DÜNYA

AFGANİSTAN: “ERDOĞAN BOYUNU AŞAN BİR İŞE Mİ KALKIŞTI?”

2 BİN 400’DEN FAZLA AMERİKAN ASKERİ ÖLMÜŞTÜ…

Taliban’a “operasyonlara son ver” çağrısı

Afganistan’da ülkenin yarısından fazlasını ele geçiren Taliban’a birçok ülkeden “operasyonlara son ver” çağrısı yapıldı..

Barış görüşmelerinin sürdüğü ülkede sadece ABD ve Türk askerleri kaldı..

default

Aralarında ABD ve Almanya’nın da bulunduğu birçok ülkenin Afganistan’daki diplomatik temsilcilikleri Taliban’a Afganistan’daki askerioperasyonlarını sonlandırma çağrısında bulundu.. 

Yayımlanan NATO ve AB’nin yanı sıra ABD, Almanya, Avustralya, Kanada, Çekya, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İtalya, Japonya, Güney Kore, İsveç ve İngiltere’nin destek verdiği ortak açıklamada, Taliban’ın ülke içindeki ilerleyişine sonvermesi gerektiği belirtilerek bu ilerleyişin örgütün “krize siyasi bir çözüm bulma” iddiasıyla çeliştiğine dikkat çekildi.. 

Açıklamada,  Taliban’ın ülke içindeki ilerleyişinin suçsuz birçok kişinin ölümüne, sivillerin yerlerinden edilmesine, yağma ve kundakçılığa ve yine birçok önemli altyapı ile iletişim ağlarının yıkılmasına yolaçtığı vurgulandı..

Taliban’ın keyfi tutuklamaları ve cezaevlerine yönelik saldırılarınında hukuk devletinin ihlali anlamına geldiği ifade edildi..

“Halk baskı altına alınıyor, medya kuruluşları kapatılıyor”

Taliban tarafından kontrol altına alınan bölgelerde yaşayanlar ve gözlemciler, Taliban’ın kadın ve kız çocuklarını baskıaltına aldığını ve özel yada resmi yayın kuruluşlarını kapattıklarını aktarıyor..

Taliban Mayıs ayı başında uluslararası birliklerin ülkeden çekilmeye başlamasıyla, askeri operasyonlar başlatarak birçok bölgeyi ele geçirdi.. Halihazırda ülkedeki bölgelerin yaklaşık yarısından fazlasını kontrolaltına aldıkları bildiriliyor..

Taliban ile Afgan hükümeti arasında görüşmeler

Afgan hükümeti ile Taliban arasında 2020Eylül ayından bu yana yeniden barış görüşmeleri yürütülüyor.. Katar’ın başkenti Doha’da hafta sonunda yeni görüşmeler başladı..

Taliban lideri Hibatullah Akhundzade Afganistan’daki krize siyasi çözüm bulunmasından yana olduğunu belirtti. Akhundzade Pazar günü yaptığı açıklamada, “Elde edilen askeri başarılara rağmen İslam emirliği ülkede siyasi bir çözüm bulunmasından yana” dedi. Taliban lideri, “İslam sistemi kurabilmek için sunulacak her imkanı kullanacağını” da sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Eşref Gani liderliğindeki hükümet ile Taliban arasında Katar’da aylardır süren görüşmelerde somut bir adım atılamadı. Taliban’ın ülkenin kuzey ve batısını kontrol altına almasıyla görüşmelerin sonuçsuz kalacağı tahmin ediliyordu.

Türk ve Amerikan askerleri kaldı

ABD ülkedeki Amerikan askeri varlığının 31 Ağustos’ta sona ereceğini duyurmuştu. NATO ise henüz Afganistan görevinin bitiş tarihi ile ilgili resmi bir açıklamada bulunmadı ancak yaklaşık 20 yıldır devam eden görev fiilen sona erdi.

Ülkede şu an sadece NATO çatısı altında olmadan kendi ulusal karargahlarının komutasında görev yapan Türk ve Amerikan askerleri bulunuyor.

©Deutsche Welle Türkçe

France 24: “Erdoğan boyunu aşan bir işe mi kalkıştı?”

France 24’te yer alan Afganistan analizi:

“Erdoğan, ABD-Türkiye ilişkilerini iyileştirmek amacıyla Kabil Uluslararası Havalimanı’nı güvence altına almayı teklif etti, ancak görev pek çok askeri ve diplomatik zorluk içeriyor.”

France 24:

Taliban’ın Türkiye’ye karşı yayınladığı 8maddelik bildiriye atıf yapılan analizde, Taliban tarafından Türkiye’ye “kararını yeniden gözdengeçirme çağrısı” yapıldığı ve devam etmemesi halinde olumsuz sonuçlarla karşılaşabileceği hatırlatıldı..

Analize göre, “ABD’nin çekilmesiyle birlikte Afganistan’ın içinde ve kırsal alanlarda Taliban vahşeti giderek artıyor […] Pekçok analist, Taliban 20yıllık savaşından zaferle dönerken Erdoğan yönetiminin boyunu aşan bir işe kalkışıp kalkışmadığını merak ediyor..”

“TALİBAN’IN TEPKİSİ DOĞAL”

France 24’e konuşan, Kabil merkezli Afganistan Analist Ağı’nın ülke direktörü, araştırmacı AliAdili:

“Türkiye’nin teklifine ilişkin olarak, Taliban’ın, ABD ile Türkiye arasındaki anlaşma haberine bu tarz bir tepki vermesi beklenmedik değil.. Taliban için bu teklif, 2001sonlarında başlayan uluslararası askeri operasyonun bir uzantısı olacağı anlamına geliyor.” 

Analize göre, Türk birliklerinin NATO komuta misyonu altında mı yoksa Suriye, Libya ve son olarak DağlıkKarabağ da olduğu gibi bağımsız bir şekilde mi hareket edeceği konusunda çokaz netlik var ve bu da Kabil misyonuna ilişkin riskler konusunda belirleyici olabilecek bir etken..

ANKARA PAKİSTAN’A GÜVENEBİLİR Mİ?

Erdoğan’ın, “Pakistan’ı havalimanı güvenlik görevine dahil etmeyi umduğu” yönündeki açıklamasının hatırlatıldığı haberde, bunun sanıldığı kadar kolayolmayacağı savunuldu.. 

İsminin açıklanmaması kaydıyla Financial Times’a konuşan üst düzey bir Pakistanlı yetkili, İslamabad’ın Pakistan üzerinden “lojistik destek ve geçiş” karşılığında Türkiye’den “Afganistan konusunda istihbarat paylaşımı” bekleyeceğini söyledi.. Pakistanlı yetkiliye göre, Pakistan’ın herhangi bir Türkmisyonuna dahil olması ülkenin önüne yeni zorluklar çıkarabilir..

Pakistan’ın misyona katılım konusunda oldukça şüpheci olduğunu öne süren Adili:

 “Pakistan tarafından, Türkiye’nin güvenlikmisyonuna yönelik herhangi bir destek görmüyorum. Bunun hayata geçmesi için Pakistan’ın önemli bir kazanımı olmalı.” 

AFGANİSTAN’DAKİ TÜRKLER

France 24’te yer alan analize göre:

 “Şayet askeri riskler yüksekse, Afganistan’la etnik ve kültürel bağları olan NATO’nun tek Müslüman üyesi Türkiye’nin kaybedecek çokşeyi var ve diplomatik yükümlülüklerde oldukça yüksek.”

“Afganistan, Peştun hakimiyetindeki Taliban’ın geleneksel düşmanları olan kuzeydeki güçlü Özbeklerde dahil olmak üzere birçok Türk etnik gruba ev sahipliği yapıyor.. Ankara’nın, eski bir savaş ağası ve Afgan başkan yardımcısı Abdul Rashid Dostum gibi Özbek toplumliderleriyle tarihsel olarak yakın bağları var […] [Ancak] çoğunlukla etnik kökenler üzerinden yürütülen uzun içsavaşlar geçmişine sahip Afganistan, aynı zamanda ülkede faaliyet gösteren yabancı güçleri yutabilecek mezhepsel bölünmelerede sahip.”

ABD ASKERİ AFGANİSTANI TERKEDİYOR! 1920’LERDEN GÜNÜMÜZE TÜRKİYE’NİN AFGANİSTAN’DAKİ VARLIĞI

Taliban’dan Türkiye’ye Kabil tehdidi: Sorumluluk bu kararı verenlerin olacak

Taliban, Türkiye’nin KabilHavalimanı’nda varlığını sürdürmeye karar vermesi halinde, ‘sorumluluğun başkalarının işlerine karışanların omzunda olacağı’ açıklamasını yaptı..

Türkiye’nin, ABD ile NATO müttefiklerinin Afganistan’dan çekilmesi sonrası Kabil’deki HamidKarzai Uluslararası Havalimanı’nı koruma ve işletme teklifini daha önce reddeden Taliban’ın açıklamasında, “Bizim onayımız olmadan böyle tek taraflı bir karar verilemez” denildi.

‘ONLARA KARŞI DURACAĞIZ’

Taliban Sözcüsü ZabihullahMücahid:

“Türk yetkililer, ülkemizin işgaline devam ederse Afganistan İslam Emirliği onlara karşı duracaktır.”

Türkiye’nin Kabil Havalimanı’nda varlığını sürdürmeye karar vermesi halinde, ‘sorumluluğun başkalarının işlerine karışanların omzunda olacağı’ belirtildi.

‘KİMSEYE FAYDASI YOK’

Ankara’ya fikir değiştirme çağrısı yapan Taliban:

“Türkiye’nin KabilHavalimanı’nı işletmesinin ‘kimseye faydası olmayacağı’, bu kararın ‘iki Müslüman ülke arasında yalnızca sorun yaratacağı’ “

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü JohnKirby, günlük basın toplantısında Türkiye’nin KabilHavalimanı’nı işletip koruma teklifi hakkında ‘yapıcı görüşmelerin sürdüğünü’ söylemiş, “Bu çabaya öncülüketmeye istekli oldukları için onlara minnettarız”  demişti. 

Taliban, Türkiye’ye karşı 8 maddelik bildiri yayımladı

Tüm yabancı güçlerin, Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplum tarafından onaylandığı öne sürülen Doha anlaşması temelinde Afganistan’dan çekilmesi gerektiğinin vurgulandığı bildiride şu maddeler yer aldı:

1- Afganistan İslam Emirliği (Taliban) ve Afgan halkı, Türkiye’nin Müslüman halkı ile tarihi, kültürel ve dini bağlarını sürdürmektedir. İşgalin genişletilmesi, ülkemizde Türk yetkililere karşı kin ve düşmanlık duyguları uyandıracak ve ikili ilişkilere zarar verecektir.

2- Türk liderliğinin kararı yerinde değildir, egemenliğimizin ve toprak bütünlüğümüzün ihlalidir ve ulusal çıkarlarımıza aykırıdır. Afganistan İslam Emirliği, Türk ve Afgan milletleri arasında sorunlara yol açacağı için bu kararı en güçlü şekilde kınıyor ve Türk yetkilileri, geri adım atmaya çağırıyor.

3- Hangi bahaneyle olursa olsun yabancı kuvvetlerin yurdumuzda kalmasını işgal olarak kabul ediyoruz ve işgalcilere 2001 yılında bin beş yüz seçkin âlim tarafından verilen fetvaya göre muamele edilecektir.

4- Müslüman Türk halkını ve onun zeki politikacılarını bu karara karşı seslerini yükseltmeye çağırıyoruz, çünkü bu karar ne Türkiye’ye ne de Afganistan’a fayda sağlıyor, aksine sadece iki Müslüman ülke arasında sorunlara neden oluyor.

5- Politikamız, tüm ülkelerle karşılıklı iyi niyet temelinde olumlu ilişkiler kurmaya devam etmektir. Ne başkalarının işlerine karışırız ne de başkalarının kendi işlerimize karışmasına izin veririz.

6- Türk yetkililere, bu tür yanlış kararlar vermek yerine, kabul edilmiş ilkeler ışığında olumlu ve iyi ilişkiler sürdürmenin, birbirimize işbirliği eli uzatmanın, ortak zorluklar ve çıkarlar için ortak anlayış ve tutumlar benimsemenin daha iyi olduğunu hatırlatırız.

7- Bir süredir bir Türk yetkiliyle temas halindeydik ve onayımız olmadan böyle tek taraflı bir karar almayacaklarına dair bize güvence verdikleri birçok toplantı yaptık. Verdikleri mevcut karar, kendi sözleşmelerinin ihlalidir.

8- Türk yetkililer kararlarını bir kez daha gözden geçirip ülkemizin işgaline devam ederse, İslam Emirliği ve Afgan milleti dini, vicdani ve vatani görevi gereği yirmi yıllık işgale karşı olduğu gibi onlara karşı da tavır alacaktır. Bu durumda, tüm sonuçların sorumluluğu, başkalarının işlerine karışan ve bu tür uygunsuz kararlar verenlerin omuzlarına yüklenecektir.

ABD askerleri, Bagram Hava Üssü’nü tamamen boşalttı

Afganistan’ın başkenti Kabil’e 50 kilometre mesafede yer alan Bagram Hava Üssü boşaltıldı.

İsmini vermek istemeyen üst düzey bir ABD’li yetkili,  yaptığı açıklamada “Bütün Amerikan askerleri ve NATO kuvvetleri Bagram hava üssünü terk etti” dedi.

Bagram Hava Üssü

Almanya ve İtalya, Afganistan’da NATO bünyesinde bulunan askerlerinin çekilme sürecinin tamamlandığını duyurmuştu ve ABD de Afganistan’dan çekilme sürecinin yüzde 50’den fazlasının tamamlandığını açıklamıştı.

Üssün Afgan kuvvetlerine teslim edildiği belirtilirken, Afganistan Savunma Bakanlığı’nın bir sözcüsü de, üssün Cumartesi günü düzenlenecek törenle resmi olarak hükümete teslim edileceğini söyledi.

Diğer iki ABD güvenlik yetkilisi ise, personelin çoğunluğunun 4 Temmuz’a kadar gitmiş olacağı, yalnızca elçiliği korumak için bir kuvvet bırakılacağını söyledi. 

Yabancı güçleri kovmak ve ABD destekli hükümeti devirmek için savaşan Taliban, hükümetle görüşmelere başlasa da henüz ciddi bir ilerleme kaydedilmiş değil.

Taliban ise, ülkede devam eden çatışmalarda önemli bölgeleri ele geçirmeye devam ediyor.

1920’LERDEN GÜNÜMÜZE TÜRKİYE’NİN AFGANİSTAN’DAKİ VARLIĞI

Türkiye’nin Afganistan’daki varlığı ve diplomatik ilişkilerinin başlangıcı 1920’lere dayanıyor..

Türkiye’nin ABD ve NATO’nun Afganistan’dan çekilme kararının ardından Afganistan’ın başkenti Kabil’deki HamidKarzai Uluslararası Havalimanı’nın güvenliğini sağlamaya yönelik talebi tartışılmaya devam ediyor..

Türkiye ile ABD ilişkilerinin yeni gündemi, NATO güçlerinin çekilmesi sonrası Afganistan’ın başkenti Kabil’deki Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı’nın güvenliği.. Türkiye’nin ‘gönüllü’ olduğu bu göreve, destek de geliyor tepki de. 2001’den beri Afganistan’da bulunan Türk askerinin ülkeye dönüp dönmeyeceği henüz net olarak belirlenmedi.

Ancak Türkiye’nin Afganistan’daki mevcudiyetini anlamak için geçmişe dönüp bir göz atmak gerekiyor.

RS FM’de yayınlanan Kıtalararası programında, Türkiye’nin Afganistan’daki varlığı ve üstlenmek istediği görev tümboyutlarıyla ele alındı.?

Diplomatik ilişkilerin tarihi

Ankara’nın Kabil ile olan diplomatik ilişkilerinin temeli 1920’lere dayanıyor..

Ankara hükümetinin 1920yılında, Bakü’den sonra ikinci yurtdışı temsilciliğini Kabil’de açması, iki ülke ilişkilerinin önemli bir göstergesi oldu..

Kabil’deki ilk büyükelçilik yerleşkesi, Afganistan Kralı Emanullah Han’ın Atatürk’e bir armağanı olarak kayıtlara geçti..

Afganistan ise 1921’de “Ankara Hükümeti“ni tanıyarak, siyasi anlaşma imzalayan ilk ülke oldu. Atatürk, 10 Haziran 1921’de Ankara’daki Afganistan Büyükelçiliği’nin açılışında Afgan bayrağını direğe bizzat kendisi çekti.

Emanullah Han, daha sonra 1923Lozan Barış Antlaşması’ndan dolayı Atatürk’ü tebrik ederek Türkiye Cumhuriyeti’ni tanıdı. Böylece Afganistan, 1923’te Sovyetler Birliği’nden sonra Türkiye Cumhuriyeti’ni tanıyan ikinci ülke oldu..

Öte yandan Emanullah Han’ın Mayıs 1928’deki ziyareti, yabancı bir devlet başkanının Türkiye’ye yaptığı ilk resmi ziyaret olarak tarihe geçti. Türkiye, ilk Teknik İşbirliği Anlaşması’nı bu ziyarette Afganistan’la imzaladı.

11 Eylül ve sonrası…

1920’lerden 2000’li yıllara geldiğimizde ise terör ve yabancı müdahalelerle istikrarsızlaştırılmış bir Afganistan’la karşıkarşıya kalındı.

ABD yönetimi, New York kentindeki İkiz Kuleler’e 11 Eylül 2001’deki terör saldırılarının ardından faillerin Afganistan kaynaklı olduğunu öne sürdü ve bu ülkeye terörle mücadele gerekçesiyle güç gönderdi..

NATO, tarihinde ilkkez ‘müttefiklerden birine yönelik saldırıyı bütün müttefiklere yapılmış sayan Kuzey Atlantik Paktı’nın 5. maddesini devreye soktu..

NATO orduları 7 kim 2001’de, Taliban örgütü tarafından yönetilen Afganistan’a karşı saldırıya geçti.. 12Kasım 2001’de Taliban kuvvetleri Kabil’i, NATO kuvvetlerine bırakarak Afganistan’ın güneyine çekildiler..

 Kabil’de HamidKarzai’nin önderliğinde bir geçiş dönemi hükûmeti kuruldu.

Türk Silahlı Kuvvetleri de TBMM’nin, 10Ekim 2001 tarihinde aldığı 722 sayılı kararla hükümete verdiği yetki ve bu kapsamdaki Bakanlar Kurulu Kararı temelinde, Afganistan’da güvenlik ve istikrarın sağlanması amacıyla Uluslararası Afganistan Güvenlik Destek Kuvveti’ne dahil oldu. Afganistan’a müdahale eden NATO ordularına Türkiye, 260kişilik bir birlikle katkıda bulundu..

NATO, Uluslararası Afganistan Güvenlik Destek Kuvveti’ni uzun süre bu ülkede bulundurdu. 2015 yılında ise Uluslararası Afganistan Güvenlik Destek Kuvveti’nin yerini alması için ‘Kararlı Destek Misyonu’ hayata geçirildi. Misyon çerçevesinde NATO, Afgan güvenlik güçlerine ve kurumlarına destek, eğitim ve danışma imkânı sundu.

Birçok Afgan asker, TSK tarafından eğitilirken Türkaskeri varlığı halen Afganistan’ın çeşitli bölgelerinde sürüyor.

Türkiye, Kabil civarında güvenliği sağlamaya katkıda bulunma ve Vardak vilayetindeki yapılanma projelerini yürütme gibi önemli görevler üslendi. Öte yandan Türkiye, Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı’nda da 6 ıldır askeri varlığını sürdürüyor.

11 Eylül’ün 20. yıl dönümünde çekiliyorlar

Günümüze geldiğimizde, ABD yönetimi, NATO misyonu çerçevesinde 20 yıldır güç bulundurduğu Afganistan’dan 1 Mayıs itibarıyla çekilmeye başlayacağını, çekilmenin 11Eylül 2001 saldırılarının 20. yıl dönümüne kadar tamamlanacağını açıkladı..

Diğer NATO üyeleri ve ülkede bulunan başka ülkeler de bu çerçevede çekilme kararlarını ardı ardına açıkladı.?

Türkiye ise NATO güçlerinin çekilmesinin ardından Kabil’deki Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı’nın güvenliğini üstlenme teklifinde bulundu. Bu konu, NATO Zirvesi ve Erdoğan ile ABD Başkanı Joe Biden arasındaki görüşmede de ele alındı..

ABD tarafından gelen açıklamalarda, Erdoğan ve Biden’ın bu konuda uzlaşma sağladıkları belirtiliyor. Son olarak geçen hafta ABD’den gelen teknik heyetle iki gün boyunca bu konuda kapsamlı görüşmeler gerçekleştirildi..

Aradan geçen 20 yılın ardından çekilmenin başladığı bu dönemde en önemli gündem maddesini başta Kabil olmak üzere Afganistan’daki kritik noktaların güvenliği oluşturuyor. Zira Afganistan’da halen Taliban etkili bir güç ve ülkenin büyük bir kısmını kontrol altında tutuyor. Üstelik ABD ve NATO askerleri, Taliban ile bir barış anlaşmasına varılmadan Afganistan’dan çekilmeye hazırlanıyor.

Kabil’deki havalimanı da çekilme sonrası güvenliğin sağlanması konusunda öncelikli yerler arasında yer alıyor. Zira bazı ülkeler, Afganistan’daki diplomatik misyonlarını tutmanın ön koşulu olarak havalimanı ve hava taşımacılığının güvenliğini öne sürüyor. Taliban ise Türkiye’nin önerisine karşı çıkıyor ve tüm yabancı askerlerin çekilmesini istiyor.

‘Siyasi kazanç sahası olabilir’

Tüm bu gelişmeleri birleştirince akla gelen soru, Türkiye’nin neden bu görevi istediği oluyor.

Emekli Kurmay Albay Ünal Atabay, yaptığı değerlendirmede, bu soruya şöyle yanıt verdi:

“Bir yerde asker bulundurma ihtiyacı o ülkenin siyasi hedefiyle paralel olur. Türkiye’nin orada varlık göstermesinin siyasi, stratejik hedefi nedir? Biz buradan ne elde edeceğiz, bundan sonra ne kazanç sağlayacağız? Bunun artısı ve eksisi, getirisi ve götürüsünü bir terazinin kefesine koyduğumuz zaman biz buradan kâr-külfet durumuna bakmak durumundayız. Belki Afganistan sahasında bir stratejik fayda edemeyebiliriz ama onun karşılığında Suriye, Libya, Doğu Akdeniz, PKK ile mücadele gibi konularda ABD’nin bize karşı olan tutumundaki bir değişikliğe sebebiyet verecek, pazarlık meselesi yapabileceğimiz bir alansa o siyasi kazanç sahası olabilir. Bu gözle bakmamız gerekiyor.”

‘Taliban bir risk’

Atabay ayrıca Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, diğer ülkeler çekildikten sonra Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı’nın güvenliğini sağlamaya devam etmesinin bir güvenlik riski olduğunu ifade etti:

“Taliban orada bir risk, bir güvenlik sorunu. Afganistan’ın şu anda yerleşim bölgelerinin çok büyük bir sahasını kontrol ediyor. Kırsal kesimin de önemli bir kısmını kontrol altında tutuyor. Kabil’e yakın bölgelerde konuşlanmış durumdalar. Türkiye, Kabil’deki havalimanının korunmasında 6 yıldır görev alıyor. Ama bundan sonraki dönemde oranın güvenliğinin sağlanması daha başka risk parametrelerini beraberinde getiriyor. Çünkü orada var olan 38 ülke geri çekiliyor. Biz kalıyoruz, evet yanımızda Pakistan ve Macaristan’dan bahsediyoruz ama motor rolünü oynayacak ülke Türkiye. Dolayısıyla Taliban da Türkiye’nin çekilmesini isteyen bir açıklama yaptı. Bu, Taliban’ın Türk Silahlı Kuvvetleri’nin havalimanındaki görev ve fonksiyonlarına yönelik bir eylem yapma arayışı olabileceği anlamına geliyor. Taciler yapabilir. Bu yönüyle bir risk tablosu ile karşı karşıya kalabiliriz. Taliban’ın zaten söz konusu anlaşma gereği yönetimde de ortaklığı olacak. Doha Anlaşması yürürlükte ama tarafların bazı koşulları uygulamadığı noktasında anlaşamıyorlar ve bir ilerleme kaydedilemiyor. İstanbul’da bir toplantı planı var. Henüz o da gündemde değil, Taliban da gelmek istemiyor. Afganistan’daki yeni görev ve fonksiyonumuz açısından Taliban bir risk.” 

‘Süre doldu’

Emekli Kurmay Albay Atabay’a göre, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Afganistan’daki varlığını devam ettirmesi için Birleşmiş Milletler (BM) ve TBMM’den yeni kararların çıkması gerekiyor:

“Buradaki görev fonksiyonu BM’nin kararı gereği yürütüldü. 38 ülke oradaydık, NATO şemsiyesi altında ve ABD’nin öncülüğünde bu faaliyet yapıldı. Bu süre doldu. Şimdi yeni bir fonksiyon, yeni bir görev alanına geçiliyor. Dolayısıyla Türk Silahlı Kuvvetleri bundan sonra her ne kadar aynı şekilde Kabil’deki havalimanında kalmaya devam etse de durum yeni olduğu için BM’den yeni bir karar çıkarılmasına; ikinci olarak da aynı şekilde TBMM’den tezkere çıkarılmasına ihtiyaç var.”

Sputnik//Turan Salcı

ABD TALİBAN’LA İMZALADIĞI ANLAŞMA KAPSAMINDA ASKERLERİNİ ÇEKMEYE BAŞLADI!

ABD 29 Şubat’ta Taliban’la imzaladığı anlaşma kapsamında Afganistan’daki birliklerini çekmeye başladı.

ÇEKİLME 14 AY İÇİNDE BİTECEK

Afganistan‘da yaklaşık 12 bin askeri bulunan ABD, bu rakamı 135 gün içinde 8 bin 600’e indirecek.

ABD ve NATO’daki müttefikleri ülkedeki diğer askerlerini ise Taliban barış anlaşmasının koşullarını yerine getirirse 14 ay içinde çekecek.

Taliban anlaşmada ABD’ye garanti verdi; ‘Afganistan, El Kaide gibi radikal örgütler ve gruplar için bir korunaklı bölgeye dönüşmeyecek.’

Afganistan hükümeti ise ABD ile Taliban arasındaki müzakerelere katılmamıştı.

Kabil yönetimi; ‘Yaklaşık 5 bin Taliban mensubu tutuklu ve hükümlüyü serbest bırakmak için örgüt doğrudan bizimle müzakerelere girmesi şart.’

Ancak Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani‘nin bu hafta en az 1000 tutukluve hükümlünün serbest bırakılmasını öngören kararnameyi imzalayabileceği bildiriliyor.

Eşref Gani görevdeki ikinci dönemine başlamıştı.

Gani’nin rakibi Abdullah Abdullah usulsüzlük yapıldığı gerekçesiyle geçen yılki cumhurbaşkanlığı seçiminin sonucunu kabul etmemişti.

https://www.cafemedyam.com/2020/01/21/sii-ile-sunni-arasindaki-fark/

2 bin 400’den fazla ABD askeri öldü

ABD, Afganistan’ı 2001’deki 11 Eylül saldırıları sonrası işgal etmişti.

İşgal sonrası ülkedeki yönetimi son bulan Taliban, 2018 itibarıyla Afganistan’ın üçte ikisinden fazlasında hala aktif şekilde faaliyet gösteriyor.

Afganistan’daki çatışmalarda 2 bin 400’den fazla Amerikan askeri ölmüştü.

ABD son barış anlaşmasına karşın geçen hafta Helmand eyaletinde Afgan güçlerine saldıran Taliban savaşçılarına hava saldırısı düzenlemiş, Taliban Pazartesi günü çatışmasızlık çağrısı yapmıştı.

https://www.cafemedyam.com/2019/11/05/abd-neden-bin-ladin-ile-el-bagdadinin-cesetlerini-denize-atti/

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo: Afganistan’da paralel devlete karşıyız

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo:

”Birleşmiş ve bağımsız bir Afganistan’ı destekliyoruz. Ancak ülke içinde paralel bir hükümet kurma girişimine şiddetle karşı çıkıyoruz..

ABD olarak Afganistan’ın istikrara ve bağımsızlığına kavuşması için yoğun çaba sarfediyoruz. Cumhurbaşkanlığına yeniden seçilen Eşref Gani‘nin ülkede barışı ön plana alan bir hükümet üzerinde anlaşılması için yapılan müzakerelerin süreceğini belirtmesinden mutluluk duyduk.”

PARALEL HÜKÜMET KURMA

Pompeo:

 “Afgan halkının barışa duyduğu özlemin farkında olan ABD, iki tarafın bir anlaşmaya varması için çalışmaktadır ve tüm partileri bu hedefe doğru götürme çabasında kararlıdır.. 

Afganistan’da olası bir ‘paralel hükümet kurma girişimine’ şiddetle karşıyız..

ABD-Taliban Anlaşması ve ABD-Afganistan Ortak Bildirgesi bizlere tarihi bir fırsat sunuyor. Kapsayıcı bir hükümete ve birleşik Afganistan’a öncelik vermek, ülkenin geleceği ve özellikle de barışın sağlanması adına çok önemlidir.” 

https://www.cafemedyam.com/2019/10/26/teror-orgutu-isid-kadinlar-icin-neden-cazip/

Barış Anlaşması İmzalanan Afganistan’da Roketli Saldırı

Afganistan’ın başkenti Kabil’de ülkenin önde gelen siyasetçilerinden ve devlet başkanlığı seçimi adayı Abdullah Abdullah’ın da katıldığı bir toplantıda saldırı yaşandı.

Abdullah’ın sözcüsü Afgan siyasetçinin saldırıdan yara almadan kurtulduğunu söyledi.

Afganistan Sağlık Bakanlığı yetkilileri saldırıda ilk belirlemelere göre 27 kişinin hayatını kaybettiği, 29 kişinin de yaralandığını açıkladı.

Abdullah Abdullah’ın sözcüsü Freidun Kwazun:

”Saldırı bir roketten kaynaklı gibi görünen bir patlama sesiyle başladı. Abdullah ve diğer siyasetçiler saldırıyı yara almadan atlattılar.”

Taleban örgütü saldırının kendileriyle bir bağlantısının olmadığını açıkladı. Henüz saldırıda ölen ya da yaralanan olup olmadığı konusunda net bir bilgi paylaşılmadı.

Afganistan Devlet Başkanı Eşref Gani:

”Saldırıyı kınıyor ve bunun insanlık suçu olduğunu söylüyorum.”

Saldırı 1995 yılında öldürülen Hazarlı etnik lider Abdul Ali Mazari’nin anma töreni sırasında yapıldı. Geçen yılki anma töreninde de saldırı yaşanmış ve ölenler olmuştu. Geçen yıl yapılan saldırıyı IŞİD üstlenmişti.

Hazarlılar Afganistan’daki Şii Müslümanlar. Bu azınlık grup sık sık IŞİD benzeri Sünni grupların saldırılarına hedef oluyor.

ABD, barış anlaşmasından bu yana Taliban’ı ilk kez vurdu

Taliban ile imzalanan ‘tarihi’ anlaşmadan sadece birkaç gün sonra ABD, Afganistan’da örgüte yönelik ilk hava saldırısını gerçekleştirdi.

Hava Kuvvetleri Sözcüsü Albay Sonny Leggett:

”Afganistan’ın güneyinde Helmend vilayetinde Taliban güçlerine yönelik bir hava saldırısı düzenlendi. Taliban Afgan güvenlik güçlerine saldırdı ve bunu dağıtmak için ‘savunma amaçlı’ bir saldırı gerçekleştirdik..

Bu 11 gün içinde Taliban’a düzenlediğimiz ilk saldırıydı.

Taliban, Helmend vilayetinde Afgan birliklerine tam 43 saldırı gerçekleştirdi..

Taliban’a saldırılara son verme ve anlaşma doğrultusundaki yükümlülüklerini yerine getirme çağrısında bulunuyorum.”

Ancak Taliban söz konusu saldırıların sorumluluğunu üstlenmedi ve ABD saldırısı üzerine bir yorumda bulunmadı.

ABD ve Taliban arasında, Katar’ın başkenti Doha’da imzalanan tarihi anlaşma uyarınca Taliban’ın yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde, ABD ve müttefikleri Afganistan’daki tüm askerlerini 14 ay içinde çekecek. Ancak Taliban anlaşmanın ardından Afgan güçlerine bahar taarruzu ilan etmişti.

ABD, 2001’de 11 Eylül saldırısından haftalar sonra Afganistan’ı işgal etti. Geçen 19 yılda ülkedeki çatışmalarda 2400’den fazla Amerikan askeri yaşamını yitirdi.

Putin’in Afganistan Özel Temsilcisi Zamir Kabulov:

”ABD’nin Taliban’a saldırısı Doha’da imzalanan anlaşmayı ihlal ediyor..

Bu saldırı, Doha’da imzalanan anlaşmayı kesinlikle ihlal ediyor. Zira Taliban güçleri Afgan hükümetine değil, sadece ABD’ye ilişkin yükümlülükler üstlendi ve şimdiye kadar onları ihlal etmedi.”

İLGİLİ HABER

amerikaninsesi – tr.sputniknews

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top