlemeleri yapıldı. Çok yakın zamanda da uzaya hazır hale gelebilecek durumda. Bu motorumuzu uzayda ateşleyerek Ay’a doğru yol alacağız. 3 günlük bir sefer yapılacak. Bu sefer esnasında uzay aracımız yerden kontrol edilecek. Ay’a varıldığında, Ay’ın yörüngesine girilmeden bir sert inişe yönlenecek. Bunu şöyle izah edebiliriz. Bu iniş takımları açılmayan bir uçağın yer inmesi gibi düşünülebilir..

Araç hasar görecektir, kırılacaktır. Bilerek yapılmış bir sert iniş. Biz de ilk seferde bunu yaparak o safhaya kadar olan süreci kontrol etmiş olacağız. Tecrübe kazanmış olacağız. Böylece 2028’deki misyona hazırlık yapmış olacağız. Bu konunun yanlış anlaşılmaması lazım. ‘Ne var canım Ay’a neden çarpıyorsunuz’ gibi sözler söyleniyor. Doğru eleştiriler değil bunlar. Buradaki maksadımız bizim 2028’deki misyonumuz için prova yapmak. Ama bunun sembolik de bir önemi var. Ayrıca Türk bayrağını da Ay’a ulaştırmış olacağız. Ay’a kadar gidebildiğimizi göstereceğiz. Bu çok önemli bir şey.”

“İlk 10 senelik programda insanlı uçuş hedefi yok”

TUA Başkanı Yıldırım, ilk 10 senelik programda insanlı uçuş hedefinin olmadığının altını çizerek şöyle devam etti:

“Biz ilk 10 sene yani 2030 sonuna kadar bir program açıkladık. Birkaç sene içerisinde sonraki programın da çalışmaları başlayacak. Belki orada insanlı uçuşlar gündeme gelebilir. Çünkü insanlı uçuş çok riskli. Çok ciddi risk barındırıyor. Türkiye henüz buna hazır değil. Dolayısıyla böyle bir şey söylersek bu ayakları yere basan bir şey olmaz. Şimdilik ilk programda yok. Sonrasında o düşünülecek konulardır. Öncelikle bu kabiliyetleri kazanmamız lazım.”

“Zaten Uluslararası Uzay İstasyonu’nun ortakları arasında Türkiye de yok”

Türkiye Uzay Ajansı (TUA) Başkanı Serdar Hüseyin Yıldırım:

“Dolayısıyla bu ilk 10 senede yok ama astronot programımız var. Astronot nasıl olacak derseniz. Onda biz zaten Uluslararası Uzay İstasyonu’nda gidip geliniyor. O programa dahil olarak bir Türk insanını, Uluslararası Uzay İstasyonu’na göndermeyi planlıyoruz. Yani biz götürmeyeceğiz. Öyle bir kabiliyetimiz yok. Zaten Uluslararası Uzay İstasyonu’nun ortakları arasında Türkiye de yok..

Dolayısıyla biz bir ülkenin kotasından istifade ederek hangi ülkeyle anlaşıyorsak, astronotumuzu oraya göndereceğiz. Buradaki maksadımız bilimsel deneyler yapabilmek. Çünkü yer çekimsiz ortamda deneyler yapmak yeryüzünde mümkün olmuyor. Bu çok kıymetli bir fırsat bizim için. Şu anda 560’ın üzerinde insan uzaya çıktı fakat içlerinde bir Türk vatandaşı yok. Bizim de bir vatandaşımızın bu çalışmaları yapmak üzere uzaya gitmesini arzu ediyoruz. Bizim Ay’a ya da başka bir yere insan göndermek gibi bir hedefimiz yok. Ay’a gidecek olan misyon tamamen insansız misyondur.”

“Uzayda var olacağız, var olmak zorundayız”

Türkiye Uzay Ajansı (TUA) Başkanı:

“Uzayda var olacağız, var olmak zorundayız. Uzayda izi olmayanın Dünya’da sözü olmayacak..

Biz uzayda olmak mecburiyetindeyiz. Şöyle eleştiriler de alınıyor. ‘Ülkemizin başka ihtiyacı yok mu? Fakir insanlarımız var’ diyenler oluyor. Bunun bununla hiçbir ilgisi yok. Uzayda olmazsak esas biz fakirleşmeye mahkumuz..

Önümüzdeki dönemde hep aşağıya gideceksiniz. Çünkü Dünya’da olacak her şey uzaydan yönetilecek, uzaydan kontrol edilecek, müdahale edilecek. Her şey uzaydan olacak. Keşke daha evvel başlasaydık. Aslında Türkiye uzay çalışmalarına başlayalı çok oldu. 20 seneden de fazla oldu ama bir Uzay Ajansı’nın kurulmamış olması dolayısıyla bu uzay faaliyetlerinin tek elden koordine edilememesi bize biraz zaman kaybettirdi. Verimliliğimizi düşürdü, ilerleme hızımızı düşürdü. Çok şey yapıldı. Yerli uydular yapıyoruz, fırlattık daha da fırlatılacak. Roket çalışmaları yapıyoruz. Altyapı, sistemler geliştiriliyor. Tek elden kontrolü israfı önleyecek hem de hızlanmamızı sağlayacak.”

NE OLMUŞTU?

“Türk astronotu uzaya göndermek için ABD ve Rusya ile görüşüyoruz!”

Ulusal Uzay Ajansı Başkanı Yıldırım:

“Para sorun değil ama insan kaynağında sıkıntı var. Nasıl Türkler NASA’da, ESA’da çalışıyorsa biz de insan eksiğimizi öncelikli Türk olmak üzere başka ülkelerden tamamlayabiliriz”

Ulusal Uzay Ajansı Başkanı Serdar Hüseyin Yıldırım, Türkiye’nin uzay yolculuğu ile ilgili merak edilen soruları yanıtladı. 

Asıl hedefin 2028’de Ay’a yumuşak iniş yapmak olduğunu belirten Yıldırım:

“Yani uzay aracımızı Ay’da yürütüp bilimsel veri toplamak. Ama ara bir adım koyduk. 2023’te bayrağımızı yerli motor ve yerli uzay aracımızla Ay’a ulaştıracağız.”

“Oradan bir daha kalkmayacak”

Serdar Hüseyin Yıldırım:

“Aracımız 2023’te sert iniş yapacak, yani tekerlekleri açılmayan uçak nasıl hasar alıyorsa oradan bir daha kalkmayacak. Ama motorumuzun ateşlemesi, uzay aracının kontrolü, veri haberleşmesinin sağlanması tüm bunları devrim niteliğinde denemiş olacağız. 2028 yılında da aracımız uzaya insansız olarak gidecek.”

“İnsan kaynağında sıkıntı var”

“Para nasıl bulunacak?” 

Serdar Hüseyin Yıldırım:

“Herkes ‘Parayı bulacak mısınız?’ diyor. Devletimizin bütçesi yeterli olmasa bile uluslararası işbirlikleriyle para bulunabilir çünkü uzay herkesin gündeminde..

Programımız açıklandı, ‘Biz de girmek isteriz’ diyen diyene” ifadesini kullanan Yıldırım, “100 milyon dolar atın desem atacak ülke çok. Para sorun değil ama insan kaynağında sıkıntı var. Nasıl Türkler NASA’da, ESA’da çalışıyorsa biz de insan eksiğimizi öncelikli Türk olmak üzere başka ülkelerden tamamlayabiliriz.”

“Altyapı ve kapasite var mı?”

Serdar Hüseyin Yıldırım:

“Birtakım hazırlıklarımız olmasaydı 2023’te Ay’a ulaşmayı hedefleyemezdik. Bunun için uzay aracı imalatı gerekiyor. Uydu yapımında tecrübe kazanmış TÜBİTAK Uzay gibi kurumlarımız bunu yapabilecek durumda. Bu tecrübeyi de uydu yaparak kazandılar RASAT, GÖKTÜRK 2, İMECE ve TÜRKSAT 6A yerli katkıyla yapılıyor. Elbette ki bazı komponentleri almak durumunda kalabiliriz ama mühendislik bizde olacak.”

“Motor ne zaman hazır olacak?”

Serdar Hüseyin Yıldırım:

“Roket motoru konusunda Türkiye’de 3 kurum çalışma yaptı, ROKETSAN, TÜBİTAK SAGE ve DeltaV’nin geliştirdiği hibrit motorumuz. Hem katı hem sıvı yakıt kullanan bu teknolojide dünyada çok iyi noktadayız. Bu motor bir sene içinde uzaydaki göreve hazır hale gelecek. Eğer bu motor elimizde olmasaydı Ay’a gitmek hayal olmaya devam ederdi. Motorun yerli olması maliyeti çok düşürecek.”

Ay’da bulunmadık ne kaldı?”

Serdar Hüseyin Yıldırım:

“Evet belki Ay’ın çok şeyi biliniyor. Ama bizim oraya gitmemiz teknolojik gelişmemiz anlamına gelir. Bu çalışma bize teknolojik sıçrama yaptıracak, haberleşme, nano teknoloji, robotik işler gibi alanlarda dünya seviyesini yakalamamızı sağlayacak. Benim bir sloganım var, ‘Uzayda izi olmayanın dünyada sözü olmaz.’ Sanayi devrimini kaçırdık ama uzay devrimini kaçırmamalıyız.”

“Aday seçimini 4-5 ay içinde tamamlamak zorundayız”

“Türk insanı uzaya ne zaman gidecek?”

Serdar Hüseyin Yıldırım:

“İnsanlı uzay uçuşları 10 yıllık programda yok. Ama Türk astronotu uzaya göndermek için ABD ve Rusya ile görüşüyoruz. Aday seçimini 4-5 ay içinde tamamlamak zorundayız. Rus araçları çok dar o yüzden adayların 1.70 ila 1.80 boy arasında olması gerekiyor. Bu işin en kritik kısmı aracın kontrolü, haberleşmesi, yer sistemleriyle ulaşılması. Operasyon merkezinin İTÜ kampüsünde olması planlanıyor.” 

Uzaya gidecek kişi 100 metreyi 13 saniyede koşabilmeli

Milli Uzay Programı’nın son maddesinde ‘10 yıl içerisinde bir Türk vatandaşını uzaya göndermek’ ifadesi yer alıyor. Peki uzaya gönderilecek kişi gönüllüler arasından nasıl seçilecek, hangi özelliklere sahip olacak?

İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zahit Mecitoğlu:

– Mühendislik ya da temel bilimler üzerine en az lisans diploması olması bekleniyor.

– Fiziksel şartları çok iyi olmalı. Örneğin 1 kilometreyi 3.5 dakikada, 100 metreyi 13 saniyede koşmak gibi özelliklere bakılır.

– Sağlık probleminin olmaması gerekiyor. Uzayda yerçekimi olmaması, radyasyon gibi çevresel şartlar insan sağlığını zorluyor.

– Astronotlar ABD’de 2, Rusya’da 6 yıllık bir eğitim alıyor. Psikolojik çalışmalar uygulanıyor. Yerçekimsiz uzay ortamlarının simülasyonu yapılıyor. “

Bakan Varank uzaya gönderilecek vatandaşın özelliklerini açıkladı: “2 yıla yakın eğitim alması lazım”

Varank:

“Sayın Cumhurbaşkanı’mızın gönlünden geçen bir kadın astronotun Türkiye adına uzaya gitmesi.”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Milli Uzay Programı’na ilişkin değerlendirmede bulundu, gündemdeki soruları yanıtladı.

Mustafa Varank:

“Bir turistik seyahat olmayacak. Yani ülkeler bunu ‘Bir vatandaşımı uzaya gönderdim, ne kadar mutluyuz, gururluyuz.’ diyebilirler, bunun örnekleri var ama biz asla böyle bir anlayışla yaklaşmıyoruz. Bu bir bilimsel misyon olacak.”

Bu manada da alanında temayüz etmiş insanlar arasından, böyle bir görevin yükünü, stresini ve fiziki zorluklarını kaldırabilecek bir vatandaşın seçileceğini vurgulayan Varank:

“Genelde dünyada havacılık alanında tecrübesi olan insanlar seçiliyor. Seçerek uzaya göndereceğiz ve orada Uluslararası Uzay İstasyonu’nda bir bilimsel çalışma yapmasının ve oradaki altyapıyı kullanmasının önünü açmış olacağız.”

Gönüllülük esasıyla çağrı yapılacak

Varank:

“Uzaya kimin gönderileceğine ilişkin..

Sayın Cumhurbaşkanı’mızın gönlünden geçen bir kadın astronotun Türkiye adına uzaya gitmesi. En uygun vatandaşımızın orada misyonu gerçekleştirmesini sağlayacağız.”

Bu bilimsel misyona uygun yapılacak seçimlerin gönüllük esasına uygun bir çağrıyla gerçekleştirileceğini vurgulayan Varank, sonucunda en uygun vatandaşı uzaya göndereceklerini ve bilimsel misyonun gerçekleştirmesini sağlayacaklarını bildirdi.

“İsminin de Türkçe olması bizi mutlu eder”

Astronot kelimesi yerine kullanılacak Türkçe kelimenin ne olacağına ilişkin de Varank:

“Cumhurbaşkanı’mızın Türkçe hassasiyetini hepimiz biliyoruz..

Dünyada en çok bilinen özellikle ABD’nin yetiştirdiği uzay insanlarına “astronot” ve Sovyet döneminden itibaren yetiştirilen uzay insanlarına ise “kozmonot” isminin verildiğini hatırlatarım, farklı ülkelerin bu manada çalışmaları olduğunu dile getirmek isterim..

Burada gerçekten Türkçe bir isim bulmak istiyoruz..

Madem bir vatandaşımızı göndereceğiz, madem bu vatandaşımızın üzerine yatırım da yapacağız, bunlar basit hadiseler değil. Bu vatandaşımızın 2 yıla yakın eğitim alması lazım. Özellikle uzaya gitmiş bir Türk vatandaşı, gençler ve çocuklar için rol model olacak. Tüm dünyada astronotlar konuşmacı olarak davet ediliyor, deneyimleri paylaşılıyor. Dolayısıyla Türkiye’nin önüne koyacağımız bir rol modeli çok iyi şekilde yetiştireceğiz. İsminin de Türkçe olması bizi mutlu eder.”

“Espri yapacak astronot aranıyor” diyen NASA’ya Cem Yılmaz yanıt vermişti…

NASA’nın Mars’a gidecek ekipte yer alması için esprili birini aradığına yönelik haberi paylaşan Cem Yılmaz, “işim var” diye yazmıştı…

2033’te yapılması planlanan insanlı Mars seferi için NASA hazırlıklarını sürdürüyor.

Konuyla ilgili gündeme düşen son haber, NASA’nın ekip üyelerinin moralini yüksek tutacak, esprili astronotlar aradığı yönündeydi.

O “arayış” Türkiye’deki sosyal medya kullanıcılarının aklına GORA, AROG ve ARİF V 216 filmlerinde uzay temasını işleyen Cem Yılmaz’ı getirdi.   

Cem Yılmaz ise, Twitter’da NASA’nın espri yeteneği olan bir astronot aradığı yönündeki bir haberi “İşim var” cevabını vererek paylaşmıştı..

Anktartika’daki 4 yıllık çalışmalarını tamamlayan NASA’nın eğlenceli, şakacı astronot aradığı yönündeki haberlerin çıkış noktası NASA’ya danışmanlık yapan Florida Üniversitesi Antropoloji Profesörü Jeffrey Johnson’ın açıklamaları.

Johnson, ekipte komik, eğlenceli kişinin yer almasının takım çalışmasındaki  verimliliği artırdığı ve işlerin yürümesini kolaylaştırdığı görüşünde. 

NASA’nın adayları Houstan’daki Johnson Space Centre’da (Johnson Uzay Merkezi) değerlendirmeden geçirecek.

‘İnşallah yolda milli uçağımıza da rastlarız’

İzmir’de polemik

AKP’li Alpay Özalan:

“Kapasitesi, vizyonu ve çapı sadece musluk takma töreni yapmaya yeten muhalefet, bu vizyonu anlayamaz.”

CHP’li Ednan Arslan:

“Hadi hayırlısı uzaya giderken belki Milli uçağımıza da yolda rastlarız.”

‘İnşallah yolda milli uçağımıza da rastlarız’

AKP İzmir Milletvekili Alpay Özalan:

“Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Milli Uzay Programı Tanıtım Toplantısında 10 yıllık hedeflerimizi açıkladı. Ülkemize hayırlı olsun. Kapasitesi, vizyonu ve çapı sadece musluk takma töreni yapmaya yeten muhalefet, bu vizyonu anlayamaz” ifadelerini kullandı.

CHP İzmir Milletvekili ve Parti Meclisi üyesi Ednan Arslan, Özalan’ın sosyal medyadaki paylaşımını alıntılayarak:

“Türkiye Uzay Ajansı 13 Aralık 2018 tarihinde ‘Milli Uzay Programını’ hazırlamak için kuruldu. İlk toplantısını 3 Eylül 2019’da yaptı. Uzun süre toplantı dahi yapmayan bir kurum, 2 yıl sonra aya inecek.”

Erdoğan’ın açıklamalarının satır başları şu şekilde:

“Küresel uzay yarışında ülkemizi üst liglere taşıyacak yol haritasının başarıyla hayata geçmesini diliyorum. Dile kolay, tam 18 yıldır Rabbim bize nice güzel hizmetler, yatırımlar, atılımlar vesilesiyle milletimizin huzuruna çıkmayı nasip etti. Bugün de evlatlarımız adına geleceğin Türkiye’si adına yine büyük bir projenin heyecanı ile karşınızda bulunuyorum.

Yüzyıllar boyunca yeryüzünde adaletin, ahlakın ve barışın öncülüğünü yapan medeniyetimizin gökyüzündeki yolculuğuna kapı aralıyoruz. Ülkemizin uzaydaki hak ve menfaatlerini nasıl koruyacağımızı gelecek 10 yılı nasıl şekillendireceğimizi birazdan açıklayacağız. Hedefler bir hayal ürünü değil. Havacılık ve uzay teknolojilerinde bugüne kadar başardıklarımızın bir üst noktaya taşınmasıdır.

Ülkemizin kozmik rekabetteki mücadelesi 1985’ten bu yana sürüyor. Mücadelenin asıl altyapısı son 18 yıldaki yatırımlarımızla oluşturduk. Bugün uzay çalışmalarında da insan kaynağı, tasarım, mühendislik kabiliyetleri açısından çok daha güçlü Türkiye var. Kendi uydularını geliştirebilen, test edebilen seviyeye çıkardık. 2012 yılında uzaya fırlattığımız istihbarat uydumuz Göktürk 2 bunun ilk örneklerinden biridir.

Dünyada uydu üretme kabiliyetine sahip sayılı ülkeler arasına girdik. Şimdi sırada Göktürk 2 var. Bu uydumuzun planlama çalışmalarına devam ediyoruz. TÜBİTAK Uzay tarafından geliştirilen yerli ve milli yüksek çözünürlüklü yer gözlem uydumuzu IMC’nin de entegrasyon işlemleri tamamlandı, testleri sürüyor. İnşallah 2022 yılında bu uydumuzu fırlatacağız.

Tüm kurumlarımızın görüntü ihtiyacını karşılayacak metre altı çözünürlükteki ilk milli gözlem uydumuz olacaktır. Gözlem uydularında kazandığımız tecrübe ile haberleşme uydularını da kendi imkanlarımızda üreterek 10 ülkeden biri olmakta kararlıyız. Geçtiğimiz ay başında başarılı şekilde uzaya fırlattığımız Türksat 5A uydusuyla uydularımızın sayısını 4’e yükselttik.

İnşallah ilk haberleşme uydumuz Türksat 6A’yı da uzaydaki yörüngesine yerleştireceğiz. Uydu teknolojilerinin alt bileşenleri, yazılımlarını üretmek noktasında yoğun çalışmalar içerisindeyiz. Uzay kamerası, yeni nesil yazılımları, itki motoru, yönlendirilebilir anten, tepki tekeri, yıldız izler, güneş algılayıcı gibi kritik alt sistemi özgür olarak geliştirip ürettik.

Türk mühendislerinin yerli yazılımları ile birlikte uydulardan elde ettiğimiz bilgilerin güvenliğini tamamen sağlamış olacağız. Ülkemizin uzay alanındaki kurumsal kapasitesine büyük önem veriyoruz. Kurduğumuz modern altyapılar sayesinde tüm imkanları sağlayabiliyoruz. TÜBİTAK Uzay, Sage, Delta, Aselsan, Roketsan, İTÜ başta olmak üzere birçok kuruluşumuzun altyapılarında önemli işler yürütülüyor.

Tasarım ve test Laboratuvarlarımız, uzaktan algılama merkezleri, optik sistemler araştırma, uygulama altyapıları her geçen gün daha etkin hale geliyor. Montaj, entegrasyon, test hizmetleri sağlayan uluslararası bir oyuncu konumdayız. Uzay sistemleri, entegrasyon, test merkezimiz 2015 yılından beri bu görevi yürütüyor.

Türkiye’nin ilk parçacık radyasyonu, ODTÜ Saçılmalı Demet Hattını 2019’da hizmete aldık. Şu anda en önemli eksiğimiz fırlatma konusu. Kendi roketlerimizi uzaya fırlatacak seviyeye henüz gelemedik ancak bu konuda da önemli adımlar attık. Mikro ve mini uyduların uzaya fırlatılması çalışmalarını yürütüyoruz. İlk yerli roketimiz 136 km. irtifaya çıkarak uzay sınırını aşmış durumdadır. İnşallah bu merkezde daha ileri çalışmalara, başarılara imza atarak milli uzay programındaki hedeflerimize çok daha kolay ulaşacağız.

Uydu teknolojilerinin yanı sıra astronomik gözlem noktasında önemli altyapılara sahibiz. TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi, 1,5 metre çapında bir teleskopu barındırıyor. Erzurum’da Karakaya tepeleri üzerinde gözlemevini inşa ediyoruz. Bu tesis tamamlandığında 4 metre çapında optik ve ilk kızılötesi teleskopunu devreye almış olacağız.

Sadece TÜBİTAK aracılığıyla uydu, uzay, fırlatma sistemleri, uzay ekipmanları, kamu ve akademi dünyasında 56 projeye 2.1 milyar lira kaynak sağladık. Uzay ve havacılık temalı ilk bilim merkezi olan Gökmen ve Uzay ve Havacılık Merkezi’ni 2020 yılında Bursa’da hizmete açtık.

Biz astronomi, matematik ve tıp gibi temel bilimlere öncülük etmiş, çığır açmış medeniyetin mirasçılarıyız. Türk ve Müslüman alimlerin asırlar önce yaptığı çalışmalar neticesinde bugün uzay çağını konuşabiliyoruz. Andromeda gök adasını ilk kez gözlemleyen El Sufi, yerçekimi fikrini Newton’dan 7 asır önce dile getiren El Biruni’dir.

Gök cisimlerinin yere olan uzaklığını, yer kürenin eksenindeki eğikliğini en yakın değerde bulan, İstanbul enlem ve boylam derecesini belirleyen Ayasofya’nın ilk müderrisi Ali Kuşçu’dur. Haberleşme, kontrol, denge kurma, ayarlama bilimi olarak bilinen sibernetiğin kurucusu El Cezeri’dir.

Pozitif bilimlerdeki üstünlüğün son yüzyıllarda batıya geçerek onları kalkındırdığını elbette biliyoruz. Bunun bedelini ağır şekilde ödedik. Bugün dünya yeni bir değişim, dönüşümün arefesindedir. Yeni dönemde güç dengelerini, uzay keşiflerinin ve teknolojilerinin belirleyeceği açıkça gözüküyor.” 

GÖBELİTEPE’DEKİ METAL BLOĞUN SIRRI ÇÖZÜLDÜ

Göbeklitepe’de metal bir blok günlerce konuşulmuştu. Bloğun üzerinde eski Türkçe ile “Gökyüzüne bak ayı gör yazıyordu” 

Erdoğan, “Mili Uzay Programını dünyaya açıklıyorum ve diyorum ki gökyüzüne bak ayı gör” diyerek o bloğun uzay programı için oraya konulduğunun işaretini verdi.

Göbeklitepe yakınlarındaki gizemli monolit kayboldu

Göbeklitepe yakınlarında Göktürk alfabesiyle “Gökyüzüne bak, ayı gör” yazan gizemli monolit kaldırıldı.

Monolitin kim tarafından dikilip kaldırıldığı hâlâ bilinmiyor.

Göbeklitepe yakınlarındaki gizemli monolit kayboldu
Şanlıurfa’da, Göbeklitepe yakınlarındaki tarlada yaklaşık 4 gün önce toprağa saplı halde bulunan metal blokun (monolit) kaldırıldığı görüldü.

Kent merkezine yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta, Göbeklitepe Ören Yeri yakınlarında yer alan Örencik Mahallesi’ndeki tarlada 5 Şubat Cuma günü bulunan metal blokla ilgili sorular halen cevabını bulamadı.

Blokla ilgili araştırmalar sürerken, sabah saatlerinde ise yeni bir gelişme yaşandı.

Günün ilk ışıklarıyla bölgeyi kontrol eden vatandaşlar, yaklaşık 3 metre yüksekliğinde, 1 metre genişliğinde ve üzerinde Göktürk alfabesiyle “Gökyüzüne bak, ayı gör” ifadesinin yazılı olduğu metal blokun yerinde olmadığını gördü.

Blokun kim veya kimler tarafından dikilip, yine ne şekilde kaldırıldığına dair şu ana kadar herhangi bir bilgiye ulaşılamadığı öğrenildi.

UZAY PROGRAMINDA YOL HARİTASI

Erdoğan, uzay programı ile ilgili hedefleri sıraladı.

İşte hedefler:

– 2023’te Ay’a gitmek.

– Dünya ile rekabet edebilecek bir marka ortaya çıkarmak. Uzay’da bağımsız güç olmanın yolu, uzaya erişimden geçiyor.

– Türkiye’ye ait bölgesel konumlama ve zamanlama sistemi geliştirmektir.

– Uzaya erişim sağlamak ve istasyon kurmak.

– Uzay havası denilen alana yatırım yaparak uzaydaki etkinliğimizi artırmak.

– Uzay nesnelerinin yerden takibi konusunda Türkiye’yi daha ileri seviyelere ulaştırmaktır. Bu misyona yönelik altyapılarımız mevcuttur.

– Ülkemizdeki uzay sanayi sistemini daha da geliştirmek.

– Bir uzay geliştirme teknolojisi bölgesi kurmak.

– Uzay alanında etkin ve yetkin insan kaynağı geliştirmek.

– Bir Türk vatandaşını uzaya göndermek.

CHP’den ‘Uzay Programı’na ilk yorum

CHP Parti Sözcüsü ve Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak:

“Damat Cumhurbaşkanımız Ay’a 4 şeritli yol yapacağım dese inanacak seçmenimiz var demişti. Damat gitti ama fikirleri hâlâ iktidarda. Erdoğan 2023’te ayla ilk temas müjdesini bu gece verdi. Ay yolunu açtı. Uçtu, uçtu artık aya uçtu. “

İLGİLİ HABER

cumhuriyet – Hürriyet, Independent Türkçe

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top