EĞİTİM

MELIH BULU GÖREVDEN ALINDI: NAGEHAN ALÇI PERDE ARKASINI YAZDI

“Sistem değişmeden bir şeyin değişmeyeceğini hâlâ anlamayanlara, bilmem ki bunu başka nasıl anlatalım?”

Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Melih Bulu görevden alındı

Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Melih Bulu, Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile görevden alındı.

Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Melih Bulu görevden alındı

Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atamalara ilişkin kararlar, Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yer aldı.

Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Melih Bulu, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi gereğince görevinden alındı. Bulu’nun yerine herhangi bir atama yapılmadı.

195 GÜN SONRA GÖREVDEN ALINDI

Prof. Dr. Melih Bulu, Erdoğan’ın 2Ocak 2021 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan kararnamesi ile Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü görevine getirilmişti..

Bulu’nun göreve atanmasının ardından, rektörün seçimle belirlenmesini isteyen öğrenci ve akademisyenler BoğaziçiÜniversitesi’nde protesto gösterileri düzenlenmeye başlamıştı.. Üniversitedeki protestolar aylardır devam ediyordu..

Melih Bulu, 195gün sonra Erdoğan tarafından görevden alınırken, henüz yerine herhangi bir atama yapılmadı..

Nagihan Alçı Melih Bulu'nun görevden alınma sürecinin perde arkasını anlattı, Boğaziçilileri

NAGEHAN ALÇI MELİH BULU’NUN GÖREVDEN ALINMA SÜRECİNİN PERDE ARKASINI ANLATTI

Boğaziçilileri “yumuşama”ya çağırdı..

Melih Bulu’nun Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü görevinden alınmasının perde arkasına dair ‘teyit ettirdiği bilgileri‘ paylaşan NagehanAlçı, Bulu’nun yerine getirilecek rektörle ilgili endişesini ifade edip Boğaziçilere “yumuşama” çağrısı yaptı..

Habertürk gazetesi yazarı NagehanAlçı, Boğaziçi Üniversitesi’ne 2 Ocak’ta rektör olarak atanan Prof. Dr. Melih Bulu’nun Erdoğan’ın kararıyla görevden alınmasına dair değerlendirmelerde bulundu..

Nagehan Alçı:

“Bulu’nun görevden alınmasının nedeni öğrenci ve akademisyenlerin ısrarlı protestoları değil.. Bulu, devletin kendisinden beklediği adımları atmakta yeterince atak ve dirayetli bulunmamış.. Vermesi gereken kararları yardımcılarına pasladığı, imza atması gereken kritiksüreçlerde izin yaptığı kendisine yöneltilen eleştiriler arasında..

Bulu’nun görevden alınması teklifi YÖK Genel Kurulu tarafından oy birliğiyle Cumhurbaşkanlığına ulaştı ve Erdoğan da teklifi bekletmeksizin onayladı..

Bulu’nun yerine “Ben bu anarşistleri ve teröristleri buldozer gibi ezerim. Boğaziçi kültürü de neymiş? Ben orayı %100 milli kültür ile donatırım. Türk Devletinin Boğaziçi’ni fethetmesini sağlarım” diyerek rektörlüğe talip olacak adaylar çıkacak.. Bu konuda endişeliyim. Boğaziçililere de “yumuşama” ve “maksimalist taleplerden uzaklaşma” çağrısında bulunuyorum..

Alçı’nın yazısında ilgili bölüm şöyle:

“YÖK Genel Kurulu oy birliği ile teklif götürmüş

Çok farklı kaynaklardan teyit ettirdiğim kesin bir bilgiyi söyleyeyim: YÖK Genel Kurulu Çarşamba günü toplanmış ve oy birliği ile Bulu’nun görevden alınması yönünde Cumhurbaşkanlığına teklif götürülmesine karar verilmiş. Teklif Çarşamba akşamı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ulaşır ulaşmaz da Erdoğan tarafından onaylanmış.

Görevden alma teklifinin oy birliği ile yapılması ilginç. Demek ki YÖK Genel Kurulu bir bütün olarak Bulu’dan rahatsızmış. Fakat anladığım kadarıyla böyle bir teklif gitmesi Cumhurbaşkanı için de sürpriz olmamış. Teklif YÖK’ten gitmiş ama Erdoğan’ın da Melih Bulu’nun yöneticilik performansından memnun olmadığı anlaşılıyor.

Bulu devletin kendisinden beklediği adımları atmakta yeterince atak ve dirayetli bulunmamış. Vermesi gereken kararları yardımcılarına pasladığı, imza atması gereken kritik süreçlerde izin yaptığı kendisine yöneltilen eleştiriler arasında.

Hukuk ve iletişim fakültelerindeki problem

Öğrendiğim diğer bir bilgi Boğaziçi’nde yeni kurulan hukuk ve iletişim fakülteleri ile ilgili Melih Bulu’nun devletin istediği gibi ivedilikle hareket etmemesinin hayal kırıklığı yaratmış olması.

Hukuk fakültesine kadro alımı için henüz ilan bile çıkmamış. Melih Bulu bu konuda kılını bile kıpırdatmamış. İletişim fakültesi için ise bırakın kadro ilanını hangi bölümler açılacak, içerik ne olacak gibi ana hatlar dahi ortada yokmuş. Kısaca özetlersem Türk devleti Boğaziçi protestolarından hiç etkilenmiş durumda değil ama Melih Bulu’nun bu protestolardan çok etkilendiği ve sürekli Boğaziçilileri ikna etme kaygısı güttüğü anlaşılıyor.

Boğaziçililer kızacak diye hiçbir kritik belgeyi imzalamamasının altında aslında Boğaziçi kamuoyundan çok çekinmesi yatıyor bana göre. Melih Bulu yumuşak olayım, uzlaşmacı olayım, Boğaziçilileri ikna edeyim derken ne İsa’ya ne Musa’ya yaranabilmiş görünüyor. Yumuşak biri izlenimi vermek adına fazla tereddütlü ve hiçbir icraat yapmayan bir yönetici olduğu düşünülüyor iktidar çevrelerinde.

Şimdi ne olacak?

Peki bundan sonra ne olur? Ben bir Boğaziçili olarak endişeliyim. Okul zaten çok sarsıldı. Bir an önce bu aşırı politikleşmiş havanın dağılması gerekiyor. Şayet gerilimi daha da tırmandıracak bir atama yapılırsa bu çok yanlış olur.

Fakat protestocu kardeşlerimizin de Gezi isyanındaki hezimeti hatırlamaları ve Boğaziçi kültürüne uygun demokratik müzakereci tarza dönmeleri gerekiyor. Boğaziçili öğrencileri birçoğunu tanıdığım Boğaziçili akademisyen hocalarımızın olumlu yönlendirmesi ve maksimalist taleplerden uzaklaştırması çok önemli. Bu konuda umutlu olmak istiyorum çünkü zıtlaşma devam ederse Boğaziçi daha da fazla zarar görecek.

Her ne kadar aralarında bazı çekişmeler olsa da neredeyse tüm Boğaziçili akademisyenler çok klas insanlardır. İç kavgaları bile medeni bir çerçevededir. Aralarında ekranlara çıkan kimi profesör unvanlı tuhaf isimler gibi radikal ve rijid kimse yoktur. Bu konuda Boğaziçi çok şanslıdır.

Bu olgun ve damıtılmış akademik ortamı başka hiçbir Türk üniversitesinde bulmak mümkün değil. Hepsi Anglo-Amerikan üniversite kültürü almış, temel özgürlükçü paradigmayı benimsemiş kişilerdir Boğaziçi hocaları. Şimdi bu süreçte onlara önemli bir görev düşüyor. Eğer zıtlaşma ve radikalleşme olursa Boğaziçi’nin geri dönülmez seviyede zarar görmesinden ve açıkça ifade etmem gerekirse okulumun ezilmesinden endişeliyim.

Boğaziçililer olarak unutmayalım ki devlet, direnişçileri haklı bulduğu için değil, bilakis Melih Bulu direnişçilere karşı çok taviz verdiği için görevden alındı. Yani protestocular zafer kazanmış havasına girmemeli.

Endişeliyim, çünkü…

‘Bu üniversite rektörlüğünü bana verin Sayın Cumhurbaşkanım. Ben bu anarşistleri ve teröristleri buldozer gibi ezerim. Boğaziçi kültürü de neymiş? Ben orayı %100 milli kültür ile donatırım. Türk Devletinin Boğaziçi’ni fethetmesini sağlarım’ argümanıyla kendisinin Boğaziçi rektörü yapılmasını isteyecek adaylar olacağını biliyorum. Anlamsız bir zıtlaşma sonucu böyle şahin ve sert bir rektör modelinin atanmasından Boğaziçi hocaları ve öğrencileri adına endişeliyim. Üniversitemiz tarumar olabilir.

Dolayısıyla Boğaziçililerin Bulu’nun istifası ile yumuşamaları ve maksimalist taleplerden uzaklaşmaları gerekiyor. Buna karşılık YÖK’ün ve hükümetin de Boğaziçi’nin ruhuna aykırı zorlamalar içinde olmaması şart.”

MELİH BULU KİMDİR?

Prof. Dr Melih Bulu 15 Ağustos 1970 tarihinde Kırıkkale’de doğdu. Finans alanında doktorası bulunan Melih Bulu’nun ağırlıklı olarak strateji alanında akademik çalışmaları vardır.

Bulu, İstanbul Şehir Üniversitesinde İşletme Bölüm Başkanı (2010-2016), İstinye Üniversitesi Kurucu Rektörü (2016-2019), Haliç Üniversitesi Rektörü (2020) olarak görev yaptı. AK Parti Sarıyer İlçe Başkanlığı kurucusu olan Bulu, 2009 yılında yapılan yerel seçimlerde Ataşehir Belediye Başkanlığı için, 2015 yılı genel seçimlerinde İstanbul 1. bölge milletvekilliği için aday adayı oldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2 Ocak 2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan kararla Boğaziçi Üniversitesine rektör olarak atanan Bulu, 14 Temmuz 2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan kararla görevden alındı.

AYLARDIR SÜREGELEN PROTESTOLAR

Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, rektör atanmasını protesto etmek amacıyla 1 Şubat’ta gösteri düzenlemişti. Üniversitenin Güney Kampüs kapısı önünde olmak üzere 3 farklı noktada çok sayıda kişi gözaltına alınmıştı. Bazı öğrencilerin elektronik kelepçe takılarak ev hapsine alınması tepki çekmişti.

Daha sonra Sarıyer, Beşiktaş ve Kadıköy’de gerçekleştirilen protestolar büyük ses getirmiş, Türkiye’deki diğer üniversitelerde de Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine destek verilmişti.

NE OLMUŞTU?

ERDOĞAN, MELİH BULU’NUN REKTÖRLÜKTEN ALINMASI İSTEĞİNİ KABUL EDİP ONUN REKTÖRLÜĞÜNE SON VERSE NE DEĞİŞECEKTİR?

Boğaziçi’nde rektör değişse de sistem değişmedikçe bir şey değişmez!

Bilinmelidir ki sistem değişmeden üniversitelerde bir şey değişmez. Ve bilinmelidir ki sistem değişmeden ülkede de bir şey değişmez.

Bir süredir Boğaziçi Üniversitesi’nde Erdoğan tarafından atanan Rektör Melih Bulu’ya karşı eylemler sürüp gidiyor.

Profesör Melih Bulu’nun rektörlükten alınması isteniyor.

Peki, Erdoğan, Melih Bulu’nun rektörlükten alınması isteğini kabul edip onun rektörlüğüne son verse ne değişecektir?Bir şey değişmeyecektir.

Çünkü Melih Bulu’nun yerine atanacak yeni rektörün kim olacağına da yine Erdoğan karar verecektir.

Rektör Melih Bulu gidecek, Rektör Melih Kulu gelecektir!

Demek ki önemli olan Rektör Melih Bulu’nun değişmesi değil, üniversite rektörlerinin seçiliş sisteminin değişmesidir.

Bence üniversite rektörlerini cumhurbaşkanı değil, üniversitelerin kendi mensupları seçmelidir.

Üniversite rektörlerini cumhurbaşkanının atadığı sistem gitmeli, onun yerine üniversite rektörlerini üniversitelerin bütün bileşenlerinin seçtiği sistem gelmelidir.

Üniversiteleri kışlaya çeviren sistem gitmeli, onun yerine üniversiteleri özgürlük bahçesine çeviren sistem gelmelidir.

Bilinmelidir ki sistem değişmeden üniversitelerde bir şey değişmez.

Ve bilinmelidir ki sistem değişmeden ülkede de bir şey değişmez.

Ülkenin sistemi eşitsizlikten, adaletsizlikten yana ise…

Ülkenin sistemi zenginden, güçlüden yana ise…

Kısacası, ülkenin sistemi adil sistem değil ise…

O ülkede iktidardan A partisi gidip yerine C partisi de gelse pek bir şeyin değişmeyeceği bilinmelidir.

Sonuçta iktidardan giden A partisi gibi iktidara gelen C partisi de yine zengine, güçlüye hizmet edecektir.

Ülkede eşitsizlik, adaletsizlik yine sona ermeyecektir.

Örneğin adaletsizlik, eşitsizlik üzerine kurulu kapitalist sistem değişmeden, o ülkede eşitsizlik, adaletsizlik biter mi?

“Altta kalanın canı çıksın”“paran yoksa öl” diyen kapitalist sistem değişmeden, altta kalanlar ezilmekten, parasız olanlar sürünmekten kurtulabilir mi?

Zenginleri, güçlüleri seven kapitalist sistem değişmeden, fakirlerin, güçsüzlerin, emekçilerin çilesi sona erer mi?

Evet, kapitalist sistem değişmeden, onun yerine adalet, eşitlik üzerine kurulu adil sistem gelmeden ülkede bir şey değişmez.

Kapitalist sistemi de kapitalist sistemin partileri değiştirmez.

Nitekim kapitalist sistemin partileri arasındaki rekabet, iktidardan sen git ben geleyim didişmesinden ibaret değil mi?

Peki, ülkemizin siyasi partilerinde geçerli olan yönetim sistemi nedir?

Ülkemizin iktidardaki ya da muhalefetteki partilerinde geçerli olan yönetim sistemi demokrasi değil tek adam sistemidir.

Her biri kendi partilerinde tek adam olan muhalefet partilerinin liderleri de iktidara geldiklerinde alışa geldikleri tek adam yönetimini sürdürmeyecekler mi?

Kendi partilerinde her istediklerini milletvekili yapan, bu konuda tek seçici olan muhalefet partilerinin liderleri de iktidara geldiklerinde her istediklerini her istedikleri kurumun başına getirmek istemezler mi?

Kendi partilerinde demokrasiyi gerçekleştirmeyen muhalefet partilerinin liderleri de iktidara geldiklerinde ülkede demokrasiyi gerçekleştirebilirler mi?

Neresinden bakarsanız bakın sistem değişmeden ülkede bir şeyin değişmeyeceği belli.

Ülkeyi yöneten ya da yönetmeye talip olan partilerde yönetim sistemi değişmeden bir şeyin değişmeyeceği belli.

1990’lı yıllarda LeMan dergisinde bir şey değişecek her şey değişecek; sistem değişecek her şey değişecek; sistem değişmeden bir şey değişmeyecek diye yazmıştım.

Sistem değişmeden bir şeyin değişmeyeceğini hâlâ anlamayanlara, bilmem ki bunu başka nasıl anlatalım?

https://www.cafemedyam.com/2021/01/05/bogazici-universitesine-rektor-atandi/

İLGİLİ HABER

 The Independentturkish / Lütfü Oflaz

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top