SAĞLIK

‘MEYVE TÜKETİMİ’ UYARISI

“ALERJİYE KARŞI ÇİĞ DEĞİL PİŞİRİP TÜKETİN”

İÇERDİKLERİ MEYVE ŞEKERİ NEDENİYLE MEYVELER TÜKETİLİRKEN PORSİYON MİKTARINA DİKKAT EDİLMELİDİR 

Türk Böbrek Vakfı’ndan ‘meyve tüketimi’ uyarısı

Türk Böbrek Vakfı (TBV), yurttaşlara meyve tüketimiyle ilgili bazı uyarılarda bulundu.

TBV Başkanı Timur Erk:

“Sağlıklı bir insan için günde 2-3porsiyon mevsiminde meyve tüketilmesi yeterlidir.. Aşırı meyve tüketimi vücuda alınacak şekeri artırır.”

TBV Başkanı Timur Erk ile vakfın beslenme uzmanı Gökçen Efe Aydın, Bahçelievler’deki semtpazarında, şeker oranına göre hangi meyvenin ne kadar tüketilmesi gerektiği, aşırı tüketimin ne tür sorunlara yol açabileceği ve neden meyvesuyu yerine meyve tüketilmesi gerektiğini yurttaşlara anlattı..

Erk, yaptığı açıklamada, meyvelerin mevsiminde tüketildiğinde, içerdikleri yüksek vitamin ve mineral değerleri sayesinde sağlığın korunmasına yardımcı ve posalarıyla sindirim sistemi için faydalı olduğunu belirtti..

Meyvelerin doğru miktar, doğru sıklık ve doğru şekilde yenilmesinin besinsel olarak alınacak verimi artıracağına işaret eden Erk:

“İçerdikleri meyveşekeri nedeniyle meyveler tüketilirken porsiyon miktarına dikkat edilmelidir. Aşırı meyve tüketimi vücuda alınacak şekeri artırır.. Sürekli bu şekilde beslenmek de sağlığı olumsuz etkileyebilecektir.. Sağlıklı bir insan için günde 2-3 porsiyon mevsiminde meyve tüketilmesi yeterlidir.. 1porsiyon meyve genellikle kişilerin avuç içi kadardır. Meyveler doğru sıklıkla yenmeli, 1 günde tüketilebilecek kadar meyve bir defada yenilmemelidir.. Meyveleri ara öğün olarak bütün bir güne yayacak şekilde tüketmek endoğru tercihtir.”

Erk, meyvesularının da tüketilmelerine dikkat edilmesi gereken içeceklerden olduğuna ifade ederek:

“İçerdikleri rafine şeker ve koruyucular nedeniyle hazır meyve sularına çok dikkat edilmeli, mümkünse bunlar tüketilmemelidir.. Evde sıkılsa dahi taze meyve sularında bir günde tüketilmesi gereken miktardan daha fazla meyve kullanıldığından, olması gerekenden daha fazla miktar ve sıklıkta meyvenin tüketilmesine sebep olacaktır.. Bu yüzden en sağlıklı meyvetüketimi, meyvenin meyve olarak yenilmesidir” diye konuştu..

Meyvelerin olgunlaştıkça şeker oranının artığını belirten Erk:

 “Bu durum meyveler kurutulduğunda da geçerlidir. Bu nedenle özellikle şeker hastalarının sürekli kurumeyve tüketmekten kaçınması gerekir.” 

Timur Erk, özellikle sıcak havalarda şeker ilave edilmiş hazıriçecekler yerine mevsiminde ve karpuz gibi soğuk tüketilebilen meyvelerin tercih edilebileceğini dile getirdi..

Yazın su tüketiminin artırılması gerektiğini ifade eden Erk, içilecek suyun meyvelerle daha lezzetli hale getirilebileceğini sözlerine ekledi.

CİLT, KALP VE BÖBREK DOSTU İKİ MEYVE: KAYISI VE ŞEFTALİ

Cilt, kalp ve böbrek dostu kayısı ile şeftali; yaz mevsiminin vazgeçilmez meyvelerinden

Hoş kokuları ile yaz aylarının en sulu, en tatlı meyvelerinden olan kayısı ve şeftali, vitamin-mineraller sayesinde tambir şifa deposu.. Yaz mevsiminin vazgeçilmezi olan bu iki meyveyi biraz daha yakından tanıyalım..

KAYISI

İçerdiği A, C ve E vitaminlerinin yanı sıra fosfor, magnezyum, demir ve kalsiyum açısından zengin bir kaynaktır..

Kayısı, antioksidan etkisiyle bilinen, Avitamini ailesinin üyesi olan beta-karoten açısından zengin bir meyvedir.. Avitamini görme, bağışıklık sistemi, üreme, cilt sağlığı, diş ve iskelet korunması için önemlidir..

Yüksek potasyum içeriğine sahip olan kayısı bu özelliği sayesinde kalpkoruyucu etkiye sahiptir.. Kalp atış hızının düzenlenmesine yardımcı olur, kalpkaslarını besler..

Çözünür lif içeriği sayesinde bağırsak hareketlerini daha düzenli hale getiren kayısı sindirimikolaylaştırır ve kabızlıksorununa iyi gelir..

4 orta boy kayısı 1 porsiyon kabul edilir ve ortalama 58 kaloridir.

ŞEFTALİ

A, B, Cvitaminleri ile potasyum, kalsiyum, magnezyum, sodyum, demir ve fosfor mineralleri bakımından oldukça zengin bir meyvedir.?

Fenolik ve karotenoid bileşiklerden oluştuğu için antitümör ve anti kanser özelliğe sahiptir.. Çalışmalarda özellikle göğüs, akciğer ve kolonkanseri ile mücadeleye yardımcı olduğu gözlenmiştir..

Zengin Cvitamini içeriği sayesinde zararlı serbest radikallere ve enfeksiyonlara karşı savaşır. Cildi ultravioleışınlara karşı korur.. Antioksidan özelliği sayesinde ise lekeler ve cilt problemlerinin tedavisini destekler..

İçerdiği potasyum sayesinde karaciğer ve böbreklerden zararlı toksinlerin dışarı atılmasına yardımcıdır.

1 orta boy şeftali 1 porsiyon kabul edilir ve ortalama 50kaloridir.

KAYISILI VE ŞEFTALİLİ CHIA PARFE

MALZEMELER

2 yemek kaşığı süzme yoğurt

Sosu için:

4 adet olgun kayısı

1 orta boy olgun şeftali

1 tatlı kaşığı bal

Chia tohumlu karışım için:

4 yemek kaşığı chia tohumu

4 yemek kaşığı yoğurt (suyuyla karışmış)

4 yemek kaşığı badem sütü

1 çimdik tarçın

1/4 taze vanilya çubuğu veya 1 paket vanilya

2 tatlı kaşığı bal

Üzerini süslemek için:

3 adet taze kayısı

Yarım şeftali

6-7 adet badem

HAZIRLANIŞI

İki adet bardağa birer kaşık süzme yoğurt koyun.

Meyve sosunu hazırlamak için kayısı, şeftali ve balı blendırda pürüzsüz bir kıvam alana kadar çekin. Bu karışımın yarısını bardaklara bölüştürün.

Chia tohumlu karışımı hazırlamak için chia’yı, yoğurdu, badem sütünü, tarçını, taze vanilya çubuğunun iç tanelerini ve balı bir kâseye alın ve homojen bir kıvam alana dek bir kaşıkla iyice karıştırın. Bu karışımı bardaklara eşit olarak paylaştırın.

Kalan meyve sosunu, chia’lı karışımların üstüne ekleyin.

Üzerlerini kayısı, şeftali, badem ile süsleyip streç film ile örtün.

Buzdolabına kaldırın ve en az 2-3 saat dinlendirdikten sonra servis edin 

BU MEYVE VE SEBZELER ALERJİ YAPABİLİR

Doç. Dr. Hikmet Tekin Nacaroğlu:

Sonbaharda artan polenle birlikte çocuklarda meyve ve sebze alerjilerinin şiddetinin arttığını belirtmeliyim.?

Çimen polenine alerji varsa domates, portakal, fıstık ya da pazı yediğinizde şikayetleriniz gelişebilir. Huş ağacına alerjisi olanlarda elma, fındık, havuç, vişne, patatese; yabani ot polenine alerjisi olanlarda da kereviz, biber, zencefil ve kimyon tüketimine hassasiyet yaşanabilir”

Çocuk İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Bölümünden Doç. Dr. Hikmet Tekin Nacaroğlu, meyve ve sebzelerinde çocuklarda alerjiye neden olabileceğini belirterek:

“Sonbahar ve ilkbahar mevsimlerinde polenle birlikte alerjik hastalıkların şiddetinde ciddi bir artış meydana geldi. Polenler ile besinler arasında ortak protein yapısındaki alerjenlerden ötürü yediğimiz besinlerde de zaman zaman alerjik reaksiyonlarla karşılaşabiliyoruz. Oral-alerji sendromu veya polen-besin alerji sendromu olarak da bilinen bu durum pişirilmemiş meyve ve sebzelerin, çeşitli baharatların ve kuruyemişlerin neden olduğu bir tür gıda alerjisidir. Oral alerji sendromu yıllar içerisinde ortaya çıkabilir. Erişkinlerde daha sık olmak üzere hem çocuk hem de erişkin yaş grubunda görülebilir. Başlangıçta, sorunsuz tüketilen meyveler veya sebzeler yıllar içerisinde polenlere karşı alerjisi gelişen kişilerde şikayetlere sebebiyet verebilir.”

“KAŞINTI, YANMA VE KARINCALANMAYA DİKKAT”

En sık görülen şikayetin çiğ sebze ve meyvelerin yenilmesinden 5-10 dakika sonra meydana geldiğini ifade eden Doç. Dr. Nacaroğlu:

“Bu sırada ağız, boğaz ya da dudaklarda, hafif ödem ve şişliğin eşlik ettiği, kaşıntı, yanma ya da karıncalanma hissi yaşanabilir. Şikayetler besinin ağızla temasıyla başlar ve yutulmasının ardından karın ve midede rahatsızlık hissi, bulantı gibi sindirim sistemini ilgilendiren şikayetler görülebilir. Daha az sıklıkla boğazda ve göğüste sıkışma hissi, nefes darlığı, kusma, ishal ve bilinç kaybı gibi daha ciddi şikayetlerin gelişebildiği de görülmüştür.”

“HUŞ AĞACI, ÇİMEN VE OT POLENİ ALERJİSİ TETİKLİYOR”

Alerjiye neden olan meyve ve sebzeleri açıklayan Doç. Dr. Nacaroğlu:

“Oral-alerji sendromu özellikle huş ağacı polenine daha az sıklıkla da çimen ve yabani ot polenine alerjisi olan alerjik rinitli olgularda gözükmektedir. Örneğin çimen polenine alerjiniz varsa kavun, domates, portakal, fıstık ya da pazı yediğinizde şikayetleriniz gelişebilir. Huş ağacına alerjisi olan olgularda; elma, fındık, havuç, vişne, şeftali, kayısı, erik, kivi, badem, nektar, kereviz, patates, soya, incir, kabak çekirdeğine alerjik tepki gözlenebilir. Yine içinde bulunduğumuz sonbahar aylarında yabani ot polenine alerjisi olan olgularda; havuç, kereviz, rezene, anason, Hindistan cevizi, biber, tatlı-kırmızı biber, zencefil, kimyon, kişniş, kakule, dere otu, maydanoz ve mango tüketimi ile şikayetler ortaya çıkabilir.”

“ALERJİYE KARŞI ÇİĞ DEĞİL PİŞİRİP TÜKETİN”

Oral-alerji sendromu olan hastaların hepsinde polen alerjisinin mevcut olduğunu belirten Doç. Dr. Nacaroğlu:

“Fakat bazen polen alerjisi hastanın fark edemeyeceği kadar hafif şiddetli olabilir. Böyle durumlarda deri ya da kan testleri ile polen alerjisi gösterebiliriz. Son yıllarda geliştirilen bileşene dayalı tanı yöntemi ile de birçok polen ve besin arasındaki çapraz ilişki gösterilebilir. Besin yükleme testi ile de besin alımı sırasında hastada gelişen bulguların ve reaksiyonların gözlenmesi yolu ile tanıda kullanılmaktadır. Deri testi ve besin yükleme testinin doğru ve güvenli bir şekilde uygulanabilmesi için çocuk veya yetişkin alerji uzmanları tarafından yapılması gerekmektedir. Polen ile gıdalar arasında ortak protein yapısına bağlı gelişen oral alerji sendromunda tedavide semptomlara yol açan meyve ve sebzelerin çiğ formlarından kaçınma genelde yeterli olmaktadır. Hastaların çoğunda şikayete neden olan meyveleri veya sebzeleri pişirilmiş halde yiyebilir, çünkü proteinler ısıtma işlemi sırasında bozulur, böylece bağışıklık sistemi ısıtıldığında alerjenler parçalandığı için bu besinleri tanımaz. Ancak bu durum için istisnası olan gıdalarda bulunmaktadır. Kuruyemişlerin hem çiğ hem de kavrulmuş formları oral-alerji semptomlarına neden olabilmektedir. Polenler için uygulanan alerji aşıları (immunoterapi) polen-besin sendromuna yol açan polenlere hassasiyeti azalttığı için besinlere olan duyarlılığı da azaltıp başarılı olduğu gösterilmiştir.”

İLGİLİ HABER

Cumhuriyet

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top